Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 22 Aralık 2009 (13:39) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
37844 kez görüntülenmiş, 16 cevap yazılmış ve son mesaj 12 Ağustos 2012 (09:48) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.43  |  Oy Veren: 7      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 22 Aralık 2009, 13:39

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben hindi yetiştirmek istiyorum . yavru hindi fiyatlarını bilmiyorum. bir de yetiştirdiğim hindiyi nasıl satacağım firma veya pazar varmı ve devletten bunun için yardım varmı
En iyi cevap Daisy-BT tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hindi alip yetiştirmek istiyorum fakat onlari yetiştirip nerelere satabilirim

Alttaki mesajı okuyun. Devamı için de linke tıklayın:
http://www.msxlabs.org/forum/hayvanc...iriciligi.html

Hindi Yetiştiriciliği

ÖZET

Büyük hindi populasyonuna rağmen ülkemizde hindi eti üretimi oldukça düşüktür. Entansif üretim 1995 yılında başlamıştır. Büyük beyaz hindiler sözleşmeli üretim sistemi içinde üretilmektedir. Firmalar bütün yıl boyunca piyasaya kaliteli hindi eti ve ürünleri sunmaktadır.
Yerı-entansif üretim Bronz hindilerin buğday ve ayçiçeği hasat alanlarında otlatılmasına dayalı olarak yapılmakta ve yeni yıldaki tüketimi hedeflemektedir. En büyük sorun yeni yıl esnasındaki kısa satış dönemindeki belirsizlikler ve risklerdir.

GİRİŞ

Türkiye’de 1980’li yıllara kadar kesilen büyük ve küçük baş hayvan sayısı yıllar itibariyle sürekli artış gösterirken 1980 yılından sonra kesilen hayvan sayısı giderek azalmış, büyükbaş hayvancılıkta, hayvan başına verimlilikte önemli artışlar olmuştur. Fakat özellikle son yıllarda besi maliyetlerinin yüksekliği, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör problemi ve fiyatlardaki istikrarsızlıklar sektörde çok ciddi problemlere yol açmıştır. Kırmızı et sektöründe yaşanan kriz, bir taraftan et arzında sıkıntılara yol açarken diğer taraftan kırmızı et ve et mamullerinin tüketiminde yetersizlikleri ortaya çıkarmıştır. Bu da bir ölçüde piliç eti ve son yıllarda hindi eti ile telafi edilmeye çalışmaktadır.
Hindi eti üretim ve tüketiminin hızla artmasının başlıca nedeni kırmızı ete oranla daha ucuza mal edilmesi ve en önemlisi piliç etinden de daha yağsız olmasıdır. Diğer önemli avantajları ise karkas randımanının yüksek olması ve yüksek canlı ağırlıklara kadar (20-25 kg) yetiştirilebilmesi ve hem entansif hem de yarı entansif yetiştiriciliğe uygun olmasıdır (Koçak, 1984).
Bu derlemede dünyada ve ülkemizdeki hindi yetiştiriciliği hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır. Otlatmaya dayalı hindi besiciliği üzerinde daha ayrıntılı olarak durulacaktır.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HİNDİ ÜRETİMİ-TÜKETİMİ

Dünyada hindi eti üreten ülkeler arasında üretimde ilk sırayı ABD almaktadır, onu AB, Kanada, Brezilya, Polonya, Macaristan ve Meksika takip etmektedir. Dünyada toplam 4.5 milyon ton civarında olan hindi eti üretimini yaklaşık olarak 2.5 milyon tonu ABD tarafından üretilirken; 1.5 milyon tonu AB, kalan 500 bin tonluk kısmı ise Kanada, Brezilya; Polonya gibi diğer dünya ülkeleri tarafından üretilmektedir.Dünya’da hindi eti ithalat ve ihracat durumlarını inceleyecek olursak 2001 yılı rakamlarına göre Dünya ülkeleri arasında 690 bin ton civarında hindi eti ithalat ve ihracatı yapılmıştır. Dünya ülkeleri içerisinde hindi eti ithalatı en yüksek olan ilk 3 ülke sırasıyla AB, Meksika ve Rusya olurken Dünya hindi eti ihracatında ilk 3 ülke AB, ABD ve Brezilya’dır.
Türkiye’de 1999 yılında 18 bin ton civarında olan hindi eti üretimi %16 oranında artarak ortalama 22 bin ton civarına yükselmiştir. 2000-2001 döneminde devlet üretme istasyonları aracılığıyla yapılan hindi eti üretiminde azalmalar meydana gelmesine rağmen, hindi üretimi yapan özel sektöre ait firmaların sayısını giderek artmasıyla hindi eti arzı 2001 yılında bir önceki yıla göre %75 oranında artarak yaklaşık 38 bin ton civarına yükselmiştir. Türkiye’de hindi eti ithalat ve ihracatı çok önemli miktarlarda değildir. Rakamları incelediğimizse 1999 yılında yalnızca 994 ton hindi eti ithalatı gerçekleşmiş, sonraki iki yıl içerisinde hindi eti ithalatının olmadığı görülmektedir. İhracat miktarlarına baktığımızda ise 1999 yılında 6 ton olan ihracat yaklaşık olarak 5 kat artarak 2000 yılında 32 ton olmuş, 2001 yılında ise tekrar yarı yarıya düşerek 16 ton olmuştur. Türkiye’nin hindi eti ihraç ettiği ülkeler başta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere, Gürcistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi diğer Türk Cumhuriyetleri ile birlikte Romanya, Tunus, Rusya ve Sudan gibi ülkelerdir.

TÜRKİYE’DE HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de hindicilik, 1995’li yıllara kadar sadece geleneksel olarak mer’a hindiciliği şeklinde yapılmıştır. Bu tip hindicilik Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’na bağlı Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç ve Kırıkkale/Keskin’de üretme istasyonlarının damızlık, kuluçkalık yumurta ve hindi palazı üretimi yaparak yetiştiricilere dağıtılması yoluyla yapılmaktadır. Diğer yandan, dünyada 1980’lerden sonra gelişen entegre hindi üretimi Türkiye’de 1995 yılından sonra gelişmeye başlamış ve artan taleple birlikte piyasadaki yerini giderek sağlamlaştırmıştır.
“Bolca Hindi” adı ile 1995 yılında entansif hindiciliğe başlıyan ilk girişimi Pınar gurubu izlemiştir. “Çamlı Besicilik” adı altında entansif hindi eti üretimine başlamış, hızla üretimi artırmıştır. Bu iki öncü kuruluşu takiben ülkemizin değişik yörelerinde pek çok yeni firma kurulmuştur. Bunlardan birisi de Antalya (Elmalı) sınırları içinde yer almaktadır. Bu alandaki firmalar fason üretim olarak adlandırılan sözleşmeli hindicilik modeli ile çalışmaktadır. Palaz, yem, sağlık koruma hizmetleri ile kesim ve pazarlama firmalar tarafından karşılanırken; üretici ısıtma, elektirik, su, altlık ve işcilik gibi masrafları karşılamaktadır. Türkiye’de mevcut uygulamaların tümünde sözleşme şartlarını firma belirlemektedir. Firma sözleşme şartlarını belirlerken üretim dönemi başında bir fiyat tespit ederek üretim süreci sonunda canlı ağırlık, yemden yararlanma oranı gibi bazı kriterleri de dikkate alarak ürün teslim edildikten sonra ödeme yapmaktadır.
Sözleşmeli hindicilikte iki tip üretim süreci vardır. Bunlardan birincisi 6 haftalık palaz büyütme süreci, ikincisi ise 6 haftadan kesim sonuna kadar olan yetiştirme sürecidir. Büyütme kümeslerinde yetiştirilen civcivler 6 haftadan sonra yetiştirme kümeslerine aktarılır, yetiştirme kümeslerin de 10-18 hafta süre ile bakılır. En geç 24 haftalık yaşta kesime sevk edilir. Civciv büyütme daha kısa sürdüğünden bu yetiştiriciler yılda 5 dönem üretim yapabilmektedir; 6 haftalık palazları yetiştirenler ise dönemleri uzun olduğundan yılda en fazla 3 dönem yapabilmektedirler. Üretim süreci sonunda firma kendi belirlediği tarihte ürünü canlı olarak almaktadır.

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de 1995 yılına kadar sadece devlet üretme istasyonlarından alınan palazlarla hindi üretimi yapılmaktaydı. Bu istasyonlar Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç, Kırıkkale/Keskin, Bingöl, Çorum ve Adıyaman’da bulunmaktadır. Bunlardan alınan civcivlerin bir kısmı işletmenin damızlık ihtiyacı için ayrılmakta ve büyük çoğunluğu da çiftçilere Mart-Haziran ayalarında satılmaktadır. Civcivler il-ilçe Tarım Müdürlükleri aracılığı ile de temin edilebilmektedir. Ayrıca son yıllarda valilikler ve sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığıyla da verilmektedir. Hindicilik üretme istasyonlarındaki damızlık sürüler Şubat ayı başından Haziran ayı sonuna kadar yumurta vermekte ve ilk civcivleri Mart ayının ortalarında çıkmaya başlamaktadır. Bir adet damızlık hindi başına 75 adet yumurta alınmakta, bu 50 adet civcive tekabül etmektedir.
Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinin yapıldığı illerin başında Kahramanmaraş, Tekirdağ ve Kocaeli gelmektedir. Siirt, Bitlis, Diyarbakır, Şırnak, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Sivas, Amasya, Tokat, Edirne, Kırıkkale, Polatlı, Bursa olmak üzere diğer illerde de mera tipi hindicilik yapılmaktadır. Bu illere baktığımızda göze çarpan en belirgin özellik, tahıl üretiminin yüksek olduğu ve arazinin çok eğimli olmadığıdır.
Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’nın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program Şekil 1 sunulmuştur. Genellikle az topraklı yada topraksız olan üreticiler palaz gereksinimlerini Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla sağlamaktadırlar. Palazlar Nisan-Mayıs aylarında dağıtılmakla beraber bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almaktadırlar.
Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’ın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program aşağıdaki şekilde sunulmuştur. Bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almalıdır. Palazların erken alınması ise kapalı alanda geçen süreyi uzattığından tercih edilmemektedir. Altı ile on hafta arasında değişen büyütme dönemi genellikle evin boş bir odası, depo veya ahırlarda geçirilmekte ve bu esnada palaz başına 2-4 kg arasında değişen miktarda hindi besi yemi verilmektedir.
Palazlar 1,5-2 kg’a ulaştıklarında genellikle Haziran ayı sonunda mer’aya çıkılmaktadır. Tahta ve plastik örtüler kullanılarak mer’a da önü açık, sundurma tipi, içinde bolca tünek bulunan barınaklar yapılmakta ve besi sonuna dek kullanılmaktadır. Mer’aya çıkıldıktan sonraki ilk 1-2 hafta içinde hindilerin anız alanlarından yararlanmaya alışması için buğday ve arpa gibi taneler yere serpilerek verilmektedir.
Temmuz ayının ikinci yarısından başlıyarak önce buğday ardından da Ağustos ayının sonunda ayçiçeği hasadı yapılmış alanlarda otlatılan hindiler bolca tane yem ve hayvansal organizma tükettiklerinden ek yemle genellikle yapılmamaktadır. İlk günlerde mere’aya yakın anız alanlarında otlatılma yapılmakta sonraki dönemlerde uzağa (3-5 km) götürülmekte ve gece barınağa geri dönülmektedir.
Anız alanlarının bir sonraki ürün için hazırlanması ve yağmurların başlaması nedeniyle yaklaşık Ekim ayı başlarında anız alanlarından yararlanma biter. Üretici bu esnada pazarlanabilir canlı ağırlığa ulaşmış hindilerini yılbaşından önce satma olanağına sahip değildir. Bu nedenle kesime dek sürüler mer’adaki barınağın çevresinde beslenmekte yaklaşık 2-2,5 ay süren bu dönemde var olan canlı ağırlığı korumak ve bir miktar artırmak için giderek artan miktarda tane yem verilmektedir. Bu dönemde satılabilir hindi başına 12-30 kg yem verilmektedir. İlk haftalardaki yem de dikkate alınınca bu tarz beside satılabilir hindi başına 14-35 kg yem kullanılmaktadır. Yem masrafı yapmak istemeyen kimi üreticiler ise bu dönemde sürülerini İpsala ve çevresindeki çeltik hasadı yapılmış alanlara götürmektedir. Bu üreticiler böylece kesime dek hemen hemen hiç yem harcaması yapmamış olurlar, ancak ölüm oranı artmakta ve nakliye gibi ek masraflar oluşmaktadır.
Kesim ve satış Aralık ayının 2. ve 3. haftalarında yapılmaktadır. Mer’ada gerçekleşen kesim işlemi sırasında kuru yolma uygulanmakta, yenilmez iç organlar, tüyler ve bacaklardan uzaklaştırılan gövdeler kafa ve yenilebilir iç organlar satışa sevk edilmektedir.

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Satışın bir iki hafta gibi kısa bir süre içinde gerçekleşmesi ve belirsizliklerle dolu olması.
• Nisan-Mayıs aylarında besiye alınan hindi palazlarının Eylül ayının sonunda kesilebilir ağırlığa ulaşmasına karşılık, satış olanağının bulunmaması (bu tarihten satışın gerçekleştiği yılbaşı öncesine dek yapılan yem harcaması toplam maliyetin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır).
• Palaz, yem gibi girdi fiyatlarının yüksek olması, her zaman istenilen miktar ve nitelikte bulunmaması.
• Bakım, besleme, sağlık koruma konularında üreticilerin yeterli bilgiye sahip olmaması ve ilgili kamu kuruluşlarından yeterli destek alamaması.
• Nakit sıkıntısı ve kredi yetersizliği.
• Yetişmiş bakıcı ve çoban bulma güçlüğü
• Sağlık koruma konusunda yetişmiş veteriner hekim olmayışı
• Bakım besleme konusunda teknik bilgi yetersizliği

SONUÇ VE ÖNERİLER

Ne yazık ki 2004 yılı itibari ile Tarım Bakanlığı’na bağlı birimlerde mer’aya uygun hindi palazı üretimine son verilmesi son derece hatalı bir uygulamadır. Bu üretim dalı ile ilgilenen üreticiler kaderleri ile başbaşa bırakılmış, bu sektörün de önü tıkanmıştır. Avrupa ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde, tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da ekolojik üretime doğru bir eğilimin olduğu günümüzde, otlatmaya dayalı hindi yetiştiriciliği gibi ekolojik üretime uygun bir üretim dalının önünün tıkanması çok yanlıştır. Aslında yapılması gereken, bu birimlerin geliştirilmesine yönelik politikalarla bu üretme çiftliklerinde daha verimli, ölüm ve hastalıklara karşı daha dayanıklı ve sağlıklı ıslah edilmiş genotiplerin geliştirilmesi ve üreticilerin diğer sorunlarının çözülmesine yönelik çalışmalar yapılmasıdır.
Otlatmaya dayalı hindi besicilerinin sorunlarının çözümü için şu önerilerde bulunabiliriz;
a) Mer’a tipi hindiciliğe uygun genotiplerin ithali ve üreticilere dağıtılması için gerekenler yapılmalıdır.
b) Erken kesim hem üretim maliyetini düşürür hem de etin daha yağsız ve yumuşak olmasını sağlar. Bu nedenlerle erken kesimin, üretici ve pazarlamacılar açısından yararlarına dikkat çekilmelidir.
c) Emeği yoğun bir üretim biçimi olan otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde, üretim maliyetlerinin entansif hindiciliğe oranla oldukça düşük olması nedeniyle özel sektörün bu üretim dalının da farkına varması sağlanmalıdır.
d) Hindi eti pazarlayanların beklentileri üreticilere aktarılarak, üretim ve tüketim arasındaki kısır döngünün kırılmasına, sağlıklı bir organizasyonun oluşmasına katkıda bulunulmalıdır.
e) Üreticilerin daha etkin bir örgütlenme ile pazarlık güçlerini arttırmak başta olmak üzere sağlayacağı yararlar ortaya konmalıdır.
f) Söz konusu üretim biçiminde sorunların çözülmesi, var olan üreticilerin kapasiteyi arttırmalarına, bölgedeki az topraklı ve işsiz diğer insanların da bu üretim dalına yönelmesine yol açacaktır.
ı) Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde gerçekleştirilecek olan başarılı bir örgütlenme, sözleşmeli etlik piliç üreticilerine de örnek olacaktır.
Rapor Et
Reklam
Eski 23 Şubat 2010, 12:40

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hindi yavrusu arıyorum satanlardan bize ulasmaları rıca olunur bunumaradanda bıze ulasabılır sınız
(0531 606 89 06) (0534 591 70 00)
Rapor Et
Eski 5 Nisan 2010, 10:46

yetiştirip satmak

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
amerikan hindisi yetistiriciligi

hindi alip yetiştirmek istiyorum fakat onlari yetiştirip nerelere satabilirim
Rapor Et
Eski 5 Nisan 2010, 10:59

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#4 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hindi alip yetiştirmek istiyorum fakat onlari yetiştirip nerelere satabilirim

Alttaki mesajı okuyun. Devamı için de linke tıklayın:
Hindi Yetiştiriciliği

Hindi Yetiştiriciliği

ÖZET

Büyük hindi populasyonuna rağmen ülkemizde hindi eti üretimi oldukça düşüktür. Entansif üretim 1995 yılında başlamıştır. Büyük beyaz hindiler sözleşmeli üretim sistemi içinde üretilmektedir. Firmalar bütün yıl boyunca piyasaya kaliteli hindi eti ve ürünleri sunmaktadır.
Yerı-entansif üretim Bronz hindilerin buğday ve ayçiçeği hasat alanlarında otlatılmasına dayalı olarak yapılmakta ve yeni yıldaki tüketimi hedeflemektedir. En büyük sorun yeni yıl esnasındaki kısa satış dönemindeki belirsizlikler ve risklerdir.

GİRİŞ

Türkiye’de 1980’li yıllara kadar kesilen büyük ve küçük baş hayvan sayısı yıllar itibariyle sürekli artış gösterirken 1980 yılından sonra kesilen hayvan sayısı giderek azalmış, büyükbaş hayvancılıkta, hayvan başına verimlilikte önemli artışlar olmuştur. Fakat özellikle son yıllarda besi maliyetlerinin yüksekliği, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör problemi ve fiyatlardaki istikrarsızlıklar sektörde çok ciddi problemlere yol açmıştır. Kırmızı et sektöründe yaşanan kriz, bir taraftan et arzında sıkıntılara yol açarken diğer taraftan kırmızı et ve et mamullerinin tüketiminde yetersizlikleri ortaya çıkarmıştır. Bu da bir ölçüde piliç eti ve son yıllarda hindi eti ile telafi edilmeye çalışmaktadır.
Hindi eti üretim ve tüketiminin hızla artmasının başlıca nedeni kırmızı ete oranla daha ucuza mal edilmesi ve en önemlisi piliç etinden de daha yağsız olmasıdır. Diğer önemli avantajları ise karkas randımanının yüksek olması ve yüksek canlı ağırlıklara kadar (20-25 kg) yetiştirilebilmesi ve hem entansif hem de yarı entansif yetiştiriciliğe uygun olmasıdır (Koçak, 1984).
Bu derlemede dünyada ve ülkemizdeki hindi yetiştiriciliği hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır. Otlatmaya dayalı hindi besiciliği üzerinde daha ayrıntılı olarak durulacaktır.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HİNDİ ÜRETİMİ-TÜKETİMİ

Dünyada hindi eti üreten ülkeler arasında üretimde ilk sırayı ABD almaktadır, onu AB, Kanada, Brezilya, Polonya, Macaristan ve Meksika takip etmektedir. Dünyada toplam 4.5 milyon ton civarında olan hindi eti üretimini yaklaşık olarak 2.5 milyon tonu ABD tarafından üretilirken; 1.5 milyon tonu AB, kalan 500 bin tonluk kısmı ise Kanada, Brezilya; Polonya gibi diğer dünya ülkeleri tarafından üretilmektedir.Dünya’da hindi eti ithalat ve ihracat durumlarını inceleyecek olursak 2001 yılı rakamlarına göre Dünya ülkeleri arasında 690 bin ton civarında hindi eti ithalat ve ihracatı yapılmıştır. Dünya ülkeleri içerisinde hindi eti ithalatı en yüksek olan ilk 3 ülke sırasıyla AB, Meksika ve Rusya olurken Dünya hindi eti ihracatında ilk 3 ülke AB, ABD ve Brezilya’dır.
Türkiye’de 1999 yılında 18 bin ton civarında olan hindi eti üretimi %16 oranında artarak ortalama 22 bin ton civarına yükselmiştir. 2000-2001 döneminde devlet üretme istasyonları aracılığıyla yapılan hindi eti üretiminde azalmalar meydana gelmesine rağmen, hindi üretimi yapan özel sektöre ait firmaların sayısını giderek artmasıyla hindi eti arzı 2001 yılında bir önceki yıla göre %75 oranında artarak yaklaşık 38 bin ton civarına yükselmiştir. Türkiye’de hindi eti ithalat ve ihracatı çok önemli miktarlarda değildir. Rakamları incelediğimizse 1999 yılında yalnızca 994 ton hindi eti ithalatı gerçekleşmiş, sonraki iki yıl içerisinde hindi eti ithalatının olmadığı görülmektedir. İhracat miktarlarına baktığımızda ise 1999 yılında 6 ton olan ihracat yaklaşık olarak 5 kat artarak 2000 yılında 32 ton olmuş, 2001 yılında ise tekrar yarı yarıya düşerek 16 ton olmuştur. Türkiye’nin hindi eti ihraç ettiği ülkeler başta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere, Gürcistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi diğer Türk Cumhuriyetleri ile birlikte Romanya, Tunus, Rusya ve Sudan gibi ülkelerdir.

TÜRKİYE’DE HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de hindicilik, 1995’li yıllara kadar sadece geleneksel olarak mer’a hindiciliği şeklinde yapılmıştır. Bu tip hindicilik Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’na bağlı Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç ve Kırıkkale/Keskin’de üretme istasyonlarının damızlık, kuluçkalık yumurta ve hindi palazı üretimi yaparak yetiştiricilere dağıtılması yoluyla yapılmaktadır. Diğer yandan, dünyada 1980’lerden sonra gelişen entegre hindi üretimi Türkiye’de 1995 yılından sonra gelişmeye başlamış ve artan taleple birlikte piyasadaki yerini giderek sağlamlaştırmıştır.
“Bolca Hindi” adı ile 1995 yılında entansif hindiciliğe başlıyan ilk girişimi Pınar gurubu izlemiştir. “Çamlı Besicilik” adı altında entansif hindi eti üretimine başlamış, hızla üretimi artırmıştır. Bu iki öncü kuruluşu takiben ülkemizin değişik yörelerinde pek çok yeni firma kurulmuştur. Bunlardan birisi de Antalya (Elmalı) sınırları içinde yer almaktadır. Bu alandaki firmalar fason üretim olarak adlandırılan sözleşmeli hindicilik modeli ile çalışmaktadır. Palaz, yem, sağlık koruma hizmetleri ile kesim ve pazarlama firmalar tarafından karşılanırken; üretici ısıtma, elektirik, su, altlık ve işcilik gibi masrafları karşılamaktadır. Türkiye’de mevcut uygulamaların tümünde sözleşme şartlarını firma belirlemektedir. Firma sözleşme şartlarını belirlerken üretim dönemi başında bir fiyat tespit ederek üretim süreci sonunda canlı ağırlık, yemden yararlanma oranı gibi bazı kriterleri de dikkate alarak ürün teslim edildikten sonra ödeme yapmaktadır.
Sözleşmeli hindicilikte iki tip üretim süreci vardır. Bunlardan birincisi 6 haftalık palaz büyütme süreci, ikincisi ise 6 haftadan kesim sonuna kadar olan yetiştirme sürecidir. Büyütme kümeslerinde yetiştirilen civcivler 6 haftadan sonra yetiştirme kümeslerine aktarılır, yetiştirme kümeslerin de 10-18 hafta süre ile bakılır. En geç 24 haftalık yaşta kesime sevk edilir. Civciv büyütme daha kısa sürdüğünden bu yetiştiriciler yılda 5 dönem üretim yapabilmektedir; 6 haftalık palazları yetiştirenler ise dönemleri uzun olduğundan yılda en fazla 3 dönem yapabilmektedirler. Üretim süreci sonunda firma kendi belirlediği tarihte ürünü canlı olarak almaktadır.

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de 1995 yılına kadar sadece devlet üretme istasyonlarından alınan palazlarla hindi üretimi yapılmaktaydı. Bu istasyonlar Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç, Kırıkkale/Keskin, Bingöl, Çorum ve Adıyaman’da bulunmaktadır. Bunlardan alınan civcivlerin bir kısmı işletmenin damızlık ihtiyacı için ayrılmakta ve büyük çoğunluğu da çiftçilere Mart-Haziran ayalarında satılmaktadır. Civcivler il-ilçe Tarım Müdürlükleri aracılığı ile de temin edilebilmektedir. Ayrıca son yıllarda valilikler ve sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığıyla da verilmektedir. Hindicilik üretme istasyonlarındaki damızlık sürüler Şubat ayı başından Haziran ayı sonuna kadar yumurta vermekte ve ilk civcivleri Mart ayının ortalarında çıkmaya başlamaktadır. Bir adet damızlık hindi başına 75 adet yumurta alınmakta, bu 50 adet civcive tekabül etmektedir.
Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinin yapıldığı illerin başında Kahramanmaraş, Tekirdağ ve Kocaeli gelmektedir. Siirt, Bitlis, Diyarbakır, Şırnak, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Sivas, Amasya, Tokat, Edirne, Kırıkkale, Polatlı, Bursa olmak üzere diğer illerde de mera tipi hindicilik yapılmaktadır. Bu illere baktığımızda göze çarpan en belirgin özellik, tahıl üretiminin yüksek olduğu ve arazinin çok eğimli olmadığıdır.
Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’nın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program Şekil 1 sunulmuştur. Genellikle az topraklı yada topraksız olan üreticiler palaz gereksinimlerini Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla sağlamaktadırlar. Palazlar Nisan-Mayıs aylarında dağıtılmakla beraber bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almaktadırlar.
Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’ın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program aşağıdaki şekilde sunulmuştur. Bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almalıdır. Palazların erken alınması ise kapalı alanda geçen süreyi uzattığından tercih edilmemektedir. Altı ile on hafta arasında değişen büyütme dönemi genellikle evin boş bir odası, depo veya ahırlarda geçirilmekte ve bu esnada palaz başına 2-4 kg arasında değişen miktarda hindi besi yemi verilmektedir.
Palazlar 1,5-2 kg’a ulaştıklarında genellikle Haziran ayı sonunda mer’aya çıkılmaktadır. Tahta ve plastik örtüler kullanılarak mer’a da önü açık, sundurma tipi, içinde bolca tünek bulunan barınaklar yapılmakta ve besi sonuna dek kullanılmaktadır. Mer’aya çıkıldıktan sonraki ilk 1-2 hafta içinde hindilerin anız alanlarından yararlanmaya alışması için buğday ve arpa gibi taneler yere serpilerek verilmektedir.
Temmuz ayının ikinci yarısından başlıyarak önce buğday ardından da Ağustos ayının sonunda ayçiçeği hasadı yapılmış alanlarda otlatılan hindiler bolca tane yem ve hayvansal organizma tükettiklerinden ek yemle genellikle yapılmamaktadır. İlk günlerde mere’aya yakın anız alanlarında otlatılma yapılmakta sonraki dönemlerde uzağa (3-5 km) götürülmekte ve gece barınağa geri dönülmektedir.
Anız alanlarının bir sonraki ürün için hazırlanması ve yağmurların başlaması nedeniyle yaklaşık Ekim ayı başlarında anız alanlarından yararlanma biter. Üretici bu esnada pazarlanabilir canlı ağırlığa ulaşmış hindilerini yılbaşından önce satma olanağına sahip değildir. Bu nedenle kesime dek sürüler mer’adaki barınağın çevresinde beslenmekte yaklaşık 2-2,5 ay süren bu dönemde var olan canlı ağırlığı korumak ve bir miktar artırmak için giderek artan miktarda tane yem verilmektedir. Bu dönemde satılabilir hindi başına 12-30 kg yem verilmektedir. İlk haftalardaki yem de dikkate alınınca bu tarz beside satılabilir hindi başına 14-35 kg yem kullanılmaktadır. Yem masrafı yapmak istemeyen kimi üreticiler ise bu dönemde sürülerini İpsala ve çevresindeki çeltik hasadı yapılmış alanlara götürmektedir. Bu üreticiler böylece kesime dek hemen hemen hiç yem harcaması yapmamış olurlar, ancak ölüm oranı artmakta ve nakliye gibi ek masraflar oluşmaktadır.
Kesim ve satış Aralık ayının 2. ve 3. haftalarında yapılmaktadır. Mer’ada gerçekleşen kesim işlemi sırasında kuru yolma uygulanmakta, yenilmez iç organlar, tüyler ve bacaklardan uzaklaştırılan gövdeler kafa ve yenilebilir iç organlar satışa sevk edilmektedir.

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Satışın bir iki hafta gibi kısa bir süre içinde gerçekleşmesi ve belirsizliklerle dolu olması.
• Nisan-Mayıs aylarında besiye alınan hindi palazlarının Eylül ayının sonunda kesilebilir ağırlığa ulaşmasına karşılık, satış olanağının bulunmaması (bu tarihten satışın gerçekleştiği yılbaşı öncesine dek yapılan yem harcaması toplam maliyetin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır).
• Palaz, yem gibi girdi fiyatlarının yüksek olması, her zaman istenilen miktar ve nitelikte bulunmaması.
• Bakım, besleme, sağlık koruma konularında üreticilerin yeterli bilgiye sahip olmaması ve ilgili kamu kuruluşlarından yeterli destek alamaması.
• Nakit sıkıntısı ve kredi yetersizliği.
• Yetişmiş bakıcı ve çoban bulma güçlüğü
• Sağlık koruma konusunda yetişmiş veteriner hekim olmayışı
• Bakım besleme konusunda teknik bilgi yetersizliği

SONUÇ VE ÖNERİLER

Ne yazık ki 2004 yılı itibari ile Tarım Bakanlığı’na bağlı birimlerde mer’aya uygun hindi palazı üretimine son verilmesi son derece hatalı bir uygulamadır. Bu üretim dalı ile ilgilenen üreticiler kaderleri ile başbaşa bırakılmış, bu sektörün de önü tıkanmıştır. Avrupa ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde, tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da ekolojik üretime doğru bir eğilimin olduğu günümüzde, otlatmaya dayalı hindi yetiştiriciliği gibi ekolojik üretime uygun bir üretim dalının önünün tıkanması çok yanlıştır. Aslında yapılması gereken, bu birimlerin geliştirilmesine yönelik politikalarla bu üretme çiftliklerinde daha verimli, ölüm ve hastalıklara karşı daha dayanıklı ve sağlıklı ıslah edilmiş genotiplerin geliştirilmesi ve üreticilerin diğer sorunlarının çözülmesine yönelik çalışmalar yapılmasıdır.
Otlatmaya dayalı hindi besicilerinin sorunlarının çözümü için şu önerilerde bulunabiliriz;
a) Mer’a tipi hindiciliğe uygun genotiplerin ithali ve üreticilere dağıtılması için gerekenler yapılmalıdır.
b) Erken kesim hem üretim maliyetini düşürür hem de etin daha yağsız ve yumuşak olmasını sağlar. Bu nedenlerle erken kesimin, üretici ve pazarlamacılar açısından yararlarına dikkat çekilmelidir.
c) Emeği yoğun bir üretim biçimi olan otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde, üretim maliyetlerinin entansif hindiciliğe oranla oldukça düşük olması nedeniyle özel sektörün bu üretim dalının da farkına varması sağlanmalıdır.
d) Hindi eti pazarlayanların beklentileri üreticilere aktarılarak, üretim ve tüketim arasındaki kısır döngünün kırılmasına, sağlıklı bir organizasyonun oluşmasına katkıda bulunulmalıdır.
e) Üreticilerin daha etkin bir örgütlenme ile pazarlık güçlerini arttırmak başta olmak üzere sağlayacağı yararlar ortaya konmalıdır.
f) Söz konusu üretim biçiminde sorunların çözülmesi, var olan üreticilerin kapasiteyi arttırmalarına, bölgedeki az topraklı ve işsiz diğer insanların da bu üretim dalına yönelmesine yol açacaktır.
ı) Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde gerçekleştirilecek olan başarılı bir örgütlenme, sözleşmeli etlik piliç üreticilerine de örnek olacaktır.
Rapor Et
Eski 5 Eylül 2010, 13:04

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bizim elimizdede kesime gelmiş 8-10 kg arası 370 tane hindi bulunmaktadır. satmak için yer nasıl bulabilirim .irtibat tel: 05442702301 adana
Rapor Et
Eski 18 Eylül 2010, 19:40

Hindiler Ne Zaman Yumurtlar???

#6 (link)
dalt10
Ziyaretçi
dalt10 - avatarı
mrb hindimiz wr ne zman yumurtlar bilemiyoruz küçük olduqu için yumurtlamıyo diye düşünüyoruz kac aylıkken yumurlar x) smdiden saolun
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2010, 11:48

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hindi yetiştiriciliği ile çok şeyler söyleniyor ama en önemliside kendiniz bir iki tane alıp beslemekle başlaya bilirsiniz 11.10.2010 tarih itibariyle canlı baskül alım fiyatı 7 tl birde beyaz hibrit hindi besliyorsanız et verimi diğerlerine nazaran daha yüksektir yaklaşık 5 ay içinde 14 - 15 kg oluyor epeyce karlı bir iş neden beyaz hindi diyecek olursanız yag oranı daha az kolestrol ve şeker hastaları için önemli protein oranı fazla daha fazla bilği için afyon ertavukculula irtibata geçebilirsiniz çünkü bu firma türkiye çapında oldukça iddalı bir firma ve alım yaptıktan sonra size teknik yardımda saglıyorlar çünkü kanatlı hayvan sektöründe yetişmiş eleman sıkıntısı var her veteriner kanatlıdan anlamıyor bu yüzden bu firma verdiği hayvanlar gerek kalite gerekse temin yönünden daha iyi saygılarımla
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2010, 12:05

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hindi yetiştiriciliği hakkında bir kaç birşeyde ben eklemek istiyorum hindi yetiştiriciliği diğer hayvanlar gibi değildir nedeni ise bu hayvanlar sürüler halinde yetişitirilir ve yemleri bakımları özeldir aldıgınız hindi palazlarının kaliteli ve aşılarının yapılmış olmasına dikkat ediniz ayrıca kısa sürede kessime geldiği için sirkülasyonu fazladır hindi sadece yılbaşı sofralarında bulunmuyor yılın hermevsimi eti yenip tüketilebilen ve pazarı oldukça çok bir sektör pazar olarak hastaneler caterinğ firmaları okullar sucuk salam imalatcıları özellikle otellerde vestoranlarda yogun talep var nedeni ise kırmızı ete nazaran daha az yag ihtiva etmesi ve ucuz olması baş etkendir.saygılarımla ertavukculuk afyonkarahisar
Rapor Et
Eski 1 Mayıs 2011, 18:09

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hindiyetiş tir mekistiyorum yavrusunu nasılbulurum olanlararasasevinirim 05458842261
Rapor Et
Eski 24 Mayıs 2011, 14:46

Hindi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
slm arkadaşlar siirt kendim yetiştirdiğim hindiler kesime gelmek üzereler almak ve ilgilenen arkadaşlar için irtibat telefonum 0543 339 86 56
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.379 saniyede (86.61% PHP - 13.39% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 00:45
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi