PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Suhuflar kimlere gelmiştir?
12 34
«Önceki KonuSonraki Konu»
_KleopatrA_14:18, 22 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
hangi peygambersuhuf gönderilmiştir
Cenab-ı Hakk'ın, dört kitaptan başka Cebrail (A.S.) vasıtasıyla bazı peygamberlere gönderdiği sahifelere suhuf denir. Adem (A.S.) 10, Şit (A.S.) 50, İdris (A.S.) 30, İbrahim (A.S.) ise 10 suhuf verilmiştir.
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
bir buyruk veya düşüncenin yüce allah tarafından peygamberlere bildirilmesine ne ad verilir
Vahiy denir.
Cevap
Misafir17:37, 22 Aralık 2009 
vahiy denir
Cevap
Misafir14:22, 10 Şubat 2010 
arkadaşlar toplam 104 tane kutsal kitap vardır isimlerini bilen varmı acaba
Cevap
_KleopatrA_15:13, 10 Şubat 2010 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
vahiy denir
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi:
Cevap
ozgurbeyin15:38, 10 Şubat 2010 
bugün hamurabi kanunlarını (yazılı metnini) biliyoruz.
sümerlere ait tufanın metinlerinide biliyoruz ama geldiği varsayılan suhuflardan ne haber nede belge var.sadece tevatürden ibaret bilgilerdir bunlar.
örneğin, peygamber sayıları 24000 veya 124000 rakamlarıda bir tek hadis metninden yola çıkılarak söylenmekte ve rakamsal olarak ifade edilmektedir.

vahiy ve dinislam terminolojisinde şöyle tanımlanır (genelde)
allah tarafından peygamberlere vaz edilen emirler bütünüdür.
bugün bazı kesimlerde incilin yazarlarına sezgi vasıtasıyla yazdırılması gibi kendini islamdan olarak tanımlıyanlardada vardır bu olgu
örneğin saidi nursi. said yazdıklarına hem kuranın işaret ettiğini hemde SUNUHAT la
(içten düşünmeden gelen sezgi)ona risaleler bir tür vahiy gibi geldiğini ileri sürmüştür.
bu söylediklerime karşı çıkanlara, delilleriyle ispatlamaya hazırım
Cevap
Misafir20:40, 17 Mayıs 2010 
Nebi:Kitap gönderilmemiş peygamberlere denir.
Resul:Kitap gönderilmiş peygamberlere denir.
Cevap
Misafir16:10, 13 Ekim 2010 
lahî kitaplar Allah kelamı olmak bakımından aralarında farklılık bulunmamasına rağmen, hacimleri ve hitap ettikleri kitlenin büyüklüğüne göre, suhuf ve kitap olmak üzere ikiye ayrılırlar. a) Suhuf
Sahife kelimesinin çoğulu olan suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü­çük kitap ve risalelere denilir. Kur'an-ı Kerîm'de Hz. İbrahim ve Musa’ya indi­rilen sayfalardan bahseden iki ayet vardır (en-Necm 53/36-37; el-A'la 87/14-19). Bunun dışında Kur'an'da ve mütevatir hadislerde suhuf ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Ebü Zer'den rivayet edilen bir zayıf hadise göre sayfaların sayısı 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir. Hz.Adem’e 10 sayfa, Hz.Şit’e 50 sayfa, Hz.İdris’e 30 sayfa, Hz.İbrahim’e 10 sayfa (bk. Süyütî, ed-Dürrü'l-mensür, VIII, 489; Alüsî, Rühu'l-meani, XV, 141-142). Bugün bu sayfalardan elimizde hiçbir şey yoktur.
Suhufa göre daha hacimli ve kitap şeklinde olan ve evrensel mesajlar içeren ilahî kitaplar ise Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an olmak üzere dört tanedir.
b) Tevrat
Tevrat İbranîce bir kelime olup "kanun, şeriat ve öğreti" anlamlarına gelir. Hz. Musa’ya indirilmiştir. Esfar-ı Hamse ve şeriat kitabı da denilen Tevrat, Ahd-i Atîk veya Ahd-i Kadîm'in (Eski Ahit) ilk ve en önemli bölümünü teşkil eder. Tevrat'ın aslının Allah kelamı ve peygamberine indirdiği kutsal bir kitabı olduğuna inanmak her müslümana farz olup, bunu inkar etmek kişiyi küfre düşürür. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'de Tevrat'ın Allah'ın kutsal kitaplarından biri olduğu açıklanmıştır: "Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik..." (el-Maide 5/44).
Tevrat Hz. Musa aracılığıyla İsrailoğulları'na gönderilmiştir. Ancak onlar tarihte yaşadıkları kötü olaylar, maruz kaldıkları sürgünler ve esaretler sebebiyle Tevrat'ın Allah'tan gelen şeklini koruyamamışlardır. Tevrat'ın asıl nüshası kaybolunca, yahudi din bilginleri tarafından kaleme alınan Tevrat nüshaları ortaya çıkmıştır. Bugün elde mevcut olan Tevrat nüshaları çeşitli müdahalelere maruz kalmış, dolayısıyla ilahî kitap olma özelliğini önemli ölçüde yitirmiştir.
c) Zebur
Kelime olarak "yazılı şey ve kitap" anlamına gelen Zebur, Hz. Davud'a indirilmiş olan ilahî kitabın adıdır. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyurulur:
"...Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u, verdik" (el-İsra 17/55).
Zebur, ilahî kitapların en küçüğü olup, yeni dinî hükümler getirmemiştir. Bugün elde mevcut olan Zebur nüshaları, lirik söyleyiş ve ilahîlerden, Allah'a övgü ve hikmetli sözlerden ve birtakım nasihatlardan meydana gelmiştir. Eski Ahid'de yer alan Mezmurlar'ın bir kısmının Hz. Davud'a verilen Zebur olduğu kabul edilmektedir.
d) İncil
İncil kelime olarak "müjde" anlamına gelir. Hz. İsa aracılığıyla İsrailoğulları'na indirilmiştir: "Kendinden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı olarak peygam­berlerin izleri üzerinde, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik" (el-Maide 5/46).
İncil’e, Allah'tan Hz. İsa’ya indirildiği şekliyle inanmak imanın gereklerindendir. Fakat bugün İncil'in orijinal metni de diğer bozulmuş kitaplar gibi elde yoktur. Bozulmuş ve insanlar tarafından müdahaleye maruz kalmış şekli vardır. İncil Ahd-i Cedîd (Yeni Ahit) denilen Hristiyan kutsal kitabının ilk bölümünü teşkil eder.
Bir müslümana önceki kutsal kitaplarda bulunan bir hususun haber verilmesi durumunda eğer bu husus, Kur'an ve sahih hadislerdeki bilgilere uygunsa kabul edilir; değilse reddedilir. Ayet ve hadislerde hiç bahsedilmiyor ve İslam'ın temel prensiplerine de zıt düşmüyorsa Hz. Peygamber'in şu tavsiyesi doğrultusunda hareket edilir: "Ehl-i kitabı tasdik de etmeyin, tekzip de (yalanlamayın). Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e indirilene inandık deyin" (Buharî, "Tefsîr", süre: 2/11; "İ'tisam", 25).
e) Kur'an
Allah tarafından gönderilen ilahî kitapların sonuncusu olan Kur'an-ı Kerîm, son peygamber Hz. Muhammed'e indirilmiştir. Sözlükte "toplamak, okumak, bir araya getirmek" anlamına gelen Kur'an terim olarak şöyle tarif edilir:
"Hz. Peygamber'e indirilen, mushaflarda yazılı, Peygamberimiz'den bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, okunmasıyla ibadet edilen, insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı ilahî kelamdır". Bu tarifte bazı hususlar göze çarpmaktadır: "Peygambere indirilen" derken Hz. Muhammed kastedilmektedir. "Tevatür yoluyla nakledilmiş olan" derken, her devirde yalan üzerine birleşmelerini aklın imkansız gördüğü bir topluluk tarafından nakledildiği ve nesilden nesile böyle geçtiği için onun, Allah'a ait oluşunun kesinliği ifade edilmektedir. "Okunmasıyla ibadet edilen" derken de, okumanın ibadet olduğuna, namaz ibadetinde vahyedilen metnin okunması gerektiğine ve Kur’an tercümelerinin namazda okunmasının caiz ve geçerli olmadığına işaret edilmektedir.
Kur'an'ın Nüzulü
Kur'an-ı Kerîm, Allah Teala'dan Hz. Peygamber'e Cebrail aracılığıyla ve vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenebilmesi, kısa zamanda etrafa yayılması, manasının kolaylıkla anlaşılması, zihinlerde ve akıllarda derece derece bir gelişme ve alıştırma sağlaması, inançların ve değer yargılarının yavaş yavaş güçlenip kökleşmesi vb. sebeplerle, o bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık 25 senede, bölümler halinde indirilmiştir. Yüce Allah Kur'an'ın bir defada toptan indirilmeyişinin sebebini şöyle açıklamaktadır:
"İnkar edenler: Kur'an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık ve onu tane tane okuduk" (el-Furkan 25/32)
Ayetler doğrudan doğruya indiği gibi, çoğunlukla meydana gelen bir olayın hemen sonrasında olayı çözümlemek ve sorulan soruları cevaplamak için inerdi ki, ayetin inmesine sebep olan olay veya soruya "sebeb-i nüzul" (iniş sebebi) denilir.
Kur'an-ı Kerîm kendisinin, bir ayette ramazan ayında, bir başka ayette mübarek bir gecede, bir diğerinde de Kadir gecesinde inmeye başladığını haber vermektedir (bk. el-Bakara 2/185; ed-Duhan 44/1-3; el-Kadr 97/1). Kadir gecesinin ramazan ayında mübarek bir gece olduğu göz önünde tutulursa, ayetler arasında bit çelişkinin de bulunmadığı anlaşılacaktır.
Cevap
Misafir21:02, 21 Ekim 2010 
Suhuf ne demektir? Kaç tanedir ve hangi peygamberlere verilmiştir?
Cenab-ı Hakk’ın, dört kitabtan başka Cebrail (a.s) vasıtasıyla bazı peygamberlere yolladığı emirlere suhuf denir ki, yüz tanedir.
Adem (a.s) 10, Şit (a.s) 50, İdris (a.s) 30, İbrahim (a.s) 10 suhuf verilmiştir.
Cevap
Misafir18:14, 30 Kasım 2010 
,peygamberlerin nitelikleri arkadaşlar şunlardır
emanet
fethanet
ismet
sıdk
tebliğ
anLamları;
ismet=Günah işlemekten kaçınmak
tebliğ=ALLAHTAN aldığı mesajlara insanlara deiştirmeden bildirmek
sıdk:=doğru olmak
emanet=güwenilir olmak
fethanet=akıllı ve zeki olmak
Cevap
Misafir20:49, 17 Ocak 2011 
şirke suhuf inmemiştir 100 sayfa dır suhuf
Cevap
12 34
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Kimlere ehliyet verilmez?
Dünya nasıl meydana gelmiştir?
Hiphop kültürü nereden gelmiştir?
Eratosthenes'in adı nereden gelmiştir?
Emo terimi nereden gelmiştir?