Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 109.828|Cevap: 3|Güncelleme: 25 Temmuz 2016

Prof. Dr. Halil İnalcık

8 Ocak 2007 01:04   |   Mesaj #1   |   
KisukE UraharA - avatarı
VIP !..............!

İnalcık, Halil

Ad:  Prof. Dr. Halil İnalcık.jpg
Gösterim: 314
Boyut:  75.4 KB

(d. 26 Mayıs 1916, İstanbul - ö. 25 Temmuz 2016),
OsmanlIların ekonomik ve toplumsal yapısı üzerine araştırmalarıyla tanınan tarihçi.
Sponsorlu Bağlantılar

Uluslararası alanda, günümüzün yaşayan en büyük Osmanlı tarihçisi olduğu kabul edilmektedir.
İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Balıkesir Öğretmen Okulu’nu (1934), Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ ni (1940) bitirdi. Aynı fakültenin Yeni Çağ Kürsüsü’ne asistan olarak girdi ve Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı teziyle doktorasını tamamladı (1943). 1946’da doçent, 1952’de de profesör oldu. 1949’da Londra Üniversitesinde Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nda araştırma yaptı ve Paul Wittek’le birlikte çalıştı. 1953-54 yıllarında ABD’de Columbia Üniversitesinde konuk profesör olarak dersler verdi.

Osmanlı şeriye sicilleri, tapu defterleri, mühimme defterleri üzerine çahşan İnalcık’ m Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar I (1954,1987), Hicri 835 Tarihli Sureti Defteri Sancaki Arvanid (1954, 1987), Kanunnamei Sultanî Ber Mucebi Örfi Osmanî(1956, R. Anhegger ile birlikte) adlı ilk önemli yapıtları dönemin bilim dünyasında ilgiyle karşılandı. 1956’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne Türk idari teşkilatı tarihi ve devrim tarihi profesörü olarak atandı. Bu görevini 1972’ye değin sürdürdü. 1967’de ABD’de Princeton Üniversitesinde konuk profesör olarak bulundu ve The Ottoman Empire: The Classical Age, 1300-1600 (1973; Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Dönem, 1300-1600) adlı kitabını yazdı. 1971’de Pennsylvania Üniversitesinde ders verdi. 1972’de Ankara Üniversitesinden emekli olduktan sonra, ABD’de Chicago Üniversitesi’nde Osmanlı Tarihi Kürsüsü başkanlığına getirildi. Buradan da emekli olan İnalcık, halen Bilkent Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nün kuruluş çalışmalarını yürütmektedir.

1970-74 arasında Uluslararası Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Derneği’nin (AISEE) başkanlığını yapan İnalcık, 1971’de İngiltere’ deki Kraliyet Tarih Derneği’ne muhabir üye, 1978’de Kraliyet Asya Kurumu’na onur üyesi, 1983’te de Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi’ne üye seçildi. Ayrıca Washington’daki Türk incelemeleri Ensti- tüsü’nün yönetim kurulu üyeliğine getirildi. Archivum Ottomanicum (Tibor Halasi-Kun ile birlikte), Turcica, Belgeler, Osmanlı Araştırmaları (N. Göyünç ile birlikte), Balcanica, Journal of Turkish Studies, Studia Islamica, Harvard Ukrainian Studies gibi bilimsel dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi.

İnalcık özellikle OsmanlIların Balkanlar’ daki yayılma süreci üzerine çalışmış ve belgesel kaynakları kullanarak özgün bir tarihsel senteze ulaşmıştır. Ayrıca Osmanlı toprak sisteminin Ortadoğu ve Akdeniz tarihi içindeki yapısını karşılaştırmalı olarak ele almıştır. Kırım Hanlığı ve Osmanlı-Rus ilişkileri tarihine önemli katkıda bulunan araştırmaları da vardır. Osmanlı tarihi üzerine Türkçe ye İngilizce çok sayıda makalesi yayımlanan İnalcık’ın öbür yapıtları arasında Gazavatı Sultan Murad b. Mehmed Han, İzladi ve Varna Savaşları (1443-1444) Üzerine Anonim Gazavatname (1978, M. Oğuz ile birükte), Dursun Bey, The History of Mehmed the Conqueror (1978, R. Murphey ile birlikte; Dursun Bey, Fatih Sultan Mehmed Tarihi), en önemli makalelerinin tıpkıbasımlarının toplandığı The Ottoman Empire: Conquest, Organization and Economy (1979; Ösmanlı İmparatorluğu: Fetih, Örgütlenme ve Ekonomi) sayılabilir.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 25 Temmuz 2016 21:32
Diğer Konular:
4 Ocak 2009 23:18   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
Ad:  Prof. Dr. Halil İnalcık1.jpg
Gösterim: 215
Boyut:  74.0 KB

İNALCIK (Halil)


türk tarihçi
(İstanbul 1916 - Ankara 2016)

ilköğrenim ve ortaöğrenimini Ankara'da yaptı. Balıkesir Muallim mektebi’ni, Ankara Üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi tarih bölümü'nü bitirdi (1940). Aynı fakülteye asistan olarak girdi. Tarih doktorluğuna (1943), doçentliğe yükseldi (1946). Londra Üniversitesi’nde Paul Wittek’le çalıştı (1949).

Profesör oldu (1952). Konuk profesör olarak ABD'de Columbia üniversitesi’nde ders verdi, araştırmalar yaptı (1953-1954). Siyasal bilgiler fakültesi'nde Fuat Köprülü’nün yerine ders verdi (1956-1972). ABD’de Princeton ve Pennsylvania üniversitelerinde konuk profesör olarak bulundu (1967). 1970-1974 arası Uluslararası Güneydoğu Avrupa araştırmaları merkezi (AİSEE) başkanlığı ve 1971’de İngiltere kraliyet tarih derneği muhabir üyeliği yaptı. Pennsylvania Üniversitesinde 1971'de yeniden ders verdi. 1972 yılında emekli oldu ve bir sürede Amerika Birleşik Devletleri'nde Chicago Üniversitesi osmanlı tarihi kürsüsü'nün başkanı olarak görev yaptı. Uluslararası düzeyde birçok bilim ve yayın kuruluşunun üyeliğine ya da onur üyeliğine getirten Halil inalcık'a, 1991 yılında, Dışişleri bakanlığinın üstün hizmet ödülü verildi.

Başlıca yapıtları şunlardır: Tanzimat ve bulgar meselesi (1943), Fatih devri üzerine tetkikler ve vesikalar I (1954), Hicri 835 tarihli sureti defteri sancakı Arvanid (1954), Kanunnameii sultani bermucebi örfi osmani (R. Anhegger ile, 1956), Ottoman policy and administration in Cyprus after the conquest (1969), History of the Ottoman empire, classical age, 1300-1600 (1973), Gazavâtı Sultan Murat bin Mehmet Han, Izladi ve Varna savaşları (1443-1444) üzerine anonim gazavâtnâme (1978), Türkiye'nin sosyal ve ekonomik tarihi (1071- 1920) [1980], Studies in Ottoman Social and Economic History (OsmanlI imparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik tarihi üzerine tetkikler) [1985].

Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 25 Temmuz 2016 21:33
Hiranur
19 Ekim 2011 22:12   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Dünyaca ünlü tarihçimiz Halil İnalcık, 26 Mayıs 1916’da İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu hep savaş yıllarında geçen İnalcık, 1924 yılında, ailesiyle birlikte Ankara’ya yerleşti ve ilkokulu burada, Gazi İlkokulu’nda bitirdi. Babası Seyit bey ailesini bırakıp Mısır’a yerleştiği için Halil İnalcık’ı annesi büyüttü. Ortaokulda yatılı olarak Sivas Öğretmen Okulu’na verilen İnalcık, 1932 yılında ise Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’na nakledildi. Burada, fizik dalında Nusret Kürkçüoğlu, edebiyat dalında ise edebiyat tarihçisi Abdülbaki Gölpınarlı gibi ünlü hocalardan ders aldı.
Ad:  Prof. Dr. Halil İnalcık3.jpg
Gösterim: 197
Boyut:  51.6 KB


1935’de, öğretmen okulundan mezun olduktan sonra, Atatürk’ün tarih tezini bilimsel temellere dayandırmak için kurduğu Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne başladı. İnalcık, üniversite eğitimi sırasında da dönemin önemli isimlerinden der aldı. Bunlar arasında Fuad Köprülü, Şemsettin Günaltay, Muzaffer Göker, Yusuf Hikmet Bayur gibi isimleri sayabiliriz.

Ortaçağ tarihi derslerini aldığı Köprülü, İnalcık üzerinde büyük bir etki bıraktı ve meslek yaşamı boyunca kendisine örnek oldu. İnalcık, 1940 yılında mezun olduktan sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde kaldı ve Yakınçağ Tarihi Bölümü’nde asistan oldu. Bu arada Şevkiye Hanımla evlendi ve 1948 yılında Günhan adlı çocukları dünyaya geldi.

“Tanzimat ve Bulgar Meselesi” başlıklı doktora tezini iki yıl içinde tamamladı ve doktora payesini aldı. İnalcık’ın İstanbul arşiv belgelerinden derleyerek hazırladığı bu çalışması, Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Belgelere dayanarak hazırlanmış bu tez büyük ilgi uyandırdı. Öyle ki o sırada dekan olan Enver Ziya Karal’ı Bulgar elçiliğinden bir heyet ziyaret etti ve bu tezin Bulgar tarihine yaptığı katkılardan dolayı tebriklerini sundu. Bu da, İnalcık’ın ileride birçoklarının kabul edeceği tarafsız ve doğru tarih yazımı konusundaki hassaslığına bir örnek oluşturdu.

Bu tezi için şunları söylüyor İnalcık:
“Arşivlerde 1432 yılına, II. Murat devrine ait bir tımar defteri buldum. Bu, arşivimizdeki en eski defterdir. Onu 1954’te neşrettim. Bu Arnavutluk’a ait bir defterdi ve Arnavutluk tarihine yönelik çok önemli sorunları çözmemize yardımcı oldu. Ben eğer şöhretli bir tarihçi olmuşsam, bunu Türk arşivlerine borçluyum. Bu arşivler çok mühim ve çok zengindir. Sosyal bilimlerle uğraşan Türk bilim adamları bu arşivler sayesinde önemli çalışmalar yapabilirler ve Türkiye’nin sosyal bilimlerdeki başarısı bizi Fransa’nın yanına yerleştirir. Fakat zaman zaman arşivlerimizin yönetiminde anlaşılmaz bir düşünce hakim oluyor. Vesikaların tamamını alamayacağımız söyleniyor. Son olarak, 1989 yılında defterlerin fotokopilerinin tam olarak çıkışı yasaklandı. Bugün bunların ancak üçte birini alabilirsiniz. Eskiden bu kural geçerli olsaydı ben Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı tezimi ortaya çıkaramazdım. Bu vesikaların açıklığı sayesinde bütün dünya çarpıtmalardan kurtulmuş hakiki tarihimizi öğrenecektir. Vaktiyle, Köprülü’nün Dışişleri Bakanı olduğu zamanlarda tam açıklık vardı. Macarlar kendileri ile ilgili defterlerin fotokopilerini aldılar ve Macarca’ya tercüme ettiler. Macarlar bugün kendi kayıtlarında Türkler aleyhine olan bölümleri düzeltiyorlar. Macar tarihini yalnızca Macar vesikaları ile yazarsanız çok düşmanca sonuçlara varırsınız, ama Türk vesikalarını da kullanırsanız daha dengeli bir tarih ortaya çıkar. Bunu böyle yapmamak bizi Türk tarihinin gerçeklerini öğrenmekten alıkoyar.”

İnalcık, tarihçilik anlayışını Fransız Annales ekolu doğrultusunda tanımlar ve çalışmalarını temelde bu bağlamda sürdürür. Bunun en önemli örneğini 1977 yılında Fernand Braudel Araştırma Merkezi’nde Immanuel Wallerstein’ın düzenlediği uluslararası bir konferansta sunduğu bir bildiride görmek mümkündür. İnalcık, bu bildiride Annales yönteminin Osmanlı ekonomik ve sosyal tarihine bakışta kökten değişiklikler getirebileceğinden nasıl yararlı olabileceğinden söz eder. UNESCO’nun çıkarmayı tasarladığı “Dünya Tarihi” adlı kitapta kendisine görev verilmesi, onun tarihçiliğine olan uluslararası saygının bir işareti sayılabilir.

İnalcık, Türk tarihçilerine şu öğütlerde bulunuyor:

“Türk tarihçilerine bir öneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadık kalın. Eğer hakikati ortaya çıkarırsanız bu daima bizim lehimizedir, çünkü bugüne değin tarihimiz hakkında yazılanların çoğu ya yalandır, ya çarpıtmadır. Eğer mübalağa yaparsanız kendinizi kabul ettiremezsiniz, sizi ciddiye almazlar.”

Halil İnalcık’ın iyi bir tarihçi olmasındaki en önemli nedenlerden biri de bildiği yabancı dillerdir şüphesiz. İngilizce, Almanca, Fransızca’yı çok iyi okuyabilen İnalcık, Arapça ve Farsça’yı da kullanabiliyor ve bir sözlük yardımıyla okuyabildiği diller arasına İtalyanca’yı da katabiliyor. Bu, kaynakları araştırmaları için kullanmamasına ve yabancı dillerde yayın yapmasına olanak sağlıyor. İnalcık, sayıları yüzleri geçen makale ve kitaplarıyla dünya tarihçiliğinde seçkin bir yer yapmıştır. Başarısının göstergeleri aldığı ödüllerin çok üzerinde. Bunlar arasında Rockfeller Vakfı, Türk Tanıtma Vakfı, ODTÜ Mustafa Parlar Vakfı, Sedat Simavi Vakfı, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet, Kültür Bakanlığı Sanat ve Kültür Büyük Ödülleri sayılabilir.

İnalcık’ın başarılarının bir başka göstergesi de aldığı fahri doktora payeleri. Boğaziçi, Uludağ, Selçuk, Atina, Kudüs İbrani ve Bükreş üniversitelerinden doktora payeleri onun başarısının uluslararası platformda da takdir edildiğini gösterir. İnalcık, 1986’da Amerikan Akademisi’ne, 1993’te British Academy’e üye seçildi ve böylece uluslararası alanda seçkin bir yer alan ilk tarihçimiz oldu. İnalcık, iyi bir araştırmacı olmasının yanında yetiştirdiği öğrencilerle de Türk tarihçiliğine değerli katkılarda bulunuyor.

“Türk tarihçiliği gelişiyor. Geçmişte iki büyük üstad var: Fuad Köprülü, Ömer Lütfü Barkan. Bu iki usta Türk tarihçiliğine getirdikleriyle bir yön vermiştir. Bugün tarihimizi onların yolunda iyi inceleyebilmek için, Osmanlıca’ya hakim olmak, bunun yanında batı tarihçiliğini iyi izlemek gerekir. Bana, siz bütün kariyeriniz boyunca ne yaptınız diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Bütün çabalarım Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktır. Benim tarih anlayışım devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini, halkın geçmişte nasıl yaşadığını, sosyal hayatını, ekonomisini, gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır. Bizim tarihçiliğimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.”

İnalcık, 1972’de otuz yıl ders okuttuğu Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden emekli olunca, Chicago Üniversitesi tarih bölümüne davet edildi. Burada on beş öğrenci yetiştirdikten sonra 1986 yılında ikinci kez emekli oldu.

Halil İnalcık, çok çeşitli üniversitelerde sürdürdüğü meslek yaşantısına 1993 yılından itibaren Bilkent Üniversitesi’nde devam ediyor ve bu üniversitede lisansüstü bir tarih bölümü kurmaya çabalıyor. Dört uzmanla birlikte hazırladığı eseri “An Economic and Social History of Ottoman Empire” bugün dünya üniversitelerinde el kitabı haline gelmiştir. İnalcık bu eserle, Osmanlı Türk tarihinin medeni yüzünü dünyaya tanıtmakla övünüyor.
25 Temmuz 2016 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.
Son düzenleyen Safi; 25 Temmuz 2016 21:34
19 Kasım 2012 12:22   |   Mesaj #4   |   
bekirr - avatarı
VIP VIP Üye

HALİL İNALCIK


Türkiye’nin Hocası



Sponsorlu Bağlantılar
26 Mayıs 1916’da İstanbul’da dünyaya geldi, bu kuşağın diğer bütün insanları gibi savaşın sıkıntıları içinde büyüyen bir neslin üyesidir. Onlar imparatorlukta doğdu, bu sebeple değiştirilen bir toplumun içinde bugünkü kuşaklara göre etrafla daha çok ilgilenmek zorundaydılar.
Ad:  Prof. Dr. Halil İnalcık2.jpg
Gösterim: 171
Boyut:  34.2 KB

“Tarihçilerin Kutbu” adlı nehir söyleşisinden de biliyoruz; zor bir çocukluk geçirdi. Eski bir İstanbul ailesindendi, hayatın zorlukları içinde ticaretle geçinmeye çalışan babası Mısır’a yerleşti, iflas etti ve orada öldü.

Genç Halil’in hiçbir imtiyazı yoktu. İlkokulu Ankara’da bitirdi ve sonra devlete ait öğretmen okullarındaydı; önce Sivas, ardından Balıkesir Mustafa Necati...

Cumhuriyet eğitiminin yurt sathındaki eşitlikçi yapısı henüz yaşıyordu, İstanbul’daki bir lisede bulacağı hocalara orada da rastladı. Halil Hoca bugün edebiyat tarihi dalında yetkiyle özgün eserler veriyor, çünkü hocası Abdülbaki Gölpınarlı idi. Ondan edebiyat tarihinde, divan şiirinde sağlam bir yöntem kaptı. Yine fizik ve matematik hocası da Nusret Kürkçüoğlu’ydu.

Cumhuriyetin enerjisi bozkırda kendini gösterdi. İstanbul’un dışında henüz bir Ankara üniversitesi yoktu ama Hitler’den kaçan Alınan profesörlerin de istihdamı ile şehirde önemli bir Ziraat Enstitüsü kuruldu, Hukuk Mektebi’nin eğitimi ıslah edildi ve asıl önemlisi o yıllarda dünya çapında bir kurum olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kuruldu.

Halil Hoca ilk kulak öğrencilerdendi. Fuad Köprülü ve Şemsettin Günaltay milletvekili oldukları için Ankara’daydılar ve üniversitede ders veriyorlardı.

Bu kuşaktan otodidakt yani kendini yetiştiren bir nesil ortaya çıktı. Fransızca öğreniliyordu, Almanca öğreniliyordu. 1971 yılında Paul Wittek bana Halil Hoca’nın Almancasının mükemmelliğinden bahsetti; doğrudur, gerçekten de metinleri kusursuz okur. Bu Almanca Göttingen’deki üniversitede değil, Ankara Üniversitesinde edinilmiştir.

Mezuniyet ve kısa zamanda yazılan bir doktora tezi, “Tanzimat ve Bulgar Meselesi”; hâlâ hem içerik hem de yöntem olarak alanında öncülüğünü koruyor.

Tanzimat’ın ilanından önce Bulgaristan bölgesinde çıkan ayaklanmaları, çözümlenemeyen toprak meselelerine ve köylülerin sıkıntısına bağlayan; çift taraflı arşiv ve kaynak araştırmalarına dayanan bir tezdir bu. Ve Türk tarihçiliğinin Balkan ülkeleri arasında objektif ve bilimsel tahlil kapasitesine öncü olarak oturduğunu gösteren bir araştırmadır.

Bundan sonraki yıllarda yayımladığı “Suret-i Defter-i Sancak-i Arvanid” ile Arnavutların milli tarihine bilimsel ve belgesel, abidevi bir katkı yaptı.

Bütün bunlar yazılırken hiçbir tarafın ulusal tarihini haksız olarak yermiş veya övmüş değildi. Arnavutlar kadar Sırplar da Prof. Halil İnalcık’a müteşekkirdir ve onu Sırbistan Bilimler Akademisi’nin onursal üyeliğine seçmişlerdir.

Halil İnalcık Hoca arşiv araştırmalarına konan sınırlamalara karşı her zaman mücadele etmiştir. Hocası Fuad Köprülü’nün benimsediği Lucien Febvre ve Fernand Braudel gibi tarihçilerin Annales Okulu tarihçilik anlayışını o da izlemiştir. Ancak siyasi tarihin yöntem ve önemini her zaman bilinçle muhafaza etmiştir.

Moda akımlara uymayan, kendine özgü edebi bir tarihçi üslubuna sahiptir. Onun için arşiv ve araştırma her şeyin önünde gelir ve talebelerine bunu her zaman telkin etmenin de ötesinde, adeta şiddetle benimsetmiştir.

Titiz hocadır, talebesinin her zaman yol göstericisi ve denetçisi olmuştur. İki yıI Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, son olarak da Chicago Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olduğum uzun süreç boyunca bu durumu yaşadım.

Osmanlı Devletinin kuruluş aşamasına dair en önemli açıklamayı Fuad Köprülü bilinen kaynaklara dayanarak ve dâhiyane bir sosyolojik tahlille ortaya koymuştu. Bunun coğrafi ve tarihî kaynak tahlilleriyle tamamlanması gerekiyordu. Topoğrafik yani coğrafi tetkikler yaparak birtakım Bizans ve Osmanlı vakayinamelerinin verdiği çelişik bilgileri ayıklamak, Halil İnalcık’ın eşsiz başarısıdır.


kaynak: Defterimden Portreler

Son düzenleyen Safi; 25 Temmuz 2016 21:35

Daha fazla sonuç:
Prof. Dr. Halil İnalcık

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
Pixabay Resimleri:
paneli aç