PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > İnsanla ilgili kompozisyon bulabilir misiniz?
«Önceki KonuSonraki Konu»
Misafir14:07, 2 Ocak 2010 
insan nedir?insan nasıl bir varlıktır?insanın bu dünyada bulunma sebebi nedir?ile ilgili kompozisyon
En iyi cevap LaDyGaGa tarafından gönderildi

nsanlar ile ilgili kompozisyon İnsanlar …!
İnsanları tanıdıkça kendimden ve insanlğımdan utanıyorum.
İnsanlar ; yalan dolu
İnsanlar ; Riya dolu
İnsanlar ; Çıkar dolu
İnsanlar ; iki yüzlü…
Dost sanıp güvendiklerin , dostum deyip sarıldıkların en nazik anında hançerlemiye çalışıyorlar
Dünya ; Menfaat dünyası olmuş. Dostluk ve sevgi lügatlarda kalmış.. O yüzden utanıyorum , nefret ediyorum , kendimden ve insanlığımdan
Keşke diyorum ; bir taş , bir kaya parçası olsaydım. Gönül denilen birşey , bulunmasaydı şu bedende.
Beni ; ne dünyanın bozuk düzeni , ne iki yüzlü insanlar ve ne de bu kokmuş , mahvolmuş hayatın entrika ve çıkarları ilgilendirmeseydi.
Nefret ediyorum insanlığımdan , nefret ediyorum yaşamaktan ve nefret ediyorum dünyayı bu hale getirenlerden
Halbuki herşeye rağmen , tüm çirkinlik ve adiliklerine rağmen bu dünya yaşamaya değerdi.
Bir tatlı tebessüm , gönülden gelen bir gülüş ve dudaklardan olmasa da , gözlerden öpüş….
Ama , görüyorum ki her şey gibi , onlar da yapmacık , onlar da riya dolu , onlar da da sahtekarlık ve kalleşlik var.
Bilmiyorum…. Yanlış mı düşünüyorum veya çok şey mi , istiyorum ? Bu dünyanın düzeni mi böyle kurulmuş ? Bu çarkların dönmesi için , dişlilerin böyle hareket etmesi mi gerekiyor?..
Ya ben , çok gerilerde kaldım ve dünyanın , hayatın , yaşamanın kaide ve kurallarına alışamadım ; ya da dünya düzenini kaybetmiş , nizam ve intizam diye birşey kalmamış ; sevgiler ve dostluklar mazide kalmış , yerini menfaat ve kalleşlik ; riyakarlık ve ihtiras almış..
İşte tüm bu sebeplerden dolayı nefret ediyorum , kendimden ve insanlığından… Oysa ki insan “Eşref-i Mahluk’tur ” Yani , dünya üzerinde yaratılmış olan tüm canlı ve cansız varlıkların en şereflisidir.
Biz insanlar , bize verilen bu değerin ne yazık ki farkında değiliz. Binbir türlü entrika yalan ve ********liklerle bu “Eşrefi Mahluk” olan insanı , “Esfel-i Safilin” yapmışız. Yani , Sefillerin en sefili….
İşte bu yüzden utanıyorum kendimden ve insanlığımdan… Lakin , yine de ümit doluyum. Bir gün gelecek insanlığın ve dostluğun değeri anlaşılacak diye gönlümde ve ruhumda bir ümit ışığı var
İnsanlar bu kadar nankör ve bencil olamazlar diyorum. Kişilerin birbirlerine karşı itimadı ve güveni olmadıktan sonra , bilmiyorum ki yaşamaktan nasıl zevk alabiliyorlar ?
İnsanlar nasıl bu kadar hissiz ve duygusuz olabiliryorlar ? Her dostluğun ve sevginin sonunda mutlaka bir çıkar veya menfaat olması mı gerekir ?
Karşılık beklemeden , sevgi ve dostluk olamaz mı ? Anlamıyorum insanları… Anlıyamıyorum kendimi ve çözemiyorum bir türlü bu muamma ve denklemi
Beynim çalışmaz olmuş , his ve duygularım yok olmuş dünyam kararmış , gecem gündüzüm birbirine karışmış ,yaşantıma zifiri karanlıklar hakim olmuş
Unuttum diğer renkleri… Bir zamanlar allı , yeşilli , mor’lu türlü türlü renkler vardı. Ne oldu onlara , onları da mı , karalar bağladı
Geride yaşayacak ve yaşanacak birşeyler kaldı mı , bu rezilliklerle dolu dünyada… Anlamıyorum , hissetmiyorum , duymuyorum ve görmüyorum
Tüm duygularım isyan ediyor… Bozuk plak gibi hep aynı nakaratı söylüyorlar bana…
-Dostluklar mazide kaldı , diyorlar . Yaşamak istiyorsan riyakar olmalısın , dalkavukluk ve yağcılık yapmalısın diyorlar . El-etek öpersen yükselirsin bey olur paşa olursun , diyorlar Kimseye minnet etmezsen ; seni ezerler hor görürler ve yaşama hakkı vermezler , diyorlar…
Beynimi bir kurt kemiriyor , için için yiyor tüm benliğimi… Çıldırmak üzereyim..
Yardım eli , dost eli arıyorum. Uzattığım ellerim yanı başıma düşüyor
İsyan ediyorum… Nefret ediyorum tüm insanlardan ve insanlğımdan… Ya Rabbim !.. Ne olur uyandır beni , bu kötü rüyadan…
“Gördüğün bir düş , bir hayaldi” deyin bana. İnsanlar dost , sevecen ve kadirşinas… deyin
Yanılıyorsun , tüm dediklerin ve düşündüklerin HÜSNÜ KURUNTU deyin. Deyin , bunları… Yalan da olsa , beni bu yalana inandırın. Çünkü , ihtiyacım var
Gördüğüm , kötü bir rüya olsun. Gözlerimi açınca ; güzel gözlerle , dost yüzlerle karşılaşayım…
Bana : “Hayat güzel , yaşamak güzel..” diye pembe tablolar çizsinler. Öyle ihtiyacım , öyle ihtiyacım var ki ; ANLATAMAM…
Benzer Konular:
Cevap
Misafir18:13, 3 Mart 2011 
ben 4. sınıfa gidiyorum ve öğretmenim insan hakkında bir kompozisyon yazın dedi. işte size bir öneri insan dediğimiz şey eli kolu bacağı olan ve duygu düşünceye sahip olan bir varlıktır
Cevap
Misafir18:36, 3 Mart 2011 
ben 6. sınfa gidiyorum insan ile ilgili kompozisyon arıyorum bana yardım edebilirmisiniz?
Cevap
Misafir21:49, 15 Mart 2011 
ben 7. sınıfa gidiyorum ben insanı kaendi haline bıraksalar onca çok şeyi bırakmış olurlar adlı deyimin kompozisyon sitesini bulaıyorum bana bir öneride bulunun!!
xdxdxxddx.by)
Cevap
Misafir18:32, 29 Ocak 2012 
insanlıkla ilgili deneme türleri istiyorum
Cevap
LaDyGaGa19:26, 29 Ocak 2012 
nsanlar ile ilgili kompozisyon İnsanlar …!
İnsanları tanıdıkça kendimden ve insanlğımdan utanıyorum.
İnsanlar ; yalan dolu
İnsanlar ; Riya dolu
İnsanlar ; Çıkar dolu
İnsanlar ; iki yüzlü…
Dost sanıp güvendiklerin , dostum deyip sarıldıkların en nazik anında hançerlemiye çalışıyorlar
Dünya ; Menfaat dünyası olmuş. Dostluk ve sevgi lügatlarda kalmış.. O yüzden utanıyorum , nefret ediyorum , kendimden ve insanlığımdan
Keşke diyorum ; bir taş , bir kaya parçası olsaydım. Gönül denilen birşey , bulunmasaydı şu bedende.
Beni ; ne dünyanın bozuk düzeni , ne iki yüzlü insanlar ve ne de bu kokmuş , mahvolmuş hayatın entrika ve çıkarları ilgilendirmeseydi.
Nefret ediyorum insanlığımdan , nefret ediyorum yaşamaktan ve nefret ediyorum dünyayı bu hale getirenlerden
Halbuki herşeye rağmen , tüm çirkinlik ve adiliklerine rağmen bu dünya yaşamaya değerdi.
Bir tatlı tebessüm , gönülden gelen bir gülüş ve dudaklardan olmasa da , gözlerden öpüş….
Ama , görüyorum ki her şey gibi , onlar da yapmacık , onlar da riya dolu , onlar da da sahtekarlık ve kalleşlik var.
Bilmiyorum…. Yanlış mı düşünüyorum veya çok şey mi , istiyorum ? Bu dünyanın düzeni mi böyle kurulmuş ? Bu çarkların dönmesi için , dişlilerin böyle hareket etmesi mi gerekiyor?..
Ya ben , çok gerilerde kaldım ve dünyanın , hayatın , yaşamanın kaide ve kurallarına alışamadım ; ya da dünya düzenini kaybetmiş , nizam ve intizam diye birşey kalmamış ; sevgiler ve dostluklar mazide kalmış , yerini menfaat ve kalleşlik ; riyakarlık ve ihtiras almış..
İşte tüm bu sebeplerden dolayı nefret ediyorum , kendimden ve insanlığından… Oysa ki insan “Eşref-i Mahluk’tur ” Yani , dünya üzerinde yaratılmış olan tüm canlı ve cansız varlıkların en şereflisidir.
Biz insanlar , bize verilen bu değerin ne yazık ki farkında değiliz. Binbir türlü entrika yalan ve ********liklerle bu “Eşrefi Mahluk” olan insanı , “Esfel-i Safilin” yapmışız. Yani , Sefillerin en sefili….
İşte bu yüzden utanıyorum kendimden ve insanlığımdan… Lakin , yine de ümit doluyum. Bir gün gelecek insanlığın ve dostluğun değeri anlaşılacak diye gönlümde ve ruhumda bir ümit ışığı var
İnsanlar bu kadar nankör ve bencil olamazlar diyorum. Kişilerin birbirlerine karşı itimadı ve güveni olmadıktan sonra , bilmiyorum ki yaşamaktan nasıl zevk alabiliyorlar ?
İnsanlar nasıl bu kadar hissiz ve duygusuz olabiliryorlar ? Her dostluğun ve sevginin sonunda mutlaka bir çıkar veya menfaat olması mı gerekir ?
Karşılık beklemeden , sevgi ve dostluk olamaz mı ? Anlamıyorum insanları… Anlıyamıyorum kendimi ve çözemiyorum bir türlü bu muamma ve denklemi
Beynim çalışmaz olmuş , his ve duygularım yok olmuş dünyam kararmış , gecem gündüzüm birbirine karışmış ,yaşantıma zifiri karanlıklar hakim olmuş
Unuttum diğer renkleri… Bir zamanlar allı , yeşilli , mor’lu türlü türlü renkler vardı. Ne oldu onlara , onları da mı , karalar bağladı
Geride yaşayacak ve yaşanacak birşeyler kaldı mı , bu rezilliklerle dolu dünyada… Anlamıyorum , hissetmiyorum , duymuyorum ve görmüyorum
Tüm duygularım isyan ediyor… Bozuk plak gibi hep aynı nakaratı söylüyorlar bana…
-Dostluklar mazide kaldı , diyorlar . Yaşamak istiyorsan riyakar olmalısın , dalkavukluk ve yağcılık yapmalısın diyorlar . El-etek öpersen yükselirsin bey olur paşa olursun , diyorlar Kimseye minnet etmezsen ; seni ezerler hor görürler ve yaşama hakkı vermezler , diyorlar…
Beynimi bir kurt kemiriyor , için için yiyor tüm benliğimi… Çıldırmak üzereyim..
Yardım eli , dost eli arıyorum. Uzattığım ellerim yanı başıma düşüyor
İsyan ediyorum… Nefret ediyorum tüm insanlardan ve insanlğımdan… Ya Rabbim !.. Ne olur uyandır beni , bu kötü rüyadan…
“Gördüğün bir düş , bir hayaldi” deyin bana. İnsanlar dost , sevecen ve kadirşinas… deyin
Yanılıyorsun , tüm dediklerin ve düşündüklerin HÜSNÜ KURUNTU deyin. Deyin , bunları… Yalan da olsa , beni bu yalana inandırın. Çünkü , ihtiyacım var
Gördüğüm , kötü bir rüya olsun. Gözlerimi açınca ; güzel gözlerle , dost yüzlerle karşılaşayım…
Bana : “Hayat güzel , yaşamak güzel..” diye pembe tablolar çizsinler. Öyle ihtiyacım , öyle ihtiyacım var ki ; ANLATAMAM…
Cevap
Candy_Girl20:32, 29 Ocak 2012 
İnsanlar …!
İnsanları tanıdıkça kendimden ve insanlğımdan utanıyorum.
İnsanlar ; yalan dolu
İnsanlar ; Riya dolu
İnsanlar ; Çıkar dolu
İnsanlar ; iki yüzlü…
Dost sanıp güvendiklerin , dostum deyip sarıldıkların en nazik anında hançerlemiye çalışıyorlar
Dünya ; Menfaat dünyası olmuş. Dostluk ve sevgi lügatlarda kalmış.. O yüzden utanıyorum , nefret ediyorum , kendimden ve insanlığımdan
Keşke diyorum ; bir taş , bir kaya parçası olsaydım. Gönül denilen birşey , bulunmasaydı şu bedende.
Beni ; ne dünyanın bozuk düzeni , ne iki yüzlü insanlar ve ne de bu kokmuş , mahvolmuş hayatın entrika ve çıkarları ilgilendirmeseydi.
Nefret ediyorum insanlığımdan , nefret ediyorum yaşamaktan ve nefret ediyorum dünyayı bu hale getirenlerden
Halbuki herşeye rağmen , tüm çirkinlik ve adiliklerine rağmen bu dünya yaşamaya değerdi.
Bir tatlı tebessüm , gönülden gelen bir gülüş ve dudaklardan olmasa da , gözlerden öpüş….
Ama , görüyorum ki her şey gibi , onlar da yapmacık , onlar da riya dolu , onlar da da sahtekarlık ve kalleşlik var.
Bilmiyorum…. Yanlış mı düşünüyorum veya çok şey mi , istiyorum ? Bu dünyanın düzeni mi böyle kurulmuş ? Bu çarkların dönmesi için , dişlilerin böyle hareket etmesi mi gerekiyor?..
Ya ben , çok gerilerde kaldım ve dünyanın , hayatın , yaşamanın kaide ve kurallarına alışamadım ; ya da dünya düzenini kaybetmiş , nizam ve intizam diye birşey kalmamış ; sevgiler ve dostluklar mazide kalmış , yerini menfaat ve kalleşlik ; riyakarlık ve ihtiras almış..
İşte tüm bu sebeplerden dolayı nefret ediyorum , kendimden ve insanlığından… Oysa ki insan “Eşref-i Mahluk’tur ” Yani , dünya üzerinde yaratılmış olan tüm canlı ve cansız varlıkların en şereflisidir.
Biz insanlar , bize verilen bu değerin ne yazık ki farkında değiliz. Binbir türlü entrika yalan ve ********liklerle bu “Eşrefi Mahluk” olan insanı , “Esfel-i Safilin” yapmışız. Yani , Sefillerin en sefili….
İşte bu yüzden utanıyorum kendimden ve insanlığımdan… Lakin , yine de ümit doluyum. Bir gün gelecek insanlığın ve dostluğun değeri anlaşılacak diye gönlümde ve ruhumda bir ümit ışığı var
İnsanlar bu kadar nankör ve bencil olamazlar diyorum. Kişilerin birbirlerine karşı itimadı ve güveni olmadıktan sonra , bilmiyorum ki yaşamaktan nasıl zevk alabiliyorlar ?
İnsanlar nasıl bu kadar hissiz ve duygusuz olabiliryorlar ? Her dostluğun ve sevginin sonunda mutlaka bir çıkar veya menfaat olması mı gerekir ?
Karşılık beklemeden , sevgi ve dostluk olamaz mı ? Anlamıyorum insanları… Anlıyamıyorum kendimi ve çözemiyorum bir türlü bu muamma ve denklemi
Beynim çalışmaz olmuş , his ve duygularım yok olmuş dünyam kararmış , gecem gündüzüm birbirine karışmış ,yaşantıma zifiri karanlıklar hakim olmuş
Unuttum diğer renkleri… Bir zamanlar allı , yeşilli , mor’lu türlü türlü renkler vardı. Ne oldu onlara , onları da mı , karalar bağladı
Geride yaşayacak ve yaşanacak birşeyler kaldı mı , bu rezilliklerle dolu dünyada… Anlamıyorum , hissetmiyorum , duymuyorum ve görmüyorum
Tüm duygularım isyan ediyor… Bozuk plak gibi hep aynı nakaratı söylüyorlar bana…
-Dostluklar mazide kaldı , diyorlar . Yaşamak istiyorsan riyakar olmalısın , dalkavukluk ve yağcılık yapmalısın diyorlar . El-etek öpersen yükselirsin bey olur paşa olursun , diyorlar Kimseye minnet etmezsen ; seni ezerler hor görürler ve yaşama hakkı vermezler , diyorlar…
Beynimi bir kurt kemiriyor , için için yiyor tüm benliğimi… Çıldırmak üzereyim..
Yardım eli , dost eli arıyorum. Uzattığım ellerim yanı başıma düşüyor
İsyan ediyorum… Nefret ediyorum tüm insanlardan ve insanlğımdan… Ya Rabbim !.. Ne olur uyandır beni , bu kötü rüyadan…
“Gördüğün bir düş , bir hayaldi” deyin bana. İnsanlar dost , sevecen ve kadirşinas… deyin
Yanılıyorsun , tüm dediklerin ve düşündüklerin HÜSNÜ KURUNTU deyin. Deyin , bunları… Yalan da olsa , beni bu yalana inandırın. Çünkü , ihtiyacım var
Gördüğüm , kötü bir rüya olsun. Gözlerimi açınca ; güzel gözlerle , dost yüzlerle karşılaşayım…
Bana : “Hayat güzel , yaşamak güzel..” diye pembe tablolar çizsinler. Öyle ihtiyacım , öyle ihtiyacım var ki ; ANLATAMAM…



Ülke nüfusumuzun büyüklüğü hepimiz tarafından bilinen bir gerçekAma bu nüfusun ne kadarını engelli bireylerimizin oluşturduğunu çoğumuz bilmeyiz Araştırmalar sonucunda ortaya çıkan tablo hiç de önemsenmeyecek gibi değildir 1990 nüfus sayımına göre ülkemizdeki engelli bireylerin oranı % 14'türBu rakam herhâlde bizlerin engelli bireylerimiz için ne kadar çalışmamız gerektiği hakkında bilgi vermektedirAyrıca her insanın bir özürlü adayı olduğunu düşünürsek herhâlde yapılacak çalışmaları çok daha fazla önemsemek gerekir

Ülkemizdeki özürlü bireylerimizin çoğunluğunu % 35 oranıyla konuşma engelli bireylerimiz oluşturmaktadırKonuşma engellileri sırasıyla % 2 ile üstün zekâlılar, % 203 ile zihinsel engelliler, % 14 ile ortopedik engelliler, % 006 ile işitme engelliler, % 002 ile görme engelliler takip etmektedir

Engelli bireylerimizin, ülke nüfusuna oranının bu kadar çok olmasına rağmen çok az bir kısmı eğitim imkânlarından faydalanabilmektedirOysa Avrupa'da engelli bireylerin tamamı eğitimin bütün olanaklarından faydalanmakta, hatta gerektiğinde eğitim imkânı engelli bireylerin ayağına kadar götürülmektedirBu durum bizim büyük bir ayıbımızdır Bu noktada, eğitimde fırsat eşitliği ilkesine ne kadar dikkat ettiğimizi oturup düşünmeli ve bu ilkenin gereğini yerine getirmek için neler yapmamız gerektiğini plânlamalıyız

Günlük yaşamınızda engelli bireylerle muhakkak karşılaşmışsınızdır Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyenleri, kimi zaman işaretlerle etrafındakilere derdini anlatmaya çalışanları, tekerlekli sandalye ile kaldırımları ve pek çok engelleri aşmak için zahmet çekenleri, garip tavırlarına bakarak güldüğünüz kişileri görmüşsünüzdürİşte bu kişilerin ne gibi dertleri, sıkıntıları var?Acaba eğitim görüyorlar mı, eğitim görmeleri için neler yapmak gerekir hiç düşündünüz mü?

Engelli bireylerimizi topluma kazandırmak ve hayatlarını kolaylaştırabilmek için inanın küçük büyük bütün bireylerin yapabileceği pek çok şey vardırÖrneğin çevre düzenlemelerinin engelli bireylere uygun şekilde yapılması, günlük yaşamımızda sürekli kullandığımız alışveriş merkezlerinin engelli bireylere uygun olarak dizayn edilmesi, trafik ışıklarına kurulan sesli düzeneklerin yaygınlaştırılması engelli bireylerimizin hayatlarını bir nebze de olsa kolaylaştıracaktır

Engelli bireylerimize yardımcı olmak istiyorsak, onlara acıyarak yaklaşma yerine Konfiçyus'un dediği gibi onlara balık verme yerine, balık tutmayı öğretmeliyizEngellilerin beceri ve yetenekleri doğrultusunda iş imkânı sağlayarak onları üretken ve verimli hâle getirebiliriz

Abdullah ÖZTÜRK
Cevap
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Kurban bayramıyla ilgili kompozisyon bulabilir miyim?
Atatürk ve bilimle ilgili kompozisyon bulabilir misiniz?
Kabalıktan, sert ve kötü sözden bahseden kompozisyon bulabilir misiniz?
Bilim ile ilgili kompozisyon bulabilir misiniz?
Sigorta konulu kompozisyon örnekleri bulabilir misiniz?