Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda adilhan tarafından 28 Mayıs 2009 (21:40) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
68410 kez görüntülenmiş, 25 cevap yazılmış ve son mesaj 17 Eylül 2012 (22:00) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.05  |  Oy Veren: 20      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 28 Mayıs 2009, 21:40

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#1 (link)
adilhan
Ziyaretçi
adilhan - avatarı
doğal afetlerin çevreye etkileri nelerdir...? acil yardımcı olurmusunuz...
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

DOĞAL AFETLERİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ


Doğal olayların, afetlere neden olmasında yeryüzü şekilleri, jeolojik yapı ve iklim özellikleri ile
birlikte insan faktörü de etkili olmaktadır. Türkiye, sahip olduğu bu özellikler bakımından önemli
risklere sahiptir. Ülkemiz deprem, heyelan, çığ, sel ve taşkınlardan afet boyutunda sık sık etkilenir.Meydana gelen bu afetler, önemli ölçüde can ve mal kayıplarına neden olur. Ayrıca doğal afetler yeryüzünü de değiştirir.
Afetler bölge ve ülke ekonomilerine zarar verdiği için bunların insanlar üzerinde de sosyal ve
psikolojik açıdan olumsuz etkileri olur. Böylesine önemli sonuçlara neden olan doğa olaylarının
meydana gelmeleri önlenemiyor olsa da bu doğa olayların zararlarının azaltılması mümkündür.
Örneğin iki farklı ülkede meydana gelen aynı büyüklükteki iki ayrı depremin verdiği zarar, çok farklıboyutlarda olabiliyor. Hatta bu durum aynı ülke sınırları içinde bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebiliyor. Örneğin Japonya’da meydana gelen depremler, Türkiye’de meydana gelen depremlerden daha az can ve mal kayıplarına yol açar. Bunda Japonya’nın depreme karşı aldığı önlemler etkili olmaktadır. Hasar boyutlarının farklı olması sadece depremler için değil sel ve taşkınlar, heyelan ve diğer afet türleri için de söz konusudur.
Ülkemizde en çok görülen meteorolojik tehlikeler; şiddetli yağış (yağmur, kar, dolu), sel, taşkın,
don, orman yangınları, kuvvetli rüzgâr, fırtına, çığ ve yıldırımdır. Doğal afetlerin oluşum sayıları
dikkate alındığında kuvvetli rüzgâr ve sellere bağlı olarak meydana gelen afetler ilk sırayı almaktadır. Dünya’da etkili olan 31 doğal afet türü; şiddetlerine, oluşum sürelerine ve etkilerine göre sıralanınca en önemlilerinin kuraklık, tropikal siklon, bölgesel sel ve taşkınların olduğu görülür. Bu afetlerin ortak özellikleri, önceden tahmin edilerek erken uyarıları yapılan meteorolojik afetler olmalarıdır.
Meteorolojik afetler için alınacak önlemler; acil durum planları, iyi çalışan bir erken uyarı sistemidir.
Bunlar olağanüstü hava olaylarına bağlı zararın azaltılmasını sağlayacaktır.
1970 yılında Bangladeş’te meydana gelen şiddetli bir tropikal siklon 300.000 kişinin ölmesine
neden olmuştur. Fakat gelişmiş uyarı sistemleri sayesinde benzer tropikal siklonlarda 1992’de
13.000, 1994’te ise sadece 20 kişi hayatını kaybetmiştir.


Deprem Ve Doğal Afetlerin Türkiye'de Etkileri

Tarih boyunca insanlar yerleşmek için ovalar,nehir ve deniz kenarlarını tercih etmişlerdir.Ülkemiz de ,diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi fay kuşakları boyunca oluşan,çöküntü alanları üzerinde yer alan verimli avalar,nüfusun toplanmasına ve önemli yerleşim yerlerinin kurulmasına neden olmuştur.
Kuzay Anadolu Fay Kuşağı boyunca yer alan önemli yerlewşim merkezleri;Çanakkale,İstanbul,Balıkesir,Bursa,Bilecik,Kocaeli,Sakarya,Bolu, Kastamonu,Çankırı,Çorum,Amasya,Tokat,Erzincan,Van illeri ile bu illerin bazı ilçeleri.
Doğu Anadolu Fay Kuşağında yer alan yerleşim merkezleri;Bingöl,Muş,Malatya,Adıyaman,Kahramanmaraş,Hatay.
Karataş-Yumurtalık Fay Zonu üzerinde;Çukurova havzası ve Adana.
Ecemiş Fay Zonu üzerinde;Mersin,Kayseri.
Menderes Grabeninde;İzmir,Manisa,Aydın.
Sismik olarak etkin faylar üzerindeki yerleşim merkezleri;İsparta-Dinar,Afyon,Denizli,Uşak,Kütahya,Muğla,Burdur,Eskişehir,Antalya,Kırşehir,An kara,Kırıkkale.
İl , İlçe ve Köylerdeki Mesken Türleri

Fay kuşakları boyunca yer alan yerleşim merkezlerinde mesken türleri değişiklik göstermektedir.Fay kuşakları boyunca hakim olan yapı türleri yığma yapıdır.Doğu Anadolu'daki yığma yapılarda,kerpiç yapı egemendir.Özelliklle köylerde ,kerpiç evlerin yanısıra çevredeki malzemeye uygun olarak çamur harçlı ve hatıllı yığma yapılar da vardır.
Fay kuşaklarının orta ve batıya yakın olan ormanlık bölgelerinde ahşap ve bağdadi yapılar yoğunlaşır.Bu kuşağın orta-batı kesimine yaklaştıkça yığma yapılarda tuğla hakim duruma geçmektedir.İl ve ilçe gibi büyük yerleşim merkezlerinde betonarme yapıya eğilim fazladır.Çoğunlukla evler lüks olmayıp,aile ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir.
Deprem yönünden durum incelenirse,fay kuşakları üzerindeki yerleşim yerlerindeki hakim yapı tipleri doğuda depreme dayanıklı değildir.
Büyük yerleşim merkezlerindeki belediyelerde çoğunlukla afet-deprem konusunda uzman teknik elemanlar bulunmadığından yapılan yeni binalar da depreme dayanıklı değildir.Küçük yerleşim merkezlerinde bu konu hiç bilinmemektedir.Bütün olarak toplum ''Depreme Dayanıklı Yapı'' bilincinden yoksun bulunmaktadır.Bina yapımlarında rant,iklim ana unsur olarak yapı tarzına yön vermektedir.
Depremi yaşamış kesimlerde,deprem deneyiminin varlığı izlenmektedir.
Fay kuşakları boyunca yıkıcı bir deprem olması halinde doğu ve batı kesimlerde etkileri farklı olacaktır.Yıkıcı bir depremde doğuda hasar ve can kaybı büyük olacaktır.Ulaşım,malzeme eksikliği,teknik personel yetersizliği çevrenin kaderini olumsuz etkileyecektir.
Buna karşılık batıda,oluşabilecek bir depremde değişik csorunlar ortaya çıkacaktır.Bu kesim endüstri bölgesi kimliği taşımaktadır.Büyük yatırımların yapıldığı ve kalkınma yönünden büyük ümitlerin bağlandığı bir bölge olmuştur.Diğer bölgelerden nüfus çekerek kalabalıklaşmıştır.Bu kesimde olan depremlerde can kaybı ile birlikte verdiği hasar nedeniyle ülkenin gelişme hızını da etkilemiştir.Altyapı tamamen veye kısmen tahrip olmuş,yoğun nüfus nedeniyle bulaşıcı ve salgın hastalıklar görülmüştür.
Yıkıcı depremler nedeniyle yıkılan her 1000 bina için batıdaki can kaybı 58 iken,doğuda bu sayı 216'ya çıkmaktadır.Yine batıda yıkılan her binaya karşılık doğuda 2 bina yıkılmaktadır veya ağır hasar görmektedir.
Türkiye'de deprem ve doğal afetlerden korunma, zararları en aza indirmede,bugüne kadar alınan tedbirlerin istenilen gelişmeleri sağlayamadığını ve ilgili kurum ve kuruluşların gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinin düzeyine çıkamadığı görülmektedir.
Bu nedenle fay kuşakları boyunca yer alan yerleşim merkezlerinde '' Deprem Kültürü'' yaratılmalıdır.
Okullarda depremle ilgili dersler verilmeli ve kurslar açılmalıdır.Bu kurslarda depremden önce ve sonra yapılacak çalışmalar çğrencilere ve kursiyerlere öğretilerek,bu bilgilerin daha geniş kitlelere ulaşılması sağlanmalıdır.
Depremle ilgili belgeseller hazırlanarak görsel ve yazılı basın aracılığıyla halk eğitilmelidir.
Fay kuşakları üzerinde bulunan yerleşim merkezlerinde çalışan teknik personel eğitimden geçirilmelidir.
Özellikle sanayi ve endüstri bölgelerinde,deprem yönetmeliğinin yeniden düzenlenerek çağdaş ve uluslararası normlara çıkartılıp uygulanması sağlanmalıdır.Mikrobölgelendirme çalışmaları,deprem risk analizleri yapılarak elde edilen parametrelere ve zemin cinslerine göre uygulamaya geçilmelidir.
Deprem anında ve hemen sonrasında felaket bölgelerine gösterilen büyük ilginin,deprem öncesine alınarak planlama ve uygulamanın sağlanması ile oluşabilecek büyük kayıpların önüne geçilebilir.
Etiketler:
  • dogal afetler ve cevreye etkileri
  • dogal afetlerin cevreye etkileri
  • dogal afetlerin etkileri nelerdir
  • dogal afetlerin yikici etkileri
  • dogal afetlerin zararlari
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 28 Mayıs 2009, 22:17

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
DOĞAL AFETLERİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ


Doğal olayların, afetlere neden olmasında yeryüzü şekilleri, jeolojik yapı ve iklim özellikleri ile
birlikte insan faktörü de etkili olmaktadır. Türkiye, sahip olduğu bu özellikler bakımından önemli
risklere sahiptir. Ülkemiz deprem, heyelan, çığ, sel ve taşkınlardan afet boyutunda sık sık etkilenir.Meydana gelen bu afetler, önemli ölçüde can ve mal kayıplarına neden olur. Ayrıca doğal afetler yeryüzünü de değiştirir.
Afetler bölge ve ülke ekonomilerine zarar verdiği için bunların insanlar üzerinde de sosyal ve
psikolojik açıdan olumsuz etkileri olur. Böylesine önemli sonuçlara neden olan doğa olaylarının
meydana gelmeleri önlenemiyor olsa da bu doğa olayların zararlarının azaltılması mümkündür.
Örneğin iki farklı ülkede meydana gelen aynı büyüklükteki iki ayrı depremin verdiği zarar, çok farklıboyutlarda olabiliyor. Hatta bu durum aynı ülke sınırları içinde bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebiliyor. Örneğin Japonya’da meydana gelen depremler, Türkiye’de meydana gelen depremlerden daha az can ve mal kayıplarına yol açar. Bunda Japonya’nın depreme karşı aldığı önlemler etkili olmaktadır. Hasar boyutlarının farklı olması sadece depremler için değil sel ve taşkınlar, heyelan ve diğer afet türleri için de söz konusudur.
Ülkemizde en çok görülen meteorolojik tehlikeler; şiddetli yağış (yağmur, kar, dolu), sel, taşkın,
don, orman yangınları, kuvvetli rüzgâr, fırtına, çığ ve yıldırımdır. Doğal afetlerin oluşum sayıları
dikkate alındığında kuvvetli rüzgâr ve sellere bağlı olarak meydana gelen afetler ilk sırayı almaktadır. Dünya’da etkili olan 31 doğal afet türü; şiddetlerine, oluşum sürelerine ve etkilerine göre sıralanınca en önemlilerinin kuraklık, tropikal siklon, bölgesel sel ve taşkınların olduğu görülür. Bu afetlerin ortak özellikleri, önceden tahmin edilerek erken uyarıları yapılan meteorolojik afetler olmalarıdır.
Meteorolojik afetler için alınacak önlemler; acil durum planları, iyi çalışan bir erken uyarı sistemidir.
Bunlar olağanüstü hava olaylarına bağlı zararın azaltılmasını sağlayacaktır.
1970 yılında Bangladeş’te meydana gelen şiddetli bir tropikal siklon 300.000 kişinin ölmesine
neden olmuştur. Fakat gelişmiş uyarı sistemleri sayesinde benzer tropikal siklonlarda 1992’de
13.000, 1994’te ise sadece 20 kişi hayatını kaybetmiştir.


Deprem Ve Doğal Afetlerin Türkiye'de Etkileri

Tarih boyunca insanlar yerleşmek için ovalar,nehir ve deniz kenarlarını tercih etmişlerdir.Ülkemiz de ,diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi fay kuşakları boyunca oluşan,çöküntü alanları üzerinde yer alan verimli avalar,nüfusun toplanmasına ve önemli yerleşim yerlerinin kurulmasına neden olmuştur.
Kuzay Anadolu Fay Kuşağı boyunca yer alan önemli yerlewşim merkezleri;Çanakkale,İstanbul,Balıkesir,Bursa,Bilecik,Kocaeli,Sakarya,Bolu, Kastamonu,Çankırı,Çorum,Amasya,Tokat,Erzincan,Van illeri ile bu illerin bazı ilçeleri.
Doğu Anadolu Fay Kuşağında yer alan yerleşim merkezleri;Bingöl,Muş,Malatya,Adıyaman,Kahramanmaraş,Hatay.
Karataş-Yumurtalık Fay Zonu üzerinde;Çukurova havzası ve Adana.
Ecemiş Fay Zonu üzerinde;Mersin,Kayseri.
Menderes Grabeninde;İzmir,Manisa,Aydın.
Sismik olarak etkin faylar üzerindeki yerleşim merkezleri;İsparta-Dinar,Afyon,Denizli,Uşak,Kütahya,Muğla,Burdur,Eskişehir,Antalya,Kırşehir,An kara,Kırıkkale.
İl , İlçe ve Köylerdeki Mesken Türleri

Fay kuşakları boyunca yer alan yerleşim merkezlerinde mesken türleri değişiklik göstermektedir.Fay kuşakları boyunca hakim olan yapı türleri yığma yapıdır.Doğu Anadolu'daki yığma yapılarda,kerpiç yapı egemendir.Özelliklle köylerde ,kerpiç evlerin yanısıra çevredeki malzemeye uygun olarak çamur harçlı ve hatıllı yığma yapılar da vardır.
Fay kuşaklarının orta ve batıya yakın olan ormanlık bölgelerinde ahşap ve bağdadi yapılar yoğunlaşır.Bu kuşağın orta-batı kesimine yaklaştıkça yığma yapılarda tuğla hakim duruma geçmektedir.İl ve ilçe gibi büyük yerleşim merkezlerinde betonarme yapıya eğilim fazladır.Çoğunlukla evler lüks olmayıp,aile ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir.
Deprem yönünden durum incelenirse,fay kuşakları üzerindeki yerleşim yerlerindeki hakim yapı tipleri doğuda depreme dayanıklı değildir.
Büyük yerleşim merkezlerindeki belediyelerde çoğunlukla afet-deprem konusunda uzman teknik elemanlar bulunmadığından yapılan yeni binalar da depreme dayanıklı değildir.Küçük yerleşim merkezlerinde bu konu hiç bilinmemektedir.Bütün olarak toplum ''Depreme Dayanıklı Yapı'' bilincinden yoksun bulunmaktadır.Bina yapımlarında rant,iklim ana unsur olarak yapı tarzına yön vermektedir.
Depremi yaşamış kesimlerde,deprem deneyiminin varlığı izlenmektedir.
Fay kuşakları boyunca yıkıcı bir deprem olması halinde doğu ve batı kesimlerde etkileri farklı olacaktır.Yıkıcı bir depremde doğuda hasar ve can kaybı büyük olacaktır.Ulaşım,malzeme eksikliği,teknik personel yetersizliği çevrenin kaderini olumsuz etkileyecektir.
Buna karşılık batıda,oluşabilecek bir depremde değişik csorunlar ortaya çıkacaktır.Bu kesim endüstri bölgesi kimliği taşımaktadır.Büyük yatırımların yapıldığı ve kalkınma yönünden büyük ümitlerin bağlandığı bir bölge olmuştur.Diğer bölgelerden nüfus çekerek kalabalıklaşmıştır.Bu kesimde olan depremlerde can kaybı ile birlikte verdiği hasar nedeniyle ülkenin gelişme hızını da etkilemiştir.Altyapı tamamen veye kısmen tahrip olmuş,yoğun nüfus nedeniyle bulaşıcı ve salgın hastalıklar görülmüştür.
Yıkıcı depremler nedeniyle yıkılan her 1000 bina için batıdaki can kaybı 58 iken,doğuda bu sayı 216'ya çıkmaktadır.Yine batıda yıkılan her binaya karşılık doğuda 2 bina yıkılmaktadır veya ağır hasar görmektedir.
Türkiye'de deprem ve doğal afetlerden korunma, zararları en aza indirmede,bugüne kadar alınan tedbirlerin istenilen gelişmeleri sağlayamadığını ve ilgili kurum ve kuruluşların gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinin düzeyine çıkamadığı görülmektedir.
Bu nedenle fay kuşakları boyunca yer alan yerleşim merkezlerinde '' Deprem Kültürü'' yaratılmalıdır.
Okullarda depremle ilgili dersler verilmeli ve kurslar açılmalıdır.Bu kurslarda depremden önce ve sonra yapılacak çalışmalar çğrencilere ve kursiyerlere öğretilerek,bu bilgilerin daha geniş kitlelere ulaşılması sağlanmalıdır.
Depremle ilgili belgeseller hazırlanarak görsel ve yazılı basın aracılığıyla halk eğitilmelidir.
Fay kuşakları üzerinde bulunan yerleşim merkezlerinde çalışan teknik personel eğitimden geçirilmelidir.
Özellikle sanayi ve endüstri bölgelerinde,deprem yönetmeliğinin yeniden düzenlenerek çağdaş ve uluslararası normlara çıkartılıp uygulanması sağlanmalıdır.Mikrobölgelendirme çalışmaları,deprem risk analizleri yapılarak elde edilen parametrelere ve zemin cinslerine göre uygulamaya geçilmelidir.
Deprem anında ve hemen sonrasında felaket bölgelerine gösterilen büyük ilginin,deprem öncesine alınarak planlama ve uygulamanın sağlanması ile oluşabilecek büyük kayıpların önüne geçilebilir.
Rapor Et
Eski 8 Şubat 2010, 14:52

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
doğal çevreyi yıkıcı şeyler
Rapor Et
Eski 2 Mart 2010, 17:59

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben ne istiyom firtanini onamlaeri yani firtina olunca ne yapmaliyiz
Rapor Et
Eski 16 Mart 2010, 19:32

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
dogal afetlerin yikici etkileri
bence heyelan çığ sel deprem toprak kayması don givi afetler var ve hep olacaktır eğer olmaz ise türkiye bu güneşi taşıyamaz ve çöl gibi olur düşünsenize çöl türkiye
Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 18:23

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
dogal afetlerin yikici etkileri

DOĞAL AFETLERİN YAKICI ETKİLERİNE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER
Rapor Et
Eski 4 Mayıs 2010, 01:07

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
deprem heyelan çığ sel ve orman yangınları gibi afetler çevreyi nasıl deyiştirir
Rapor Et
Eski 10 Mayıs 2010, 21:57

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#8 (link)
iremyıldız
Ziyaretçi
iremyıldız - avatarı
çıg çevreyi nasıl etkiler
Rapor Et
Eski 12 Mayıs 2010, 11:12

Doğal afetlerin çevreye etkileri nedir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
cig cevreyi nasil degistirir ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum

çıg çevreyi nasıl değiştirir?
Rapor Et
Eski 16 Mayıs 2010, 11:23

.....

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
çevreyi nasıl değiştirir hakkında bilgi hiç yok
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.252 saniyede (81.50% PHP - 18.50% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 18:20
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi