Masaüstü Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir?
12 3
«Önceki KonuSonraki Konu»
Misafir18:51, 24 Ekim 2011 
yhaaaaaaa peki insanlar ne ye ihtiyaç duyar
Cevap
Misafir20:27, 30 Kasım 2011 
lütfenn insanların en önemi ihtiyaçları nelerdirr??????
Cevap
Misafir14:25, 10 Mart 2012 
yeme içme güvenlik eğitim barınma giyinme
Cevap
Misafir16:57, 12 Mart 2012 
barınma giyinme beslenme güvenlik sevgi eğitim
vs.
Cevap
Misafir21:22, 20 Mart 2012 
ben izmirmustafa kemal ilköğretim okulu 5.sınıfa gidiyorum doğru cevabı barınma,giyinme ve beslenmedir bunlar insanların temel ihtiyaçlarıdır.
Cevap
Aycan13:08, 7 Nisan 2012 
TOPLUMUN TEMEL İHTİYAÇLARI NELERDİR ARKADAŞLAR?
Cevap
Misafir15:38, 23 Mayıs 2012 
Sırayla aynn Sıraylaa! Eğitim,Sağlık... Sonra?
Cevap
Misafir18:42, 1 Nisan 2013 
Acaba Toplumun temel ihtiyaçlarında çevreye ne gibi şeyleri var? Yani Çevrenin..... Yaa bi dakika size kitabımda ki soruyu okuyorum lütfen siz de cevaplayın. ( TOPLUMUN TEMEL İHTİYAÇLARINI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK BU İHTİYAÇLARI KARŞILAMAK AMACIYLA OLUŞTURULAN KURUMLARDAN BİLDİKLERİNİZİ İLGİLİ ALANLARA YAZINIZ. ) Diyor ve burda bir şekil verildi ortada kocaman ( TOPLUMUN TEMEL İHTİYAÇLARI ) yanda da 4 tane yaprak var birinde ( EĞİTİM ) diğerinde ( ÇEVRE ) diğerin de ( SAĞLIK ) diğerinde de ( YARDIM ) yazıyor hepsini yazılan soruya göre cevaplar mısınız?
Cevap
Misafir21:05, 24 Şubat 2014 
Beslenme barinma giyinme guvenlik saglik
Cevap
Misafir16:00, 27 Şubat 2014 
hemen olursa sevinirim.
En iyi cevap Misafir tarafından gönderildi

toplumun temel ihtiyaclari nelerdir?
Benzer Konular:
Feodal toplumun genel özellikleri nelerdir?
Hayvanların ihtiyaçları nelerdir?
19. yy sonu ve 20. yy başlarında Atatürk'ün yaşadığı toplumun özellikleri nelerdir?
Depremzedelerin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçları karşılayacak kurumlar nelerdir?
Bitkilerin ve hayvanların ihtiyaçları nelerdir?
Etiketler:
toplumsal ihtiyac
toplumsal ihtiyac nedir
toplumun temel ihtiyaclari
toplumun temel ihtiyaclari 5 sinif
toplumun temel ihtiyaclari nelerdir
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Reklam
Eski 7 Nisan 2010, 14:48 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #2 (link)
Blue Blood
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hemen olursa sevinirim.
Toplumun Temel İhtiyaçları Nelerdir
İnsan hayatına çoğu zaman hakim olan unsurlar, akıl değil de duygu, tutku ve heyecanlardır. Bu durum, psikolojik güdülerin kişinin hareket ve davranışlarını yönlendirmedeki önemini belirtme açısından dikkat çekicidir.

Hareket ve davranışlarla, kişinin hadiseleri anlamlandırma ve ruhsal hayat arasında sıkı bir ilişki vardır. Ruhi ihtiyaçlar, gerek çocuk ve gerekse büyük yaşlardaki insanlar için fevkalade önemlidir. Nitekim ruhsal ihtiyaçları zamanında karşılanmamış çocuklar, büyüdüklerinde davranış bozuklukları gösterebilirler. Psikolojik güdüler, biyolojik güdülerin aksine öncelikle öğrenme tarafından belirlenir. Bunlar, gelişimin daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra önemli hale gelirler. Büyüdükçe de, kişinin sosyal boyutları da gelişir ve karmaşıklaşır.

Çoğu kere psikolojik oluşumların sonu kalpte biter. Kalp de değişik etkilere açık olan bir hal içinde bulunmaktadır. İnsanın iç alemindeki oluşumlar, dış aleme, başka bir ifadeyle sosyal hayata intikal etmekte ve orada iyiden veya kötüden yana değişmeler meydana getirmektedir. Taşlaşmış kalp, imana yakın olmayıp; gelişmeye, değişime ve yenilenmeye kapalıdır.
Bir psiko-sosyal ihtiyaç olarak güven duygusu ve emniyet hissi, insanın asli ihtiyaçlarındandır. İnsanın kendisini emniyette hissetmesi, güven ve başarıya ***ürürken; korku da başarısızlığa yol açmaktadır. Güven, zihnin yüce ve asil yönlere doğru kesin bir umut ve kendine inançla yola çıktığı duygudur. Beceri ve güven, yenilmeyen ordulardır. Olumlu duygu ile renklendirilmiş bir tutum olan güven, olumsuz duygulara bağlı olan güven eksikliğine galip olduğunda başarı kendiliğinden gelecektir.

İnsan kuvvetli olduğunda büyüklenme, zayıf olduğu durumlarda boyun eğme (sığınma/edilgenlik) güdüsüne sahiptir. İnsanlar, toplum içindeki tutum ve davranışlarıyla kendilerine karşı da özsaygı ve değer kazanırlar. Bu, kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.
Güven duygusunu mutlak tatmin edecek olan Yaratıcı'ya inanma ve O'na dayanmadır.

Psiko-sosyal ihtiyaçların tatmini kişinin toplumda bir yer ve değer kazanması açısından önemlidir. Söz konusu bu ihtiyaçları belirli ölçüde giderilmeyen insanlarda bazı davranış bozuklukları kendisini göstermektedir.

Toplumsal hayat, insanların belli kurallar dahilinde tutum ve davranış sergilemesini gerektirir. Kendisine belli bir değer atfedilen hürriyet gaye değil vasıta ve ancak hakikatin köklerine mahsus bir haktır. Dolayısıyla hürriyet; ilkesizlik, her istediğini yapma ve başıboşluk demek değildir. Çünkü bu anlamdaki mutlak hürriyetten bahsetme imkansızdır. Hürriyet, sadece bedensel isteklerin tatminine yönelik olamaz. Gerçek hürriyet, insanların yaratıcılarına uygun bir hayat tarzı ve bir yaşama hakkı elde ettikleri, Yaratıcılarına hakkıyla kul olabildikleri an gerçekleşecektir. Hürriyet, içsel ve vicdanî bir değer olup Allah iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Hasretin acısı ne kadar kuvvetli olursa, kavuşmanın zevki de o kadar büyük olur. Nefs ve ruh hürriyeti şeklinde iki hürriyetten bahsetme olasıdır. Ruhun hürriyeti hakikate esir olmak, nefsin hürriyeti ise, nefsin her isteğini yapmaktır ki, bu aslında nefse esir olmaktadır. Bu görüş insanın çelişkili iki bileşenden oluştuğu yargısından kaynaklanmaktadır. Bu hürriyetler birbirlerine kapalı kalpler sistemiyle bağlıdır. Nefs hürriyeti genişledikçe ruh hürriyeti, fert hürriyeti genişledikçe de cemiyet hürriyeti daralacaktır.

Asıl hürriyet, manevî hayat aleminde mümkündür. Çünkü tabiat aleminde günahlar yerçekimi fonksiyonu görürler. Kişi manen yükselip günahlardan uzaklaştığı ölçüde rahat olur ve hürriyete kavuşur. Manevî hayat, hürriyet alemidir; tabiat alemi ise hürriyete zıt bir alemdir. Binaenaleyh, insan hayatında manevi hayatın idealleri ne derece önem kazanırsa; tabiatın esirliğinden o derece kurtulur, o derece serbest ve bağımsız olur.

İnsanları bir arada tutan şeyler de, maddî menfaat ve çıkarlardan çok, manevî bağlardır. Maddi çıkarlar üzerine oluşturulan bağlar çabuk yıpranır. Para bile, maddî varlığı sebebiyle değil, ancak insanların ona verdikleri kıymet sayesinde geçerli olmaktadır.

İnsanın en sağlam ve temelli olan psikolojik ihtiyaçlarından birisi de dindir. Çünkü din, kişilik üzerinde müspet tesirler bırakarak onu kuvvetlendirmekte ve kişilik bütünlüğünü etkilemektedir.

İhtiyaç kelimesinin Kur’an’daki geçiş şekli zaman zaman Türkçe’de de kullandığımız ‘hacet’ kelimesidir. Bu kelime, Yusuf Suresi 68. ayette, ‘Yakup (a.s.)’ın içinden geçirdiği bir istek ve dilek’, Gafir Suresi 80. ayette ‘gönüllerdeki arzu’ ve Haşr Suresi 9. ayette ‘kişinin içinde hissettiği eksiklik ve ihtiyaç’ anlamında zikr olunmaktadır.

Kaynak
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 13 Nisan 2010, 19:35 temel ihtiyaçlar #3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
toplumun temel ihtiyaclari nelerdir?
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 14 Nisan 2010, 08:32 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #4 (link)
Blue Blood
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

toplumun temel ihtiyaclari nelerdir?
Alıntı:
BURCUAY adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Toplumun Temel İhtiyaçları Nelerdir
İnsan hayatına çoğu zaman hakim olan unsurlar, akıl değil de duygu, tutku ve heyecanlardır. Bu durum, psikolojik güdülerin kişinin hareket ve davranışlarını yönlendirmedeki önemini belirtme açısından dikkat çekicidir.

Hareket ve davranışlarla, kişinin hadiseleri anlamlandırma ve ruhsal hayat arasında sıkı bir ilişki vardır. Ruhi ihtiyaçlar, gerek çocuk ve gerekse büyük yaşlardaki insanlar için fevkalade önemlidir. Nitekim ruhsal ihtiyaçları zamanında karşılanmamış çocuklar, büyüdüklerinde davranış bozuklukları gösterebilirler. Psikolojik güdüler, biyolojik güdülerin aksine öncelikle öğrenme tarafından belirlenir. Bunlar, gelişimin daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra önemli hale gelirler. Büyüdükçe de, kişinin sosyal boyutları da gelişir ve karmaşıklaşır.

Çoğu kere psikolojik oluşumların sonu kalpte biter. Kalp de değişik etkilere açık olan bir hal içinde bulunmaktadır. İnsanın iç alemindeki oluşumlar, dış aleme, başka bir ifadeyle sosyal hayata intikal etmekte ve orada iyiden veya kötüden yana değişmeler meydana getirmektedir. Taşlaşmış kalp, imana yakın olmayıp; gelişmeye, değişime ve yenilenmeye kapalıdır.
Bir psiko-sosyal ihtiyaç olarak güven duygusu ve emniyet hissi, insanın asli ihtiyaçlarındandır. İnsanın kendisini emniyette hissetmesi, güven ve başarıya ***ürürken; korku da başarısızlığa yol açmaktadır. Güven, zihnin yüce ve asil yönlere doğru kesin bir umut ve kendine inançla yola çıktığı duygudur. Beceri ve güven, yenilmeyen ordulardır. Olumlu duygu ile renklendirilmiş bir tutum olan güven, olumsuz duygulara bağlı olan güven eksikliğine galip olduğunda başarı kendiliğinden gelecektir.

İnsan kuvvetli olduğunda büyüklenme, zayıf olduğu durumlarda boyun eğme (sığınma/edilgenlik) güdüsüne sahiptir. İnsanlar, toplum içindeki tutum ve davranışlarıyla kendilerine karşı da özsaygı ve değer kazanırlar. Bu, kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.
Güven duygusunu mutlak tatmin edecek olan Yaratıcı'ya inanma ve O'na dayanmadır.

Psiko-sosyal ihtiyaçların tatmini kişinin toplumda bir yer ve değer kazanması açısından önemlidir. Söz konusu bu ihtiyaçları belirli ölçüde giderilmeyen insanlarda bazı davranış bozuklukları kendisini göstermektedir.

Toplumsal hayat, insanların belli kurallar dahilinde tutum ve davranış sergilemesini gerektirir. Kendisine belli bir değer atfedilen hürriyet gaye değil vasıta ve ancak hakikatin köklerine mahsus bir haktır. Dolayısıyla hürriyet; ilkesizlik, her istediğini yapma ve başıboşluk demek değildir. Çünkü bu anlamdaki mutlak hürriyetten bahsetme imkansızdır. Hürriyet, sadece bedensel isteklerin tatminine yönelik olamaz. Gerçek hürriyet, insanların yaratıcılarına uygun bir hayat tarzı ve bir yaşama hakkı elde ettikleri, Yaratıcılarına hakkıyla kul olabildikleri an gerçekleşecektir. Hürriyet, içsel ve vicdanî bir değer olup Allah iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Hasretin acısı ne kadar kuvvetli olursa, kavuşmanın zevki de o kadar büyük olur. Nefs ve ruh hürriyeti şeklinde iki hürriyetten bahsetme olasıdır. Ruhun hürriyeti hakikate esir olmak, nefsin hürriyeti ise, nefsin her isteğini yapmaktır ki, bu aslında nefse esir olmaktadır. Bu görüş insanın çelişkili iki bileşenden oluştuğu yargısından kaynaklanmaktadır. Bu hürriyetler birbirlerine kapalı kalpler sistemiyle bağlıdır. Nefs hürriyeti genişledikçe ruh hürriyeti, fert hürriyeti genişledikçe de cemiyet hürriyeti daralacaktır.

Asıl hürriyet, manevî hayat aleminde mümkündür. Çünkü tabiat aleminde günahlar yerçekimi fonksiyonu görürler. Kişi manen yükselip günahlardan uzaklaştığı ölçüde rahat olur ve hürriyete kavuşur. Manevî hayat, hürriyet alemidir; tabiat alemi ise hürriyete zıt bir alemdir. Binaenaleyh, insan hayatında manevi hayatın idealleri ne derece önem kazanırsa; tabiatın esirliğinden o derece kurtulur, o derece serbest ve bağımsız olur.

İnsanları bir arada tutan şeyler de, maddî menfaat ve çıkarlardan çok, manevî bağlardır. Maddi çıkarlar üzerine oluşturulan bağlar çabuk yıpranır. Para bile, maddî varlığı sebebiyle değil, ancak insanların ona verdikleri kıymet sayesinde geçerli olmaktadır.

İnsanın en sağlam ve temelli olan psikolojik ihtiyaçlarından birisi de dindir. Çünkü din, kişilik üzerinde müspet tesirler bırakarak onu kuvvetlendirmekte ve kişilik bütünlüğünü etkilemektedir.

İhtiyaç kelimesinin Kur’an’daki geçiş şekli zaman zaman Türkçe’de de kullandığımız ‘hacet’ kelimesidir. Bu kelime, Yusuf Suresi 68. ayette, ‘Yakup (a.s.)’ın içinden geçirdiği bir istek ve dilek’, Gafir Suresi 80. ayette ‘gönüllerdeki arzu’ ve Haşr Suresi 9. ayette ‘kişinin içinde hissettiği eksiklik ve ihtiyaç’ anlamında zikr olunmaktadır.

Kaynak

Buyrun İceleyiniz.
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 4 Ocak 2011, 13:20 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
temel ihtiyaç nedir
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 12 Ocak 2011, 19:07 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
arkadaşlar hareketle insanların temel ihtiyaçları nelerdir
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 6 Mart 2011, 09:59 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hemen olursa sevinirim.
Toplumun Temel İhtiyaçları Nelerdir
İnsan hayatına çoğu zaman hakim olan unsurlar, akıl değil de duygu, tutku ve heyecanlardır. Bu durum, psikolojik güdülerin kişinin hareket ve davranışlarını yönlendirmedeki önemini belirtme açısından dikkat çekicidir.

Hareket ve davranışlarla, kişinin hadiseleri anlamlandırma ve ruhsal hayat arasında sıkı bir ilişki vardır. Ruhi ihtiyaçlar, gerek çocuk ve gerekse büyük yaşlardaki insanlar için fevkalade önemlidir. Nitekim ruhsal ihtiyaçları zamanında karşılanmamış çocuklar, büyüdüklerinde davranış bozuklukları gösterebilirler. Psikolojik güdüler, biyolojik güdülerin aksine öncelikle öğrenme tarafından belirlenir. Bunlar, gelişimin daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra önemli hale gelirler. Büyüdükçe de, kişinin sosyal boyutları da gelişir ve karmaşıklaşır.

Çoğu kere psikolojik oluşumların sonu kalpte biter. Kalp de değişik etkilere açık olan bir hal içinde bulunmaktadır. İnsanın iç alemindeki oluşumlar, dış aleme, başka bir ifadeyle sosyal hayata intikal etmekte ve orada iyiden veya kötüden yana değişmeler meydana getirmektedir. Taşlaşmış kalp, imana yakın olmayıp; gelişmeye, değişime ve yenilenmeye kapalıdır.
Bir psiko-sosyal ihtiyaç olarak güven duygusu ve emniyet hissi, insanın asli ihtiyaçlarındandır. İnsanın kendisini emniyette hissetmesi, güven ve başarıya ***ürürken; korku da başarısızlığa yol açmaktadır. Güven, zihnin yüce ve asil yönlere doğru kesin bir umut ve kendine inançla yola çıktığı duygudur. Beceri ve güven, yenilmeyen ordulardır. Olumlu duygu ile renklendirilmiş bir tutum olan güven, olumsuz duygulara bağlı olan güven eksikliğine galip olduğunda başarı kendiliğinden gelecektir.

İnsan kuvvetli olduğunda büyüklenme, zayıf olduğu durumlarda boyun eğme (sığınma/edilgenlik) güdüsüne sahiptir. İnsanlar, toplum içindeki tutum ve davranışlarıyla kendilerine karşı da özsaygı ve değer kazanırlar. Bu, kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.
Güven duygusunu mutlak tatmin edecek olan Yaratıcı'ya inanma ve O'na dayanmadır.

Psiko-sosyal ihtiyaçların tatmini kişinin toplumda bir yer ve değer kazanması açısından önemlidir. Söz konusu bu ihtiyaçları belirli ölçüde giderilmeyen insanlarda bazı davranış bozuklukları kendisini göstermektedir.

Toplumsal hayat, insanların belli kurallar dahilinde tutum ve davranış sergilemesini gerektirir. Kendisine belli bir değer atfedilen hürriyet gaye değil vasıta ve ancak hakikatin köklerine mahsus bir haktır. Dolayısıyla hürriyet; ilkesizlik, her istediğini yapma ve başıboşluk demek değildir. Çünkü bu anlamdaki mutlak hürriyetten bahsetme imkansızdır. Hürriyet, sadece bedensel isteklerin tatminine yönelik olamaz. Gerçek hürriyet, insanların yaratıcılarına uygun bir hayat tarzı ve bir yaşama hakkı elde ettikleri, Yaratıcılarına hakkıyla kul olabildikleri an gerçekleşecektir. Hürriyet, içsel ve vicdanî bir değer olup Allah iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Hasretin acısı ne kadar kuvvetli olursa, kavuşmanın zevki de o kadar büyük olur. Nefs ve ruh hürriyeti şeklinde iki hürriyetten bahsetme olasıdır. Ruhun hürriyeti hakikate esir olmak, nefsin hürriyeti ise, nefsin her isteğini yapmaktır ki, bu aslında nefse esir olmaktadır. Bu görüş insanın çelişkili iki bileşenden oluştuğu yargısından kaynaklanmaktadır. Bu hürriyetler birbirlerine kapalı kalpler sistemiyle bağlıdır. Nefs hürriyeti genişledikçe ruh hürriyeti, fert hürriyeti genişledikçe de cemiyet hürriyeti daralacaktır.

Asıl hürriyet, manevî hayat aleminde mümkündür. Çünkü tabiat aleminde günahlar yerçekimi fonksiyonu görürler. Kişi manen yükselip günahlardan uzaklaştığı ölçüde rahat olur ve hürriyete kavuşur. Manevî hayat, hürriyet alemidir; tabiat alemi ise hürriyete zıt bir alemdir. Binaenaleyh, insan hayatında manevi hayatın idealleri ne derece önem kazanırsa; tabiatın esirliğinden o derece kurtulur, o derece serbest ve bağımsız olur.

İnsanları bir arada tutan şeyler de, maddî menfaat ve çıkarlardan çok, manevî bağlardır. Maddi çıkarlar üzerine oluşturulan bağlar çabuk yıpranır. Para bile, maddî varlığı sebebiyle değil, ancak insanların ona verdikleri kıymet sayesinde geçerli olmaktadır.

İnsanın en sağlam ve temelli olan psikolojik ihtiyaçlarından birisi de dindir. Çünkü din, kişilik üzerinde müspet tesirler bırakarak onu kuvvetlendirmekte ve kişilik bütünlüğünü etkilemektedir.

İhtiyaç kelimesinin Kur’an’daki geçiş şekli zaman zaman Türkçe’de de kullandığımız ‘hacet’ kelimesidir. Bu kelime, Yusuf Suresi 68. ayette, ‘Yakup (a.s.)’ın içinden geçirdiği bir istek ve dilek’, Gafir Suresi 80. ayette ‘gönüllerdeki arzu’ ve Haşr Suresi 9. ayette ‘kişinin içinde hissettiği eksiklik ve ihtiyaç’ anlamında zikr olunmaktadır.
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 16 Mart 2011, 13:05 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Toplumun temel ihtiyaçlarını kimler karşılar?
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 16 Mart 2011, 18:25 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Toplumun Temel İhtiyaçları Nelerdir
İnsan hayatına çoğu zaman hakim olan unsurlar, akıl değil de duygu, tutku ve heyecanlardır. Bu durum, psikolojik güdülerin kişinin hareket ve davranışlarını yönlendirmedeki önemini belirtme açısından dikkat çekicidir.

Hareket ve davranışlarla, kişinin hadiseleri anlamlandırma ve ruhsal hayat arasında sıkı bir ilişki vardır. Ruhi ihtiyaçlar, gerek çocuk ve gerekse büyük yaşlardaki insanlar için fevkalade önemlidir. Nitekim ruhsal ihtiyaçları zamanında karşılanmamış çocuklar, büyüdüklerinde davranış bozuklukları gösterebilirler. Psikolojik güdüler, biyolojik güdülerin aksine öncelikle öğrenme tarafından belirlenir. Bunlar, gelişimin daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra önemli hale gelirler. Büyüdükçe de, kişinin sosyal boyutları da gelişir ve karmaşıklaşır.

Çoğu kere psikolojik oluşumların sonu kalpte biter. Kalp de değişik etkilere açık olan bir hal içinde bulunmaktadır. İnsanın iç alemindeki oluşumlar, dış aleme, başka bir ifadeyle sosyal hayata intikal etmekte ve orada iyiden veya kötüden yana değişmeler meydana getirmektedir. Taşlaşmış kalp, imana yakın olmayıp; gelişmeye, değişime ve yenilenmeye kapalıdır.
Bir psiko-sosyal ihtiyaç olarak güven duygusu ve emniyet hissi, insanın asli ihtiyaçlarındandır. İnsanın kendisini emniyette hissetmesi, güven ve başarıya ***ürürken; korku da başarısızlığa yol açmaktadır. Güven, zihnin yüce ve asil yönlere doğru kesin bir umut ve kendine inançla yola çıktığı duygudur. Beceri ve güven, yenilmeyen ordulardır. Olumlu duygu ile renklendirilmiş bir tutum olan güven, olumsuz duygulara bağlı olan güven eksikliğine galip olduğunda başarı kendiliğinden gelecektir.

İnsan kuvvetli olduğunda büyüklenme, zayıf olduğu durumlarda boyun eğme (sığınma/edilgenlik) güdüsüne sahiptir. İnsanlar, toplum içindeki tutum ve davranışlarıyla kendilerine karşı da özsaygı ve değer kazanırlar. Bu, kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.
Güven duygusunu mutlak tatmin edecek olan Yaratıcı'ya inanma ve O'na dayanmadır.

Psiko-sosyal ihtiyaçların tatmini kişinin toplumda bir yer ve değer kazanması açısından önemlidir. Söz konusu bu ihtiyaçları belirli ölçüde giderilmeyen insanlarda bazı davranış bozuklukları kendisini göstermektedir.

Toplumsal hayat, insanların belli kurallar dahilinde tutum ve davranış sergilemesini gerektirir. Kendisine belli bir değer atfedilen hürriyet gaye değil vasıta ve ancak hakikatin köklerine mahsus bir haktır. Dolayısıyla hürriyet; ilkesizlik, her istediğini yapma ve başıboşluk demek değildir. Çünkü bu anlamdaki mutlak hürriyetten bahsetme imkansızdır. Hürriyet, sadece bedensel isteklerin tatminine yönelik olamaz. Gerçek hürriyet, insanların yaratıcılarına uygun bir hayat tarzı ve bir yaşama hakkı elde ettikleri, Yaratıcılarına hakkıyla kul olabildikleri an gerçekleşecektir. Hürriyet, içsel ve vicdanî bir değer olup Allah iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Hasretin acısı ne kadar kuvvetli olursa, kavuşmanın zevki de o kadar büyük olur. Nefs ve ruh hürriyeti şeklinde iki hürriyetten bahsetme olasıdır. Ruhun hürriyeti hakikate esir olmak, nefsin hürriyeti ise, nefsin her isteğini yapmaktır ki, bu aslında nefse esir olmaktadır. Bu görüş insanın çelişkili iki bileşenden oluştuğu yargısından kaynaklanmaktadır. Bu hürriyetler birbirlerine kapalı kalpler sistemiyle bağlıdır. Nefs hürriyeti genişledikçe ruh hürriyeti, fert hürriyeti genişledikçe de cemiyet hürriyeti daralacaktır.

Asıl hürriyet, manevî hayat aleminde mümkündür. Çünkü tabiat aleminde günahlar yerçekimi fonksiyonu görürler. Kişi manen yükselip günahlardan uzaklaştığı ölçüde rahat olur ve hürriyete kavuşur. Manevî hayat, hürriyet alemidir; tabiat alemi ise hürriyete zıt bir alemdir. Binaenaleyh, insan hayatında manevi hayatın idealleri ne derece önem kazanırsa; tabiatın esirliğinden o derece kurtulur, o derece serbest ve bağımsız olur.

İnsanları bir arada tutan şeyler de, maddî menfaat ve çıkarlardan çok, manevî bağlardır. Maddi çıkarlar üzerine oluşturulan bağlar çabuk yıpranır. Para bile, maddî varlığı sebebiyle değil, ancak insanların ona verdikleri kıymet sayesinde geçerli olmaktadır.

İnsanın en sağlam ve temelli olan psikolojik ihtiyaçlarından birisi de dindir. Çünkü din, kişilik üzerinde müspet tesirler bırakarak onu kuvvetlendirmekte ve kişilik bütünlüğünü etkilemektedir.

İhtiyaç kelimesinin Kur’an’daki geçiş şekli zaman zaman Türkçe’de de kullandığımız ‘hacet’ kelimesidir. Bu kelime, Yusuf Suresi 68. ayette, ‘Yakup (a.s.)’ın içinden geçirdiği bir istek ve dilek’, Gafir Suresi 80. ayette ‘gönüllerdeki arzu’ ve Haşr Suresi 9. ayette ‘kişinin içinde hissettiği eksiklik ve ihtiyaç’ anlamında zikr olunmaktadır.
Rapor Et
Cevapla Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 19 Nisan 2011, 21:55 Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir? #10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
allahım yaaaaa olmii sırasıyla kardesim


Kaynak: Toplumun temel ihtiyaçları nelerdir?
Cevap
12 3
«Önceki KonuSonraki Konu»
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
19. yy sonu ve 20. yy başlarında Atatürk'ün yaşadığı toplumun özellikleri nelerdir?
Feodal toplumun genel özellikleri nelerdir?
Hayvanların ihtiyaçları nelerdir?
Depremzedelerin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçları karşılayacak kurumlar nelerdir?
Bitkilerin ve hayvanların ihtiyaçları nelerdir?