Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 3 Aralık 2008 (21:56) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
49188 kez görüntülenmiş, 33 cevap yazılmış ve son mesaj 24 Mart 2014 (13:10) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 1.67  |  Oy Veren: 3      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 3 Aralık 2008, 21:56

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
mondros ateşkes antlaşmasından sonra işgal edilen kahramanmaraş
En iyi cevap Ziyaretçi tarafından gönderildi

maraş'ın mondros mütarekesinden sonra işgal edilişi hakkında bir gazete yayınlamak.Lütfen bize yardımcı olun şimdiden teşekkürler
Rapor Et
Reklam
Eski 3 Aralık 2008, 22:22

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
MARAŞ İLİMİZ MONDROS ANLAŞMASINDAN SONRA FRANSIZ İŞGALİNE MARUZ KALMIŞTIR.. AYRINTILAR AŞAĞIDADIR;

Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Savaşı
İlimiz
Kahramanmaraş Coğrafi Konumu Doğal Güzellikleri Tarihi Yerleri İl Ekonomisi El Sanatları Kaplıca ve İçmeleri Kahramanmaraş Arslanı Ökkeş ismi ve anlamı Ede Kelimesi Türkü ve Deyimleri Kahramanmaraş Mutfağı Kahramanmaraş Tarhanası Kahramanmaraş Dondurması Sebze ve Meyveleri Spor Faaliyetleri Kahramanmaraş Valileri Belediye Başkanları İlimize Ulaşım Kahramanmaraş Nüfusu
Şanlı Tarihimiz
Eski İsimleri Tarih Öncesi Tarihi Gelişimi Mondros Mütarekesi İngiliz İşgali Fransız İşgali Sütçü İmam Olayı Bayrak Olayı Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Şiirleri İstiklal Madalyası Kahramanlık Ünvanı
Savaş Hazırlığı:
Türk Bayrağı'nın Kahramanmaraş kalesi'ne çekilmesinden sonra gerginlik iyice arttı. Savaşın patlak vermesi an meselesi idi. Fransızlar, hazırlık yaparken, Türkler de kendi aralarında öbek öbek toplanmaya ve fikir alışverişinde bulunmaya başladılar.
Veziroğlu Mehmet Alpaslan'ın evinde bir toplantı yapıldı. Kahramanmaraşlıların düşmanla savaşa teşkilatlandırılmasının biride burada sağlandı. Kahramanmaraş'ın ileri gelenlerinden Veziroğlu Mehmet, Sandal Osman, Cerrahoğlu Zekeriya, Başkatip Rıza, Karcı Hacı, Kocaoğlu Evliya, Veliefendioğlu Ziya ve Hocaoğlu Nuri'den oluşturulan 8 kişilik temsil grubu doğrudan Sivas Heyet-i Temsiliyesi ile ilişki kurma hazırlıklan yaptılar.
Ayrıca, Kahramanmaraş'ın Hatuniye, Şekerli, Bayazıtlı, Kayabaşı, Divanlı, Acemli, Ekmekçi, Dereiçi mahallelerinde de toplantı yapılarak teşkilatlanma çalışmaları başladı. Bu teşkilatlandırma çalışmaları iyi bir düzene sokularak "Maraş Müdafa-i Hukuk Cemiyeti" kuruldu.
Cemiyet üyelerine savaş taktikleri öğretilerek, savaş sırasında neler yapılacağı, nasıl hareket edileceği üzerinde bilgiler verildi. Teşkilatlanma hazırlığı tamamlandıktan sonra savaş harekatına geçmek için Sivas Heyet-i Temsiliyesi'ne başvuruldu.
Sivas Heyet-i Temsiliyesi, o zamanlar da merkez karar organı durumunda idi. Sivas Heyet-i Temsiliyesi, savaş için Yüzbaşı Kurtoğlu Salim Bey ile Üsteğmen Kılıç Ali Bey'i görevlendirdi. Kahramanmaraş'ta savaş hazırlıkları tamamlandı. Herkesi heyecanlı bir bekleyiş sardı. Her an şehit olma, yok olma durumunun yanında sevinç, gözyaşı ve savaşın kazanılması gibi düşünceler yoğunlaştı. Kahramanmaraşlılar'ın azim ve kararlılığı sevincin en güzel örneklerinden biri idi.
Savaşın Başlaması:
Fransız işgal komutanı General Kuerette 1500 kişilik bir birlikle Kahramanmaraş'a geldi. (6 Ocak 1920) Kahramanmaraşlı Türkler, işgal komutanı ve askerlerin gelişini protesto ettiler. Bu arada Fransızlar İslahiye'ye bir birlik daha göndererek Kahramanmaraş Yolu'nu güvence altına almaya çalışıyorlardı. Fransızlar'ın İslahiye yolunu tutmak için gönderdiği askerleri, Kılılı Köyü yakınında Muallim Hayrullah Bey'in ve arkadaşlarının baskınına uğradılar. 30 Fransız askeri burada öldürüldü. Ertesi gün de, Bahçe'den Kahramanmaraş'a yardıma gelen Fransız birlikleri Türkoğlu'nun Ceceli Köyü'nü bastılar. Ceceli Köyü'nü yakıp yıktılar. Köy halkına büyük işkence ve zulüm yaptıktan sonra, Eloğlu'na (Türkoğlu) girdiler. Fransızlar, Ceceli ve Eloğlu köylerinde 22 kişiyi öldürdükten sonra küçük ve büyükbaş hayvanların hepsini yağmaladılar.Muallim Hayrullah Bey, etrafında topladığı çete grubu ile birlikte Eloğlu'nu kuşattı. Fransızlar Muallim Hayrullah'ın kuşatması sonucu şaşkına döndüler. Muallim Hayrullah Bey çeteleri ile Fransızlar arasında zorlu bir çatışma çıktı. Zor durumda kalan Fransızlar Kahramanmaraş'taki Fransız birliklerinden yardım istediler. Fransızlar, 12 Ocak 1920'de yardım için bir tabur askeri daha Gaziantep'ten Kahramanmaraş'a sevkettiler. Fransız yardım birliği, Sarılar Köyü'nde Kahramanmaraşlı ve Gaziantepli Kuva-i Milliyelerinin baskınına uğradılar. (13 Ocak 1920). Burada 50 Fransız askerin öldürülmesi haberi; Fransızlar'da huzursuzluk ve panik yaratırken, Kahramanmaraşlı Türkler üzerinde sevgi ve coşku yarattı. Araplar ve Sarılar baskınları Fransızlar için büyük bir darbe oldu. Araplar baskınını gerçekleştirme de Pazarcık çetelerinin yardımı büyük oldu. Kahramanmaraş-Gaziantep yolunun kapanmasından endişelenen ve Pazarcıklılar'a bozulan Fransız komutanı, bir tabur askeri Kahramanmaraş'tan Pazarcık üzerine gönderdi. Fransız askerleri bu defa da Aksu Köprüsü'nün yakınındaki dere yamacında, Pazarcıklı Yakup Hamdi ve arkadaşlarının baskınlarına sahne oldu. TürkIer'in bu yoğun baskınları sırasında darmadağın olan Fransız birlikleri perişan bir halde Kahramanmaraş'a doğru kaçarlarken bu defa da Tomsuklu yakınlarında Hüseyin Efe ve arkadaşlarının baskınlarına uğradılar. Fransız Birliği'nin yarısı öldürüldü. Yarısı da güç bela Kahramanmaraş'taki birliklere kaçarak sığındılar. (19 Ocak 1920).Bu arada, Doktor Mustafa Bey komutasındaki Kahramanmaraşlı Kuva-i Milliyeliler Fransızlar'ın elinde tuttukları Yumurta Tepe'ye birkaç kez baskınlar düzenlediler. Fransızlar'ın yoğun makinalı tüfek ateşi sonucu, bu baskını durdurmayı başardılar ama Fransızlar önemli kayıplar verdiler. Kahramanmaraş'ın Nedirli köyünden Cennet Ali, yanındaki köy arkadaşları ile silahlanarak şehre geldiler. Mağralı Mezarlığı yanında (Şimdiki Kapalı Stadyum) 12 Fransız askeri ile karşılaştılar. Çatışma sonucu 2 Fransız askeri öldürüldü. Diğerleride kaçmak zorunda kaldılar. Ufak tefek yapısı olan Cennet Ali'nin cesur ve gözüpek olmasından ve teşkilat başkanlığı yapmasından dolayı Fransızların korkulu rüyası haline geldi. Cennet Ali ve arkadaşları Kahramanmaraş Çete savaşlarında önemli rol oynadılar. Fransızlar, bu baskınlar ve çete savaşlarının devamlı aralıklarla sürmesinden sonra ne yapacaklarını şaşırdılar. Son olarak Bertiz Kuva-i Milliye'si de Kahramanmaraş'a yardıma gelince, Fransız Generali Kueratta bir misilleme olarak hükümet konağını işgal etti. Kahramanmaraş Mutasarrıfını ve şehrin ileri gelenlerini tutuklattı. Türk jandarmasının biri de ateş sonucu yaralandı.
22 Günlük Kurtuluş Savaşı:
Kahramanmaraş'ta gerginlik son haddini bulunca Maraş Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Arslan Bey, halka silahlı savaşın başladığını duyurdu.
Alman Çiftliği, Amerikan Hastanesi, Seyran Bağları ve Mercimektepe'yi Fransızlar tamamen hakimiyetlerine aldılar.
21 Ocak 1920 Çarşamba günü, şehrin her tarafında karşılıklı silahlar patladı. Fransızlar Mercimektepe'den ve Ahirdağ eteklerinden şehrin önemli yerlerini makinalı tüfeklerle taradılar. Bir yandan da top ateşiyle çevre yollarını bombardıman ettiler. Savaş gece saat 21'e kadar devam etti. Ancak her iki tarafta kesinbir üstünlük sağlayamadı.
22 Ocak 1920 Perşembe günü, çatışma bombalama, bir öncekine nazaran az oldu. Kahramanmaraşlılar'ın duruma hakim olma haberleri ortalığa yayıldı. Akşam üzeri de Fransızları yoğun bir ateşe tuttular.
23 Ocak 1920 Cuma günü, Gaziantep'ten Kahramanmaraş'a gelen bir düşman kolu pusuya düşürülerek bir kısmı imha edildi. Bir kısmı da esir alındı. Pazarcık Kuva-i Milliye'sini yöneten Kılıç Ali Bey'de emrindeki arkadaşları ile birlikte Pazarcık'tan Kahramanmaraş'a gelerek yönetimi devraldı. Fransızlar bu durum karşısında şaşkına döndüler. Kahramanmaraşlılar'ın bu tutumları karşısında çaresiz kalmalarını anlayınca daha önce tutukladıkları Mutasarrıf Cevdet Bey'i salıverdiler.
24 Ocak 1920 Cumartesi günü, Fransızlar, Gaziantep'ten Kahramanmaraş'a acele olarak bir yardım konvoyu gönderdiler. Ancak, bunu haber alan Pişkinzade Ali Rıza Bey ve emrindeki çeteler, Fransızları Karataşlık'ta pusuya düşürerek darmadağın ettiler. Kahramanmaraş'taki Fransız birliklerine getirilen malzeme ve yiyeceklere el konuldu.
25 Ocak 1920 Pazar günü, mahalle çatışmaları devam ederken, Pazarcık, Bertiz, Nedirli köylerinden grublar halinde çeteler, Kahramanmaraş'a yardıma geldiler. Fransızlar'ın birkaç kez tekrarladıkları saldırılar sonuçsuz kaldı. Fransızlar gece ışık görülen pencerelere haince ateş etmeye başladılar. Şiddetli karakışta savaşla birlikte aman dinlemiyordu. Çok soğuk olan bu günde buruk yüzler, heyecan dolu gözlere uyku girdirmiyordu artık.
26 Ocak 1920 Pazartesi günü, Evliya Efendi ve Kuvvetleri Abarabaşı ve Şekerdere'deki Ermeni evlerini tamamen yıktılar. İçerisindeki Ermenileri de esir aldılar. Evliya Efendi ve arkadaşlarının bu tutumları Fransızlar'a göre bir kabus oldu.
30 Ocak 1920'de Tekke Kilisesi kuşatıldı. Bombacı Ahmet, bakır sürahisinin içerisine sıkıca yerleştirdiği nal parçaları, çivi ve barut'u fitil sayesinde ateşleyerek kiliseye attı. Dışarıya çıkan Ermeniler'de esir edildiler. Savaş iyice şiddetlendi. Ermeniler de sokaklara baskınlar düzenleyerek kadın, çoluk çocuk herkesi acımasızca katletmeye başladılar. Donmuş kar üzerinde sokakta kalan çocukların bir kısmınında soğuktan öldükleri görüldü.
2 Şubat 1920'de şehrin çok yanını Fransızlar ateşe verdiler. Mahalle ve sokak aralarındaki 3-5 kişilik grublar, düşmanlarla kıyasıya kama, balta ve satırlarla çatışmaya başladılar. Kadınlann çığlıkları, çocukların ağlamaları, savaşla birlikte dondurucu soğukların etkisi tüm yürekleri dağlayan ayrı bir yara idi. Bu arada Fransız askerleri ellerine geçirdikleri kişileri kadın, çoluk, çocuk ve yaşlı demeden acımasızca işkence ve zulüm ederek katlediyorlardı.
6 Şubat 1920'ye kadar şehir içi çete savaşları bütün şiddeti ile devam etti. Her sokak arasında 3-4'er kişilik sokak muharebeleri olağan hale geldi. Hemen hemen her sokak ve mahalle aralarında cesetlere rastlanır oldu. Barut, yangın, ceset kokusunun yanında iniltiler, bağırışmalar, sızlanmalar şehrin havasını büsbütün karartmıştı. Kahramanmaraş'ın ve Kahramanmaraşlılar'ın üzerine adeta bir karabulut gibi hüzün ve kabus kaplamıştı. Çaresizlik içerisinde kalan Kahramanmaraşlılar bir yandan acımasızca olagelen savaş, bir yandan da karakış soğuğuna karşıda olsa ümitlerini yitirmediler. Belediye Dairesi, Mevlevi Dergahı ve Türk dükkanlarının çoğu Ermeniler tarafından ateşe verilerek yakıldı.
Kuva-i Milliyeciler çocukların yakın köylere taşınmasını söylediler. Halkın bir kısmı çocuklarını çevre köylere koymak için yola koyulunca, halk arasında bir de panik koptu.
6 Şubat 1920'de Bertiz ve Yenicekale çeteleri düşman kışlasını kuşatarak ablukaya aldılar. Fransızlar'a yardım geleceği haberide ortalığa yayıldı. Bu sırada üsteğmen Hamdi Efendi ve süvari bölüğü komutanı Kamil Bey'de şehre geldiler. Tuzhan, Türklerin eline geçti. Hırlak Avadisin evi Mıllış Nuri tarafından yakıldı. Mıllış Nuri'de Ermenilerle savaşırken şehit edildi. Kırklar Kilisesi'de çeteler tarafından yakıldı.
7 Şubat 1920 günü Albay Normand komutasındaki 300 kişilik Fransız birliği yardım için Erkenez çayı kenarına gelerek karargah kurdular. Yanlarında getirdikleri 4 adet topla şehri bombalamaya başladılar. Bir yandan da Mercimektepe'den şehri bombalamayı sürdürüyorlardı. Şehir tamamen iki top ateşi arasında kalmıştı. Diğer yandan da Fransız Askeri Kışla'sından da destek sağlanıyordu. İslahiye'den gelen Fransız Birliği'ne Yörükselim Bey ve müfrezelerinin karşı koymalarına rağmen, Fransızlar pek etkilenmediler.
İki ateş arasında kalan Kahramanmaraşlılar, çocukları ve hastaları çevre köylere taşımaya başladılar. Halk dilinde bu duruma "kaç kaç" diye söylenir. Maraş Müdafa­i Hukuk Reisi Arslan Bey, geri çekilmenin şehirde büyük bir katliama sebebiyet vereceğini ve yolun Sivas'a kadar açılmasının sebebiyet vereceğini söyleyerek, direnmenin devam etmesini ısrarla söyledi.
9 Şubat 1920 günü Fransızlar şehri aralıklarla tekrar bombalamaya başladılar. Şehrin çok yerini yakıp yıktılar. Şehirdeki halk arasında açlık ve kıtlık tehlikesi de başgöstermeye başladı. Kılıç Ali Bey ve emrindeki çeteler Kümbet Kilisesi'ni ele geçirerek, Ermenilerin bazılarını da esir aldılar.
10 Şubat 1920'de Kahramanmaraş'ın ileri gelenleri, Doktor Mustafa ile bir toplantı yaparak; "soykırım olabileceğini, teslim olmaktan başka çare kalmadığını" belirttiler. Doktor Mustafa da şehrin bazı ileri gelenlerine ve halka bu duygularından vazgeçmelerini ve direnmelerini söyledi. Doktor Mustafa'ya göre; er geç Kahramanmaraşlılar başarıya ulaşacaktı.
Bu sırada Fransızlar'da Kahramanmaraşlılar'ın bu büyük dirençleri ve karşı koymaları karşısında iyice ümitsizliğe düştüler. Fransızlar'da çaresizlik içerisinde şehri terketmeyi düşünüyorlardı. Aynı gün Doktor Mustafa, yanında emir eri olduğu halde, Amerikan Koleji'ne gelerek General Kueratte ile görüştü. Görüşmeden sonra geri dönüşünde emir eri ile birlikte Ermeniler tarafından Alman Hastanesi yakınında pusuya düşürülerek şehit edildi. Doktor Mustafa'nın şehit edilmesi, şehrin hemen her yanında anında duyuruldu. Doktor Mustafa'nın şehit edilmesi haberi Fransızlar ve Ermeniler arasında adeta bir şok etkisi yaptı ve büyük bir panik yaşandı. Çünkü, Kahramanmaraşlılar'ın son anda topyekün Fransızlar ve Ermeniler üzerine yürüyerek heran büyük bir katliam yapabileceklerinden çekinmeye başladılar. Doktor Mustafa, Kahramanmaraşlılar'ın o anda lideri ve en sevilen kişilerin başında geliyordu. Fransızlar ve Ermeniler'de bunun şuuruna vardılar. Zaten, Doktor Mustafa'nın da Ermeniler tarafından katledilmesi, bardağı taşıran son damla oldu.
Fransız ve Ermeniler; Kahramanmaraşlılar'ın vatanından, milletinden, namusundan, bayrağından, dininden, kutsal kitabından hiçbir zaman taviz vermeyen, örf adet ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum olduğunu anladılar.
11 Şubat 1920 gecesi Fransızlar ve Ermeniler, Kahramanmaraşlılar'ın bu durumlannı bildikleri için birden ateş keserek kaçma hazırlığı yaptılar. Aynı gece kim tarafından ateşe verildiği henüz kesin olarak bilinmemekle birlikte, Fransız askeri kışlası yanmaya başladı. Bununla birlikte içindeki cephaneler de ateş alarak yanmaya ve patlamaya başladı. Gece yarısı apar topar kaçmaya başladılar. Bu sırada Kahramanmaraşlılar da ışıkları söndürerek heran bir baskın olabileceğini düşünüyorlardı.
Nitekim, geceleyin sabaha karşı Fransız ve Ermeniler, bazı evleri ateşe vererek kaçmaya başladılar. Bunun üzerine bıçağını, baltasını, tabancasını, kazma ve küreğini kapan Kahramanmaraşlılar bunların peşlerini bırakmadılar.
12 Şubat 1920 günü sabaha karşı, şehir Fransızlar'dan ve Ermeniler'den tamamen temizlendi. Fransızlar İslahiye'ye kadar kaçtılar. Kaçamayan ve yakalanan 100 civarındaki Ermeni ve Fransız da Türkler tarafından esir edildiler.
22 gün 22 gece süren Kahramanmaraş Kurtuluş Savaşı 12 Şubat 1920 günü sabah namazı sularında resmen sona erdi. Artık savaş bitmişti. Bütün Kahramanmaraşlılar ve civar köylerden gelen binlerce vatansever, cefakar Kahraman-Gaziler sabahın erken saatlerinde şehrin merkezine toplanarak, sevinç gözyaşları içinde birbirlerine sarıldılar. Kucaklaştılar. Birbirlerine sarılarak sevinç gözyaşları ile herkesin adeta ağladığı görüldü. Kardeşliğin, birlik ve beraberliğin Türk gurur ve şuuru ile Islam ahlakının en güzel örnekleri burada sergilendi. İkramlar, sevinçler, saygınlık, sevgi, bağlılık, Türk örf adetleri ile millet sevinçten adeta coştu. Artık acılı günler geride kalmıştı. İnançlı, azimli ve şuurlu Kahramanmaraşlılar'a yan gözle bakan düşmanın gözünün her zaman oyulacağı söylendi. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü altın harflerle tarihe geçiren Kahramanmaraşlı sevincinin haklı gururunu yaşıyordu artık. Bu coşku ve sevgi yumağı öğle sonuna kadar artarak devam etti. AğıtIar yakıldı, türküler söylendi, folklorik yöre oyunları sergilendi. Evlerden halka ikramlar dağıtıldı.
O günden sonra her yıl 12 Şubat günü köylüsü ile mahallelisi ile hep bir olup el ele vererek kucaklaşma, sevinç, bayram yapılması gelenek haline getirildi. 12 Şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Bayramı'nın devlet töreni ile de her yıl kutlanması kararlaştırıldı. Bu nedenle, her yıl 12 Şubat günü Türkiye'nin en görkemli ve muhteşem Kurtuluş Bayramı Kahramanmaraş'ta kutlanmaya başlandı. Kahramanmaraş Kurtuluş Bayramı'nın şehirde olduğu gibi bütün Türkiye'de de ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Maraşlılar'ın bu kahramanlıklanndan dolayı 1925 yılında T.B.M.M.'nin kararı ve Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın da onayı ile şehre Istiklal Madalyası verildi.

7 Şubat 1973'de de Maraş'a Kahramanlık ünvanının da verilmesiyle "Kahramanmaraş" adını aldı.
Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Savaşı Kahramanları
SÜTÇÜ İMAM CENNET ALİ GÖZÜKARA ÇAKMAKÇl SAİT M. ALİ KlSAKÜREK ABDULLAH ÇAVUŞ BOMBACl AHMET M. HİLMI DEDEOĞLU OSMAN EŞBAH FATMALlLlOĞLU DERVİŞ ABDAL HALİL OSMAN ERŞAN YÜRÜK SELİM MÜMTAZ EREN MUSTAFA KUŞÇU HAFlZ ALİ EFENDİ MUHİTTİN KARAKlZ SAİT YALÇlN SENEM AYŞE TEKEREKZADE AHMET MUALLİM HAYRULLAH ZEKİ KARAKIZ ÇUHADAR ALİ YUSUF ÇAVUŞ DOKTOR MUSTAFA ŞEHİT EVLİYA ARSLAN BEY MlLLlŞ NURİ KILlÇ ALİ ARİF ŞIŞMAN VEZİR HOCA ECZACl LÜTFİ ZÜLKADİROĞLU SÜLEYMAN MAHMUT BEY ŞEYH ALİ SEZAİ ABDULLAH BAYAZlT MUHARREM BAYAZlT RAFET EFENDİ HASAN CAVUŞ VE TÜM KAHRAMANMARAŞ HALKI...........
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TELGRAFI:
“Düşmanın taarruzuna karşı kahramanca silaha sarılan Maraşlı kardeşlerimiz yirmi güne yaklaşan bir zamandan beri kan ve ateşler içerisinde istilacı Fransızlara ve onların silahlandırdığı hunhar Ermenilere karşı savaşmakta idiler. 10-11 Şubat 1920 gecesi düşmanı İslahiye istikametinde firara mecbur ederek, mevcudiyet-i millilerini kazanmaya muvaffak olmuşlardır.”
Hey’et-i Temsiliye Adına
Mustafa Kemal
KAZIM KARABEKİR'İN TELGRAFI:
“Maraş kahramanlarının Türklüğe has olan celadet ve fedakarlıkları neticesinde sevgili Bayraklarımızın yine Maraş üzerinde dalgalandığını haber almakta bütün Kolordum büyük sevinç duymaktadır. Öldünüz fakat Türklüğü öldürmediniz. Tarih-i Millimize kanınızla ve hayatınızla emsalsiz bir menkibe-i celadet yazdınız. Maraşlıların ve sizlerin alnınızdan öper, Kolordumun hissiyat-ı samimiyesini arzederim.”
15. Kolordu Komutanı
Kazım Karabekir
Rapor Et
Eski 29 Aralık 2008, 13:36

Mondros mütarekesinden sonra Maraş'ın işgal edilişi hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
maraş'ın mondros mütarekesinden sonra işgal edilişi hakkında bir gazete yayınlamak.Lütfen bize yardımcı olun şimdiden teşekkürler
Rapor Et
Eski 29 Aralık 2008, 13:55

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#4 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Detaylı bilgi için bakınız;
Maraş'ın işgali ve işgal sırasında olan olaylar neler?
Rapor Et
Eski 23 Kasım 2009, 23:05

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
evet biz de gazete yayınlicaz nolur yardıııım!
Rapor Et
Eski 23 Kasım 2009, 23:13

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#6 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

evet biz de gazete yayınlicaz nolur yardıııım!
Ne konuda yardım almak istiyorsunuz daha açık ifade edebilir misiniz?
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2009, 09:39

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
mondros ateşkes antlaşmasından sonra maraş'taki müdafa-i hukuk cemiyetlerinin işlevleri. azınlıkların kurduğu cemiyetlerin zararlı yönleri
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2009, 10:41

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#8 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

mondros ateşkes antlaşmasından sonra maraş'taki müdafa-i hukuk cemiyetlerinin işlevleri. azınlıkların kurduğu cemiyetlerin zararlı yönleri

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUNDA OSMANLI DEVLETİNİN DURUMU
A. MONDROS ATEŞKES ANLAŞMASI'NIN UYGULANIŞI VE İLK İŞGALLER
Ateşkes isteyen Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Limni Adası'nın Mondros limanında ateşkes anlaşması imzalandı (3O Ekim 1918). Mondros Ateşkes Anlaşması'nı Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı) Rauf (Orbay) Bey imzalamıştır. Rauf (Orbay) daha sonra Milli Mücadele'ye katılacaktır.

Mondros Ateşkes Anlaşması'nın Maddeleri:
1. Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Boğazlardaki istihkamlar, (siperler) İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek. İtilaf Devletlerinin Karadeniz'e serbestçe geçişi sağlanacak. Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenliği sona erdi. Anadolu ile Rumeli'nin bağlantısı kesildi. Başkent İstanbul'un güvenliği tehlikeye düştü.
2. Osmanlı ordusu terhis edilecek. Orduya ait silah ve cephane İtilaf Devletlerinin emrine verilecek. Anadolu'yu askersiz ve silahsız bırakarak işgaller karşısında direniş olmasını önlemeye çalıştılar.
3. Osmanlı Donanması İtilaf Devletlerinin gösterecekleri limanlarda göz altında tutulacak. Osmanlı deniz gücünü etkisiz hale getirdiler.
4. Toros tünelleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek.
5. Bütün haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri, İtilaf Devletlerinin denetimi altında bulundurulacak. Bölgeler arasında yardımlaşmaya engel oldular. Anadolu'nun kontrolünü ele geçirdiler
6. İtilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler (7. madde). Mondros'un en tehlikeli maddesidir.
Bütün Anadolu topraklarının işgal edilebileceği göstermektedir.Güvenliklerinin tehdit edilmesi bahanesi işgallere haklılık kazandırmak içindir.
7. Trablusgarp ve Bingazi'deki bütün Türk subayları, en yakın İtalyan garnizonuna; Hicaz, Yemen, Suriye ve Irakta bulunan askeri birliklerimiz ise İtilaf Devletlerine teslim olacaklardı. Osmanlı Devleti'nin askeri bakımından güçsüz bırakmayı amaçlamaktadırlar.
8. Doğu Anadolu'daki altı ilde (Vilayet-i Sitte) Diyarbakır, Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ (Harput), Sivas karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri, bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebileceklerdi (24. madde).


Mondros ateşkesten çok kayıtsız şartsız bir teslim belgesidir. Birinci Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri Osmanlı toprakları için aralarında gizli paylaşım anlaşmaları yapmışlardı. Bu nedenle Mondros Ateşkes Anlaşması'na işgalleri kolaylaştırıp, karşı koymayı engelleyecek maddeler yerleştirdiler. 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri filosu İstanbul'a demirleyerek yaklaşık beş asırlık başkentimizi işgal etti.
Mondros'a dayanarak girişilen ilk işgal, İngilizler tarafından Musul'a yapıldı. Bunun dışında;
• İngilizler : Urfa, Antep, Maraş'ı,
• Fransızlar Ermenilerle birlikte : Adana, Mersin, Dörtyol'u,
• İtalyanlar : Antalya, Burdur, Isparya ve Konya'yı işgal ettiler.
İngilizler, işgal ettikleri yerler dışında Çanakkale, Eskişehir, Afyon, Samsun, Merzifon ve Batum'a askeri birlik gönderdiler. İşgaller ateşkesin maddelerine aykırıydı. Osmanlı Devleti çok zor durumdaydı.
Not. İngilizler Maraş, Antep ve Urfa'yı daha sonra Fransızlara bırakacaktır
Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)
- Yenilen devletlerle yapılacak barış anlaşmalarını görüşmek amacıyla toplandı.
- Osmanlı Devleti'nin paylaşılması da bu konferansta görüşüldü.
- Yunanistan, fırsattan yararlanarak Batı Anadolu'nun kendisine ait olduğunu iddia etti. Gerekçe olarak da uydurma belgeler öne sürdü.
- Aslında Batı Anadolu gizli antlaşmalarda İtalya'ya verilmişti. İngilizler, sömürge yolları üzerinde güçlü bir İtalya yerine, kukla bir Yunanistan'ın olmasını çıkarlarına daha uygun buldular.
- Paris Barış Konferansı'nda Yunanlıların, İzmir'den başlayarak Batı Anadolu'yu işgal etmelerine karar verildi. İtalyan delegesi bu duruma çok kızdı ve konferansı terk etti.
NOT:İtilaf bloğunda ilk anlaşmazlık, Batı Anadolu'nun İtalyanlar yerine Yunanlılara verilmesi oldu.
2. İzmir'in işgali
Yunanlılar, Paris Barış Konferansı'nın ardından Batı Anadolu'yu işgal hazırlıklarına başladılar. İzmir'in işgaline Türk halkı çok büyük tepki gösterdi. Çünkü bıçak kemiğe dayanmıştı. Atatürk'ün ifadesiyle “Canına kastedilen bir millet, her şeyi göze alacaktı.”


BÖLÜM III
Ölçme-Değerlendirme
• Bireysel öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme-Değerlendirme
• Grupla öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme-Değerlendirme
• Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler ve ileri düzeyde öğrenme hızında olan öğrenciler için ek Ölçme-Değerlendirme etkinlikleri 19. I.Dünya Savaşı’nı sonuçları nelerdir ?
20. I.Dünya Savaşı sonrası imzalanan barış antlaşmalarının şartları nerede belirlenmiştir ?
21. Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı sonucunda hangi topraklarını kaybetmiştir ?
22. Wilson İlkelerinin Osmanlıyı ilgilendiren maddeleri nelerdir ?
23. Mondros Ateşkes Antlaşmasının çok ağır şartlar taşımasının nedenleri nelerdir ?
24. İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkesinin hangi maddelerine dayanarak Anadolu’yu işgale başlamışlardır?
Dersin Diğer Derslerle İlişkisi İlgili zümre öğretmenleri ile işbirliği yapılacak
B. DEVLETİN ÇÖKÜŞÜNÜ AMAÇLAYAN KURULUŞLAR (Zararlı Cemiyetler)

1. Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler
Mondros Ateşkesi ile başlayan işgaller, azınlıklara bölücü çalışmalarında cesaret verdi.
Başlıca zararlı cemiyetler şunlardır:
Mavri Mira Cemiyeti : Rumlar tarafından Fener Rum Patrikhanesinin desteğiyle kurulan cemiyettir
Pontus Rum Cemiyeti : Pontus Rumları tarafından kuruldu.
Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler :
Mondros'un getirdiği ortamdan yararlanan Ermeniler ise bölgede kendi devletlerini kurmak için Hınçak, Taşnak Sütyun gibi cemiyetler kurdular.
Azınlıkların Kurdukları Zararlı Cemiyetlerin Ortak Özellikleri :
1. Bulundukları bölgelerde silahlı çeteler oluşturdular. Böylece Türkleri sindirmek veya göçe mecbur bırakmak istiyorlardı.
2. Ortak hareket noktaları, bulundukları yerlerde karışıklık çıkararak Mondros'un 7. maddesine göre yapılacak işgallere zemin hazırlamaktı.
3. Bazıları da (Ermeniler, Pontus Rumlar) bulundukları yerlerde bağımsız devlet kurma amacında idiler.
4. İtilaf Devletleri tarafından kışkırtıldılar ve desteklendiler. Bunun karşılığında da İtilaf Devletlerinin işgallerini kolaylaştırdılar.
2. Türkler Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
- Bu cemiyetler Milli Mücadele'ye karşıdır.
- Milli birlik ve beraberliğe zarar vermişlerdir.
- Saltanat ve hilafeti savunanların cemiyetler olduğu gibi bazı cemiyetler de ülkenin kurtuluşunu büyük devletlerin himayesi altına (mandası) girmekte gördüler.
a. Kürt Teali Cemiyeti
Cemiyetin merkezi İstanbul'du. İngilizler tarafından desteklenen cemiyetin amacı yabancı bir devletin himayesinde, bazı doğu illerimizi kapsayacak şekilde ayrı bir hükümet kurmaktı.
b. Teali İslam Cemiyeti
Ülkenin kurtuluşunu padişah ve hilafete bağlı kalmakta gören İstanbul'daki bazı medrese müderrisleri tarafından kuruldu.
c. İngiliz Muhipleri Cemiyeti
Merkezi İstanbul'du. Vatanın kurtuluşunun, İngilizlerle dost kalmak ve işgallere karşı koymamakla mümkün olacağını savundu.
d. Wilson Prensipleri Cemiyeti
Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerika'nın himayesine girilmesini savundu.
Milli varlığa düşman cemiyetler, Anadolu'da oluşan milli birlik ve beraberliği bozucu çalışmalar içerisine girmişlerdir.

C. MİLLİ KURULUŞLAR (Yararlı Cemiyetler)
Mondros'tan sonra işgallerin başlaması ve İstanbul Hükümeti'nin işgallere kayıtsız kalması üzerine millet harekete geçti. Vatanın çeşitli bölgelerinde yerel (mahalli) cemiyetler kuruldu.
a. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Doğu Anadolu'nun Haklarını Savunma Cemiyeti):
Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesine engel olmak amacıyla kuruldu.

NOToğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Kongresi'ni düzenleyerek, Kurtuluş Savaşı'nın hazırlık safhasında önemli bir görev üstlendi.
b. Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Trakya-Paşaeli'nin Haklarını Savunma Cemiyeti) :
Mondros Ateşkesi'nden sonra ilk kurulan cemiyettir. Merkezi Edirne idi. Amacı, Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgalini önlemek, Rumların bölgedeki saldırganlıklarına karşı koymaktı.
c. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti (Trabzon'un Milli Haklarını Koruma Cemiyeti):
Merkezi Trabzon'du. Doğu Karadeniz'de, Trabzon ve civarında Pontus Rum devletinin kurulmasını önlemek için kuruldu.
ç. Kilikyalılar Cemiyeti (Adana ve civarının haklarını koruma cemiyetidir):
İstanbul'da kuruldu. Amacı Adana'da Ermenilerin katliama dönüşen eylemlerine son vermekti. Cemiyet silahlı direniş birlikleri kurarak Ermenilere ve Fransızlara karşı Adana ve civarını koruma kararı aldı.
d. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti (İzmir Osmanlı Haklarını Savunma Cemiyeti):
İzmir ve civarının Yunanistan'a katılmasını engellemek için İzmir'de kuruldu. Amacı Ege Bölgesi'nde Türklerin çoğunlukta olduğunu basın-yayın yoluyla dünyaya duyurmaktı. Silahlı direniş yapmayı benimsedi. Bölgesel direniş kuruluşlarına silah ve cephane sağlamaya çalıştı.
e. Milli Kongre Cemiyeti :
İstanbul'da kuruldu. Bütün milli grupları kendi içinde toplamaya çalıştı.

NOT:Milli Kongre Cemiyeti, diğer cemiyetlerden farklı olarak bölgesel değildir.Amacı Türk davasının haklılığını Dünya kamuoyuna basın-yayın yoluyla duyurmaktı.

Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri :
Sadece kuruldukları bölgeyi savunmayı amaçlamışlardır. Bölgeseldirler. Çalışmaları iki esasa dayanır: İşgal hareketlerini protesto etmek (Demokratik tepki), işgallere silahla karşı koymak (Silahlı tepki).



Kaynak >> Postitler Weblog: Atatürkçülük
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2009, 13:36

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
sütçü imam neyden dolayı çıktı
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2009, 14:19

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen Maraş'ın durumu neydi?

#10 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

sütçü imam neyden dolayı çıktı
Sütçü İmam, (asıl adı İmam Ali[1], süt satarak geçimini sağladığı için "Sütçü" lakabı verilmiştir) (d. 1871, Kahramanmaraş – ö. 25 Kasım 1922). Uzunoluk semtinde süt satarak geçimini sağlayan, hem de fahri olarak bugünkü Çınarlı (eski Bektutiye) Camiinde imamlık yapan din adamı.
Sütçü İmam Olayı [değiştir]

Fransız askerlerin peçeli Türk kadınlarına el uzatmaları sonucunda ayaklanan Türkler Fransızlara saldırmaya çaışssada Fransız askerler, iki Türk'ü yaraladı. Sütçü İmam'ında karşılık vererek Fransızlara kurşun atmasından sonra kısa süreli bir arbede yaşandı.Bunun sonucunda Sütçü İmam Maraş'ta sevilen bir hale geldi
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.357 saniyede (86.10% PHP - 13.90% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 06:44
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi