Arama

Ardıç (Juniperus communis)

Güncelleme: 9 Nisan 2017 Gösterim: 12.132 Cevap: 5
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
15 Eylül 2008       Mesaj #1
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

ardıç

Ad:  ardıç.JPG
Gösterim: 997
Boyut:  25.6 KB

servigiller (Cupressaceae) familyasının Juniperus cinsini oluşturan,
Sponsorlu Bağlantılar
kışın yaprak dökmeyen 60-70 kadar ağaç ve çalı türünün ortak adı.

Bütün kuzey yarıküreye yayılmış olan ardıçın genç yaprakları iğne biçimindedir. Tığ biçimini alan olgun yapraklar ise ya ikişer ikişer ya da üçlü halkalar biçiminde dizilmiştir. Bazı türlerde, yuvarlak ya da dört köşe dalcıklara sıkıca yapışık, genellikle bir yağbezi taşıyan, küçük pul biçiminde yapraklar bulunur. Erkek ve dişi üreme organları genellikle ayrı bitkiler üstündedir (ikievcikli). Kırmızımsı kahverengi ya da mavimsi renkteki kozalaklar üzümsü meyve tipindedir ve üstü genellikle gri, mumsu bir kabukla örtülüdür. En erken bir, en geç üç mevsimde olgunlaşan kozalaklarda 1-12 (genellikle 3) tohum bulunur.

Adi ardıç (7. communis), yerde yayılan bir çalıdır; kuzey yarıküredeki kayalıklı topraklarda yaygın olarak yetişir. Ayrıca birçok süs çeşidi geliştirilmiştir. Bu türün meyvesi, başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere ve yiyeceklere koku ve tad vermek için kullanılır. Ardıç meyvelerinin baharlı, hoş bir kokusu ve hafif ekşimsi bir tadı vardır. Geyik eti gibi ağır kokulu et yemeklerine, soslara, dolma içine, salamura ete, likör ve bitterlere çeşni vermek için kullanılır.

Kuzey Amerika’nın doğuşunda yetişen ve önemli bir süs ve kereste ağacı olan kurşunkalem ardıcının (7. virginiana) kokulu odunundan dolap, çit kazığı ve kurşunkalem yapılır. Orta Avrupa’da yetişen kara ardıç ya da sabin ardıcı (7. sabina), Asya’nın doğusunda yetişen Çin ardıcı (7. chinensis) ve Kuzey Amerika’nın doğusunda yetişen 7. horizontalis sevilen süs ağaçlarıdır. İspanya ve Portekiz’in reçine ardıcı (7. thurifera) ile Akdeniz yöresinin Finike ardıcı (7. phoenicea) bazen tütsü olarak kullanılır. Akdeniz havzasında ve Kafkasya’da yetişen katran ardıcından (7. oxycedrus) deri hastalıklarına karşı kullanılan bir katran (ardıç katranı) elde edilir.

Kuzey Yarıküre’nin birçok yerinde olduğu gibi Anadolu’da da yüksek dağlarda yetişen cüce ya da bodur ardıç (7. nana) geniş alanları bir örtü gibi kaplar ve toprak kaymasını, çığ oluşumunu engeller. Anadolu’da katran ardıcından sonra en yaygın ardıç türü olan boz ardıç (7. exelsa) ve adını hoş kokulu odunundan alan kokulu ardıç (7. foetidissima) öbür önemli türlerdir. Kozalak tohumlarının farklılığına karşın bazı uzmanlarca bir ardıç türü olarak kabul edilen andız ağacı (7. drupacea ya da Arceuthos drupacea) ise en çok Güney Anadolu dağlarında, Lübnan ve Suriye’de yetişir.

Çeşitli ardıç türlerinin odunundan ve yapraklarından damıtına yoluyla elde edilen ardıç esansı, parfümlerin ve idrar söktürücü ilaçların yapımında kullanılır.

kaynak: Ana Britannica


Son düzenleyen Safi; 6 Temmuz 2016 02:16
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
bi quan - avatarı
bi quan
Ziyaretçi
1 Nisan 2009       Mesaj #2
bi quan - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  ardıç1.jpg
Gösterim: 781
Boyut:  58.6 KB

ARDIÇ


Botanikte soğuk ve ılıman bölgelerin, genç örneklerde öğnemsi. bazı türlerin yetişkin örneklerinde pulsu yapraklı, açıktohumlu ağaç ya da ağaççığı. (Ardıç ağacının çiçekleri çoğunlukla bireşeylidir; kokulu, siyah, mavi, mor ya da kırmızı renkli ve üzümsü meyveleri [kozalakları], birbirine yapışık etli pullardan oluşur. Kırk kadar ardıç türü bilinir; kozalakMar takımı.) Der. hast. ve Vet. Ardıç katranı, ardıç odununun damıtılmasıyla elde edilen ve hem deri hastalıklarına, hem evcil hayvanların uyuzuna karşı kullanılan katran. (Bk ansikl. böl.)
Sponsorlu Bağlantılar

Botanikte Ardıcın Avrupa'da en çok rastlanan türü, "Avrupa ardıcı" ya da "adı ardıç” (Junıperus communıs) tır; alt yüzü beyaz çizgili olan ığneyaprakları sivri, batıcı; meyvesi, 5-6 mm çapında küremsi, önce yeşil sonra morumsu siyah renktedir; soğuğa ve sıcağa dayanıklı olan bu ardıç türü, belirli bir toprak türü istemez; nitekim bu ardıca verimsiz kireçli topraklarda rastlanır ve bu topraklarda yavaş büyür. Dağlık yörelerde de kaya/taş bahçelerim bezemede kullanılan ağılı, yaygın gelişmeli "sabin ardıcı" (J. sabina) yetişir. Akdeniz ikliminin egemen olduğu yörelerde en çok rastlanan ardıç türleri "katranardıcı" ya da "kızılardıç" (J. oxycedrus), "günnikardıcı" (J. thurifera) ya da "ispanya ardıcı" (J. hispanica) ve "fenike ardıcı" (X phoenicea) dır; Kuzey Amerika'da odunu kurşunkalem yapımında kullanılan ve 30 m boy yapabilen "virginya ardıcı" ("kalem ardıcı" ya da yalancı virginya sediri”) [J virginıana]yetişir. Adıardıcın kerestesi kakmacılığa, direk ve bahçe çıtı kazığı yapımına uygundur; bu ağacın meyvesinden (etli kozalağından) cm üretilir; ardıç kozalağı ya da ardıç üzümü baharat olarak da kullanılır. Katranardıcı (kızılardıç) meyvelerinden damıtılarak veterinerlikte kullanılan ardıç (katran) yağı elde edilir. Birçok ardıç türü ve çeşidi, süs ağacı olarak yetiştirilir ve çevre düzenlemesinde kullanılır.

Üzümsü ardıç kozalaklarından bazı ülkelerde, ardıçkuşu gibi bazı av hayvanlarının etleriyle hazırlanan yemeklere çeşni vermek ve lahana turşusuna ya da zeytinyağlı salçalara koku katmak için yararlanılır; aynı biçimde sidik artırıcı ve ter sök- türücü özellikleri nedeniyle de tıpta, tedavide kullanılır.

Türkiye'de, ülke ormanları içinde 540 000 ha kadar bir alanda yayılış gösteren ardıçlar,İç Anadolu, Güney-Doğu Anadolu ve Trakya bölgelerinin bozkırları hariç bütün orman bölgelerinde (özellikle Akdeniz bölgesi ormanlarında, daha yoğun olarak) ya saf, fakat seyrek koruluklar oluşturur ya da çam (kızılçam, fıs- tıkçamı ve halepçamı ile karaçam ve sarıçam), sedir, göknar ve meşe ormanlarına karışır; maki alanları içinde yer alır; orman ve ağaç sınırı üstüne kadar çıkarlar Ardıç türleri içinde Junıperus excelsa (boz ardıç, boyluardıç, adıardıç) veJ.foetıdıssıma (karaardıç. yağlıardıç. kokar ardıç), alan ve ağaç servetleriyle boyutları bakımından başta gelirler; bunları, J. Oxycedrus (kızılardıç, katranardıcı) izler Ülkenin diğer ardıç türleri ve alttürleri ise şunlardır: J.communis ssp.communis; J. c.ssp nana ya da sadece J. nana (bodur ardıç); J.c ssp. hemisphaerıca; J. oblonga. J. sabina; J. oxycedrus ssp. oxycedrus; J.o. ssp. macrocarpa; ve J. phoenı- cea (fenike ardıcı). Bunlara, Arceuthos drupacea ya da Junıperus drupacea'y\ (andız ardıcı) da katmak gerekir. Ülkemiz ardıç ağaçlarının haşebi, genellikle hafif, yumuşak ve ince dokuludur: hava kurusu durumda özgül ağırlıkları 0,490 - 0;674 g/cm3 arasında değişir. Ardıç ağacı direkleri, eskiden toprak altı yapılarda çok kullanılmışlardır ve bunların basınca, mantar ve zararlılara karşı en dayanıklı irili ufaklı ağaç oldukları görülmüştür.

Karaardıç ve boz ardıç odunları yontulmaya ve kolay işlenmeye yatkındır; bu nedenle, birincisi kurşunkalem, her ikisi Toroslar'da, kokulu çeyiz sandıkları yapımında kullanılırlar. Ormanların tahribatında, orman ağaçları içinde sahayı en son terk eden bir tür olmaları nedeniyle, ardıçlara "artçı ağaç" da denir; çok sığ, kurak, taşlı ve kireçli topraklarda ve şiddetli iklim koşullarında bile yetişmeleri de bu yeteneklerini ispatlar. Andız ardıcının küçük bir erik büyüklüğünde, turuncu renkli ve dışı etli olan kozalağına da "andız" denir ve olgunken yenen bu kozalaktan kaynatılarak marmelat yapılır ve ilaç olarak yararlanılır.
Der. hast. ve Vet. Yağlarda kolay eriyen ardıç katranı, merhemlerin hazırlanmasında yer alır. Gliserine karıştırılıp kullanıldığı gibi, sabuna ve özellikle şampuanlara katılarak da kullanılabilir. Büsbütün zararsız da sayılmaz, bazen irinli sivilcelere neden olur. Kokusu çok kötüdür (kokusu alınmış ardıç katranı da vardır, ama etkisi oldukça zayıftır). Bununla birlikte, indirgeme gücü ile ve keratoplastik nitelikleriyle çok büyük hizmet görür Başlıca kullanılma yeri kırmızı ve kavlamalı deri hastalıklarıdır: sedef hastalığı, sedefe benzer parakeratozlar ve saçlı deri pıtıryazisi. Çoğu zaman kükürde (kükürtlü ardıç katranlı ilaçlar) ve katrana karıştın larak da kullanılır.

kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 6 Temmuz 2016 02:20
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Temmuz 2009       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

ardıç

Ad:  juniperus.jpg
Gösterim: 690
Boyut:  36.8 KB

Genellikle bir, ender olarak 3-4 metre boylara ulaşan eğri gövdeli, belirgin biçimde tek gövdeli olmayan ve çoğu kez yerde sürünen bir çalı halinde ardıç türüdür. bu takson sık dallanma gösterir, yaşlı gövdelerin kırmızımsı esmer kabuğu çok ince levhalar halinde çatlar. sürgünlerde çok ince olup, ortalama onuncu yaştan sonra, pul yapraklar oluşur. bu yapraklar ovuşturulduğunda çok kötü bir koku verir. tomurcuk çıplaktır. İğne yapraklar üçlü çevrel, pul yapraklar da haçvari dizilmişlerdir. pul yaprakların sırtlarında yağ bezeleri vardır. Çiçekler bir cinsli iki evcikli olup, kozalaklar da bazen bir, bazen de iki yılda olgunlaşır. Önceleri yeşil, sonraları siyahımsı, üstü mavi dumanlıdır. tohumlar kalın kabuklu olup, 1-4 adettir. orta ve güney avrupa, alpler karpatlar, pireneler, türkiye, kafkasya ve sibirya’da doğal olarak yetişir. Ülkemizde kuzey ve batı anadolu’da dağlık alanlarda kurak ve kayalık yamaçlarda, zonguldak, samsun, gümüşhane, kahramanmaraş ve hakkari yörelerinde yayılır. bu kesimlerde 1500-2000 metre aralarında dağlık kayalık ve taşlıklı yamaçlarda yetişmektedir. Çok kanaatkar bir türdür. juniperus sabina’nın parkçılıkta çok değerli birçok park ve bahçe formları bulunmaktadır. Özellikle yer örtücü bitki materyali olarak ve karayolları orta refüjlerinde çok kullanışlıdır.

Çalı ya da 2-6 metre boylarında, dik ya da sarkık dallı bir ardıçtır. uzaktan bakıldığında serviye benzer. bu nedenle “servi ardıcı” adını da almaktadır. yapraklar pul yaprak halinde, ancak genç bireylerde ve bazen yaşlı bireylerin alt dallarında iğne yapraklar bulunmaktadır. pul yaprakların sırtlarında yuvarlakça bir yağ bezesi de bulunur. pul yapraklar üçlü ya da karşılıklı dizilmişler koyu ya da mavimsi yeşildirler.

Çiçekler bir cinsli iki evcikli, bunlardan erkekler terminal halde, kirli sarı renkte, dişiler ise yine terminal durumlu, kozalak uzun saplı, rengi portakal sarısı ya da kırmızımsı kahverengidir. kozalak üç çift puldan oluşur. İki yılda olgunlaşır. pullar ezildiğinde lifi bir yapı gösterir. tohum sayısı 3 - 6 kadardır.

doğal olarak akdeniz yöresi, kuzey afrika, suriye, türkiye’de batı anadolu’da alçak kesimlerde ve makilik alanlar içinde dağınık olarak bulunur. kurak kesimlerde, özellikle muğla, marmaris, kuşadası ve samsun dağı’nda yayılır. odunundan kurşun kalem sanayiinde yararlanılır.
Son düzenleyen Safi; 6 Temmuz 2016 02:10
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Temmuz 2009       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Ardıç

Ad:  ardıç1.jpg
Gösterim: 1352
Boyut:  71.1 KB

üremesi bir başka türe bağlı bir ağaç türü. Ağaç tohumlarını yere döker ancak bu tohumlar bir ardıç kuşu (Karatavuk) tarafından yenmedikçe hiçbir işe yaramaz. Ardıç kuşunun sindirim sisteminde ardıç ağacının tohumlarının kabukları açılır. Ardıç kuşu dışkısı ile birlikte toprağa karışan tohumlar tutar.

Özellikleri

Nisan-Mayıs aylarında çiçek açan, 1-9 m yüksekliğinde, kışın yaprağını dökmeyen ve siyahımsı mor yuvarlak meyvaları olan bir bitkidir.

Yetiştiği Yerler

Orta Avrupa'da Almanya, Macaristan ve Fransa'da yurdumuzda ise Trakya, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bol miktarda Ardıç ağacı mevcuttur.

Tarihçe

Ortaçağda her derde deva olarak bilinen ardıç meyvası yendiğinde idrar menekşe kokusu aldığından eskiden Romalı kadınlar tarafından çok kullanılırdı.
Yine bu çağlarda cadılardan korunmak maksadıyla yazlık evlerin önlerine dikilmiştir. Bunu önlemek için elden geldiğince çok ardıç ekilirdi.

Kullanım Alanları

Ardıç meyveleri sonbaharda siyahımsı mor renklerini aldıkları zaman toplanır ve tel elekler üzerinde kurutulur. Bu şekilde yenebileceği gibi, toz haline getirilip suyla karıştırılarak bir eriyik halinde de içilebilir.

Ardıçta uçucu yağ bulunduğundan asla suda kaynatılmamalıdır. Ardıç katranı elde etmek için bitkinin yaşlı dalları gövdesi ve kökleri kesilerek, yarı yarıya toprak içinde bir testi içinde yakılır. Elde edilen sulu yağ dinlendirilerek katran dipten alınır.

Alternatif Tıp Kullanım Alanları
İdrar söktürücü ve terletici özelliği sebebi iIe soğuk algınlığı, kalp yetmezliği gibi hastalıklarda kullanılabilir. Alternatif tıp alanında kullanılan bir meyvedir.
Romatizmal hastalıklarda, burkulma ve çarpma gibi kazalarda ağrı kesici ve hareket kabiliyetini arttırıcıdır. Zaten ardıçın temel kullanım alanı da bu tip hastalıklardır. Kronik romatizmalarda, gut hastalığında çeşitli kas ağrılarında oldukça faydalıdır. Bunun için toz haline getirilmiş kuru ardıç meyvelerindan 20 gramı 1 lt suda eritilerek günde 3 bardak içilir.

Konsantre ardıç
suyu soğuk algınlığı veya anjine yakalanmış çocuklara destek tedavisi olarak günde 3 kez bir çay kaşığı olarak verilir. Dahilen yüksek miktarlarda uzun süre kullanılırsa böbrekleri tahriş eder ve idrarda kanamaya sebep olur. 6 haftadan fazla ve böbrek hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır. Ayrıca hamilelerde de düşüğe yol açabileceği için uygun değildir. Çünkü rahim kaslarının kasılmasını uyarır.

Ayrıca nefes kokularını yok eder. Meyvaları C vitamini bakımından zengin olması sebebiyle, dişetlerini ardıç meyveleriyla ovmak onları güçlendirecektir.

Antiseptik özelliği sebebiyle de haricen deri hastalıklarında da uygulanabilir. Aromaterapistler selülitlerde ardıçtan faydalanmaktadır. Diğer bir tür olan kara ardıç yaprağının adet söktürücü, çocuk düşürücü ve idrar arttırıcı etkileri bilinmektedir. Çünkü rahim ve idrar yolları kaslarını büzmektedir.

Karaardıç, kurutulmuş yapraklarından günde 0,5 gr içilir.

Yine ardıçın özel bir türünden elde edilen ardıç katranı uyuz ve egzema gibi bazı diğer deri hastalıklarında haricen tüketilir.
Ayrıca deride hafif tahriş yaptığından romatizmal hastalıklarda da merhem olarak kullanılabilir.

Ardıç meyvesi içinde organik asitler, reçine, acı madde, uçucu yağ, glikoz sakkaroz ve juniperin mevcuttur. Uçucu yağ antiseptik ve kuvvetli idrar söktürücüdür.

Türleri


  • juniperus brevicommus Kırık ardıç
  • Juniperus communis - Adi ardıç
  • Juniperus communis ssp.alpina - Alp ardıcı
  • Juniperus brevifolia
  • Juniperus cedrus - Kanarya ardıcı
  • Juniperus formosana
  • Juniperus luchuensis
  • Juniperus oxycedrus - Katran ardıcı
  • Juniperus drupacea - Andız
  • Juniperus angosturana
  • Juniperus ashei
  • Juniperus barbadensis
  • Juniperus bermudiana - Bermuda ardıcı
  • Juniperus blancoi
  • Juniperus californica - California ardıcı
  • Juniperus chinensis - Çin ardıcı
  • Juniperus coahuilensis
  • Juniperus comitana
  • Juniperus convallium
  • Juniperus deppeana
  • Juniperus durangensis
  • Juniperus excelsa - Boylu ardıç
  • Juniperus excelsa ssp. polycarpos - İran ardıcı
  • Juniperus flaccida
  • Juniperus foetidissima - Kokulu ardıç
  • Juniperus gamboana
  • Juniperus gaussenii
  • Juniperus horizontalis - Yaygın ardıç
  • Juniperus indica - Kara ardıç
  • Juniperus jaliscana - Jalisco ardıcı
  • Juniperus komarovii
  • Juniperus macrocarpa - Büyük kozalaklı ardıç
  • Juniperus monosperma - Tek tohumlu ardıç
  • Juniperus monticola
  • Juniperus oblongo
  • Juniperus occidentalis - Batı ardıcı
  • Juniperus occidentalis ssp.australis
  • Juniperus osteosperma - Utah ardıcı
  • Juniperus phoenicea - Finike ardıcı
  • Juniperus pinchotii
  • Juniperus procera
  • Juniperus procumbens
  • Juniperus pseudosabina
  • Juniperus recurva - Himalaya ardıcı
  • Juniperus sabina - Sabin ardıcı
  • Juniperus saltillensis
  • Juniperus saltuaria
  • Juniperus scopulorum
  • Juniperus semiglobosa - Rusya ardıcı
  • Juniperus squamata
  • Juniperus standleyi
  • Juniperus thurifera - İspanya ardıcı
  • Juniperus tibetica - Tibet ardıcı
  • Juniperus virginiana - Kalem ardıcı
  • Juniperus virginiana ssp.silicicola
  • Juniperus wallichiana - Himalaya kara ardıcı
Son düzenleyen Safi; 6 Temmuz 2016 02:14
Avatarı yok
OneNight
Yasaklı
5 Temmuz 2016       Mesaj #5
Avatarı yok
Yasaklı

Ardıç (Juniperus communis)



Botanik Bilgi :

Kozalaklılardan; 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur. Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara “Ardıç tohumu” da denilir. Kasım ve Aralık aylarında toplanıp, kurutulur. Bir çok türü vardır.

Faydaları


  • Dallarından yapılan merhem deri üzerine sürülerek ovulursa, cilt hastalıklarına iyi gelir.
  • Ardıç terletici bir bitki olduğundan romatizma ve soğuk algınlığına iyi gelir.
  • Kandaki şeker miktarını düşürür.
  • Regl ağrılarını dindirir, kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.
  • Nefes kokularını giderir.
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • İdrar söktürür.
  • Rendelenmiş meyveleri sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alın üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir.
  • Taze meyvelerin ezilmesiyle elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.
  • Taze dallarının çayı zayıflamak için kullanılır.

-Kışın yapraklarını dökmeyen daimi yeşil ağaçlardan. Yaprakları küçük pulsu veya iğne şeklinde olup 1-2 cm uzunluğundadır. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardıç yemişi diye anılan kozalakları dişi ağaçlar üzerinde bulunur.

ARDIÇ (türkçe) ingilizcesi

1. n. juniper
2. cone bearing evergreen shrub or tree whose berries yield an oil which is used in medicine as a stimulant and diuretic,


Ardıç Ağacının Özellikleri


Ardıç ağacı dağlık alanlarda rahat bir şekilde yetişebilmektedir. Bundan dolayı eski zamanlarda dağ yaşamını benimsemiş göçebe kültürlerde ardıç ağacının özel bir yeri vardır.

Yüksek dağlar, ovalar,bataklıklar ve ormanlarda yetişebilmektedir. Çok geniş bir yetişme alanı olan ardıç bazen çalı biçiminde olabilirken bazen de yüksekliği 10 metreyi bulan ağaçlar şeklinde doğa bulunabilmektedir. Ardıç ağacının siyah bir meyvesi vardır. Lir kuşu, ardıç kuşu ve toy kuşu bu meyvelerden yemektedir. Bu meyveleri yemesi sonucu kuşların sindirimi sonucu çıkan dışkı ağaca hayat vermektedir.

Ardıç, juniperus cins ismi ile de tanınmaktadır. Ardıç ağacının bir çok türü mevcuttur. Ardıç fidanının büyümesi diğer ağaçlara göre yavaştır. Fidanın 1,5 ile 2 metre arasına gelmesi için yıllar gerekebilir. Fidanın ağaç halini alması ise onlarca yılı gerektirmektedir. Ardıç ağacı sivri,sert ve iğneli yapısı sayesinde kurak ve sert iklimlerde bile rahatlıkla yetişebilmektedir. Bu kadar dayanıklı olmasının bir başka sebebi de bünyesinde silisik asittir. Bir çok iğne yapraklı ağaç gibi sürekli yeşil kalabilmektedir. Ardıç ağacı karaçam, kızılçam gibi kozalağı bulunan ağaç türlerindendir.

Ardıç ağacının meyvesinden eylül ile kasım ayları arasında yararlanılmaktadır. Ağaçtan düşürülen meyveler toplanmakta ve temizlenmektedir. Ancak bu işlem yapılırken zehirli olma ihtimali olan ağaçlar dikkatle incelenmektedir. Ayrıca ardıç ağacının çok yüksek dağlarda diğer ağaçlarına göre çok daha şifalı olan jeniperus nana türü bulunmaktadır. Tıp alanında kullanılan ardıç ağacı ile kara ardıç birbirinden farklıdır.Kara ardıçta zehir bulunmaktadır.

-derlemedir-
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
9 Nisan 2017       Mesaj #6
Avatarı yok
Yasaklı

Ardıç / Adi Ardıç (Juniperus communis)!


Ad:  th.jpg
Gösterim: 554
Boyut:  44.7 KB
Bilimsel adı Juniperus olan servigiller ailesinden bitki cinsi. Kuzey kutup dairesinden Meksika ve Antiller, Azor Adaları, Kanarya Adaları, Avrupa, Anadolu, Kuzey Afrika, Habeşistan, Himalayalar ve Çin'e kadar yayılmış yaklaşık 65 tür içeren ardıç cinsi bulunur.

Ardıç cinsi üyelerinin yaprakları birbirine yakın ve pulsu bir nitelik taşır, gövdeleri bazı türlerde ağaççık biçiminde olsa da genelde ince bir yapıya sahip olup, kabukları dikey şeritler biçimindedir.Gövde oldukça dayanıklı, kırmızıya yakın kahverengi, parlak ve kokuludur. Ardıç odunundan damıtılan yağ, ilaç ya da parfüm yapımında kullanılmaktadır.

Avrupa ardıcı, Türkiye ve Avrupa'daki en yaygın ardıç türüdür. Adi ardıç ya da ardıcın (Juniperus communis) olarak da bilinir. Meyvesi küre biçimli, iğne yaprakları diken gibi sivridir. Kaynatılmış ardıç yaprakları idrar söktürücü bir özelliğe sahiptir.

Akdeniz İkliminin Hakim Olduğu Bölgelerde Görülen Ardıç Türleri!

  • Katran Ardıcı ya da Kızıl Ardıç (Juniperus oxycedrus)
  • Günnük Ardıcı (Juniperus thurifera)
  • Finike Ardıcı (Juniperus phoenicea)

Kaynak: Grolıer Internatıonal Amerıcana
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

17 Temmuz 2011 / Bia Botanik
19 Şubat 2010 / asla_asla_deme Botanik
22 Şubat 2010 / Misafir Taslak Konular
22 Ağustos 2012 / buz perisi Taslak Konular
22 Şubat 2010 / Misafir Botanik