Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Sivil toplum örgütleri nelerdir? Sivil toplum örgütleri olmasaydı ne olurdu?

Gösterim: 163233 | Cevap: 119
  • cevremizdeki sivil toplum orgutleri
  • sivil toplum orgutlerini arastir
  • sivil toplum orgutlerini tanitma
SEVİMLİ164
Cevaplanmış   |    2 Mart 2009 20:22   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Sivil toplum örgütleri nelerdir? Sivil toplum örgütleri olmasaydı ne olurdu?

sivil toplum örgütleri olmasaydı ne olurdu?
En iyi cevap SEDEPH tarafından gönderildi

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Sivil Toplum Kuruluşları
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır.

Tarihçe
Uluslararası STK’ların tarihi 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanmaktadır. Köleliğe karşı ve kadın haklarının kazanılması konularında çok önemli roller oynayan STK’ların etkinlikleri Dünya Silahsızlanma Konferansında en üst düzeye ulaşmıştır. Ancak bugünkü manası ile “Sivil Toplum Kuruluşu” kavramı ilk defa 1945 yılında Birleşmiş Milletler teşkilatının kuruluşu sırasında, kuruluş beyannamesinin 10. Bölümününün 71. Maddesinde devlet ve üye ülkelere ait olmayan kuruluşların danışmanlık rolü ile ilgili tanımlamada kullanılmıştır. Sivil Toplum Kuruluşlarının sürdürülebilir kalkınma alanındaki hayati rolleri ilk defa Birleşmiş Milletlerin STK’lar ile BM arasında sıkı danışmanlık ilişkilerinin düzenlendiği 21. ajandasının 27. Başlığında dile getirilmiştir.
Sivil toplum kuruluşları oda, sendika, vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösterir. Vakıf dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır. Sivil Toplum Kuruluşları, herhangi bir devlet organından bağımsız bir şekilde özel kişilerin girişimiyle kanuni olarak kurulmuş her türlü organizasyon için kullanılan genel bir terimdir. STK’ların tamamen veya kısmen devlet organları tarafından desteklendiği durumlarda bile STK bünyesinde herhangi bir devlet yetkilisi bulunmadıkça kurumun STK olma özelliğinin devam ettiği kabul edilir.

Küresel Örgütler
20. yüzyıl boyunca, küreselleşme STK’ların önemini artırmıştır. Çoğu sorunların ülkelerin kendi içinde çözülmesi imkansızdır. Uluslararası antlaşmalar ve Dünya Ticaret Örgütü gibi Uluslararası Örgütler finansal alandaki büyük aktörlerin çıkarlarına odaklı olarak algılanmaktadırlar. Bu alandaki dengesizliği gidermek için STK’lar insani konular, kalkınma yardımları ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında gelişim göstermişlerdir. Buna bir örnek olarak Dünya Ekonomik Forumuna rakip bir toplantı olarak heryıl düzenlenen Dünya Sosyal Forumunun heryıl Ocak ayında Dünya Ekonomik Forumunun düzenlendiği Davos’ta düzenlenmesi belirtilebilir. 5. Dünya Sosyal Forumu Ocak 2005 tarihinde 1.000’den fazla uluslararası STK temsilcisinin katılımı ile toplanmıştır.

Görüşler
Bu tür toplantılarda genel olarak STK’ların fakirlerin popüler hareketlerinin yerini aldığını savunurken diğer gruplar STK’ların kuruluşlarından beri Emperyalist yapıda olduklarını ve koloniyal dönemde ruhban sınıfının üstlendiğine benzer bir görev yürütmekte olduklarını ve bir ülkenin iç işlerine STK'ler aracılığı ile müdahele etmeyi amaçladıklarını savunmuşlardır.
İlk defa batıda ortaya çıkan sivil toplum, batıdaki mutlak monarşilerin bütün güç ve baskılarına rağmen onların kontrollerinden kaçan ve böylece özerk (otonom) bir sürecin şekillenmesini sağlayan güçtür. Ortaçağda batıdaki şehirlerde oturan kişiler, zamanla şehirli olarak kolektif bir bilinç geliştirmiş ve sivil toplum olgusunun doğmasını sağlamışlardır. Batı monarşileri sivil toplumun izlerini hiçbir zaman tam olarak silememiştir. Sivil toplumda iktidarı dizginleyen bir güç olarak süregelmiştir. Bugünkü anlamda sivil toplumun ortaya çıkışı ise batıda sanayi devrimi ile meydana gelen yeni toplumsal ve siyasal arayışların sonucu olmuştur. Batıda Rönesans’tan sonraki gelişmelerin bir sonucu olarak yeni bir siyasal toplum arayışına girişilmiş, bunun bir gereği olarak da Ulus devlet, ulusal nitelikli bir din, daha katılımcı ve özgürlükçü bir siyasal yaşam, doğal halden aranmış bir siyasal yapı gibi temalar tartışılmıştır. Zira Katolik kilisesi Rönesans’tan önce yaşamın her alanında olduğu gibi siyasal yaşam ve normlar üzerinde de hegemonya kurmuş ve Katolizm eksenli değerler geliştirmiştir. Fakat daha sonraları bir yandan Martin Luther King ve John Calvin öncülüğünde başlayan ulusal din arayışı, bir yandan da Machiavelli tarafından başlatılan ulusal devlet arayışlarının etkisi ile yeni bir siyasal yapının temelleri atılmıştır. Sivil toplum kavramına Hobbes, Locke ve Rousseau gibi düşünürler değişik şekillerde yorumladıktan sonra bu kavramı bildiğimiz anlamda Hegel kullanmıştır. Hegel sivil toplum ile siyasal topluma arasında bir ayrım yapmış analitik bir düzeyde devlet ve toplum arasındaki çizgileri belirtmiştir. Devletin düzenlediği alanları ve toplumsal ilişkileri siyasal toplum kavramıyla ifade etmiş, geriye kalan özerk alanları ise sivil toplum olarak isimlendirmiştir. Hegel sivil toplumu, bütün bireysel menfaatlerin birbirleriyle çarpıştığı bir savaş alanı olarak tanımlar. Ayrıca ona göre bu bireysel menfaatler bir yandan özel topluluğun menfaatlerine karşı bir yandan da bireysel menfaat ile özel topluluğun menfaatleri devletin düzenlemelerine ve yüksek görüş noktasına karşı mücadele ederler. Sivil toplum kuruluşlarıda resmi kurumları gibi çalışma şekillerini yasalar çerçevesinde kendileri belirler. Ayrıldıkları tek nokta resmi kurumların çalışma şekillerini devlet belirler.

.

Son düzenleyen MeLL; 22 Mart 2009 19:42.
SEDEPH
2 Mart 2009 20:26   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Sivil Toplum Kuruluşları
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır.

Tarihçe
Uluslararası STK’ların tarihi 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanmaktadır. Köleliğe karşı ve kadın haklarının kazanılması konularında çok önemli roller oynayan STK’ların etkinlikleri Dünya Silahsızlanma Konferansında en üst düzeye ulaşmıştır. Ancak bugünkü manası ile “Sivil Toplum Kuruluşu” kavramı ilk defa 1945 yılında Birleşmiş Milletler teşkilatının kuruluşu sırasında, kuruluş beyannamesinin 10. Bölümününün 71. Maddesinde devlet ve üye ülkelere ait olmayan kuruluşların danışmanlık rolü ile ilgili tanımlamada kullanılmıştır. Sivil Toplum Kuruluşlarının sürdürülebilir kalkınma alanındaki hayati rolleri ilk defa Birleşmiş Milletlerin STK’lar ile BM arasında sıkı danışmanlık ilişkilerinin düzenlendiği 21. ajandasının 27. Başlığında dile getirilmiştir.
Sivil toplum kuruluşları oda, sendika, vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösterir. Vakıf dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır. Sivil Toplum Kuruluşları, herhangi bir devlet organından bağımsız bir şekilde özel kişilerin girişimiyle kanuni olarak kurulmuş her türlü organizasyon için kullanılan genel bir terimdir. STK’ların tamamen veya kısmen devlet organları tarafından desteklendiği durumlarda bile STK bünyesinde herhangi bir devlet yetkilisi bulunmadıkça kurumun STK olma özelliğinin devam ettiği kabul edilir.

Küresel Örgütler
20. yüzyıl boyunca, küreselleşme STK’ların önemini artırmıştır. Çoğu sorunların ülkelerin kendi içinde çözülmesi imkansızdır. Uluslararası antlaşmalar ve Dünya Ticaret Örgütü gibi Uluslararası Örgütler finansal alandaki büyük aktörlerin çıkarlarına odaklı olarak algılanmaktadırlar. Bu alandaki dengesizliği gidermek için STK’lar insani konular, kalkınma yardımları ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında gelişim göstermişlerdir. Buna bir örnek olarak Dünya Ekonomik Forumuna rakip bir toplantı olarak heryıl düzenlenen Dünya Sosyal Forumunun heryıl Ocak ayında Dünya Ekonomik Forumunun düzenlendiği Davos’ta düzenlenmesi belirtilebilir. 5. Dünya Sosyal Forumu Ocak 2005 tarihinde 1.000’den fazla uluslararası STK temsilcisinin katılımı ile toplanmıştır.

Görüşler
Bu tür toplantılarda genel olarak STK’ların fakirlerin popüler hareketlerinin yerini aldığını savunurken diğer gruplar STK’ların kuruluşlarından beri Emperyalist yapıda olduklarını ve koloniyal dönemde ruhban sınıfının üstlendiğine benzer bir görev yürütmekte olduklarını ve bir ülkenin iç işlerine STK'ler aracılığı ile müdahele etmeyi amaçladıklarını savunmuşlardır.
İlk defa batıda ortaya çıkan sivil toplum, batıdaki mutlak monarşilerin bütün güç ve baskılarına rağmen onların kontrollerinden kaçan ve böylece özerk (otonom) bir sürecin şekillenmesini sağlayan güçtür. Ortaçağda batıdaki şehirlerde oturan kişiler, zamanla şehirli olarak kolektif bir bilinç geliştirmiş ve sivil toplum olgusunun doğmasını sağlamışlardır. Batı monarşileri sivil toplumun izlerini hiçbir zaman tam olarak silememiştir. Sivil toplumda iktidarı dizginleyen bir güç olarak süregelmiştir. Bugünkü anlamda sivil toplumun ortaya çıkışı ise batıda sanayi devrimi ile meydana gelen yeni toplumsal ve siyasal arayışların sonucu olmuştur. Batıda Rönesans’tan sonraki gelişmelerin bir sonucu olarak yeni bir siyasal toplum arayışına girişilmiş, bunun bir gereği olarak da Ulus devlet, ulusal nitelikli bir din, daha katılımcı ve özgürlükçü bir siyasal yaşam, doğal halden aranmış bir siyasal yapı gibi temalar tartışılmıştır. Zira Katolik kilisesi Rönesans’tan önce yaşamın her alanında olduğu gibi siyasal yaşam ve normlar üzerinde de hegemonya kurmuş ve Katolizm eksenli değerler geliştirmiştir. Fakat daha sonraları bir yandan Martin Luther King ve John Calvin öncülüğünde başlayan ulusal din arayışı, bir yandan da Machiavelli tarafından başlatılan ulusal devlet arayışlarının etkisi ile yeni bir siyasal yapının temelleri atılmıştır. Sivil toplum kavramına Hobbes, Locke ve Rousseau gibi düşünürler değişik şekillerde yorumladıktan sonra bu kavramı bildiğimiz anlamda Hegel kullanmıştır. Hegel sivil toplum ile siyasal topluma arasında bir ayrım yapmış analitik bir düzeyde devlet ve toplum arasındaki çizgileri belirtmiştir. Devletin düzenlediği alanları ve toplumsal ilişkileri siyasal toplum kavramıyla ifade etmiş, geriye kalan özerk alanları ise sivil toplum olarak isimlendirmiştir. Hegel sivil toplumu, bütün bireysel menfaatlerin birbirleriyle çarpıştığı bir savaş alanı olarak tanımlar. Ayrıca ona göre bu bireysel menfaatler bir yandan özel topluluğun menfaatlerine karşı bir yandan da bireysel menfaat ile özel topluluğun menfaatleri devletin düzenlemelerine ve yüksek görüş noktasına karşı mücadele ederler. Sivil toplum kuruluşlarıda resmi kurumları gibi çalışma şekillerini yasalar çerçevesinde kendileri belirler. Ayrıldıkları tek nokta resmi kurumların çalışma şekillerini devlet belirler.

.
Keten Prenses ve MeLL bu mesajı beğendi.
2 Mart 2009 21:24   |   Mesaj #3   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.266 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
askeri olmayan, devletten bagimsiz, topluma fayda saglamaya yonelik calismalarda bulunan kuruluslardir. kisaltmasi stk olarak gecer.
- uluslararası literatürde ‘non-governmental organization’ olarak geçmektedir. bu tanım ‘hükümet dışı organizasyonlar’ olarak türkçeleştirilebilir.

kar amacı gütmeyen, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışan kuruluşlardır.

- yöneticileri siyasi yatırım yapmadıkları sürece yaşam koşullarının yükseltilmesinde olumlu rol oynayacak örgütlerdir.bizim gibi siyasetin çıkar ve kar amaçlı olduğu ülkelerde sivil toplum örgütlerinin kayıtsız kalması mümkün olmayacağından hedeflerinden şaşması ihtimali çok yüksektir

-"sivil toplum örgütleri" tanıtım sayfası projesi
http://destek.izmirliyiz.com



kaynak
SEDEPH, MeLL ve esra erol bu mesajı beğendi.
asddsaasd
16 Mart 2009 16:44   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Sivas savunma örgütleri nelerdir?

20 en önemli sivas savunma örgütlerini (s.s.ö.) kuruluşları,ne için kuruluduklarını yazılması
esra erol bu mesajı beğendi.
16 Mart 2009 16:49   |   Mesaj #5   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.266 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
sorunuz onaylandı ancak yanlış olma ihtimali yüksek lütfen yanlış bir yönlendirme olmaması için sorunuzun doğruluğunu teyyid edin yada düzeltin..
Sivastaki sivil savunma örgütleri yada sivil savunma örgütleri olabilir mi?
esra erol bu mesajı beğendi.
ZİYARETÇİ
22 Mart 2009 18:13   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Sivil Toplum Örgütleri nelerdir?

Ben bu konuyu bulmak istiyorum.
Son düzenleyen MeLL; 22 Mart 2009 19:37.
MeLL
22 Mart 2009 19:39   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Lütfen linki inceleyiniz: http://www.msxlabs.org/forum/siyasal...ruluslari.html
SEDEPH bu mesajı beğendi.
ada-_ada
28 Mart 2009 13:38   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Sivil Toplum Kurumları ve bu kurumların görevleri nelerdir?

sosyal dersi için lazım olan ödevim;

sivil toplum alanlarında yer alan kurumlar ve bu kurumların görevleri.....simdiden saol
SEDEPH
28 Mart 2009 13:57   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
MeLL adlı kullanıcıdan alıntı

Lütfen linki inceleyiniz: http://www.msxlabs.org/forum/siyasal...ruluslari.html

inceleyiniz..
esra erol bu mesajı beğendi.
*üye*
28 Mart 2009 14:08   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Sivil toplum örgütü

sivil örgüt toplumu hakkında verrilen bilgiler ve sivil toplum alanlarında yer alan kurumların görevleri
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Sivil toplum örgütleri nelerdir? Sivil toplum örgütleri olmasaydı ne olurdu? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • cevremizdeki sivil toplum orgutleri
  • sivil toplum orgutlerini arastir
  • sivil toplum orgutlerini tanitma
Cevap: 115
Son Mesaj: 29 Mart 2015 11:16
Amasya'da bulunan sivil toplum örgütleri nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 10 Nisan 2013 20:50
Ankara'daki sivil toplum örgütleri nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 22 Nisan 2012 17:21
Yabancı sivil toplum örgütleri nelerdir?
Gönderen: KjeR Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 7 Mayıs 2011 12:51
İzmir'deki sivil toplum örgütleri nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 30 Nisan 2011 21:33
Sayfa 0.412 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu