Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda gogoyo tarafından 6 Mart 2011 (12:36) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
11836 kez görüntülenmiş, 10 cevap yazılmış ve son mesaj 24 Şubat 2014 (14:22) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.50  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 6 Mart 2011, 12:36

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
gogoyo
Ziyaretçi
gogoyo - avatarı
DÜNYA VE UZAY HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
Rapor Et
Reklam
Eski 13 Nisan 2011, 20:56

uzay

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
uzay ile ilglil çook qüzl bilgi war ama blmecede koyrmısınız?
Rapor Et
Eski 6 Mart 2012, 19:55

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
duzgun seyler yazar misiniz cok karisik
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 14:08

Uzay nedir, uzay hakkında geniş bilgi verir misiniz?

#4 (link)
MsXLabs Üyesi
OnlinePowerTime - avatarı
Uzay ile ilgili bilgiler...
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 15:24

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
superisi
Ziyaretçi
superisi - avatarı
Tüm sınırlı genişlikleri içine alan, bütün varlıkları her yönden saran uçsuz bucaksız genişliğe verilen ad; feza.

Uzay çok eski dönemlerden beri insanların büyük ilgisini çekmiş, sonu olup olmadığı; varsa, sınırlarının nereye kadar uzandığı bilginleri ve felsefecileri yakından ilgilendirmiştir. Uzayda yer alan gökcisimlerinin incelenmesi, bunların hareketlerinin diğer gökcisimlerinin davranışlarına yaygınlaştırılması, uzay hakkında çok az da olsa kimi fikirlerin ortaya atılmasını sağladı.

Çağlar geçtikçe insanların daha güçlü teleskoplarla uzayı incelemesi uzay hakkındaki bilgileri artırdı. Uçan cisimlerin ortaya çıkmasıyla Dünya'yı çevreleyen yakın uzay hakkındaki bilgiler, daha da artmaya başladı. Nihayet, güçlü füzeler, yapma uydular, Ay'a insanlı ya da insansız araçlar gönderilmesi, Güneş Sistemi içinde yolculuk yapacak yapma uyduların geliştirilmesi, çok güçlü radyoteleskoplarla uzayın derinliklerinin araştırılması, 20. yüzyılın ikinci yarısında insanlığın uzay hakkındaki bilgilerini önemli ölçüde genişletti.

Bu arada teorik fizik ve astronomi konusunda devrim yapacak görüşler ortaya atan Einstein gibi bilginlerin uzay konusunda ortaya attıkları pek çok kuram, gözlemcilerin uzay üzerine verdikleri bulguların mantıklı bir şekilde açıklanmasını sağladı. Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri sayesinde alındı. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palomar Gözlemevi, Dünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür.

Buradaki aynalı teleskopun çapı 5 m., yüksekliği 40 m.dir. Bu gözlemevlerinde uzaydaki gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir. Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir. 1932'de K. G. Jansky adındaki bir mühendisin rastlantı sonucu bulduğu uzaydan gelen radyo yayınları, daha sonraki yıllarda radyoteleskopların doğmasına ve uzayın derinliklerinin dinlenmesine, bu radyo yayınlarının kaynaklarının ve nedenlerinin bulunmasına yol açtı.

II. Dünya Savaşı sırasında Almanların geliştirdiği V-1 ve V-2 füzeleri daha sonraki yıllarda uzayın keşfi için yapılacak çalışmalarda büyük bir adım oldu. 1947-1956 yılları arasında özellikle ABD, uzay çalışmalarına büyük hız verdi. Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı. Bu arada SSCB, 1957 yılında üç kademeli Vostok füzeleri ile "Sputnik" adındaki ilk yapma uyduyu Dünya çevresinde yörüngeye oturtarak uzay yarışında öne geçti.

Uydulardan elde edilen uzay üzerine bilgiler, canlıların, özellikle insanların uzayda yaşayabilmeleri için hangi koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Böylece uzay tıbbı doğdu ve gelişti. Uzayda ilk insan ise 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB'nin uzaya gönderdiği Yuri Gagarin oldu. Bu arada, insanların uzay boşluğuna yerleşmelerini sağlamak, uzayı uzaydan izlemek, Dünya üzerinde haberleşme kolaylıkları sağlamak için binlerce uydu yörüngeye yerleştirildi ya da uzayın boşluğuna fırlatıldı. Nihayet 1969 Temmuzu'nda Ay'ın ABD'li astronotlar tarafından fethedilmesi, uzay çalışmalarında en önemi adımlardan biri oldu. Günümüzde uzay yarışı büyük bir hızla sürmektedir.
Kaynak: Uzay Nedir? Uzay Hakkında Genel Bilgiler

Ama eğer bu çok uzun derseniz özetleyeyim uzay uçsuz bucaksız bir boşluk
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 15:34

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#6 (link)
woltka1001
Ziyaretçi
woltka1001 - avatarı
Uzay ya da fezâ, dünya'nın atmosferi dışında evrenin geri kalan kısmına verilen isimdir.Ortalama ısısı -270 santigrat derecedir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya'nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Uzayda tahminen milyonlarca galaksi bulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca sistemler, gezegenler ve astroitler bulunmaktadır. Fizikçi Carl Sagan'ın kitabı "KOZMOS" da yazdığı üzerine evrensel atom sabiti 1088 kadar yani 10 üssü 88, Carl Sagan'a göre evrende tahmini 10'un yanında 88 sıfır tane atom var (on oktovigintilyon). Bu şekilde bir hesaplama ve insanoğlunun bildiği her türlü galaksi uzayın büyüklüğünü kanıtlar.
Uzay karanlığı, büyüklüğü, olayları ile ilgi çekici, karmaşık ve araştırmaya değer olmuştur. Bu yüzden insanlar her çağda uzayı merak etmiştir. Bu yüzden sürekli uzayı araştırmak için icatlar yapmıştır. Teleskop bu alanda çok önemli bir alettir. Çağlar geçtikçe insanlar daha güçlü teleskoplarla uzayı incelemiş, uzay hakkındaki bilgilerini artırmıştır. Böylece merakını gidermeye başlayan insanoğlu bununla yetinmeyip uçarak daha fazla bilgi toplamak istemiştir. İnsanlığın uçmayı keşfetmesiyle Dünya'yı çevreleyen yakın uzay hakkındaki bilgiler, daha da artmaya başladı. Nihayet, güçlü füzeler, yapma uydular, Ay 'a insanlı ya da insansız araçlar gönderilmesi, yapay uydular geliştirilmesi, çok güçlü radyo teleskoplarla (bkz.Hubble Uzay Teleskobu) uzayın derinliklerinin araştırılması, 20. yüzyılın ikinci yarısında insanlığın uzay hakkındaki bilgilerini önemli ölçüde genişletti. Ayrıca insanlık uzayı araştırmak için "astronomi" bilimini doğurdu.
Bu arada teorik fizik ve astronomi konusunda devrim yapacak görüşler ortaya atan Einstein gibi bilginlerin uzay konusunda ortaya attıkları pek çok kuram, gözlemcilerin uzay üzerine verdikleri bulguların mantıklı bir şekilde açıklanmasını sağladı.
Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri sayesinde alındı. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palamar Gözlemevi, Dünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür. Buradaki aynalı teleskopun çapı 5 m, yüksekliği 40 metre dir.Bu gözlemevlerinde uzaydaki gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir. Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir.
1932'de Karl Guthe Jansky adındaki bir mühendisin rastlantı sonucu bulduğu uzaydan gelen radyo yayınları, daha sonraki yıllarda radyoteleskopların doğmasına ve uzayın derinliklerinin dinlenmesine, bu radyo yayınlarının kaynaklarının ve nedenlerinin bulunmasına yol açtı. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanların geliştirdiği V-1 ve V-2 füzeleri daha sonraki yıllarda uzayın keşfi için yapılacak çalışmalarda büyük bir adım oldu. 1947-1956 yılları arasında özellikle ABD, uzay çalışmalarına büyük hız verdi. Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı. Bu arada SSCB, 1957 yılında üç kademeli Vostok roketleri ile "Sputnik" adındaki ilk yapma uyduyu Dünya çevresinde yörüngeye oturtarak uzay yarışında öne geçti. Uydulardan elde edilen uzay üzerine bilgiler, canlıların, özellikle insanların uzayda yaşayabilmeleri için hangi koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Böylece uzay tıbbı doğdu ve gelişti. Uzayda ilk insan ise 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB'nin uzaya gönderdiği Yuri Gagarin oldu. Bu arada, insanların uzay boşluğuna yerleşmelerini sağlamak, uzayı uzaydan izlemek, Dünya üzerinde haberleşme kolaylıkları sağlamak için binlerce uydu yörüngeye yerleştirildi ya da uzayın boşluğuna fırlatıldı. Nihayet 1969 Temmuzu'nda Ay'ın ABDli astronotlar tarafından fethedilmesi, uzay çalışmalarında en önemi adımlardan biri oldu. Günümüzde uzay yarışı büyük bir hızla sürmektedir. Özellikle de Amerika ve Rusya bu büyük yarışta amansız birer rakiptir.
Uzay hakkındaki bir başka teorem ise 2009'da öne sürülmüştür. Buna göre uzay tahmin edilenden daha küçük olabilir. Galaksi sayısı ise tahmin edilenden çok daha azdır. Görünen uzayda görülen galaksilerin ve yıldızların pek çoğu aynı galaksilerin farklı zamanlardaki görüntüleridir. Işık uzayda doğrusal ilerlemez, evrensel çekim güçlerinin belirlediği yolu takip eder.
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 18:33

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#7 (link)
bella_
Ziyaretçi
bella_ - avatarı
uzayın fezâ ' dır diğer adı.
Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri sayesinde alındı. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palamar Gözlemevi, Dünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür. Buradaki aynalı teleskopun çapı 5 m, yüksekliği 40 metre dir.Bu gözlemevlerinde uzaydaki gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir. Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir.

bu sitede güzel anlatımlar bulabilirsiniz.
Astronomi ve Uzay Bilimleri - Güncel Haber ve Bilgi Portalı
Rapor Et
Eski 8 Mart 2012, 19:03

Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#8 (link)
_kelebek_
Ziyaretçi
_kelebek_ - avatarı
Uzay madde ve Boşlukta yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey maddedir
Tümünü okumak için linke tıklayınız
enerjiden meydana gelen bir sistemdir Kainattaki madde;
Alm Energie (f), Fr Energie (f), İng Energy İş yapabilme kâbiliyeti Enerji kelimesi “kudret” yerine kullanılmaktadır Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği âzamî iştir İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde târif edilir İş , kuvvet ve kuvvet etkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= Fx olur Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir
Güneş,
Güneş, Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldızdır Orta büyüklükte olan Güneş tek başına Güneş Sistemi'nin kütlesinin % 99,8'ini oluşturur Geri kalan kütle Güneş'in çevresinde dönen gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyrukluyıldızlar ve kozmik tozdan oluşur Günışığı şeklinde Güneş'ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla Dünya üzerisindeki hayatın hemen hemen tamamının varolmasını sağlar ve Dünya'nın iklimiyle hava durumunun üzerinde önemli etkilerde bulunur

Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad Gezegenler, güneş çevresinde dönen gök cisimleridir Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar Gezegenlerin, Güneş'e olan uzaklıkları değişiktir Bu sebeple, uzaklıklara göre değişen büyüklükte bir elips üzerinde dolanırlar Her yıldızın, Güneş etrafında donanma süresi başka başkadır Güneş etrafında, belli başlı dokuz gezegen dolanır
Güneş sistemi'nde, çoğunlukla Mars ve Jüpiter arasındaki astroid kuşağında bulunan, ama bazıları (örneğin Apollo astroidleri) Dünya'nın yörüngesiyle kesişen yörüngelerde ilerleyen, çapları üçyüz kilometre kadar olabilen kaya parçaları

Dünya ve diğer bütün gök cisimlerinin de içinde yer aldığı sonsuz olarak kabul edilen boşluğa Uzay (evren) denir Uzayda yeryüzündeki kanun ve prensipler büyük ölçüde değişir Uzaydaki uzunluklar uzaya has bir ölçü birimi olan ışık yılı ile ölçülür Işığın bir yılda aldığı yola ışık yılı denir Işık saniyede 300 000 km, yılda yaklaşık 100 milyar km yol alır

Kainat; uzayı içine alan sınırsız ve sonsuz mesafelere kadar uzanan,
Dünya, Güneş Sisteminde bir gezegen Çapı 12756km, kütlesi 5,97x1024 kg’dir Güneş’e uzaklığı 149597890 km’dir Güneş’in etrafında 365,25, kendi etrafında ise 1 günde döner Ortalama yüzey sıcaklığı 15 derecedir

Zaman Değişmekte olan bir standart hadiseyle kıyaslanarak ölçülen; başlangıç ve son kabul edilebilecek iki hadise veya vakit arasında geçen müddet (süre) Zamanın ölçülmesinde ekseriya bir sarkacın salınımı, dünyanın dönüşü veya bir elektromanyetik radyasyonun titreşimi gibi devri (periyodik) bir hadise esas alınır SI (Systeme International) birim sisteminde zaman birimi olan saniye, sezyum elementinin tayfındaki çizgiler kullanılarak tespit edilmektedir

Uzayda gök cisimleri henüz
Geometri eski adı Hendese, Alm Geometrie (f), Fr Geometrie (f), İng Geometry Uzayı ve uzayda tasarlanabilen şekilleri ve cisimleri inceleyen matematik dalı Yunanca bir kelime olan geometri, kelime anlamı olarak yerin ölçülmesi demektir Geometri çok eski çağlardan beri vardı Ancak geometri ismi, bu ilmin ilk sistematik hâle gelmeye başladığı eski Yunanlılarda verilmiş olup, aksiyomatik bir ilim hâline gelmesine rağmen, halen kullanılmaktadır

bilimin tam olarak açıklayamadığı düzenli ve uyumlu sistemler oluştururlar Uzayda sayısı ve özellikleri tam olarak bilinmeyen milyarlarca gök cismi bulunmaktadır

İçinde milyonlarca gök cismini bulunduran gök sistemlerine galaksi denir Uzayda yaklaşık 100 milyar galaksi olduğu tahmin edilmektedir Her galakside ortalama 100 milyar galaksiden oluşmaktadır Güneş sisteminin de içinde olduğu Samanyolu galaksisi yaklaşık 200 milyar yıldızdan oluşur Samanyolu galaksisinin genişliği yaklaşık 100 000 ışık yılı kadardır

Kızgın gazlardan oluşan ve çevresine ısı ve ışık yayan gök cisimlerine yıldız denir
Kendileri ısı ve ışığını kendisi üretmeyen ancak Güneş’ten aldıkları enerjiyi çevresine yayan soğuyup katılaşmış gök cisimlerine gezegen denir

Gezegenlerin çekim etkisinde kalarak onların çevresinde dönen, Güneş'ten aldıkları ışığı yansıtan, bağlı oldukları gezegenlerden daha küçük olan gök cisimlerine uydu denir

Binlerce göktaşının bir araya gelmesiyle oluşan ve Güneş'ten aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerine kuyruklu yıldız denir Kendileri ısı ve ışık üretmediklerinden yıldız değillerdir Güneşin yakınına gelmedikçe görülmezler En çok tanınanı Halley Kuyruklu Yıldızıdır Güneş çevresindeki bir turunu 76 yılda tamamlar

Uzayda başıboş gezen gök taşlarına meteor denir Bunların belli bir yörüngesi yoktur Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakılırsa, sanki bir yıldızın kopup düşmesi gibi parıltılı bir yol çizerek düştüğü görülür Dünya atmosferine giren meteorlar saatte binlerce kilometrelik hızları nedeniyle atmosfer içerisinde sürtünme etkisiyle sıcaklıkları 2000 °C’ye yaklaşır böylece yanarak parçalanırlar Çok azı yere kadar ulaşır Bu olay halk arasında yıldız kayması olarak bilinir
Evren
Dünyayı ve bütün gezegenleri saran ve içinde milyarlarca yıldız bulunan boşluk Yedi kat gökten birinci gökte bulunur Bu boşluk mutlak bir boşluk olmayıp, çok az da olsa hidrojen gibi maddelerin parçacıkları bulunur (
Bilim (Os İlim, Mâlumât, Vukûf, Mârifet, İlmî müdevven, Fen; Fr, İng Science, Al Wissen, Wissenschaft; İt Scienza) Yöntemli bilgi Önceleri bilgi terimiyle eşanlamda kullanılan bilim terimi, günümüzde olayların yasalarını bulmak amacını güden araştırmaları dile getirmektedir Bilim, yöntemle elde edilen ve pratikle doğrulanan bilgidir Bu yüzden de idealizmle bağdaşamaz, çünkü idealist bilgi pratikle doğrulanamaz

Uzaydaki yıldızlardan her biri güneş gibi gaz halindedir Hiç birinde ne su, ne de taş, toprak, ağaç, hayvan ve insan gibi katı cisimler yoktur Aralarındaki mesafe o kadar çoktur ki ışık yılı denen ölçü birimiyle ölçülür Bir ışık yılı, saniyede 300000 kilometre giden ışığın, bir yılda gittiği yoldur Işık bir yıldızdan, komşu bir yıldıza yüzlerce ışık yılında varabilir Her bir yıldız galaksi denen bir helezon (küme) içinde saniyede ortalama yüz kilometre hızla uçar Dünyamızın bulunduğu güneş sistemi Samanyolu Galaksisinde bulunur Uzay hakkındaki çalışmalar, henüz uzayın çok küçük bir kısmını kaplayan dünya atmosferini ve dünya ile güneş sistemini meydana getiren diğer gezegenler arasındaki irtibatı ihtiva etmektedir

Halbuki uzayda
Vakum Hiçbir madde bulunmayan boşluk Pratikte böyle bir boşluk elde etmek mümkün değildir Bu sebeple çok düşük yoğunlukta madde bulunan boşluklar da vakum veya kısmi vakum olarak kabul edilir Kısmi vakumda kalan çok az miktardaki gazların basıncı vakum miktarını belirtir Bu basınç daima atmosfer basıncından küçüktür Laboratuvarlarda elde edilen en düşük vakum 10-15 atmosferdir Bu derece bir vakumda bir metreküp hacme 30 milyar atom düşer

Samanyolu, Güneş Sistemi'ni de içinde barındıran galaksinin adı Şehir ışıklarından uzakta Ay'ın olmadığı açık bir gecede, gökyüzünü bir baştan öbür başa kuşatan puslu, parlak bir şeriti sık sık görebiliriz Eski insanlar bunu sütyolu "Milkway" olarak isimlendirmişlerdir Bugün, bu puslu şeritin Güneşin de içinde bulunduğu birkaç yüz milyon yıldızı içeren, disk şeklinde bir görünüm olduğunu biliyoruz
1986 yılında sonuçlandırılan çalışmalara göre her biri en az 30 kadar galaksiden meydana gelen 4000 kadar galaksi kümesi belirlenmiştir Galaksiler uzayda kümeler halinde bulunmakta ve bu kümeler birbirine bağlanarak uzayda bir zincir yapısı meydana getirmektedir Galaksi kümelerinden meydana gelen bu zincir, kürevi yapılı büyük uzay boşluklarının yüzeylerinde yer almaktadır Mesela Bootes, Coma, Pisces-Cetus bölgelerinde keşfedilen uzay boşluklarının çapları 260 milyon ışık yılı olabilmektedir

Bu yapısıyla uzay, daha çok sabun köpüğüne benzemekte ve zincir meydana getiren galaksi kümeleri dev köpüklerin üzerinde yüzmektedir

Bugüne kadar keşfedilmiş en büyük galaksi kümesi galaksimizden 150 milyon ışık yılı uzaklıkta olup çapı yaklaşık 250 milyon ışık yılıdır Kütlesi 30 milyon kere milyar güneş kütlesidir Akılalmaz büyüklükteki bu kümeye uzayın en büyük çekim merkezi de denmektedir Samanyolunun da içinde bulunduğu galaksi kümesi en yakın kümeler olan Virgo ve Pavo kümeleri bu çekim merkezine doğru 600 km/s hızla sürüklenmektedir

Uzay hakkında yapılan çalışmalar dünya atmosferi ve diğer gezegenlerin incelenmesi yanında, dünya yörüngesinde, çeşitli gayelerle yerleştirilen sun’i peykleri de ilgilendirir (Bkz
Galaksi Alm Milchstrasse (f), Fr Galaxie, İng Galaxy Uzayda milyonlarca yıldızın, gaz ve toz bulutlarının kümeleştiği uzay odaklarının genel adı Gökada olarak da bilinir Bol yıldızlı sakin bir gecede gökyüzüne bakıldığı zaman, bir uçtan diğer uca uzayan parlak bir şerit görülür Gökyüzünün diğer kısımlarına nazaran çok daha parlak olan bu yıldızlar topluluğu, bizim galaksimiz samanyolundan başka bir şey değildir
Dünya yörüngesine oturtulmadan aya, diğer gezegenlere veya uzayın derinliklerine gönderilen araçlara uzay sondası veya uzay aracı denir Önceleri insansız olarak gönderilen bu araçlar, sonradan maymun, köpek gibi hayvanlar üzerinde uzaydaki hayat şartları hakkında yapılan denemeler neticesinde insanlı olarak da gönderilmeye başlandı Şimdiye kadar dünya yörüngesine oturtulan sun’i peykler de dahil olmak üzere uzaya gönderilen uzay araçları binleri aşmış durumdadır Buna rağmen yapılan çalışmalar henüz güneş sistemiyle sınırlı kalmaktadır Aya gönderilen araçlar pekçok ilmi incelemeler yaptı, toprak nümuneleri getirdi ve ayın yüzeyine deney cihazları yerleştirdi, Merkür, Venüs, Mars, Jupiter, Satürn gibi güneş sisteminin diğer gezegenlerine gönderilen çeşitli sondalar bazılarına yumuşak iniş yapmayı, yakınlarından geçerek binlerce fotoğraf çekip, bilgi toplayarak dünyaya göndermeyi başardı Yine bu çalışmalar neticesinde dünyanın fotoğraflarının çekilmesi, dünya yörüngesine oturtulan uzay laboratuvar ve istasyonları sayesinde yerçekimi etkisi olmadan pekçok ilmi inceleme mümkün hale geldi

Bu laboratuvarların öncülerinden biri de Amerikalıların Skylab uzay laboratuvarıydı İçinde bir çok deneme ve ilmi araştırma yapılan Skylab daha sonra terk edilmiş ve atmosfere girerek yanarak parçalanmıştı Rusların ise daha çok istasyon olarak adlandırdıkları laboratuarlardan ilki olan Salyut terk edilmiş olup Skylab’ın akibetini beklemektedir

Daha gelişmişi olan
Güneş sistemindeki gezegenlerin etrafında gezegenden ayrılmadan dönen gök cismi Uyduya peyk ismi de verilmektedir Başlıca iki çeşit uydu veya peyk vardır Bunlardan birincisi tabii uydudur Bunun en güzel örneği dünyanın uydusu olan ay’dır
Mir Uzay İstasyonu ise halen kullanılmakta ve içinde birçok ilmi araştırma yanında uzayda uzun süre yaşayabilme deneyleri yapılmaktadır
Merih yolculuğu için büyük önem taşımaktadır Çünkü NASA’nın 2007 yılında planladığı bu ilk gezegenlerarası uzay seyahati, gidiş-dönüş olarak tam 2,5 yıl sürebilecektir

İnsanların uzay hakkındaki merakını gidermek için teleskoplarla rasathanelerde çok eski tarihlerde başlayan incelemeler astronomi ilminin ortaya çıkıp gelişmesini sağladı (Bkz Astronomi) Bu ilim sayesinde pekçok bilgi toplandı Gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngelerinin tespiti, diğer gezegenlerin yapısı ve aralarındaki mesafe mertebelerinin tahmini, hareketlerinin belirli fizik ve matematik kaideleriyle açıklanması çok eskiden beri yapılan astronomi alimlerinin çalışmalarına dayanır Yirmi birinci yüzyıla girerken, teknoloji geliştikçe ilmi araştırmalar, askeri keşifler yapmak, haberleşme, meteoroloji, jeodezi (haritacılık), yerüstü ve yeraltı tabii kaynaklarının ve potansiyellerinin tespitinde faydalanmak üzere çeşitli sun’i peyklerin dünya yörüngesine oturtulabileceği aya ve diğer gezegenlere gidilebileceği inancından hareketle yeryüzünden dünya atmosferinin dışına çıkabilecek araçların yapımıyla günümüzdeki uzay çağı başladı Bu düşünceyi ilk ortaya atanlar Rus K E Tsiolkovsky, Amerikan RH Goddard ve Alman HOberth’dir

Böylece uzay araçlarını inceleyen Astronotik ilmi ortaya çıktı İkinci Dünya Savaşında Almanların geliştirdiği V-2 roketleri bu teknolojinin ilk ürünleri oldu Savaş sonunda Amerikalıların ve Rusların eline geçen bu roketlerin teknolojisinden faydalanılarak ilk defa 1957’de Ruslar ilk sun’i peyk olan Sputnik 1’i ve içinde bir köpek bulunan Sputnik 2’yi dünya yörüngesine oturtmayı başardı Amerikalılar ise Ruslardan dört ay sonra ilk sun’i peykleri olan Explorer 1’i uzaya gönderdi İki süper devlet arasında başlayan bu yarışı Fransa, Japonya, Çin, İngiltere gibi memleketlerin fırlattıkları peykler takip etti İçinde insan bulunan uzay araçlarının iki süper devlette geliştirilmesine rağmen diğer ülkeler bu çok pahalı çalışmalarda kendilerini henüz daha gösteremediler Uzay çalışmalarını Amerika’da NASA(Milli Havacılık ve Uzay Dairesi), Rusya’da Bilimler Akademisi, Avrupa’da ise bazı Avrupa devletlerinin dahil olduğu (İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, İsviçre, İsveç) ESA (Avrupa Uzay Ajansı) yürütmektedir ESA ilk olarak ESRO (Avrupa Uzay Araştırma Teşkilatı) olarak kuruldu, sonradan bu ismi aldı Memleketimizde bu sahada henüz bir çalışma yapılmış değildir Fakat haberleşme, meteoroloji, yeraltı ve yerüstü tabii kaynak potansiyellerinin belirlenmesi sahalarında memletimizdeki kuruluşlar Amerika, İtalya gibi ülkelerin bilgi toplama istasyonlarından memleketimizle ilgili bilgileri elde etmek gayesiyle çalışmalar yapmaktadır Türkiye, Fransızlara Türksat haberleşme uydusunu yaptırmış, 1994 Ocak ayında uzaya fırlatılmış, fakat havada meydana gelen bir arıza sebebiyle imha edilmiştir Türksat iki projesi ise devam etmektedir (1994 Mart)
Son Düzenleyen SaKLI; 22 Nisan 2012 @ 00:49.
Rapor Et
Eski 20 Nisan 2012, 21:43

Cvp: Dünya ve uzay hakkında bilgi verir misiniz?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
tşk ler çok lazımdı size bir şey daha soracam resmini bilgisiyardan nasıl çıkaracam
Rapor Et
Eski 19 Şubat 2014, 18:15

uzayı açıklarmısınız

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
uzayı açıklarmısınız
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.229 saniyede (80.59% PHP - 19.41% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 07:27
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi