Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Kükürt nerelerde çıkar?

Bu konu Soru-Cevap forumunda fındıklar tarafından 11 Şubat 2009 (21:32) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
11989 kez görüntülenmiş, 13 cevap yazılmış ve son mesaj 11 Şubat 2014 (17:54) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 11 Şubat 2009, 21:32

Kükürt nerelerde çıkar?

#1 (link)
fındıklar
Ziyaretçi
fındıklar - avatarı
LÜTFEN BANA KÜKÜRT'ÜN NEREDE OLDUĞUNU SÖYLEYİN
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi

Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur.

Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.
Benzer Konular: Etiketler:
  • kukurt en cok nerede cikarilir
  • kukurt nerede cikarilir
  • kukurt nereden cikarilir
  • kukurt turkiyede nerede cikarilir
  • turkiyede kukurt nerede cikarilir
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Şubat 2009, 21:39

Kükürt nerelerde çıkar?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur.

Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.
Rapor Et
Eski 4 Temmuz 2009, 22:31

kükürt hakkında

#3 (link)
haydar dümen
Ziyaretçi
haydar dümen - avatarı
deniz tabanındaki kumun altından çıkarılan siyah çamurun içindekükürt olduğu söyleniyor doğrumudur?
Rapor Et
Eski 12 Şubat 2011, 12:21

Kükürt nerelerde çıkar?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
kükürt ve linyit nerelerde çıkartılır
Rapor Et
Eski 12 Şubat 2011, 12:30

Kükürt nerelerde çıkar?

#5 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

kükürt ve linyit nerelerde çıkartılır
Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur.

Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.


DÜNYADA BAZI ÖNEMLİ LİNYİT HAVZALARI
6.1. ABD ve Kanada Linyit Havzaları
ABD ve Kanada’da dünya rezervlerinin % 52’sini ihtiva eden linyit yatakları bulunmaktadır. Bu büyük linyit basenleri Avrupa kıtasında bulunanlara nazaran daha az işletilmekte ve dolayısıyla daha az tanınmaktadır. ABD’nin en önemli linyit yataklarından biri Kuzey Dokata ve Montana devletleri arasında paylaşılmış olan havzada verilmiştir.
6.2. Almanya Linyit Yatakları
Toplam rezervlerinin 40 milyar tonu aştığı tahmin edilen Almanya linyit yatakları stratigrafik olarak şöyle sınıflandırılabilir:
Eosen: Saksonya, Thüringen, Brunschwig, Aşağı Hesse ve Yukarı Ren vadisi yatakları;
Oligosen: Alpin kıvrımlarının önünde çökelmiş basenlerdir. Yukarı Ren ve Aşağı Main vadisi jizmanları;
Alt Miosen: Aşağı Ren vadisi basenleri;
Üst Miosen: Almanya’nın doğu ve kuzeydoğusunda bulunan, Doğu Saksonya’da, Süddetler’in kıyısında görülen linyitler, Lusace, Silezya, Pomeranya ve Oberpflaz yatakları;
Pliyosen: Ren vadisinde bulunan linyitler.
Yukarıda yaşlarına göre ayrılan yataklardan bazılarının ayrıntılı olarak incelenmesi yararlı olacaktır.
6.2.1. Saksonya ve Thüringen Linyitleri
Elbe ırmağının Saale ve Mulde kolları arasında bulunan bu linyit havzası, 100 km uzunlukta ve takriben 50 km genişliktedir.
Havzada linyitli formasyonların stratigrafik ayırımı, alttan üste doğru şöyledir:
Taban: Trias yaşlı kayaçlardan ibaret olup, yatağın güneybatısında Paleozoik’e dahil edilen kristalin şistlerden meydana gelmiştir.
Eosen: “Eski linyit formasyonları”nı teşkil eden tabakalarla temsil olunur. Bu eski formasyonlarda iki damar bulunmaktadır. Alt damar, basenin güneyinde 12-14 m kalınlığa ulaşır. Ortalama kalınlığı 5-6 m’yi bulan üst damar, alt damardan daha az bir alana yayılmıştır. Bu iki damar güneyde takriben 6 m kalınlık gösteren bir sediman ile ayrılırlar; kuzeyde ise birleşerek tek bir damar hasıl ederler.
Havzanın batısında uçucu madde oranı çok yüksek, bitümlü, sarı veya kahverengi kalınlığı 1,5-2 m civarında olan bir “Schwelkohle” bankı vardır. Bu bank, yatay olarak, bilhassa Leitz şehri civarında işletilen piropisitlere geçer.
Oligosen: Karasal formasyonlardan ibaret olup, prodüktif bir formasyona sahip olmadığından, ekonomik değeri haiz değildir.
Miosen: “Üst linyitleri” kapsayan formasyondan müteşekkildir. Leipzig şehrinden sonra görülmeye başlar. Üst linyitler ekonomik yönden ehemmiyetsiz olup, az miktarda işletilmektedir. Burada marnlarla ve Miosen yaşlı kumlarla örtülü 6 ile 15 m kalınlıkta bir damar bulunmaktadır.
Kuaterner: Buzul formasyonları ihtiva eder. Bazen üst linyitlerin hemen üstüne, bazen ise bu damarların tavan formasyonundan sonra gelir. Buzulların hareketi, üst damarda, daha önce tektonik bahsinde incelenen oldukça mühim deformasyonlara yol açmıştır. Bu deformasyonlara (kıvrımlara) özellikle Borna şehri civarında rastlanır.
Açık olarak işletilen Saksonya ve Thüringen linyitlerinin karakteristikleri şöyledir:
- “Eski linyitler”de: % 54 su, % 4 kül (orijinal kömürde), % 21-30 uçucu madde vardır.
- Üst linyit damarlarında: % 44 su, % 8-12 kül (orijinal malzemede) ve % 23 civarında uçucu madde bulunmaktadır.
6.2.2. Senftenberg Linyit Yatakları
Miosende teşekkül etmiş olan Senftenberg linyit yataklarında marnlı ve kumlu çökellerle birbirinde ayrılmış iki damar bulunmaktadır:
a. Alt Damar: Ortalama olarak 12 m kalınlıktaki bu damar aktif olarak işletilmektedir.
b. Üst Damar: Alt damardan daha az yayındır. Bazı bölgelerde işletilmektedir. Kalınlığı 30 ile 35 m arasında oynar. Bu üst damarda, Saksonya linyitlerinde olduğu gibi buzulların etkisinde meydana gelen kıvrımlar görülür.
Alt ve üst damarlar arasında kalınlığı 30 metreden 60 metreye kadar gidebilen kumlu ve marnlı seviyeler bulunmaktadır.
6.2.3. Ren Vadisi Linyit Havzaları
Damarların kalınlığı ile meşhur olan bu yataklar bütün Ren vadisi boyunca dizilmişlerdir. Ville şehri yakınında, Köln’ün batısında Alt Miosen yaşlı linyit damarlarının kalınlığı yüz metreyi geçmektedir. Bir çökme çukurunda teşekkül etmiş olan bu yatak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmakta ve faylarla sınırlanmaktadır.
Bonn ve Krefeld şehirleri arasında, Ren nehrinin batı kıyısında, uzunluğu 45 km, genişliği ise 5-6 km olan diğer bir havzada birçok yatak işletilir. Burada ortalama damar kalınlığı 30 ile 40 m arasında değişmektedir. Kum ve çakıllardan ibaret olan örtü tabakası ise 9-18 m kalınlığındadır.
6.3. Fransa Linyit Havzaları
İhtiva ettikleri rezerv bakımından Almanya yataklarından daha az önemli olan Fransa linyit jizmanlarını, stratigrafik pozisyonlarına göre aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:
a. Batonien: Larzac (Aveyron) ve Trevezel (Comtat);
b. Orta Kretase: Sarladais (Dordogne), ile d’Aix, Sougraigne (Aude), Bagnols-sur-Cèze ve Saint-Lou;
c. Üst Kretase: Fuveau (Bouches-du-Rhône) ve Piolene (Gard);
d. Eosen: Saint-Chinian, Minervois, Uzès ve Vénéjean;
e. Oligosen: Manosque, Alès ve Armissan;
f. Miosen: Lac d’Annecy, La Tour-du-Pin (Isère) ve Estavan;
g. Pliosen-Kuaterner: Laluque, Larquiès, Hostens, Arjuzanx ve Voglans.
Yukarıda işaret edilen yataklar arasında Fuveau ve Manosque havzaları en büyük ekonomik değere sahiptir.
6.3.1. Fuveau Baseni
75 km uzunluğunda ve 15-20 km genişliğinde olan bu linyit havzasında damarları ihtiva eden seviye Mestrihtien yaşlı olup, kırmızımsı marnlardan ibarettir. Kalınlığı 0,80 ile 3,10 m arasında oynayan bir alt damar ve 0,20 ile 1,10 m arasında değişen bir üst damar vardır.
Fuveau linyiti siyah ve parlak bir görünüşe sahip olup, taşkömürünü andırır. Nitekim, kimyasal özellikleri taşkömürüyle linyit arasındadır: % 8-9 su, % 30-39 uçucu madde, % 34-43 sabit karbon, % 6-20 kül ve % 3 kükürt ihtiva eder. Orijinal ısı değeri 4.500-6.800 Kcal/kg’dir.
Basenin toplam rezervi, son olarak yapılan çalışmalara göre 120.000.000 tondur.
6.3.2. Manosque Baseni
Batı-güneybatı-doğu-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan ve Luberon antiklinali ile ikiye ayrılan Manosque havzasında önemsiz birkaç yatak ihtiva eden Üst Eosen’den sonra göl kökenli bir Oligosen gelmektedir.
Jurasik ve Kretase yaşlı kalkerlerle çevrilmiş olan gölsel Oligosen’de iyi gelişmiş ve üç seviyeden ibaret önemli bir linyit yatağı vardır.
a. Alt Linyit Seviyesi: Toplam kalınlığı 4-6 metreyi bulan 5-6 adet damar ihtiva eder.
b. Orta Linyit Seviyesi: Ortalama kalınlığı 0,60 m dolayında olan birçok ince damardan meydana gelmiştir;
c. Üst Linyit Seviyesi: Toplam kalınlığı 0,50-1 m arasında değişen değişik seviyedeki damarlardan ibarettir.
Alt linyit seviyesinde görülen damarların kalitesi yüksektir (yağlı linyit).
6.4. Moskova Karbonifer Baseni
Moskova şehrinin güneyinde, doğu-batı doğrultusunda Smolensk şehrinden aşağı yukarı Riazhsk’a kadar uzanan Moskova baseninde Karbonifer yaşlı sedimanlar Devonien tabakaları üzerine konkordan olarak gelir. Basen, fasiyes değişikliklerine dayanılara ikiye ayrılabilir:
- Oka eşiğinin batısında kalan esas Moskova havzası;
- Oka ve Volga civarında Karbonifer tabakalarının aflörman verdiği doğu havzası.
Moskova baseninde görülen stratigrafi üniteler şunlardır:
a. Alt Turnesien: Upa kalkerleri, killer, konglomera ve kalkerler, Çernısin kalkerlerinden ibarettir. Kalkeristik fosil Spirifer centronatus’tur;
b. Üst Turnesion-Alt Viseen: Kömür damarları ihtiva eden Lepidodendron ve ficoides’li ve şistlerden müteşekkildir.
c. Torta ve Üst Viseen: Productus giganteus, Archaeodiscus ve Endothyra ihtiva eden kalkerlerle temsil olunur.
d. Moskovien: İçinde fosil olarak Spirifer mosquensis bulunan Moskova kırmızı şist ve grelerinden meydana gelmiştir.
e. Alt ve Orta Uralien: Productus cora, Fusulina verneuilli ve Fusulina longissima’lı dolomitik Gzel kalkerlerinden ibarettir.
Havzada, iki esas olmak üzere toplam kalınlığı 25 metreden 35 metreye kadar çıkabile 5-10 damar mevcuttur. Ortalama filon kalınlığı 2 m olup, bazen 8 metreye kadar yükselir.
Kömür ortalama % 20-30 kül, % 32 su ve % 45 uçucu madde ihtiva etmesi ve 4.000-5.000 Kcal/kg’lik bir kalorifik değer taşıması sebebiyle linyit grubuna girer.
Havzanın merkezi kısmında birkaç boghead tabakası vardır. Bunların uçucu madde oranı % 78 dolayındadır.
1937 yılında yapılan hesaplamalara göre, Moskova Karbonifer baseninde 12 milyar ton rezerv bulunmaktadır.
7. TÜRKİYE’DE LİNYİT YATAKLARI, REZERVLERİ VE ÜRETİMİ
Türkiye’de yaklaşık 8 milyar ton linyit rezervi bulunmaktadır. Avrupa ülkeleri arasında (Eski SSCB hariç) beşinci sıradadır. 1998 yılında 62.940.647 ton kamu kesimi tarafından 3.527.955 ton özeli kesim olmak üzere 66.498.603 ton üretim yapılmıştır. Bunun önemli bir bölümü elektrik üretiminde kullanılmıştır.
Ülkemizde, düşük değerli, yani nem ve kül içeriği yüksek ısıl değeri düşük linyitlerden, yüksek değerli linyitlere kadar çok çeşitli linyit kömürü bulunmaktadır. Ortalama nem içeriği % 41,8 dolaylarındadır.
Tablo 1: Türkiye’nin Linyit Kimliği

REZERV 8.143 milyar ton
Görünür Rezerv Oranı % 65
Ortalama Isıl Değeri 1.800 Kcal/kg
Rutubet % 42
Kül % 21,5
Kükürt % 1,9
1998 Yılı Üretimi 66,5 milyon ton
Ortalama Kamu Üretimi % 87
Kaynak: 1999-2000 Türkiye’de Linyit Yatakları ve Potansiyeli Semineri.
7.1. Türkiye Linyit Kömürlerinin Nitelikleri
Türkiye’nin linyit kömürü rezervleri 8.143 milyar ton civarındadır. Sınırlı olan bu miktarın en iyi bir biçimde değerlendirilmesinde temel faktör bunların niteliğidir. Bu nedenle linyit kömürlerimizin sahip olduğu kim özellikler aşağıda belirtilmiştir.
Isıl Değeri
Ülkemiz kömürlerinin ısıl değeri 1.100-5.500 Kcal/kg arasında değişmektedir. Bunların ısıl değerine göre % dağılımları tabloda verilmiştir.
Tablo 2: Linyitlerimizi Isıl Değerine Göre Dağılımı

Isıl Değeri Aralığı (Kcal/kg) Toplam Rezervde % Payı
1.000-2.000 53,5
2.000-3.000 12,6
3.000-4.000 20,3
4.000 ve yukarısı 13,6
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Bu değerlendirmede Elbistan linyitleri de dikkate alınmıştır. Elbistan dışında kalan linyit rezervlerimizin % 67’si 3.000 Kcal/kg’nin üzerinde bir ısıl değerine sahiptir.
Nem Durumu
Türkiye linyit kömürlerinin nem oranları genel olarak diğer ülkelerinkinden yüksektir. Bu değer, diğer ülkelerin kömürlerinde % 15 ve daha düşük olduğundan bu linyitler ülkemizdekilerden daha değerli kabul edilmektedir. Linyit kömürlerimizin nem içeriklerine göre % dağılımları tabloda verilmiştir.
Tablo 3: Linyitlerimizin Nem İçeriklerine Göre Dağılımı.

Nem İçeriği Toplam Rezervdeki % Payı
0-10 1,8
10-15 5,3
15-20 2,1
20-30 20,8
30-40 12
40-50 8
50 ve yukarısı 50
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Kül Durumu
Türkiye linyitlerinin kül içeriği yönünden genel bir değerlendirilmesi tabloda verilmiştir.
Tablo 4: Linyitlerimizin Kül İçeriklerine Göre Dağılımı.

Kül İçeriği Toplam Rezervdeki % Payı
0-10 5
10-20 65
20-30 2
30-40 5
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Tabloda görüldüğü gibi linyitlerimiz oldukça yüksek oranda kül içermektedir. Ancak bu miktarlar kömür hazırlama ve yıkama (lave) işlemleriyle düşürülebilmektedir.
Kükürt Durumu
Ülkemiz linyitlerinde hava kirliliğine neden olan maddelerin başında gelen kükürt içeriklerine göre (organik+inorganik) dağılımı görülmektedir.
Tablo 5: Linyitlerimizin Kükürt İçeriklerine Göre Dağılımı.

Kükürt İçeriği Toplam Rezervdeki % Payı
0-1 1,2
1-2 46,5
2-3 13,5
3-4 2,3
4 ve daha yukarısı 36,5
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Görüldüğü gibi tüm rezervin 1/3’ünden fazlası % 4 ve daha yukarısı (% 8’e kadar) oranda kükürt içermektedir. Bu durum linyitlerimizin kalitesini daha da düşürmektedir.
Linyitleri sert ve yumuşak olarak iki gruba ayırabiliriz. Sert linyitlerin rutubet içeriği genellikle % 20’nin altındadır. Sert linyit türündeki rezervlerimizi yıkayarak kül oranını düşürmek ve böylelikle ısıl değerini yükseltmek mümkündür. Tunçbilek, Soma, Çan linyitleri bu gruba girer.
Rutubet içeriği % 40’ın üzerinde olan linyitler, yumuşak linyit grubuna girmektedir. Elbistan linyitleri dışında kalan linyitlerimizin tozlanma oranı % 30-40 arasında değişmektedir. Ocaklardan alınan kömür, tüketicilere demiryolu veya karayolu taşıtları ile ulaştırılmaktadır. Linyitlerimizin stoklama esnasında yanma özelliği göstermelerinden dolayı yaz aylarında fazla üretim yapılmayıp, sonbahar ve kış aylarında yoğun bir üretim yapılmaktadır.
7.2. Türkiye Linyitlerinin Jeolojik Yaş Bakımından Sınıflandırılması
7.2.1. Üst Kretase ve Eosen’e Ait Linyitler
Büyük Alp ihtivaları bitmeden önce oluşmuş bulunan bu tabakaların çoğu şiddetle katlanmıştır. Kretase tabakaları önemli yataklar taşımamaktadırlar.
Anadolu’da birçok Eosen linyit yatakları bulunmaktadır. Örneğin; Malatya civarında, Kırşehir arasında, Kalecik civarında, Çankırı’nın kuzeydoğusunda bu yataklara rastlanılmaktadır. İşletmeye elverişli yataklar yalnız katlanmanın daha şiddetli olduğu yerlerde muhafaza edilmiş olup silsileler arasındaki havzalarda sıkışmışlardır (Çiçekdağ, Yerköy ve Çeltek linyit havzaları gibi).
7.2.2. Oligosen-Miosen Linyitleri
Bu tabakalar Eosen’e nazaran çok az katlanmış olup en önemli havzaları ihtiva etmektedirler. Oligosen’e ati bahrısomatre tabakaları (Trakya’daki Ağaçlı yatakları), Miosen’e ait tatlı su rüsupları (Batı Anadolu’daki oma, Kütahya, Seyitömer, Değirmisaz, Tavşanlı ve Büyük Menderes vadisindeki Aydın, Gerenez ve Söke yatakları) ve Oligosen’e ait jipsli arazi (ekseriya tatlı su ara tabakalı taşıyan tuzlu ve jipsli rüsuplar) prodüktif kömür tabakaları teşekkülüne ve muhafazasına çok elverişli görülmektedir.
7.2.3. Üst Neojen Linyitleri
Kalkerler, marnlar ve tüfler gibi tatlı su rüsuplarından oluşmuş olup linyit oluşumuna az elverişli görülmektedir. Hakikaten bu tabakalarda tesadüf edilen yatakların çoğunun rezervi ve kömürün kalitesi düşüktür (Ankara civarında Kayı-Bucuk, Ayon ve Erzurum civarındaki bazı yataklar).


Rapor Et
Eski 17 Şubat 2011, 16:44

Kükürt nerelerde çıkar?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
cevaplar ödev için gerekli lütfen yardım ......
Rapor Et
Eski 19 Şubat 2011, 12:08

Kükürt nerelerde çıkar?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ewt ya nolurr bişi yazın ödewe lazımmmmm
Rapor Et
Eski 19 Şubat 2011, 12:45

Kükürt nerelerde çıkar?

#8 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ewt ya nolurr bişi yazın ödewe lazımmmmm
Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur.

Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.


DÜNYADA BAZI ÖNEMLİ LİNYİT HAVZALARI
6.1. ABD ve Kanada Linyit Havzaları
ABD ve Kanada’da dünya rezervlerinin % 52’sini ihtiva eden linyit yatakları bulunmaktadır. Bu büyük linyit basenleri Avrupa kıtasında bulunanlara nazaran daha az işletilmekte ve dolayısıyla daha az tanınmaktadır. ABD’nin en önemli linyit yataklarından biri Kuzey Dokata ve Montana devletleri arasında paylaşılmış olan havzada verilmiştir.
6.2. Almanya Linyit Yatakları
Toplam rezervlerinin 40 milyar tonu aştığı tahmin edilen Almanya linyit yatakları stratigrafik olarak şöyle sınıflandırılabilir:
Eosen: Saksonya, Thüringen, Brunschwig, Aşağı Hesse ve Yukarı Ren vadisi yatakları;
Oligosen: Alpin kıvrımlarının önünde çökelmiş basenlerdir. Yukarı Ren ve Aşağı Main vadisi jizmanları;
Alt Miosen: Aşağı Ren vadisi basenleri;
Üst Miosen: Almanya’nın doğu ve kuzeydoğusunda bulunan, Doğu Saksonya’da, Süddetler’in kıyısında görülen linyitler, Lusace, Silezya, Pomeranya ve Oberpflaz yatakları;
Pliyosen: Ren vadisinde bulunan linyitler.
Yukarıda yaşlarına göre ayrılan yataklardan bazılarının ayrıntılı olarak incelenmesi yararlı olacaktır.
6.2.1. Saksonya ve Thüringen Linyitleri
Elbe ırmağının Saale ve Mulde kolları arasında bulunan bu linyit havzası, 100 km uzunlukta ve takriben 50 km genişliktedir.
Havzada linyitli formasyonların stratigrafik ayırımı, alttan üste doğru şöyledir:
Taban: Trias yaşlı kayaçlardan ibaret olup, yatağın güneybatısında Paleozoik’e dahil edilen kristalin şistlerden meydana gelmiştir.
Eosen: “Eski linyit formasyonları”nı teşkil eden tabakalarla temsil olunur. Bu eski formasyonlarda iki damar bulunmaktadır. Alt damar, basenin güneyinde 12-14 m kalınlığa ulaşır. Ortalama kalınlığı 5-6 m’yi bulan üst damar, alt damardan daha az bir alana yayılmıştır. Bu iki damar güneyde takriben 6 m kalınlık gösteren bir sediman ile ayrılırlar; kuzeyde ise birleşerek tek bir damar hasıl ederler.
Havzanın batısında uçucu madde oranı çok yüksek, bitümlü, sarı veya kahverengi kalınlığı 1,5-2 m civarında olan bir “Schwelkohle” bankı vardır. Bu bank, yatay olarak, bilhassa Leitz şehri civarında işletilen piropisitlere geçer.
Oligosen: Karasal formasyonlardan ibaret olup, prodüktif bir formasyona sahip olmadığından, ekonomik değeri haiz değildir.
Miosen: “Üst linyitleri” kapsayan formasyondan müteşekkildir. Leipzig şehrinden sonra görülmeye başlar. Üst linyitler ekonomik yönden ehemmiyetsiz olup, az miktarda işletilmektedir. Burada marnlarla ve Miosen yaşlı kumlarla örtülü 6 ile 15 m kalınlıkta bir damar bulunmaktadır.
Kuaterner: Buzul formasyonları ihtiva eder. Bazen üst linyitlerin hemen üstüne, bazen ise bu damarların tavan formasyonundan sonra gelir. Buzulların hareketi, üst damarda, daha önce tektonik bahsinde incelenen oldukça mühim deformasyonlara yol açmıştır. Bu deformasyonlara (kıvrımlara) özellikle Borna şehri civarında rastlanır.
Açık olarak işletilen Saksonya ve Thüringen linyitlerinin karakteristikleri şöyledir:
- “Eski linyitler”de: % 54 su, % 4 kül (orijinal kömürde), % 21-30 uçucu madde vardır.
- Üst linyit damarlarında: % 44 su, % 8-12 kül (orijinal malzemede) ve % 23 civarında uçucu madde bulunmaktadır.
6.2.2. Senftenberg Linyit Yatakları
Miosende teşekkül etmiş olan Senftenberg linyit yataklarında marnlı ve kumlu çökellerle birbirinde ayrılmış iki damar bulunmaktadır:
a. Alt Damar: Ortalama olarak 12 m kalınlıktaki bu damar aktif olarak işletilmektedir.
b. Üst Damar: Alt damardan daha az yayındır. Bazı bölgelerde işletilmektedir. Kalınlığı 30 ile 35 m arasında oynar. Bu üst damarda, Saksonya linyitlerinde olduğu gibi buzulların etkisinde meydana gelen kıvrımlar görülür.
Alt ve üst damarlar arasında kalınlığı 30 metreden 60 metreye kadar gidebilen kumlu ve marnlı seviyeler bulunmaktadır.
6.2.3. Ren Vadisi Linyit Havzaları
Damarların kalınlığı ile meşhur olan bu yataklar bütün Ren vadisi boyunca dizilmişlerdir. Ville şehri yakınında, Köln’ün batısında Alt Miosen yaşlı linyit damarlarının kalınlığı yüz metreyi geçmektedir. Bir çökme çukurunda teşekkül etmiş olan bu yatak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmakta ve faylarla sınırlanmaktadır.
Bonn ve Krefeld şehirleri arasında, Ren nehrinin batı kıyısında, uzunluğu 45 km, genişliği ise 5-6 km olan diğer bir havzada birçok yatak işletilir. Burada ortalama damar kalınlığı 30 ile 40 m arasında değişmektedir. Kum ve çakıllardan ibaret olan örtü tabakası ise 9-18 m kalınlığındadır.
6.3. Fransa Linyit Havzaları
İhtiva ettikleri rezerv bakımından Almanya yataklarından daha az önemli olan Fransa linyit jizmanlarını, stratigrafik pozisyonlarına göre aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:
a. Batonien: Larzac (Aveyron) ve Trevezel (Comtat);
b. Orta Kretase: Sarladais (Dordogne), ile d’Aix, Sougraigne (Aude), Bagnols-sur-Cèze ve Saint-Lou;
c. Üst Kretase: Fuveau (Bouches-du-Rhône) ve Piolene (Gard);
d. Eosen: Saint-Chinian, Minervois, Uzès ve Vénéjean;
e. Oligosen: Manosque, Alès ve Armissan;
f. Miosen: Lac d’Annecy, La Tour-du-Pin (Isère) ve Estavan;
g. Pliosen-Kuaterner: Laluque, Larquiès, Hostens, Arjuzanx ve Voglans.
Yukarıda işaret edilen yataklar arasında Fuveau ve Manosque havzaları en büyük ekonomik değere sahiptir.
6.3.1. Fuveau Baseni
75 km uzunluğunda ve 15-20 km genişliğinde olan bu linyit havzasında damarları ihtiva eden seviye Mestrihtien yaşlı olup, kırmızımsı marnlardan ibarettir. Kalınlığı 0,80 ile 3,10 m arasında oynayan bir alt damar ve 0,20 ile 1,10 m arasında değişen bir üst damar vardır.
Fuveau linyiti siyah ve parlak bir görünüşe sahip olup, taşkömürünü andırır. Nitekim, kimyasal özellikleri taşkömürüyle linyit arasındadır: % 8-9 su, % 30-39 uçucu madde, % 34-43 sabit karbon, % 6-20 kül ve % 3 kükürt ihtiva eder. Orijinal ısı değeri 4.500-6.800 Kcal/kg’dir.
Basenin toplam rezervi, son olarak yapılan çalışmalara göre 120.000.000 tondur.
6.3.2. Manosque Baseni
Batı-güneybatı-doğu-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan ve Luberon antiklinali ile ikiye ayrılan Manosque havzasında önemsiz birkaç yatak ihtiva eden Üst Eosen’den sonra göl kökenli bir Oligosen gelmektedir.
Jurasik ve Kretase yaşlı kalkerlerle çevrilmiş olan gölsel Oligosen’de iyi gelişmiş ve üç seviyeden ibaret önemli bir linyit yatağı vardır.
a. Alt Linyit Seviyesi: Toplam kalınlığı 4-6 metreyi bulan 5-6 adet damar ihtiva eder.
b. Orta Linyit Seviyesi: Ortalama kalınlığı 0,60 m dolayında olan birçok ince damardan meydana gelmiştir;
c. Üst Linyit Seviyesi: Toplam kalınlığı 0,50-1 m arasında değişen değişik seviyedeki damarlardan ibarettir.
Alt linyit seviyesinde görülen damarların kalitesi yüksektir (yağlı linyit).
6.4. Moskova Karbonifer Baseni
Moskova şehrinin güneyinde, doğu-batı doğrultusunda Smolensk şehrinden aşağı yukarı Riazhsk’a kadar uzanan Moskova baseninde Karbonifer yaşlı sedimanlar Devonien tabakaları üzerine konkordan olarak gelir. Basen, fasiyes değişikliklerine dayanılara ikiye ayrılabilir:
- Oka eşiğinin batısında kalan esas Moskova havzası;
- Oka ve Volga civarında Karbonifer tabakalarının aflörman verdiği doğu havzası.
Moskova baseninde görülen stratigrafi üniteler şunlardır:
a. Alt Turnesien: Upa kalkerleri, killer, konglomera ve kalkerler, Çernısin kalkerlerinden ibarettir. Kalkeristik fosil Spirifer centronatus’tur;
b. Üst Turnesion-Alt Viseen: Kömür damarları ihtiva eden Lepidodendron ve ficoides’li ve şistlerden müteşekkildir.
c. Torta ve Üst Viseen: Productus giganteus, Archaeodiscus ve Endothyra ihtiva eden kalkerlerle temsil olunur.
d. Moskovien: İçinde fosil olarak Spirifer mosquensis bulunan Moskova kırmızı şist ve grelerinden meydana gelmiştir.
e. Alt ve Orta Uralien: Productus cora, Fusulina verneuilli ve Fusulina longissima’lı dolomitik Gzel kalkerlerinden ibarettir.
Havzada, iki esas olmak üzere toplam kalınlığı 25 metreden 35 metreye kadar çıkabile 5-10 damar mevcuttur. Ortalama filon kalınlığı 2 m olup, bazen 8 metreye kadar yükselir.
Kömür ortalama % 20-30 kül, % 32 su ve % 45 uçucu madde ihtiva etmesi ve 4.000-5.000 Kcal/kg’lik bir kalorifik değer taşıması sebebiyle linyit grubuna girer.
Havzanın merkezi kısmında birkaç boghead tabakası vardır. Bunların uçucu madde oranı % 78 dolayındadır.
1937 yılında yapılan hesaplamalara göre, Moskova Karbonifer baseninde 12 milyar ton rezerv bulunmaktadır.
7. TÜRKİYE’DE LİNYİT YATAKLARI, REZERVLERİ VE ÜRETİMİ
Türkiye’de yaklaşık 8 milyar ton linyit rezervi bulunmaktadır. Avrupa ülkeleri arasında (Eski SSCB hariç) beşinci sıradadır. 1998 yılında 62.940.647 ton kamu kesimi tarafından 3.527.955 ton özeli kesim olmak üzere 66.498.603 ton üretim yapılmıştır. Bunun önemli bir bölümü elektrik üretiminde kullanılmıştır.
Ülkemizde, düşük değerli, yani nem ve kül içeriği yüksek ısıl değeri düşük linyitlerden, yüksek değerli linyitlere kadar çok çeşitli linyit kömürü bulunmaktadır. Ortalama nem içeriği % 41,8 dolaylarındadır.
Tablo 1: Türkiye’nin Linyit Kimliği

REZERV 8.143 milyar ton
Görünür Rezerv Oranı % 65
Ortalama Isıl Değeri 1.800 Kcal/kg
Rutubet % 42
Kül % 21,5
Kükürt % 1,9
1998 Yılı Üretimi 66,5 milyon ton
Ortalama Kamu Üretimi % 87
Kaynak: 1999-2000 Türkiye’de Linyit Yatakları ve Potansiyeli Semineri.
7.1. Türkiye Linyit Kömürlerinin Nitelikleri
Türkiye’nin linyit kömürü rezervleri 8.143 milyar ton civarındadır. Sınırlı olan bu miktarın en iyi bir biçimde değerlendirilmesinde temel faktör bunların niteliğidir. Bu nedenle linyit kömürlerimizin sahip olduğu kim özellikler aşağıda belirtilmiştir.
Isıl Değeri
Ülkemiz kömürlerinin ısıl değeri 1.100-5.500 Kcal/kg arasında değişmektedir. Bunların ısıl değerine göre % dağılımları tabloda verilmiştir.
Tablo 2: Linyitlerimizi Isıl Değerine Göre Dağılımı

Isıl Değeri Aralığı (Kcal/kg) Toplam Rezervde % Payı
1.000-2.000 53,5
2.000-3.000 12,6
3.000-4.000 20,3
4.000 ve yukarısı 13,6
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Bu değerlendirmede Elbistan linyitleri de dikkate alınmıştır. Elbistan dışında kalan linyit rezervlerimizin % 67’si 3.000 Kcal/kg’nin üzerinde bir ısıl değerine sahiptir.
Nem Durumu
Türkiye linyit kömürlerinin nem oranları genel olarak diğer ülkelerinkinden yüksektir. Bu değer, diğer ülkelerin kömürlerinde % 15 ve daha düşük olduğundan bu linyitler ülkemizdekilerden daha değerli kabul edilmektedir. Linyit kömürlerimizin nem içeriklerine göre % dağılımları tabloda verilmiştir.
Tablo 3: Linyitlerimizin Nem İçeriklerine Göre Dağılımı.

Nem İçeriği msn_hc Toplam Rezervdeki % Payı
0-10 1,8
10-15 5,3
15-20 2,1
20-30 20,8
30-40 12
40-50 8
50 ve yukarısı 50
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Kül Durumu
Türkiye linyitlerinin kül içeriği yönünden genel bir değerlendirilmesi tabloda verilmiştir.
Tablo 4: Linyitlerimizin Kül İçeriklerine Göre Dağılımı.

Kül İçeriği msn_hc Toplam Rezervdeki % Payı
0-10 5
10-20 65
20-30 2
30-40 5
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Tabloda görüldüğü gibi linyitlerimiz oldukça yüksek oranda kül içermektedir. Ancak bu miktarlar kömür hazırlama ve yıkama (lave) işlemleriyle düşürülebilmektedir.
Kükürt Durumu
Ülkemiz linyitlerinde hava kirliliğine neden olan maddelerin başında gelen kükürt içeriklerine göre (organik+inorganik) dağılımı görülmektedir.
Tablo 5: Linyitlerimizin Kükürt İçeriklerine Göre Dağılımı.

Kükürt İçeriği msn_hc Toplam Rezervdeki % Payı
0-1 1,2
1-2 46,5
2-3 13,5
3-4 2,3
4 ve daha yukarısı 36,5
Kaynak: Aybers, N.; 1956, Türkiye Linyitlerinin Rasyonel Kullanılabilmesi Hakkında Bir Travay, İTÜ Matbaası, İstanbul.
Görüldüğü gibi tüm rezervin 1/3’ünden fazlası % 4 ve daha yukarısı (% 8’e kadar) oranda kükürt içermektedir. Bu durum linyitlerimizin kalitesini daha da düşürmektedir.
Linyitleri sert ve yumuşak olarak iki gruba ayırabiliriz. Sert linyitlerin rutubet içeriği genellikle % 20’nin altındadır. Sert linyit türündeki rezervlerimizi yıkayarak kül oranını düşürmek ve böylelikle ısıl değerini yükseltmek mümkündür. Tunçbilek, Soma, Çan linyitleri bu gruba girer.
Rutubet içeriği % 40’ın üzerinde olan linyitler, yumuşak linyit grubuna girmektedir. Elbistan linyitleri dışında kalan linyitlerimizin tozlanma oranı % 30-40 arasında değişmektedir. Ocaklardan alınan kömür, tüketicilere demiryolu veya karayolu taşıtları ile ulaştırılmaktadır. Linyitlerimizin stoklama esnasında yanma özelliği göstermelerinden dolayı yaz aylarında fazla üretim yapılmayıp, sonbahar ve kış aylarında yoğun bir üretim yapılmaktadır.
7.2. Türkiye Linyitlerinin Jeolojik Yaş Bakımından Sınıflandırılması
7.2.1. Üst Kretase ve Eosen’e Ait Linyitler
Büyük Alp ihtivaları bitmeden önce oluşmuş bulunan bu tabakaların çoğu şiddetle katlanmıştır. Kretase tabakaları önemli yataklar taşımamaktadırlar.
Anadolu’da birçok Eosen linyit yatakları bulunmaktadır. Örneğin; Malatya civarında, Kırşehir arasında, Kalecik civarında, Çankırı’nın kuzeydoğusunda bu yataklara rastlanılmaktadır. İşletmeye elverişli yataklar yalnız katlanmanın daha şiddetli olduğu yerlerde muhafaza edilmiş olup silsileler arasındaki havzalarda sıkışmışlardır (Çiçekdağ, Yerköy ve Çeltek linyit havzaları gibi).
7.2.2. Oligosen-Miosen Linyitleri
Bu tabakalar Eosen’e nazaran çok az katlanmış olup en önemli havzaları ihtiva etmektedirler. Oligosen’e ati bahrısomatre tabakaları (Trakya’daki Ağaçlı yatakları), Miosen’e ait tatlı su rüsupları (Batı Anadolu’daki oma, Kütahya, Seyitömer, Değirmisaz, Tavşanlı ve Büyük Menderes vadisindeki Aydın, Gerenez ve Söke yatakları) ve Oligosen’e ait jipsli arazi (ekseriya tatlı su ara tabakalı taşıyan tuzlu ve jipsli rüsuplar) prodüktif kömür tabakaları teşekkülüne ve muhafazasına çok elverişli görülmektedir.
7.2.3. Üst Neojen Linyitleri
Kalkerler, marnlar ve tüfler gibi tatlı su rüsuplarından oluşmuş olup linyit oluşumuna az elverişli görülmektedir. Hakikaten bu tabakalarda tesadüf edilen yatakların çoğunun rezervi ve kömürün kalitesi düşüktür (Ankara civarında Kayı-Bucuk, Ayon ve Erzurum civarındaki bazı yataklar).

Rapor Et
Eski 28 Şubat 2011, 20:42

Kükürt nerelerde çıkar?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
nerelerde çıkartılıyor _???????
Rapor Et
Eski 28 Şubat 2011, 22:43

Kükürt nerelerde çıkar?

#10 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

nerelerde çıkartılıyor _???????
Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur.

Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.369 saniyede (85.22% PHP - 14.78% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 02:45
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi