Arama

Özbekistan'da devam eden inşaat projeleri nelerdir?

En İyi Cevap Var Güncelleme: 26 Eylül 2018 Gösterim: 24.169 Cevap: 1
salih durak - avatarı
salih durak
Ziyaretçi
14 Kasım 2008       Mesaj #1
salih durak - avatarı
Ziyaretçi
Özbekistan'da devam eden inşaat projeleri nelerdir?
EN İYİ CEVABI Keten Prenses verdi
Sovyetler Birliği döneminde en büyük pamuk üreticisi olan Özbekistan ekonomide yeniden yapılanma çalışmalarını sürdürüyor. Yatırım ortamını iyileştirme yönünde adımlar atan Özbekler...
Türk işadamlarını da ülkelerine yatırıma davet ediyor.
Bağımsızlığını 16 yıl önce 1 Eylül 1991'de ilan eden Özbekistan'da ekonominin yeniden yapılanması çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda özel sektörün oluşması ve yerleşmesine uğraşan Özbekler, yatırım ortamını iyileştirme yönünde reformlar yürütüyorlar. Özbekistan bu çalışmalarını sürdürürken Türk işadamlarına da işbirliği çağrısı yapıyor. Ülkeye yatırım yapan bir Türk işadamı da Özbekistan'ın kendisine bugünün Avrupa Birliği (AB) ülkesi Romanya'nın 10 yıl önceki halini hatırlattığını belirtiyor. İşadamı, "Özbekistan’da şu anda aynen geçmişte Romanya’da olduğu gibi yatırımlarda yüksek kârlılık sağlanabilmekte. Ancak önümüzdeki 2-3 yıl içinde ülke piyasasına girmek daha maliyetli hale gelecek. Son 2 yılda bile ekonomideki aktivitenin ciddi şekilde arttığını, büyümenin süreklilik kazandığını ve fiyatların yükselmekte olduğunu gözlemlemek mümkün" diye konuşuyor.Sovyetler Birliği'nin en büyük pamuk üreticisi olarak bilenen ülkede, tekstilin yanı sıra makine, madencilik ve müteahhitlik alanlarında iş ve yatırım potansiyeli bulunuyor. Ülkede başta tarım ve gıda makinelerinde olmak üzere Sovyet teknolojisine sahip makine parkının yenilenmesi için ithalat kolaylığı sağlanıyor, altın madenleri başta olmak üzere yeraltı zenginliği dikkat çekiyor ve otel, tesis ile özellikle kaliteli konaklama yeri sıkıntısının yaşandığı biliniyor. Ancak ticari ilişkilere yine vize prosedürü engel oluyor, işadamlarının Özbekistan'dan vize almada yaşadıkları güçlüklere döviz sisteminde oluşan dönüştürme sorunu ekleniyor.
Reklamlar

Dış ticaret dengesi Özbekistan'dan yana
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret rakamlarına bakıldığında son yıllarda Türkiye'nin ithalatında yaşanan artış dikkat çekiyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) hazırladığı "Türkiye-Özbekistan Ticari ve Ekonomik İlişkileri" adlı çalışmada, bu durum Özbekistan'dan bakır ve bakır ürünleri alımındaki yüksek artış ile açıklanıyor. Çalışmaya göre 2005 yılı itibariyle Türkiye'nin bu alanda ülkeden yaptığı ithalatı yaklaşık 136 milyon dolar. Aynı yıl itibariyle 2 ülke arasındaki ticaret hacmi ise 408 milyon dolar. Bu rakamın 257 milyon dolarını ülkeden yapılan ithalat oluştururken bakır ve ürünlerini 83.7 milyon dolarla pamuk alımı izliyor. Türkiye'nin ülkeye ihracatında ise ilk sıraları kazanlar, plastikler ve halılar alıyor. Komşu ve çevre ülkelere olduğu gibi Özbekistan'a da Türk inşaat şirketlerinin ilgisi yoğun. DEİK'in raporunda, 2004 yılı itibariyle ülkedeki Türk müteahhitlik firmalarının yatırımlarına da değinilirken Türk firmaların ülkede toplam 1 milyar 589 milyon dolarlık 63 proje üstlendiği ifade ediliyor. Aralarında Alarko, Gama, Yüksel, Makimsan ve Tekfen'in de bulunduğu pek çok büyük firma ülkede faaliyet gösteriyor.

Pamuk üretimi, yabancı tekstilciyi çekiyor
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi'nin (İGEME) 2005 yılında hazırladığı "Özbekistan Ülke Profili" adlı çalışmada ise ülkedeki ekim alanlarının yüzde 45'ten fazlasında pamuk üretimi yapıldığı ve iplik ile dokuma sektörünün ön plana çıktığına dikkat çekiliyor. Özbekistan'da yıllık pamuk üretiminde telaffuz edilen rakam 250 bin ton ve bu rakamın da mevcut kapasitenin ancak yüzde 10'unu teşkil ettiği belirtiliyor. Çalışmada, Özbek hükümetinin mevcut teknolojiyi yükseltmek amacıyla özellikle hasat ekipmanı ile pamuk, tütün ve gıda işleme alanlarında olmak üzere makine ithalatına kolaylık gösterdiği belirtilirken çok miktarda meyve-sebze üreten ülkede depolama ve gıda işlemedeki yetersizliğe de işaret ediliyor. Hükümetin kalkınmada öncelik verdiği alanlar arasında tarıma dayalı sanayinin yanında uçak, otomobil, ağır makineler, elektronik eşya ve ilaç üretimi de bulunuyor. İGEME'nin raporunda ayrıca, Özbekistan'da otomotiv sanayinin oluşturulması, enerjide kendine yetebilirliğin sağlanması ve tüketim mallarına ithal ikameci yatırımların öncelikli olduğu belirtilirken doğalgaz, petrol ve kömür yatakları başta olmak üzere yeraltı hammadde kaynakları açısından ülkenin dünyanın önemli ülkelerinden olduğu da vurgulanıyor.

Piyasaya girişte avantajlar var
Ülkede standart, etiketleme ve sertifikasyon konusunda ise Türk ürünlerinin bir sıkıntı yaşamadığı, Türkiye'den ithal ürünlerde TSE belgesinin yeterli görüldüğü belirtiliyor. İGEME'nin çalışmasında, sermayesinin yüzde 30'dan fazlası yabancılara ait olan ve tarımsal ürün veya hammadde işleyen, tüketim maddesi veya gıda üreten işletmelerin ilk kâr ettikleri yıldan itibaren 2 yıl Gelir Vergisi'nden muaf tutulduğu ifade ediliyor. Raporda, yabancı firmaların gelirinden tekrar yatırım olarak kullanılan kısmın da vergiden muaf tutulduğu belirtilirken tarımsal makine ve yedek parça ithalatında da KDV indirimine gidildiği ifade ediliyor.

Sorunların başında yine vize var
Ülkeyle ticari ilişkilerdeki engel ve sıkıntılar ise yok değil. Vize almadaki güçlüklerin yanında bankacılık sisteminin yetersizliği, gümrük işlemlerinin ağırlığı sorunların başlıcaları. İGEME'nin raporunda, yapılan yatırımlara devlet güvencesinin verilmemesi, çalışma vizelerinin 3 ay gibi kısa süreli olması, işadamları ve TIR şoförlerine verilen vizelerdeki 15-30 gün arasındaki uzun araştırma süreci sorunlar arasında sıralanıyor. Çalışmada; firmaların para transferine kota uygulanmasından da şikâyet edilirken, Özbek ithalatçıların ihracat bedellerini bankaya Özbek para birimi olarak yatırmış olmalarına rağmen bankaların döviz alım-satımı ile yurtdışına para transferi yapamadığı için tahsilatta sorunların yaşandığı vurgulanıyor.

Kazakistan'la liderlik çatışması
Ülkenin bölgedeki siyasi konumuna bakıldığında ise Kazakistan'la bir bölgesel liderlik mücadelesi yaşandığı dikkat çekiyor. Avrasya ülkelerinin onlarca yıllık "tek bir siyasi ve ekonomik çatı altında birleşme" hayalinin önünde özellikle Kazakistan ve Özbekistan arasında ciddi bir liderlik sorununun bulunduğuna işaret eden ASAM Uzmanı Mehmet Erol, bu sorunun yanı sıra bölgenin sınır, güvenlik, mevcut rejimlerini koruma ve su sorunlarının da çözüm beklediğini aktarıyor. Bölgedeki ABD ve Rusya etkisi ile politik oyunlarının da bugünden çok 20-30 sene içinde zenginleşecek olan Avrasya pazarı için yaşandığına dikkat çekiliyor. "Örneğin, 90'lı yıllardan bu yana Japonya'nın, Türkmenistan ve Azerbaycan'da finans merkezleri oluşturma çalışamaları var" diye konuşan Erol, özellikle enerji konusunda bölgede zenginliğin kaçınılmaz olduğunu ve ucuz işgücü faktörüyle de bölgenin cazibe merkezi olabileceğini vurguluyor.

Ucuz pamuk teşviğinde problem yaşanıyor

Yüksel İnşaat'ın Özbekistan'daki Proje Koordinatörü Haluk Kişisel, firmanın geçtiğimiz 15 yılda Özbekistan'da 40'ın üzerinde çeşitli boyutlarda projeye imza attığını söylerken, bunlar arasında çok sayıda, otel ve fabrika ile bakanlık binaları bulunduğunu da bildirdi. Önümüzdeki dönemde de Özbekistan'da yeni işler üstleneceklerini ifade eden Kişisel, ülkede gelir, gümrük ve katma değer vergisinde çeşitli muafiyetler uygulanarak iş ve yatırım ortamına destek verildiğine dikkat çekti. Kişisel, bu alanlardaki vergi teşviklerinin 1-5 yıl arasında değiştiğini ve yatırım miktarına bağlı olarak verildiğini de ifade etti. Kişisel, "Türk firmaları tekstil alanında da bu muafiyetlerden yararlanmaya çalışıyor. Ayrıca bu alanda firmalara ucuz pamuk verilerek iplik üretimi destekleniyor. Ancak bugunlerde bu teoride kalıyor, pamuk tesliminde problemler yaşanıyor" dedi. Ülkeye özellikle Avrupalı yatırımcı ve iş çevrelerinin fazla ilgi göstermediğini ifade eden Kişisel, ülke kaynaklarının limitli olduğunu ve bu durumun da kendileri gibi müteahhitlik hizmeti veren firmaların faaliyet alanını sınırlandırdığını belirtti.

Bursel Holding, tekstilde en büyük yatırımcı
DEİK'in "Türk-Özbekistan Ticari ve Ekonomik İlişkileri" adlı çalışmasında, ülkenin bağımsızlığını izleyen ilk yıllarda Özbekistan'a daha çok küçük ve orta ölçekli firmalar girse de son 10 yılda büyük ölçekli Türk şirketlerinin de Özbek piyasasına girmeye başladığına işaret edildi. Çalışmada, bu çerçevede Bursel Holding'in Özbek tekstil endüstrisindeki en büyük yatırımcı konumunda olduğu belirtilirken, holdingin ülkenin yüksek kaliteli pamuğunu işleyebilmek amacıyla 12 fabrika kurduğu ifade edildi. Öte yandan Koç Holding'in ülkede otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğine de değinilen raporda, holdingin Özbek firması Uzatozlash ile oratkılk kurarak yedek parça ve servis ikanı veren Tashkochavto firmasını kurduğu da belirtildi. Koç Holding'e ait ülkedeki diğer yatırım ise, otobüs ve kamyon üretimine ağırlık veren Samkoçauto fabrikası oldu.

Çalışmada, ülkedeki diğer Türk yatırımcıları ise şöyle sıralandı: Yünlü iplik, kumaş ve battaniye üreten Kansay-Tekmen; iplik fabrikası kuran Tekfen İnşaat; iplik üreten Asnam Tekstil; perakende zinciriyle birlikte gıda, tekstil, mobilya, elektronik eşya, fotoğraf ve inşaat malzemeleri, fast food alanlarında faaliyet gösteren Demir Holding; çay üretimi yapan Beta Algoritm A.Ş; otelcilikte faaliyet gösteren Dedeman ve inşaatını yaptığı Radisson SAS'a ortak olan Aysel İnşaat. DEİK'in raporunda, bu başlıca Türk firmaların yanında Türklerin; inşaat malzemeleri, ilaç, sağlık, gıda ve menkul kıymetler gibi çok çeşitli alanlarda yatırımlarının olduğuna da değinildi.

İnşaat malzemelerine gümrük muafiyeti var
2003 yılında Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonu 2'nci dönem toplantısında ortak girişimler kurulması öngörülen alanlar şu şekilde belirlendi: Gıda sanayi, tekstil sanayi, tüketim malları üretimi, inşaat malzemeleri üretimi, makina sanayi, otomotiv sanayi, tarıma dayalı sanayiler, telekomüniskasyon, kimya ve petro-kimya sanayi, hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesi, eczacılık ürünleri ve tıbbi malzeme üretimi, turizm sektörü. Bunun yanı sıra pak çok alanda olduğu gibi inşaat sektöründe de bazı dönüşümler geçiren Özbekistan'da, 'inşaat sektörü reformu' kapsamında 2008 yılı itibariyle inşaat malzemesi üretimi için kullanılmak üzere ithal edilecek ekipmanlara gümrük muafiyeti uygulanması da yer alıyor.

Öte yandan, DEİK'in raporuna göre; ülkede pamuğun yüzde 80'inin 3 Kore şirketi tarafından kurulan fabrikada, geri kalan bölümü ise küçük Türk işletmeleri tarafından işleniyor. Bu kapsamda Özbek hükümeti tarafından kabul edilen programa göre; yıllık 500 bin ton pamuk işleyecek fabrikalar kurulması da amaçlanıyor. Bunun 250 bin tonu yeni kurulacak işletmelerle, geri kalanı ise eski teknolojiye sahip işletmelirn yenilenmesiyle gerçekleşecek. Türk firmalarının da özellikle büyük ölçekli konfeksiyon ve ayakkabı üretimi ile ilgili projelerde yer alabileceği vurgulanıyor.
Tutku Ayvaz

Son düzenleyen Safi; 26 Eylül 2018 23:14
Keten Prenses - avatarı
Keten Prenses
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2008       Mesaj #2
Keten Prenses - avatarı
Kayıtlı Üye
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Sovyetler Birliği döneminde en büyük pamuk üreticisi olan Özbekistan ekonomide yeniden yapılanma çalışmalarını sürdürüyor. Yatırım ortamını iyileştirme yönünde adımlar atan Özbekler...
Türk işadamlarını da ülkelerine yatırıma davet ediyor.
Bağımsızlığını 16 yıl önce 1 Eylül 1991'de ilan eden Özbekistan'da ekonominin yeniden yapılanması çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda özel sektörün oluşması ve yerleşmesine uğraşan Özbekler, yatırım ortamını iyileştirme yönünde reformlar yürütüyorlar. Özbekistan bu çalışmalarını sürdürürken Türk işadamlarına da işbirliği çağrısı yapıyor. Ülkeye yatırım yapan bir Türk işadamı da Özbekistan'ın kendisine bugünün Avrupa Birliği (AB) ülkesi Romanya'nın 10 yıl önceki halini hatırlattığını belirtiyor. İşadamı, "Özbekistan’da şu anda aynen geçmişte Romanya’da olduğu gibi yatırımlarda yüksek kârlılık sağlanabilmekte. Ancak önümüzdeki 2-3 yıl içinde ülke piyasasına girmek daha maliyetli hale gelecek. Son 2 yılda bile ekonomideki aktivitenin ciddi şekilde arttığını, büyümenin süreklilik kazandığını ve fiyatların yükselmekte olduğunu gözlemlemek mümkün" diye konuşuyor.Sovyetler Birliği'nin en büyük pamuk üreticisi olarak bilenen ülkede, tekstilin yanı sıra makine, madencilik ve müteahhitlik alanlarında iş ve yatırım potansiyeli bulunuyor. Ülkede başta tarım ve gıda makinelerinde olmak üzere Sovyet teknolojisine sahip makine parkının yenilenmesi için ithalat kolaylığı sağlanıyor, altın madenleri başta olmak üzere yeraltı zenginliği dikkat çekiyor ve otel, tesis ile özellikle kaliteli konaklama yeri sıkıntısının yaşandığı biliniyor. Ancak ticari ilişkilere yine vize prosedürü engel oluyor, işadamlarının Özbekistan'dan vize almada yaşadıkları güçlüklere döviz sisteminde oluşan dönüştürme sorunu ekleniyor.
Sponsorlu Bağlantılar

Dış ticaret dengesi Özbekistan'dan yana
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret rakamlarına bakıldığında son yıllarda Türkiye'nin ithalatında yaşanan artış dikkat çekiyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) hazırladığı "Türkiye-Özbekistan Ticari ve Ekonomik İlişkileri" adlı çalışmada, bu durum Özbekistan'dan bakır ve bakır ürünleri alımındaki yüksek artış ile açıklanıyor. Çalışmaya göre 2005 yılı itibariyle Türkiye'nin bu alanda ülkeden yaptığı ithalatı yaklaşık 136 milyon dolar. Aynı yıl itibariyle 2 ülke arasındaki ticaret hacmi ise 408 milyon dolar. Bu rakamın 257 milyon dolarını ülkeden yapılan ithalat oluştururken bakır ve ürünlerini 83.7 milyon dolarla pamuk alımı izliyor. Türkiye'nin ülkeye ihracatında ise ilk sıraları kazanlar, plastikler ve halılar alıyor. Komşu ve çevre ülkelere olduğu gibi Özbekistan'a da Türk inşaat şirketlerinin ilgisi yoğun. DEİK'in raporunda, 2004 yılı itibariyle ülkedeki Türk müteahhitlik firmalarının yatırımlarına da değinilirken Türk firmaların ülkede toplam 1 milyar 589 milyon dolarlık 63 proje üstlendiği ifade ediliyor. Aralarında Alarko, Gama, Yüksel, Makimsan ve Tekfen'in de bulunduğu pek çok büyük firma ülkede faaliyet gösteriyor.

Pamuk üretimi, yabancı tekstilciyi çekiyor
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi'nin (İGEME) 2005 yılında hazırladığı "Özbekistan Ülke Profili" adlı çalışmada ise ülkedeki ekim alanlarının yüzde 45'ten fazlasında pamuk üretimi yapıldığı ve iplik ile dokuma sektörünün ön plana çıktığına dikkat çekiliyor. Özbekistan'da yıllık pamuk üretiminde telaffuz edilen rakam 250 bin ton ve bu rakamın da mevcut kapasitenin ancak yüzde 10'unu teşkil ettiği belirtiliyor. Çalışmada, Özbek hükümetinin mevcut teknolojiyi yükseltmek amacıyla özellikle hasat ekipmanı ile pamuk, tütün ve gıda işleme alanlarında olmak üzere makine ithalatına kolaylık gösterdiği belirtilirken çok miktarda meyve-sebze üreten ülkede depolama ve gıda işlemedeki yetersizliğe de işaret ediliyor. Hükümetin kalkınmada öncelik verdiği alanlar arasında tarıma dayalı sanayinin yanında uçak, otomobil, ağır makineler, elektronik eşya ve ilaç üretimi de bulunuyor. İGEME'nin raporunda ayrıca, Özbekistan'da otomotiv sanayinin oluşturulması, enerjide kendine yetebilirliğin sağlanması ve tüketim mallarına ithal ikameci yatırımların öncelikli olduğu belirtilirken doğalgaz, petrol ve kömür yatakları başta olmak üzere yeraltı hammadde kaynakları açısından ülkenin dünyanın önemli ülkelerinden olduğu da vurgulanıyor.

Piyasaya girişte avantajlar var
Ülkede standart, etiketleme ve sertifikasyon konusunda ise Türk ürünlerinin bir sıkıntı yaşamadığı, Türkiye'den ithal ürünlerde TSE belgesinin yeterli görüldüğü belirtiliyor. İGEME'nin çalışmasında, sermayesinin yüzde 30'dan fazlası yabancılara ait olan ve tarımsal ürün veya hammadde işleyen, tüketim maddesi veya gıda üreten işletmelerin ilk kâr ettikleri yıldan itibaren 2 yıl Gelir Vergisi'nden muaf tutulduğu ifade ediliyor. Raporda, yabancı firmaların gelirinden tekrar yatırım olarak kullanılan kısmın da vergiden muaf tutulduğu belirtilirken tarımsal makine ve yedek parça ithalatında da KDV indirimine gidildiği ifade ediliyor.

Sorunların başında yine vize var
Ülkeyle ticari ilişkilerdeki engel ve sıkıntılar ise yok değil. Vize almadaki güçlüklerin yanında bankacılık sisteminin yetersizliği, gümrük işlemlerinin ağırlığı sorunların başlıcaları. İGEME'nin raporunda, yapılan yatırımlara devlet güvencesinin verilmemesi, çalışma vizelerinin 3 ay gibi kısa süreli olması, işadamları ve TIR şoförlerine verilen vizelerdeki 15-30 gün arasındaki uzun araştırma süreci sorunlar arasında sıralanıyor. Çalışmada; firmaların para transferine kota uygulanmasından da şikâyet edilirken, Özbek ithalatçıların ihracat bedellerini bankaya Özbek para birimi olarak yatırmış olmalarına rağmen bankaların döviz alım-satımı ile yurtdışına para transferi yapamadığı için tahsilatta sorunların yaşandığı vurgulanıyor.

Kazakistan'la liderlik çatışması
Ülkenin bölgedeki siyasi konumuna bakıldığında ise Kazakistan'la bir bölgesel liderlik mücadelesi yaşandığı dikkat çekiyor. Avrasya ülkelerinin onlarca yıllık "tek bir siyasi ve ekonomik çatı altında birleşme" hayalinin önünde özellikle Kazakistan ve Özbekistan arasında ciddi bir liderlik sorununun bulunduğuna işaret eden ASAM Uzmanı Mehmet Erol, bu sorunun yanı sıra bölgenin sınır, güvenlik, mevcut rejimlerini koruma ve su sorunlarının da çözüm beklediğini aktarıyor. Bölgedeki ABD ve Rusya etkisi ile politik oyunlarının da bugünden çok 20-30 sene içinde zenginleşecek olan Avrasya pazarı için yaşandığına dikkat çekiliyor. "Örneğin, 90'lı yıllardan bu yana Japonya'nın, Türkmenistan ve Azerbaycan'da finans merkezleri oluşturma çalışamaları var" diye konuşan Erol, özellikle enerji konusunda bölgede zenginliğin kaçınılmaz olduğunu ve ucuz işgücü faktörüyle de bölgenin cazibe merkezi olabileceğini vurguluyor.

Ucuz pamuk teşviğinde problem yaşanıyor

Yüksel İnşaat'ın Özbekistan'daki Proje Koordinatörü Haluk Kişisel, firmanın geçtiğimiz 15 yılda Özbekistan'da 40'ın üzerinde çeşitli boyutlarda projeye imza attığını söylerken, bunlar arasında çok sayıda, otel ve fabrika ile bakanlık binaları bulunduğunu da bildirdi. Önümüzdeki dönemde de Özbekistan'da yeni işler üstleneceklerini ifade eden Kişisel, ülkede gelir, gümrük ve katma değer vergisinde çeşitli muafiyetler uygulanarak iş ve yatırım ortamına destek verildiğine dikkat çekti. Kişisel, bu alanlardaki vergi teşviklerinin 1-5 yıl arasında değiştiğini ve yatırım miktarına bağlı olarak verildiğini de ifade etti. Kişisel, "Türk firmaları tekstil alanında da bu muafiyetlerden yararlanmaya çalışıyor. Ayrıca bu alanda firmalara ucuz pamuk verilerek iplik üretimi destekleniyor. Ancak bugunlerde bu teoride kalıyor, pamuk tesliminde problemler yaşanıyor" dedi. Ülkeye özellikle Avrupalı yatırımcı ve iş çevrelerinin fazla ilgi göstermediğini ifade eden Kişisel, ülke kaynaklarının limitli olduğunu ve bu durumun da kendileri gibi müteahhitlik hizmeti veren firmaların faaliyet alanını sınırlandırdığını belirtti.

Bursel Holding, tekstilde en büyük yatırımcı
DEİK'in "Türk-Özbekistan Ticari ve Ekonomik İlişkileri" adlı çalışmasında, ülkenin bağımsızlığını izleyen ilk yıllarda Özbekistan'a daha çok küçük ve orta ölçekli firmalar girse de son 10 yılda büyük ölçekli Türk şirketlerinin de Özbek piyasasına girmeye başladığına işaret edildi. Çalışmada, bu çerçevede Bursel Holding'in Özbek tekstil endüstrisindeki en büyük yatırımcı konumunda olduğu belirtilirken, holdingin ülkenin yüksek kaliteli pamuğunu işleyebilmek amacıyla 12 fabrika kurduğu ifade edildi. Öte yandan Koç Holding'in ülkede otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğine de değinilen raporda, holdingin Özbek firması Uzatozlash ile oratkılk kurarak yedek parça ve servis ikanı veren Tashkochavto firmasını kurduğu da belirtildi. Koç Holding'e ait ülkedeki diğer yatırım ise, otobüs ve kamyon üretimine ağırlık veren Samkoçauto fabrikası oldu.

Çalışmada, ülkedeki diğer Türk yatırımcıları ise şöyle sıralandı: Yünlü iplik, kumaş ve battaniye üreten Kansay-Tekmen; iplik fabrikası kuran Tekfen İnşaat; iplik üreten Asnam Tekstil; perakende zinciriyle birlikte gıda, tekstil, mobilya, elektronik eşya, fotoğraf ve inşaat malzemeleri, fast food alanlarında faaliyet gösteren Demir Holding; çay üretimi yapan Beta Algoritm A.Ş; otelcilikte faaliyet gösteren Dedeman ve inşaatını yaptığı Radisson SAS'a ortak olan Aysel İnşaat. DEİK'in raporunda, bu başlıca Türk firmaların yanında Türklerin; inşaat malzemeleri, ilaç, sağlık, gıda ve menkul kıymetler gibi çok çeşitli alanlarda yatırımlarının olduğuna da değinildi.

İnşaat malzemelerine gümrük muafiyeti var
2003 yılında Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonu 2'nci dönem toplantısında ortak girişimler kurulması öngörülen alanlar şu şekilde belirlendi: Gıda sanayi, tekstil sanayi, tüketim malları üretimi, inşaat malzemeleri üretimi, makina sanayi, otomotiv sanayi, tarıma dayalı sanayiler, telekomüniskasyon, kimya ve petro-kimya sanayi, hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesi, eczacılık ürünleri ve tıbbi malzeme üretimi, turizm sektörü. Bunun yanı sıra pak çok alanda olduğu gibi inşaat sektöründe de bazı dönüşümler geçiren Özbekistan'da, 'inşaat sektörü reformu' kapsamında 2008 yılı itibariyle inşaat malzemesi üretimi için kullanılmak üzere ithal edilecek ekipmanlara gümrük muafiyeti uygulanması da yer alıyor.

Öte yandan, DEİK'in raporuna göre; ülkede pamuğun yüzde 80'inin 3 Kore şirketi tarafından kurulan fabrikada, geri kalan bölümü ise küçük Türk işletmeleri tarafından işleniyor. Bu kapsamda Özbek hükümeti tarafından kabul edilen programa göre; yıllık 500 bin ton pamuk işleyecek fabrikalar kurulması da amaçlanıyor. Bunun 250 bin tonu yeni kurulacak işletmelerle, geri kalanı ise eski teknolojiye sahip işletmelirn yenilenmesiyle gerçekleşecek. Türk firmalarının da özellikle büyük ölçekli konfeksiyon ve ayakkabı üretimi ile ilgili projelerde yer alabileceği vurgulanıyor.
Tutku Ayvaz

Son düzenleyen Safi; 26 Eylül 2018 23:15
Quo vadis?
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

21 Mayıs 2010 / eceren99 Cevaplanmış
14 Temmuz 2012 / Duyqu96 Soru-Cevap
31 Ekim 2010 / ThinkerBeLL Mimarlık
27 Mart 2012 / tuğba31 Cevaplanmış