Arama

Fevzi Çakmak

Güncelleme: 27 Kasım 2017 Gösterim: 29.346 Cevap: 4
GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
2 Ekim 2006       Mesaj #1
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Çakmak, Fevzi

Ad:  çakmak.JPG
Gösterim: 583
Boyut:  26.2 KB

(d. 12 Ocak 1876, İstanbul - ö. 10 Nisan 1950, İstanbul),
Sponsorlu Bağlantılar
Türk asker ve devlet adamı; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genelkurmay başkanı.

Topçu miralayı (albay) Ali Sırrı Bey’i oğludur. Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesi v Kuleli Askeri İdadisi’nde okudu. 1896’c Harbiye Mektebi’ni, 1898’de Erkân-ı Ha biye (Kurmay) Mektebi’ni bitirerek kurm yüzbaşı rütbesiyle orduya katıldı. Bir Erkân-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. si’nde görev yaptıktan sonra, 1899’da Ar vutluk’taki 18. Nizamiye Fırkası kurr başkanlığına atandı. Balkanlar’da Sırp Arnavut çetecilere karşı savaştı. II. Meşı yet’in ilanında (1908) Taşlıca mutasarrıf 35. Fırka komutanıydı. 1910’da Şevket Paşa komutasındaki Kosova Kolon kurmay başkanlığına getirildi. 1911’de Ordusu kurmay başkanlığına atandı. Aynı ordunun harekât şubesi başkanı olarak Balkan Savaşı’na (1912-13) katıldı. 1913’te Ankara Redif Fırkası komutanı, bir yıl sonra da mirliva (tuğgeneral) rütbesiyle 5. Kolordu komutanı oldu.

I. Dünya Savaşı’nda 5. Kolordu komutanı olarak Çanakkale Cephesi’nde çarpıştı; Kanlıdere ve Kerevizdere savunmalarında önemli rol oynadı. 1915’te Anafartalar Grubu kamutanı Mustafa Kemal’e vekâlet etti. Eylül 1916’da 2. Kafkas Kolordusu komutanı olarak Kafkas Cephesi’nde, Temmuz 1917’de 11. Kolordu komutanı olarak aynı cephede, aynı yıl merkezi Halep’te olan 7. Ordu komutanı olarak Filistin Cephesi’nde görev aldı. Gösterdiği başarılar nedeniyle ferikliğe (korgeneral) yükseltildi. Mondros Mütarekesi’nden Sonra erkân-ı harbiye reisliği (24 Aralık 1918-14 Mayıs 1919) ve harbiye nazırlığı (3 Şubat 1920-8 Nisan 1920) yaptı.

17 Nisan 1920’de Anadolu’ya geçerek Kozan milletvekili olarak TBMM’ye katıldı. 3 Mayıs 1920’de milli müdafaa vekilliğine (milli savunma bakanlığı) getirildi. 14 Ocak 1922’ye değin süren bu görevinin yanı sıra 24 Ocak 1921’de icra vekilleri heyeti reisliğine (başbakan) atandı. II. İnönü Savaşı’ndan sonra 3 Nisan 1921’de birinci ferikliğe (orgeneral) yükseldi. 3 Ağustos 1921’de erkân-ı harbiye reisi oldu. 9 Temmuz 1922’de icra vekilleri heyeti reisliğinden ayrıldı. Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın ardından 3 Eylül 1922’de müşirliğe (mareşal) yükseldi. 27 Ekim 1922’de erkân-ı harbiye reisliğinin yanı sıra Garp Cephesi komutanlığına getirildi. 30 Ekim 1924’te asker milletvekillerinin iki görevden birini seçmesi istenince erkân-ı harbiye reisliği görevinde kaldı. 23 yıldan fazla süren bu görevinden 12 Ocak 1944’te emekli oldu.

1946’da Demokrat Parti (DP) listesinden bağımsız İstanbul milletvekili seçilerek yeniden TBMM’ye girdi. 12 Temmuz 1948’de DP’den ayrıldı. 20 Temmuz 1948’de Millet Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve partinin fahri başkanlığına getirildi. Garbi Rumeli’nin Suret-i Ziyaı ve Balkan Harbinde Garp Cephesi Hakkında Konferanslar (1927), Büyük Harp’te Şark Cephesi Hareketleri (1936) adlı kitapları bulunmaktadır.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2017 22:21
Biyografi Konusu: Fevzi Çakmak nereli hayatı kimdir.
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
25 Mayıs 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Fevzi ÇAKMAK
(1876-1950)
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  fevzicakmak.png
Gösterim: 888
Boyut:  194.1 KB

Türkiye Cum­huriyeti'nin ilk genelkurmay başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak İstanbul'da doğdu.

Babası da askerdi. Ortaokuldan başlayarak askeri okullarda okudu. 1896'da Harbiye Mektebi'ni (bugün Kara Harp Okulu), 1898'de Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni (bugün Kara Harp Akademisi) bitirdi ve kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. Daha çok Osmanlı İmparatorluğu'nun Rumeli'deki top­raklarında görev yaptı. Kısa sürede albaylığa kadar yükseldi. 1912'de başlayan Balkan Savaşı'na Garp (Batı) Ordusu Harekât Şubesi başkanı olarak katıldı. 1914'temirliva (tuğgeneral) oldu. I. Dünya Savaşı'nda 5. Kolordu komutanı olarak Çanakkale Savaşları'nda görev aldı.1916'da 2. Kafkas Kolordusu komu­tanlığına getirildi. 1917'de Filistin Cephesin­deki 7. Ordu'nun komutanlığına atandı.

Ba­şarıları nedeniyle aynı yıl ferikliğe (korgene­ral) yükseldi. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra bir süre Osmanlı Devleti'nin Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği (Genelkurmay Başkanlığı) ile Harbiye Nazırlığı (Savaş Bakanlığı) görev­lerini yürüttü. Bu dönemde Mustafa Kemal'in Anadolu'da başlattığı bağımsızlık mücadelesi­ne yakınlık göstermedi. Ama 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgali üzerine görevinden istifa ederek Anadolu'ya geçti. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Kozan milletvekili olarak katıldı. Mayıs 1920'de Müdafaa-i Milli­ye Vekilliği'ne (Milli Savunma Bakanlığı) getirildi.

Ocak 1921-Temmuz 1922 arasında İcra Vekilleri Heyeti Reisliği (başbakanlık) görevini de yürüttü. II. İnönü Savaşı'ndan sonra Nisan 1921'de rütbesi birinci ferikliğe (orgeneral) yükseltildi. Ağustos 1921'de Ge­nelkurmay Başkanlığı'nı da üstlendi. Büyük Taarruz'un başarıya ulaşmasının ardından 3 Eylül 1922'de mareşal oldu. Cumhuriyet dö­neminde bu rütbeyi taşımış tek askerdir. Genelkurmay Başkanlığı görevini Cumhuri­yet döneminde de aralıksız 23 yıl sürdürdükten sonra 1944'te yaş haddinden ötürü emekliye ayrıldı. Türkiye'de 1946'da çok partili siyasal yaşam başlayınca Fevzi Çakmak da siyasete atıldı ve bağımsız aday olarak Demokrat Parti'den İstanbul milletvekili seçildi. 1948'de Demokrat Parti'den ayrılarak Millet Partisi' nin kurucuları arasında yer aldı ve ölümüne kadar bu partinin onursal başkanı
olarak kaldı.

MsXLabs.org & Temel Britannica

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2017 23:09
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
15 Mayıs 2011       Mesaj #3
ener - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Mustafa Fevzi Çakmak.jpg
Gösterim: 1778
Boyut:  53.6 KB

Mustafa Fevzi Çakmak


(1876 İstanbul-1950 İstanbul),
Türk mareşali ve siyaset adamı.

10 yaşında Selânik Rüştiye Mektebi'ne, bir yıl sonra İstanbul Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi'ne giden Çakmak, 1890'da Kuleli Askerî İdadisi'ne girdi. Bu sıralarda dedesi Hacı Bekir Efendi'den Arapça, Farsça ve fıkıh dersleri alarak bilgi alanını genişletti. 1893'te Harbiye Mektebi'ne girdi. Daha sonra da Erkânı Harbiye Okulu'nu bitirdi (1898). 1899'da Metroviçe Tümeni kurmay başkanlığına atandı. 1901'de kolağası, 1902'de binbaşı oldu. Daha sonra 1908'de Taşlıca (Sırbistan) mutasarrıflığına ve komutanlığına, 1910'da Kosova Ordusu kurmay başkanlığına atandı ve yarbaylığa yükseldi.

1911'de Genelkurmey Başkanlığı 5. Şube Müdürlüğü'ne getirildi. 6 Ekim 1911'de Batı Anadolu'yu İtalyan saldırılarına karşı savunmak amacıyla kurulan Garp Ordusu'na kurmay başkanı oldu. Balkan Savaşı başlayınca Vardar Ordusu Komutanlığı Harekât Şubesi Müdürlüğü'ne atandı. 1913'te albaylığa yükseldi ve İkinci Nizamiye Tümeni komutanlığına getirildi. 1915'te bir süre Çanakkale cephesinde Anafartalar grup komutanlığı yaparak büyük başarılar kazandı. Çanakkale harekâtı sona erdikten sonra 1916'da 2. Kafkas Kolordu Komutanlığı'na atandı. 1917'de Diyarbakır 2. Ordu Komutanlığı'na, aynı yıl Filistin 7. Ordu Komutanlığı'na getirildi. 1919'da Askerî Şûra'ya seçildi. Daha sonra ayrılarak Anadolu'ya geçti. 3 Mayıs 1920'de Milli Müdafaa vekili ve vekiller heyeti başkanı oldu. Durumu öğrenen İstanbul hükümeti 26 Mayıs 1920'de Çakmak'ın idam edilmesi için ferman çıkardı. 1921'de Genelkurmay başkanvekilliğine atandı. Sakarya Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasından sonra Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla mareşalliğe yükseldi.

29 Ekim 1923'te Genelkurmay Başkanlığı'na atandı. Aynı zamanda Kozan milletvekiliydi. 1925'te milletvekilliği görevini bırakarak 1944'te emekli oluncaya dek Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Emekli olduktan sonra siyasete atıldı. O dönemde yeni kurulan Demokrat Parti'yi destekledi. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak meclise girdi. 1947'de partiden ayrılarak Millet Partisi'nin kurucuları arasına katıldı ve 1948'de partinin onur başkanı oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında Atatürk ve İnönü'yle birlikte rolü olan Çakmak'ın iki kitabı vardır. "Garbî Rumeli'nin Suret'i Ziyaı ve Balkan Harbinde Garp Cephesi Hakkında Konferanslar" (1927), "Büyük Harpte Şark Cephesi Hareketleri" (1936).

Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs
Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2017 23:14
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
1 Mart 2016       Mesaj #4
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
FEVZİ ÇAKMAK
Ad:  Mustafa Fevzi Çakmak2.jpg
Gösterim: 578
Boyut:  32.6 KB

Doğum Yeri : İstanbul / Türkiye
Doğum Tarihi
: 12.1.1876 - 10.4.1950

Mustafa Fevzi Çakmak, (d. 12 Ocak 1876 İstanbul – ö. 10 Nisan 1950 İstanbul, lakapları: Müşir, Mareşal), Mareşal unvanı almış Türk komutanıdır. Türkiye'nin Atatürk'ten sonraki ikinci Başbakanı, ilk Milli Savunma Bakanı ve M.Ö. 209 yılında kurulan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cumhuriyet dönemindeki ilk Genelkurmay Başkanı'dır.

Mareşal Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876'da İstanbul Anadolu Kavağı'nda Çakmakoğullarından Topçu Albayı Ali Sırrı ile Hesna Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 29 Nisan 1893'te Harp Okuluna kaydolarak 28 Ocak 1896'da Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu (1311-c-P.7). Akabinde Erkan-ı Harbiye Mektebine girerek 25 Aralık 1898'de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

Bir süre Erkan-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. Şube'de görev yaptıktan sonra 1899'da 3. Ordu'ya bağlı Metroviçe'deki 18. Fırka'nın kurmay heyetinde görevlendirildi. Balkanlar'daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralaylığa (albay) yükseldi. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde 35. Fırka Komutanı ve Taşlıca Mutasarrıfıydı. 1910'da Arnavutluk'ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu'nun kurmay başkanlığı'na atandı. 1911'de Trablusgarp Savaşı başlayınca Rumeli'nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı (1912-1913) sırasında 21. Fırka Komutan Vekilliği ve Vardar Ordusu 1. Şube (Harekat Şubesi) Müdürlüğünü yaptı.

Gazi Fevzi Çakmak'ın, Balkan Savaşları çıktığı dönemde 21. Yakova Nizamiye Fırkası K. Vekilliği 'nde; 6 Ağustos 1912'de Kosova Kuvay-ı Umumiye Kurmay Başkanlığ ı'nda; 29 Ekim 1912'de de Balkan Harbi Seferberliği'nin başlangıcında Vardar Ordusu K. I. Şube Müdürlüğü 'nde görevlendirildiğini daha öncede belirtmiştik. Sırp Cephesi'nde Vardar Ordusu Harekât Şube Müdürü olarak bulunan Fevzi Paşa'nın başarılı askerî faaliyetlerine rağmen, Garp Vilayetleri'nde 10 Mayıs 1913'den itibaren Türk Hakimiyeti sona ermiştir.

1913'te 5. Kolordu Komutanlığı'na atandı. Mart 1915'de rütbesi mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi.

I. Dünya Savaşı


I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas, Suriye ve Filistin cephelerinde savaştı. 1918'de ferikliğe (korgeneral) yükseldi.

Çanakkale Cephesi


Fevzi Paşa, V Kolordu (Osmanlı) Komutanı olarak 6 Ağustos ve 13 Ağustos 1915 tarihindeki muharebelere katılmıştır. Fevzi Paşa'nın komutasındaki XIII. ve XIV. Tümenler muharebeye katılmamış fakat 21 Temmuz'dan itibaren cepheye gelerek, I. Tüm. hariç yıpranmış ve yorulmuş eski tümenleri değiştirmişlerdir. Ayrıca İkinci Ordu (Osmanlı) Tümenleri'nin bölgeye (Kereviz Dere-Zığın Dere) gelmeleri üzerine VI. ve VII. Tümenler, Saros Gurubuna gönderilmiştir.

Düşman Kirte istikametinde yapacağı taarruzlar doğrultusunda Alçıtepe'yi almayı planlıyordu. Fakat Türk direnişi karşısında amacına ulaşamayan düşman çok fazla ilerleyememiştir. 6 Ağustos'ta düşmanın taarruz ettiği Arıburnu - Conkbayırı bölgesine gönderilen VIII. ve IV. Tüm. ile yetinmeyen Vehip Paşa, 9 Ağustos'ta Fevzi Paşa'nın komuta ettiği V. Kor. Komutanlığına bağlı V. ve XIV. Kolorduların son ihtiyatları olan 41. ve 28. Alayları da bu bölgeye gönderdi. Bölgeye gönderilen bu iki alay Conkbayırı'nın düşman eline geçmemesine ve Albay Mustafa Kemal Bey'in 10 Ağustos tarihinde Conkbayırı taarruzuna yardımcı oldu. Mustafa Kemal Bey'in rahatsızlığı nedeniyle 10 Aralık 1915'te Fevzi Paşa 5.Kolordu Komutanlığı kendisinde kalmak üzere, ek görev olarak Anafartalar Grubu komutan Vekilliğine görevlendirildi (Mustafa Kemal Bey ise 16 Aralık 1915'de cepheden ayrıldı). Bu muharebelerde V. Kolordu Komutanı olarak görev alan Fevzi Bey'in komutasındaki XIII. Tüm. 21 Ekim 1915'te Keşan'a hareket etti. XIV. Tümen ise 12 Ocak 1916'da bölgeden ayrıldı.

Kurtuluş Savaşı


Mondros Mütarekesi imzalandığında sağlık nedenleri ile İstanbul'da bulunuyordu. 24 Aralık 1918'den 14 Mayıs 1919'a kadar Korgeneral rütbesiyle Osmanlı Devleti'nin Erkan-ı Harbiye Reisliği (bugünkü Genelkurmay Başkanlığı) görevinde bulundu. 1. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura üyeliği, Ali Rıza Paşa ve Salih Hulusi Paşa hükümetlerinde harbiye nazırlığı (savaş bakanı, milli savunma bakanı) (Şubat - Nisan 1920) yaptı. Harbiye nazırlığı sırasında Anadolu'daki ulusal harekete silah ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir tutum izledi. İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgalinin (16 Mart 1920) ardından Anadolu'ya geçmeye karar veren Fevzi Paşa, Nisan 1920'de Ankara'ya ulaştı. İstasyonda Mustafa Kemal Paşa tarafından törenle karşılandı. Birinci dönem TBMM'ye Kozan milletvekili olarak katıldı. 26 Mayıs 1920'de İstanbul Hükümeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi.

3 Mayıs 1920'de Milli Müdafaa Vekilliğine (Milli Savunma Bakanlığı) getirildi. 24 Ocak 1921'de milli müdafaa vekilliği üzerinde kalmak üzere İcra Vekilleri Heyeti Reisliğini (Başbakanlık) de üstlendi. İkinci İnönü Muharebesi'nin zaferle neticelenmesinin ardından 3 Nisan 1921'de rütbesi TBMM kararıyla birinci ferikliğe (orgeneral) yükseltildi. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde Tuğgeneral İsmet Paşa komutasındaki Garp Cephesi ordularının mağlup olup Yunanlıların Temmuz 1921'de Kütahya, Afyon ve Eskişehir'i ele geçirmelerinden sonra İsmet Paşa'nın (İnönü) yerine TBMM tarafından Genelkurmay Başkanlığı görevine de getirildi. 3 Ağustos 1921'de Başvekillik, Milli Müdafaa Vekilliği ve Erkan-ı Harbiye Reisliği görevlerini hep birlikte yürütmeye başladı ve Sakarya Savaşı sırasında TBMM Reisi ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte bizzat cephede harekatı yönetti.

14 Ocak 1922'de milli müdafaa vekilliği, 9 Temmuz 1922'de icra vekilleri heyeti reisliği görevlerinden ayrıldı ve Genelkurmay Başkanı olarak Büyük Taarruz'un hazırlıklarıyla ilgilendi. Zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın (30 Ağustos 1922) ardından 31 Ağustos'ta rütbesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın tavsiyesi üzerine TBMM tarafından Müşirliğe (Mareşal) terfi ettirildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Genelkurmay Başkanı oldu

Cumhuriyet dönemi


Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekilliği'nin kaldırılmasıyla; Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği 'ne atanan Mareşal Fevzi Çakmak, 30 Ekim 1924'e kadar TBMM'de İstanbul Milletvekilliği görevine devam etti. Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik yapanların siyasete karışmamaları gerektiğine dair talimatından sonra, 31 Ekim 1924'te askerlik görevini, siyasete tercih ederek İstanbul Milletvekilliği'nden istifa etti.Bu dönemde askeri savunmanın geliştirilmesi için o zamanın şartlarında çok büyük bir para olan 130.000.000 TL ayrılmasına rağmen, askeri teknolojide ileri ülkelerin Türkiye'ye Milli Şeflik düzeni dolayısıyla silah satmayı reddetmesi yüzünden orduyu modernize edemedi. 2.Dünya savaşı çıktığında ordu Verdun Savaşı artığı Fransız toplarıyla ve Sovyetler Birliğinden Moskova Antlaşması gereğince Batum'un onlara verilmesi karşılığında 1920li yıllarda gelen tüfeklerle donatılmıştı. Sadece 2 zırlı birlik vardı ve ordu Çakmak Hattı'nı Çatalca'ya kadar çekmişti çünkü Trakya daha geniş olduğu için savunulamıyordu. Türk ordusunun modernizasyonu ancak 1952 yılında Türkiye NATO'ya kabul edildikten sonra başlayabildi.

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944'de 68 yaşında Askerî ve Mülkî Tekaüt Yasası'na göre Tahdit-i Sin yani yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı. Fevzi Paşa'nın emekliye ayrılmasından sonra 9 Mayıs 1944'te Milli Şef ve Başvekili Şükrü Saracoğlu önde gelen milliyetçileri Turancılıkla suçlayarak tutukladı.

1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak TBMM'de VIII. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. 5 Ağustos 1946'da milletvekili seçilerek 22 sene sonra tekrar Meclise katılan Fevzi Paşa, Demokrat Parti genel başkanı Celal Bayar'ın dönemin Cumhurbaşkanı'nın demokratik seçimlere izin vermesi için söylediği "Devr-i Sabık yaratmayacağız" (yani iktidara geldikten sonra yapılan yanlışların ve yolsuzlukların hesabını sormayacağız) demesinden sonra partisinden istifa ederek, 19 Temmuz 1948'de Osman Bölükbaşı ile birlikte Millet Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.

10 Nisan 1950 tarihinde vefat etti. Cenazesi 12 Nisan 1950'de Eyüp Sultan Camiinden kaldırılırken cenaze namazında yüzbinlerce vatandaş bulundu. Cenazesi İstanbul'daki Eyüp Sultan Mezarlığında Hüseyin Şeyh türbesine defnedildi ve ailesinin isteğiyle Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na nakledilmemiştir.

Son düzenleyen Safi; 26 Kasım 2017 23:14
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
27 Kasım 2017       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

ÇAKMAK (Mustafa Fevzi)

Ad:  çakmak1.jpg
Gösterim: 488
Boyut:  46.1 KB

Fevzi Paşa, Müşir Fevzi ya da Mareşal Çakmak da denir
türk asker ve siyaset adamı, cumhuriyet ordularının iki mareşalinden biri —öteki Atatürk'tür
(İstanbul 1876 - ay. y. 1950).

Çakmakoğulları'ndan topçu miralayı Ali Sırrı Bey’in oğlu. Kuleli askeri idadisi'nde okurken (1890), müftü dedesi Hacı Bekir Efendi'den arapça, farsça ve fıkıh konularında ders alarak yetişti. Harbiye’yi (1896) teğmen, Erkânıharbiye mektebi’ni (1898) kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. Önce Erkânıharbiye 4. şubede (1898), sonra (1899) Metroviçe tümeni kurmay kurulunda görev aldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralay oldu, Taşlıca (Sırbistan) mutasarrıflığı ve 35. Tugay komutanlığına (1908) atandı. 1909'da osmanlı ordusunda rütbelerin yeniden gözden geçirilip düzenlenmesini öngören yasa (tasfiye-i rütep kanunu) gereğince rütbesi binbaşılığa indirildi, yeni rütbesi tugay komutanlığına yetmediğinden komutanlıktan açığa alındı (1910); ardından Taşlıca mutasarrıflığı kendinde kalmak üzere mürettep Kosova kolordusu kurmayında görevlendirildi (1910), bir süre sonra kurmay başkanı oldu. Aynı yıl yeniden yarbaylığa yükseldi. Erkânıharbiye 5. şube müdürlüğüne getirildi (1911). İtalya’ya karşı Batı Rumeli'yi savunmak için örgütlenen Garp kolordusu kurmay başkanı sıfatıyla 2. Ordu müfettişliği buyruğunda ipek sancağı mutasarrıflığına atandı (6 ekim 1911).

Arnavutluk ve Rumeli'nin ıslahı amacıyla, dahiliye nazırı Hacı Adi! Bey’in başkanlığında oluşturulan kurulda görev aldı (9 mayıs 1912). Balkan savaşı başlangıcında 21. Tümen (Yakova) komutan vekilliğine, sonra (29 eylül 1912) Vardar ordusu komutanlığı harekât şubesi müdürlüğüne, Ankara redif tümeni komutanlığına (2 ağustos 1913), 2. Tümen (6 kasım 1913) komutanlığına, yeniden albay olunca (24 kasım 1913) V. Kolordu komutanlığına atandı (22 Aralık 1913). Rütbesi mirlivalığa (tümgeneral) yükseltildi (2 mart 1915). Çanakkale cephesinde, Anafartalar grup komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın önce tümen sonra grup komutanı olarak Müttefik kuvvetleri püskürtmesinin ardından astal; nması üzerine, kolordu komutaniçe kalmak üzere Anafartalar grubu komutan vekilliğine getirildi (1915).

Çanakkale harekâtının sona ermesi üzerine doğu cephesinde II. Kafkas kolordusu komutanı (7 eylül 1916), ertesi yıl önce Diyarbakır’daki 2. Ordu (5 temmuz 1917), sonra da Filistin’deki 7. Ordu komutanı oldu (ekim 1917-ağustos 1918). Filistin’de hastalanarak tedavi için İstanbul’a gitti ve yerine genel karargâh emrinde bulunan mirliva Mustafa Kemal Paşa getir ildi. Fevzi Paşa iyileşince, rütbesi ferikliğe (korgeneral) yükseltilerek erkânı- harbiye reisliğine atandı (24 aralık 1918). Ertesi yıl 1. Ordu müfettişliğine getirildi (1919). Babıâlı hükümetinin aldığı karar gereğince Anadolu’ya gönderilecek nasihat heyetiyle Sivas’a kadar gitti (kasım 1919). Anadolu’daki direnişi yatıştırmak için yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan bu nasihat gezisinden İstanbul'a dönünce Askeri Şûra üyeliğine atandı (aralık 1919). İstanbul’a, Ali Rıza Paşa kabinesinde harbiye nazırı olan Mersinli Cemal Paşa'nın ingilizler'in baskısıyla istifa zorunum kalması üzerine onun yerine nazır .

1 şubat 1920). Sadrazam Ali Rıza Paı u bir ay sonra istifa edince, bu kez ao beş gün sonra kurulan Salih Hulusi Paşa (Kezrak) kabinesinde 26 gün harbiye nazırlığı (savunma bakanlığı) yaptı (8 mart 1920 - 2 nisan 1920). Harbiye nazırı blduğu dönemde İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir davranış içinde bulundu. İstanbul'un ingilizler'ce zorla işgali sırasında, İngiliz askerlerince savunma bakanlığı odasından süngü zoruyla çıkartıldı (16 Mart 1920). İstanbul'daki pek çok komutan ve politikacı gibi tutuklanıp Malta’ya sürüleceğinden korkarak gizlice Ankara’ya doğru yola çıktı. TBMM reisi Mustafa Kemal Paşa, Anafartalar ve Filistin cephelerinde halef selef olduğu, başlangıçta Anadolu'daki direnişe karşı çıkmış, İstanbul hükümetlerinde nazırlık yapmış, kendinden ve Kurtuluş savaşı'nın öncüsü komuta kademesindeki generallerden (Ali Fuat Paşa, Kâzım Karabekir) daha yaşlı ve kıdemli Fevzi Paşa'yı önce Ankara’ya sokmak istemedi.

Ancak Umum Kuvayı milliye komutanı Ali Fuat Paşa’nın »arıyladır ki bu kararını değiştirdi ve trenle Geyve'den Ankara'ya gelen paşayı istasyonda törenle karşıladı, kucakladı, ondan sonra da Fevzi Paşa Kurtuluş savaşı kadrolarında yer aldı (27 nisan 1920). Bunun üzerine İstanbul hükümeti tarafından milli kuvvetlerin düzenleyici ve özendiricilerinden biri sayılarak rütbesinin kaldırılması, nişanlarının geri alınması ve idam edilmesi hakkında ferman çıkarıldı (26 mayıs 1920). Öte yandan, Ankara'da Kozan milletvekili sıfatıyla TBMM hükümeti tarafından savunma bakanlığına ve vekiller heyeti başkanlığına (başbakan) seçildi (3 mayıs 1920 - 2 temmuz 1922). ikinci İnönü zaferinden sonra rütbesi birinci ferikliğe (orgeneral) yükseltildi (3 nisan 1921).

Sakarya savaşı’ndan önce, aynı zamanda garp cephesi komutanı olduğu için sürekli Ankara'da bulunamayan Er- kânıharbiyei umumiye vekili ismet Paşa’nın vekilliğine getirildi bir süre sonra da bu göreve asaleten atandı, savunma bakanlığından çekildi (5 ağustos 1921). 30 ağustos Başkomutan meydan savaşı’nın zaferle sonuçlanması üzerine, bu savaşın planlarını hazırlayan kurmay başkanı olması nedeniyle, başkomutan müşir gazi Mustafa Kemal'ce Meclis adına kendisine mareşallik rütbesi verildi (31 ağustos 1922) . Cumhuriyetin ilanından sonra Türk silahlı kuvvetlerinin ilk genelkurmay başkanı oldu (1923-1944). Önce Kozan, sonra ikinci dönemde İstanbul milletvekili iken komuta kademesindeki askerlerin politikadan ayrılması kararı uyarınca, milletvekilliğinden çekildi (31 ekim 1924). Yaş haddini doldurması sonucu emekliye ayrıldı (12 ocak 1944).

Bir süre, emekli edilmesinden ötürü küskün olarak köşesine çekildikten, cumhurbaşkanı ismet İnönü'nün milletvekili olması yolundaki tekliflerini geri çevirdikten sonra, 1946'da kurulan DP'yi destekledi. Seçimlerde, Demokrat parti listesinden bağımsız aday olarak İstanbul milletvekili seçildi (1946). Bu partinin yöneticileriyle anlaşmazlığa düşmesi sonucu DP’den ayrılarak (12 temmuz 1947) Millet partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı (20 temmuz 1948) ve bu partinin onur başkanı oldu. Teşvikiye sağlık yurdu’nda öldüğü zaman (10 nisan 1950) cenazesi çok büyük bir kalabalık tarafından ulusal yas ilan edilmediği, radyoda şarkılar çalındığı gerekçesiyle CHP karşıtı gösterilerle ve tekbirler getirilerek dini törenle kaldırıldı ve Eyüp mezarlığında toprağa verildi. Halkın, onun ölüsüne duyduğu bu büyük ilgi, CHP’ye karşı gösterilen ilk açık direniş hareketi ve İnönü’nün önemli bir siyasal yenilgisi olarak yorumlandı. Başarılı askerlik yaşamı boyunca çalışkan, alçakgönüllü, sağlam iradeli ve karakterli, dinine bağlı bir komutan olarak sevilen ve sayılan mareşalin, Suret-i ziyat ve Balkan harbinde garp cephesi hakkında konferanslar (1927), Büyük harple şark cephesi hareketleri (1936) adlı iki de kitabı vardır.

Kaynak: Büyük Larousse
SİLENTİUM EST AURUM

Benzer Konular

19 Mart 2008 / KisukE UraharA Sanat tr
16 Aralık 2015 / _EKSELANS_ Spor tr
16 Haziran 2009 / Kral_Aslan Spor tr
14 Mayıs 2009 / Kral_Aslan Asker tr
9 Mayıs 2009 / M-E-R-A-L Cevaplanmış
Etiketler: Fevzi Çakmak