| | #1 (mesaj-linki) | |
| İsviçre ve İsviçre Tarihi Bugün İsviçre denilen Helvetia'da yaşayan Kelt kabilelerin M.Ö. 58 yılında Roma İmparatoru Julius Caesar'a yenilmeleriyle ülke beş asır boyunca Roma İmparatorluğunun bir bölümü sayılmıştır. M.S. 5. yüzyılda Hıristiyanlığı kabul etmiş olan Burgondlar, Jura'nın Cenevre Gölünün iki yanına yerleştiler. Almanlar ise Ren ile Aşağı Aar havzasına yerleşerek bölgeyi Germenleştirdiler. Bölge sonra Roma Germen İmparatorluğuna katıldı. On birinci yüzyıldan itibaren feodal devletler kurulmaya başlandı. On üçüncü yüzyılda da Habsburglar Sülalesi orta ve batı İsviçre'ye hakim oldu. 1291'de üç kanton Schwyzuri Nidwalden birleşerek Habsburglara karşı bir savunma ittifakı kurdular. Böylece İsviçre Konfederasyonu (adını birleşen kantonların en büyüğü olan Schwzy'den aldı) doğdu. Daha sonraki yüzyıllarda İsviçreliler Habsburglara karşı bağımsızlığı savunmak için birçok kere silahla saldırdılar. On dördüncü yüzyılda Luzirn, Zürich, Glaruszug ve Bern ilk kurulan üç kantonla birleştiler. 1481'de birliğe Fribourg, Solothurn, 1501'de Basel, 1513'de Appenzell katıldı. Askeri gücünü geliştiren İsviçre tarafsızlık politikasını benimsedi. Reform sırasında kantonlar arası çatışmada Protestanlar yenildi. 1648'de Vestfalya Antlaşmasıyla İsviçre'nin bağımsızlığı resmen kabul edildi. Napolyon savaşları sırasında Fransızlar ülkeyi işgal etti (1798). Napolyon kantonları birleştirerek bir federasyon haline getirip Helvet Cumhuriyetini kurdu. Napolyon'un yenilmesinden sonra kantonlar birliği bozulmadı. 1815 Viyana Kongresinde İsviçre'nin tarafsızlığı kabul edildi. 1847'de ülkede bir iç savaş patlak verdi. Bazı kantonlar bir konfederasyon kurulmasını istiyordu, bazıları ise değişikliğe gerek görmüyordu. Yapılan savaşlarda konfederasyondan yana olanlar kazanınca, 1848'de İsviçre Konfederasyonu kuruldu. İsviçre, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında da tarafsızlığını korudu. Herhangi bir bloka bağlanmamıştır. Buna da sebep dünyanın bütün devletlerinin, devlet adamlarının İsviçre bankalarında açmış olduğu sırdaş hesaplar olmuştur. 1978 yılında yapılan bir referandumla yeni bir kanton kurulması için karar alındı ve 1 Ocak 1979'da Jura Kantonu kuruldu. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| İsveç ve İsveç Tarihi İsveç'e ilk insan yerleşmeleri, eldeki belgelere göre M.Ö. 800 yıllarında İsveç'in güney ucunda görülmüştür. İlk İsveçliler zamanla kuzeye doğru yayılmaya başlamışlardır. Sonraları ticaret yapmak için Akdeniz'e açılmışlar, Romalılarla ticari ilişkiler kurmuşlardır. İsveç'in adı Svear kabilelerinden gelir. Ülkenin başlangıç tarihinde ülkenin güneyinde yerleşmiş olan Gotarlarla Svearlar arasında uzun süreli çatışmalar olmuştur. Svearların Gotarları Brevalla'da yenmesiyle İsveç Krallığı kurulmuştur. İsveç'e M.S. 4. yüzyıldan başlayarak bazı Germen kabileleri göç etmişlerdir. Dokuzuncu yüzyılda İsveç kralları Normanların Batı Avrupa'ya yaptıkları akınlara katıldılar. Ama asıl gayeleri doğuda bir takım topraklar elde etmekti. Doğuya yönelen İsveçliler Novgorod ve Kiev'i ele geçirerek, buralarda birer prenslik kurdular. Onuncu ve on birinci yüzyıllarda Norveç ve Danimarka ile aralıklı çatışmalara girdiler. On birinci yüzyılda Hıristiyanlık İsveç'te resmi din olarak kabul edildi. On ikinci yüzyılda kral olan Aziz Erik, Finlandiya'yı topraklarına kattı. On üçüncü yüzyılda ise, dört İskandinav ülkesi (İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya) Kalman Birliği adı ile bir tek otorite altında toplandılar (1397). Kalman Birliği yaklaşık 125 yıl sürdü. Danimarka ile İsveç arasındaki zıtlaşmalar yoğunlaşınca, İsveç Kralı Gustaf Vafa, Danimarkalıları İsveç'ten kovarak birliğe son verdi. 1523'te İsveç Kralı Gustaf Vafa, İsveç'in bağımsızlığını ilan etti. 1520'lerde başlayan Lutherci Reform hareketleri başarıya ulaşınca, 1529'da Roma ile ilişkileri kesildi. Bunu takip eden 200 yıl içinde İsveç; Danimarka, Polonya ve Rusya'yla Baltık egemenliği için birçok savaşlar yapmıştır. Kral İkinci Gustaf Danimarka'yla barış imzalamış, Polonya Prusyasını ele geçirmiş, 30 yıl savaşlarına önemli katkıda bulunmuştur. Vestfalya Antlaşması ile (1648) İsveç büyük bir devlet olmuştur. Baltık Denizindeki hakimiyeti, Ruslara Poltava'da İsveç orduları yenilince son bulmuştur (1709). Napolyon'un generallerinden Jean Buptiste Bernadotte 1818 yılında Ondördüncü Karl adıylaİsveç kralı olmuştur. Bugün İsveç'te hüküm süren kral ailesi bu soydandır. On dördüncü Karl döneminde İsveç ile Norveç birleşmiş bu birleşme 1905 yılında barışcı bir biçimde son bulmuştur. İsveç Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında tarafsız olarak kalmıştır. Günümüzde tarafsız politikasına ters düşeceği için Nato ve AET'ye girmemektedir. Son Düzenleyen ThinkerBeLL; 27-06-2009 @ 15:51. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre MsXLabs.org & Temel Britannica & Vikipedi İsviçre’ye ilişkin bilgilerİsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa'da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Liechtenstein Prensliği'ne komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve askerî tarafsızlık geleneğine sahiptir. Bu nedenlerden ötürü birçok uluslararası örgüte evsahipliği yapmaktadır. Ülkenin resmî Latince adı olan Confoederatio Helvetica, Helvetler Konfederasyonu anlamına gelmektedir. Dört resmî dilden herhangi birine öncelik vermemek amacıyla Latince kullanılmaktadır. Ülke kısaltması olarak (CH) kullanılmasının nedeni de budur. Fransızca (Confédération suisse), İtalyanca (Confederazione Svizzera) ve Romanş (Confederaziun svizra) resmî adları "İsviçre Konfederasyonu" olarak çevrilirken Almanca resmî ad olan Schweizerische Eidgenossenschaft "İsviçre Ant Kardeşliği" ya da "İsviçre Sözleşme Ülkesi" anlamına gelir. ![]()
| |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre Tarihi MsXLabs.org & Temel Britannica & Vikipedi İsviçre, Romalılar'ın egemenliği altına girmeden önce burada Helvetler ve Raetialılar yaşıyordu. Savaşçı olan bu kabileler avcılık ve balıkçılıkla geçinirdi. İÖ 1. yüzyılda Jül Sezar karşısında yenilgiye uğradılar. Roma İmparatorluğu bu toprakları Galya ve Raetia eyaletlerine dönüştürdü. Roma İmparatorluğu çöktükten sonra İsviçre 5. ve 6. yüzyıllarda kuzeyden gelen Germen kavimlerinin saldın-sına uğradı. Bunu Ostrogotlar'ın ve Franklar'ın saldırıları izledi. 9. yüzyılın ortalarına kadar Frank egemenliğinde kalan bölge 1033'te bütünüyle Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. 1273'te Habsburg hanedanından Rudolf ülkeyi denetimi altına aldı. Rudolf ölünce Uri, Schwyz ve Nidwalden vadilerinde yaşayan halk ortak savunma amacıyla bir birlik oluşturdu. 1 Ağustos 1291'de kurulan bu birlik İsviçre ulusunun başlangıcı sayılır. Bu nedenle İsviçre'de 1 Ağustos ulusal bayram olarak kutlanır.Orta Çağ (Erken Dönem) Federal Beyanname (1291) ![]() 1291 yılında Uri, Schwyz ve Unterwalden kantonlarının oluşturduğu üç orman kantonu temsilcileri bir Federal Beyanname altına imza attı. Beyannameye imza atan taraflar, o zamanlar Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nda Avusturya Düklüğünü elinde tutan Habsburg hanedanının hükmüne karşı çıkabilmek için birleşmeyi taahhüt ediyorlardı. 15 Kasım 1315 günü Morgarten Çarpışması’nda Habsburg ordusunu yenen İsviçreliler, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu içinde İsviçre Konfederasyonunun varlığını güven altına almıştır. 1353 yılına gelindiğinde ilk birleşen üç kantona ek olarak Glarus ve Zug kantonlarıyla Lüzern, Zürih ve Bern şehir devletleri de birliğe katılarak 15. yüzyıla kadar varlığını sürdüren (Zürih bir toprak anlaşmazlığı nedeniyle 1440 yılında konfederasyondan atılmıştır) ve sekiz eyaletten oluşan "Eski Federasyonu" kurdular. 1470’lerde Bourgogne dükü I. Charles’a karşı kazandıkları zaferler ve İsviçre paralı askerlerinin başarılarıyla federasyonun hem gücü hem de zenginliği arttı. İsviçre kantonları sıralaması yapılırken geleneksel olarak, şehir devletlerini takiben kurucu kantonlar ilk sekiz "Eski Kanton" olarak önde anılır, 1481 yılından sonra federasyona katılan diğer kantonlar tarih sırasına göre dizilir. Kutsal Roma Cermen İmparatoru I. Maximilian’a karşı İsviçrelilerin 1499 yılında kazandığı zafer sonucunda, İsviçre, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’ndan ayrılıp de facto bağımsızlığını kazanmıştır. 1506 yılında II. Julius, günümüzde hâlâ Vatikan’ı koruyan İsviçreli Muhafızları işe aldı. Federasyonun genişlemesi ve ilk savaşlarda elde edilen yenilmezlik ünü 1515 yılında Marignano Çarpışması’ndaki İsviçre yenilgisi ile ilk kez durakladı. Bazı kantonlarda Huldrych Zwingli’nin Reformunun başarılı olması 1529 ve 1531 yıllarında kantonlararası savaşların (Kappeler Kriege) çıkmasına neden oldu. Katolik ve Protestan kantonlar arasında anlaşmazlığın devam etmesi üzerine 1656 ve 1712 yıllarında Villmergen Çarpışmaları ile karşılıklı şiddet devam etmiştir. 1648 yılında Westfalya Barış Antlaşması ile Avrupalı ülkeler İsviçre’nin Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’ndan ayrılmasını ve tarafsızlığını tanıdı. 1798 Fransız İşgali Helvet Cumhuriyeti'nin bayrağı (1798) ![]() 1798 yılında Fransız Devrimi orduları İsviçre’yi işgal ederek zorla yeni bir anayasayı uygulattırdı. Bu anayasa ile ülkenin hükümeti merkezîleştiriliyor ve kantonlar ortadan kaldırılıyordu. Helvet Cumhuriyeti olarak bilinen yeni devletin halk arasında hiç desteği yoktu. Yabancı işgal kuvvetleri tarafından zorla kabul ettirilen bu hükümet dinsel inanç özgürlüğü de dahil olmak üzere yüzyıllarca süren gelenekleri yıkmıştı. Bu devlet, İsviçre’yi Fransa’nın bir uydusundan başka bir şey yapmamıştı. Sık sık ortaya çıkan ayaklanmalar, Fransız birliklerinin varlığı nedeniyle başarıya ulaşamamıştı. Eylül ayında Nidwalden isyanının Fransızlar tarafından kanlı bir şekilde bastırılması çok iyi karşılanmamıştı. Fransa ile diğer ülkeler arasında savaş çıktıktan sonra İsviçre, Avusturya ve Rusya gibi başka kuvvetler tarafından da işgal edilmişti. İsviçreliler, merkezî hükümeti destekleyen "Cumhuriyetçiler" ve kantonların özerkliğinin tekrar verilmesini isteyen "Federalistler" arasında ikiye bölünmüştü. Napolyon Bonapart, her iki tarafın önde gelen politikacılarını 1803 yılında Paris’te biraraya getirdi. Bu toplantının sonucunda İsviçre’nin özerkliğini büyük oranda geri veren ve 19 kantondan oluşan bir Konfederasyonu kuran Aracılık Yasası çıkmıştır. Bu tarihten sonra İsviçre politikasının en önemli konusu kantonların kendi kendini yönetme geleneği ile merkezî bir hükümet gerekliliği arasında geçecektir. 1815 yılında Viyana Kongresi ile İsviçre’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı tüm Avrupa güçleri tarafından tanınmıştır. Bu tarihte, Valais, Neuchâtel ve Cenevre kantonlarının federasyona katılmasıyla birlikte İsviçre tarihteki en son genişlemeyi gerçekleştirmiştir. 1848 Anayasası İsviçre Anayasasının 1874 yılında değiştilmesi dolayısıyla hazırlanmış anı defterinin baş sayfası "Einer für alle, alle für einen" ("Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için") ![]() 1845 yılında katolik ve protestan kantonlar arasında bir iç savaş (Sonderbundskrieg) patlak verdi. O zamanlar hükümette olan Radikal Partinin yaymaya çalıştığı daha üniter bir İsviçre fikrinden hoşlanmayan katolikler Sonderbund adını verdikleri özel bir antlaşma ortaya çıkardılar. Radikallerin de bu antlaşmaya karşı çıkması üzerine ortaya çıkan savaş bir aydan az sürdü ve yaklaşık yüz kayıp verildi. Küçük başkaldırılar dışında bu çarpışma, İsviçre topraklarında yaşanan son silahlı çatışmaydı. İç savaştan sonra İsviçre referandum uygulamasına geçti ve 1849 yılında federal anayasa kabul edildi. Bu anayasa ile merkezî otorite kuruluyor ve kantonlar yerel konularda kendi kendilerini yönetebiliyorlardı. Nüfus artışı, Sanayi Devrimi ve tek para birimi kullanılması nedeniyle 1872 yılında bu anayasa önemli oranda düzeltilmiştir. Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti. 1893 yılında anayasa olağandışı bir şekilde doğrudan demokrasinin uygulanmasına yönelik olarak düzenlenmiştir ve günümüzde de tek örneği teşkil etmektedir. 20. Yüzyıl II. Dünya Savaşı'nda Mihver devletleri tarafından çember altına alınmış İsviçre ![]() İsviçre 1920 yılında Milletler Cemiyeti’ne ve 1963 yılında da Avrupa Konseyi’ne katıldı. I. Dünya Savaşı’nda tarafsızlığını açıklayan ülke askerî olarak savaşa katılmadı. II. Dünya Savaşı’nda da tarafsızlık açıklanmış, bir Alman müdahalesi planlansa da bu gerçekleşmemiştir. Bu müdahalenin gerçekleşmemesinin nedenlerinden birisi olarak General Henri Guisan önderliğinde İsviçre Silahlı Kuvvetlerinin seferberliğe geçmesi gösterilir. Bazı İsviçre vatandaşlarının Yahudi Soykırımı esnasında elde edilen paraların yıkanmasına yardımcı oldukları dolayısıyla da İsviçre’nin tarafsızlığına gölge düştüğü iddialarının yanısıra İsviçre, Almanya ve Mihver Kuvvetlere karşı yürütülen casusluk faaliyetlerinin bir merkezi hâline gelerek yenilmelerine yardımcı olmuştur. 1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı. 1971 yılında federal düzeyden sonra en son 1990 yılında Appenzell Innerrhoden kantonunda kadınlara oy hakkı verilmiştir. 1979 yılında Bern kantonunun bazı kısımları bağımsızlıklarını kazanarak yeni Jura kantonunu kurmuştur. 18 Nisan 1999’da İsviçre halkı ve kantonlar tamamen gözden geçirilmiş ve yenilenmiş bir federal anayasanın kabulü yönünde oy kullanılmıştır. İsviçre tarafsız bir ülkedir, uluslararası çatışmalarda yantutmaz. 1815'ten beri bu tarafsız tutumunu sürdüren İsviçre her iki dünya savaşının da dışında kaldı. Merkezi Cenevre'de bulunan ve savaşta yaralananlara, deprem, su baskını gibi yıkımlara uğrayanlara gönüllü yardım sağlayan Kızılhaç örgütü 1859'da Henri Dunant adında bir İsviçreli tarafından kurulmuştur. Son yıllarda İsviçre'de gündemin ilk sırasını Avrupa Toplulukları (AT) karşısında takınılacak tutum aldı. Sanayicilerin büyük bölümü AT'ye katılmayı savunurken, çiftçiler bu düşünceye şiddetle karşı çıkıyordu. İsviçre'nin de üye olduğu Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ile AT arasında Avrupa Ekonomik Alanı'nın (AEA) oluşturulması durumu daha da karmaşıklaştırdı. Aralık 1992'de yapılan halkoylamasında İsviçre'nin AEA'ya katılması kararlaştırıldı. Öteki EFTA ülkeleriyle birlikte İsviçre de AT üyeliği için başvurduysa da, bu konudaki tartışmalar yoğun bir biçimde sürdü. 1988'de İsviçre'ye 15 bin dolayında sığınmacı gelirken, bu sayı 1989'da 20 bine, 1990'da ise 40 bine yükseldi. 1990'ların başlarında işsizliğin artmaya başlaması, sığınmacılara karşı, zaman zaman şiddet olaylarına dönüşen tepkilere yol açtı. İsviçre'deki bir başka önemli sorun da uyuşturucu kullanımıydı. 1989'da 15 bin dolayında eroin bağımlısının olduğu tahmin ediliyordu ve bunların çoğu AİDS virüsü taşıyordu. Avrupa'da AIDS'li oranının en yüksek olduğu ülke İsviçre'ydi. Ekim 1991'deki seçimlerde katılım yüzde 50'nin altında kaldı. Hükümeti oluşturan dört parti koalisyonu iktidarda kalmayı başardı. Yakın Tarih (21. Yüzyıl) İsviçre 2002 yılında Birleşmiş Milletler’e tam üye oldu. EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Alanı)’nın kurucu üyesi olan ülke EEA (Avrupa Ekonomik Alanı)’nın bir parçası değildir. Avrupa Birliği’ne üye olmak için Mayıs 1992 tarihinde başvuru yapılmış olsa da, Aralık 1992’de EEA için yapılan referandum sonucunda (EEA konusunda referandum yapan tek ülke İsviçre’dir) halkın EEA’ya girişi kabul etmemesi üzerine bu konuda başka bir girişimde bulunulmamıştır. Bu tarihten sonra AB konusunda çeşitli referandumlar yapılmasına rağmen, bunlar ülke içindeki marjinal gruplar tarafından başlatılmış ve hükümetin desteğini almamıştır. Yine de İsviçre yasaları AB yasalarıyla uyumlu hâle gelmek üzere yavaş yavaş düzenlenmektedir ve hükümet Avrupa Birliği ile bir dizi karşılıklı antlaşma imzalamıştır. Avusturya’nın 1995 yılında AB’ye girmesiyle birlikte İsviçre ve Liechtenstein tamamen AB ile komşu olmuştur. 5 Haziran 2005’te İsviçreliler %55’lik çoğunlukla Schengen antlaşmasına katılmayı kabul etmişlerdir. AB yorumcuları bu sonucu geleneksel olarak izolasyonist bir ülke olarak nitelendirilen İsviçre’nin bir iyiniyet gösterisi olarak değerlendirdiler. | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre Vikipedi, özgür ansiklopedi Siyasi Yapı İsviçre Parlamento ve Hükümet binası ![]() Çift meclisli İsviçre parlamentosu Federal Meclis, Federal Konsey’den ayrı olarak temel iktidar merkezidir. Federal Meclisi oluşturan Eyaletler Konseyi ve Ulusal Konsey yasa çıkarmak da dahil olmak üzere her açıdan eşit güce sahiptir. 1999 anayasasına göre, federasyona özel olarak delege edilmemiş tüm güçler kantonların elindedir. Eyaletler konseyinin 46 üyesi (her kantondan iki ve yarım kantondan bir olmak üzere) doğrudan her kantonda seçilir. Ulusal Konsey’in 200 üyesi ise nispi temsil esaslarına dayanarak seçilir. Her iki meclise seçilenlerin görev süresi 4 yıldır. Referandumlar yoluyla her yurttaş federal hükümet tarafından kabul edilmiş yasaların geçerliliğini sorgulayabilir ve federal anayasaya düzeltme yapılmasını isteyebilir. Bu haklar İsviçre’yi doğrudan demokrasi uygulanan bir ülke yapmaktadır. Yürütme erki ve devlet başkanlığı görevi yedi üyeden oluşan Federal Konsey’de toplanmıştır. Her ne kadar anayasaya göre Meclis Konsey üyelerini seçse ve denetlese de, yasama sürecini yönlendirme ve federal yasaları uygulama konusunda Federal Konsey yavaş yavaş önde gelen bir role kavuşmuştur. Özel temsil görevlerini yürütmek üzere konseyi oluşturan yedi kişi içinden bir kişi bir yıllığına İsviçre Konfederasyon Başkanı olarak seçilir. 1959 yılından Aralık 2003’e kadar Federal Konsey’de İsviçre’nin dört önemli siyasi partisi, federal meclisteki temsil oranlarına göre oluşan "sihirli formüle" göre temsil edilmiştir: 2 üye Hristiyan Demokratlardan (CVP/PDC), 2 üye Sosyal Demokratlardan (SPS/PSS), 2 üye Liberal Demokratlardan (FDP/PRD), ve 1 üye de İsviçre Halk Partisinden (SVP/UDC). Konseydeki bu geleneksel üye dağılımı herhangi bir yasa ile tanımlanmamıştır ve 2003 seçimlerinden sonra Hristiyan Demokratlar ikinci sandalyelerini, o yıl meclis seçimlerinde en güçlü parti olarak çıkan İsviçre Halk Partisine kaptırmıştır. Federal Yüksek Mahkeme’nin görevi kanton mahkemelerinden gelen temyizlere ve federal yönetimin idarî kararlara bakmaktır. Yüksek Mahkeme yargıçları, altı yıllık görev süresi için Federal Meclis tarafından seçilir. Doğrudan Demokrasi 1848 federal anayasanın uygulanmaya başlandığından beri İsviçre Dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir hükümet sistemine evsahipliği yapmaktadır: Doğrudan demokrasi. Parlamenter demokrasi’nin vazgeçilmez ögeleri olan meclis ve konseyler de bulunduğundan kimi zaman bu sistem yarı-doğrudan sistem olarak da adlandırılır. İsviçre doğrudan demokrasisinin federal düzeydeki araçları halkın hakları denilen anayasal girişim ve referandumdur. Kanton ve belediye düzeyinde de bu araçlar daha geniş ve farklı olarakuygulanmaktadır. Meclis tarafından onaylanmış bir yasanın geçerliliğini sorgulamak isteyen bir grup yurttaş eğer yasanın çıkmasından sonraki 100 gün içinde yasaya karşı 50.000 imza toplayabilirlerse federal bir referandum isteğinde bulunabilirler. Bu durumda yasanın kabulu ya da reddi için ulusal düzeyde ve basit çoğunluk ile karar verilen bir oylama yapılır. Federal bir yasaya karşı sekiz kanton birleşerek de referandum isteğinde bulunabilir. Benzer şekilde yurttaşlar bir anayasal değişikliği 18 aylık bir süre içinde destekleyen 100.000 imzaya ulaşabilirlerse federal anayasal girişim ile ulusal oylamaya gidebilirler. Meclis anayasal değişiklik isteğini tamamlayıcı olarak karşı öneri getirebilir ve seçmenler her iki önerinin kabulu durumunda seçeneklerini oy pusulalarında işaretler. Anayasal değişikliklerin, ister meclis tarafından getirilmiş ister anayasal girişimle sunulmuş olsun kabul edilmesi için hem ulusal düzeydeki oylamanın sonucunun çoğunluğu hem de kantonların sonuçlarının çoğunluğu olmak üzere çifte çoğunluk aranır. İsviçre’de Bulunan Uluslararası Örgütler Özellikle İsviçre’nin tarafsızlığı nedeniyle hatırı sayılır bir miktarda uluslararası örgütün merkezi İsviçre’de bulunmaktadır. 1863 yılında İsviçre’de kurulan Kızıl Haç’ın merkezi hâlâ buradadır. İsviçre Avrupa Birliği’nin bir üyesi değildir ve 1990’ların başında yapılan referandum sonucunda İsviçre halkı AB’ye katılmayı reddetmiştir. 2002 yılında Birleşmiş Milletler’e katılan İsviçre, bu örgüte en son katılan ülkelerden biridir. Enerji Politikası İsviçre’de üretilen enerjinin %40’ı nükleer enerji ve %60’ı hidroelektrik kaynaklıdır. 18 Mayıs 2003 tarihinde, Moratorium Plus adındaki halk girişimi yeni nükleer enerji santrallerinin yapımını yasaklayan yasanın uzatılmasını istedi. Ancak hem Moratorium Plus hem de Electricity Without Nuclear girişimleri bu sefer kabul görmedi: Moratorium Plus 41.6% evet ve 58.4% hayır oyu; Electricity Without Nuclear 33.7% evet ve 66.3% hayır oyu. 10 yıldır yeni nükleer enerji santrallerinin yapımı konusundaki moratoryum, 1990 yılında oylanan ve 54.5% evet oyuna karşı 45.5% hayır oyuyla kabul edilen bir halk girişiminin sonucuydu. Kantonlar (Eyaletler) ![]() Kantonların nüfusu 15.000 (Appenzell Innerrhoden) ile 1.253.500 (Zürih) arasında ve yüzölçümü de 37 km² (Basel-Stadt) ile 7.105 km² (Graubünden) arasında değişir. Kantonlarda toplam 2.889 belediye bulunmaktadır. İsviçre içinde iki anklav (kuşatılmış toprak) bulunur: Almanya’ya ait olan Büsingen ile İtalya’ya ait olan Campione d'Italia. Avusturya’nın Vorarlberg eyaletinde 11 Mayıs 1919 tarihinde yapılan referandum sonucunda halkın %80’i eyaletin İsviçre Konfederasyonuna katılması önerisini destekledi. Ancak Avusturya Hükümeti’nin, Müttefik kuvvetlerin, İsviçre liberallerinin, İtalyan İsviçrelilerin ve Fransız İsviçrelilerin karşı çıkmasıyla bu gerçekleşmedi. | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre MsXLabs.org & Temel Britannica & Vikipedi Coğrafya İsviçre haritası ![]() Ülkenin doğu ve güneydoğu bölgelerinde karla kaplı dorukları, buzulları, derin vadileri ve ormanlarla örtülü yamaçlarıyla Alp Dağları yer alır. Bunların içinde yüksekliği 3.650 metreyi aşan 50'nin üstünde dağ vardır. 4.634 metre yüksekliğindeki Dufourspitze ile 4.478 metreye ulaşan Matterhorn Tepesi İsviçre'nin en yüksek noktalarıdır. 13. yüzyılda Alpler'de açılan St. Gotthard Geçidi, İsviçre' yi güneye bağlayan en kısa ve en eski geçittir. Dört ana ırmaktan Rhöne'un batıya, Ren'in doğuya, Ticino'nun güneye ve Aare'nin kuzeye yöneldiği Valais Alpleri görünümünün güzelliğiyle ünlüdür. Alpler'in güneyindeki Ticino bölgesinde İtalyanca konuşulur. Burası ormanları ve gölleriyle olağanüstü güzelliktedir. Alpler'in kuzeyindeki uzun ve dar düzlükte İsviçre'nin en önemli kentleri ve sanayi merkezleri yer alır. Ülkenin kuzeybatısında, yüksekliği 1.500 metreye yaklaşan Jura Dağları uzanır. Kuzeyde, Almanya Federal Cumhuriyeti ile sınırın bir bölümünü Konstanz Gölü, geri kalanını ise bu gölü akaçlayan Ren Irmağı oluşturur. İsviçre'nin başlıca gölleri Cenevre, Neuchâtel, Maggiore, Luzern, Zürich ve Thun'dur. Ticino dışındaki bölgelerde kışlar soğuk geçer. Batıdan doğuya gidildikçe kar yağışında artış görülür. Rhöne vadisi hemen hemen hiç yağış almaz. Yüksek kent ve kasabalarda hava genellikle pırıl pırıl güneşlidir. Buralarda sis, pus ve nem yoktur. Ne var ki, Alp vadileri ve Jura Dağlan'nın çevresinde günlerce sis kalkmaz. İlkbahar ve yaz aylarında Alpler'deki çayırlar çiçeklerle örtülür. Çiğdem, dağlalesi, nergis, menekşe ve koyu mavi renkli centiyanlar çayırları süsler. Alpler'in kireçtaşından sarp yamaçlarında ormangülü yetişir. Gene Alpler'e özgü küçük, beyaz, yıldız çiçekli edelvays kümeleri çok güzeldir. Ama bu çiçekleri artık ancak uzak ve ıssız yerlerde görmek mümkündür. Batıda meşe ve kayın, doğuda gürgen ve melez ağaçlar, kuzeyde ladin, güneyde kestane koruları vardır. İsviçre'de yabanıl hayvanlar yasayla koruma altına alınmıştır. Dağların yüksekliklerinde keçiye çok benzeyen elikler yaşar. Ağaç kovuklarında sincaba benzeyen marmotlara rastlanır. Bundan başka dağkeçisi, tavşan, tilki, porsuk ve çeşitli kuşlar vardır. Göl ve ırmaklarında alabalıklar yaşar. Doğudaki Graubünden kantonunda Sent’ten bir kış manzarası ![]() 41.285 kilometrekarelik yüzölçümüyle İsviçre görece küçük bir ülkedir. 7,4 milyonluk nüfusa sahip olan ülkede nüfus yoğunluğu kilometrekareye 182 kişidir. Ülkenin daha yoğun nüfusa sahip olan kuzey kısmı daha düzlük de olsa kuzeybatıda bulunan daha küçük Jura Dağları gibi dağlık da olabilir. İsviçre’nin iklimi genel olarak ılıman olsa da yüksek dağlardaki zorlu şartlardan İsviçre’nin güney ucundaki sıcak Akdeniz iklimine kadar bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Yüksek dağlarla ayrılan birçok vadinin varlığı nedeniyle İsviçre’nin ekosistemleri çok hassastır ve hemen hemen her vadide kendine özgü ekolojiler oluşmuştur. Dağlık bölgelerde de diğer yükseltilerde bulunmayan zengin bir bitki örtüsü bulunur. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre MsXLabs.org & Temel Britannica & Vikipedi Halk ve Ekonomi İsviçre halkı birçok farklı ırk ve dinden insanlardan oluşur. Nüfusun yarısı Katolik, öbür yarısı ise Protestan'dır. Halkın yaklaşık yüzde 70'i Almanca, batı bölgelerinde yüzde 19'u Fransızca, Ticino yöresinde yüzde 9'u İtalyanca, doğuda yaşayan ve nüfusun yaklaşık yüzde l'ini oluşturan kesim de Romans dili konuşur. Bir olasılıkla çok eskiden Romalı askerlerin konuştuğu Latince'den türeyen Romans, bir çeşit köylü Latincesi olarak tanımlanabilir. İsviçre Almanca'sı olarak bili nen birçok İsviçre-Germen lehçesi vardır. İsviçre'nin başkenti Bern'dir. Ülkenin en büyük kenti olan Zürich, uluslararası bankacılığın merkezidir. Bunun dışındaki başlıca kentler Basel, Cenevre ve Lozan'dır. İsviçreliler'in büyük çoğunluğu küçük aile çiftliklerinde çalışır. İsviçre'de kışlar uzun, tarlalar küçük, toprak verimsizdir. Bu dağlık ülke, zengin odaklarıyla tahıl üretiminden çok sığır, domuz, keçi ve koyun yetiştirmeye elverişlidir. İsviçre'nin peyniri, sütü ve sütlü çikolatası bütün dünyada tanınmıştır. En ünlü İsviçre peyniri, güneybatıdaki Gruyeres kasabasında üretilir. İsviçre'de, çiftçilikten çok sanayi önem taşır. Ülkenin kömür ve petrol gibi doğal kaynaklan yoktur. Su enerjisinden elde edilen elektrik bu eksikliği karşılar. Ülkede ayrıca birkaç tane nükleer santral vardır. Neuchâtel ile doğudaki St. Gailen arasındaki düzlük alanda çok sayıda sanayi kuruluşu yer alır. Burası ekonomik yaşamın merkezidir. Metal ve pamuk gibi hammaddelerin hemen hemen tümü yurtdışından sağlanır. İsviçre, nitelikli ve lüks araç gereç üretiminde uzmanlaşmıştır. Bu ürünler arasında jeneratörler, türbinler, dizel motorları, pompalar, kimyasal maddeler, kol, duvar ve masa saatleri, elektronik aygıtlar, takılar ve müzik araçları sayılabilir. Turizm İsviçre için büyük önem taşır. Ülkeye gelen turistlerin yüzde 80'i Avrupalılar'dır. Uluslararası ticaret ve bankacılık önemli gelir kaynaklarıdır. Dağlar arasındaki vadilerde yaşayan İsviçreliler, yazları dağcılara, kışları da kayakçılara rehberlik ederek ek gelir sağlarlar. İsviçre'ye özgü yodel adı verilen bir şarkı söyleme türü vardır. Yodel dağlarda, peşten tize ve tizden pese ani atlayışlarla geçerek söylenir. Ses böylece çok uzaklara gider. Dağlardaki geçitler ile yüzyıllardan beri kullanılan su ve karayolları yüzünden İsviçre'nin ulaşım açısından Avrupa'da merkezi bir konumu vardır. Demiryollarının çoğunu devlet işletir. Dağlarda ulaşım teleferiklerle sağlanır. Büyük göllerin tümünde gemiler işler. Havalimanlarının en önemlileri Zürich ve Cenevre'dedir. Ekonomi Zengin ve kararlı bir pazar ekonomisine sahip olan İsviçre, kişibaşı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve büyük Avrupa ekonomilerinin önünde yer alırken alım gücü paritesinde onuncu sırada gelir. 20. yüzyılın çok önemli bir döneminde açık ara ile Avrupa’nın en refah ülkesi olan İsviçre 1990’lardan beri ağır bir büyüme dönemine girmiş ve 2005’e gelindiğinde kişi başına GSYİH’da nüfusu bir milyondan büyük Avrupa ülkeleri arasında İrlanda, Danimarka ve Norveç’in ardından dördüncülüğe düşmüş ve satınalma paritesine göre de onunculuğa gerilemiştir. İsviçre Avrupa Serbest Ticaret Alanı üyesidir. Son yıllarda İsviçreliler uluslararası rekabet güçlerini arttırmak için ekonomik uygulamalarını büyük bir oranda Avrupa Birliği ile uyumlu hâle getirmiş olsalarda güçlü bir büyüme oranına ulaşamadılar. Avrupa Birliği’ne tam üyelik İsviçre hükümetinin uzun dönem hedefleri arasında yer alsa da İsviçre halkı önemli ölçüde buna karşı çıkmaktadır. İsviçre’nin Avrupa’nın geri kalanından izole olmasının olumsuz etkilerini azaltmak için Bern ve Brüksel arasında ticaret bağlarını daha da liberalleştirmek için karşılıklı yedi sektörel anlaşma imzalanmıştır. 1999 yılında imzalanan ve 2001 yılında yürürlüğe giren bu anlaşmaların arasında serbest dolaşım hakkı da bulunmaktadır. Dokuz farklı alanı kapsayan ikinci bir dizi sektörel anlaşma 2004 yılında imzalanmıştır ve hükümetler tarafından bu anlaşmaların kabulü beklenmektedir. Bu ikinci dizi anlaşma arasında Şengen antlaşması ve Dublin anlaşması bulunmaktadır. İki taraf arasında diğer alanlarda karşılıklı işbirliği konuları görüşülmektedir. Dört yeni alanda hazırlık görüşmelerine başlanmıştır: elektrik enerjisi pazarının açılması, Avrupa Galileo GPS sistemine dahil olma, Avrupa hastalık önleme merkezi ile işbirliği ve yiyecek ürünlerinin kaynak sertifikalarının tanınması. İsviçre Aralık 1992’de Avrupa Ekonomik Alanı’na üye olmama yönünde oy kullandığı için hem Avrupa Birliği ile hem de Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini ikili sektörel anlaşmalarla sürdürmektedir. Mart 2001’de yapılan referandumla İsviçre halkı ülkenin AB’ne tam üye olmasına karşı yönde oy kullanmıştır. Güncel Ekonomik Gelişmeler İsviçre ekonomisi, 2001 yılından bu yana genel bir durgunluk içindedir. Atalete yol açan tekelci yaklaşımın da etkisiyle ekonomik yapıda zaman içinde ortaya çıkan sorunların çözümü için geniş kapsamlı idari ve sosyal reformlara ihtiyaç bulunduğu genel kanıdır. İsviçre’nin idari yapısı itibarıyla uzun bir süreç içereceği anlaşılan yapısal reformlar için Federal Hükümet bazı çalışmalar başlatmıştır. İç pazardaki yapısal sorunların aşılmasının zaman alacağının bilincinde olan Federal Hükümet dış dünya ile ekonomik ilişkilere özel bir önem atfetmektedir. Bu çerçevede, ilk kez 2005 yılında dış ekonomik ilişkiler stratejisi oluşturulmuş ve uygulamaya konmuştur. Dışa dönük stratejinin bir sonucu olarak İsviçre’nin çok uluslu nitelikteki, uluslararası alanda yatırım ve faaliyette bulunan UBS gibi bankaları ile Roche, Novartis, Nestle gibi şirketleri son dönemde tarihi kârlar elde etmektedirler. Bununla birlikte ülkedeki iç piyasadaki daralma aşılamamaktadır. Bunu aşmak için devlet inşaat sektörü gibi istihdam ve çeşitli sektörlerde zincirleme olumlu katkı sağlayan alanları teşvik etmektedir. Bunlara ilave olarak AB ile ikili anlaşmalarla artan ekonomik ilişkilerin de etkisiyle iç piyasa, komşu AB ülkelerinin tüketim sektöründe (çoğunlukla gıda, süpermarketler, giyim ve ev eşyaları) faaliyet gösteren mağazalarına açılmış ve böylece ülke içindeki tekelci yaklaşımlar azalmaya başlamıştır. Bunun hem fiyatlara hem de istihdama olumlu etkisi olmaktadır. Bu gelişmelerin etkisiyle 2006 yılının ilk altı ay verileri itibariyle ekonomi olumlu ilerleme kaydetmiştir. Son yıllarda en büyük sorun olan işsizlik 2006 yılında düzenli olarak azalarak yüzde 3.1’e gerilemiştir. Keza, artan petrol fiyatlarına ve faiz oranlarının yükselmesine rağmen enflasyonda görece az bir artış olmuştur. Bu artış da petrol fiyatlarına bağlı üretici fiyatlarındaki artışın etkisiyle olmuştur. Ekonomideki genel iyileşmenin bir göstergesi de Hükümetin 2006 yılı büyüme tahminini Haziran ayında yüzde 2 oranında yükselterek yüzde 2.7 olarak açıklaması olmuştur. Keza, OECD de İsviçre için 2006 yılı büyüme tahminini yüzde 1.7’den yüzde 2.4’e çıkarmıştır. İsviçre’nin 2005 yılı Ocak-Haziran döneminde 64 milyar ABD Doları olan ihracatı, 2006 yılının aynı döneminde yüzde 7.50 artarak 68,8 milyar Dolar’a yükselmiştir. 2005 yılında 61 milyar Dolar olan ülke ithalatının 2006 yılında yüzde 9.01 artarak 66,5 milyar Dolar’a yükseldiği görülmüştür. Nüfus Yapısı İsviçre’de başlıca diller: ![]() İsviçre Avrupa’nın bazı önemli kültürlerinin kavşak yerinde yer alır. Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkilemiştir. İsviçre’nin dört resmî dili vardır: kuzeyde ve Orta İsviçre’de Almanca(64%); batıda Fransızca (20.4%); güneyde İtalyanca (6.5%); ve güneydoğuda Graubünden kantonunda küçük bir azınlık tarafından konuşulan Romanş (< 1%). Federal hükümet dört resmî dili de kullanmak zorundadır. Federal Meclis’te bu dört dilde simültane tercüme yapılmaktadır. İsviçre’de konuşulan Almanca diyalekt grubuna genel olarak İsviçre Almancası denir, ancak yazılı iletişimde ve radyo-televizyon yayımcılığında standart Yüksek Almanca kullanılır. Benzer şekilde İsviçre’nin diğer bölgelerinde de İsviçre Fransızcası ve Ticino diyalekti kullanılır. Ayrıca resmî diller (Almanca, Fransızca ve İtalyanca) diğer dillerden İsviçre dışında anlaşılmayan bazı terimleri (Fransızca’dan geçen Almanca Billette) ve diğer dillerdekine benzer kelime kullanımlarını (İtalyanca azione, eylem anlamında değil Almanca Aktion gibi indirim anlamında kullanılır) ödünç almıştır. Her İsviçrelinin okulda kendi anadilinden başka İsviçre’nin resmî dillerinden birini öğrenmesi zorunludur. Bu nedenle İsviçrelilerin çoğu en azından iki dil bilmektedir. Ülkede ikamet eden yabancılar ve geçici yabancı işçiler nüfusun %21’ini oluşturur. Ortalama 100.000 Türk vatandaşimizin İsviçre'de yaşadığı bilinmektedir. | |
|
| | #8 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İsviçre ve İsviçre Tarihi İsviçre MsXLabs.org & Temel Britannica & Vikipedi Din İsviçre’de ülke çapında bir devlet dini olmasa da Cenevre ve Neuchâtel kantonlarının dışındaki tüm kantonlarda vergilendirme yoluyla Roman Katolik, Eski Katolik ya da İsviçre Reform Kiliseleri desteklenir. İsviçre’de en yaygın din %44 ile Roma Katolik Kilisesi’dir. Ardından %38,5 ile protestanlık gelir. Göçmenlik ile birlikte %4,3’lük bir müslüman nüfus ile %1,8’lik bir ortodoks nüfus da yerleşmiştir. Farklı dillere sahip bir nüfusa sahip olan İsviçre’nin istikrarlı ve müreffeh bir ülke olması, bu ülkenin bir konsensus ya da ahenk devleti olarak tanımlanmasına yol açmıştır. Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık eşit olarak dağılmıştır. Hatta Appenzell gibi bazı kantonlar resmî olarak katolik ve protestan bölümlere ayrılmıştır ve bir çok köyün girişinde baskın olan din, "bu köy katoliktir/protestandır" tabelalarıyla belirtilmiştir. Ancak bazı genel modeller de bulunur. Büyük şehirler arasında başkent Bern, bankacılık merkezi Zürih ve Basel’de protestanlık baskınken Lüzern gibi diğer şehirler çoğunlukla katoliktir. Cenevre ilk Calvincilik merkezi olarak tanınmıştır ve dünya üzerinde Fransızların çoğunluğunun katolik olmasına karşın Fransız İsviçresinin çoğunluğu protestandır. Diğer yandan İsviçre’nin kuruluşunda bulunan Almanca konuşulan Schwyz, Uri, ve Unterwalden kantonlarıyla İtalyanca konuşulan Ticino kantonu genelde katoliktir. Kültür İsviçre’nin kültürü komşuları tarafında çok etkilendiyse de yıllar boyunca önemli bölgesel farklılıklar gösteren kendine özgü bir kültür oluşmuştur. Özel olarak Fransızca konuşulan bölgelere Fransa’ya, Almanca konuşulan bölgeler Almanya’ya ve İtalyanca konuşulan bölgeler de İtalya’ya, ülkelerindeki diğer bölgelerden daha yakındır. İsviçre’deki kuvvetli bölgecilik nedeniyle homojen bir İsviçre kültüründen söz etmek mümkündür. Kültürel olarak aktif olan bir çok İsviçreli, ülkelerindeki kısıtlı olanaklar nedeniyle yurtdışına çıkmayı tercih etmiştir. Aynı zamanda İsviçre’nin tarafsızlığı ve düşük vergi oranları da tüm dünyadan bir çok yaratıcı insanı bu ülkeye çekmiştir. Savaş zamanlarında siyasi sığınma geleneği bir çok sanatçının bu ülkeye gelmesinde yardımcı olurken günümüzde bunu düşük vergi oranları sağlamaktadır. İsviçre'de halk sanatları, resim, şiir ve müzikte olduğu kadar, ağaç oymacılığında da kendini gösterir. İsviçre kentlerinde şato, katedral ve ev mimarisinde 12. yüzyıldan bu yana Avrupa'yı etkileyen çeşitli sanat akımlarının ürünlerini görmek mümkündür. Çağdaş mimarlığın en önemli adlarından Le Corbusier İsviçreli'dir. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| tarihi, İsviçre |
| isvicre tarihi, |
İsviçre ve İsviçre Tarihi Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Çad ve Çad Tarihi | HayLaZ61 | Ülkeler ve Tarihleri | 1 | 28-05-2009 00:40 |
| İsviçre - Lüksemburg Maçı - 10 Eylül 2008 | Kral_Aslan | Dünya Kupası | 0 | 11-09-2008 01:04 |
| Kırım ve Kırım Tarihi | BYAYD SPEOPLE | Diğer Türk Toplulukları | 1 | 22-09-2007 23:22 |
| Fas ve Fas Tarihi | kompetankedi | Ülkeler ve Tarihleri | 2 | 03-06-2007 11:22 |
| İsviçre Karıştı! Casus Diss Griot! | CrasHofCinneT | Haberler - Tanıtım | 0 | 28-11-2006 09:44 |