Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi33 tarafından 21 Kasım 2008 (00:43) tarihinde açılmıştır.
19690 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 1 Ocak 2014 (20:06) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 21 Kasım 2008, 00:43

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#1 (link)
Ziyaretçi33
Ziyaretçi
Ziyaretçi33 - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
İtilaf devletleri neden işgal etmek için istanbul u seçti?
halkın buna tepkisi ne oldu?
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi




Özetle 12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-ı Milli kararlarını aldı ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalandı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da bu kararın basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart'ta, Bu gelişmeler üzerine İstanbul'daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalattı. 18 Mart 1920'de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Böylece şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kaldı. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalışma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı.

Detay Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 13 Kasım 1918'de İstanbul'a giren İtilaf Devletlerinin kuvvetleri İstanbul'da bulunmakta idiler. Osmanlı Hükümeti'nin her hareketini yakından takip ediyorlardı. Özellikle Meclis-i Mebusan'ın müzakereleriyle alakadardılar. İstanbul Hükümeti'nin Anadolu ile birleşmesi, Türk toprakları üzerindeki isteklerine engel olabilirdi. Bu sebeple, İstanbul Hükümeti üzerine baskı yaparak bu birleşmeğe engel olmağa çalıştılar. Fakat Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin Misakı Milli'yi kabulü, İtilaf Devletleri'ni korkuttu. Bunun üzerine Paris'teki "Yüksek Meclis" İstanbul'un işgalini ve milliyetçi Türk milletvekillerinin tutuklanmasını kararlaştırdı.

İngilizler 9 Mart'ta vatanseverlerin toplanmakta olduğu Türk Ocağı merkezini bastılar. 15 Mart günü de İstanbul'daki İtilaf Kuvvetleri Kumandanı yüz elli Türk aydınını tutuklattı.

İşgal günü ise Mebuslar Meclisi'ne giren bir İngiliz müfrezesi de bazı milliyetçi milletvekillerini tutukladı. Bir kısım milletvekilleri Anadolu'ya kaçtılar. Bu suretle Osmanlı İmparatorluğunun son Mebuslar Meclisi kapatılmış oldu.

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisi'nin kapatıldığı haberini alınca, bütün milletvekillerini ve İstanbul'daki yakın arkadaşlarını yanına davet etti.

İşgal Ordusu Kumandanı İngiliz Generali Vilson'un yayınladığı bildiride: İstanbul'da örfi idare ilan olunduğu, emirlere aykırı veya düzeni bozacak bir harekete girişenlerin Divanı Harb tarafından muhakeme edilerek idam edileceği bildiriliyordu. Ayrıca beyannameye "işgal geçicidir" kaydı konulmuş, fakat işgal süresi tayin edilmemişti. Yine bu bildiride, Kuvayı Milliye'nin birtakım İttihatçı ve soygunculardan ibaret olduğu da yazılı idi.

İstanbul'un işgalini Manastırlı Hamdi Efendi adında gayretli ve vatansever bir telgraf memuru Mustafa Kemal'e haber verdi.

Mustafa Kemal, işgal olayı üzerine İstanbul'daki İtilaf Devletleri'nin temsilcilerine, tarafsız bütün devletlerin Dışişleri Bakanlıklarına protesto telgrafları yolladı. Bu telgraflarda:

Türk Milletinin siyasi hakimiyet ve hürriyetine indirilen bu darbenin, yirminci asır medeniyet ve insaniyetinin mukaddes saydığı bütün esaslara, hürriyet, milliyet, vatan hisleri gibi bugünün insan cemiyetlerinde esas olan bütün umdelere ve bu umdeleri vücuda getiren insanlığın umumi vicdanına aykırı olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyordu:

Biz hakkımızı ve istiklalimizi korumak için girdiğimiz kavganın kutsallığına ve hiç bir kuvvetin bir milleti yaşamak hakkından mahrum edemeyeceğine inanmış bulunuyoruz.

İstanbul'un işgali olayından doğacak büyük mesuliyete son bir defa olarak dünyanın dikkat nazarını çekeriz. Davamız haklılığı ve kutsallığı bugünlerde, Tanrı'dan sonra en büyük yardımcımızdır.

İşgalden sonra Salih Paşa Kabinesi düştü. Yerine tekrar Ferit Paşa Kabinesi geçti. Fakat artık ne Padişah, ne de hükümetinden, milletin kurtuluş davasında herhangi bir yardım beklenemezdi. Çünkü bütün maddi ve manevi gücünü kaybetmişti. Hatta bağımsız bir Osmanlı Devleti'nden dahi söz edilemezdi. Osmanlı Devleti'nin yedi yüz yıllık hayat ve egemenliği İstanbul'un işgaliyle sona ermiş bulunuyordu.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2008, 03:24

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı



Özetle 12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-ı Milli kararlarını aldı ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalandı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da bu kararın basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart'ta, Bu gelişmeler üzerine İstanbul'daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalattı. 18 Mart 1920'de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Böylece şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kaldı. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalışma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı.

Detay Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 13 Kasım 1918'de İstanbul'a giren İtilaf Devletlerinin kuvvetleri İstanbul'da bulunmakta idiler. Osmanlı Hükümeti'nin her hareketini yakından takip ediyorlardı. Özellikle Meclis-i Mebusan'ın müzakereleriyle alakadardılar. İstanbul Hükümeti'nin Anadolu ile birleşmesi, Türk toprakları üzerindeki isteklerine engel olabilirdi. Bu sebeple, İstanbul Hükümeti üzerine baskı yaparak bu birleşmeğe engel olmağa çalıştılar. Fakat Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin Misakı Milli'yi kabulü, İtilaf Devletleri'ni korkuttu. Bunun üzerine Paris'teki "Yüksek Meclis" İstanbul'un işgalini ve milliyetçi Türk milletvekillerinin tutuklanmasını kararlaştırdı.

İngilizler 9 Mart'ta vatanseverlerin toplanmakta olduğu Türk Ocağı merkezini bastılar. 15 Mart günü de İstanbul'daki İtilaf Kuvvetleri Kumandanı yüz elli Türk aydınını tutuklattı.

İşgal günü ise Mebuslar Meclisi'ne giren bir İngiliz müfrezesi de bazı milliyetçi milletvekillerini tutukladı. Bir kısım milletvekilleri Anadolu'ya kaçtılar. Bu suretle Osmanlı İmparatorluğunun son Mebuslar Meclisi kapatılmış oldu.

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisi'nin kapatıldığı haberini alınca, bütün milletvekillerini ve İstanbul'daki yakın arkadaşlarını yanına davet etti.

İşgal Ordusu Kumandanı İngiliz Generali Vilson'un yayınladığı bildiride: İstanbul'da örfi idare ilan olunduğu, emirlere aykırı veya düzeni bozacak bir harekete girişenlerin Divanı Harb tarafından muhakeme edilerek idam edileceği bildiriliyordu. Ayrıca beyannameye "işgal geçicidir" kaydı konulmuş, fakat işgal süresi tayin edilmemişti. Yine bu bildiride, Kuvayı Milliye'nin birtakım İttihatçı ve soygunculardan ibaret olduğu da yazılı idi.

İstanbul'un işgalini Manastırlı Hamdi Efendi adında gayretli ve vatansever bir telgraf memuru Mustafa Kemal'e haber verdi.

Mustafa Kemal, işgal olayı üzerine İstanbul'daki İtilaf Devletleri'nin temsilcilerine, tarafsız bütün devletlerin Dışişleri Bakanlıklarına protesto telgrafları yolladı. Bu telgraflarda:

Türk Milletinin siyasi hakimiyet ve hürriyetine indirilen bu darbenin, yirminci asır medeniyet ve insaniyetinin mukaddes saydığı bütün esaslara, hürriyet, milliyet, vatan hisleri gibi bugünün insan cemiyetlerinde esas olan bütün umdelere ve bu umdeleri vücuda getiren insanlığın umumi vicdanına aykırı olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyordu:

Biz hakkımızı ve istiklalimizi korumak için girdiğimiz kavganın kutsallığına ve hiç bir kuvvetin bir milleti yaşamak hakkından mahrum edemeyeceğine inanmış bulunuyoruz.

İstanbul'un işgali olayından doğacak büyük mesuliyete son bir defa olarak dünyanın dikkat nazarını çekeriz. Davamız haklılığı ve kutsallığı bugünlerde, Tanrı'dan sonra en büyük yardımcımızdır.

İşgalden sonra Salih Paşa Kabinesi düştü. Yerine tekrar Ferit Paşa Kabinesi geçti. Fakat artık ne Padişah, ne de hükümetinden, milletin kurtuluş davasında herhangi bir yardım beklenemezdi. Çünkü bütün maddi ve manevi gücünü kaybetmişti. Hatta bağımsız bir Osmanlı Devleti'nden dahi söz edilemezdi. Osmanlı Devleti'nin yedi yüz yıllık hayat ve egemenliği İstanbul'un işgaliyle sona ermiş bulunuyordu.
Rapor Et
Eski 25 Aralık 2009, 19:06

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
istanbul neden isgal edildi

neden işgal edildi
Rapor Et
Eski 26 Aralık 2010, 15:26

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
27 aralık 1919
Rapor Et
Eski 23 Kasım 2011, 17:13

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
zetle 12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-ı Milli kararlarını aldı ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalandı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da bu kararın basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart'ta, Bu gelişmeler üzerine İstanbul'daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalattı. 18 Mart 1920'de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Böylece şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kaldı. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalışma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı.

Detay Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 13 Kasım 1918'de İstanbul'a giren İtilaf Devletlerinin kuvvetleri İstanbul'da bulunmakta idiler. Osmanlı Hükümeti'nin her hareketini yakından takip ediyorlardı. Özellikle Meclis-i Mebusan'ın müzakereleriyle alakadardılar. İstanbul Hükümeti'nin Anadolu ile birleşmesi, Türk toprakları üzerindeki isteklerine engel olabilirdi. Bu sebeple, İstanbul Hükümeti üzerine baskı yaparak bu birleşmeğe engel olmağa çalıştılar. Fakat Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin Misakı Milli'yi kabulü, İtilaf Devletleri'ni korkuttu. Bunun üzerine Paris'teki "Yüksek Meclis" İstanbul'un işgalini ve milliyetçi Türk milletvekillerinin tutuklanmasını kararlaştırdı.

İngilizler 9 Mart'ta vatanseverlerin toplanmakta olduğu Türk Ocağı merkezini bastılar. 15 Mart günü de İstanbul'daki İtilaf Kuvvetleri Kumandanı yüz elli Türk aydınını tutuklattı.

İşgal günü ise Mebuslar Meclisi'ne giren bir İngiliz müfrezesi de bazı milliyetçi milletvekillerini tutukladı. Bir kısım milletvekilleri Anadolu'ya kaçtılar. Bu suretle Osmanlı İmparatorluğunun son Mebuslar Meclisi kapatılmış oldu.

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisi'nin kapatıldığı haberini alınca, bütün milletvekillerini ve İstanbul'daki yakın arkadaşlarını yanına davet etti.

İşgal Ordusu Kumandanı İngiliz Generali Vilson'un yayınladığı bildiride: İstanbul'da örfi idare ilan olunduğu, emirlere aykırı veya düzeni bozacak bir harekete girişenlerin Divanı Harb tarafından muhakeme edilerek idam edileceği bildiriliyordu. Ayrıca beyannameye "işgal geçicidir" kaydı konulmuş, fakat işgal süresi tayin edilmemişti. Yine bu bildiride, Kuvayı Milliye'nin birtakım İttihatçı ve soygunculardan ibaret olduğu da yazılı idi.

İstanbul'un işgalini Manastırlı Hamdi Efendi adında gayretli ve vatansever bir telgraf memuru Mustafa Kemal'e haber verdi.

Mustafa Kemal, işgal olayı üzerine İstanbul'daki İtilaf Devletleri'nin temsilcilerine, tarafsız bütün devletlerin Dışişleri Bakanlıklarına protesto telgrafları yolladı. Bu telgraflarda:

Türk Milletinin siyasi hakimiyet ve hürriyetine indirilen bu darbenin, yirminci asır medeniyet ve insaniyetinin mukaddes saydığı bütün esaslara, hürriyet, milliyet, vatan hisleri gibi bugünün insan cemiyetlerinde esas olan bütün umdelere ve bu umdeleri vücuda getiren insanlığın umumi vicdanına aykırı olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyordu:

Biz hakkımızı ve istiklalimizi korumak için girdiğimiz kavganın kutsallığına ve hiç bir kuvvetin bir milleti yaşamak hakkından mahrum edemeyeceğine inanmış bulunuyoruz.

İstanbul'un işgali olayından doğacak büyük mesuliyete son bir defa olarak dünyanın dikkat nazarını çekeriz. Davamız haklılığı ve kutsallığı bugünlerde, Tanrı'dan sonra en büyük yardımcımızdır.

İşgalden sonra Salih Paşa Kabinesi düştü. Yerine tekrar Ferit Paşa Kabinesi geçti. Fakat artık ne Padişah, ne de hükümetinden, milletin kurtuluş davasında herhangi bir yardım beklenemezdi. Çünkü bütün maddi ve manevi gücünü kaybetmişti. Hatta bağımsız bir Osmanlı Devleti'nden dahi söz edilemezdi. Osmanlı Devleti'nin yedi yüz yıllık hayat ve egemenliği İstanbul'un işgaliyle sona ermiş bulunuyordu.

Kaynak: İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?
Rapor Et
Eski 15 Ocak 2012, 14:47

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
itilaf devletlerinin tepkileri neler?
Rapor Et
Eski 24 Mart 2012, 12:26

İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal sebepleri nelerdir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Çanakkale'de mağlup olan İngilizler 3 yıl sonra boğazları geçip İstanbul'a nasıl ve neden gelebildi?İstanbul'u İngilizler neden işgal etti?
Rapor Et
Eski 1 Ocak 2014, 20:06

İstanbul işgali

#8 (link)
tarihcibaba
Ziyaretçi
tarihcibaba - avatarı
İngilizlerin istanbulu işgal etme sebebleri ? ve 2 yıl sonra işgali kaldırma sebebleri ?
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.232 saniyede (77.85% PHP - 22.15% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 02:23
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi