Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 14 Kasım 2008 (20:23) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
59028 kez görüntülenmiş, 18 cevap yazılmış ve son mesaj 18 Nisan 2011 (20:41) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.50  |  Oy Veren: 10      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 14 Kasım 2008, 20:23

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
kışın karıncalar soğuktan korunmak için yuvalarını hangi yöne yapar?
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi

arıncalar dünyadaki canlıların en özellerindenler. Onlar en az 130 milyon yıldır yaşamaktadırlar. Yeryüzünde yaşayan kuş türü yaklaşık 9 bindir, ama karıncaların tür sayısı bundan biraz azdır. Onların boylarının 2-33 mm arasında olmaklarına rağmen, Dünyadaki biyolojik kütlenin % 10’dan fazlasını oluşturmuşlar. Bu da sayılarının çok fazla olmasına bağlıdır. Karıncalar çok güçlüler. Örneğin böcekler kendilerinden 25 kere fazla olan bir yükü kaldırabilirler. Karıncalar 100 kere fazlasını, ama şampiyonlar sülüklerdi. Onlar kendilerinden 1500 defa fazlasını kaldırırlar.
Karıncalar insanlardan sonra ikinci en sosyal toplumlardırlar. Onlar aileler ile yaşarlar ve bir ailede en az 50 karınca olur. Aynı aninin yavruları, biri diğerine çok daha yardımcı olurlar ve yemeklerini en fazla onlarla paylaşırlar. Aileler, akrabalıkla bağlı oldukları, kendi toplumları içinde yaşarlar. Bir devlet gibi, aynı kanunlara ve emirlere uyan karınca kolonilerinde (toplumlarında) karınca sayısı milyara ulaşabilir. Japonya da rastlaşan böyle çok büyük kolonilerin üyeleri biri diğerleri ile geçitlerle bağlı olan 45 bin karınca yuvasından oluşabilir. Böyle koloni yerleştiği arazinin boyutları 100 kilometre mertebesinde olabilir. Bu kadar büyük alanlarda, böyle çok sayıda karıncalar nasıl iletişimde olurlar ve iyi şekilde idare edilen bir devlet gibi yaşam sürdürürler.

Karıncaların kendi boyutları ile karşılaştırıldıkta, dünyadaki en büyük binaları (termitleri) inşa ediyorlar. Çamurdan yapılan en büyük termitin yüksekliği 12.8 metredir. Çin’de rastlanan böyle termitte yaşayan toplumun üye sayısı 50 milyon civarındadır. Bilim adamları böyle büyük inşaatın çok küçük bölgelerinde bile iyi havalandırma sistemlerinin olduğuna şaşırtıyorlar. İnsanlar böyle büyük yaşam binaları yapabilirler mi? En büyük gökdelenin yüksekliği yalnız 250 kişi yüksekliğindedir, ama onlarınki boylarını 2000 defadan fazla aşıyor. Acaba çamura ne ekliyorlar ki onları yerüstü inşaatları güçlü yağmurlara ve rüzgârlara karşı durabiliyor?

Karıncalar adeta annelere, yavrulara, her zaman işçilik yapanlara ve ömrü boyu asker olanlara bölünürler. İşçiler askerlik yapmazlar ve savaşlarda dövüşmezler. Göç eden karınca kolonisinde hareket ettikleri ve durdukları zaman anneler, yavrular ve yumurtaları taşıyan işçiler en ortada yerleşirler. Profesyonel askerler yanlarda, önde ve arkada. Askerler diğer kolonilerle savaş yaparak onların besinlerini ve yumurtalarını alırlar. Bu yumurtalardan çıkan karıncaları köle olarak çalıştırırlar.

Karıncalar görmüyorlar. Birileri diğerlerini ve akrabalarını kokusu ile tanıyorlar. Onlar sakat olanlarını ömrü boyu besliyorlar. Karıncalardan bazıları çevreni kontrol edenlerdir. Yemek bulunan yerden yuvalarına kader yollar ayarlarlar ve koku ile belirtirler. Sonra bu yolları kullanarak işçiler besinleri yuvalarına taşırlar. Disiplin o kadar iyi ki, sayılarının çokluğuna rağmen trafik sorunu olmuyor. Karıncaların beyinlerinin kütlesinin, kendi kütlelerine oranı canlılar içinde en fazladır.

Karıncaların kendi toplumuna karşı sevgi dolu, sosyal ve disiplinli olduklarını sizlere hatırlattık. Şimdi direkt olarak konuya geçelim. Anne dışındaki karıncalar çok az yaşarlar. Sadece 7- 13 gün yaşam zamanında onlar bu kader bilinçli olduklarını sergileye bilirler. Bu keder az yaşayarak onların (kendilerini, yumurtaları ve besinleri) yer altında ki yuvalarını, kış boyu su baskınlarından nasıl koruya bildiklerini düşünelim. Karıncaların yuvaları 6 m derinliklere kader yer altına gide bilir. Yuvaların kapıları açık olduğundan yağmur ve sel suları oraya kolaylıkla girer. Acaba karıncaların fizik bilgileri ne seviyededir ki onlar evlerini (yalnızca yuvalarını, yaşam bölgesinin tümünü değil) sudan koruyabilirler. Su ısıyı da çok iyi ilettiğinden yuvalarını soyuta ta bilir.

Doğal olarak tam lise seviyesinde bilgiye onlar gerek duymuyorlar. Suyun ıslatmasını ve öz kütlesini, basıncın ne olduğunu ve atmosfer basıncının önemini ve ek olarak hava basıncının onun hacmine nasıl bağlı olduğunu bilmeleri, güvenli yuva yapması için, onlara yeterlidir. Yuvanın ıslanmayan kısmının hacminin karıncaların sayına oranı, havalandırma sistemi ve diğer bilgileri ağaçlarda ve bitkilerin gövdesinde yaşayan karıncalar kader bilmeleri de gerekir. Onlar az yaşadıklarından ve başka nedenlerle Antalya kolyeci 10 sınıf örgencisi olan Kardelen gibi çok bilgi sahibi olamazlar ve gitara çalamazlar.

Toprak ıslanan zaman, araçların ve hayvanların ağırlığı altında çöker ve yuva bozula bilir. Bu ve toprağın alt katlarının kışta daha sıcak ve yazında daha serin olduğu nedenlerle karıncalar yuvalarını kayaların, ağaçların ve binaların altında, bu imkanlar bulunmayan yerlerde birkaç metre derinlikte yapıyorlar. Yuvalar giriş koridorları ile U şekildeki borulara benzer (sifon) girişlerle bağlanmalı. Buraya toplanan su tıkaç (mantar) görevini üstlenir. Yer yüzünde su birikip ise, su dışarıda U şekilli kısma kader olan yolu doldurur. Suyun karıncaların yaşam alanlarına girmemesi için, bu alanın duvarları hava geçirmez şekilde önceden karıncaların çıkartıları ile işlenmeli. Böyle havadan yalıtılmış bölge için yaklaşık (sıcaklık sabit kalmadığından) olarak buradaki hava basıncın onun hacmine çarpımı sabit olarak kalır. Anlaşılır ki karıncalar sabit kütlesi ve sıcaklığı olan gaz için PV=sabit (basınç çarpı hacim) kanununu milyar yıldır biliyorlar.

Bir atmosfer basınç yaklaşık olarak 10 metre su sütununun basıncına eşit olduğundan karıncaların yer altındaki evlerinde hava basıncı 1.5-1.7 atmosferi aşmaz. Böylelikle evleri kuru kalır ve burada karıncalar için birkaç günlük temiz hava da birikmiş olur. Unutmayalım ki diğer böcekler ve kuşlar da kendilerine suya ve rüzgara karşı dayanaklı yuvalar yapıyorlar. Örneğin yukarıda adını çektiğimiz termitler.

İnsan toplumu karınca toplumundan kaliteli eğitimi, bilimsel düşünce ve bilim birikimi, yeni teknolojiler üretimi ile üstündür.

Benzer Konular: Etiketler:
  • karinca yuvalari
  • karinca yuvalarinin ozellikleri
  • karinca yuvasi
  • karinca yuvasinin ozellikleri
  • karincalarin yuvasi
Rapor Et
Reklam
Eski 14 Kasım 2008, 20:27

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
arıncalar dünyadaki canlıların en özellerindenler. Onlar en az 130 milyon yıldır yaşamaktadırlar. Yeryüzünde yaşayan kuş türü yaklaşık 9 bindir, ama karıncaların tür sayısı bundan biraz azdır. Onların boylarının 2-33 mm arasında olmaklarına rağmen, Dünyadaki biyolojik kütlenin % 10’dan fazlasını oluşturmuşlar. Bu da sayılarının çok fazla olmasına bağlıdır. Karıncalar çok güçlüler. Örneğin böcekler kendilerinden 25 kere fazla olan bir yükü kaldırabilirler. Karıncalar 100 kere fazlasını, ama şampiyonlar sülüklerdi. Onlar kendilerinden 1500 defa fazlasını kaldırırlar.
Karıncalar insanlardan sonra ikinci en sosyal toplumlardırlar. Onlar aileler ile yaşarlar ve bir ailede en az 50 karınca olur. Aynı aninin yavruları, biri diğerine çok daha yardımcı olurlar ve yemeklerini en fazla onlarla paylaşırlar. Aileler, akrabalıkla bağlı oldukları, kendi toplumları içinde yaşarlar. Bir devlet gibi, aynı kanunlara ve emirlere uyan karınca kolonilerinde (toplumlarında) karınca sayısı milyara ulaşabilir. Japonya da rastlaşan böyle çok büyük kolonilerin üyeleri biri diğerleri ile geçitlerle bağlı olan 45 bin karınca yuvasından oluşabilir. Böyle koloni yerleştiği arazinin boyutları 100 kilometre mertebesinde olabilir. Bu kadar büyük alanlarda, böyle çok sayıda karıncalar nasıl iletişimde olurlar ve iyi şekilde idare edilen bir devlet gibi yaşam sürdürürler.

Karıncaların kendi boyutları ile karşılaştırıldıkta, dünyadaki en büyük binaları (termitleri) inşa ediyorlar. Çamurdan yapılan en büyük termitin yüksekliği 12.8 metredir. Çin’de rastlanan böyle termitte yaşayan toplumun üye sayısı 50 milyon civarındadır. Bilim adamları böyle büyük inşaatın çok küçük bölgelerinde bile iyi havalandırma sistemlerinin olduğuna şaşırtıyorlar. İnsanlar böyle büyük yaşam binaları yapabilirler mi? En büyük gökdelenin yüksekliği yalnız 250 kişi yüksekliğindedir, ama onlarınki boylarını 2000 defadan fazla aşıyor. Acaba çamura ne ekliyorlar ki onları yerüstü inşaatları güçlü yağmurlara ve rüzgârlara karşı durabiliyor?

Karıncalar adeta annelere, yavrulara, her zaman işçilik yapanlara ve ömrü boyu asker olanlara bölünürler. İşçiler askerlik yapmazlar ve savaşlarda dövüşmezler. Göç eden karınca kolonisinde hareket ettikleri ve durdukları zaman anneler, yavrular ve yumurtaları taşıyan işçiler en ortada yerleşirler. Profesyonel askerler yanlarda, önde ve arkada. Askerler diğer kolonilerle savaş yaparak onların besinlerini ve yumurtalarını alırlar. Bu yumurtalardan çıkan karıncaları köle olarak çalıştırırlar.

Karıncalar görmüyorlar. Birileri diğerlerini ve akrabalarını kokusu ile tanıyorlar. Onlar sakat olanlarını ömrü boyu besliyorlar. Karıncalardan bazıları çevreni kontrol edenlerdir. Yemek bulunan yerden yuvalarına kader yollar ayarlarlar ve koku ile belirtirler. Sonra bu yolları kullanarak işçiler besinleri yuvalarına taşırlar. Disiplin o kadar iyi ki, sayılarının çokluğuna rağmen trafik sorunu olmuyor. Karıncaların beyinlerinin kütlesinin, kendi kütlelerine oranı canlılar içinde en fazladır.

Karıncaların kendi toplumuna karşı sevgi dolu, sosyal ve disiplinli olduklarını sizlere hatırlattık. Şimdi direkt olarak konuya geçelim. Anne dışındaki karıncalar çok az yaşarlar. Sadece 7- 13 gün yaşam zamanında onlar bu kader bilinçli olduklarını sergileye bilirler. Bu keder az yaşayarak onların (kendilerini, yumurtaları ve besinleri) yer altında ki yuvalarını, kış boyu su baskınlarından nasıl koruya bildiklerini düşünelim. Karıncaların yuvaları 6 m derinliklere kader yer altına gide bilir. Yuvaların kapıları açık olduğundan yağmur ve sel suları oraya kolaylıkla girer. Acaba karıncaların fizik bilgileri ne seviyededir ki onlar evlerini (yalnızca yuvalarını, yaşam bölgesinin tümünü değil) sudan koruyabilirler. Su ısıyı da çok iyi ilettiğinden yuvalarını soyuta ta bilir.

Doğal olarak tam lise seviyesinde bilgiye onlar gerek duymuyorlar. Suyun ıslatmasını ve öz kütlesini, basıncın ne olduğunu ve atmosfer basıncının önemini ve ek olarak hava basıncının onun hacmine nasıl bağlı olduğunu bilmeleri, güvenli yuva yapması için, onlara yeterlidir. Yuvanın ıslanmayan kısmının hacminin karıncaların sayına oranı, havalandırma sistemi ve diğer bilgileri ağaçlarda ve bitkilerin gövdesinde yaşayan karıncalar kader bilmeleri de gerekir. Onlar az yaşadıklarından ve başka nedenlerle Antalya kolyeci 10 sınıf örgencisi olan Kardelen gibi çok bilgi sahibi olamazlar ve gitara çalamazlar.

Toprak ıslanan zaman, araçların ve hayvanların ağırlığı altında çöker ve yuva bozula bilir. Bu ve toprağın alt katlarının kışta daha sıcak ve yazında daha serin olduğu nedenlerle karıncalar yuvalarını kayaların, ağaçların ve binaların altında, bu imkanlar bulunmayan yerlerde birkaç metre derinlikte yapıyorlar. Yuvalar giriş koridorları ile U şekildeki borulara benzer (sifon) girişlerle bağlanmalı. Buraya toplanan su tıkaç (mantar) görevini üstlenir. Yer yüzünde su birikip ise, su dışarıda U şekilli kısma kader olan yolu doldurur. Suyun karıncaların yaşam alanlarına girmemesi için, bu alanın duvarları hava geçirmez şekilde önceden karıncaların çıkartıları ile işlenmeli. Böyle havadan yalıtılmış bölge için yaklaşık (sıcaklık sabit kalmadığından) olarak buradaki hava basıncın onun hacmine çarpımı sabit olarak kalır. Anlaşılır ki karıncalar sabit kütlesi ve sıcaklığı olan gaz için PV=sabit (basınç çarpı hacim) kanununu milyar yıldır biliyorlar.

Bir atmosfer basınç yaklaşık olarak 10 metre su sütununun basıncına eşit olduğundan karıncaların yer altındaki evlerinde hava basıncı 1.5-1.7 atmosferi aşmaz. Böylelikle evleri kuru kalır ve burada karıncalar için birkaç günlük temiz hava da birikmiş olur. Unutmayalım ki diğer böcekler ve kuşlar da kendilerine suya ve rüzgara karşı dayanaklı yuvalar yapıyorlar. Örneğin yukarıda adını çektiğimiz termitler.

İnsan toplumu karınca toplumundan kaliteli eğitimi, bilimsel düşünce ve bilim birikimi, yeni teknolojiler üretimi ile üstündür.

Rapor Et
Eski 15 Aralık 2009, 21:39

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Karınca yuvasının özelliklerini istiyorum
Rapor Et
Eski 15 Aralık 2009, 22:01

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#4 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Karınca yuvasının özelliklerini istiyorum

Karınca yuvalarının kimi toprağın içinde, kimi ağaçların içinde kazılmış olduğu gibi, mukavvadan meydana gelip tropikal orman ağaçlarına asılı olanları da vardır. Bazı karıncalar ise bitkilerle kayaların tabiî oyuklarından yararlanır, ya da başka böceklerin yuvasına yerleşirler. Karınca yuvası daima çevreye uyar. Dikkati çeken bir başka husus da bu yuvaların, arılarla eşek arıları'nınki gibi belli bir mimarisi olmayışıdır. Koridorları ve odaları plansız olarak uzayıp gider.

Avrupa'da en yaygın karınca yuvaları toprağın içinde kazılmış olanlardır. Derinlikleri ender olarak yarım metreyi geçer ve derine inildikçe ve merkezden uzaklaşıldıkça tünellerinin arası o nispette genişler. Karıncalarımız mandibulalarıyle toprağı kazar ve süpürürler. Toprak zerreleri bu arada birbiri arkasından yuvanın ana deliğinin etrafına yığılır ve bir çeşit krater meydana getirir. «Çayır karıncası» (Formica pratensis), «kırmızı orman karıncası» (Formica rufa) ve «kan kırmızı karınca» lar (Formica sanguinea) çam iğnesi, yaprak parçası ve küçük taş gibi çeşitli malzemeden bir kubbe bina ederler. «Siyah karınca» (Lasius niger) ile «kehlibar şansı karınca» (Lasius flavus) kubbelerinin içi oyuktur. Tabiat bilginleri, bu yapıtın, güneşin ısısını çekip alıkoymaya yaradığı kanısındadırlar. Texas'ın çalışkan «Tachymyrmex turrifex» karıncaları da yuvalarının ana ağzının üzerinde topraktan örülmüş bir kule dikerler.

«Dağ karıncalan», yukarıdaki duvarcı karıncalardan farklı olarak, yuvalarını, kendilerine kubbe vazifesi gören yassı taşların altında yaparlar. Taş kaldmlınca, koridorlar ve larva, nimfa ve yumurta dolu odalar meydana çıkar. Taş, burada kubbe ile aynı işi görerek güneş ışınlarını çekmek suretiyle kanncalan ısıtır.
2 000 - 3 000 metredeki karıncaların ısınmak ihtiyacı duymalarına karşılık çöllük bölgelerde yaşayanlar da güneşin kızgınlığından korunmak için çok derin yuvalar kazarlar.

Yeraltında kazılanlarının büyüklüğün sınırı yoktur. 50 100 metre kare alanında olup ağzının üzerinde 1 metre yüksekliğinde ve 4 metre çevresinde kubbesi bulunanları görülmüştür. Bu yuvalar insan ölçüsünde büyütülecek olsalar, New York ve Londra gibi dünyanın en büyük şehirleri bunların yanında köy gibi kalırdı. Aynı türlere ait bazı karınca yuvalarının aralarında birleşerek bir konfederasyon meydana getirdikleri de görülmektedir. Fransa'nın Jüra bölgesindeki böyle bir konfederasyon, her biri 5 000-500 000 nüfuslu 200 yuvadan meydâna gelmişti. Birleşik Amerika'nın Penns.vlvania eyaletindeki daha muazzam bir tanesi ise 2 000 metrekarelik bir alan kaplıyor ve yeraltı galerileriyîe birbirine bağlanan 1 600 yuvayı içine alıyordu.

Rapor Et
Eski 27 Aralık 2009, 17:41

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
karınca yuvalarının özelliklerini bulamıyorum lütfen kısa bi şekilde özetlermisiniz
Rapor Et
Eski 27 Aralık 2009, 17:46

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#6 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

karınca yuvalarının özelliklerini bulamıyorum lütfen kısa bi şekilde özetlermisiniz

Alttaki mesajı okuyunuz.


Alıntı:
Daisy-BT adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle


Karınca yuvalarının kimi toprağın içinde, kimi ağaçların içinde kazılmış olduğu gibi, mukavvadan meydana gelip tropikal orman ağaçlarına asılı olanları da vardır. Bazı karıncalar ise bitkilerle kayaların tabiî oyuklarından yararlanır, ya da başka böceklerin yuvasına yerleşirler. Karınca yuvası daima çevreye uyar. Dikkati çeken bir başka husus da bu yuvaların, arılarla eşek arıları'nınki gibi belli bir mimarisi olmayışıdır. Koridorları ve odaları plansız olarak uzayıp gider.

Avrupa'da en yaygın karınca yuvaları toprağın içinde kazılmış olanlardır. Derinlikleri ender olarak yarım metreyi geçer ve derine inildikçe ve merkezden uzaklaşıldıkça tünellerinin arası o nispette genişler. Karıncalarımız mandibulalarıyle toprağı kazar ve süpürürler. Toprak zerreleri bu arada birbiri arkasından yuvanın ana deliğinin etrafına yığılır ve bir çeşit krater meydana getirir. «Çayır karıncası» (Formica pratensis), «kırmızı orman karıncası» (Formica rufa) ve «kan kırmızı karınca» lar (Formica sanguinea) çam iğnesi, yaprak parçası ve küçük taş gibi çeşitli malzemeden bir kubbe bina ederler. «Siyah karınca» (Lasius niger) ile «kehlibar şansı karınca» (Lasius flavus) kubbelerinin içi oyuktur. Tabiat bilginleri, bu yapıtın, güneşin ısısını çekip alıkoymaya yaradığı kanısındadırlar. Texas'ın çalışkan «Tachymyrmex turrifex» karıncaları da yuvalarının ana ağzının üzerinde topraktan örülmüş bir kule dikerler.

«Dağ karıncalan», yukarıdaki duvarcı karıncalardan farklı olarak, yuvalarını, kendilerine kubbe vazifesi gören yassı taşların altında yaparlar. Taş kaldmlınca, koridorlar ve larva, nimfa ve yumurta dolu odalar meydana çıkar. Taş, burada kubbe ile aynı işi görerek güneş ışınlarını çekmek suretiyle kanncalan ısıtır.
2 000 - 3 000 metredeki karıncaların ısınmak ihtiyacı duymalarına karşılık çöllük bölgelerde yaşayanlar da güneşin kızgınlığından korunmak için çok derin yuvalar kazarlar.

Yeraltında kazılanlarının büyüklüğün sınırı yoktur. 50 100 metre kare alanında olup ağzının üzerinde 1 metre yüksekliğinde ve 4 metre çevresinde kubbesi bulunanları görülmüştür. Bu yuvalar insan ölçüsünde büyütülecek olsalar, New York ve Londra gibi dünyanın en büyük şehirleri bunların yanında köy gibi kalırdı. Aynı türlere ait bazı karınca yuvalarının aralarında birleşerek bir konfederasyon meydana getirdikleri de görülmektedir. Fransa'nın Jüra bölgesindeki böyle bir konfederasyon, her biri 5 000-500 000 nüfuslu 200 yuvadan meydâna gelmişti. Birleşik Amerika'nın Penns.vlvania eyaletindeki daha muazzam bir tanesi ise 2 000 metrekarelik bir alan kaplıyor ve yeraltı galerileriyîe birbirine bağlanan 1 600 yuvayı içine alıyordu.

Rapor Et
Eski 30 Aralık 2009, 13:04

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
[kuş karınca yuvalarının özelikleri nelerdir.
]
Rapor Et
Eski 30 Aralık 2009, 13:10

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#8 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

[kuş karınca yuvalarının özelikleri nelerdir.
]
Karınca yuvalarının kimi toprağın içinde, kimi ağaçların içinde kazılmış olduğu gibi, mukavvadan meydana gelip tropikal orman ağaçlarına asılı olanları da vardır. Bazı karıncalar ise bitkilerle kayaların tabiî oyuklarından yararlanır, ya da başka böceklerin yuvasına yerleşirler. Karınca yuvası daima çevreye uyar. Dikkati çeken bir başka husus da bu yuvaların, arılarla eşek arıları'nınki gibi belli bir mimarisi olmayışıdır. Koridorları ve odaları plansız olarak uzayıp gider.

Avrupa'da en yaygın karınca yuvaları toprağın içinde kazılmış olanlardır. Derinlikleri ender olarak yarım metreyi geçer ve derine inildikçe ve merkezden uzaklaşıldıkça tünellerinin arası o nispette genişler. Karıncalarımız mandibulalarıyle toprağı kazar ve süpürürler. Toprak zerreleri bu arada birbiri arkasından yuvanın ana deliğinin etrafına yığılır ve bir çeşit krater meydana getirir. «Çayır karıncası» (Formica pratensis), «kırmızı orman karıncası» (Formica rufa) ve «kan kırmızı karınca» lar (Formica sanguinea) çam iğnesi, yaprak parçası ve küçük taş gibi çeşitli malzemeden bir kubbe bina ederler. «Siyah karınca» (Lasius niger) ile «kehlibar şansı karınca» (Lasius flavus) kubbelerinin içi oyuktur. Tabiat bilginleri, bu yapıtın, güneşin ısısını çekip alıkoymaya yaradığı kanısındadırlar. Texas'ın çalışkan «Tachymyrmex turrifex» karıncaları da yuvalarının ana ağzının üzerinde topraktan örülmüş bir kule dikerler.

«Dağ karıncalan», yukarıdaki duvarcı karıncalardan farklı olarak, yuvalarını, kendilerine kubbe vazifesi gören yassı taşların altında yaparlar. Taş kaldmlınca, koridorlar ve larva, nimfa ve yumurta dolu odalar meydana çıkar. Taş, burada kubbe ile aynı işi görerek güneş ışınlarını çekmek suretiyle kanncalan ısıtır.
2 000 - 3 000 metredeki karıncaların ısınmak ihtiyacı duymalarına karşılık çöllük bölgelerde yaşayanlar da güneşin kızgınlığından korunmak için çok derin yuvalar kazarlar.

Yeraltında kazılanlarının büyüklüğün sınırı yoktur. 50 100 metre kare alanında olup ağzının üzerinde 1 metre yüksekliğinde ve 4 metre çevresinde kubbesi bulunanları görülmüştür. Bu yuvalar insan ölçüsünde büyütülecek olsalar, New York ve Londra gibi dünyanın en büyük şehirleri bunların yanında köy gibi kalırdı. Aynı türlere ait bazı karınca yuvalarının aralarında birleşerek bir konfederasyon meydana getirdikleri de görülmektedir. Fransa'nın Jüra bölgesindeki böyle bir konfederasyon, her biri 5 000-500 000 nüfuslu 200 yuvadan meydâna gelmişti. Birleşik Amerika'nın Penns.vlvania eyaletindeki daha muazzam bir tanesi ise 2 000 metrekarelik bir alan kaplıyor ve yeraltı galerileriyîe birbirine bağlanan 1 600 yuvayı içine alıyordu.

Rapor Et
Eski 31 Aralık 2009, 19:30

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
kuş ve karınca yuvalarının özellikleri
Rapor Et
Eski 31 Aralık 2009, 20:50

Karınca yuvalarının özellikleri nelerdir?

#10 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

kuş ve karınca yuvalarının özellikleri
Karınca yuvalarının kimi toprağın içinde, kimi ağaçların içinde kazılmış olduğu gibi, mukavvadan meydana gelip tropikal orman ağaçlarına asılı olanları da vardır. Bazı karıncalar ise bitkilerle kayaların tabiî oyuklarından yararlanır, ya da başka böceklerin yuvasına yerleşirler. Karınca yuvası daima çevreye uyar. Dikkati çeken bir başka husus da bu yuvaların, arılarla eşek arıları'nınki gibi belli bir mimarisi olmayışıdır. Koridorları ve odaları plansız olarak uzayıp gider.

Avrupa'da en yaygın karınca yuvaları toprağın içinde kazılmış olanlardır. Derinlikleri ender olarak yarım metreyi geçer ve derine inildikçe ve merkezden uzaklaşıldıkça tünellerinin arası o nispette genişler. Karıncalarımız mandibulalarıyle toprağı kazar ve süpürürler. Toprak zerreleri bu arada birbiri arkasından yuvanın ana deliğinin etrafına yığılır ve bir çeşit krater meydana getirir. «Çayır karıncası» (Formica pratensis), «kırmızı orman karıncası» (Formica rufa) ve «kan kırmızı karınca» lar (Formica sanguinea) çam iğnesi, yaprak parçası ve küçük taş gibi çeşitli malzemeden bir kubbe bina ederler. «Siyah karınca» (Lasius niger) ile «kehlibar şansı karınca» (Lasius flavus) kubbelerinin içi oyuktur. Tabiat bilginleri, bu yapıtın, güneşin ısısını çekip alıkoymaya yaradığı kanısındadırlar. Texas'ın çalışkan «Tachymyrmex turrifex» karıncaları da yuvalarının ana ağzının üzerinde topraktan örülmüş bir kule dikerler.

«Dağ karıncalan», yukarıdaki duvarcı karıncalardan farklı olarak, yuvalarını, kendilerine kubbe vazifesi gören yassı taşların altında yaparlar. Taş kaldmlınca, koridorlar ve larva, nimfa ve yumurta dolu odalar meydana çıkar. Taş, burada kubbe ile aynı işi görerek güneş ışınlarını çekmek suretiyle kanncalan ısıtır.
2 000 - 3 000 metredeki karıncaların ısınmak ihtiyacı duymalarına karşılık çöllük bölgelerde yaşayanlar da güneşin kızgınlığından korunmak için çok derin yuvalar kazarlar.

Yeraltında kazılanlarının büyüklüğün sınırı yoktur. 50 100 metre kare alanında olup ağzının üzerinde 1 metre yüksekliğinde ve 4 metre çevresinde kubbesi bulunanları görülmüştür. Bu yuvalar insan ölçüsünde büyütülecek olsalar, New York ve Londra gibi dünyanın en büyük şehirleri bunların yanında köy gibi kalırdı. Aynı türlere ait bazı karınca yuvalarının aralarında birleşerek bir konfederasyon meydana getirdikleri de görülmektedir. Fransa'nın Jüra bölgesindeki böyle bir konfederasyon, her biri 5 000-500 000 nüfuslu 200 yuvadan meydâna gelmişti. Birleşik Amerika'nın Penns.vlvania eyaletindeki daha muazzam bir tanesi ise 2 000 metrekarelik bir alan kaplıyor ve yeraltı galerileriyîe birbirine bağlanan 1 600 yuvayı içine alıyordu.

Kaynak:
Alıntı:
Kuşlar, yuva yapma konusunda en usta canlılar olarak bilinirler. Her kuş türünün kendine özgü yuva teknikleri vardır ve hiç şaşırmadan bu kusursuz yapıları inşa ederler.
Kuşların yuva inşa etmelerinin en önemli nedeni yumurtalarının ve daha sonra bu yumurtadan çıkan yavrularının son derece savunmasız olmalarıdır. Bundan başka bazı kuşlar da üreme dönemlerinde dişilerine gösteri yapmak için çeşitli yuvalar kurarlar ve bu yuvaları cazip hale getirmek için süslerler.
Yavrular için yapılan kuş yuvalarının en önemli amaçlarından biri, yavruları soğuktan korumaktır. Yavrular tüysüz doğarlar ve aynı zamanda pek hareket edemedikleri için kaslarını hiç çalıştıramazlar. Bu nedenle yavruların donmamaları için soğuktan izole edilmiş yuvalara ihtiyaçları vardır. Özellikle "örgü yuvalar", yapıları itibariyle bu sıcaklığı yavrulara sağlayabilirler. Bu yuvaların yapımı ise oldukça detaylı ve zordur. Dişi kuş yuvayı çok uzun bir sürede büyük bir itinayla örerek oluşturur. Aynı zamanda, yuvanın içini tüy, lif ve kıllarla doldurur, böylece yuvanın izolasyonunu artırmış olur.
Her türden yuva için malzeme temini son derece önemlidir. Kuşlar gün boyunca yapacakları inşaat için gerekli malzemeyi toplarlar. Kuşların gagaları ve ayakları çeşitli malzemeleri taşımak ve kullanmak için özel tasarlanmıştır. Yuvanın kuruluşu dişiye aittir ama yuvanın kurulacağı bölgeyi erkek seçer. Kuşlar bu mimari şaheserleri çamur, yaprak, sarmaşık, tüy ve kağıt gibi maddelerden yararlanarak yaparlar. Kuş yuvalarının özellikleri, kullandıkları malzemelere ve uyguladıkları tekniklere bağlıdır. Yuvalar, kullanılacak olan malzemenin elastikiyeti, dayanıklılığı ve sertliği göz önünde bulundurularak yapılır. Malzeme, sıkıştırmaya ya da gerilmeye elverişli olmalıdır. Ayrıca değişik türden malzemelerin birlikte kullanılması, yapının sahip olduğu koruyucu özellikleri artırır. Sözgelimi çamurla bitki liflerini karıştırmak yuvadaki çatlakların yayılmasını önler.
Kuşlar topladıkları malzemelerle önce inşaatın harcını oluştururlar. Bu şekilde yuva yapan kuşlardan biri uçurum kırlangıçlarıdır. Uçurum kırlangıçları yuvalarını uçurum kenarlarına, bina veya avlu duvarlarına çimento ile yapıştırırlar. Bu çimentoyu elde ediş yöntemleri ise oldukça pratiktir. Gagalarıyla çamur veya kil parçaları toplarlar ve bu malzemeleri inşaat alanına taşırlar. Çamuru yapışkanımsı salyalarıyla karıştırıp, uçurumun yüzeyine sürerler ve üstünde yuvarlak bir açıklık bırakarak düzgün bir çömlek şeklinde biçim verirler. Çömleğin içini çim, yosun ve tüyle doldururlar. Bu yuvaları çoğunlukla sarkan bir kaya çıkıntısının altına inşa ederler ki, yağmur yağdığında çamuru yumuşatmasın ve yuvayı yıkmasın.
mavi
Genellikle mavi rengi tercih eden çardak kuşu yuvasını, yaparken görülüyor. Bu hayvan mavi renkli gördüğü her materyali yuvasında süs olarak kullanabilir
Bazı Güney Afrika kuşları (Anthoscopus) ise, iki bölüme ayrılmış olan özel yuvalar kurarlar. Bu yuvalarda kuluçka odasının asıl girişi gizlenmiştir. Yuvanın diğer girişi ise ortada bir yerdedir. Bu ayrıntı, avcı hayvanlar için hazırlanmış olan bir aldatmacadır.
Başta belirttiğimiz gibi kuşlar yuvalarını sadece yavrularına bakmak için kullanmazlar. Kimi zaman da dişilerine gösteri yapmak için yuva yaparlar. Bu kuşların içinde en ilginç olanlarından biri Yeni Gine'de yaşayan çardak kuşlarıdır. Çardak kuşları dişilerine yaptıkları gösterilerinde tüylerini kabartmak yerine buldukları "değerli şeyleri" sergilerler ve küçük çardaklar kurarlar.
Bazı erkek çardak kuşları öncelikle kendilerine genç bir fidanı çadır direği gibi kullanıp, çevresine ince dalları dizerek bir nevi çardak oluştururlar. Diğer bir tür, önünde iki girişi ve bir de çatısı olan bir mağaracık yapar; içine çiçek, mantar, kısacası ne bulduysa toplar ve düzenli bir şekilde sıralar. Daha sonra topladığı malzemelerle bu yuvayı süsler. Her çardak kuşu türünün seçtiği belli bir renk vardır. Ama genellikle parlak mavi renkli cisimleri tercih ederler. Belli bir renkte olması şartıyla sopa, taş, çiçek, tohum ve o renkte olan herhangi birşeyi süs eşyası olarak kullanırlar. Genellikle mavi rengi tercih eden çardak
kuşu yuvasını, yaparken görülüyor. Bu hayvan mavi renkli gördüğü her materyali yuvasında süs olarak kullanabilir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)

Terzi Kuşlarının Diktikleri Yuvaları
Hindistan'da yaşayan Terzi kuşları gagalarını bir dikiş iğnesi gibi kullanırlar. İplikleri ise, örümcek ağından elde ettikleri ipek, tohumlardan oluşturdukları pamuk veya ağaç kabuklarından kopardıkları liflerdir. Yuvalarını yaparken öncelikle bir ağaçta gelişmekte olan yaprakları seçerler ve kenarları üstüste gelecek şekilde bu yaprakları çekerek şekle sokarlar. Terzi kuşu bunun ardından sivri gagasıyla her bir yaprağın kenarına bir delik açar. Topladığı örümcek ağı veya bitki liflerini bir terzinin iğne-iplik kullanması gibi gagasıyla deliklerden geçirir ve düşmelerini engellemek için her ilmiği düğümler. Aynı işlemi diğer uçta da yaparak iki yaprağı birbirine "dikmiş" olur. Bir çift yaprağı ya da tek bir yaprağı kendi etrafında döndürmek için yarım düzine kadar düğüme ihtiyaç vardır. Daha sonra kuş bu keseyi çimlerle doldurup döşer. Ayrıca bu yapraklarla kaplı kesenin içinde, dişisinin yumurtalarını koyacağı gizli bir yuva daha dokur.


Dokumacı Kuşlar
Dokumacı kuşların yuvaları, bugün kuşbilimciler ve diğer doğabilimciler tarafından, kuşların yaptığı en ilginç yapılar olarak gösterilmektedir. Bu kuşlar, doğada buldukları bitki liflerini ve ip olarak kullanabilecekleri her türlü uzun bitki sapını "dokuma" şeklinde örerek kendilerine çok sağlam yuvalar inşa ederler.
Dokumacı kuş ilk iş olarak kullanacağı malzemeyi toplar. Yeşil ve taze yapraklardan kendine ince uzun şeritler keser veya yaprakların orta damarlarını alır. Özellikle taze yaprakları seçmesinin ise bir nedeni vardır: kuru yapraklardan alacağı malzemeyi kontrol edebilmesi ve bunları dokumada kullanması çok zordur, ancak taze yaprak lifleri ile bu işlemler çok kolay gerçekleşir. Kuş öncelikle çatallı bir dala, bir yapraktan kopardığı uzun bir lifin ucunu sararak işe başlar. Bir ayağı ile lifin ucunu dalın üzerinde tutarken, diğer ucunu gagasıyla idare eder. Liflerin düşmelerini engellemek için onları düğüm atarak birbirlerine bağlar. İlk olarak bir çember oluşturur; bu yuvasının girişidir. Daha sonra ise gagasını mekik gibi kullanarak yaprak liflerini diğer liflerin üzerinden ve altından sırayla geçirir. Dokuma işlemi sırasında her lifin ne kadar çekilmesi gerektiğini de hesaplayabilmelidir. Çünkü eğer dokuması gevşek olursa yuva hemen çöker. Ayrıca yuvanın son halini zihninde canlandırabilmelidir ki, duvarların ne zaman kavisleneceğine veya dışarı doğru çıkıntı verileceğine karar versin.
dok1dok2dok3dok4dok5a Çok büyük bir azim, sabır ve beceriyle yuvasını ören dokumacı kuşu Girişi dokuduktan sonra yuvanın duvarlarını dokumaya başlar. Bunun için başaşağı durur ve içeriden çalışmaya devam eder. Gagasıyla bir lifi diğerinin altına sokar ve sonra hassas bir şekilde dışarıda kalan ucunu tutar ve sıkıca çeker. Böylece son derece muntazam bir dokuma oluşturur.
Görüldüğü gibi dokumacı kuş yuvasını yaparken hep birkaç aşama sonrasını hesaplayarak hareket etmektedir. Yuvası için en uygun malzemeyi toplar, yuvayı dokumaya rastgele bir yerden başlamaz. Önce girişi oluşturur ve oradan duvarlara devam eder. Nerede kavis vereceğini, nereyi genişleteceğini çok iyi bilir. Üstelik bunları yaparken son derece ustaca, akılcı ve yetenekli tavırlar sergiler, davranışlarında hiçbir acemilik belirtisi görülmez. Aynı anda iki işi yapabilecek kadar (bir yandan ayağı ile yaprak lifini düşmemesi için tutup diğer yandan lifin diğer ucunu gagasıyla idare eder) yeteneklidir. Hiçbir hareketi rastgele değil, oldukça şuurlu ve amaca yöneliktir.
Dokumacı kuşların başka bir türü ise, yağmurun etkisini göz önünde bulundurarak "tavanı akmayan" çok sağlam bir yuva inşa eder. Bu kuş, çevreden topladığı bitki liflerini, ağzında bulunan bir salgıyla karıştırarak özel bir harç imal eder. Bu salgı bitki liflerine esneklik ve su geçirmeme özelliği kazandırır ve böylece yuva için mükemmel bir sıva malzemesi oluşur. Yuva tamamlanana kadar geçen süre içerisinde bu işlemleri defalarca tekrar eden dokumacı kuşların gösterdikleri bu becerileri, tesadüfen, bilinçsizce kazandıklarını iddia etmek hiç kuşkusuz ki imkansızdır. Bu kuşlar evlerinin yapımında -hiç zorlanmadan- aynı anda bir mimar, bir inşaat mühendisi ve bir şantiye ustası gibi çalışırlar.
Şimdiye kadar anlatılan örneklerde de görüldüğü gibi her kuş türünün kendine özgü bir yuva inşa etme tekniği vardır. Ve bu tekniklerin her biri bilinci, aklı ve düşünme yeteneği olmayan bir hayvandan beklenemeyecek kadar karmaşıktır; her biri bir tasarım ve plan gerektirir.
Bir düşünelim: karşımızda akıl, bilinç, plan ve tasarım ürünü eserler üreten canlılar bulunmaktadır. Ancak bu canlıların bu özelliklere sahip olmaları imkansızdır. Öyle ise bu canlılar bu davranışları nasıl gösterirler?
Kuşların ve tüm diğer canlıların davranışlarında görülen aklın, bilginin ve yeteneğin kaynağının tek açıklaması vardır: Bunların tümü bu hayvanlara Allah tarafından ilham edilen özelliklerdir. Allah, bu canlıları yaratmış, onlara korunma, avlanma, beslenme, üreme yöntemlerini ayrı ayrı ilham etmiştir. Onlara yuvalarını inşa ettiren, kusursuz planlar yaptıran, onları koruyan ve barındıran sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Allah'tır. Evrimcilerin iddia ettiği gibi ne "tabiat ana", ne de tesadüfler bu canlıları son derece karmaşık yuvaları inşa etmeleri için programlayamaz. Tüm canlılar üstün bir Yaratıcı olan Rabbimiz'in ilhamına uydukları için kendilerinden kesinlikle beklenmeyecek davranışlar sergilerler.
Allah, Kuran'da "Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin." (Nahl Suresi, 68) diyerek balarısına yuvasını yapmayı ilham ettiğini bildirmiştir. Balarısında olduğu gibi canlıların tamamına yuvalarının yerini, inşaat tekniklerini, kullanacakları malzemeleri sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Rabbimiz ilham etmektedir.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.372 saniyede (88.24% PHP - 11.76% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 18:27
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi