Üye Ol - Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: LEGEND Forumları :: > Türkçe Rock - Yabancı Rock - Metal Müzik > Türkçe Rock
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 31-01-2006   #6 (mesaj-linki)
semiramis_sem
Cvp: Şebnem Ferah



"ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM" NASIL BİR SÜREÇTE ORTAYA ÇIKTI? NEDEN "KISA CÜMLELER" MESELA?

Hayatında bazen kontrol edemediğin, bazen kontrol edipte üstesinden gelemediğin değişiklikler oluyor; bazen de hiçbir şey olmuyor. Benimki her şeyin hat safhada değiştiği, kontrol edemediğim bir sürü değişikliğin olduğu bir dönemdi. Dolayısıyla hem susup kendimi dinlemeye, hem de oturup etrafımdaki insanların nasıl iletişim kurduğunu gözlemlemeye çok zaman ayırdım. Hayatım boyunca kendini seven, kendisiyle barışık insanlardan biri olmak istedim. Bunun için bilincimi, algılamamı yükseltecek her şeyi yapmaya gayret ettim. Böylece kendimi tanımaya ve kendimden mutlu olmaya başladığım bir döneme girdim. Albüm böyle bir süreçte oluştuğu için, elimden geldiğince bunları yansıtmaya çalıştım. "artık kısa cümleler kuruyorum" da bu süreci çok iyi ifade ediyormuş gibi geliyor bana. Yani artık kendimi anlatmam için cır cır konuşmam gerekmiyor. İnsanları dinlemeyi tercih ediyorum. Gerektiğinde de kendimi daha net ifade edebildiğimi düşünüyorum.


ALBÜMDE, SÖZ VE MELODİ OLARAK KENDİNE ÇOK YAKIN HİSSETTİĞİN, SENİ ÇOK İYİ İFADE EDEN BİR PARÇA VARMI?


"artık kısa cümleler kuruyorum" . sözlerini o kadar seviyorum ki, sırf gitarla çalmak, insanların evine gitmişimde orda çalıyormuşum gibi hissettirmek istedim. Ne hissediyorsam hepsini istedim. Ne hissediyorsam hepsinin anlatıyor bu şarkı. Geçen iki sene içinde gerçekten feleğin çemberinden geçtiğimi hissettiğim zamanlar oldu, ama hala hayatı seviyorum. Her şeye rağmen hayatta durmaya, üstelik zevk almaya çalışıyorum.


DİNLEDİĞİM KADARIYLA BU ALBÜMDE, TÜM ALBÜMÜ SIRTLAYACAK PİYASA BİR PARÇA YOK. BU BİLİNÇLİ BİR TERCİHMİ?


Tabii ki. Benim albüme koyduğum her parçanın içime sinmesi lazım. Yoksa rahat uyku uyuyamam ki o zaman. Ben ne kadar şöyle olmalı, böyle olmalı diye düşünmüyorum müzik yaparken. Benim kendim için inandığım, doğru olduğunu hissettiğim şeyler var. İnancımı bir an olsun kaybetmiyorum ve bana sanki içimden gelmeyen bir şeyi yaparsam insanlar bunu hemen fark edermiş ve iyice batarmış gibi geliyor. Yani bunu hiçbir zaman aklımdan bile geçirmem. Albümüm 3000 satsa bile geçirmem. Ben hissediyorsam insanlarla onu paylaşıyorum. Çok büyük satış rakamlarına ulaşmak için albüm üretmeye başlamıyorum. Müzik hapşırmak gibi bir şey, içinizden geldiğinde tutamıyorsunuz ki! Müzik yaptığım için albüm çıkarıyorum, albüm çıkarmak için müzik yapmıyorum. Dolayısıyla ne üretirsem onu sunmayı daha doğru buluyorum.


DİYELİMKİ BU ALBÜMDE SATIŞLARIN ÇOK DÜŞTÜ, AMA MÜZİK OTORİTERESİ OLARAK TANINAN BAZI İNSANLARDAN ÇOK İYİ TEPKİLER ALDIN.. NE HİSSEDERSİN. HANGİSİ DAHA ÖNEMLİ SENİN İÇİN


"bir albüm yaptım, müzisyenler çok beğendi ama halk beni anlamadı "diyenlerden olmak istemiyorum ve hiçbir zamanda olmayacağım. Böyle bir şey yok. Eğer böyle bir durumla karşılaşılıyorsa mutlaka yerlerde yanlış yapılmıştır. Çünkü müzik o kadar zor değil, üç dakika süren bir şey normalde beni nasıl etkiliyorsa bir başkasını da öyle etkilemesi lazım. Müziği sevmek için ciddi bir eğitime gerek yok. Duyguyla doğru orantılı ; sevmiyorsa sevmiyordur. Bu nedenle çok fazla promosyonun gerekliliğine de inanmıyorum. Üç günde, üç ayda yada üç haftada ulaşılabileceği kadar insana ulaşıyor zaten.


BU ALBÜM İÇİN NASIL BİR PROMOSYON STRATEJİSİ BELİRLEDİNİZ.


Okullar ve televizyon programları tatile giriyor. Zaten televizyonda playback yapmak ya da canlı çaldığımda onun çok kötü aktarılması hiç hoşuma gitmiyor. Bu yüzden gerçekten içim rahat kalabileceğim program sayısı çok az. Dolayısıyla daha çok klibi yayınlatmaya, konser vermeye ve yazılı basınla röportaj yapmaya yönelik bir promosyon olacak.


ALBÜMDE NEDEN GİTAR ÇALMADIN ?


Stüdyo gitaristi olmak çok başka bir şey. Sahnede çalabilirim ama stüdyoda çalmak için yıllarca stüdyo müzisyenliği yapmak gerek. Ayrıca, yanımda benden daha iyi yapabilecek biri varsa -ki demir çok iyi bir stüdyo gitaristi- o işi ona yaptırmak daha yaptırmak daha mantıklı geliyor bana. Neticede onlar genellikle benim yazdığım melodiler...............................

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 01-02-2006   #7 (mesaj-linki)
semiramis_sem
Cvp: Şebnem Ferah

BU ALBÜMDE SESİN İLK ALBÜMDEKİNDEN DAHA FARKLI DUYULUYOR

İlk albümde herkes sesimin renginin farklı çıktığını söylüyordu. Aynı duyguyu bende yaşıyorum. Altyapı acayip doluydu; kesişen o kadar çok frekans vardı ki , kendi sesimi kendi duymak istediğim gibi duymuyordum. Bu albümde en çok önem verdiğimiz şeylerin başında, sesimi, boş bir odada nasıl duyuluyorsa o şekilde duyurmak geliyordu. Onun için de altyapı mümkün olduğunca sade tuttuk.


ON ŞARKIDAN SADECE BİRİNİN SÖZ MÜZİĞİ SAN AİT DEĞİL("YORGUN" KURBAN' DAN DENİZ YILMAZ' A AİT). BAŞKA BİRİNİN PARÇASINI SESLENDİRMEK, YANİ SADECE
YORUMCU OLMAK NASIL BİR DUYGUYDU SENİN İÇİN?


Parçayı dinletti, hoşuma gitti. Normalde birinden parça almak çok da yakın bir şey değil bana. Ama parçanın sözlerini ,müziğini çok sevdim. Bir parçaya bu şekilde hayat veriyorsun,artık o senin şarkın oluyor. Buda heyecan verici.


TÜRKİYE”DEKİ SANAT-SANATÇI KAVRAM KARMAŞASI YÜZÜNDEN KENDİNE SANATÇI DEMEYE ÇEKİNDİĞİN OLUYORMU?*


Oluyor oluyor!çoğu zaman bir sürü “sanatçıyla” ismimin aynı anda anılmasından rahatsız oluyorum. Bence bir şeyin ne kadar değer taşıdığını anlamak için biraz zaman tanımak gerekiyor. Sanatın ,içinde barındırdığı değerle ve tabii dolayısıyla da zamanla doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum.


VOLVOX ŞEBNEM’LE ŞEBNEM FERAH ARASINDA FARK VE DEĞİŞİKLİKLER VAR MI?

O zamanda duygularımla hareket eden biriydim. Ne yapmak istiyorsam onu yapmak için kendime şans tanımaya çalışıyordum, içinde bulunduğum koşullara rağmen . Şimdide aynı şekilde davranıyorum. Duygularıma, hissettiğim şeylere değer verip neyi doğru hissediyorsam onu yapmaya çalışıyorum. Çok şey değiştiğini söyleyemem. O zaman bile daha yeni gitar çalmaya çalışırken beste yapıp insanların onu beğenmesini seviyordum. Şimdide aynı şekilde. Birtakım şeylerde de tabii ki çok değişti. Çünkü bir defa büyüyorsun. Zaman içinde kendime vakit ayırmayı öğrendim çok. Ve kendimle baş başa kaldığımda da daha çok yakınlaştım her şeye.


İLK GRUP KURDUĞUN ZAMANIN GÖZLERİYLE BUGÜNÜN ŞEBNEM’İNE BAKABİLİYORMUSUN?


O zamanlar ben böyle bir şeyi hayal etmiyordum. Yani hayal etmiyorum derken, “şimdi gitar çalıyorum,çünkü 10 yıl sonra albümleri olan bir şarkıcı olacağım” şeklinde davranmıyordum. O zaman gitar çalmayım öğrenmek istiyordum ve gitar çalıyordum. Gitar çalmayı öğrenince parça yapmak istiyorsun. Parça yapınca birileriyle onu paylaşmak istiyorsun. Bunlar sıralanan sebepler ve sonuçlar. Bir şarkıcı olmak istediğimi biliyordum. Hayatımdaki en uzun vadeli plan ve yaptığım her şeyi bunun için yaptım. Kendimi ne şekilde besleyebiliyorsam o şekilde beslemeye çalıştım. Gitar çalmayı öğrenmem, küçükken piyano dersi almam ve müzik konusunda kendimi geliştirmeye çalışmamın altında hep bir gün iyi bir şarkıcı olmam sebebi yatıyordu. Dolayısıyla o günkü hayallerimle pek ters düşmüyor.


VOLVOX DÖNEMİNDE YAPTIĞIIN BESTELER VE ŞARKI SÖZLERİYLE BUGÜNKÜLER OLDUKÇA FARKLI. SEN BUNU NEYE BAĞLIYORSUN?


Çünkü o zaman 17 yaşındaydım. Şimdi 27 yaşındayım, tabii ki farklı olacak. Bu benim doğal kendi doğal gelişme sürecim ve bu bana normal geliyor. Bundan 10 yıl sonra bugünden farklı olmasını da aslında tercih ederim. Kendi içinde tutarlığa sahip olmasını ama büyüyorsam ve geliştiğime inanıyorsam da onları da gösterebilmeyi tercih ederim. O zaman ben duyduğum ve gördüğüm herşeyi yapmaya çalışıyordum.


MÜZİK KARİYERİNE BAŞLADIĞINDA VOLWOX'LA HANGİ NOKTAYA GELMEYİ PLANLIYORDUN?İLERİDE SOLO ÇALIŞMALAR YAPMAK AKLINDA VAR MIYDI?


Ya şunu hissediyordum; Volvox' la çalışırken üretim açısından her şeyi ben yapıyordum ki , bunun bu şekle gireceğine emindim. Ama volvox' ta çaldığım dönem hayatımın en zevkli dönemidir. Hayatta hiç bir şey bana daha büyük zevk vermedi. Dolayısıyla onlarla birlikte bir kariyer edinebilmeyi çok isterdim. Onun hala da çok özel bir grup olduğunu düşünüyorum. Volvox' u kurduğumuzda da biz 17 yaşında filandık. 23-24 yaşına geldiğinde bile hayata bakış açınla ilgili çok şey değişmiş oluyor. Başkası için o an okulu çok önemli oluyor, bir başkası için sevgilisi çok önemli olabiliyor. Bütün bunların çok erken yaşta birlikte müzik yapmaya başlayan bir grup için hala devam etmesi çok zor,çünkü kendin kendinle ilgili gerçeklerle de karşılaşıyorsun. Şimdi bir grup kuracak olsam nasıl insanlarla çalışmam gerektiğini biliyorum artık ama o zaman en yakınımda kim varsa onunla birlikte çalışıyorsun. Çok özlüyorum ama böyle sonuca ulaşacağı kesindi. Ben o süre içerisinde hayatımda müzik dışında hiçbir şeye yer vermedim. Hayatım müzik etrafında dönüyor.


DİKKATİMİ ÇEKEN ŞU:VOLVOX DAĞILMA AŞAMASINDA OLDUKÇA FAAL BİR GRUPTU. HATTA KASET YAPMA AŞAMASINA GELMİŞTİ. BU TEKLİF GRUP ELEMANLARINA CAZİP GELMEDİ Mİ?


Cazip gelmemek değil, bu sorumluluk olayı. Bugün konuştuğumuz her şeyi düşünün. Bu kadar şeyi 4 kişinin aynı oranda sorumluluk duygusuyla sahiplenmesi mümkün değil. Mesela benim açımdan bakacak olursak; ben müzikal olarak oluşturacağım herhangi bir şeyin başkaların benden daha az sorumluluk gösterdiği için zarar görmesine asla katlanamam. Mümkün değil, böyle bir şey yok. En çok bu yüzden solo albüm yapmaya karar verdim. Bir şey olacaksa hatasıyla sevabıyla benim olmalı. Başkasının yaptığı bir hatanın benim hayatıma etki etmesine hiç dayanamıyorum. En faal dediğin dönemde barda çalışıyorduk. Haftada 4, bazen 5 gece sahne alıyorduk ve bu yaratıcılığı öldürüyordu. Ben buna kendi adıma dur demek istedim. Bu noktadan sonra barda havaya şarkı söylemek insanı tatmin etmiyor. Ben artık kendi şarkılarımı söylemek istediğimden çok emindim.


SON ALBÜMÜN YAPIM AŞAMASINDA ETKİLENDİĞİN ŞARKICI VE GRUPLAR OLDUMU?


Benim son zamanlarda çok kendime yakın hissettiğim Skunk Anansie oldu. Ve kadının şarkıcılığından çok hoşlanıyorum. Alanis Morissette, Tori Amos ve Bjork gibi şarkıcıların da bireyselliğinden çok hoşlanıyorum.


HER KLİBİNDE FARKLI BİR YÖNETMENLE ÇALIŞIYORSUN. BUNUN SEBEBİ VAR MI, TOKSA TESADÜF MÜ?


Hayır, tesadüf değil. Meltem CUMBUL,Özlem TEKİN ve Sezen AKSU. Üçünün de görüntü kalitesini çok beğenmiştim. "Bugün"ün klibi için yapmak istediğim basit ama görüntü kalitesi çok yüksek bir şeydi. Dolayısıyla o ilk aklıma isimlerdendi. Diğerleri ise Umur TURAGAY (" Vazgeçmem Dünyadan") ve hazım BAŞARAN (" Yağmurlar") dı. Hazım' la tarihlerimiz uymadı ve o sırada Levent 'le tanıştım. Çalışırsak iyi bir sonuç çıkacağı hissine kapıldım. Bu elektrik meselesidir. Onun için denemek de istedim. Değişik insanlarla çalışmayı denemeyi seviyorum.


EN ÇOK HANGİ KLİBİNİN SONUCUNDAN MEMNUN KALDIN?


"Vazgeçtim Dünyadan", "Yağmurlar" VE "Bugün" arasında seçim yapamıyorum. Albüm çıktıktan çok sonra çekilmiş olan "Fırtına" ve Bu aşk fazla sana"nın klip bütçeleri daha azdı. O yönetmenler de ellerinden geleni yaptılar ve değerli olduklarını düşünüyorum. Ama fikir olarak da, seyrederken etkilendiğim de başta söylediğim klipler.


KENDİNİ NASIL KATEGORİZE EDİYORSUN?


Kendimi bir yere dahil etmek çok zor. Ama benim bir tarzım var. Yani kendime özgü bir tarzım olduğuna eminim. Duyulduğunda "bu Şebnem' in bestesi" denilebileceğine de eminim.


Çağlayan Tekin

Aysın Önen
Zarife Öztürk
Bu röportaj NON-SERVİYAM dergisinden alınmıştır.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 02-02-2006   #8 (mesaj-linki)
semiramis_sem
Cvp: Şebnem Ferah


Son Düzenleyen Naesse; 28-08-2008 @ 19:52.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 03-02-2006   #9 (mesaj-linki)
semiramis_sem
Cvp: Şebnem Ferah


Son Düzenleyen Naesse; 28-08-2008 @ 19:52.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 06-02-2006   #10 (mesaj-linki)
Cvp: Şebnem Ferah


BİYOGRAFİ;
Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...
Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.

Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...
Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.

Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.

ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???
Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ'yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.

Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...
Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...
Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...


Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..
İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.
Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.
Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.
Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...


Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
sebnem ferah sevgilisi, şebnem ferah sevgili, şebnem ferah sevgilileri, şebnem ferah sevgilisi, şebnem ferah ve sevgilisi, şebnem ferahın en sevdıgı seyler, şebnem ferahın sevdiği şeyler, şebnem ferahın sevgilileri, şebnem ferahın sevgilisi, şebnem ferahın sevgilisi kim,
Şebnem Ferah (Şebnem Ferah Kimdir? - Şebnem Ferah Hakkında) Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Şebnem Ferah - Dünya MaRCeLLCaT Türkçe Şarkı Sözleri 0 24-02-2008 23:47
Şebnem Ferah - Delgeç MaRCeLLCaT Türkçe Şarkı Sözleri 0 24-02-2008 23:46
Şebnem Ferah - Ay MaRCeLLCaT Türkçe Şarkı Sözleri 0 24-02-2008 23:28
Şebnem Ferah - Aşk MaRCeLLCaT Türkçe Şarkı Sözleri 0 24-02-2008 23:27
Şebnem Ferah - Anlasana MaRCeLLCaT Türkçe Şarkı Sözleri 0 24-02-2008 23:25
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 03:43Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
MsXLabs® MK - Copyright ©2005 - 2009 | MsXLabs® ve Mavi Karanlık® tescilli markalardır.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.11225295 saniyede (65.71% PHP - 34.29% MySQL) 9 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz