Üye Ol - Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Akademik Forumlar :: > Psikoloji ve Psikiyatri
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 09-05-2006   #66 (mesaj-linki)
Davraniş Bozukluklari

Davranış Bozukluğu
Davranış bozukluğunun temel özellikleri başkalarının temel haklarına saldırıldığı ya da içinde olunan içinde olunan yaşa uygun olarak başlıca toplumsal değerlerin ya da kuralların hiçe sayıldığı, tekrarlayıcı bir biçimde ve sürekli olarak görülen bir bozukluktur.

BELİRTİLERİ :
1- Çoğu zaman başkalarına gözdağı vermek, korkutmak ve üstünlük taslamak, kabadayılık.
2- Çoğu kez kavga ve dövüş başlatmak.
3- Sopa, taş, kırık şişe, şiş, bıçak, tabanca gibi başkalarına ciddi bir biçimde fiziksel olarak zarar vermek, yaralamak.
4- İnsanlara fiziksel olarak acımasız davranmak.
5- Hayvanlara fiziksel olarak acımasız davranmak.
6- Diğer insanlara saldırarak soyma, hırsızlık, silahlı soygun yapma.
7- Cinsel olarak diğer insanları taciz etme, zorlama.
8- Yangın çıkarma.
9- Başkalarının eşyalarına zarar verme, kırma, dökme.
10-Başka insanların evine arabasına zorla girme.
11-Bir çıkar sağlamak ve sorumluluktan kaçmak için çoğu zaman yalan söyleme.
12-Başka insanların değerli eşyalarını çalma.
13-Mağazalardan kimse görmeden mal çalma, sahtekarlık.
14-Onüç yaş öncesinden başlayarak ailenin yasaklarına karşı çoğu zaman geceyi dışarda geçirme.
15-Onüç yaşından önce başlayarak çoğu zaman okuldan kaçma, kuralları ciddi biçimde bozma.
16-Onsekiz yaşından sonra antisosyal davranışlar gösterme.

Yukarıdaki tanı ölçütünün, son 6 ay veya 1 yıldır, en az üç tanesi olması halinde davranış bozukluğu teşhisi konulur.

EŞLİK EDEN ÖZELLİKLER VE BOZUKLUKLAR
Davranış bozukluğu olan kişiler, diğer insanların duygularını, arzu, istek ve beklentilerini umursamazlar ve empati yapamazlar. Saldırgan bireyler, belirsiz ortamlarda diğerlerinin niyetlerini düşmanca ve tehdit edici olarak algılarlar. Saldırgan tepkiler verip, bu tepkilerinde de haklı ve mantıklı olduklarına inanırlar. Bu bireyler katı, arsız olup, duruma uygun suçluluk ve pişmanlık duyguları da göstermezler. Çoğu kez arkadaşlarını ele verip, kendi suçları nedeniyle başkalarını suçlarlar. Güçlü görünmeye çalışırlar ama kendilerine güvenleri genelde düşüktür. Öfke atakları, irrite - gergin hal, engellenmeye karşı tolerans düşüklüğü ve sık sık kaza yaptıkları görülebilir. Okul başarıları yaşa ve zekaya göre beklenen düzeyin altındadır (okuma ve sözel becerilerde sıklıkla). İntihar düşünceleri ve intihar girişimleri, rastgele cinsel ilişkilerle hastalık taşıma ve okuldan atılmalar görülür.
Anne ve babanın reddi ve ihmali, huysuz bebeklik dönemi bakımında ve eğitiminde tutarsızlıklar ve baskı, fiziksel ve cinsel sömürü - dayak - denetim eksikliği, çocuğun sınırlarının çizilmemesi, bakım veren kişilerin sık sık değişmesi, ailedeki büyüklerin sayısının fazla olması, suçlu çocuk gruplarıyla arkadaşlık etme de, aileden kaynaklanan bozukluklardır.
Davranış bozukluğu son 10 - 20 yılda artmıştır ve kentlerde daha sık görülmektedir. Erkek çocuklarda görülme sıklığı biraz daha fazladır. (18 yaşın altındaki erkeklerde % 6 - 16, kızlarda ise % 2 - 9 arasında değişir)



Antisosyal Davranış Bozukluğu :
1- Başkalarının mallarına ve bedensel bütünlüklerine yönelik saldırgan ve duyarsız davranışlar.
2- Başkalarının alanlarına, sınırlarına yönelik mesafesizlik, saygısızlık.
3- Dürtüsellik, dürtülerine göre harekete geçme. Bu insanların uzun vadeli planları olmaz, kısa planlar yaparlar. O anda akıllarından geçtiği gibi davranırlar.
4- Duygu ve öfke patlamaları. Aniden dürtüsel olarak veya önemsizde olsa, bir nedene bağlı olarak bağırıp çağırıp kavgaya girişebilirler.
5- Duyarsızlık. Bu insanlar başka insanların yaşamlarında yol açtıklarıhasarlara karşı duyarsızdırlar. Pişmanlık duymazlar.
6- Yalan söyleme ve hırsızlık. Yalan söyleme ve hırsızlık aslında aynı şeylerdir; yani gerçeği çalmaktır. Kendi dünyalarından dışlamak için gereksiz ortamlarda dahi yalan söylerler. Hırsızlıkları çok yoğun değildir. Genelde sabıka almazlar.
7- Kendine duyarsızlık. Sorumsuz araba kullanmak gibi davranış bozukluğu gösterirler. Kendi başlarına gelebilecek olumsuzlukları da umursamazlar.
Bu insanlarda samimiyetin doğal olmayan bir kısmı " mesafesizlik " vardır. Çocukluk öykülerinde iletişim kopukluğu, kurallara uymama, evden kaçma gibi hikayeler vardır. Henüz ergenlik çağına gelmemiş gençlerse hemen " kişilik bozukluğu " tanısı konmalıdır.
8- Kurallara ve otoriteye baş kaldırma ve uymama vardır. Genel kuralları çiğnerler ve öfke patlamaları ile karşı çıkarlar. En yoğun duyguları öfkedir. Bu öfkeyi maskelemezler ve toplumsal sorunlar yaratacak şekilde dışa vururlar.
Bu kişilerde sevgi arayışı ve kabul edilme önemlidir. Kendilerini algılayamaz, anlayamaz ve kendileriyle ilişki kuramazlar.
Diğer belirtiler :
· Öfke patlamaları, kurallara itaatsizlik, hırsızlık, yalancılık
· Vicdansızlık
· Kendisine güçlü görünme isteği. Dışarıdaki insanlara öfke ile güçlü göründüklerini varsayarak, içlerinde güçlü olduklarını sanırlar.
· Ortamı bilgi ile değil, agresyon gerilimi ile kontrol etmek isterler.
· Kendilerini anlamaktan uzak ve her problemde çözümü dışarda arayan kişilerdir. Öfkeyi dış dünyaya akıttıkça kendini savunmuş olur; ama daha çok öfkelenerek bir kısır döngünün içinde kalır. Köşeye sıkışmış hisseder, riske girer, çaresizliği ve çözümsüzlüğü hep öfke nedeniyledir.
· Bu insanların öfkesini bastırıp yenebilen tek duygu kaygıdır. Kaygı yaşarlarsa öfkeleri sönebilir.


Son Düzenleyen GusinapsE; 11-05-2006 @ 19:24.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 11-05-2006   #67 (mesaj-linki)
İletişim

Kişisel İlişkilerinizi Geliştirmenin Yolları


Görevinizdeki teknik yetkinliğiniz tüm yöneticileriniz ve meslektaşlarınız tarafından takdir görüyor. Bu durum sizce işyerinde başarılı olmanız için yeterli mi? Bu soru karşısında belki de içinizden şu anda ‘evet tabii yeterli, bir çalışandan başka ne beklenir ki? Böyle bir çalışan işini en iyi şekilde yapar ve başarılı olur’ düşüncesi geçiyor. Öte yandan unutmamamız gereken, kişiler olarak başarınızda teknik yetkinliğiniz kadar hatta bu yetkinliğin ötesinde, kendinizi ifade ediş tarzınız, diğer kişilerle iletişim ve ilişki kurma yetiniz önemli rol oynadığı..

İlişki kurma becerisi
Bireyler olarak kendinizi ifade etme, ortaya koyma ve kişilerle ilişki kurma tarzınız elde ettiğiniz sonucu belirliyor. Daniel Goleman’ın popülerleştirdiği ‘Duygusal Zeka’ kavramı da kişisel ve kişiler arası becerilerin gerek özel gerekse iş yaşamınızdaki öneminin altını çizerek ‘akıllı ve başarılı kişi’ kavramına bu doğrultuda yeni bir tanım getiriyor.

Kendinizi ifade etmenin yolu
Bir İngiliz atasözü “Kendinizi idare ederken aklınızı, başkalarını idare ederken kalbinizi kullanın” der. Genel bir önyargı çerçevesinde iletişim ve ilişki kurma açısından ‘soğuk’ olarak bilinen İngilizler, bu atasözleriyle kişisel gelişim eğitimlerinde verilmek istenen ana mesajı dile getiriyor. Bu durum da aslında, ilişkilerde önyargıların ve farklı bakış açılarının ne kadar yönlendirici olduğunun bir kanıtı değil mi? Kişiler arası ilişki kurmanın ve bu alanda da başarılı olmanın temeli, ünlü filozof Socrates’in de öğütlediği gibi önce “kişinin kendisini tanıması”ndan geçiyor. Ardından da diğer kişilerin duygularını ve düşüncelerini anlama, başka bir deyişle empati kurma becerileri geliyor. Kendisi ile ilgili farkındalığını artırmış, empati becerilerini geliştirmiş bir kişi, diğer kişilerle iletişim kurma becerilerini de zenginleştirdiğinde kişisel tatminin, başarının, diğer kişiler tarafından (yöneticiler, çalışanlar, müşteriler) aranılırlığın ve takdir edilmenin kapıları açılıyor.


Kişiler arası ilişkilerinizi geliştirmek için..
Öncelikle kendinizi tanıyın.
Kendinizi yönetin. (Yönetim sadece diğer kişileri yönetmek değildir. Öncelik, kişinin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını yönetmesindedir!)
Empati kurun.
İyimserliğinizi ve pozitif enerjinizi koruyun.
Kendinizi motive edin, çevrenizdekilerin motivasyonlarını korumalarını sağlayın.
Başka bir deyişle, Duygusal Zekanızı geliştirin ve kullanın.
Ve gülümseyin !
“Binlerce kilometrelik bir yolculuk tek bir adımla başlar.” (Lao Tzu)

Hedeflerinizi koyun
Hedeflerinizi belirleyerek, gerek kendimizi tanımada gerekse kişiler arası ilişkilerimizi geliştirmede ilk adımımızı atın.

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 13-05-2006   #68 (mesaj-linki)
Aversiyon (engelleme) terapisi

Aversiyon (engelleme) terapisi


Bir davranış terapisi türüdür ve istenmediği halde tekrarlı olarak yapılan bir davranış biçimini engellemeyi kapsar. En basit şekliyle, yaramazlık eden bir çocuğu cezalandırmak bir engelleme terapisi sayılabilir. Fakat psikolojik öğrenme ve Pavlov şartlama deneylerinin sonucunda bu teknikler son derece ayrıntılı bir hale getirilmiştir; en önemlisi engelleyici stimulus ile istenilmeyen davranış veya normal olarak bu davranışa yol açan stimulus arasındaki zamanla ilgili ayarlama teknikleridir. Engelleme terapisi çoğu zaman alkolizmde ve cinsel davranış bozukluklarında uygulanır. Ayrıca uyuşturucu madde bağımlılıkları, pedofili ve egzibisyonizmde(teşhircilik) de denenmiştir. Eskiden başvurulan ve alkoliklerin içki içmeleri üzerine bulantı ve/veya kusma yaratan apomorfin enjeksiyonları tekniğinin yerini, kesin zaman ayarlaması yapılabilen elektrik şoku teknikleri almıştır.Aversion terapiler toplumun dışladığı, kabul etmek istemediği kişileri kendi bakış açısına göre, "topluma uydurmaya" çalıştığı, psikolojik işkence sistemleridir. "Toplum kurallarına uymayan" insanları, ki bu kurallar da insanlar tarafından belirlenir, suçlu, ayıplı olarak gören anlayışın ürünüdür. Ellilerden beri yapılan ve insanlarda değişim yaratmaktan çok, psikolojik olarak yıpratan bir uygulamadır.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 14-05-2006   #69 (mesaj-linki)
Cvp: Psikoloji

Kişilik Bozuklukları

Kişilik: Kişilik kavramından, bir insanı başkalarından ayıran duyuş, tutum, davranış örüntülerini içeren tüm ruhsal özellikler anlaşılır. Çok çeşitli toplumsal ve kişisel ortamlarda sergilenen, bireyin kendisini ve çevresini algılaması, ilişki kurma biçimi ve düşünceleri ile ilgili süre giden bir örüntüdür.
Karakter:Genellikle kişilikle aynı anlamda kullanılır. Ancak, karakter kavramını kişiliğin en belirgin özellikleri olarak ayırma eğilimi de bulunmaktadır.
Kişilik bozukluğu:Her insan çevresiyle sürekli etkileşim halindedir ve çevresine uyum sağlamaya çalışır. Kendi yararına olan, ama çevresine de ters düşmeyen çözümler geliştirir. Kendi dürtüleriyle çevre istemlerini bağdaştırmaya çalışır. Bu amaca genellikle egonun düzenleyici, uzlaştırıcı ve bütünleyici işlevleri ile ulaşır. Kişilik bozukluklarında uyumsuzluk ego ile çevre arasındadır. Kişilik bozukluğu kendini insanlar arası ilişkilerde gösterir. Kısaca kişilik bozukluğu, kişinin kültürüne göre beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, süre giden bir iç yaşantı ve davranış örüntüsüdür, yaygındır ve esnekliği yoktur, ergenlik veya genç erişkinlik yıllarında başlar, zamanla kalıcı olur, sıkıntı ve işlevsellikte bozulmaya yol açar.
Yaygınlık: Kişilik bozukluklarının toplumdaki yaygınlığı %6-9 dolayındadır. Genellikle kişilik bozukluğu ilk bulgusunu geç ergenlik ya da erken erişkinlikte gösterir. Bütün kişilik bozuklukları gözönüne alındığında kadın ve erkek cinsiyetler eşit olarak etkilenir.
Nedenleri: Kişilik bozukluklarının nedeni multifaktoryeldir. Bazen biyolojik belirleyiciler bulunmaktadır. Genetik, perinatal travma, ensefalit veya kafa travması suçlanan bazı biyolojik faktörlerdir. Tek yumurta ikizlerinde yüksek oranda eş hastalanma görülür. Gelişimsel öyküleri sıklıkla bireysel zorluklar ve aile sorunlarını gösterir.
Kişilik yapılarının temel ortak özellikleri
1. Kişiliğin çekirdekleri yaşamın ilk yıllarında atılır ve oluşur. Kişiliğin gelişmesi ergenlik ve delikanlılık çağının sonuna kadar sürer. Sonuçta kişilik uzun bir zaman diliminde şekillenir.
2. Herkesin kişiliği kendine özgüdür.
3. Kişilik uzun bir zaman diliminde şekillendiği için katıdır ve değişmez bir yapıdadır.
4. Kişilik çizgileri ve nitelikleri egosintoniktir. Yani kişinin normaldışı davranışları kendini rahatsız etmez, tersine haz vericidir.
5. Alloplastik uyum vardır. Yani kişilik bozukluğu olan bir kimse kendini çevreye değil, çevreyi kendisine uydurma yolunu seçer.
Tedavi: Genellikle hastalar motive değillerdir. Buna karşılık pek çok ve karışık uygulamalar kullanılır. Psikoanaliz, psikoanalitik psikoterapi, destekleyici psikoterapi, grup terapisi, aile terapisi, çevre terapisi uygulanmaktadır. Diğer bir seçenek farmakoterapidir.
Seyir ve prognoz: Değişkendir. Genellikle durağandır veya bozulmaya yol açarsa da bazı hastalar düzelebilir.

Son Düzenleyen GusinapsE; 14-05-2006 @ 21:21.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 16-05-2006   #70 (mesaj-linki)
Cvp: Psikolojik Rahatsızlıklar

Aşağılık kompleksi

Psikolojinin ve psikoanalizin dallarında aşağılık kompleksi, birinin bazı yönlerde kendini diğerlerinden aşağı hissetmesidir. Sıklıkla farkına varılmaz ve telafi etme düşüncesi, kişileri eziyet içine sürükler, şaşırtıcı bir kazanım veya aşırı bir antisosyal davranışla sonuçlanır. İlk çalışmalara, teorisini göstermek için Napolyon komplekslerini kullanan Alfred Adler öncülük etmiştir.
Adler, bütün gelişme dönemi süresince çocuğun ebeveyni ve genel dünyayla ilgili bir yetersizlik duygusu hissettiği kavramını geliştirmiştir. Hastanın kompensasyon için gösterdiği psikolojik veya fizik çabaların sonuçsuz kalmasıyla psikonevrozlar gelişir; hasta başarısızlıklarını örtbas etmek ve başkaları üzerinde bir güç kazanmak için bu semptomlarını kullanır. Çok kere depresyonla birlikte beliren aşağılık duygularına emeklilikte ve yaşlılıkta sık rastlanır. Bu vakalarda, hasta kendisine saygısını önemli derecede kaybetmiştir. Kişi toplumsal bakımdan düştüğünü, önemsiz kaldığını hisseder ve böylece paranoid reaksiyon tipleri gelişebilir


Aşırı aktivite

Aktivite artışı, birkaç durumda psikiyatrik anlam taşıyabilir. Oldukça ani başlayan bir aktivite artışının yanısıra iyimserlik, coşkunluk, fevri davranışlar ve uyku ihtiyacında azalma, manik hastalıklarda tipiktir. Demans proçesli, özellikle Alzheimer hastalığından (bkz.) mustarip kişilerde bazan karakteristik bir amaçsız aşırı aktivite görülür. Örneğin, bir bavulu yerleştirip sonra boşaltmak, yahut tekrar tekrar aynı eşyanın tozunu almak gibi. Ama bu hastalarda genellikle hafıza bozukluğu ve gittikçe artan bir beceriksizlik de belirgindir

Aşırı kapsamlı düşünce,

akut şizofrenideki düşünce bozukluğunun bir öğesidir. Kişi, kavram sınırları içinde kalamaz, böylece belli bir kavramla yalnızca uzaktan ilgili birtakım fikirler, bu kavramın kapsamına girer. Şizofrenik düşüncedeki «dolaşıklık» bu tip düşünce bozukluğunun bir sonucudur.
"
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
hayvanlarla iletişim, hayvanlarla iletişim kurma, hayvanlarla iletişim kurmak, hayvanlarla iletişim kurmanın olumsuzlukları, hayvanlarla iletişim kurmanın zararları, hayvanlarla iletişimin olumsuzlukları, hayvanlarla iletişimin zararları, iletişim bozuklukları ve önyargılar, iletişimin zararları, kişiler arasında iletişim bozuklukları,
Psikoloji Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Psikoloji ile ilgili Makaleler       _PaPiLLoN_ Psikoloji ve Psikiyatri 47 1 Hafta Önce 21:25
Bireysel Psikoloji ThinkerBeLL Psikoloji ve Psikiyatri 0 10-10-2008 17:24
Hümanist Psikoloji AeraCura Psikoloji ve Psikiyatri 0 16-09-2008 00:55
Transpersonel Psikoloji asla_asla_deme Psikoloji ve Psikiyatri 1 29-04-2008 17:37
Gelişimsel Psikoloji ThinkerBeLL Psikoloji ve Psikiyatri 0 18-11-2007 00:34
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 04:42Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
MsXLabs® MK - Copyright ©2005 - 2009 | MsXLabs® ve Mavi Karanlık® tescilli markalardır.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.23334193 saniyede (82.23% PHP - 17.77% MySQL) 8 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz