Arama

Kan Grupları ve Kan Grubu Uyumları

Güncelleme: 2 Eylül 2018 Gösterim: 92.331 Cevap: 10
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
31 Mayıs 2007       Mesaj #1
nünü - avatarı
Ziyaretçi

KAN GRUPLARI

Ad:  kan grup.jpg
Gösterim: 27387
Boyut:  79.1 KB

Kanın, içerdiği antijenlere (vücuda girdiğinde kanda lenfosit ve antikor oluşumuna yol açan madde) ve antijenlerin kümelenme özelliklerine göre sınıflandırılması. Kan gruplarının belirlenmesi, özellikle kan nakillerinde önemlidir. Kan grupları bulunmadan önce yapılan kan nakilleri, kimi zaman ölümle sonuçlanabiliyordu. 1910 yılında Landsteiner kan gruplarını buldu. İnsanların kanında çeşitli antijen sistemleri vardır. Bunların en bilineni ABO sistemidir (izoglütiasyon sistemi de denir). İnsan kanında bulunan alyuvarlar ya A, B, AB antijenlerini içerirler ya da hiç antijen içermezler (O grubu). Antijenler, içinde kendilerine karşı maddeler bulunan bir başka kişinin kanında alyuvarların birleşmesine ve sonra da parçalanmasına yol açarlar.
Sponsorlu Bağlantılar
Antijenlerin kümelenme özelliklerine bağlı olarak, bütün insanların kanları dört ana kan grubunda toplanır:
1. grup "0 grubu", alyuvarları hiç antijen içermeyen, fakat serumunda A ve B bağışıklık cisimleri bulunan kandır. Bu gruptan olan kişiler kanlarını herkese verir, yalnız kendi gruplarından kan alabilirler.
2. grup "A grubu", serumunda anti-B-bağışıklık cisimleri bulunan kandır. Bu gruptan kişiler, kendi gruplarına ve AB grubuna kan verir, kendi gruplarından ve 0 grubundan kan alırlar.
3. grup "B grubu", serumunda anti-A-bağışıklık cisimleri bulunan kandır. Bu gruptan olanlar, kendi gruplarına ve AB grubuna kan verir, kendi gruplarından ve 0 grubundan kan alırlar.
4. grup "AB grubu", içinde bağışıklık cisimleri olmayan kandır. Bu gruptan olanlar, yalnız kendi gruplarına kan verebilir, buna karşılık bütün gruplardan kan alırlar. Yapılan kan nakillerinde, alıcı ve vericilerin kanı uygun gruplardan olduğu hâlde kimi durumlarda başarısızlıkla karşılaşılması, bunun nedenlerini araştırmayı gerektirmiş ve yapılan çalışmalar, kanda bulunan özel bir antijen olan Rh etkenini ortaya çıkarmıştır. Rh etkeni, 1940'ta Landsteiner ve Wiener tarafından bulundu. Bilim adamları bu konudaki ilk çalışmalarını, "Macacus rhesus" adlı bir maymun üzerinde yaptıklarından bu adla anılır. Alyuvarlarında Rh etkeni bulunan kimselerin kanı Rh+ (Rh pozitif), alyuvarlarında Rh etkeni bulunmayanların kanı da Rh-(Rh negatif) olarak belirtilir. Rh etkeni pozitif ve negatif olan kimselerin kanları arasında uyuşmazlık olabilir. Bu etken, gebeliklerde de çok önem taşır. Son yıllarda bulunan ilâçlar ve doğacak bebeğin kanı değiştirilerek Rh etkenleri farklı olan ana babaların da tehlikesizce çocuk sahibi olabilmeleri sağlanmaktadır.

Kan Grubu, insan kanındaki antikorlara bakılarak, kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir. A, B, AB ve 0 türleri mevcuttur. Bundan bağımsız olarak, Rh değeri + veya - değerinde olabilir. Bu iki sistemin kombinasyonundan 8'li kan grubu tablosu oluşmuştur. Türkiye'de iki sistem yan yana yazılarak belirtilir. Örneğin; A türü kanda Rh değeri negatif ise, o kan için A Rh- grubu denir. Türkiye'de Kızılay'ın verilerine göre en fazla bulunan grup A Rh+'dir.

Kan grubu uyumu


Her ne kadar aşagıdaki tablo genel olarak doğru ise de uzun dönem kan tranfüzyonu gerektiren kişilere kendi kan gruplarının aynısının verilmesi zorunludur. Çok ama çok acil durumlarda RH-, RH+ kan verebilir.

Kan uyum tablosu Alıcı Kan Grubu Verebilen kan grupları
Ad:  kangrubu.jpg
Gösterim: 42578
Boyut:  19.3 KB

Kan Gruplarının Önemi


Kan grubunu belirleyen A ve B genleri, kanınızda bulunan alyuvarların çeperinde A ve B tipi proteinlerden hangisinin yer alacağını belirlerler. Kan grubunuz A ise alyuvarlarınızın çeperinde yalnızca A tipi protein, B ise yalnızca B tipi protein, AB ise her ikisinden de, 0 ise alyuvarlarınızın içinde her ikisi de yoktur demektir. Alyuvar çeperinde bulunan ve kan grubunuzun belirlenmesinde rol oynayan bu proteinlere aglütinojen denir. Ancak kanda, kendinizinkinden farklı bir kan grubuna ait alyuvar hücrelerinin vücudunuza girmemesini sağlayarak sizi koruyan aglütinin adlı antikorlar bulunur. Protein yapısında olan aglütininler de tıpkı aglütinojenler gibi A ve B tipinde olurlar.
Ad:  kangrubu2.jpg
Gösterim: 29241
Boyut:  7.0 KB


BAKINIZ
Kan Nedir - Kanın Yapısı, Özellikleri ve Görevleri
Kan Hücreleri Nedir - Kan Hücrelerinin Yapısı ve Görevleri
Kan Pıhtılaşması (Koagülasyon)
Kanama Nedir? Kanama Kontrolü ve Durdurulması
Kan Grupları ve Kan Grubu Uyumları
Kan Bağışı Nedir? Nasıl Kan Bağışı Yapılır?
Kan Nakli (Kan Transfüzyonu)

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 20 Haziran 2016 23:37
recruit87 - avatarı
recruit87
Ziyaretçi
1 Haziran 2007       Mesaj #2
recruit87 - avatarı
Ziyaretçi

İnsanların kan grupları birbirinden farklıdır, neden?


Vücudumuzda yaşantımız boyunca hiç durmadan çalışan bir kasımız vardır. Yani tek bir kastan oluşan kalbimiz. Kalbimiz nefes ile alınan oksijeni akciğerlerimizde alan kanı vücudumuzun her noktasına pompalar. Bir dakikalık sürede ciğerlerin aldığı hava ile kalbin pompaladığı kan aynı hacimde, yaklaşık 6 litredir. Gerilim halinde ciğerlerin alıp verdiği hava, kalbin kan kapasitesini aşar. Peki nasıl oluyor da bu kan insandan insana farklı oluyor ve hatta birbirleri ile hiç uyuşmuyor?
Sponsorlu Bağlantılar
İnsanların kan grupları doğmalarından önce genetik olarak saptanmıştır. Kanımızda yabancı maddeleri, mikroplan tespit edip bunlarla savaşan hücrelerimiz, yani kırmızı kan hücreleri, bir diğer deyişle alyuvarlar vardır. Bu alyuvarlar sadece 120 gün yaşarlar. Bu nedenle vücudumuzda devamlı alyuvar üretilir. Ortalama bir yaşam süresi boyunca, insan vücudunda yarım tondan fazla alyuvar üretilir. Bu alyuvarların yüzeylerinde 'antigen' denilen proteinler ve lipidler vardır. İşte bu antigenlerin varlığı veya yokluğu kan gruplarını tayin eder.
Aslında bilinen 300 kan grubu vardır ama ABO adı verilen en yaygın gruplama sistemi, ebeveynlerden miras alınan A ve B adı verilen iki antigenin varlığı veya yokluğu üzerine kurulmuştur. Bu sistemi ilk olarak 1902 yılında Avusturya kökenli ABD'li bilimci Kari Landsteiner ortaya çıkarmıştır.
Bu gruplamada kanlar A, B, AB ve O (sıfır) olmak üzere dörde ayrılırlar. İnsanın dışındaki hayvanların da farklı kan grupları vardır. Örneğin, domuzlarda 16, ineklerde 12, köpeklerde 7, kedilerde ise 2 farklı kan gurubu tespit edilmiştir.
Bu gruplamada bazıları birbirleri ile uyumlu olabilir ve diğer gruptan kan alabilir veya verebilir. Uyumsuz gruplarda ise karşı tarafın savunmacı antigenleri gelenleri dost bilmeyip savaş açarak kanda pıhtılaşmaya, böbrek rahatsızlıklarına hatta ölüme sebep olabilirler.
AB grubu herkesten kan alabilmekte, O grubu ise herkese kan verebilmektedir. Savaş gibi kan ihtiyacının yoğun, test zamanının az olduğu zamanlarda, kan bankasında mümkün olduğu kadar çok sıfır grubu kan depolanır.

Kan grubu, insan kanındaki antikorlara bakılarak, kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir. A, B, AB ve 0 türleri mevcuttur. Bundan bağımsız olarak, Rh değeri + veya - değerinde olabilir. Bu iki sistemin kombinasyonundan 8'li kan grubu tablosu oluşmuştur. Türkiye'de iki sistem yan yana yazılarak belirtilir. Örneğin; A türü kanda Rh değeri negatif ise, 0 kan için A Rh (-) grubu denir. Türkiye'de Kızılay'ın verilerine göre en fazla bulunan grup A Rh (+)'dir. RH faktörü, Rhesus (rezüs) maymunun kanındaki antikorların var olup olmamasHer ne kadar aşagıdaki tablo[1] genel olarak doğru ise de uzun dönem kan tranfüzyonu gerektiren kişilere kendi kan gruplarının aynısının verilmesi zorunludur. Çok ama çok acil durumlarda RH (-), RH (+)'ye kan verebilir.

Kan Gruplarının görevi


Kan grubunu belirleyen A ve B genleri, kanımızda bulunan alyuvarların çeperinde A ve B tipi proteinlerden hangisinin yer alacağını belirlerler. Kan grubunuz A ise alyuvarlarınızın çeperinde yalnızca A tipi protein, B ise yalnızca B tipi protein, AB ise her ikisinden de, 0 ise alyuvarlarınızın çeperinde her ikisi de yoktur demektir. Alyuvar çeperinde bulunan ve kan grubunuzun belirlenmesinde rol oynayan bu proteinlere aglütinojen denir. Ancak kanda, kendinizinkinden farklı bir kan grubuna ait alyuvar hücrelerinin vücudunuza girmemesini sağlayarak sizi koruyan aglütinin adlı antikor lar bulunur. Protein yapısında olan aglütininler de tıpkı aglütinojenler gibi A ve B tipinde olurlar.

Kan Grupları Nasıl Bulunmuştur?


Kan transfüzyonlarının, kan grupları hakkında hiçbir bilgi olmadığı halde önceleri başarıyla sürdürülmesi dikkat çekicidir. Landois 1875’de köpek kanının başka bir cinsin kanı ile karıştırıldığında 2 dk. içerisinde hemen daima lizise (hücre parçalanması) neden olduğunu bildirmiştir. Bu çalışmadan haberdar olan Karl Landsteiner 22 kişide yaptığı çalışmada eritrosit ve serum arasındaki reaksiyonları tarif ederek 1901’de sonuçlarını yayınlamıştır. Landsteiner önceleri A, B, C olmak üzere üç kan grubu tanımladı. Sonraki yıl öğrencileri olan DeCastello ve Sturli 155 kişiyi kapsayan daha geniş bir çalışma ile kan grup sistemini A, B, O, AB olarak tanımladılar (1902). (19. yy’ın ikinci yarısında Alman bir doktorun şu sözleri şaşırtıcı değildi. Koyun kanı nakletmek için üç tane koyuna ihtiyaç vardır; ilki kanı alınan, ikincisi kanın nakledilmesine müsaade eden, üçüncüsü ise nakli gerçekleştiren olarak). 1922’de Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eden Landsteiner 1930 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür. Diğer kan grup sistemleri tanımlanmadan neredeyse yarım yüzyıllık bir zaman geçmiş ve 1939’da Phillip Levine tarafından sunulan bir olgu ile Rhesus (Rh faktörünün bulunduğu maymunun adı) faktörünün varlığına dikkat çekilmiştir. Sonraki birkaç yıl içerisinde yapılan benzer çalışmalarla yeni antijen sistemleri tanımlanmıştır

Ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmakta olan kan grubu sistemleri, ABO ve Rh sistemleridir. ABO grup sistemine göre kan grupları, A, B, AB ve O grubu diye dörde ayrılırken, Rh sistemine göre ise, RhD Pozitif ve RhD Negatif diye ikiye ayrılır. Her iki sistem birlikte kullanıldığından, ortaya sekiz farklı kan grubu çıkar. Ancak kan grupları, sadece bununla sınırlı değildir. Bazı kişilerde hem ABO grup sistemine ait alt gruplar (A1,A2,gibi) ve hem de Rh sistemine ait alt gruplar (D, d, C, c, E, e... gibi) bulunmaktadır. Bir kanın "Rh Negatif" diye nitelenebilmesi için bu alt grup antijenlerinden hiçbirinin bulunmaması gerekir. Ülkemizde CD pozitifliğine oldukça sık rastlanırken, DE pozitifliği daha nadirdir.Genel olarak bakıldığında Rh D pozitifliği %85-90 arasında değişmektedir.

Hangi kan grubunun hangi kan grubuna verilmesi gerektiği çok önceden yapılan araştırmalar ile keşfedilerek başlayan ve daha sonra ortaya çıkabilen sağlık sorunlarıyla her kanın her kan grubuna uygun olmadığı tespit edildi.
Kan grupları belirlendikten sonra hangi kan grubuna hangi kanın uygun olduğu araştırılarak tespit edildi ve bu sayede kan nakillerinde ortaya çıkabilecek sağlık sorunları önlenmiş oldu.
Kan grupları olarak 2 temel sistem vardır. A,B,0 gurupları ve RH degerleri. Kan gurupları A,B,AB,0 olarak 2 gruba ve bunlarda +/- olarak 2 ye ayrılır.

Bu sisteme göre 8 tür kan grubu var.
ARH(+)
ARH(-)
BRH(+)
BRH(-)
ABRH(+)
ABRH(-)
0RH(+)
0RH(-)
Bu kan gruplarına göre kan grubu uygunlunun saptanmasından sonra kişilere kan nakli yapılabilir.
AB kan grubu tüm gruplardan kan alabilir, 0 kan grubu ise tüm gruplara kan verebilir.
Hangi kan gurubu hangi kan gurubuna kan verebilir;

Alıcı kan grubu Verici kan grubu
AB Rh+ Tüm kan grupları
AB Rh- O Rh- A Rh- B Rh- AB Rh-
A Rh+ O Rh- O Rh+ A Rh- A Rh+
A Rh- O Rh - A Rh-
B Rh+ O Rh- O Rh+ B Rh- B Rh+
B Rh- O Rh - B Rh-
O Rh+ O Rh- O Rh+

Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 22:04
PembeSeker - avatarı
PembeSeker
Ziyaretçi
19 Ocak 2009       Mesaj #3
PembeSeker - avatarı
Ziyaretçi

Kan Grupları ve Değişik Kalıtım Biçimleri


A. KAN KARAKTERLERİ


1. ABO Karakteri
A geni, B geni, O geni olmak üzere üç ayrı alel genle kalıtılır. A ve B genleri O genine baskın, kendi aralarında ise eşbaskındır.

Kan grubu, kan alış verişinde çok etkilidir. Bireylerin kan grubunu belirleyen, alyuvarlarında bulunan antijenler (aglütinojen)'dir. Kan plazmasında (serum) ise antijenlere karşı oluşturulmuş antikorlar (aglütinin) bulunur.

• Kan Alış - Verişi Her grubun kendi grubuyla yaptığı alış-verişler idealdir. Yandaki şekilde gösterilen noktalı oklar ise, yarı çökelmeli kan nakilleridir. Ancak acil durumlarda uygulanabilir.

• Aglutinasyon (Çökelme)
Uygun olmayan kan nakillerinde kan serumunda bulunan antikorlar alyuvarları birbirine yapıştırıp bağlayarak çökelmelerini sağlarlar. Buna aglütinasyon denir.
A antijeni + a antikoru = Çökelme
Alıcının antikor üreticisi olduğu durumlar kan nakli için uygun değildir. Çünkü, tam çökelme olur.

2. Rh Karakteri
Bu karakter kan grubunun pozitif (+) veya negatifliğini (–) belirler. Pozitiflik geni negatiflik genine baskındır.

• Rh Uyuşmazlığı (Eritroblastosis fetalis)
Anne Rh– ve baba Rh+ olduğu zaman, ikinci ve sonraki Rh+ çocuklarda görülebilir. Böyle çocuklar gelişmenin erken evresinde düşük olarak atılabilir veya gelişmesini tamamlayarak doğarlar.
İlk gebelikte çocuk Rh+ bile olsa annenin kanı çocuğun kanını tanımaz. Doğum esnasındaki yaralanmalarla tanımış olur ve annenin kanı çocuğun Rh proteinine karşı Rh antikorunu oluşturur.
Sonraki gebeliklerde bu antikorlar plasentadan geçerse çocuğun kanını çökeltir ve tahrip edebilir.

DEĞİŞİK KALITIM BİÇİMLERİ


1. Çok Alellik
Değişik canlı türlerinin bazı karakterlerinde alel gen çeşidi ikiden fazladır. Buna çok alellik denir. Ancak, bu durumda da bir birey iki adet alel gen bulundurabilir.
Bu durumda bireylerin genotip çeşidi formülüyle bulunabilir.
Bireylerin fenotip çeşidinin ne kadar olacağı hakkında kesin bir şey söylenemez. Çok alelliğe en iyi örnekler, insan kan grubu ve tavşanlarda post rengidir.

2. Eş Baskınlık (Ekivalentlik)
Bir karakteri belirleyen iki farklı gen birbirlerine baskınlık sağlayamazlarsa veya eşit değerde baskınlık oluştururlarsa, dış görünüş (fenotip) iki genin de etkisiyle ortaya çıkar.

Böylece heterozigot bireyler üçüncü bir fenotipi göstermiş olurlar. Böyle karekterlerde genotip çeşidi değişmez. Fenotip çeşidi (3) genotip çeşidine eşit (3) olur.

3. Çok Genli Kalıtım
İnsanlara ait, boy uzunluğu, vücut iriliği, zekilik, deri rengi; hayvanlarda süt verimi, yumurta verimi, meyvelerde büyüklük, tavuklarda ibik şekli gibi birçok karakter bir’den fazla alel gen çifti ile aktarılır. İnsanda deri rengi 2 ayrı gen çiftiyle kalıtılır.
Tam bir zenci AABB genotipindedir. Tam bir beyaz ise aabb’dir. Her ikisi çaprazlandığında AaBb genotipli F1 melez olacaktır. F2 de ise tam siyah zenciden beyaza doğru geniş bir açılıma rastlanır.

4. Ayrılmama Olayı

Mayoz bölünme ile gametler meydana gelirken, bölünmenin I. anafaz safhasında homolog kromozomlar, II. anafaz da ise kardeş kromatidler birbirlerinden ayrılamayarak aynı hücreye gidebilirler.
Sonuçta kromozom sayısı bir fazla ve bir eksik gametler meydana gelir. Bu anormal gametlerin normal gametlerle döllenmesiyle ise (2n + 1) ve (2n - 1) kromozomlu bireyler meydana gelir.

5. Kontrol Çaprazlaması
Baskın fenotipteki bir bireyin, heterozigot mu, yoksa homozigot mu olduğunu anlamak için yapılır. Bunun için, baskın birey, fenotipine bakıldığında genotipi tahmin edilebilen bireyle (genellikle çekinikle) çaprazlanır. Oluşan bütün bireyler baskın ise, incelenen canlı homozigottur. Ancak çekinik bireyler de oluşursa incelenen canlı heterozigottur.
Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 16:40 Sebep: Linkler.
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
30 Ekim 2009       Mesaj #4
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
KAN GRUPLARI
Ad:  kan-gruplari.jpg
Gösterim: 25530
Boyut:  78.6 KB

Kanın yaşamın önemli bir öğesi ol­duğu eski çağlardan beri bilinmekteydi; bu “yaşamsal” maddeyi hayvandan in­sana ya da doğrudan insandan insana aktarma düşüncesi vardı. Bu düşünce gerçeğe dönüştüğünde kanın verildiği kişinin öldüğü görülüyordu. İnsan vü­cudu başka bir insanın kanını her za­man kabullenmez; kan uygun değilse alyuvarlar, kanda birbirinden ayrı, par­çacıklar halinde kalmak yerine birbirine yapışıp kümeleşir. Kümeleşme sonu­cunda vücutta düzeltilmesi çok zor olan hasarlar ortaya çıkar. Kümeleşen alyu­varların oluşturduğu kütleler yaşamsal organların küçük damarlarını tıkayarak bu organın işlevlerini yitirmesine yol açar. Buna ek olarak, kümeleştikten sonra parçalanan alyuvarlardan açığa çıkan hemoglobin, böbrekler yoluyla vücuttan atılırken asit yapısındaki idrar­da çözünemeyeceğinden, böbreğin ortaya çıkar.
Kan gruplarını inceleme­den önce bazı kavramlarla tanışılması gerekir. Ancak bundan sonra kan grupları ve kan nakliyle ilgili bilgiler kolaylıkla izlenebilir. Bunlar “antijen” “antikor” “genotip” “fenotip” ve”aglütinasyon” kavramlarıdır.

Kan Uyuşmazlığı Nedir ve Tehlikeleri Nelerdir?


Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı" olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem yaratması beklenmez.

Kan uyuşmazlığı durumunda ne olabilir?
Op. Dr. Burçak Erzik: Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise fetustan anneye geçebilecek çok az miktarlarda kan bile (0.1 ml ) annenin kanına karışırsa annenin bağışıklık sistemi Rh proteinlerine karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşturur. Bu şekilde kendi kan dolaşımındaki Rh proteinlerini temizler. Ancak bu antikorlar bebek eşi olan plasenta ve kordon aracılığı ile Rh (+) fetusun kan dolaşımına girdiğinde kırmızı kan hücrelerini yok etme özelliğine sahiptir. Bu şekilde anne ve fetusta Rh duyarlılığı gelişmiş olur. Geçen antikor miktarı ile doğru orantılı olarak, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliğine ve buna bağlı ölümüne kadar giden bir hastalık tablosu görülebilir.

Ne yapmak gerekir?
Op. Dr. Burçak Erzik: Annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde bu yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiğinden bu uyarının hiç oluşmaması en önemli korunma prensibidir. Bu uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında mümkündür. Ancak her uyarı doğumla olmak zorunda değildir.Yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı gelişebilir.
Bu yüzden Rh (-) olan her anne, gebeliğin hemen başında anti-Rh antikorlar açısından indirekt coombs adındaki basit bir testle araştırılır.
Bu tür bir problemle karşılaşmamanın temel kuralı korunmadır.
  • Çiftin öncelikle gebelik öncesinde kan grupları tespit edilmelidir.
  • Eğer Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi 4 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır.
  • İlk gebelikte 28.haftada erken korunma iğnesi (300 mikrogram Rh hiper immün globulin)yapılabilir.
  • Doğumdan sonra bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumu takip eden 72 saat içinde yaptırılır. Hiperimmune globulin enjeksiyonuna rağmen hastaların % 0,4’ünde duyarlılık gelişebilir.
  • Eğer anne adayı duyarlı hale gelmişse bebek risk altındadır.Duyarlılığı ortadan kaldırmak mümkün değildir. Gebelik ilerledikçe kandaki antikor düzeyleri düzenli olarak kontrol edilir. Eğer yüksek düzeylere çıkarsa, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır. Rh duyarlılığı gerçekleştikten sonraki gebelikler de genellikle etkilenen gebelikten daha erken başlayan ve daha ağır seyreden bir tablo oluşur.
  • Düşük sözkonusu ise gebelik 3 aydan büyükse immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalıdır. İlk 3 ay içinde ise düşük doz, 50 mikrogram hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.
  • Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı kürtaj sözkonusu ise Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalıdır.
İKİNCİ GEBELİKTE KAN UYUŞMAZLIĞI
İkinci hamilelikte kan uyuşmazlığı iğnesi yaptırmama gerek var mı? Daha önce birinci gebeliğimde doğumdan sonra iğne yapılmıştı, dr sonbraki gebelikte bebeği korumak için bunu yapıyoruz demişti.
Peki şimdi ikinci gebelikte tekrar yaptırmama gerek var mı?
Anne Rh (-) ise her gebelikte anti-D immunglobulin (kan uyuşmazlığı iğnesi) 28. haftada yapılır. Doğumdan sonra da bebek kan grubuna bakılır ve bebek kan grubu rh (+) pozitif ise tekrar iğne yapılır. Ancak bebek kan grubu rh negatif çıkarsa doğumdan sonraki iğne yapılmaz. İkinci gebelikte kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmazsa olabilecek bir etkileşim bu sefer üçüncü veya dördüncü gebelikteki bebekleri tehlikeye atar.
Her gebelikte düzenli şekilde kan uyuşmazlığı iğnesi yapılırsa kan uyuşmazlığına bağşlı bir problem hiçbir bebekte yaşanmaz.

KAN UYUŞMAZLIĞI İĞNESİ (ANTİ-D İMMUNGLOBULİN)

Anti D (Anti- Rh) immunglobulin yani halk arasındaki adıyla kan uyuşmazlığı iğnesi anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığına bağlı etkileşimi önlemek için uygulanan immunglobin ilaçtır. Genellikle kas içerisine (kalçadan) uygulanan formları bulunduğu için kan uyuşmazlığı iğnesi denir. İntravenöz (damardan) uygulanan formları da mevcuttur. İlk olarak 1968 yılında üretilmiştir ve daha sonraki yıllarda yaygın olarak kullanılması ile anne-bebek rh uygunsuzluğuna bağlı hastalık gelişen bebekler son derece azalmıştır.

Annenin kan grubu rh negatif (-) babanın kan grubu rh pozitif (+) olduğu durumlarda anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığından dolayı etkileşim olma ihtimali vardır. Bu anne ve babadan meydana gelen bebeğin kan grubu rh (-) olursa kan uyuşmazlığından dolayı etkileşim olmaz, bebek kan grubu rh (+) olursa etkileşim meydana gelebilir. Hamilelik sırasında bebeğin kan grubu bilinmediği için rh (+) olma ihtimaline karşı 28. hafta civarında proflaktik (önleme) amaçlı anti-d iğnesi yapılır. İlaç uygulanmadan önce indrekt coombs testi (IDC) ile anne ve bebek arasında etkileşim var mı diye araştırılır. IDC testinde etkileşim izlenirse anti-d iğnesi uygulanmaz, etkileşim yoksa anti-d uygulanır. (Bazı merkezlerde ilk gebeliklerde 28. haftada anti-d uygulanmaz sadece doğumdan sonra gerekirse uygulanır.) Doğumdan sonra artık bebeğin kan grubunu öğrenme imkanı vardır, bebeğin kan grubuna bakılır eğer bebek kan grubu rh (+) ise anneye doğumdan sonra 72 saat içerisinde anti-d immunglobulin iğnesi yapılır. Bebek kan grubu rh (-) ise iğnenin yapılmasına gerek yoktur çünkü rh uygunsuzluğuna bağlı etkileşim sadece anne rh (-) bebek rh (+) ise gerçekleşebilir. Bebek rh (+) olduğunda anti-d immunglobulinin en iyi şekilde etki gösterebilmesi için doğumdan sonra 72 saat içerisinde yapılması gerekir ancak temin edilemeyen veya gecikme yaşanan durumlarda doğumdan sonra 2-4 haftaya kadar da yapılabileceği bildirilmektedir.

Kan uyuşmazlığı iğnesi ne zaman hangi haftalarda yapılır?
Anti-D immunglobulin gebeliğin 28. haftasında ve doğumdan sonra 72 saat içerisinde (bebek rh pozitif ise) olmak üzere iki kere anneye uygulanır. Bebeğe hiçbir zaman anti-d immunglobulin uygulanmaz. Bunun dışında amniosentez, kordosentez, anne karnına travma, plasenta previa veya dekolmana bağlı kanama gibi durumlarda anti-d immunglobulin uygulanır. Anti-d immunglobulin yapılmadığı taktirde rh (+) bebekten anneye geçecek eritrositlere (kırmızı kan hücreleri) karşı anne antikorlar oluşturacaktır.

Anti-D immunglobulinin etki mekanizması nedir?
Anti-D immunglobulin bebekten anneye geçebilecek rh (+) kan hücrelerinin üzerine bağlanarak annenin hücrelerinin bunları görmesini ve bunlara karşı antikor oluşturmasını engeller.

kaynak: Jinekoloji ve Gebelik .Com
Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 20:16
_AERYU_ - avatarı
_AERYU_
Ziyaretçi
6 Nisan 2014       Mesaj #5
_AERYU_ - avatarı
Ziyaretçi

Kan Grupları


MsXabs.org
Kan grupları, insanlardaki kanın özelliklerini belirtmek amacıyla, antikorlara bakılarak belirlenmiş olan sınıflandırma sistemidir. Kanda bulunan alyuvarlar, kana kırmızı rengi veren oluşumlardır. Alyuvarların üzerinde bulunan, kan proteinlerine göre gruplar oluşmaktadır. Bu proteinler üç gruba ayrılmıştır. A, B ve RH proteinleri aralarında 8 adet kan grubu oluşturur. Vücudun bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlarda kanda bulunmaktadır. Bunlarda A, B ve RH antikoru olarak adlandırılır. Bilinen hiçbir kanın yapısında antikorlar ve protein yan yana bulunmaz. Bunlar birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşırlar ve çökelirler. Kişiler arasında kan alışverişi yapılabilmesi için, alıcı ve vericilerin kanlarındaki protein ve antikorların incelenmesi gerekir. Farklı gruplara sahip kişiler arasında kan alışverişi yapılamaz. Kan grupları içerisinde sadece AB grubu olanlar genel alıcı, O grubu olanlar ise genel vericidir.

RH Faktörü nedir?


Ad:  kanabo.JPG
Gösterim: 26426
Boyut:  34.1 KB
İnsanların kanlarında bulunan RH faktörü Eritroblastoz, bazı kişilerde bulunmayarak, RH negatif olarak adlandırılır. İnsanlarda görülmeme olasılığı %15 olan Eritroblastoz, özellikle anne ve bebeğin kan gruplarında görülecek uyuşmazlık neticesinde kırmızı kan gruplarının harap olmasına sebep olur. Irsi olan bu durum, doğar doğmaz bebeğin kanının değiştirilmesi ile tedavi edilmektedir. Eritroblastoz, RH faktörü hastalığı, Eritroblastoz fetalis, yeni doğan çocuklarda had sarılık, yeni doğanlarda hemolyfic hastalık olarak ta adlandırılır.

Kan grupları nelerdir?


A grubu RH negatif: Kan gurubunu belirleyecek olan A genine sahip olan ve içeriğinde RH faktörü bulunan kan grubudur.
A grubu RH pozitif: Kanın içeriğinde A geninin bulunması, fakat RH faktörünün bulunmadığı kan grubudur.
B grubu RH negatif: Kan grubunu belirleyecek olan B genine sahip, RH faktörünün bulunmadığı kan grubudur.
B grubu RH pozitif: Kan grubu içerisinde B geninin ve RH faktörünün bulunduğu gruplardır.
AB grubu RH negatif: Kanın içeriğinde hem A, hem B geninin olması, RH faktörünün bulunmadığı gruplardır.
AB grubu RH pozitif: Kan gruplarını belirleyen A ve B genlerine sahip, RH faktörünü bünyesinde bulunduran kan grubudur.
0 grubu RH negatif: Kanın içeriğinde A ve B genlerinden hiç birinin bulunmadığı, RH faktörünün de olmadığı gruplardır.
0 grubu RH pozitif: Kanda A ve B genlerinin bulunmadığı fakat, RH faktörünün bulunduğu kan grubudur.

Kan gruplarının görevi nedir?


Grupları belirleyen A ve B genleri, kandaki A ve B proteinlerinin hangisinin alyuvar çeperinde bulunacağını belirler. Bunlardan AB grubunda her iki protein bulunurken,0 grubundan iki proteinde bulunmaz. Kan grubunu belirleyen proteinler, aglütinojen olarak adlandırılır. Vücuda farklı bir kan grubunun girmesini önleyen aglütinin adında antikorlarda kanda bulunur.

Vücudumuzdaki Kan Grupları ve Kan Alışverişi
İnsanlarda dört farklı kan grubu bulunmaktadır. A, B, AB ve O şeklinde isimlendirilirler.
Ad:  kanalver.jpg
Gösterim: 28444
Boyut:  36.8 KB

Kan gruplarının anne babadan çocuğa aktarımı nasıl olur?


Anne babadan çocuğa kan grupları Mendel kanunlarına göre aktarılır. Buna göre bir anneden alınacak gen, birde babadan alınacak gen çocuğun kan grubunu belirleyecektir. Anne ve babadan gelen genler aynı karakteri taşıyorsa homozigot, farklı karakterlerde genler taşıyorlarsa heterozigot olarak adlandırılır. Homozigot anne ve babanın çocukları aynı kan grubundan olacaktır. Bir raya gelen iki gen arasında baskınlık ve çekiniklik özelliği bulunacaktır. Baskın olan gen diğerini bastıracak, özelliklerini kapatacaktır. Kişi B0 genlerine sahipse B, 00 genlerine sahipse 0 kan grubu meydana gelecektir.

Mendel kanunlarına göre;
  • Eşlerden biri AB grubuna sahipse, 0 grubu çocuklar, 0 grubuna sahip bir eş olması durumunda AB grubuna sahip çocuklar olmayacaktır.
  • Eşlerden her ikisi de AB grubuna sahipse, çocuklar A, B ve AB kan gruplarından olacaktır.
  • Eşlerden biri A, diğeri B grubuna sahipse, çocuklar A, B, AB ve 0 grubuna sahip olabilirler.
  • Eşlerden biri 0 kan grubunda, diğeri AB kan grubuna sahip olduğunda çocuklar daima A ve B kan gruplarından olacaktır.
Son düzenleyen Safi; 22 Mayıs 2018 02:56
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Mayıs 2016       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kan Grupları


İlk kan nakli 1667 yılında bir hastaya, hayvanın kanı verilmiş ve hasta yaşamını yetirmiştir.Daha sonra insandan insana kan nakli yapılmıştır.Ancak bazıları ölmüş bazıları yaşamıştır. Bunu nedenini 1900'lü yıllarda Karl Landsteiner’in (Karl Lensteynır) yaptığı araştırmalar belirlemiştir.Araştırmacı değişik insan kanlarının uyuşmadığı durumlarda alyuvarlarda kümeleşme yani çökelme meydana geldiğini açıklamıştır.
ABO sistemi olarak bilinen bu çalışmaya göre her insan dört farklı kan grubundan birine sahiptir. Bu gruplar A,B,AB ve O'dur.Kan gruplarındaki farlılıklar alyuvarların zarında bulunan glikoproteinlere ve plazmadaki proteinlere göre belirlenir.
Alyuvar zarında bulunan ve kan grubumuzun belli olmasında rol oynayan glikoproteinlere antijen denir. Plazmadaki proteinlere ise antikor adı verilir.Alyuvar zarında A ve B olarak adlandırılan iki çeşit antijen,plazmada ise anti-A ve anti-B olarak adlandırılan iki çeşit antikor bulunabilir.
Ad:  kan7.JPG
Gösterim: 28171
Boyut:  35.8 KB
A kan grubuna sahip bir kişinin alyuvarlarının zarında A antijeni plazmasında ise anti-B antikoru bulunur.
B kan grubuna sahip kişinin alyuvarlarında ise B antijeni, plazmasında ise anti-A antikoru bulunur.
AB kan grubundaki kişilerin alyuvarlarında A ve B antijenleri bulunur.Ancak plazmasında antikor bulunmaz.
O grubunu alyuvar zarında antijen bulunmaz,plazmada anti-A ve anti-B antikorları vardır.

Bir kan naklinde A antijeni ile anti-A,B antijeni ile anti-B bir araya gelmemelidir. Çünkü bu durumda alyuvarlar birbirine yapışır ve çöker.Örneğin A kan grubuna sahip bir kişinin kanı,B kan grubuna sahip bir kişiye verilirse A kan grubundan gelen A antijenleri B kan grubundaki anti-A antikorları tarafından çökeltilerek aglütinasyona sebep olur.Çöken hücreler damarları tıkar ve insanda ölüme yol açar.
Ad:  kan8.JPG
Gösterim: 26474
Boyut:  38.0 KB

Rh faktörü


Kan gruplarının belirlenmesinde Rh faktörü de etkilidir.Bunun belirlenmesini alyuvarlarda bulunan Rh antijeni sağlar. Rh antijeni taşıyan kana Rh (+),taşımayan kana Rh(-) ise adı verilir. Normalde Rh (-)bireyin plazmasında Anti antikoru yoktur.Rh (+) kan Rh(-) bireye verilirse Rh antijenine karşı anti-Rh (anti-D) antikoru oluşur. Bu durum aglütinasyona neden olur. Sonuç olarak kan alış verişinde A,B,AB ve O kan gruplarının uyumlu olmasının yanında Rh faktörünün de uyumlu olması gerekir.
Ad:  kan9.JPG
Gösterim: 24772
Boyut:  30.7 KB

Kan Uyuşmazlığı


Ad:  kan11.JPG
Gösterim: 24226
Boyut:  39.0 KB
İnsan bağışıklık sistemi vücudun kendi hücreleri dışındaki antijenlere, (bakteri, po- lenler,farklı bireylere ait doku,hücre vb. yapılara) tepki gösterme özelliği vardır. Bu tepki bağışıklık sistemindeki bir düzensizliğin sonucu olmayıp sağlıklı bir sistemin yabancı maddelere karşı normal bir tepkisidir.Kan uyuşmazlığı adı verilen alerjik reaksiyon buna örnek olarak verilebilir.

Kan uyuşmazlığı: Anne adayının kanının Rh(-),baba adayının Rh(+) ve bebeğin ise Rh(+) olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu durumda anne adayının savunma sistemi,bebeğin Rh antijeni ile karşılaşınca anne kanında bebeğe karşı antikor oluşur. Oluşan antikor,plasenta aracılığıyla bebeğe geçer ve bebeğin alyuvarlarının parçalanmasına neden olur.Hızlı alyuvar yıkımı sonucu bebekte kansızlık,buna bağlı gelişen kalp yetmezliği görülür. Doğum sonrasında da bebeğin alyuvarının parçalanması ile bilurubin oluştuğundan sarılık ortaya çıkar.

Tedavi edilmediği taktirde kalıcı sakatlığa ve ölüme neden olur.Genellikle ilk gebelikte olaylar görülmez. Çünkü anne adayının kanında yeterli antikor üretilinceye kadar bebek doğar. İlk gebelikten sonra oluşacak aynı özellikteki gebeliklerde kanda antikor üretimi hızlı olur. Bunu önlemek için ilk doğumdan hemen sonra anneye anti-Rh antikorları verilerek annede Rh faktörüne karşı pasif bağışıklık oluşturulur ve anne kanında antikor üretimi önlenir.


kaynak: Anatomi
Son düzenleyen Safi; 22 Mayıs 2018 02:56
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Mayıs 2016       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kan grupları

Ad:  kan hesabı.jpg
Gösterim: 32936
Boyut:  35.9 KB
  • Eritrositlerin zar yapısında bulunan bazı glukoprotein molekülleri, eritrositlere antijenik özellik kazandırmaktadır. Eritrositlere antijenik özellik kazandıran bu moleküllere aglutinojenler denilmektedir. İnsanlar kanlarına göre sınıflandırılırken bu aglutinojenler esas alınmaktadır.
  • Eritrosit zarlarında çok sayıda aglutinojen bulunmasına rağmen insanların kanlarına göre gruplandırılmaları A ve B olmak üzere iki aglutinojene göre yapılmaktadır.
  • A ve B aglutinojenleri esas alınarak yapılan sınıflamada insanlar kanları yönünden 4 grup altında toplanmaktadır. Bir kişinin eritrositlerinde A aglutinojeni varsa A grubu, B aglutinojeni varsa B grubu, her iki aglutinojeni bir arada bulunduruyor ise AB grubu, bu iki aglutinojeni bulundurmuyor ise 0 grubudur.
  • Antijenik özellikteki A ve B aglutinojenleriyle reaksiyon verebilecek antikorlar ise kanın plazmasında doğal olarak bulunmaktadır. Kanın plazmasında bulunan bu antikorlara aglutininler denilmektedir. A aglutinojeninin aglutinini Anti-A veya alfa, B aglutinojenininki ise Anti-B veya beta dır. Anti-A aglutinini A aglutinojenini taşıyan eritrositlerle karşılaşacak olursa, bir anda çok sayıda eritrositi kendine bağlayıp eritrositlerin kümeleşmesine (Aglutinasyon) daha sonrada hemolize neden olur. Diğer bir deyişle bu tip reaksiyon eritrosit yıkımı ve kaybına neden olmaktadır.
  • Genel kurala göre bir kişinin plazmasında, eritrositlerinde taşımadığı antijene karşı aglutinin bulunmaktadır. Bu kural çerçevesinde; eritrositlerinde A aglutinojeni taşıyan kişinin plazmasında anti-B,B aglutinojeni taşıyanda anti-A,A ve B aglutinojenlerinin her ikisinide taşıyanlarda hiç aglutinin yok iken bu her iki aglutinojenden yoksun 0 grubu kişilerin plazmasında anti-A ve anti-B aglutininlerin her ikiside bulunmaktadır.

Rh faktörü:

  • Kan gruplarında A ve B sistemine ilaveten eritrosit membranlarında bulunan diğer bir antijenik yapı Rh faktörüdür. Eğer bir kişi eritrositlerinde Rh antijeni taşıyor ise Rh (+), taşımıyor ise Rh (-) dir. İnsanların % 80 i Rh (+) dir. Rh antijeninin A ve B den en önemli farkı doğal antikorunun olamamasıdır. Rh antijenine karşı antikor oluşması; Rh antijenini taşımayan (Rh (-) bir kişiye, eritrositlerinde Rh antijenini taşıyan (Rh (+) bir kişinin kanı verildikten bir müddet sonra alıcının kanında görülmektedir.
  • Kan grupları kan nakillerinde (kan transfüzyonu) çok önemlidir. Uygun olmayan gruplardan kan nakli yapıldığı zaman eritrositlerin hemolizi ile gelişen hemolitik trasfüzyon reaksiyonları ortaya çıkmaktadır. Kan nakillerinde dikkat edilecek en önemli nokta, vericinin kanındaki aglutinojenlerdir. Eğer alıcının kanında vericinin eritrositlerindeki aglutinojenlere karşı aglutinin varsa reaksiyon ortaya çıkar. Örneğin, A grubundaki bir kişiye B grubu kan verilecek olursa vericinin eritrositlerindeki B aglutinojeni ile alıcının plazmasındaki anti-B aglutininin reaksiyonu sonucu aglutinasyon ve hemoliz gelişir. Hemolizin şiddetine bağlı olarakta sarılık gözlenebilir.
  • A ve B aglutinojenlerini taşımayan 0 grubu kan, genel verici kan grubu olarak tanımlanır ve sınırlı miktarlarda ve kontrollü olmak koşulu ile diğer gruplara kan verebilir, ancak yalnızca kendi grubundan kan alır. AB grubu ise her iki aglutinojeni taşıdığı için hiç bir gruba kan veremez, fakat tüm gruplardan sınırlı olmak koşulu ile kan alabilir. Bu nedenle AB grubuna genel alıcı denilmektedir.

Yeni doğanın hemolitik hastalığı (eritroblastosis fetalis):

  • Anne ve babanın kan gruplarının Rh antijeni yönünden uyaşmazlığına bağlı olarak çocuklarında gelişen bir klinik tablodur.
  • Rh (- ) bir anne ile Rh (+) bir babanın anne karnındaki bebekleri babadan Rh (+) lik karakterini aldığı zaman, hamileliğin son aylarında özellikle doğum sırasında bebekten anneye Rh antijenleri geçmektedir. Rh antijenlerinin geçişinden bir müddet sonra annenin bağışıklık sistemi anti-Rh antikorlarını oluşturmaya başlar ve annede oluşan bu antikorlar iki veya üç yıl dolaşımda kalabilir.
  • Annenin daha sonra ikinci bir Rh(+) bebeğe hamile kalması ile antikorlar dolaşım yolu ile bebeğe geçmeye başlar. Antikorların geçişi ile bebeğin eritrositleri hemoliz sonucu sürekli yıkılır. Sonuçta, bebek ya anne rahminde iken ölür ya da anemik ve sarılıklı olarak doğar. Sarılığın nedeni bilirubin düzeyinin yükselmesidir. Bebeklerde bilirubin düzeyinin yükselmesi, beyin dokusuna kolayca geçebilmesi neden olur. Bilirubin beyin dokusunda birikerek geriye dönüşsüz hasarlara neden olabilmektedir.
  • Annenin Rh (-) bebeğe hamile kalması yukarıda anlatılan şekildeki sorunlara neden olmaz.
  • Günümüzde Rh uyuşmazlığına bağlı olarak gelişebilen bu durumu önleyici ilaçlar vardır.
  • Örneğin, RhoGAM. Bu ilaç ilk Rh (+) bebeğini dünyaya getiren anneye doğumdan sonra ilk 72 saat içinde uygulanmaktadır. İlaç anneye geçen Rh antijenlerini antikor oluşturmaya fırsat vermeden dolaşımdan uzaklaştırmaktadır.
Son düzenleyen Safi; 22 Mayıs 2018 02:57
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Mayıs 2016       Mesaj #8
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kan Grubu Tayini


Kişinin eritrositleri yüzeyinde bulunan antijenlere (aglütinojenlere) bağlı olarak kan grubunun tayini; Anti A, Anti B, Anti Rh (Anti D) test serumları kullanılarak tespit edilmektedir.
Eritrositlerde bulunan aglütinojen ile buna bağlı başka şahsın serumunda bulunan aglütinin'in reaksiyona girmesi nedeniyle oluşan eritrosit kümelerinin görülmesidir. Soğuk ve benzeri etkenler ile meydana gelen kümelenmelerde aglütinojen-aglütinin bağlanması söz konusu değildir. Çalkalamak, baget ile karıştırmak bu kümelenmeyi açar. Bu gibi kümelenmelere pseudoaglütinasyon denir. En çok “Lam metodu” kolay olması nedeni ile kullanılmaktadır.
Kan erişkin kişilerde el orta parmak ucu ya da kulak memesinden, çocuklarda ayak başparmağı ucu ya da topuktan alınır. Bu bölgeler alkollü pamuk ile temizlendikten sonra steril lanset ile delinir. Kan alınırken delinen yerin çevresine doku sıvısının karışmasını önlemek amacı ile basınç yapılmaması önerilir. Temiz bir lamın sağ ve sol köşelerine yakın olarak Anti A ve Anti B ortalarına da Anti D yazılarak lam ters çevrilir. Anti A yazılı tarafa Anti A test serumundan, Anti B yazılı tarafa Anti B test serumundan ve Anti D yazılı kısma da Anti D test serumundan birer damla konur. Aynı yerleşim kan alımında da uygulanarak üst üste çakışması ile reaksiyone girmesi sağlanmalıdır. İyi karışımı sağlamak için her iki elin baş ve işaret parmakları ile lam tutularak sağ ve sola eğdirilmek sureti ile 3-5 dakika hareket ettirilir. Daha sonra aglütinasyon olup olmadığına mikroskopla bakılır. Aglütinasyon varsa serum üzerinde eritrosit kümeleri görülür. Aglütinasyon yoksa homojen bir görüntü vardır.

DEVAMI Kan Nedir - Kanın Yapısı, Özellikleri ve Görevleri
Son düzenleyen NeutralizeR; 10 Mayıs 2016 18:40
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Mayıs 2016       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kan Grupları ve Rh Faktörü


Ad:  kangrup1.JPG
Gösterim: 31759
Boyut:  41.1 KB
Kanama neticesinde meydana gelen fazla miktarda kan kaybı ölüme sebep olur. Bu nedenle kan kaybı olan kişiye kan verilir. Kan verme işlemine kan transfüzyonu (kan nakli) denir. Kan transfüzyonu için alıcının ve vericinin kan grubu ve Rh faktörünün uygun olması gerekir. Kan kaybı olan kişiye kan grubu ve Rh faktörü yönünden uygun olmayan kan nakli yapıldığında eritrositlerin hemolizi (parçalanması) sonucu aglütinasyon (çökmesi) denilen olay meydana gelir. Aglutine olan kan kılcal damarları tıkayarak ölümlere neden olur.

Kan Grupları


Eritrositlerin hücre zarlarında bulunan glukoprotein molekülleri, eritrositlere antijenik özellik kazandırır. Kan gruplarının sınıflandırılması eritrositlerin zarlarında bulunan tip A ve tip B olmak üzere iki antijen (aglutinojen) bulundurmalarına göre yapılır. Yapılan bu sınıflandırmaya göre A, B, AB ve 0 olmak üzere 4 esas kan grubu vardır.
  • A Grubu: Eritrosit yüzeyinde A antijenini, plazmada B antikorunu taşır.
  • B Grubu: Eritrosit yüzeyinde B antijenini, plazmada A antikorunu taşır.
  • AB Grubu: Eritrosit yüzeyinde hem A hem B antijenini taşır. Plazmada antikor taşımaz.
  • 0 Grubu: Eritrosit yüzeyinde antijen taşımaz, ancak plazmada hem A hem B antikorunu taşır.
Plazmada, eritrositlerde bulunan A ve B antijenlerine reaksiyon verebilecek maddeler bulunur. Plazmada bulunan bu protein yapısındaki maddelere antikor (aglütinin) denir. Bu antikorlar yabancı antijenlere karşı bağışıklık yanıtının bir parçasıdır. A antijeninin antikoru anti- B, B antijenin antikoru ise anti- A’ dır. Yenidoğanda, plazmadaki aglütinin miktarı sıfıra yakındır. 2- 8 ay sonra bebek aglütinin yapmaya başlar.
Yanlış kan transfüzyonu yapıldığında alıcının plazmasındaki antikorlar, vericinin eritrositlerindeki antijenler ile etkileşir sonuçta eritrositler hemoliz olur. Oluşan eritrosit kümeleri kılcal damarları tıkayabilir ayrıca hemoliz sonucu artan bilurubin sarılığa neden olabilir. Bu nedenle kan kaybı olan kişiye, mutlaka kendi kan grubundan kan nakli yapılmalıdır.

Rh Faktörü


Kan transfüzyonunda diğer önemli bir faktör, Rh faktörüdür. Rh faktörü eritrositlerde bulunan bir antijendir. Bu antijenik yapı ilk defa “Rhesus” cinsi bir maymunda saptanmıştır.
Rh antijenlerinin Rh faktörü olarak adlandırılan ve sık görülen 6 tipi vardır. Bunlar C, D, E, c, d ve e olarak adlandırılır. Bunlardan Tip D antijeni toplumda çok yaygındır ve diğer gruplara göre daha antijeniktir. Bu antijeni taşıyanlar Rh pozitif (+), taşımayanlar Rh negatif (-) olarak değerlendirilir. Beyaz ırkın yaklaşık % 85’i Rh (+) ve % 15’i Rh (-)dir.
Rh (-) bir insan Rh (+) kanla daha önce temas etmemiş ise Rh (+) kan transfüzyonu ani reaksiyona yol açmaz. Transfüzyonu izleyen 2- 4 hafta içinde yeterli miktara ulaşan anti- Rh antikorları kanda hâlen dolaşan transfüze eritrositlerin aglütinasyonuna yol açabilir. Bu hücreler daha sonra doku makrofaj sistemi tarafından yıkılır. Bu nedenle gecikmiş hafif bir transfüzyon reaksiyonu görülür.
Bazı insanların kanında A, B, O, Rh faktörleri dışında birçok antijenik protein bulunmaktadır. Bu faktörler nadiren de olsa kan transfüzyonu sırasında reaksiyonlara neden olmaktadır. Bu faktörler bilimsel araştırmalarda ve hukuksal yönden önemlidir. Bu faktörlerden bazıları Lewis, P, MNS, Kidd, Kell, Duffy, Lutheran, Xg, Sid, Cartright, YK ve Chido Rodgers antijenlerini içerir.

Kan grubu hesaplama


Ad:  kan tipi.jpg
Gösterim: 146793
Boyut:  33.4 KB
  • 0 grubu ile AB grubu bir çiftin çocukları her zaman ya A grubu ya da B grubu doğar. Bu çiftin AB ya da 0 grubu çocukları olamaz.
  • 0 grubu ile 0 grubu bir çiftin her zaman 0 grubu çocukları olur.
  • AB ve AB gruplarının birleşmesinden hiç bir zaman 0 grubu çocuk doğmaz. A; B ya da AB grubu çocuk doğar.
  • A ve B gruplarının birleşmesinden A; B, AB ya da 0 grubu çocuk doğabilir.
  • AB kan grubuna sahip birisi hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman 0 kan grubu çocuğu olmaz.
  • 0 kan grubu hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman AB kan grubu olan bir çocuğu olmaz.

Babasının kan grubu hesaplama


Eğer anne ve çocuğun kan grupları biliniyorsa, babaya ait olası ABO kan grupları için
Ad:  kan çocuk2.JPG
Gösterim: 40231
Boyut:  27.5 KB

Rh Uyuşmazlığı


Rh uyuşmazlığı; Rh (-) anne ile Rh (+) babanın bebeklerinin kanında Rh antijeni (+) olduğunda ortaya çıkan durumdur.
İlk gebelikte anne ile bebek arasındaki Rh uyuşmazlığı, bebeğe zarar verecek ölçüde anne kanında anti-Rh antikoru yapılamadığından bir problem oluşturmaz. İkinci Rh (+) bebeklerin %3’ü, üçüncü bebeklerin %10'u eritroblastosis fetalis denilen tablonun bulgularını taşır; izleyen gebeliklerde sıklık giderek artar.
Ad:  kangrup2.JPG
Gösterim: 88834
Boyut:  25.3 KB

Annede gelişen anti-Rh antikorları plasenta membranı yoluyla yavaş olarak fetüs kanına difüze olur ve fetüsün kanında aglutinasyon yapar. Aglutine eritrositler daha sonra hemolize uğrar ve hemoglobin serbestleşir. Makrofajlar hemoglobini cildin sararmasına yol açan bilirübine çevirirler. Oluşan antikorlar vücudun diğer hücrelerine saldırıp onlara da zarar verebilir. Sarılık gelişen eritroblastosisli yenidoğan, genelde doğum sırasında anemiktir ve anneden gelen anti- Rh aglutininler bebeğin kanında 1-2 ay daha dolaşıp daha çok sayıda eritrositin yıkımına yol açar.
Fetüs vücudunda eritrositlerin yıkımına tepki olarak eritrosit yapımı hızlanır ve olgunlaşmamış eritrositler (eritroblastlar) fetal dolaşıma geçer. Eritroblastların fetal dolaşımda aşırı miktarda bulunması nedeniyle bu duruma eritroblastosis fetalis denir. Hastalıkta ölüm nedeni ağır anemidir.
Rh uyuşmazlığına bağlı bu durumu önlemek için anneye ilk doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde Rho-Gam (Anti- D gamaglobulin) uygulanırsa plasenta yoluyla anneye geçen antijenlerini antikor oluşturmadan dolaşımdan uzaklaştırarak ikinci bebekteki risk önlenmiş olur.
Son düzenleyen Safi; 22 Mayıs 2018 02:58
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Mayıs 2016       Mesaj #10
Safi - avatarı
SMD MiSiM

KAN GRUPLARI


BÜTÜN İNSANLARDA KANIN YAPISI VE GÖREVLERİ AYNIDIR. İNSAN ALYUVARINDA VE KAN PLAZMASINDA BAZI PROTEİNLERİN BU LUNUP BULUNMAMASINA GÖRE BİRBİRLERİNDEN FARKLILIK GÖSTERİR. BU FARKLILIK KAN GRUPLARINI OLUŞTURUR. ALYUVARLARINDA;
A PROTEİNİ VARSA = A KAN GRUBU
B PROTEİNİ VARSA = B KAN GRUBU
A VE B PROTEİNİ VARSA = AB KAN GRUBU
HİÇ PROTEİN YOKSA = O KAN GRUBU


PLAZMA


KANIN SIVI KISMIDIR.
KAN PLAZMASINDA ANTİ A VE ANTİ B ÇÖKELTİCİ MADDELERİ VARDIR.
ALYUVARLARINDA;
1.A PROTEİNİ OLAN BİREYİN PLAZMASINDA: ANTİ B ÇÖKELTİCİ MADDESİ BULUNUR.
B PROTEİNİ OLAN BİREYİN PLAZMASINDA; ANTİ B ÇÖKELTİCİ MADDESİ BULUNUR.
HİÇ PROTEİN BULUNMAYAN İSE AB KAN GRUBUDUR.
PLAZMASINDA ANTİ A VE ANTİ B ÇÖKELTİCİ MADDE BULUNAN KAN İSE O GRUBUDUR.
ANTİJEN = PROTEİN

A GENİ O GENİNE BASKIN,B GENİ O GENİNE BASKINDIR. A VE B GENLERİ KENDİ ARALARINDA EŞ BASKINDIR.
NOT: A PROTEİNİ ANTİ A,B PROTEİNİ ANTİ B ÇÖKELTİCİ MADDELERİ ÇÖKELTİRLER
Ad:  kang1.JPG
Gösterim: 27688
Boyut:  62.4 KB
NOT: KAN ALIŞVERİŞLERİNDE ÖNCELİKLE VERİCİNİN ALYUVAR PROTEİNİ, ALICININ PLAZMA PROTEİNİ DİKKATE ALINIR.
HER GRUP KENDİ ARALARINDA KAN ALIP VEREBİLİR.

Rh FAKTÖRÜ


İNSANLARIN KANINDA Rh FAKTÖRÜNÜ BELİRLEYEN PROTEİNLER VARDIR.
BİR KİŞİNİN KANINDA;
Rh PROTEİNİ VARSA = Rh POZİTİF = Rh+
Rh PROTEİNİ YOKSA — Rh NEGATİF = Rh-


BİREYLER ARASINDA KAN NAKLİ YAPILIRKEN ;
1. Rh+ DEN = Rh+ KAN VERİLİR .
2. Rh- DEN = Rh- ve Rh+ KAN VERİLEBİLİR.
3. Rh+ DEN = Rh- KAN VERİLEMEZ


R = Rh+ GENİ - r = Rh- GENİ
R GENİ , r GENİNE BASKINDIR.
Ad:  kang2.JPG
Gösterim: 23696
Boyut:  48.4 KB
NOT: KAN NAKLİ ALYUVAR NAKLİDİR.KAN ALAN BİREYİN KAN SIVISINDAKİ ÇÖKELTİCİ MADDESİNİN DIŞARDAN GELEN ALYUVARLARI ÇÖKELTMEMESİ GEREKİR.

İNSANLAR ARASINDA KAN NAKLİ YAPILIRKEN ŞU HUSUSLARA DİKKAT EDİLMELİDİR :


1. KAN VEREN BİREYİN ALYUVARINDAKİ PROTEİNE,
2. KAN ALAN BİREYİN PLAZMASINDAKİ ( KAN SIVISINDAKİ=SERUMUNDAKİ) ÇÖKELTİCİ MADDEYE
3. KAN VEREN VE ALAN BİREYİN Rh FAKTÖRLERİNE DİKKAT ETMEK GEREKİR.
KAN PROTEİNLERİ ALYUVARLARDAKİ PROTEİNLERDİR.
ANTİKORLAR İSE ALYUVARLAR TARAFINDAN ÜRETİLİR.
Ad:  kang3.JPG
Gösterim: 27642
Boyut:  26.0 KB

O KAN GRUBU BÜTÜN GRUPLARA KAN VEREBİLİR = GENEL VERİCİ
AB KAN GRUBU BÜTÜN GRUPLARDAN KAN ALABİLİR = GENEL ALICI

Rh FAKTÖRÜNE GÖRE;
GENEL VERİCİ : O Rh-
GENEL ALICI : AB Rh+
ÇÜNKÜ;
Rh- DEN Rh+ KAN VERİLİRKEN, Rh+ DEN Rh- e KAN VERİLEMEZ .BUNDAN DOLAYI SADECE AB Rh+ GENEL ALICIDIR.
O Rh+ = A Rh+, B Rh- ve AB Rh- KAN VEREMEDİĞİ İÇİN O Rh- GENEL VERİCİDİR.

NOT: Rh+ BİR ERKEKLE Rh- BİR KADININ EVLENMESİNDEN DOĞACAK ÇOCUKLARDA KAN UYUŞMAZLIĞI GÖRÜLÜR.
ANNE Rh+ OLURSA KAN UYUŞMAZLIĞI GÖRÜLMEZ.

ÖRNEK : AO KAN GRUPLU BİR ANNE İLE BO KAN GRUPLU BİR BABADAN HANGİ KAN GRUPLARINDA ÇOCUKLAR OLUŞABİLİR?
Ad:  kang4.JPG
Gösterim: 23628
Boyut:  32.2 KB
BU ANNE BABADAN BÜTÜN KAN GRUPLARI OLUŞABİLİR. HER BİRİNİN OLUŞMA İHTİMALİ 1/4 % TÜR.

ÖRNEK :
I. AB rr
II. AB Rr
III. BB RR
IV. AO rr
V. AA RR
YUKARIDA VERİLEN BİREYLERDEN EN FAZ LA KAÇ TANESİ KARDEŞ OLABİLİR?
ÇÖZÜM : ABXRr ve ABXRr GEN YAPISINA SAHİP BİR ALELDEN I,II,II VE V ÇOCUKLAR OLABİLİR.

İNSANDA KALITIM


MENDEL KANUNUNA GÖRE,İNSANIN KARAKTERİ DÖLLERİNE GEÇER.MENDEL’İN BİTKİLERDE UYGULADIĞI ÇAPRAZLAMA DENEYLERİ, İNSANLARDA YAPILAMAZ.KARAKTERLERİN HANGİ YOLLA GEÇTİĞİ,İKİZLERİN VE KARAKTERİSTİK BAZI ÖZELLİKLERİ DEVAM ETTİREN AİLELERİN İNCELENMESİ SONUCU BELİRLENMİŞTİR.

1. NORMAL KARAKTERLERİN KALITIMI
BAZI KARAKTERLERİN DİĞER KARAKTERE BASKIN ( DOMİNANT) OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.
İNSANDA DA SİYAH GÖZ,MAVİ GÖZE, KIVIRCIK SAÇ, DÜZ SAÇA ;ESMER RENK, AÇIK RENGE BASKIN OLAN KARAKTERLERDİR.
BUNA GÖRE MAVİ GÖZLÜ BİR KADINLA, SİYAH GÖZLÜ ERKEK EVLENİRSE ÇOCUKLARININ GÖZÜ SİYAH OLUR.
( F1) BİRİNCİ DÖL, MAVİ RENK RESESİFTİR. MELEZ OLAN BU ÇOCUKLAR AYNI GEN TAŞIYAN BİREYLE EVLENİRSE, MAVİ GÖZ RENGİ 1/4 % ORANINDA TEKRAR GÖRÜLÜR.

2. ANORMAL KARAKTERLERİN KALITIMI

İNSANIN BAZI ANORMAL KARAKTERLERİ, NORMAL KARAKTERLERİNE BASKIN OLURSA, BU KARAKTERLER ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR.
BASKIN OLAN ANORMAL KARAKTERLERDEN BAZILARI ŞUNLARDIR:
KISA PARMAKLI EL VE AYAK PARMAKLARININ YAPIŞIK OLMASI, SAĞIRLIK, GECE KÖRLÜĞÜ, HİPERMETROPLUK. VB.

3. CİNSİYETE BAĞLI KARAKTERLERİN KALITIMI:

TÜM KALITSAL HASTALIKLAR KROMOZOMLAR ÜZERİNDE BULUNAN GENLER TARAFIN DAN TAŞINIR.
CİNSİYET KROMOZOMLARI YALNIZ CİNSİYET GENLERİNİ TAŞIMAZ.
AYNI KROMOZOMLARDA VÜCUDUN DİĞER ÖZELLİKLERİNİ KONTROL EDEN GENLER DE VARDIR.BU KROMOZOMLARDA GENLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ KARAKTERLERE; CİNSİYETE BAĞLI KARAKTERLER DENİR.
BU KAREKTERLERİN EN ÖNEMLİLERİ;
1. RENK KÖRLÜĞÜ
2. HEMOFİLİ

RENK KÖRLÜĞÜ


Ad:  kang5.JPG
Gösterim: 23884
Boyut:  57.5 KB
( X’ E BAĞLI KALITIM )
RENK KÖRLÜĞÜ,KIRMIZI,YEŞİL ,SARI GİBİ RENKLERİ AYIRT ETMEME HASTALIĞIDIR. AİLENİN GENELDE YALNIZ ERKEK ÇOCUKLARINDA GÖRÜLÜR.
RENK KÖRLÜĞÜNE NEDEN OLAN GEN ERKEKLERİN X GENİ ÜZERİNDE BULUNUR. ÇEKİNİK OLAN BU GENİ Xr İLE GÖSTERELİM XRXr GENOTİPİNDEKİ KADINDA RENK KÖRLÜĞÜ GÖRÜLMEZ FAKAT BUNLARA TAŞIYICI DENİR.
ANASINDAN BU GENİ ALAN XrY GENOTİPLİ BİR ERKEK,RENK KÖRÜ OLUR.
X ‘E BAĞLI KARAKTERLERİN ERKEKLERDE . GÖRÜLME OLASILIĞI KADINLARA GÖRE DAHA FAZLADIR.
NOT : AKRABA EVLİLİKLERİNDE,X ‘E BAĞLI VEYA OTOZOMLAR ÜZERİNDEKİ ÇEKİNİK GENLE OLUŞTURULAN ANORMAL KARAKTERLERİN ORTAYA ÇIKMA İHTİMALİ ARTAR.

ÖRNEK: RENK KÖRÜ BİR KADINLA,SAĞLIKLI BİR ERKEĞİN ERKEK ÇOCUKLARINDA RENK KÖRLÜĞÜNÜN GÖRÜLME OLASILIĞI NEDİR . A ) 1/1 B ) 1/2 C ) 1/3 1/4
RENK KÖRLÜĞÜ KADINLARDA İKİ GENLE, ERKEKLERDE BİR GENLE ORTAYA ÇIKABİLMEKTEDİR.ERKEK ÇOCUKLAR “X” KROMOZOMUNU ANNEDEN ALIR.BU NEDENLE RENK BİR ANNE HER İKİ “ X “ KROMOZOMUNDA DA RENK KÖRLÜĞÜ BULUNDURACAĞINDAN ERKEK ÇOCUKLARININ HEPSİNDE RENK KÖRLÜĞÜ GÖRÜLÜR.
Ad:  kang6.JPG
Gösterim: 23306
Boyut:  16.5 KB
RENK KÖRÜ ERKEKLER
(CEVAP : A)

HEMOFİLİ


Ad:  kang7.JPG
Gösterim: 23550
Boyut:  52.6 KB
( X ‘E BAĞLI KALITIM )
HEMOFİLİ CİNSİYETE BAĞLI BİR HASTALIKTIR.BU HASTALARDA YARALANMA SONUCU KAN YA PIHTILAŞMAZ YA DA PIHTILAŞMA YAVAŞ OLUR.YARALANMALARDA HASTA ÇOK KAN KAYBINDAN ÖLEBİLİR. BU NEDENLE ÇOK TEHLİKELİ BİR HASTALIKTIR.
HEMOFİLİYE NEDEN OLAN GEN,ERKEKLERİN X KROMOZOMU ÜZERİNDE BULUNAN ÇEKİNİK BİR GENDİR.BU GENİ Xh İLE GÖSTERİRSEK XhY GENOTİPLİ ERKEKLER HEMOFİLİDİR.
KADINLAR, XhXh GENOTİPLİYSE HASTADIR.
XHXh KADINLAR TAŞIYICIDIRLAR.
XHXH GENOTİPLİ KADINLAR NORMALDİR.

ÖRNEK: BABASI HEMOFİLİ OLAN BİR KADINLA,NORMAL BİR ERKEK EVLENDİĞİNDE DOĞABİLECEK ÇOCUKLAR İÇİN AŞAĞIDAKİLER DEN HANGİSİ SÖYLENEMEZ?
A ) ERKEK ÇOCUKLARIN YARISI HEMOFİLİ GÖSTERİR.
B ) KIZ ÇOCUKLARINDA HEMOFİLİ GÖRÜLMEZ.
C ) ERKEK ÇOCUKLARININ YARISI SAĞLIK LIDIR.
D ) KIZ ÇOCUKLARININ YARISI ANNELERİ GİBİ TAŞIYICIDIR.
ÇÖZÜM : BABASI HEMOFİLİ OLAN KADIN TAŞIYICIDIR.ÇÜNKÜ KIZ ÇOCUKLARI “ X “ KROMOZOMUNDAN BİRİNİ ANNEDEN,DİĞERİNİ DE BABADAN ALIR.
ÇAPRAZLAMA SONUCU KIZ ÇOCUKLARININ YARISI TAŞIYICI,YARISI SAĞLIKLIDIR.
Ad:  kang8.JPG
Gösterim: 23295
Boyut:  25.2 KB

ÖRNEK : HEMOFİLİ GENİ TAŞIYAN MELEZ BİR KADIN,SAĞLIKLI BİR ERKEKLE EVLENİR SE,ÇOCUKLARINDA HEMOFİLİ YÜZDESİ KAÇTIR ?
A ) %0 B) % 25 C ) % 50 D ) % 100
ÇÖZÜM : ANNE,HEMOFİLİ GENİ TAŞIDIĞINA GÖRE ( XHXh ) İLE GÖSTERİLİR. BABA,SAĞLIKLI BİR ERKEK OLDUĞUNA GÖRE ( Y XH ) İLE GÖSTERİLİR.
Ad:  kang9.JPG
Gösterim: 23398
Boyut:  28.0 KB
BU EVLİLİKTE % 50 SAĞLIKLI, % 50 HASTA ÇOCUK DÜNYAYA GELİR.

NOT : RENK KÖRLÜĞÜ VE HEMOFİLİ,ERKEK LERDE BİR GENLE,KADINLARDA İKİ GENLE ORTAYA ÇIKABİLMEKTEDİR.
HEMOFİLİ KIZ ÇOCUKLARI YANİ XhXh GENOTİPLİLER,BULUĞ ÇAĞINDAN SONRA YAŞAYAMADIKLARINDAN,TOPLUMDAKİ ANNELER XHXH YA DA XHXh GENOTİPLİ OLABİLİRLER.
( HEMOFİLİ GENİ YARI ÖLDÜRÜCÜ GENDİR.) SÖMİLETAL GEN

KALITSAL HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN


1. EVLENMEDEN ÖNCE ÇİFTLER DOKTOR KONTROLÜNDEN GEÇMELİDİR.ÇİFTLERİN HERHANGİ BİRİNİN AİLESİNDE KALITSAL HASTALIK OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILMALI.
2. AİLEYE KALITSAL ÖZELLİKLER HAKKINDA BİLGİLER VERİLMELİDİR.
3. YAKIN AKRABA EVLİLİĞİ YAPILMAMALIDIR.BU EVLİLİKLERDE TAŞIYICI GENLERİN BASKIN HALE DÖNÜŞMESİ VE FENOTİPTE GÖRÜLMESİ MÜMKÜNDÜR.GÜNÜMÜZDE, YAKINAKRABA EVLİLİKLERİNDEN DOĞAN BİR ÇOK HASTA ÇOCUĞUN OLDUĞU BİLİNİR BU DURUM,KALITSAL HASTALIKLARIN GELECEK KUŞAKLARA GEÇMESİNE NEDEN OLUR.
4. AİLEYE BU KONUDA İYİ BİR EĞİTİM VERİLMELİDİR. BU KONUDA GENETİK DANIŞMA MERKEZLERİ KURULMALIDIR.
ABDURRAHMAN ÇIĞRIK

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

20 Ekim 2008 / Misafir Genel Mesajlar
23 Ocak 2019 / aslan503 Cevaplanmış
12 Mayıs 2016 / Misafir Cevaplanmış