Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Mithat Paşa

Bu konu Siyaset tr forumunda ThinkerBeLL tarafından 2 Haziran 2009 (11:27) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
10246 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 26 Haziran 2012 (17:05) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 2 Haziran 2009, 11:27

Mithat Paşa kimdir, nereli, hayatı.

#1 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Midhat Paşa (1822–1884)
MsXLabs.org & Temel Britannica

midhatpasha

Ahmed Şefik Midhat Paşa (18 Ekim 1822, İstanbul - 8 Mayıs 1884, Taif), I. Meşruti­yetin ilan edilmesinde etkili rol oynayan, Tanzimat döneminin ünlü bir devlet adamıdır.
İstanbul'da doğdu, özel öğrenim gördü. O zamanın geleneği uyarınca 12 yaşındayken 1834'te Divan-ı Hümayun kalemine girdi. Burada yetiştikten sonra çeşitli devlet dairele­rinde kâtiplik yaptı. 1846'da divan kâtibi olarak önce Konya'ya ardından Kastamonu' ya gitti. 1849'da İstanbul'a dönünce daha yüksek görevlere atandı. Çeşitli kurullarda çalıştı. Sadrazam Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa'nın güvenini kazandı. 1861'de onun tara­fından paşalığa yükseltilerek Niş (bugün Yugoslavya'da) valiliğine atandı. Bu görevde kazandığı başarı dolayısıyla 1864'te yeni kuru­lan Tuna vilayeti valiliğine getirildi. Burada Tanzimat döneminde yönetim alanında yapı­lan en köklü değişiklikleri başarıyla uyguladı. Tarım, bayındırlık ve eğitim alanında önemli atılımlar gerçekleştirdi. 1868'de İstanbul'a çağrılarak yeni kurulan Şura-yı Devlet'in (Danıştay) başkanlığına getirildi. Tanzimat reformlarıyla ilgili yeni tüzük ve yönetmelik­lerin hazırlanmasını üstlendi. 1869–71 arasın­da Bağdat valiliği yaptıktan sonra 1872'de sadrazam oldu. Ama Padişah Abdülaziz ile anlaşmazlığa düştüğünden üç ay sonra sadra­zamlıktan alındı. 1873'te bir süre adliye nazır­lığı (adalet bakanlığı) yaptı. 1873–75 arasında Selanik valiliğinde bulunduktan sonra 1875'te gene kısa bir süre adliye nazırı oldu.
1875–76 yıllarında Osmanlı Devleti büyük bir bunalım içindeydi. Dış borçlarını ödeye­mez duruma düşmüş, içte çeşitli huzursuzluk­lar hatta ayaklanmalar ortaya çıkmıştı. Bal-kanlar'da savaş belirtileri gözükmeye başla­mıştı. Bu ortamda Sadrazam Mütercim Rüşdü Paşa, Şurayı Devlet nazırlığına getirdiği Midhat Paşa ve serasker Hüseyin Avni Paşa ile birlikte harekete geçerek artık devlete zararlı olduğuna inandıkları Abdülaziz'i 30 Mayıs 1876'da tahttan indirip yerine V. Murad'ı padişah yaptılar. Bu olaydan birkaç gün sonra Abdülaziz intihar etti. Abdülaziz'in tahttan indirilmesi üzerine Avrupa'da sürgün­de bulunan aydınlar yurda dönerek meşruti­yetin ilanı için Midhat Paşa ile birlikte çalış­maya başladılar. Ama yeni Padişah V. Murad'ın ruh sağlığı yerinde olmadığından Mid­hat Paşa ve arkadaşları meşrutiyeti ilan etme sözü aldıkları II. Abdülhamid'i padişah yaptı­lar (31 Ağustos 1876). II. Abdülhamid 17 Aralık'ta Midhat Paşa'yı sadrazamlığa getir­di. 23 Aralık'ta da Kanun-ı Esasi'yi (anayasa) yani meşrutiyeti ilan etti. Ama II. Abdülha­mid Midhat Paşa'nın gücünden korkuyor, meşrutiyet rejimini de istemiyordu. Bu yüzden önce Midhat Paşa'nın yakın çevresinde bulunan Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydın­ları birer görevle İstanbul'dan uzaklaştırdı. Şubat 1877'de de Midhat Paşa'yı sadrazamlık­tan alarak yurtdışına sürgüne gönderdi. 1878 sonlarında affedilen Midhat Paşa önce Suriye, 1880'de de Aydın (İzmir) valiliğine atandı. Ama II. Abdülhamid Midhat Paşa'nın gücünden hâlâ çekiniyordu. Abdülaziz'in intihar et­meyip, Midhat Paşa ve arkadaşlarınca öldürtüldüğü iddiasıyla dava açtırdı. İstanbul" da Yıldız Sarayı bahçesinde kurulan bir çadır­da yapılan yargılama sonunda Midhat Paşa ölüm cezasına çarptırıldı. Ama II. Abdülha­mid dış ülkelerin baskısı üzerine cezayı ömür boyu hapse çevirdi ve Midhat Paşa Taife (bu­gün Suudi Arabistan'da) gönderildi. Bununla da yetinmeyen II. Abdülhamid 1884'te Mid­hat Paşa'yı burada öldürttü. Kemikleri 1951'de İstanbul'a getirilerek Hürriyet Tepesi'ne gömüldü.
Benzer Konular: Etiketler:
  • mithat pasa hayati
  • mithat pasa kimdir
  • mithat pasa kisaca hayati
  • mithat pasanin hayati
  • mithatpasa kimdir
Rapor Et
Reklam
Eski 26 Haziran 2012, 17:05

Cvp: Mithat Paşa (Mithat Paşa Kimdir? - Mithat Paşa Hakkında)

#2 (link)
Efsane Prens
jumong - avatarı
Vikipedi, özgür ansiklopedi
MithatPa%C5%9Fa
Mithat Paşa
1876 İhtilalleri ve Kanun-u Esasi
Abdülaziz'in son yıllarındaki siyasi kaos ortamında Mithat Paşa saray karşıtı ve reform yanlısı siyasetin başlıca lideri olarak sivrildi. Serasker (ordu komutanı) Hüseyin Avni Paşa, Şirvanizade Rüştü Paşa ve (Şirvanizade'nin ölümünden sonra) Mütercim Rüştü Paşa ile birlikte, Abdülaziz'i devirmeyi planlayan "cunta"yı oluşturdu. 30 Mayıs 1876'da Abdülaziz devrilip V. Murat tahta geçirildi. Devrik padişahın dört gün sonra şüpheli bir biçimde ölümü ve ardından Hüseyin Avni Paşa'nın Çerkes Hasan adlı genç subay tarafından öldürülmesi olayları üzerine yeni padişah ruhsal bir bunalıma girince, 31 Ağustos'ta o da tahttan indirilerek kardeşi II. Abdülhamid padişah ilan edildi. Bu olayda Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa ön planda görünse de rejim değişikliğinin gerçek mimarı Mithat Paşa idi. Paşanın kendisine bağlı bir milis kuvveti oluşturduğu, İstanbul sokaklarında Paşa lehine taşkın gösteriler yapıldığı ve kısa bir süre sonra Mithat Paşa'nın Osmanlı saltanatına son vererek cumhuriyet ilan edeceği söylentileri yayıldı.
Abdülhamit'in cülusundan sonra Mithat Paşa ilk Osmanlı Kanun-ı Esasî'sini (anayasa) hazırlayan encümenin başına geçti. 17 Aralık 1876'da Rüştü Paşa'nın "Mithat Paşa'nın entrikalarından korkarak" istifası üzerine sadrazamlığa atandı. 23 Aralık'ta II. Abdülhamid Mithat Paşa'nın hazırladığı anayasayı (bazı değişikliklerle) ilan etti. Aynı gün toplanan Tersane Konferansı Mithat Paşa'nın önderliğinde, Avrupa devletlerinin önerdiği barış koşullarını reddederek, Rus Ordusunun İstanbul Yeşilköy'e kadar gelerek büyük bir felakete dönüşecek olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşının (93 Harbi) yolunu açtı.

Düşüş ve Sürgün
Padişah II. Abdülhamit 5 Şubat 1877'de Mithat Paşa'yı sadrazamlıktan azlederek, bir gemiyle ülke dışına sürdü. Bir süre Avrupa'da kalan ve ertesi yıl Girit'e dönmesine izin verilen Mithat Paşa, Aralık 1878'de affedilerek Suriye valiliğine atandı, ancak İstanbul'a gelmesi kesinlikle yasaklandı. Iki yıl kadar süren Suriye valiliği sırasında yollar, köprüler ve okullar yaptıran; Şam, Beyrutve Akkâ'da geniş caddeler açtıran; Trablus şehri ile Mine kasabası arasında bir tramvay hattı kuran; Dürzi isyanını bastıran Mithat Paşa'nın, Suriye'de bağımsız bir devlet kurma yolunda olduğuna ilişkin kuşkular üzerine 1880'de Aydın (İzmir) valiliğine gönderildi.
9 ay süren Aydın valiliği döneminde polis ve jandarma ekipleri düzenleyerek, suçlulra karşı ciddi bir uğraş verdi; daha önceki valinin başlattığı okul inşaatlarını tamamlattı; bir sanat okulu yaptırdı; Urla, Çeşme ve Seferhisar yollarını yaptırarak hizmete soktu.
Bu esnada II.Abdülhamit başta sadrazam Sait Paşa olmak üzere Mithat Paşa'ya karşı yine kışkırtılmış ve Saray tarafından İzmir'e seryaverlerden biri suikast düzenleme amacıyla gönderilmiştir. Kendisi ve tüm ailesinin katledilmesi planlandıysa da önceden Mithat Paşa dostlarından bunu öğrenmiştir. 5 Mayıs 1881'de konağının bir askeri birlikçe sarılması üzerine Fransız konsolosluğuna sığındı. Üç gün sonra hükümetin güvence vermesi üzerine teslim oldu. İstanbul'a getirilen Midhat Paşa sarayda kurulan özel bir mahkeme (Yıldız mahkemesi) tarafından Abdülaziz'in öldürülmesiyle suçlanarak yargılandı. Saray topraklarında padişah tarafından bizzat seçilen bir mahkeme kurulu tarafından yargılandı. Yargılamanın sonunda Midhat Paşa idama mahkûm edildi. II. Abdülhamit han bu cezayı ömür boyu hapis cezasına çevirdi. Arabistan'da Taif Kalesine sürüldü. 8 Mayıs 1884 gecesi muhafızları tarafından boğularak öldürüldü. Bu cinayetin Padişahın emri ile gerçekleştiği ileri sürüldü ise de, bu konuda, 1909 ihtilalinden sonra araştırılan Yıldız Sarayı evrakı arasında dahi kanıt bulunamamıştır.Yalnız Mithat Paşa'nın Abdülhamit'i tahta çıkardığından itibaren onun aleyhine kışkırtılıp sürekli görevlerinden azletmesi, sürgün etmesi, İzmir'de suikast planlanması ve bunun gibi olaylar gözönüne alındığında padişahın bizzat bu emri verdiği sanılmaktadır.

Mithat Paşa'nın cenazesi 1951'de Taif'ten getirildi ve 26 Haziran 1951'de cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın katıldığı bir törenle Abide-i Hürriyet Tepesi'ne defnedildi.

450px-Mithat_Pasa_mezari
Mithat Paşa'nın Şişli'de Abide-i Hürriyet'teki anıt mezarı
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.166 saniyede (73.22% PHP - 26.78% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 02:18
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi