Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

ATP nedir? Nasıl elde edilir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 26 Kasım 2009 (10:43) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
25180 kez görüntülenmiş, 9 cevap yazılmış ve son mesaj 9 Kasım 2013 (12:59) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.23  |  Oy Veren: 13      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 26 Kasım 2009, 10:43

ATP nedir? Nasıl elde edilir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
atp hesapları mesela 1 glikozdan kaç tane atp sentezlenir gibi........
En iyi cevap Misafir tarafından gönderildi

Adenozin 5′-trifosfat, hücre içinde bulunan çok işlevli bir nükleotittir. İngilizce Adenosine Triphosphate’dan ATP olarak kısaltılır, en önemli işlevi hücre içi biyokimyasal reaksiyonlar için gereken kimyasal enerjiyi taşımaktır. Fotosentez ve hücre solunumu (respirasyonu) sırasında oluşur. ATP, bunun yanısıra RNA sentezinde gereken dört monomerden biridir. Ayrıca ATP, hücre içi sinyal iletiminde protein kinaz reaksiyonu için gereken fosfatın kaynağıdır.


Kimyasal Özellikleri ATP, adenozin ve üç fosfat grubundan oluşur. Adenozinden itibaren sayınca ikinci ve üçüncü fosfat grupları arasındaki bağın enerjisi çok yüksektir. Bu bağın kırılmasıyla ATP, ADP’ye dönüştüğü zaman meydan gelen enerji değişimi, hücre içinde -12 kCal/mol, labortuvar şartlarında ise -7,3 kcal/mol’dür. Açığa çıkan bu büyük enerji miktarı, biyokimyasal reaksiyonlarda ATP’nin bir kimyasal enerji deposu olarak kullanılmasına yarar.

Sentezi ATP çeşitli yollarla sentezlenebilir. Aerobik şartlarda ATP sentezi mitokondrilerde, oksidatif fosforilasyon yoluyla gerçekleşir. Anaerobik şartlarda ise fermantasyon yoluyla olur.

ATP sentezinde yakıt olarak başta glikoz ve trigliseritler kullanılır. Trigliseritlerin bozunumunda gliserol ve yağ asitleri oluşur. Hücre sitozolunda glikoz ve gliserol, glikoliz yoluyla pirüvata dönüştürülürler. amfosforilasyonu yoluyla bu aşamada bir miktar ATP pirüvat kinaz ve fosfogliserat kinaz enzimleri tarafından sentezlenir. Pirüvat sonra mitokondride oksitlenmeye devam eder. Mitokindride pirüvat pirüvat dehidrojenaz aracılığıyla Acetyl-CoA’ya dönüşür, o da Krebs döngüsü ile karbon dioksite kadar oksitlenir. Yağ asitleri de beta-oksidasyonu ile Acetyl-CoA’ya dönüşürler ve Krebs döngüsü’yle metabolize olurlar. Krebs döngüsü’nün her bir deviniminde süksinil-CoA sentetaz tarafından bir ATP dengi GTP, bir de indirgeme gücüne sahip olan NADH sentezlenir. NADH’deki elektronlar elektron taşıma zinciri ile taşınırken ATP sentaz tarafından oksidatif fosforilasyon yoluyla çok miktarda ATP sentezlenir.

Glükozun karbon dioksite oksidasyonuna hücre solunumu denir. Glikozdaki kimyasal enerjinin %40′ı, hücre için daha kullanışlı olan ATP’ye dönüşür.
ATP ayrıca nüklezit difosfat kinaz enzimi aracılığıyla başka nükleozit trifosfatları kullanarak da sentezlenir:

ADP + GTP ATP + GDP

Kas hücrelerinde ATP:guanido-fosfotransferaz tarafında katalizlenen benzer bir reaksiyonda da kreatin fosfat’ın fosfat grubu ADP’ye aktarılarak ATP ve kreatin oluşur.

Bitki hücrelerinde ATP kloroplastlarda gerçekleşen fotosentez yoluyla sentezlenir. Bu ATP’nin bir kısmı sonra trioz şekerlerinin oluşumu için Calvin döngüsünde kullanılır.

İşlevi ATP’nin enerjisi onun ADP’ye dönüşmesine yol açan fosfat-fosfat bağının hidrolizi ile açığa çıkar. Hücre içinde çeşitli enzim, motor protein ve taşıma proteini bu enerjiyi kullanırlar. ATP’nin bozunumu ADP ve inorganik fosfat (Pi) oluşturur, ADP sonra AMP ve Pi olarak ayrıca bozunur. ATP’nin bir diğer bozunum yolu AMP artı pirofosfat (PPi) şeklindedir.

ATP’NİN YAPISI

Kloroplastta üretilen ATP’nin mitokondride üretilenden farkı yoksa neden kloroplasttaki ATP sitoplazmada kullanılmıyor?
ATP hücre zarından geçememesine rağmen nasıl oluyor da mitokondri zarından geçip sitoplazmaya girebiliyor?
Kloroplasttaki protein sentezi için gerekli olan ATP sitoplazmadanmı kloroplasta geliyor?
ATP molekülünün yapısı, hücrenin neresinde sentezlenirse sentezlensin aynı olmak zorunda. Su molekülünün her zaman aynı H2O oluşu gibi, ATP de daima aynı ATP.

Kloroplastlarda sentezlenen ATP molekülleri, öncelikli olarak fotosentez tepkimelerinde kullanılıyor. Zaten fotosentez tepkime zincirinin bir basamağı olan ışığa bağımlı tepkimeler dizisinde sentezlenen bu ATP’ler, ışıktan bağımsız fotosentez basamaklarına aktarılarak fotosentez tamamlanıyor. Fotosentezin devamı söz konusuyken bu ATP’lerin sitoplazmaya aktarılmasının metabolik açıdan mantıklı hiçbir kazancı olamaz.

Farklı zarların farklı geçirgenlik ölçütleri bulunuyor. Her zarın geçirgenliği, birçok koşula göre belirleniyor ve bunlardan birisi de zar üzerindeki geçiş kanallarının boyutları. Bu nedenle, bir zardan geçebilen bir molekülün başka bir zardan geçememesi, bir başka deyişle mitokondri zarından geçebilen ATP molekülünün hücre zarından geçememesi son derece doğal.

Kloroplasttaki protein sentezi için gerekli olan ATP molekülleri de, cevabın ilk bölümünde anlatılan olaylar dolayısıyla sitoplazmadan sağlanıyor. Eğer kloroplast içerisinde üretilen ATP, herhangi bir nedenden ötürü fotosentez tepkimelerinde kullanılamazsa, öncelikli olarak kloroplast içerisinde gerçekleşen ve enerji gereksinimi duyan tepkimelerde kullanılabiliyor


ATP MOLEKÜLÜNÜN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ

Yaşamak için enerjiye ihtiyacımız vardır. Ancak vücudumuz enerjiyi saf şeker ya da saf proteinden elde etmez. Vücudumuzun kullanabileceği enerji bileşimi( ATP) oldukça farklıdır. Günlük hayatımızda tükettiğimiz şeker, yağ ve proteinler enerjiyi kullanabilmemiz için farklı bir formata girerler.

Yağ, şeker, protein nasıl enerjiye dönüşür?

Vücudumuz herhangi bir fiziksel aktivitede yada normal metabolizmal faaliyetlerinde kullanılabilir enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerjiyi ATP denilen ve adenosine üç fosfat yoluyla yapışmış olan maddeler ile sağlar. Bu enerji ATP'de bulunan fosfatın parçalanarak ADP oluşturması ile ortaya çıkar. Bu tamamen doğal bir döngüdür ve vücudumuz bu döngüyü gün boyu sürekli yapar.

Peki ATP nasıl oluşur?

Vücutta bulunan 3 sistem ATP oluşumunu sağlar. Her bir sistem düzenli ve bir sıraya bağlı olarak çalışır. Bunlardan ilki ATP-Kreatin fosfat sistemidir. Burada bir hızlı koşuya veya depara yetecek kadar enerji üretilir. Aynı zamanda oksijen yanması olmaz. Kreatin fosfat çok hızlı parçalanan bir enerji molekülüdür. Ayrıca oluşan ADP'yi de sonrasında ATP'ye dönüştüren de bu moleküldür. Ancak kaslarda kreatin fosfat fazla bulunmaz ve hızlı tüketilir. Bundan dolayı sporcular yardımcı maddeler kullanarak kas güçlerini arttırılar. ATP, Kreatin Fosfatlı sistem (alaksit) ve laktik asitli sistem (laktasit) olarak iki bölüme ayrılır. Bu sentez de öncelikle kaslarda hazır bekleyen ATP ler yakılır. Daha sonra ise ortamda yeterli oksijen bulunmuyorsa bu enerji veren maddeler oksijensiz olarak yakılırlar. Bu yakım sonunda laktik asit (süt asidi) oluşur. Bu asit kaslarda yorgunluk sağlayan bir maddedir.

ATP sentezi 3 şekilde olur. Oksijenli (aerobik), Oksijensiz( anaerobik) ve fotosentez ile oluşur. İnsanlar için fotosentez olayı geçerli değildir.

Anaerobik sistemde 90 saniye gibi kısa bir süre için enerji üretilebilir. Vücuttaki glukozun enerji için parçalanması sistemin temel özelliğidir ve yine oksijen kullanılmaz. 2 molekül ATP gereken bu süreç, uzun sürmesi sonucunda laktik asit maddesi çoğalır ve kaslarda ağrı oluşabilir. Bu sisteme oksijensiz enerji oluşum sistemi denir.

Aerobic sistem ise gücün ana kaynağıdır. Bu sistem sayesinde nefes alır, kalbimizin atımını sağlar yani fiziksel yaşamımız için gerekli olan dayanıklı uzun vadeli enerji oluşumu anlamına gelir. Nefes alma yoluyla alınan oksijen, vücuttaki glükozu yakar ve enerji açığa çıkar. 38 ATP molekülü gerektiren bu sistem, anaerobik sisteme oranla 20 kat daha dayanıklıdır. Ayrıca bu sistem sayesinde vücutta biriktirilen yağlar da enerji için parçalanabilir. Diğer bir ismiyle oksijenli enerji oluşum sistemi adı verilir. İnsan organizması genelde aerobik yaşam (oksijenli ortamda) sürdüren bir canlıdır. Burada solunan hava akciğerde alveol keselerini doldurur. Dolaşım sistemi sayesinde kana geçen oksijen kana kırmızı rengini veren hemoglobin sayesinde taşınır. Bu madde kan içinde kalbe gelir ve kalp onu hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyinde hemoglobin karbondioksitle birleşip, oksijeni bırakır ve tekrar kalbe gelip, kirlenmiş kanın temizlenmesini sağlar. İşte burada hücre düzeyine gelen oksijen, enerji verici maddeleri öncelikle karbonhidrat(şekerler) yakar ve aerobik yolla (oksijenli yol) enerji (ATP)oluşur.

Egzersiz yaparken vücudun kullandığı üç enerji kaynağı karbonhidrat, yağ ve proteindir. Her biri farklı besin gruplarında bulunur. Ayrıca her birinin kilokalori yani enerji değeri farklıdır. 1 karbonhidrat 3.75 kkalori, 1 protein 4 kkalori ve 1 yağ 9 kkalori değerine sahiptir. Yağ ne kadar da fazla enerjiye sahip görünse bile egzersizler için en yararlı madde sayılmaz. Kas egzersizleri için tavsiye edilen enerji glukozdur. Besinlerden alınan şeker parçalanarak karaciğerde depolanır ve ani enerji gereksinimleri için kullanılır. Ancak 70 kilo bir insan 450 veya 1700 gram glikojen depolayabilir.

Egzersiz yaparken alınacak veya kullanılacak enerji yakıtının miktarı belli başlı etkenlere bağlıdır:

Besin alışkanlıkları
Egzersiz düzeyi
Egzersiz türü
Çalışma temposu
Çalışma süresi
Anaerobik aktiviteler sadece glukoz kullanır. Öte yandan aerobik aktiviteler için üç besin grubu (yağ, protein, şeker) devreye girer. Fakat aerobik aktivitelerde protein, yağ ve karbonhidattan daha az kullanılır. Düşük tempolu egzersizlerde vücut yüksek miktarlarda yağ yakarken protein ve kalori harcanması minimum düzeydedir. Egzersizin yoğunluğu arttıkça vücut daha az yağ yakmaya ve daha cok glukoz ve kalori harcamaya başlayacaktır. Egzersiz düzeyi yüksek seviyede tuttuğunuzda vücut git gide daha çok yağ yakacak, glukoz harcanmasını azaltacak ve daha önce depolanmış glukozu saklamaya çalışacaktır. Bu şekilde düzenli egzersizler sayesinde vücuttaki biriktirilmiş yağ azalacak ve enerji artacaktır.
Rapor Et
Reklam
Eski 21 Mart 2010, 20:22

ATP nedir nasıl elde edilir?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Adenozin 5′-trifosfat, hücre içinde bulunan çok işlevli bir nükleotittir. İngilizce Adenosine Triphosphate’dan ATP olarak kısaltılır, en önemli işlevi hücre içi biyokimyasal reaksiyonlar için gereken kimyasal enerjiyi taşımaktır. Fotosentez ve hücre solunumu (respirasyonu) sırasında oluşur. ATP, bunun yanısıra RNA sentezinde gereken dört monomerden biridir. Ayrıca ATP, hücre içi sinyal iletiminde protein kinaz reaksiyonu için gereken fosfatın kaynağıdır.


Kimyasal Özellikleri ATP, adenozin ve üç fosfat grubundan oluşur. Adenozinden itibaren sayınca ikinci ve üçüncü fosfat grupları arasındaki bağın enerjisi çok yüksektir. Bu bağın kırılmasıyla ATP, ADP’ye dönüştüğü zaman meydan gelen enerji değişimi, hücre içinde -12 kCal/mol, labortuvar şartlarında ise -7,3 kcal/mol’dür. Açığa çıkan bu büyük enerji miktarı, biyokimyasal reaksiyonlarda ATP’nin bir kimyasal enerji deposu olarak kullanılmasına yarar.

Sentezi ATP çeşitli yollarla sentezlenebilir. Aerobik şartlarda ATP sentezi mitokondrilerde, oksidatif fosforilasyon yoluyla gerçekleşir. Anaerobik şartlarda ise fermantasyon yoluyla olur.

ATP sentezinde yakıt olarak başta glikoz ve trigliseritler kullanılır. Trigliseritlerin bozunumunda gliserol ve yağ asitleri oluşur. Hücre sitozolunda glikoz ve gliserol, glikoliz yoluyla pirüvata dönüştürülürler. amfosforilasyonu yoluyla bu aşamada bir miktar ATP pirüvat kinaz ve fosfogliserat kinaz enzimleri tarafından sentezlenir. Pirüvat sonra mitokondride oksitlenmeye devam eder. Mitokindride pirüvat pirüvat dehidrojenaz aracılığıyla Acetyl-CoA’ya dönüşür, o da Krebs döngüsü ile karbon dioksite kadar oksitlenir. Yağ asitleri de beta-oksidasyonu ile Acetyl-CoA’ya dönüşürler ve Krebs döngüsü’yle metabolize olurlar. Krebs döngüsü’nün her bir deviniminde süksinil-CoA sentetaz tarafından bir ATP dengi GTP, bir de indirgeme gücüne sahip olan NADH sentezlenir. NADH’deki elektronlar elektron taşıma zinciri ile taşınırken ATP sentaz tarafından oksidatif fosforilasyon yoluyla çok miktarda ATP sentezlenir.

Glükozun karbon dioksite oksidasyonuna hücre solunumu denir. Glikozdaki kimyasal enerjinin %40′ı, hücre için daha kullanışlı olan ATP’ye dönüşür.
ATP ayrıca nüklezit difosfat kinaz enzimi aracılığıyla başka nükleozit trifosfatları kullanarak da sentezlenir:

ADP + GTP ATP + GDP

Kas hücrelerinde ATP:guanido-fosfotransferaz tarafında katalizlenen benzer bir reaksiyonda da kreatin fosfat’ın fosfat grubu ADP’ye aktarılarak ATP ve kreatin oluşur.

Bitki hücrelerinde ATP kloroplastlarda gerçekleşen fotosentez yoluyla sentezlenir. Bu ATP’nin bir kısmı sonra trioz şekerlerinin oluşumu için Calvin döngüsünde kullanılır.

İşlevi ATP’nin enerjisi onun ADP’ye dönüşmesine yol açan fosfat-fosfat bağının hidrolizi ile açığa çıkar. Hücre içinde çeşitli enzim, motor protein ve taşıma proteini bu enerjiyi kullanırlar. ATP’nin bozunumu ADP ve inorganik fosfat (Pi) oluşturur, ADP sonra AMP ve Pi olarak ayrıca bozunur. ATP’nin bir diğer bozunum yolu AMP artı pirofosfat (PPi) şeklindedir.

ATP’NİN YAPISI

Kloroplastta üretilen ATP’nin mitokondride üretilenden farkı yoksa neden kloroplasttaki ATP sitoplazmada kullanılmıyor?
ATP hücre zarından geçememesine rağmen nasıl oluyor da mitokondri zarından geçip sitoplazmaya girebiliyor?
Kloroplasttaki protein sentezi için gerekli olan ATP sitoplazmadanmı kloroplasta geliyor?
ATP molekülünün yapısı, hücrenin neresinde sentezlenirse sentezlensin aynı olmak zorunda. Su molekülünün her zaman aynı H2O oluşu gibi, ATP de daima aynı ATP.

Kloroplastlarda sentezlenen ATP molekülleri, öncelikli olarak fotosentez tepkimelerinde kullanılıyor. Zaten fotosentez tepkime zincirinin bir basamağı olan ışığa bağımlı tepkimeler dizisinde sentezlenen bu ATP’ler, ışıktan bağımsız fotosentez basamaklarına aktarılarak fotosentez tamamlanıyor. Fotosentezin devamı söz konusuyken bu ATP’lerin sitoplazmaya aktarılmasının metabolik açıdan mantıklı hiçbir kazancı olamaz.

Farklı zarların farklı geçirgenlik ölçütleri bulunuyor. Her zarın geçirgenliği, birçok koşula göre belirleniyor ve bunlardan birisi de zar üzerindeki geçiş kanallarının boyutları. Bu nedenle, bir zardan geçebilen bir molekülün başka bir zardan geçememesi, bir başka deyişle mitokondri zarından geçebilen ATP molekülünün hücre zarından geçememesi son derece doğal.

Kloroplasttaki protein sentezi için gerekli olan ATP molekülleri de, cevabın ilk bölümünde anlatılan olaylar dolayısıyla sitoplazmadan sağlanıyor. Eğer kloroplast içerisinde üretilen ATP, herhangi bir nedenden ötürü fotosentez tepkimelerinde kullanılamazsa, öncelikli olarak kloroplast içerisinde gerçekleşen ve enerji gereksinimi duyan tepkimelerde kullanılabiliyor


ATP MOLEKÜLÜNÜN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ

Yaşamak için enerjiye ihtiyacımız vardır. Ancak vücudumuz enerjiyi saf şeker ya da saf proteinden elde etmez. Vücudumuzun kullanabileceği enerji bileşimi( ATP) oldukça farklıdır. Günlük hayatımızda tükettiğimiz şeker, yağ ve proteinler enerjiyi kullanabilmemiz için farklı bir formata girerler.

Yağ, şeker, protein nasıl enerjiye dönüşür?

Vücudumuz herhangi bir fiziksel aktivitede yada normal metabolizmal faaliyetlerinde kullanılabilir enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerjiyi ATP denilen ve adenosine üç fosfat yoluyla yapışmış olan maddeler ile sağlar. Bu enerji ATP'de bulunan fosfatın parçalanarak ADP oluşturması ile ortaya çıkar. Bu tamamen doğal bir döngüdür ve vücudumuz bu döngüyü gün boyu sürekli yapar.

Peki ATP nasıl oluşur?

Vücutta bulunan 3 sistem ATP oluşumunu sağlar. Her bir sistem düzenli ve bir sıraya bağlı olarak çalışır. Bunlardan ilki ATP-Kreatin fosfat sistemidir. Burada bir hızlı koşuya veya depara yetecek kadar enerji üretilir. Aynı zamanda oksijen yanması olmaz. Kreatin fosfat çok hızlı parçalanan bir enerji molekülüdür. Ayrıca oluşan ADP'yi de sonrasında ATP'ye dönüştüren de bu moleküldür. Ancak kaslarda kreatin fosfat fazla bulunmaz ve hızlı tüketilir. Bundan dolayı sporcular yardımcı maddeler kullanarak kas güçlerini arttırılar. ATP, Kreatin Fosfatlı sistem (alaksit) ve laktik asitli sistem (laktasit) olarak iki bölüme ayrılır. Bu sentez de öncelikle kaslarda hazır bekleyen ATP ler yakılır. Daha sonra ise ortamda yeterli oksijen bulunmuyorsa bu enerji veren maddeler oksijensiz olarak yakılırlar. Bu yakım sonunda laktik asit (süt asidi) oluşur. Bu asit kaslarda yorgunluk sağlayan bir maddedir.

ATP sentezi 3 şekilde olur. Oksijenli (aerobik), Oksijensiz( anaerobik) ve fotosentez ile oluşur. İnsanlar için fotosentez olayı geçerli değildir.

Anaerobik sistemde 90 saniye gibi kısa bir süre için enerji üretilebilir. Vücuttaki glukozun enerji için parçalanması sistemin temel özelliğidir ve yine oksijen kullanılmaz. 2 molekül ATP gereken bu süreç, uzun sürmesi sonucunda laktik asit maddesi çoğalır ve kaslarda ağrı oluşabilir. Bu sisteme oksijensiz enerji oluşum sistemi denir.

Aerobic sistem ise gücün ana kaynağıdır. Bu sistem sayesinde nefes alır, kalbimizin atımını sağlar yani fiziksel yaşamımız için gerekli olan dayanıklı uzun vadeli enerji oluşumu anlamına gelir. Nefes alma yoluyla alınan oksijen, vücuttaki glükozu yakar ve enerji açığa çıkar. 38 ATP molekülü gerektiren bu sistem, anaerobik sisteme oranla 20 kat daha dayanıklıdır. Ayrıca bu sistem sayesinde vücutta biriktirilen yağlar da enerji için parçalanabilir. Diğer bir ismiyle oksijenli enerji oluşum sistemi adı verilir. İnsan organizması genelde aerobik yaşam (oksijenli ortamda) sürdüren bir canlıdır. Burada solunan hava akciğerde alveol keselerini doldurur. Dolaşım sistemi sayesinde kana geçen oksijen kana kırmızı rengini veren hemoglobin sayesinde taşınır. Bu madde kan içinde kalbe gelir ve kalp onu hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyinde hemoglobin karbondioksitle birleşip, oksijeni bırakır ve tekrar kalbe gelip, kirlenmiş kanın temizlenmesini sağlar. İşte burada hücre düzeyine gelen oksijen, enerji verici maddeleri öncelikle karbonhidrat(şekerler) yakar ve aerobik yolla (oksijenli yol) enerji (ATP)oluşur.

Egzersiz yaparken vücudun kullandığı üç enerji kaynağı karbonhidrat, yağ ve proteindir. Her biri farklı besin gruplarında bulunur. Ayrıca her birinin kilokalori yani enerji değeri farklıdır. 1 karbonhidrat 3.75 kkalori, 1 protein 4 kkalori ve 1 yağ 9 kkalori değerine sahiptir. Yağ ne kadar da fazla enerjiye sahip görünse bile egzersizler için en yararlı madde sayılmaz. Kas egzersizleri için tavsiye edilen enerji glukozdur. Besinlerden alınan şeker parçalanarak karaciğerde depolanır ve ani enerji gereksinimleri için kullanılır. Ancak 70 kilo bir insan 450 veya 1700 gram glikojen depolayabilir.

Egzersiz yaparken alınacak veya kullanılacak enerji yakıtının miktarı belli başlı etkenlere bağlıdır:

Besin alışkanlıkları
Egzersiz düzeyi
Egzersiz türü
Çalışma temposu
Çalışma süresi
Anaerobik aktiviteler sadece glukoz kullanır. Öte yandan aerobik aktiviteler için üç besin grubu (yağ, protein, şeker) devreye girer. Fakat aerobik aktivitelerde protein, yağ ve karbonhidattan daha az kullanılır. Düşük tempolu egzersizlerde vücut yüksek miktarlarda yağ yakarken protein ve kalori harcanması minimum düzeydedir. Egzersizin yoğunluğu arttıkça vücut daha az yağ yakmaya ve daha cok glukoz ve kalori harcamaya başlayacaktır. Egzersiz düzeyi yüksek seviyede tuttuğunuzda vücut git gide daha çok yağ yakacak, glukoz harcanmasını azaltacak ve daha önce depolanmış glukozu saklamaya çalışacaktır. Bu şekilde düzenli egzersizler sayesinde vücuttaki biriktirilmiş yağ azalacak ve enerji artacaktır.
Rapor Et
Eski 14 Mart 2011, 18:29

ATP nedir, nasıl elde edilir?

#3 (link)
ümityılmaz55
Ziyaretçi
ümityılmaz55 - avatarı
merhaba arkadaşlar atp nedir nasıl elde edilir performans ödevim yardım eder misiniz?
Rapor Et
Eski 8 Nisan 2012, 16:56

ATP ' de ne açığa çıkar

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Atp de ne açığa çıkar
Rapor Et
Eski 4 Ekim 2012, 17:38

Glikolizde başlangıçtaki 2 atp

#5 (link)
nurmeh01
Ziyaretçi
nurmeh01 - avatarı
Glikoliz konusunu çalışırken aklıma soru takıldı. Glikolizde başlangıçtaki 2 atp nerden geliyor diye. yani canlı hücre ilk oluştuğu zaman nerden bulabiliyor bu atp yi. atp taşınamaz, hücreden hücreye verilemez, canlı hücre atp yi sadece kendi metabolizmasında kullanabiliyorsa bu 2 atp nasıl oluşuyor ya da nerden geliyor??
hocama sordum o da bilmiyormuş araştır dedi. kala kaldım, araştırdım yok.
Rapor Et
Eski 5 Kasım 2012, 21:32

Cvp: Glikolizde başlangıçtaki 2 atp

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
o atp önce den olan glikoliz olayından gelio zaten ilk önce glikolizin oluşmasını sağlayacak sayıda glikoz ve madde var
Rapor Et
Eski 8 Kasım 2012, 22:26

Cvp: Glikolizde başlangıçtaki 2 atp

#7 (link)
enes şahin
Ziyaretçi
enes şahin - avatarı
bebeğe ilk besin anne karnından gelir bebek bu sayede ilk atpyi bu besinle üretir.İlk insana da Allah tarafından gelmiştir.(Hz.Adem(a.s))
Rapor Et
Eski 20 Kasım 2012, 20:53

Cvp: ATP nedir? Nasıl elde edilir?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
atp nin temel bileşenleri
Rapor Et
Eski 18 Eylül 2013, 20:02

Cvp

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Atp de ne açığa çıkar
Enerji açığa çıkar kardeşim enerji
Rapor Et
Eski 9 Kasım 2013, 12:59

ATP nedir? Nasıl elde edilir?

#10 (link)
Misafir açelya
Ziyaretçi
Misafir açelya - avatarı
bunlardan başka yok mu benimm istediğim soru atp üretimi neden ve nasıl gerçekleşir
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.260 saniyede (82.10% PHP - 17.90% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 10:49
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi