Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

Bu konu Soru-Cevap forumunda YELİZ 4181 tarafından 10 Mayıs 2009 (21:09) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
11385 kez görüntülenmiş, 11 cevap yazılmış ve son mesaj 20 Mart 2012 (23:57) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 10 Mayıs 2009, 21:09

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#1 (link)
YELİZ 4181
Ziyaretçi
YELİZ 4181 - avatarı
EŞİMLE ARAMIZDA KAN UYUŞMAZLIĞI VAR EŞİM (+) BEN (-) KAN GURUBUNA SAHİBİM İLK GEBELİGİM İKİZ OLARAK GERCEKLEŞTİ BEBEKLERDEN BİRİ Nİ DOGUMDA KAYBETTİK DİGERİNİ YAŞI 5 KAN GURUBU B(+) DOGUMDAN SONRA UYUŞMAZLIK İGNESİ YAPILMADI O ZAMAN Kİ ENGAMEDE UNUTULDU . BENİM SORUM: ŞİMDİ COÇUK SAHİBİ OLMAK İSTEDİĞİMDE NASIL BİR YOL UYGULAMALIYIM, BENİM VE COCUK İÇİN BİR TEHLİKE VARMI ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM .
En iyi cevap Daisy-BT tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

KAN UŞUYMAZLIĞI OLAN BİR BADNaAY İLK KÜRTAJDSS NAONRA GEREKEN AŞI YAPILMAMIŞ İSE İKİNCİ GEBELİTtKE SORUN OLUŞUR MU? ACİL CEVAPPP
Sorun oluşma ihtimali var. Doktorunuza danışın. Gebelik öncesi ve sırasında yapılması gerekenler konusunda yönlendirecektir. Alttaki yazıyı okuyun.

Alıntı:
Daisy-BT adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle


Alttaki yazıyı okuyun ve sağlıklı bebek sahibi olabilmek için mutlaka bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına danışın. Bazan alt grup uyuşmazlıkları bile bebek ve anne sağlığını etkilemektedir.

Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tehlikeleri Nelerdir?

Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.

Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.

Ne yapmak gerekir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.

: Bir hekim olarak nelere dikkat ediyorsunuz?
Op. Dr. Burçak Erzik: Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.
-Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
-Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır.
-İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapılabilir.
-Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
-Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlılığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
-Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
-Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır. (Alıntı)
Rapor Et
Reklam
Eski 10 Mayıs 2009, 22:34

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Muhakak bu konuyu bir uzmana başvurmalısınız.
Kan uyuşmazlığında bebek nasıl zarar görür
?
Bir insanın kendi dokusunun bir parçası olmayan her madde ve transplantasyonla (nakil yoluyla) vücuda yerleştirilen her organ yabancı bir madde olarak işlem görür. Bu yabancı maddelere antijen ("kendi genetik yapısına uymayan") adı verilir. Bu antijenler girdiği bedenin savunma sistemini harekete geçirir. Antijenler kan grubu yapıtaşları dışında bakteriler, virüsler, protozoalar gibi maddeler ve böbrek, karaciğer ya da kalp gibi nakledilen organlar olabilir.
Savunma sistemi kendisine yabancı olan maddeyi yok etmek amacıyla harekete geçer ve o maddeyi tanıyabilen antikor (yabancı cisme karşı üretilen "cisim") adlı maddeler üretir. Antikor antijenle anahtar-kilit ilişkisi içindedir ve antijeni gördüğü yerde ona bağlanarak parçalamaya ve sistemden uzaklaştırmaya çalışır.
Bir kişiye kendi kan grubundan olmayan bir kan verildiğinde kanda o kan grubuna karşı doğal olarak varolan antikorlar yabancı kanı parçalamak için harekete geçerler.
Kanı A yapıtaşı içeren bir insanda B'ye karşı, B yapıtaşı içeren insanda A'ya karşı, yapıtaşı içermeyen 0 (sıfır) kan grubu insanda hem A' ya hem de B'ye karşı, Rh faktörü içermeyen bir insanda da Rh (+) kana karşı doğal antikorlar hazır bulunurlar ya da hızla üretilirler. Bu yüzden kan transfüzyonu (kan nakli) gereken bir insanda uyumlu gruptan kan vermek hayati önem taşır.
Rh(-) kan grubu olan bir annenin karnındaki bebek, Rh(+) olan babasından gelen özelliklerle Rh(+) olarak belirlendiğinde Rh uygunsuzluğu klinik önem kazanır. Böyle bir durumda anne kanı bebek kanıyla ilk karşılaşmasında hemen Rh antijenine karşı antikor üretmeye başlar. Bu karşılaşmayı engellemede plasenta bariyer görevi yapar. Genel anlamda fetusta anneden farklı olarak bulunan çok sayıda yapıtaşı olduğundan annenin bebeğini "yabancı" olarak algılamasını engellemek için bu plasenta bariyeri çok önemlidir. Normal durumlarda bu bariyer doğuma kadar varlığını sürdürür ve anne kanıyla bebek kanı ancak doğum esnasında temasa geçer. Ancak düşük tehdidi, düşük, placenta previa, ablatio placenta ya da nedeni başka türlü açıklanamayan her türlü kanama esnasında bariyerin zayıflaması ve fetus kanının anne kanına geçmesi mümkündür. Tamamen normal seyreden bir gebelikte de sağlam plasenta bariyerinden fetusa ait az sayıda kan hücresi anne kanına geçse de bu az miktarda antijenin annenin savunma sistemini harekete geçirmesi zordur ve bu yüzden Rh uygunsuzluğu olan çiftlerin bebeklerinde ilk gebelikte çok nadiren problem olur.
Rh (-) annenin Rh(+) bebeğinin kanıyla ilk temasında savunma sisteminin cevabı yavaş olur ve antikorlar plasentadan fetusa geçerek fetusun hücrelerini parçalamaya zaman bulamadıklarından problem çıkmaz. Ancak anne bu durumda artık Rh(+) kana karşı sensitize olmuştur (duyarlı hale gelmiştir). İleriki gebeliklerden birinde yine Rh (+) kan grubu taşıyan bir bebeği olursa bu durumda annenin savunma sistemi hızla harekete geçer ve fetus kanını parçalamaya yönelik antikorları hızla ve çok yüksek miktarlarda üretir. Bu antikorlar anne kanından plasentaya buradan da kordon yoluyla fetus kanına geçerek fetusun alyuvarlarını hızla parçalarlar. Bu duruma immunize Rh uygunsuzluğu adı verilir. Fetusta alyuvarların parçalanması sonucu meydana gelen aneminin (kansızlık) şiddetine bağlı olarak fetusta kalp yetmezliğinden, bu yetmezlik sonucu vücut boşluklarında sıvı birkmesine ve ölüme kadar gidebilen durumlar ortaya çıkar. Fetusa ait alyuvarların parçalanmasıyla açığa çıkan bilirubin adlı madde belli bir seviyenin üstüne çıktığında bebeğin beynine zarar verebilir.
Rh(-) bir gebede bebeğin Rh(+) kan grubuna karşı oluşmuş antikorlar anne kanında İndirekt Coombs (IDC) incelemesiyle ortaya konur. Bu inceleme normalde negatif çıkmalıdır. Pozitif çıktığı andan itibaren immunize Rh uygunsuzluğu söz konusudur ve pozitifliğin şiddeti ile hastalığın fetusa verdiği zarar arasında direkt ilişki vardır.
Doğum sonrası bebeğin kanından bakılan Direkt Coombs (DC) incelemesi ise bebeğin kanında anne kanından gelen bebeğin Rh(+) antijenlerine karşı üretilmiş antikorlar ölçülür. Normalde negatif olmalıdır.
İmmunize Rh uygunsuzluğunun engellenmesi
Rh uygunsuzluğu olan bir çiftin bebeğinde immunize Rh uygunsuzluğu ortaya çıkmasının engellenmesi mümkündür. Bunun için Rh (-) kan grubu taşıyan annenin bebeğinin Rh(+) kan grubuyla ilk karşılaşmasını engellemek gerekir. Bu amaçla çeşitli isimlerle piyasada bulunan (örnek: RHOGAM) Anti-Rh-immunglobulinleri (antikorları) kullanılır. Halk arasında bu ilaçlar "uyuşmazlık iğnesi" olarak bilinirler.
Bu ilaçların içinde Rh (+) kan grubuna karşı antikorlar vardır. Bu antikorlar daha önce Rh(+) kanla karşılaşmış Rh(-) annelerin ürettikleri antikorların aynısıdır. Bu antikorlar anneye kalça yoluyla enjekte edildiğinde anne kanına geçerek tüm Rh(+) antijen taşıyan hücreleri bulur ve anne savunma sistemi henüz bu Rh(+) antijenleri görmeden bunları parçalayarak ilk teması engeller.
Anti-Rh-immunglobulinleri (antikorları) ilk teması her zaman başarılı bir şekilde engelleyemeyebilirler. Ancak düzenli antenatal takibe gelen gebelerde 28. gebelik haftasında ve doğumdan sonraki ilk 72 saatte olmak üzere toplam iki doz uygulandıklarında ileriki gebeliklerde problem ortaya çıkma olasılığı binde 1 kadar düşüktür. Doğum sonrası tek doz uygulamada başarısızlık oranı %2'ye çıkar.
Anti-Rh-Antikorları hangi durumlarda uygulanır?
Doğum öncesi hiç antenatal takibe gelmemiş bir Rh (-) gebede, babaRh(+) ise doğum sonrası bebeğin kan grubunun pozitif bulunması ve Direkt Coombs'un da negatif bulunması durumunda bir doz ilaç ilk 72 saatte kalçadan uygulanır. Burada amaç doğum esnasında bebekten anneye geçen Rh(+) antikorların annenin savunma sistemini harekete geçirmesini önlemek ve ileriki gebeliklerde daha hızlı cevap vermesine engel olmaktır.
Düzenli olarak antenatal takiplere gelen gebelerde baba Rh(+) ise aylık IDC incelemesi yapılır. 28. haftada IDC incelemesi negatif ise bebeğin kan grubu bilinememesine karşın %85 olasılıkla Rh(+) olacağı gözönünde bulundurularak bir doz uygulanır. Doğum sonrası bebeğin kan grubu tayini ve DC sonucuna göre ikinci doz uygulanır.
Gebeliğin herhangi bir döneminde geçirilen bir vajinal kanamada, düşük tehdidi ve düşükten sonra, gebeliğin kürtajla sonlandırılmasından sonra, amniosentez, plasenta biopsisi ya da kordosentez gibi müdahalelerden sonra da baba Rh(+) ise mutlaka bir doz ilaç uygulanır. Burada amaç bebeğin tayin edilemeyen kangrubunun Rh(+) olması durumunda Rh(-) anne kanında antikor üretimini engellemektir.
Baba Rh(-) ise herhangi bir Rh uygunsuzluğu söz konusu olmadığından ilacı uygulamak anlamsızdır.
Bebek Rh (-) doğmuş ise ilaç uygulanmasının bir anlamı yoktur.
Bebekte Direkt Coombs (+) bulunursa bu durumda zaten annenin savunma sistemi Rh(+) kanla çoktan harekete geçmiştir. İlaç uygulanması anlamsızdır.
İlk 72 saat içinde mümkün olan en erken saatlerde uygulama yapılmalıdır. 72 saat geçtiğinde anne kanı Rh(+) hücrelere karşı savunma cevabı oluşturmak için yeterli süreyi bulmuştur. Yine enjeksiyon anlamsızdır.
Herhangi bir antenatal incelemede IDC pozitif bulunduğunda immunize Rh uygunsuzluğu söz konusudur ve bu durumlarda tedavi yaklaşımı ayrı bir yön kazanır.
Anti-Rh-antikorları içeren ilaçlar ısıya ve ışığa karşı duyarlıdırlar. Bu yüzden ışıksız bir ortamda ve buzdolabında saklanırlar ve bir yerden bir yere taşınırken de genellikle buz torbası içinde muhafaza edilirler. Allerji gelişme ihtimaline karşı enjeksiyonlar anneye hastane şartlarında uygulanır.
Kan uyuşmazlığının nadir görülen diğer şekilleri (ABO, Kell, Duffy ve diğer altgrup uygunsuzlukları) burada anlatılmamıştır.
kaynak
Rapor Et
Eski 10 Mayıs 2009, 22:36

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#3 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
"kan uyuşmazlığı" genel kanının aksine, karı koca arasında değil, hamilelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekmektedir. kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunmakta olan proteinler temel alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: "a", "b", "ab" ve "o" grubu .. bir de "rh" söz konusudur. birey, "d" proteinine sahipse rh olumlu (+), değilse rh olumsuz (-) olarak ifade edilir. rh (-) kişilerin vücudunda d proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir.

normal şartlarda gebelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta (eş) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi unsurlarının karşılıklı alışverişi gerçekleştirilir. anne rh (-), bebek rh (+) ise ilk gebelikte gelişi güzel bir sorun olmaz. bebek doğarken zedelenen damarlardan biraz bebek kanı, rh (-) annenin kanına karışabilir. böylece annenin bağışıklık sistemi tamamen yabancısı olduğu bir proteinle, "d" proteini ile tanışır ve ona karşı tepki geliştirir. o maddeyi tanımadığı için yok etmek ister. beyaz kan hücrelerinin d proteinini yok etmek üzere ürettiği -o maddeye özgü- sıvısal maddeleri (antikorlar) kullanarak hedefine ulaşır. annenin kanında bir tane bile bebek kan hücresi kalmaz, tamamı yok edilir. bu savaş sona erdiğinde geriye "anti-d antikorları" adı verilen sıvısal maddeler ve bunları ihtiyaç duyulduğunda her an tekrardan üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır. ikinci gebelikte çocuk şayet yine rh (+) kana sahipse annenin kanında hazır bulunmakta olan bu sıvısal maddeler (antikorlar) basitçe plasenta (eş) engelini aşarak anne karnındaki bebeğin kanına karışırlar. bebek kırmızı kan hücreleri yok edilmeye başlanır. çocuğun kemik iliği, karaciğer ve dalağı yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde "bilirubin" adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciğeri tarafından yok edilir. bebeğin karaciğeri henüz bu maddenin tamamını zehirsizleştirebilecek kadar gelişmemiştir. şayet üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa netice olarak bebek ağır bir kansızlığa maruz kalır, hatta ölebilir. şayet arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doğar veya sağlıklı olarak dünyaya gelir. problem asıl o vakit belirginleşir. çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır. bunun yanında açığa çıkan sarı boyar madde niteliğindeki "bilirubin" bebeğin karaciğeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaştırılamamaktadır. kanda belli bir seviyesi aşan "bilirubin" göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiği beyin ve sinir sistemine yerleşerek yaşamı tehdit etmektedir. yenidoğan sarılığının ağır şekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleşmesi, zeka geriliği gibi kimi geri dönüşümsüz sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.

yenidoğan sarılığı olan bebeklerde sarı boyar madde "bilirubin"i vücuttan daha kolay uzaklaştırmak için belli bir dalga boyundaki ultra viyole (kızıl berisi) ışınları kullanılıyor. bebeklerin ideal sıcaklık ortamı sağlayan küvöz ya da yataklarda ultra viyole ışığıyla tedavisine "fototerapi" denir. yeterli olmadığında bebeğim göbek kordonundan takılan bir sistemle, ideal bir rh (-) kanla "kan değişimi" işlemi gerçekleştirilerek yaşamsal tehlike atlatılır. geç kalınan durumlarda araz kalması mümkündür. körlük, şaşılık, sağırlık, felç gibi ..

mademki kan uyuşmazlığı ve neticeleri bu kadar ağır olabiliyor, o halde rh (-) anneler için koruyucu bazı tedbirler alınması lazımdır. bir anne adayı şayet rh (-) kana sahipse, ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden derhal sonra, bebeğinden kendisine o anda geçmiş olabilecek rh (+) bebek kan hücrelerine karşı annenin bağışıklık sisteminde tepki oluşmadan önce girişimde bulunulmalıdır. bunun için özel olarak hazırlanmış bir serum vardır: "anti-d immun globulin". bu madde doğumdan (ya da düşük veya kürtajdan) derhal sonra anneye kaba etten iğne biçiminde yapılmalıdır. "anti-d immun globulin" kana karışır, bebekten geçmiş olan rh (+) kan hücrelerini hemen yok eder. annenin bağışıklık sistemi ne olduğu anlamadan işlem tamalanır. bir müddet sonra "anti-d immun globulin" doğal ömrünü tamamlar ve kanda yok olur. halbuki anne kendisi "antikor" geliştirmiş olsaydı bu sıvısal madde uzun müddet kanda kalacak, gerekirse onu tekrardan üretebilme kabiliyeti olan beyaz kan hücreleri tarafından eksikliği tamamlanacaktı. pasif olarak verilmiş olan "anti-d" için eksikliğin tamamlanması diye bir husus söz konusu değildir. zaman geçtikçe yok olan "anti-d immun globulin" bu sayede annenin sonraki hamileliklerinde çocuk için bir problem oluşturamaz. yalnız unutulmaması gereken bir husus bu immun globulinin herbir gebeliğin son bulumunda tekrardan uygulanmasının gerekliliğidir. kan uyuşmazlığı genel olarak ilk bebekte problem oluşturmaz. sonraki rh (-) çocuk için zaten bir sorun yoktur.

rh uygunsuzluğu kadar ağır seyretmese de "kan grupları" arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. genellikle annenin "o" bebğin "a", "b" veya "ab" olduğu durumlarda meydana gelir. değişik mekanizmalarla ama tıpkı aynı prensiplere dayanan süreçler yaşanır. fakat daha seyrek olarak yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşır.

sonuç olarak rh (-) olan annelerin rh (+) doğabilecek çocukları için önceden hazırlıklı olunmalıdır. şayet anne ve baba her ikisi de rh (-) iseler genetik kurallarına göre rh (+) bebekleri olamaz. şayet anne rh (-), bab rh (+) ise çocuk rh (-) de olabilir, rh (+) de. bu genel bilgi de göz önünde bulundurulmalı, doğum sonrası bebek kan grubu tayin edilmelidir. anne rh (-), bebek de rh (-) ise uygunsuzluk yoktur, anneye anti-d immun globulin yapmak gerekmez. annenin rh (+) olduğu durumlarda çocuğun rh'ı ne olursa olsun rh uygunsuzluğu olmaz. şayet anne ve baba her ikisi de "o" grubu kana sahiplerse çocukları kesinlikle "o" grubu olur. bu taktirde anne ve bebek arasında grup uygunsuzluğu olamayacağı açıktır. anne "o", baba "a" ise çocuk "o" veya "a"; anne "o", baba "b" ise çocuk "o" veya "b"; anne "o" baba "ab" ise çocuk "a" veya "b" olur ama "o" veya "ab" olamaz. annenin "a" ya da "b" olduğu, çocuğun "b" ya da "a" olduğu durumlarda uyuşmazlık nadirdir, hafif seyreder. bundan başka bazı alt kan grubu uygunsuzluklarında, hatta hiçbir uygunsuzluğun olmadığı kimi sıra dışı durumlarda kan uyuşmazlığıyla benzer klinik tablolar görülebilir, yenidoğan sarılığı meydana gelebilir.

sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gebelikte sağlıklı ve tertipli izlem ön koşuldur. anne baba adayları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı arasında işbirliği bu sürecin temelini oluşturmaktadır. ideal bir hamilelik yönetimi ve doğuma uzman gözetiminde hazırlık, kan uyuşmazlığı gibi yaşamsal bir sorunun bile kolaylıkla halledilmesini sağlayacaktır.
Rapor Et
Eski 11 Mayıs 2009, 04:54

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#4 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tehlikeleri Nelerdir?


Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.

Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.

Ne yapmak gerekir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.

: Bir hekim olarak nelere dikkat ediyorsunuz?
Op. Dr. Burçak Erzik: Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.

-Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
-Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır.
-İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapılabilir.
-Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
-Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlılığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
-Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
-Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır.
__________________
alintidir...
Rapor Et
Eski 13 Ekim 2009, 11:25

Kan uyuşmazlığı olan eşlerin doğacak çocuklarında ne gibi sorunlar olabilir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
benim kanım arh-+ evlenecegim kişinin kanı arh- dir.bunun için cocugumuz olursa herhangi bir sorun olurmu
Rapor Et
Eski 2 Kasım 2009, 20:19

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
kan uyuşmazlıgı var düşük oldu .koruyucu igneyi yaptıramadım saati geçti. şimdi yaptırsam faydası olur mu
Rapor Et
Eski 2 Kasım 2009, 20:39

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#7 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

benim kanım arh-+ evlenecegim kişinin kanı arh- dir.bunun için cocugumuz olursa herhangi bir sorun olurmu
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

kan uyuşmazlıgı var düşük oldu .koruyucu igneyi yaptıramadım saati geçti. şimdi yaptırsam faydası olur mu

Alttaki yazıyı okuyun ve sağlıklı bebek sahibi olabilmek için mutlaka bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına danışın. Bazan alt grup uyuşmazlıkları bile bebek ve anne sağlığını etkilemektedir.

Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tehlikeleri Nelerdir?

Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.

Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.

Ne yapmak gerekir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.

: Bir hekim olarak nelere dikkat ediyorsunuz?
Op. Dr. Burçak Erzik: Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.
-Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
-Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır.
-İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapılabilir.
-Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
-Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlılığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
-Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
-Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır. (Alıntı)
Rapor Et
Eski 23 Nisan 2010, 00:05

kan uyuşmazlığı

#8 (link)
misafir
Ziyaretçi
misafir - avatarı
anne a rh negatıf baba a rh pozitif anne hamile çocukta bir sakınca olurmu
Rapor Et
Eski 23 Nisan 2010, 01:04

Kan uyuşmazlığı var, tekrar çocuk sahibi olmak için nasıl bir yol uygulamalıyım?

#9 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

anne a rh negatıf baba a rh pozitif anne hamile çocukta bir sakınca olurmu

İnceleyiniz.

Alıntı:
Daisy-BT adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle


Alttaki yazıyı okuyun ve sağlıklı bebek sahibi olabilmek için mutlaka bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına danışın. Bazan alt grup uyuşmazlıkları bile bebek ve anne sağlığını etkilemektedir.

Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tehlikeleri Nelerdir?

Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.

Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.

Ne yapmak gerekir?

Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.

: Bir hekim olarak nelere dikkat ediyorsunuz?
Op. Dr. Burçak Erzik: Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.
-Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
-Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır.
-İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapılabilir.
-Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
-Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlılığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
-Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
-Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır. (Alıntı)
Rapor Et
Eski 7 Eylül 2010, 23:21

kan uyuşmazlığı

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
KAN UŞUYMAZLIĞI OLAN BİR BADNaAY İLK KÜRTAJDSS NAONRA GEREKEN AŞI YAPILMAMIŞ İSE İKİNCİ GEBELİTtKE SORUN OLUŞUR MU? ACİL CEVAPPP
Etiketler:
  • bebegimin kan grubu ne olacak
  • eslerde kan uyumu
  • kan uyusmazligi ignesi yapilmadi
  • kan uyusmazligi olan ciftler
  • kan uyusmazliginda ikinci gebelik
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.366 saniyede (86.59% PHP - 13.41% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 15:14
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi