Arama

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Istanbul'un durumu nedir?

En İyi Cevap Var Güncelleme: 21 Ekim 2016 Gösterim: 7.832 Cevap: 2
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
9 Aralık 2009       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Istanbul'un durumu nedir?
EN İYİ CEVABI fadedliver verdi
İstanbul kamuoyu anlaşma hükümlerini ağır buldu, ancak genel bir iyimserlikle karşıladı. 1 ve 2 Kasım tarihli İstanbul gazeteleri daha çok İstanbul'da savaş ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladılar. (Bulgaristan'ı işgal eden İtilaf ordularının o günlerde İstanbul'a yönelik taarruzu bekleniyordu.) Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da, "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu.

Sponsorlu Bağlantılar
Minber, başka birçok yorumcu gibi, Rus ve Avusturya imparatorluklarının parçalanıp anarşiye ve iç savaşa düşmelerini örnek gösteriyor, Türkiye'nin bu akıbetten kurtuluşunu memnunluk verici buluyordu.Fethi Bey'in (Okyar) aynı tarihli başyazısında şöyle deniyordu:
"Cihan Harbi henüz her tarafta bitmemiştir. Ne zaman sona ereceği de katiyetle hesap ve tahmin edilemez. Anlaşma koşullarının ağırlığı bundan ileri gelmiştir. Dünya durumunun fevkaladeliği karşısında İtilaf devletleri tarafından konulan bu kayıtların, bu anlaşma maddelerinin devamı olamaz. Sulh zamanına kadar alınmasına lüzum görülmüş geçici ve ihtiyati tedbirler kabilindendir."
Ancak 13 Kasım'da İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmesi ve Tevfik Paşa kabinesinin kurulmasından sonra anlaşma hükümlerine yönelik kuşku ve kaygılar İstanbul basınında daha sık görülmeye başlandı.

Bu antlaşma aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa ve halk için Kurtuluş Savaşı'nın, yani milli mücadelenin de tetiği olmuştur.

BAKINIZ
Antlaşmalar - Mondros Mütarekesi (Mondros Ateşkes Antlaşması)

Son düzenleyen Safi; 21 Ekim 2016 00:44
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
9 Aralık 2009       Mesaj #2
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
İstanbul kamuoyu anlaşma hükümlerini ağır buldu, ancak genel bir iyimserlikle karşıladı. 1 ve 2 Kasım tarihli İstanbul gazeteleri daha çok İstanbul'da savaş ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladılar. (Bulgaristan'ı işgal eden İtilaf ordularının o günlerde İstanbul'a yönelik taarruzu bekleniyordu.) Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da, "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu.

Sponsorlu Bağlantılar
Minber, başka birçok yorumcu gibi, Rus ve Avusturya imparatorluklarının parçalanıp anarşiye ve iç savaşa düşmelerini örnek gösteriyor, Türkiye'nin bu akıbetten kurtuluşunu memnunluk verici buluyordu.Fethi Bey'in (Okyar) aynı tarihli başyazısında şöyle deniyordu:
"Cihan Harbi henüz her tarafta bitmemiştir. Ne zaman sona ereceği de katiyetle hesap ve tahmin edilemez. Anlaşma koşullarının ağırlığı bundan ileri gelmiştir. Dünya durumunun fevkaladeliği karşısında İtilaf devletleri tarafından konulan bu kayıtların, bu anlaşma maddelerinin devamı olamaz. Sulh zamanına kadar alınmasına lüzum görülmüş geçici ve ihtiyati tedbirler kabilindendir."
Ancak 13 Kasım'da İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmesi ve Tevfik Paşa kabinesinin kurulmasından sonra anlaşma hükümlerine yönelik kuşku ve kaygılar İstanbul basınında daha sık görülmeye başlandı.

Bu antlaşma aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa ve halk için Kurtuluş Savaşı'nın, yani milli mücadelenin de tetiği olmuştur.

BAKINIZ
Antlaşmalar - Mondros Mütarekesi (Mondros Ateşkes Antlaşması)

Son düzenleyen Safi; 21 Ekim 2016 00:47
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
24 Kasım 2010       Mesaj #3
ener - avatarı
Ziyaretçi
1 Kasım'da İttihat ve Terakki kendini lağvetti. 2 Kasım'da Enver, Talat, Cemal paşalar yurtdışına kaçtı. 6 Kasım'da Boğazlar silahsızlandırıldı. 7 Kasım'da işgal güçleri Çanakkale'den geçti ve Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a ulaştı. 13 Kasım 1918'de müttefiklerin 55 parçalık gemilerinden İstanbul'a 3500 asker çıkarıldı. İngiliz Albayı Muerpi İstanbul'a geldi. İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, bu güçleri takip etti. 465 yıllık başkente ilk kez yabancılar askeriyle giriyor, millet esaretle tanışıyordu.
23 Kasım 1918'de Ahmet İzzet Paşa yeni hükümeti kurdu.
9 Şubat'ta Hadisat gazetesinde Süleyman Nazif Kara Gün başlıklı bir yazı yazdı. Türk milletinin böyle bir işgali yaşamadığını ve bunu kaldıramayacağını söyledi. İtilaf devletleri Türk halkının tepkisini çekmemek ve işgalin haklılığını kanıtlamak için aşağıdaki bildiriyi yayınladılar.
  1. İşgal geçicidir.
  2. Padişahlığı ve halifeliği korumak ve güçlendirmek için işgaller gerçekleştirilmiştir.
  3. Azınlıklara yönelik bir katliam başlarsa İstanbul Türklerden alınacaktır.
  4. Herkes padişahlık makamının İstanbul'dan vereceği kararlara uyacaktır.
Son düzenleyen Safi; 21 Ekim 2016 00:46

Benzer Konular

29 Kasım 2009 / Ziyaretçi Cevaplanmış
3 Aralık 2008 / Ziyaretçi Cevaplanmış