Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 1 Ekim 2009 (18:57) tarihinde açılmıştır.
211574 kez görüntülenmiş, 102 cevap yazılmış ve son mesaj 7 Aralık 2013 (19:29) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 22 Eylül 2010, 22:13

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#31 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
paketlenmiş ürünlerin uzun süre saklanabilimesi için içlerine katkı maddeleri eklenir.bu katkı maddelerinin ,besinlerin tazeliğinin temizliğinin sağlığımıza etkileri nelerdir
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 26 Eylül 2010, 15:47

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#32 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Taze besin, sağlıklı, vitaminli ve minerali bol, içerisinde vücudumuza zarar verebilecek organizmaların oluşmadığı besinlerdir. Bu tarz besinleri tercih ederek besin zehirlenmelerinden korunabiliriz. Temizlenmeyen yiyeceğin üzerinde mikrop vardır. Her şeyin tazesi daha lezzetlidir. Hem de her şeyin doğalı hakikidir.
Aroma arttırıcı maddelerden bazıları baş dönmesi ve çarpıntı yapabilir.
Renklendiricilerden bazıları astım ve deri döküntülerine yol açabilirler.

Herkesin işine yarayacağını düşünüyorum. Kısa, öz ve açıklayıcı.
HERKESE KOLAY GELSİN!
Rapor Et
Eski 27 Eylül 2010, 17:03

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#33 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Besinler vucudumuzda en etkili kriterlerdir.Besin alırken bir çok kurala dikkat etmeliyiz. Besinlerin tazeliğinin vücudumuza etkiside büyüktür. Taze besin, sağlıklı vitaminli ve minarali bol , içerisinde vucudumuza zarar verebilecek organizmaların oluşmadığı besinlerdir.Bu tarz besinleri tercih ederek besin zehirlenmelerinden korunulmalıdır.Bu durumda besinlerin temizliğininde vucut sağlığımıza etkisi kaçınılamaz.
Taze besinlerin ve temiz besinlerin seçimi ve besinlerin hazırlanmaları sırasında uygulanması gereken bazı kurallar vardır ve bunların uygulanması sağlık ve temizlik açısından önemlidir. Bu kurallara uyulmadığı takdirde besin zehirlenmeleri meydana gelir. Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:
• Hastalık yapabilecek şüpheli besinler, özellikle küflenmiş olanlar yenilmemelidir. • Sağlam, zedelenmemiş, bozuk olmayan besinler seçilmeli ve satın alınmalıdır.
• Besinlerin hazırlanma, saklanma ve servis edilmeleri sırasında hastalık etmeni
mikroorganizmalar ile kirlenmesi önlenmelidir
• Zehirli mantarları gözle ayırt etmek mümkün olmadığı için kültür mantarları dışında
mantar tüketilmemelidir.
• Hazırlama, saklama ve servis sırasında kullanılan araç, gereçlerde
mikroorganizmaların çoğalması önlenmelidir.
• Mutfak ve yemek yenen yerlerin temizliğine özen gösterilmelidir.
• Herhangi bir haşere ve mikroorganizma bulaşmasından kuşkulanılırsa, taze
sebzeler 20 dakika tuzlu veya klorlu suda bekletilmelidir.
• Besinlerin bakteriler tarafından çıkarılan toksinlerden başka zehirli maddelerle
karışması veya kirlenmesi önlenmelidir.Özellikle temizlik maddeleri, DDT gibi haşere
öldürücü ilaçlardan sakınmalıdır.Bu gibi maddeler besinlerden uzak yerlerde;
örneğin depo olarak kullanılan ayrı oda veya kilerlerde, etiketlenmiş olarak
saklanmalıdır.
• Çiğ yenecek sebze ve meyveler, pişirilecek taze sebzeler ve kuru meyveler,
temizlenmiş ve pişmeye hazır tavuk, balık, parça etler ve yumurta iyice yıkanmalıdır.
• Sebze ve meyveler toz, topraklarından ve ilaç kalıntılarından temizlenmesi için bir
müddet su dolu bir kapta bekletildikten sonra, bol su ile birkaç kez yıkanmalıdır.
• Besinlerin hazırlanması, saklanması, pişirilmesi, servis için sıcak tutulması, yeniden
ısıtılması sırasında uygulanacak sıcaklık dereceleri bakterilerin çoğalmasını
önleyecek yeterlilikte olmalıdır.
• Et, tavuk, balık, süt, yumurta ve bunlarla hazırlanmış yemekler 16-490C arasındaki
en tehlikeli bölgede, asla bırakılmamalıdır.
• Besinler oda sıcaklığında bütün gece boyunca bırakılmamalıdır.
• Toz ve haşerelerden korumak için üzeri daima kapalı olarak saklanmalıdır.
• Sıcak yemekler en kısa sürede soğutularak buzdolabına konulmalıdır. Pişmiş
yemekler, oda sıcaklığında kendi kendine soğutulmaya bırakılmamalıdır.
• Çabuk bozulan et, tavuk, balık, süt, yumurta gibi besinlerin dükkanlarda güneşten
uzak ve buzdolabında saklanmaları gerekir. Satın alındıktan sonra yine
bekletilmeden hemen buzdolabına konulmalıdır.
• Dondurulmuş besinler, buzdolabının alt raflarında bekletilerek çözdürülmelidir.
Çözülme işi oda sıcaklığında, radyatör üzerinde ve altında, hafif ateşte veya güneşli
yerde yapılmamalıdır.
• Çözülmüş besinler bekletilmeden pişirilmelidir.
• Etler, birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde paketlenmiş olarak
dondurulmalıdır.
• Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır.
• Kıyma ve organ etleri uzun süre saklanamadığından kısa sürede tüketilmelidir.
• Süt ve sütlü besinler, krema, deniz ürünleri, soğuk etler, ordövrler, kanepeler, sosis,
salam, yumurta ve yumurtalı besinler, kremalı pasta ve tatlılar, kıyma kullanılmış
besinler, sandviçler devamlı olarak buzdolabında (+50C nin altında) saklanmalıdır.
• Ekmek, çörek, kurabiye yapmak için hamurun mayalandırılması besleyici değerini
artırır.
• Ekmek ince dilimlenip kızartılırsa besleyici değeri azalır.
• Tarhananın besleyici değeri yüksektir. Pişirirken içine pişmiş nohut, mercimek,
havuç eklenmesi değerini daha da artırır.Tarhana yapılırken güneşte kurutulursa,
süt ve yoğurt aydınlık yerde bekletilirse vitamin B2, vitamin B6 ve folik asit değerleri
azalır.
• Yumurta, süt, yoğurt, peynir ve tahinle yapılan tatlıların besleyici değerleri, sadece
un, yağ, şeker kullanılarak yapılanlardan daha fazladır. Şeker yerine pekmez
kullanılması besleyici değerini daha da artırır.
• Sütlü tatlı yaparken şeker önceden konur ve birlikte pişirilirse veya fırında yüksek
sıcaklıkta pişirilirse, protein değeri azalır. Pastörize veya sterilize uzun ömürlü
sütleri kullanın.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler iyi pişirildiğinde sindirimi kolaylaşır ve
böylelikle protein değeri artar.
• Yumurta çiğ yenirse ya da sarısının etrafı yeşillenecek kadar hızlı ateşte, uzun süre
pişirilirse, besleyici değeri azalır.
• Sebzelerden yapılan salatalara limon veya sirke eklenir, bekletilirse A ve C vitamini
değeri azalır.
• Sebzeler doğrandıktan sonra bekletilirse, haşlama ve pişirme suları atılırsa vitamin
ve mineralleri azalır.
• Meyveler kesildikten ya da suyu sıkıldıktan sonra bekletilirse C vitamini değeri
azalır.Hatta sıkılmış meyve suları buzdolabında bekletilse bile vitamin değeri azalır.
• Yağ yakıldıktan sonra yemeğe konursa, sağlığa zararlı duruma gelir.
• Yoğurdun yeşilimsi suyu atılırsa vitamin değeri azalır.Yine, yoğurt torbaya konup
süzülür, süzülen suyu atılırsa vitamin kaybı olur.
• Ambalajlanmış ürünlerde özellikle son kullanma tarihlerine dikkat ediniz. Son
kullanma tarihi geçmiş ürünleri satın almayınız.
• Üzerinde etiketi olmayan, ambalajı bozulmuş ve kapağı bombeleşmiş olan
konserveler sağlık için son derece zararlıdır.
• Ambalajlanmış ürünleri alırken mutlaka etiket bilgilerini okuyunuz.
Rapor Et
Eski 28 Eylül 2010, 20:39

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#34 (link)
barıs34
Ziyaretçi
barıs34 - avatarı
Besinlerin tazeliğinin, temizliğinin ve içerdiği katkı maddelerinin sağlığa etkileri

Gıda Ve besin Temizliği

Yaşam düzeyinin artması birlikte teknoloji bi şekilde verilen hizmetin doğal bi şekilde daha da iyi olması beklenmektedir. Sağlıklı besin tüketiminin sağlanması ve teşvik edilmelidir. yalın 1 anlatım birlikte gıda değerini kaybetmemiş, fiziksel, kimyasal mikrobiyolojik açıdan temiz olan, bozulmamış besin maddesi sağlıklı besin bi şekilde tanımlanabilir.

Dünya besin sektöründeki gelişmelerle ülkemiz besin sektöründeki gelişmeler karşılaştırıldığında , gerek mevcut olanaklar ve gerekse üretici ve tüketici bilinci açısından ele alındığında üzücü fakat hakikat olan, kritik eksikliklerin olduğudur.


Yaşam düzeyinin artması birlikte teknoloji bi şekilde verilen hizmetin doğal bi şekilde daha da iyi olması beklenmektedir. Tüketime sunulan gıdanın nedenli sağlıklı olduğu, pek epey aşamada yapılan denetimler birlikte belirlenmektedir. En iyi denetim denetleyicileri ise; üreticinin bizzat kendisi, kanuni denetim kuruluşları ve tüketicilerdir. Gıdanın sağlığı dendiğinde değişik kriterler dikkate alınmıştır. Örneğin: ABDde 1992 yılında besin Pazarlama Enstitüsü ( Food Marketing Instıtute) yaptığı ankette; tüketici gıdalardaki pestisit kalıntılarını, üreticiler ise, gıdalardaki mikroorganizmaları birinci derecede besin tehlikesi bi şekilde görmektedirler.

Bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, besin konularında öngörülen esas ilke; tüketicinin sağlıklı ve kaliteli gıdalarla beslenerek gerek hastalık etmenlerinden ve gerekse kafi ve dengeli beslenme yönünden sağlığının korunması ve besin alımında aldatılmasının önlenmesidir.

Ülkemizde %60-70lere varan genç 1 nüfus kitlesi bulunur. Bunun anlamı şudur; yetersiz ve dengesiz beslenme durumlarında vücudun büyüme, gelişme ve normal çalışmalarında aksamaları olacaktır. Sağlığın temeli bi şekilde kabul ettiğimiz beslenmenin yetersiz ve dengesiz olması halinde 1 epey hastalıkların ortaya çıkacağı bilinmektedir. Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması sebebiyle lazım olan gıda öğelerinin bütün birinin kafi miktarlarda alınması ve vücutta elverişli biçimde kullanılması halinde (yeterli ve dengeli beslenme) insanın çalışma , planlama ve üretme yeteneğini artıracağı muhakkaktır. Dünya nüfusunun hızla artması, gelişen teknolojiye bağlantılı etraf kirliliği ekonomik güçsüzlük ve eğitim yetersizliği beslenme sorunlarını derinleştirmekte ve emniyetli besin teminini zorlaştırmaktadır.

Gıda sanayii, besin maddelerini üretim bölgelerinden toplayan, taşıyan,işleyen ve dağıtan sanayii dalıdır. Belli koşulların temin edildiği besin zincirine soğuk zincir bi şekilde tanımlanabilir.

Nüfus artışı ve süratli kentleşme, besin bilim ve teknolojisindeki gelişmeler, beslenme ve besin hijyenine verilen ehemmiyet, yeme alışkanlıklarındaki değişmeler, dış pazara açılma, dağıtım ve pazarlama sistemlerindeki yenilikler v.b besin sanayinin gelişmesinde epey kritik roller oynamaktadır.

Ancak, besin üretimi 1 sanayi dalı bi şekilde ele alındığında diğer sanayi dallarında olduğu gibi başarı, standartlara ve tüketicinin beklentilerine elverişli besin maddesini bütün vakit eşdeğer kalitede, istenilen miktarda ve en ekonomik biçimde üretilmesine bağlıdır.

Gıda hammaddesinin işletmeye girmesinden başlayarak mahsül elde edilmesi aşamasına kadar ki üretim zincirinde ürüne muhtelif kaynaklardan mikroorganizma kontaminasyonu söz konusudur. Mikroorganizma elverişli ortamlarda hızla üreyerek üründe istenmeyen değişikliklere yol açabilmektedir. yalnız, endüstriyel mikrobiyolojide fermente mahsüller sebebiyle mikroorganizma şarttır. Örneğin; yoğurt, peynir, sirke, turşu vb fermente ürünlerinin üretimlerinde mikroorganizma gelişmeleri istenen 1 olgudur. Elbette ki bu üretimlerde belli şartlar altında yapılmaktadır.

Gıda kaynaklı afiyet sorunlar;

Doğrudan besin maddelerinden kaynaklanabileceği gibi ,

Olumsuz etraf şartları,

Üretici ve tüketicilerin besin hijyeni konusunda olumsuz veri, tutum ve davranışları

Gelişen teknolojiye rağmen hala ilkel metotlarla besin üretiminin sürek etmesi,

Toplumda besin kaynaklı hastalık taşıyıcılarının varlığı,

Hayvanlardaki zoonotik hastalıklar ve benzeri 1 epey etmenler besin kaynaklı hastalıkların ortaya çıkmasına niçin olabilmektedir.

Mikroorganizmaların gıdalara toprak, hava, su, besin işçileri, insan ve hayvanların bağırsak sistemleri, böcekler, kemirgenler, kuşlar ve birtakım evcil hayvanlar, besin işletmelerinde kullanılan hammadde, muhtelif alet ekipman ve kaplar, bundan sonra ve atıklar birlikte hammadde, ara mahsül ya da son ürünün, temas ettiği bütün türlü yüzeyden bulaşabilir. Bu kontaminasyon kaynaklarını; insan, hayvan ve etraf olmak üzere 3 antet altında toplamak mümkündür.

Bulaşma kaynakları kapsamlı olarak; insan‚ hayvan ve etraf bi şekilde sıralanabilir. Bu kaynaklar arasında özellikle besin işçileri, (hasta ya da portör olan) burun, ağız, deri, dışkı elleriyle pek epey enfeksiyon ve intoksikasyon etkeni mikroorganizmayı gıdaya direk bi şekilde taşıyabilirler. besin işletmelerindeki idari ve teknik personelinin hijyen ve

sanitasyon konusunda bilinçli olması, sonucun başarısı açısından önemlidir.

Özellikle ishal ve kusma gibi belirtiler gösteren hastalıklar birlikte boğaz ve derisinde muhtelif enfeksiyonlara sahip şahıslar, idareci tarafından derhal rapor edilmeli ve bu şahıslar asla 1 ünitede çalıştırılmamalıdır.

Enfeksiyon ve intoksikasyona sebep olan mikroorganizma örnekleri verilecek olursa; toprak ve su kaynaklı gıdalara bulaşan bakteriler arasında; Bacillus, Clostridium, Enterobakter vb. İnsan ve hayvanların bağırsak sistemlerinde sık bi şekilde bulunan mikroorganizmalar; Escherichia, Salmonella, Shigella, Staphylococcus vb. Burada mikroorganizmalara değinilmedeki gaye; tehlikenin kimliği ve düzeyinin bilinerek alınacak önlemlere ışık tutması açısından önemlidir.

Gıda zehirlenmesine niçin olan bakterilerden en önemlileri; Staphylacoccus, Salmonella, Streptococcus, Clostridium v.b dır. Stafilokoklar, insan ve hayvanların burun boşluklarında vardır. Zehirlenme 1- 6 saat arasında ortaya

çıkmakta olup, baş dönmesi, baş dönmesi, kusma ve ishal birlikte kendini gösterip, 12-24 saat sürmektedir.

Zehirlenmenin görüldüğü gıdalar:

Soğuk et, tavuk, kuru mamuller.

Mikroorganizma kaynaklı hastalıkların artma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz.

Hazır besin üretimi ve tüketimindeki artışlar,

Toplu besin tüketimlerinin artması ( zehirlenmelerin baş göstermesi)

Kentlerdeki nüfus yoğunluğunun artması ve buna bağlantılı bi şekilde plansız şehirleşme ve alt bina yetersizlikleri,

Beslenme alışkanlıklarındaki değişmeler,

Turistik ve ticari amaçlı gezilerin gelişen ulaşım kolaylığına bağlantılı bi şekilde hızla artması,

Genel bi şekilde insanların bağışıklık sisteminin zayıflaması,

Sağlık kontrollerinin daha düzenli tutulmasıdır.

Bütün bu istenmeyen olumsuz gelişmeler düşünüldüğünde besin hijyeninin önemi 1 defa daha kendini göstermektedir.

Hijyen; insan sağlığının korunması ve uzun süre yüksek düzeyde tutulması amacına yönelik olup,*

Sanitasyon; insan sağlığını tehdit eden mikroorganizmaların bulundukları ortamdan olabildiğince uzaklaştırılmasıdır. Sanitasyon sağlanmasında personel açısından karşılaşılan sorunda taşıyıcılık sorunudur. Taşıyıcı insanlar, patojen (hastalık yapıcı) mikroorganizmayı vücutlarında kendileri etkilenmeden taşırlar ve bunları temas ettikleri bütün yere yayarlar. Bu durum taşıyıcı tarafından bilemeyeceği sebebiyle tehlike daha da büyümektedir.

İnsanın kontaminasyonda aracı olan en kritik organı elleridir. Ellerle hammadde, mahsül ve muhtelif yüzeylere dokunulduğu gibi saç, ağız, burun, mendil, tuvalet kapısı ve para gibi diğer 1 epey kontaminasyon kaynaklarına da temas edilmektedir. buna ilave olarak eller , ağız ve burun salgıları ve dışkı birlikte de direk temas edebilmektedir. Diğer taraftan ellerdeki yara, sivilce ve çıbanlarda direkt kontaminasyon kaynaklarıdır.

GIDA VE GIDA HİJYENİ

GIDA VE GIDA HİJYENİ

GÜVENLİ GIDA HAZIRLANMASINDA DÜNYA SAĞLIK TEŞKİLATININ on ALTIN KURALl

TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYON

GIDA GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ DİKKAT EDİLMESİ** GEREKEN KURALLAR

Günümüz teknolojisi, kendini devamlı geliştiren, yenileyen, iyiyi daha iyiyi yakalama arzusunda olan yükselmelerle daima gündemde kalma başarısına ulaşmaktadır.Öyleki size yenilik bi şekilde sunulan 1 teknolojinin eşdeğer vakit dilimi içerisinde diğer teknolojik gelişmelerle karşılaştırıldığında yenilik özelliğinin kalktığını görebilmekteyiz. Bunun en canlı yaşandığı sektör Bilgisayar sektörü olup, bu sektör diğer bütün sektörlerin zeminini oluşturmaktadır. Bizim konumuz besin sektörüdür. Doğrudan insan sağlığını ilgilendirmesi nedeni birlikte Dünya besin sektöründeki gelişmelerle ülkemiz besin sektöründeki gelişmeler karşılaştırıldığında , gerek mevcut olanaklar ve gerekse üretici ve* tüketici bilinci* açısından ele alındığında üzücü fakat hakikat olan, kritik eksikliklerin olduğudur.*

Yaşam düzeyinin artması birlikte teknoloji bi şekilde verilen hizmetin doğal bi şekilde daha da iyi olması beklenmektedir.Yaşama, büyüme, ve gelişme faaliyetlerimizi yerine getirebilmemiz sebebiyle kafi ve dengeli besin tüketimine dikkat etmemiz gerekmektedir. Amaç, sağlıklı besin tüketiminin sağlanması ve teşvik edilmesidir. Sağlıklı besin dendiğinde ise; yalın 1 anlatım birlikte gıda değerini kaybetmemiş, fiziksel, kimyasal mikrobiyolojik açıdan temiz olan, bozulmamış besin maddesi olark tanımlanabilmektedir. Tüketime sunulan gıdanın ne denli sağlıklı olduğu ise, pek epey aşamada yapılan denetimler birlikte belirlenmektedir. En iyi denetim denetleyicileri ise; üreticinin bizzat kendisi, kanuni denetim kuruluşları ve tüketicilerdir. Gıdanın sağlığı dendiğinde değişik kriterler dikkate alınmıştır.Örneğin: ABDde 1992 yılında besin Pazarlama Enstitüsü ( Food Marketing Instıtute) yaptığı ankette; tüketici Gıdalardaki pestisit kalıntılarını, üreticiler ise, gıdalardaki mikroorganizmaları birinci derecede besin tehlikesi bi şekilde görmektedirler.*

Bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, besin konularında öngörülen esas ilke;*

Tüketicinin sağlıklı ve kaliteli gıdalarla beslenerek gerek hastalık etmenlerinden ve gerekse kafi ve dengeli beslenme yönünden sağlığının korunması ve besin alımında aldatılmasının önlenmesidir.*

Ülkemizde %60-70lere varan genç 1 nüfus kitlesi bulunur. Bunun anlamı şudur; Yetersiz ve dengesiz beslenme durumlarında vücudun büyüme, gelişme ve normal çalışmalarında aksamaları olacaktır. Sağlığın temeli bi şekilde kabul ettiğimiz beslenmenin yetersiz ve dengesiz olması halinde 1 epey hastalıkların ortaya çıkacağı bilinmektedir. Vucüdun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması sebebiyle lazım olan gıda öğelerinin bütün birinin kafi miktarlarda alınması* ve vücutta elverişli biçimde kullanılması* halinde ( kafi ve dengeli beslenme ) insanın çalışma , planlama ve üretme yeteneğini artıracağı muhakkaktır.*

Dünya nüfusunun hızla artması, gelişen teknolojiye bağlantılı etraf kirliliği ekonomik güçsüzlük ve eğitim yetersizliği beslenme sorunlarını derinleştirmekte ve emniyetli besin teminini zorlaştırmaktadır.*

Gıda sanayii, besin maddelerini üretim bölgelerinden toplayan, taşıyan,işleyen ve dağıtan sanayii dalıdır. Belli koşulların temin edildiği besin zincirine soğuk zincir bi şekilde tanımlanabilir.*

*

Nüfus artışı ve süratli kentleşme,

Gıda bilim ve teknolojisinde ki gelişmeler,*

Beslenme ve besin hijyenine verilen ehemmiyet,

Yeme alışkanlıklarındakideğişmeler,

Dış pazara açılma,

Dağıtım ve pazarlama sistemlerindeki yenilikler v.b

gıda* sanayinin gelişmesinde epey kritik roller oynamaktadır.*

Ancak, besin üretimi 1 sanayi dalı bi şekilde ele alındığında diğer sanayi dallarında olduğu gibi başarı, standartlara ve tüketicinin beklentilerine elverişli besin maddesini bütün vakit eşdeğer kalitede, istenilen miktarda ve en ekonomik biçimde üretilmesine bağlıdır.*

Gıda hammaddesinin işletmeye girmesinden başlayarak mahsül elde edilmesi aşamasına kadar ki üretim zincirinde ürüne muhtelif kaynaklardan m.o kontaminasyonu söz konusudur.Mikroorganizma (m.o) elverişli ortamlarda hızla üreyerek üründe istenmeyen değişikliklere yol açabilmektedir. yalnız, endüstriyel mikrobiyolojide fermente mahsüller için* mikroorganizma şarttır. Örneğin; Yoğurt, Peynir, Sirke, Turşu vb fermente ürünlerinin üretimlerinde m.o gelişmeleri istenen 1 olgudur. Elbetteki bu üretimlerde belli şartlar altında yapılmaktadır. Örneğin; bir gr yoğurtta 107-8 (10 milyon) bakteri) bulunur.*

Diğer taraftan besin maddesinde epey sayıda m.o bulunması pastörizasyon ve sterilizasyon gibi ısıl işlemler birlikte başarılı olunmasını da* da güçleştirilmektedir. Mikroorganizmalarla kontamine olmuş gıdaların tüketimi; İnsanlarda enfeksiyon (gıdaya bulaşma) ve intoksikasyona(Gıda zehirlenmelerine) niçin bi şekilde kritik afiyet sorunlarına da sebebiyet verebilmektedir.*

Gıda kaynaklı afiyet sorunlar;*

*

Doğrudan besin maddelerinden kaynaklanabileceği gibi ,*

Olumsuz etraf şartları,*

Üretici ve tüketicilerin besin hijyeni konusunda olumsuz veri, tutum ve** davranışları*

Gelişen teknolojiye rağmen hala ilkel metodlarla besin üretiminin sürek etmesi,*

Toplumda besin kaynaklı hastalık taşıyıcılarının varlığı,*

Hayvanlardaki zoonotik hastalıklar*

ve benzeri 1 epey etmenler besin kaynaklı hastalıkların ortaya çıkmasına niçin olabilmektedir.*

Mikroorganizmaların gıdalara toprak, hava, su, besin işcileri, insan ve hayvanların bağırsak sistemleri, böcekler, kemirgenler, kuşlar ve birtakım evcil hayvanlar, besin işletmelerinde kullanılan hammadde, muhtelif alet ekipman ve kaplar, bundan sonra ve atıklar birlikte hammadde, ara mahsül ya da son ürünün, temas ettiği bütün türlü yüzeyden bulaşabilir. Bu kontaminasyon kaynaklarını; insan, hayvan ve etraf olmak üzere 3 antet altında toplamak mümkündür.*

*

Bulaşma kaynakları kapsamlı olarak; İnsan¸ hayvan ve etraf bi şekilde sıralanabilir. Bu kaynaklar arasında özellikle besin işçileri, (hasta ya da portör olan) burun, ağız, deri, dışkı elleriyle pek epey enfeksiyon ve intoksikasyon etkeni mikroorganizmayı gıdaya direk o!arak taşıyabilirler. besin işletmelerindeki idari ve teknik personelinin hijyen ve sanitasyon konusunda bilinçli olması, sonucun başarısı açısından önemlidir.*

Özellikle ishal ve kusma gibi belirtiler gösteren hastalıklar birlikte boğaz ve derisinde muhtelif enfeksiyonlara sahip şahıslar, idareci tarafından derhal rapor edilmeli ve bu şahıslar asla 1 ünitede* çalıştırılmamalıdır.*

Enfeksiyon ve intoksikasyona sebep olan mikrooorganizma örnekleri verilecek olursa;*

*

Toprak ve su kaynaklı gıdalara bulaşan bakteriler arasında; Bacillus, Clostridium, Enterobakter v.b*

İnsan ve hayvanların bağırsak sistemlerinde sık bi şekilde bulunan mikroorganizmalar; Escherichia, Salmonella, Shigella, Staphylococcus v.b*

Burada m.olara değinilmedeki gaye; tehlikenin kimliği ve düzeyinin bilinerek alınacak önlemlere ışık tutması açısından önemlidir.*

E.coli; İnsan ve diğer memelilerinin bağırsak sisteminde yaşamaktadır. Bağırsaklardan, doğrudan doğruya su ve toprağa ve buralardan da* gıdalara üretimden tüketime kadar geçen süreç içinde muhtelif biçimde bulaşırİar. Burada dikkat edilmesi gereken verilmek istenen ileti şudur. Tuvaletten çıkan 1 işcinin elini yıkamadan üretime geri dönmesi halinde gıdaya direk geçebilen 1 mikrop olmasıdır. besin maddesi içinde kesinlikle bulunmamalıdır. gıda zehirlenmesine niçin olmaktadır. on gr numune içinde 1 tane bulunması halinde; 15 dk da iki adet; 60 dk da 16 tane ; 120 dk (2 saat) da 256 adet; 180 dk (3saat) da 4098 tane E coli miktarında çoğalma görülmektedir. gıda zehirlenmesine niçin olmaktadır. 7-12 saat inkübasyon( gelişme) süresidir.Belirtileri ise; diyare karın ağrısı, kusma gibi şikayetlerle kendini göstermekte olup 24 saat sürek etmektedir. birtakım vakalarda ise yüksek ateş (39-40 derece) ve iyileşme süresinin 3-4 gün olduğu bilinmektedir. Süt, peynir v.b ürünlerde daha çok görülmektedir.*

Salmonella; İnsan ve hayvanların bağırsak sistemlerinde mekan almasına rağmen, gıdalara da dışkı birlikte bulaşmış diğer kaynaklardan** bulaşabilir. besin maddelerinde (25 gr) ¸bulunulmasına kesinlikle müsade verilmez. Belirtileri; baş dönmesi, mide ağrısı, kusma, ani ishal ve ateş birlikte kendini gösterip zehirlenme şiddeti; tüketilen gıdanın miktarına, besin birlikte alınan salmonella sayısına ve kişinin direncine bağlantılı bi şekilde seyretmektedir. tesir süresi iki -7 gündür. Genelde zehirlenme ;Et, tavuk, süt ve mamulleri birlikte,kuru mamüllerde görülmekte ise de salmonella zehirlenmelerinin % 72 si et, tavuk ve yumurta vasıtasıyla olmaktadır. Ölümcül sonuçlarında görüldüğü bilinmektedir.*
Rapor Et
Eski 29 Eylül 2010, 16:06

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#35 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
insan sağlığı için her şey
Rapor Et
Eski 2 Ekim 2010, 10:55

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#36 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
lütfen bu yazıyı kısaltın yaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Rapor Et
Eski 4 Ekim 2010, 18:03

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#37 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
şey bana az çok kısa olacak şekilde söylermisiniz lütfeeeeen
Rapor Et
Eski 4 Ekim 2010, 19:41

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#38 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Taze besin, sağlıklı, vitaminli ve minerali bol, içerisinde vücudumuza zarar verebilecek organizmaların oluşmadığı besinlerdir. Bu tarz besinleri tercih ederek besin zehirlenmelerinden korunabiliriz. Temizlenmeyen yiyeceğin üzerinde mikrop vardır. Her şeyin tazesi daha lezzetlidir. Hem de her şeyin doğalı hakikidir.
Aroma arttırıcı maddelerden bazıları baş dönmesi ve çarpıntı yapabilir.
Renklendiricilerden bazıları astım ve deri döküntülerine yol açabilirler.

Herkesin işine yarayacağını düşünüyorum. Kısa, öz ve açıklayıcı.
HERKESE KOLAY GELSİN!
Rapor Et
Eski 4 Ekim 2010, 20:02

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#39 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
besinlerin tazelini temizlini ve içerdiği katkı madddelerin salımıza olan etkisi nedir kısaca açıklarmısınız
Rapor Et
Eski 6 Ekim 2010, 10:12

Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler?

#40 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
katkı maddeleri nerde abicim
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Besinlerin tazeliği, temizliği ve içerdiği katkı maddeleri sağlığı nasıl etkiler? Konusuna Benzer Konular
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 4
Son Mesaj: 11 Aralık 2014 17:14
Gönderen: Sure Su Forum: Soru-Cevap
Cevap: 43
Son Mesaj: 28 Eylül 2014 20:48
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 11
Son Mesaj: 1 Ekim 2013 21:16
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 9
Son Mesaj: 26 Aralık 2012 15:50
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 1 Mart 2011 20:41
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.350 saniyede (84.49% PHP - 15.51% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 08:10
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi