Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 21 Kasım 2008 (20:56) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9929 kez görüntülenmiş, 10 cevap yazılmış ve son mesaj 7 Kasım 2011 (09:10) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.83  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 21 Kasım 2008, 20:56

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
uygur devleti ne zaman başlayıp bitmiştir?lütfen acil
En iyi cevap Misafir tarafından gönderildi

uygurlar ne zzaman kuruldu cevapı şimdi gönderirseniz sevinirim(acilllll!)
Rapor Et
Reklam
Eski 21 Kasım 2008, 20:59

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#2 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
UYGUR DEVLETİ

UYGUR DEVLETİNİN KURULUŞU

Göktürk devleti ortadan kalkınca, 743 yılında Basmılların idaresinde yeni bir devlet kuruldu. Uygurlar bu Basmıl Kağanlığı' nın Sol Yabgusu, yani doğu Yabgusu; Karluklar ise, Sağ Yabgusu, yani batı Yabgusu oldular. Bu yeni devlet, tam bir federal devlet biçimindeydi. 744 yılında Uygur Yabgusu, Basmıl Kağan'ını mağlûp ederek kendini kağan ilân etti. Kağanlık ûnvanı olarak da Kutluk Bilge Kül Kağan ûnvanını aldı. Böylece Uygur Kağanlığı kurulmuş oldu. Bu kağanlık ûnvanından da anlaşılacağı üzere, Göktürk devletinin gelenek ve töreleri yeni Uygur Kağanlığı'nda da devam ediyordu. Ancak Uygurlar arasında Buda ve Mani dini gibi yabancı inanışlar yayıldıkça, Kağan unvanlarında da birtakım değişiklikler olmaya başlayacaktır. Uygur devletini kuranlar Orhun bölgesini yurt tuttukları için, bunlara Orhun Uygurları denilmektedir.

Kutluk Bilge Kül Kağan ölünce yerine oğlu Bayan Çur, kağan oldu. Uygurların en büyük kağanı olan Bayan Çur Kağan, unvan olarak da "Tengride bolmış, il itmiş Bilge Kağan" ûnvanını aldı. Bu ûnvanın anlamı ise, Gökte doğmuş, devlet yönetmiş, Bilge Kağan demekti.Bayan Çur Kağan devri (747-759), Uygurların dört yönde genişledikleri bir devirdir. batıda Kara Türgeş devleti, Uygur hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. Kırgız, Çik, Sekiz Oğuz ve Dokuz Tatar gibi Türk boyları itaat altına alınarak, devlet otoritesi güçlendirildi. Öte yandan yine bu devirde, güneydeki Beş-balıg, Kuça ve Karaşar gibi zengin tarım ve ticaret şehirleri de Uygur etkisi altına alınmıştır. Turfan bölgesi ile Uygurlar arasındaki ilişkiler de, yine bu devirden itibaren başlamış oluyordu.

Bayan Çur Kağan'ın önemli işlerinden birisi de, onun zamanında, Uygurlar arasında şehirleşme eğilimlerinin başlamasıdır. O, Ordu-balıg adında başkentleri olan bir şehir kurdurmuştur (757). Diğer yandan aynı kağan, gittikçe güçlenmekte olan Tibet tehlikesini sezerek onlara karşı cephe aldı. İmparatorun isteği üzerine, Çin'de büyük bir tehlike yaratan An-luşan adlı Türk asıllı bir generalin isyanının bastırılmasına yardım etmiştir. Bu yardım sonunda yapılan anlaşma ile, Uygur tüccarlarına Çin kapıları da açılmış oldu. Bayan Çur Kağan'ın Şine-usu gölü yakınında bulunmuş, Göktürk yazısı ile yazılmış olan, Türkçe bir kitabesi vardır. Bu kitabede kağan olarak yaptığı işler anlatılmaktadır.

Bayan Çur kağan'ın ölümünden sonra yerine oğlu Bögü Kağan oldu (759) . Bögü Kağan'ın faaliyetleri siyasî ve manevi olmak üzere başlıca iki alanda olmuştur. Siyasî faaliyetleri daha çok Çin üzerine olmuştur. Çin'de baş gösteren isyanların bastırılması sebebiyle sık sık Çin'e girilmiştir. Ancak Uygurların Çin'e girişlerinde Çin'in çeşitli bölgelerine yağma akınları da yapılıyordu. Çin'deki isyanların en önemlisi yabancı kavimlerin Tibetliler etrafında birleşmeleri sonucunda ortaya çıkan isyan olmuştur. Bu Tibet isyanı ancak Uygurlar yardımı ile önlenebilmiştir. Bögü Kağan'ın manevî alandaki en büyük faaliyeti, Maniheizm dinini kabul etmesi olmuştur. Bögü Kağan, aynı zamanda bu dinin öncülüğünü de üstlenmişti. Bir tüccar ve şehirli dini olan Mani dininin kabulünün, Uygurların savaşçı ruhlarını gevşetmekle beraber, ilim, sanat ve edebiyatta ilerlemelerine katkısı olmuştur.

Eskiden beri Orta Asya Türk kavimleri arasında, çok geniş ve köklü bir kültüre sahip olan Çin'in zabtedilemeyeceği, bu mümkün olsa bile uzun süre elde tutulamayacağına dair yaygın bir inanış vardı. Bögü Kağan Çin'in zayıf bir anında Çin'i ele geçirmek istemişti. Ancak veziri Baga Tarkan, adı geçen inanış sebebiyle Kağan'ın bu girişimine karşı çıktı. Ancak sözünü dinletemeyince Bögü Kağan'ı öldürüp Alp Kutluk Bilge Kağan ûnvanıyla tahta geçti (779). Bundan sonraki kağanlar onun soyundan gelmiştir. Bu tarihten sonra Uygur devletini oluşturan kabileler arasında huzursuzluklar da başlamıştır. Kültür ve ticaret bakımından gelişen Uygurların savaşçılık tarafları zayıflamıştı. 840 yılında, Uygurların kuzeybatı kısımlarında yaşayan Kırgızlar, 100 bin kişilik atlı kuvvetleri ile, Uygur başkentine baskın düzenleyerek kağanlarını öldürüp, halkı kılıçtan geçirdiler. Bu şekilde Bayan Çur ve Kutlug Bilge Kağan zamanında uğradıkları saldırıların intikamını korkunç bir şekilde almış oldular. Bu baskından kurtulan Uygurlar, canlarını kurtarmak için çeşitli yönlere dağılmak zorunda kaldılar.


TURFAN UYGURLUĞU

Kırgız baskınından kaçan Uygur boylarının önemli bir kısmı Doğu Türkistan'a göçmüşlerdir. Burada Turfan ve Karaşar şehirlerinin civarında yerleşen Uygurlar, Türk medeniyet tarihî açısından büyük değer taşırlar. Daha Orhun Uygurları zamanında, tarım ve ticaret merkezleri olan Türkistan'ın bu büyük şehirleri, Uygurların etkisi altına girmişlerdi. Bu nedenle Uygur devletinin yıkılmasından sonra, Turfan dolaylarına kaçan Uygurlar için, bu bölge güvenilir bir yer olmuştur.848 yılından sonra, kendilerini toparlayıp, varlıklarını komşularına kabul ettiren Uygurlar, 856 yılında ise kağanlıklarını ilân etmişlerdir. Bu dönemde başlarında Mengli Kağan bulunuyordu. Mengli Kağan, Uluğ Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan, (bugünkü Türkçe ile; Ulu Tanrı da güç ve saadet bulmuş, kahraman, çalışkan Bilge Kağan) ûnvanını taşıyordu. Kağanlık merkezî olarak Turfan şehrini seçtikleri için, kendilerine Turfan Uygurları denilmiştir.Ayrıca yazlık başkentleri olarak Beş-balıg şehrini kullandıkları için, kaynaklarda Beş-balıg Uygurları adı da kullanılıyordu.

Çin yönetimi, bu Uygur devletini Tibet tehlikesine karşı desteklemiştir. Uygurlar da Doğu Türkistan'da etkinliklerini artırmış olan Tibetlileri bu bölgeden çıkarmışlardır. Böylece batıdaki sınırlarını Urumçi şehrine kadar uzatmışlardır. Turfan Uygurları Mani dinine inanıyorlardı . Bu dini, siyasî amaçları için de kullanan Uygurlar, dinlerini himaye bahanesiyle Çin üzerinde baskı kurmuşlardır.Kültür ve medeniyet bakımından büyük gelişmeler gösterecek olan Uygurlar, 1335 yılına kadar devletlerini yaşatacaklardır. Gerek X. yüzyılda Çin'in kuzeyinde Hıtay devletinin kuruluşunda, gerekse Cengiz Han devletinin gelişmesinde, bu Uygurların, öncülük, bilgi ve tecrübelerinin çok büyük payı olmuştur. Uygurlara devlet teşkilâtında çok önemli görevler veren Moğollar, yazı olarak da Uygur yazısını kullanıyorlardı. Moğollar'ın XVI. yüzyıla gelindiğinde büyük oranda Türkleşmesinde Uygurlar, önemli rol oynamışlardır.


SARI UYGURLAR

840 yılındaki Kırgız baskınından sonra, dört bir yana dağılan Uygurların bir kısmı, güney kesimlere, yani Çin ile Doğu Türkistan arasındaki Kansu bölgesine indiler. Önemli bir ticaret merkezî olan bu bölge, meşhur İpek yolu üzerinde idi. Bu bölgede yerleşen Uygurlar, büyük bir şehir olan Kan-Cov'da yeni bir devlet kurmuşlardır. Sonradan, Sarı Uygurlar adı ile anılacak olan bu Uygurlar, bu bölgenin yerli halkı ile karışmadan kalmışlardır. Türk dili ve kültürünü uzun yıllar yaşatan bu Uygur Türklerinin torunlarına bugün bile rastlamak mümkündür.

Din olarak Budizm'i kabul etmiş olan Sarı Uygurlar, ticaret ve medeniyet bakımından çok gelişmişlerdir. Budislerin en kıymetli eserlerinin bulunduğu Bin Buda Mağaraları, Sarı Uygurların yaşadığı bölgede idi. Daha sonraki yıllarda İslâmiyet'i seçen ve Karahanlılar Çağında Türk-İslâm medeniyetine önemli katkılar sağlayan Uygur Türkleri, bugün de varlıklarını aynı adla, devam ettirmektedirler. Ancak bugün sayıları 20 milyonu aşan bu Türk toplulukları, Çin Halk Cumhuriyeti, Sincan Özerk Uygur Bölgesi'nde, ağır insan hakları ihlâlleri altında yaşamaktadırlar.

Uygurlar Hakkında İlk Bilgiler
tıklayınız lütfen detaylı bilgi için
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2008, 20:59

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#3 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Uygurlar
uygur

Orhun kitabelerinde, ilk defa, 717 yılındaki ayaklanmalar münasebeti ile zikredilen Uygurlar, Çin kaynaklarında çok eski zamanlardan beri adlarının çeşitli şekilleri ile anılmışlardı. Uygur adının manası, 974�te tamamlanan Çince Kiu Wu Tai adlı eserde �şahin sürati ile dalaşan ve hücum eden� diye açıklanmakta, fakat, diğer taraftan kelime uy (takip etmek) + gur tarzında (Sal-gur gibi) meydana geldiği belirtilmektedir.
Çin kaynaklarına Asya Hunlarından indikleri belirtilen Uygurların bir menşe efsanesine göre ataları Hun hükümdarlarının kızı ile bir kurttan türemiştir. Tabgaçlar devrinde (386-534) Kao-kü (Kao-che) adı ile görülen ve 5. asrın 2. yarısında bir beylik kuran Uygurlar daha sonra bütün yukarı Orta Asya�yı kapladığı anlaşılan Tölesler�in bir kısmını teşkil etmiştir ki, I. Gök-Türk Hakanlığı çağında o durumunu muhafaza ediyor ve o zaman Selenga ırmağı etrafında oturuyorlardı.
7. asrın ilk çeyreğinde Sir-Tarduşlar�ın 6 kabileden kurulu birliğine katılmışlar, sonra P�u-ku, Tongra, Bayırku ve Fu-lo-pu kabileleri Uygur kabilesi etrafında toplanarak, �Uygur� adını almışlardır. Beyleri Erkin ünvanını taşıyordu. Bu sırada 50 bin savaşçı çıkardıkları bilinmektedir.
I. Gök-Türk Hakanlığı�nın çöküşe doğru gittiği yıllarda böylece ortaya çıkan Uygur Beyliği Erkin T�e-kien tarafından idare edildi. Kie-li�nin oğlu kumandasındaki Gök-Türk ordusunu mağlup eden (630�larda) P�u-se zamanında Uygurlar kuvvetlenmiş, bilhassa P�u-se�nin annesi Vu-ho-hun�un ciddiliği ve töre hükümleri hususundaki titizliği sayesinde beylik tamamen nizama girmişti. O zaman �Erkin� yerine İl-teber (Çincede Hie-li-fa) ünvanı kullanılmağa başlandı. İl-Teber�liğin merkezi Tola nehri havalisinde idi.
İl-Teber T�u-mi-tu, Tarduş başbuğunu mağlup ederek arazisini genişletti, sonra göneye Huang-ho�ya kadar varan bir akın yaptı ve neticede Çin imparatoru tarafından tanındı (646). Kendini �Kagan� ilan etti, ülkesini Gök-Türk tarzında teşkilatlandırdı. 647�de Çin tarafından baskı altına alınmak istenen ve neticede Çin�in tahriki ile öldürülen T�u-mi-tu (648)�nun oğlu P�o-çu, Çin�in On-Oklar başına �kagan� yaptığı Holu�yu mağlup ederek Taşkent yakınlarına kadar ilerlerdi (656). Ondan sonra yerine geçen kız kardeşi zamanında gittikçe zayıflayan Uygur Beyliği nihayet Kapagan Kagan tarafından Gök-Türkler�e bağlandı.
745�de Gök-Türk idaresini yıkarak, Ötükende bir hâkanlık kuran Uygurlar 9 uruğ�dan meydana gelen bir birlik olup Karluk ve Basmıllar�ı da kendilerine bağladıklarından birlikteki kabile sayısı 11�e yükselmişti. Orhun kıyısındaki başkenti Ordubalık (sonraki Kara-balgasun yakınında)�ı kuran ilk Uygur hâkanı Kutlug Kül Bilge 747�de öldü. Yerine oğlu Mo-yen-çur �kağan� oldu (�Tanrıda bolmuş il etmiş Bilge kagan 747-759).
Bugünkü kuzey Moğolistan�da Şine-usu gölü yakınındaki Uygur hâkanlığının ilk devri için çok mühim olan, kitâbeden anlaşıldığına göre, ihtimâl o sırada Basmıllar�ın birlikten ayrılmış olması dolayısıyla 10 kabileden kurulu Uygurlar�ın hâkanı Mo-yen-çur, kuzeyde Kırgızlar�la, batıda Karluklar ve onlara yardım eden Türgişler ve Basmıllar�la, ayrıca Sekiz-oğuz, Dokuz-Tatar ve Çikler�le savaşmış, hâkimiyetini Yenisey kaynakları, Çu-Talas havalisi, iç- Asya ve Kerulen�e kadar yaymış, oğullarını yabgu, şad tâyin etmişti. Fakat asıl Çin üzerinde tesirli oldu.
Karluklar tarafından desteklenen İslâm kuvvetleri ile Çinliler arasında cereyan eden büyük Talas muharebesi (751)�inde Çinliler ağır mağlûbiyete uğramış, Tarım havzasının Uygurlar�a geçmesini sağlayan ve Çin�in Orta Asya�dan çekilmesi ile sonuçlanan bu savaş üzerine, Çin�de büyük hâdiseler olmuştur ki, bunların en mühimi, Türk anadan doğan An-lu-şan adlı bir kumandanın 200 bin kişilik bir kuvvetle Lo-yang (755) ve Ç�ang-an (757)�ı zapt ederek kendisini imparator ilan etmesi idi. Mo-yen-çur, T�ang imparatoru Su-stung�u destekledi. Lo-yang�ı geri aldı (757). Çin yılda 200 bin top ipek vermeği taahhüt etti.
759�da yerine geçen Bögü Kağan (759-779) , (Tanrıda bolmuş il tutmuş Alp Külüg Bilge Kagan)�da dikkatini karışıklıkların devam ettiği Çin�e çevirmişti. Asıl niyeti T�ang sülalesinin artık sözünün geçmediği Çin�e hakim olmaktı. Uygur ordusunun Çin�de görünmesi ile (762), hakanla akrabalık kurmuş olan Töles menşeli, Çin kumandanı P�u-ku (Buku, Türk ünvanı) Hua-ien tarafından isyancılar zararsız hale getirildi ve Uygur ileri harekatı önlendi ise de, Türk nüfuzu Çin�de çok artmıştı. Başkent ve şehirlerde pekçok Uygur serbestçe ticaret yapıyor, istedikleri kadar ipekli kumaş alıp, istedikleri fiyattan satıyorlardı.
Tibetlilerin hücumuna uğrayan Çin�i korumak üzere P�u-ku Huai-en �in daveti ile Bögü�nün yaptığı Lo-yang seferi (763) Türk kültür tarihi bakımından büyük neticeler doğurdu. Hakan Ötüken�e dönerken, Uygurların hayat ve telakkilerinin değişmesi bakımından çok tesiri görülen Mani dinini Türkler arasında yaymak üzere, dört rahibi de beraberinde getirmişti. Böylece hayvani gıdalar yemeği yasaklayan, savaşçılık duygusunu zayıflatan, Hıristiyanlık- Mazdeizm-Budizm karışımı bir din olan Manihizm, haakan tarafından kabul edilerek Türk ülkesinde resmi bir mahiyet kazandı.
Kırgızlar üzerinde de bir zafer kazanan Bögü Kagan, akrabası nazır Baga Tarkan tarafından öldürüldü ve bu nazır hakan oldu (779-789. Alp Kutlug Bilge Kagan). Cesareti ve idaresi övülen, �dünya nizamı için kanunlar hazırladığı� bildirilen bu hakan Kırgızlar�ı tekrar mağlup etti ve bir Çinli prenses ile evlenmesi sonunda, Uygur tüccarlarının Çin�de tahakkümlerinden doğan bazı anlaşmazlıklar ortadan kalktı. Yerine �ay Tangride Kut Bulmuş Kütlü Bilge Kagan� (789-790) ve sonra bunun oğlu Kutlug Bilge (790-795) hakan oldular. Eskiden beri Çin�e karşı ilgi duyan Tibetliler o sırada Beş-balık havalisinde bulunan Şa-t�o (Çöl) Türkleri ile anlaşarak, baskınlara başlamışlardı.
Çin�i korumayı, iktisadî ve kültürel sebeplerle, gelenek haline getirmiş olan Uygurlar, kuvvet göndererek tecavüzleri önlemek istedilerse de başarıya ulaşamadılar. İtibarı sarsılan hakan öldürüldü. Ötüken�de karışıklık çıktı. Fakat 795�te hakan olan, sevilmiş kumandan ve idare adamı Kutluk (795-805), �ay Tangride Ülüg Bulmuş Alp Kutlug Bilge Kagan� ile, sonraki �Ay Tangride Kut Bulmuş Külüg Bilge � (805-808) zamanlarında bir huzur devri açıldı. İktisadî faaliyet gelişti. İç Asya�nın mühim ticaret şehirlerine nüfuz edildi.
Dış siyaset yönünden zamanı oldukça sakin geçen hakan �Ay Tangride Kut Bulmuş Alp Bilge� (821-824) başkentte Kara-balgasun kitabesini diktiren hakandır ki hükümdarlığı başarılı geçmiş, Türkistan üzerine sarkmak isteyen Tibetlileri durdurmuş, hakanlığa bağlı Karlukların başına yeni bir yabgu tayin etmiş ve ta Sogd bölgesine kadar ticarî münasebetleri geliştirmiştir. Fakat sonra memlekette karışıklık baş gösterdi. Hakan Alp Bilge 832�de öldürüldü, Alp Kütüg Bilge Kagan (832-839)�da nazırının tahrik ettiği bir isyanda telef oldu.
Gittikçe yoğunlaşan Manihaizm tesirleri dolayısıyla Uygurlar�da görülen gevşemeye karşılık, Yenisey bölgesinde yeni bir kudret halinde kendini gösteren ve 20 yıldan beri Orhun bölgesini baskı altında tutan Kırgızlar 840 yılında kalabalık kuvvetlerle Uygur topraklarına girdiler. Kara-Balasan�u zapt ederek hakanı öldürdüler. Ahaliyi kılıçtan geçirdiler. Ötüken�de devletleri yıkılan Uygurlar kütleler halinde yurtlarını terk ederek Çin sınırlarına ve daha kesif olmak üzere, zengin ticaret merkezlerinin bulunduğu İç-Asya�ya, Beş-balık, Turfan, Kuça vb. sahasına göçtüler.
Hakanın ailesinden iki kadreş tarafından idare edilen bu göçten sonra Uygur tarihinin ikinci safhası başladı. Göç sırasında, başlarında, kendileri tarafından �kağan� seçilen prens Vu-hi Tegin (841846)�in bulunduğu Uygurlar bir müddet bazen Kırgızlar, bazen Çinliler tarafından hırpalandıktan sonra, bir kısmı Çin tabiiyetine girerken, diğerleri, 5. asırdaki eski yurtlarına, batıya doğru yollandılar ve her iki tarafta da devletler kurdular. Fakat bunlar artık �Bozkır Türk Devleti��nden farklı idiler. Hakimiyeti genişletme düşüncesinde olmamış, büyük siyasî çatışmalara girmemiş, başta Çin hükümetleri olmak üzere, komşuları ile dostluk ve ticaret münasebetlerini devam ettirmeyi tercih etmişlerdir.
Kan-çou Uygur Devleti
Bir kısım soydaşlarının aşağı yukarı 150 yıldan beri sakin bulunduğu Kan-su bölgesine gelerek, buranın merkezi Kan-çou�da yerleşen Uygurlar, Çin ile daha ziyade ticari faaliyetler üzerine kurulu iyi münasebetlerini, imparatorların kızları ile Uygur prenslerinin evlendirilmeleri gibi akrabalık bağları ile de sağlamlaştırmışlardır. Ancak T�ang sülalesine karşı isyanların arttığı 10. asır başlarında Kan-su Uygurları, bağlı oldukları ve merkezi Tun-Huang (ünlü Bin-Buda mağaralarının bulunduğu yer) olan Çin askerî bölgesi ile ilgilerini kestiler. Burada 905 yılında, muhtar bir �devlet� kuran bir asi general �Batı hanları�nın Altın-dağ kırallığı� adını verdiği bu devlete Uygurları tabi tutmak istemiş fakat Kan-çou Uygurları tarafından gönderilen Tegin adlı kumandanın idaresindeki ordu Tun-huang�ı kuşatarak halkı �kıral�ı teslim etmeğe zorlamıştı (911) ki, bu hadise üzerine Uygurların batı kolu da istiklal kazanmıştır.
Kan-Çou ve Tun-huang Uygurları, büyük bir askeri kudret gösterememişler, bu sebeple de haklarında fazla bilgi mevcut olmamıştır. 10. asrın başından itibaren Mançurya ve Kore kabilelerini toplayarak kuzeyde bir baskı unsuru halinde beliren ve bilhassa �5. Sülale� devrinde Çin�in bazı kısımlarını ele geçiren K�itan�lar nihayet bir hanedan (Liao Sülalesi, 907-1211) kurarak Kuzey Çin�de hükümran oldukları zaman, Uygur Devleti de onları (940�tan sonra) ve daha sonra 1028�lerde Tangutlar�ın nüfuzu altına girdi. 1226�da da Cengiz Han Mogolları�nın tahakkümü altına düştü. Kan-çou Uygurları daha o sıralardan beri �Sarı Uygurlar� diye bilinen Türk kavmidir ki, hala batı Çin sahasında yaşamaktadırlar.
Rapor Et
Eski 7 Aralık 2009, 15:49

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
uygurlar ne zzaman kuruldu cevapı şimdi gönderirseniz sevinirim(acilllll!)
Rapor Et
Eski 7 Aralık 2009, 15:52

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#5 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

uygurlar ne zzaman kuruldu cevapı şimdi gönderirseniz sevinirim(acilllll!)
743 yılında Basmılların idaresinde yeni bir devlet kuruldu.
Rapor Et
Eski 8 Aralık 2009, 09:55

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
[QUOTE]kansu uygur devletikim tarafınndan nerede ne zaman yıkıldı ve en unlu hukumdarı kimdir
Rapor Et
Eski 20 Aralık 2009, 10:52

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
uygur devlet yöneticileri kullandıkları unvanlar nedir?? (ACİL)
Rapor Et
Eski 30 Aralık 2010, 09:43

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bu devlet uygur mu
Rapor Et
Eski 26 Ocak 2011, 14:50

uygur devleti

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Uygur devleti ne zaman, nerede ve kim tarafından kurulmuştur?
Rapor Et
Eski 6 Mart 2011, 19:20

Uygur Devleti'nin kuruluş tarihi nedir?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
UyGuRlUlAr Ne ZaMaN YıKıLmIştIR Ne ZaMan YıKıLmIşLaRdIr Acİl...
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.276 saniyede (79.95% PHP - 20.05% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 19:18
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi