Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 89.620|Cevap: 2|Güncelleme: 23 Kasım 2016

Göktürk kitabelerinin önemi, özellikleri nelerdir ve kaç tanedir?

Mesaja atla
Ziyaretçi
1 Aralık 2008 19:48   |   Mesaj #1   |   
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Göktürk kitabelerinin önemi, özellikleri nelerdir ve kaç tanedir?
EN İYİ CEVABI Safi verdi

Göktürk Kitabeleri ya da Orhun Yazıtları


Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarını Yollug Tigin yazmıştır, Yollug Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir.
Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan'da Orhun Vadisi'ndeki anıtlarda saplanmıştır. Bu yazıtlar II. Köktürk devletine aittir. Yazılış tarihi 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Wilhelm Ludwig Peter Thomsen tarafından, Rus Türkolog Vasili Vasilyeviç Radlof'un yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
Sponsorlu Bağlantılar

Önemi
  • Muharrem Ergin yazıtlar hakkında şöyle demiştir: “ Hem maddi bakımdan, hem manevi bakımdan bu yazıtlar birer abidedirler.(...) Kül Tigin abidesi, kağan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci derecede rol oynamış bulunan kahraman kardeşine karşı Bilge Kağan’ın duyduğu minnet duygularının ve kendisini sanatkârane bir vecd ve coşkunluğun içine atan müthiş teessürün edebî bir ifadesidir.”
  • Bu eser edebiyatımızın bilinen en eski yazılarıdır
  • İslam etkisinden önce yazılmış olması da önemlidir. Bu bağlamda eser, en saf türk eseri olarak görülmektedir.
  • Atatürk, Orhun Anıtları’na dair okuduğu kitapta, “Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir ” satırlarının yanına, “Büyük Nutuk, işte bu cümleyi anlatmaktadır” diye bizzat kendi el yazısı ile not düşmüştür.
Göktürk Yazıtlarının Önemi ve Özellikleri
  • Göktürk Yazıtlarını (Orhun Abideleri), Türkçenin yazılı en eski kaynağıdır.
  • Günümüzün birçok sözcüğü, ilk haliyle bu yapıtlardadır.
  • Bu yazıtlar, Türk tarihine ışık tutan önemli belgelerdir.
  • Göktürk Yazıtları, bir hakanın, halkına hesap vermesi, halkın devlete, millete karşı görevlerinin hatırlatılması, düşmanın entrikalarına nasıl karşılık verileceğinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatılması açısından önemlidir.
  • Bu anıtlar Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taşlar üzerine yazılmış ilk belgesidir.
  • Türk hitabet sanatının erişilmez bir şaheseridir.
  • Yalın Türkçenin önemli örnekleridir.
  • Türk dilinin kaynağı, Türk yazı dilinin başlangıcının bilinmeyen dönemlere kadar gittiğinin delilidir.
  • Eski Türkçe döneminin en önemli eserleridir.
  • Türk dilinin ilk yazılı belgeleridir.
  • II. Göktürk (Kutluk) devleti döneminde dikilmiş olup, I. Göktürk devletinin tarihi anlatılır.
  • İlk siyasetname örneğidir.
  • İçinde “Türk” kelimesinin geçtiği ilk metindir.
  • 38 harften oluşan Göktürk alfabesi ile yazılmıştır.
  • Günümüzde Moğolistan sınırları içerisindedir.
  • Yazarı Yolluğ Tigin’dir.
  • “Türk” adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar 1893 yılında Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.
Göktürk Yazıtlarının Dil Özellikleri
  • Göktürk yazıtlarındaki düzyazı, o zamanki Türkçenin en yüksek anlatım özelliklerini taşır.
  • Şiirsel bir anlatımla oluşturulmuştur.
  • Bugünkü düzyazıya örnek olacak bir cümle yapısı; duru, açık, yalın, destansı bir söyleyişi vardır.
  • Dil, yabancı etkilerden uzaktır.
Göktürk Yazıtlarının Bulunduğu Yer
Orhun Yazıtları, Moğolistan’ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Kocho Tsaidam Gölü yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan Anıtları, Kocho Tsaidam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk Anıtları ise, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.

Orhun Abideleri
  • Orhun Yazıtları
  • Kültigin Anıtı
  • Bilge Kağan Anıtı
  • Tonyukuk Anıtı
  • Kültigin Abidesi Güney Yüzü
  • Kültigin Abidesi Doğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi Kuzey Yüzü
  • Kültigin Abidesi KuzeyDoğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi GüneyDoğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi GüneyBatı Yüzü
  • Kültigin Abidesi Batı Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Doğu Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi GüneyDoğu Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Güney Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Kuzey Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Batı Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi GüneyBatı Yüzü
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Batı Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Güney Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Doğu Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Kuzey Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Batı Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Güney Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Doğu Cephesi)
  • Orhun Alfabesi (Runik Alfabe)
  • Ana Çizgileriyle Köktürk Tarihi
BAKINIZ Orhun Yazıtları (Orhun Abideleri, Göktürk Yazıtları )
Son düzenleyen Safi; 23 Kasım 2016 23:27
fadedliver
1 Aralık 2008 19:57   |   Mesaj #2   |   
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi

Göktürk Kitabeleri ya da Orhun Yazıtları


Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır.Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarını Yollug Tigin yazmıştır, Yollug Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın veziridir.
Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan'da Orhun Vadisi'ndeki anıtlarda saptanmıştır. Yazılış tarihi 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Wilhelm Ludwig Peter Thomsen tarafından, Rus Türkolog Vasili Vasilyeviç Radlof'un yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
Sponsorlu Bağlantılar

Keşif ve Çözümlenme Tarihçesi


Barış Kolotilin Orhun harfleriyle yazılan yazıtlardan 13.yüzyıl tarihçisi Cüveyni, Tarih-i Cihangüşa adlı yapıtında söz etmişti. Çin kaynakları da kitabelerin dikilişini bildirmekteydi. Yine de bu durum 18. ve 19. yüzyıllara kadar bilim dünyasının bilinmeyeni olarak kalmalarına engel olamadı. İlk olarak Rus çarı I. Petro'nun emriyle Sibirya bitki örtüsünü incelemek için görevlendirilen bitki bilimci Messerschmidt ve kendisine rehber olarak verilen İsveçli tutsak Strahlenberg, 1721 yılında Yenisey vadisinde bu yazı ile yazılmış Kırgızlara ait mezar taşlarını içeren Yenisey Yazıtları'ndan bir tanesini keşfetti. Bir yıl sonra tutsaklığı son bulan Strahlenberg İsveç'e dönüşünde bu inceleme ile ilgili izlenimlerini kitap haline getirip Stockholm'de yayınladı.Böylece Orhun yazısı bilim dünyasının dikkatini çekmiş oldu. Orhun yazıtlarından iki yüzyıl öncesine ait Yenisey Yazıtları'nın tamamına yakını bu süreçte ortaya çıkarıldı. Nihayet 1889 yılında Rus bilgini Yadrintsev, sonradan Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtları olduğu anlaşılan Orhun Yazıtları'nı bulmuş, bunun üzerine 1890 yılında Heikel başkanlığında bir Fin heyeti, bir yıl sonra da ünlü Türkolog Radloff'un başkanlığında bir Rus heyeti bölgede incelemelerde bulunmuştur. Rus ve Fin heyetleri, anıtların fotoğraflarını alarak kitap halinde yayımlamışlar; bu yayınlar sayesinde yazıtların okunması süreci hız kazanmıştır. Sonunda Danimarkalı dil bilimci Thomsen 1893 yılında Orhun yazısını çözmeyi başarmıştır.İlk çözdüğü kelime de Tanrı olmuştur. Yazının çözülmesinden sonraki süreçte Thomsen ve Radloff anıtların metni ve çevirisi üzerinde yarışa girmişlerdir. Yazıtlar, yazıtlarda kullanılan yazı ve dil üzerindeki çalışmalar günümüzde de devam etmektedir. Yazıtların hem dil hem de yazı bakımından özgün metni ile günümüz Türkçesine çevirisini Prof. Dr. Muharrem Ergin yapmıştır.

Yazıtlar hakkında notlar


Orhun Yazıtları, Göktürk İmparatorluğu'nun ünlü hükümdarı Bilge Kağan devrinden kalma altı adet yazılı dikilitaştır. Moğolistan'ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü Yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı'nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir. Bilge Tonyukuk yazıtlarının, (Orhun Irmağı civarında olmamasına rağmen), Orhun yazıtlarıyla birlikte düşünülmesi, anılması Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile aynı döneme ait olması ve aynı konuları içermesindendir. Yazıtlar Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı, töresi hakkında önemli bilgiler vermektedirler. Türk ve Türkçe adı, ilk kez Doğu Göktürkler dönemine ait bu yazıtlarda geçmektedir. Kullanılan yazı dilinin olgunluğu ve zenginliği Türkçe'nin daha eski tarihli yazılı eserlerinin de bulunduğuna kesinlik kazandırmaktadır.

Yazıtların üçü çok önemlidir. İki taştan oluşan Tonyukuk, 720; Köl Tigin (Kültigin), 732; Bilge Kağan, 735 yılında dikilmiştir. Köl Tigin yazıtı, Bilge Kağan'ın ağzından yazılmıştır. Kültigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir. Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.

Kül Tigin Anıtı


3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir. Doğu-batı cephelerinin genişliği aşağıda 132, yukarıda 122 santimetredir. Kuzey-güney cepheleri de aşağıda 46, yukarıda 44 santimetredir. Üst kısım kemer şeklinde ve yukarıda beş kenarlı olarak bitmektedir. Anıttaki satırların uzunluğu 235 santimetredir. Yazıtın doğu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13'er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır. Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru'nun Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdiği Çince mesajına yer verilmiştir. Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiş Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur. Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan'ın ağzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir. Yazıtın doğu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong'ın yeğeni Çang Sengün'dür. Kül Tigin yazıtının doğu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduğu sanılan dağ keçisi damgasına; doğuya ve batıya bakan "tepelik" kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiştir. Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuştur. Zira yazıtın doğu ile kuzey yüzlerini birleştiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır. Orijinalinde kaplumbağa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuştur. Ayrıca bu anıt 732 yılında dikilmiştir.Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar,Bilge Kağan`ın ağzından nakledilerek birlik,bütünlük mesajı verilir.

Bilge Kağan Anıtı


Kültigin Anıtının bir kilometre uzağındadır. 734 yılında ölen Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiştir. Yazıtta Bilge Kağan'ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmakta, öğütler verilmekte ve Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar da bunlara ilave edilmektedir. Ayrıca Kağan'ın konuşmasından başka yeğeni Yuluğ Tigin'in kayıtları da yer almaktadır. Yaklaşık 3,75 metre yüksekliğinde olan yazıt, dört cephelidir. Yazıtın doğu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15'er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Batı yüzünde ise, (Kül Tigin yazıtında olduğu gibi), Çince bir metne yer verilmiştir. Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır. Yazıtın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır.

Çince kitabenin altından Türkçe kitabe devam etmektedir. Ancak Çince kitabe tamamen silinmiştir. Bilge Kağan'ın ölümünden 1 yıl sonra oğlu tarafından yaptırılmıştır. Kitabede Bilge Kağan ve yeğeni Yollug Tigin'in sözleri yer almaktadır. Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır. O yüzden tahribat ve silinti Bilge Kağan Kitabesinde çok fazladır. Bu abidenin etrafında yine türbe enkazı, heykeller ve balballar bulunmaktadır.

Tonyukuk Anıtı


Muhtemelen o zaman ki BAŞBAKAN veya KRAL DANIŞMANI.Ve de çoğu insan onun vezir olduğunu söyler.
Tonyukuk anıtı, dört cepheli iki dikilitaş halindedir. Yazılar, diğer taşlara göre daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge Kağan'ın kayınbabası İlteriş Kağan'ın amcası Kapgan Kağan'ın ve Bilge Kağan'ın baş bilicisi yani başveziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve yazılar da kendisine aittir. Taşlarda Göktürklerin, Çin esaretinden nasıl kurtulduğu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığı ve Tonyukuk'un neler yaptığı anlatılır. Birinci yazıt, 243 cm; ikinci yazıt ise 217 cm yüksekliğindedir. Birinci yazıtta 35, ikinci yazıtta 27 satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Orhun yazıtları Bilge Kağan ve Kültigin dışında aslında genelde krallar için yazılması gerekenden farklı olarak bir siyasi kişi olan Tonyukuk hakkında da dikilmiştir. Tonyukuk "Gök gibi ve Gök'ten olmuş" şeflerden biri değildir. .Bu anıt ORHUN YAZISI ile yazılmıştır.Orhun yazısını ilk olarak bu anıtlar üzerinde bulabiliriz.

Yankılar


Orhun yazıtlarının bulunmasının ardından yazıtlar yorumlanmaya başlamış ve 1896’da Wilhelm Thomsen yazıtları “Muhammed dünyasının soluğunun henüz ulaşmadığı Türk dili ve edebiyatının en eski anıtları” olarak tanımlamıştır.Ardından kıyılarında prehistorik bir Türk halkının yaşadığı, eskiden varolmuş bir Orta Asya denizi varsayımını ortaya atmış olup, Mazarine Kitaplığı’nda müdür yardımcılığı yapan Fransız edebiyatçı Leon Cahun, Orhun anıtlarını eski Türklerin yüceltilmesinde kullanılan formüllerin ilk defa ortaya çıktığı, Türk tarihçilerine Türk tarih tezini hazırlamalarında ilham kaynağı olan dahası bugünkü Ortaöğretim ders kitaplarında rastlanılan söyleme son derece benzer Asya tarihine giriş adlı kitabını yayınlamıştır.

Göktürk Kitabelerinin En Büyük özelliği Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği, bilinen ilk Türkçe metin olmasıdır.
Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası.. Türk askerî dehasının, Türk askerlik sanatının esasları.. Türk gururunun ilâhî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği… Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk şaheseri… Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri.. Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzı.. Yalın ve keskin üslûbun şaşırtıcı numunesi.. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser.. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık.. Türk dilinin mübarek kaynağı.. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği.. Türk yazı dilinin başlangıcını milâdın ilk asırlarına çıkartan delil.. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.. Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser, İnsanlık aleminin sosyal muhteva bakımından en manalı mezar taşlarıdır.
Son düzenleyen Safi; 23 Kasım 2016 23:30
23 Kasım 2016 23:34   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Göktürk Kitabeleri ya da Orhun Yazıtları


Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarını Yollug Tigin yazmıştır, Yollug Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir.
Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan'da Orhun Vadisi'ndeki anıtlarda saplanmıştır. Bu yazıtlar II. Köktürk devletine aittir. Yazılış tarihi 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Wilhelm Ludwig Peter Thomsen tarafından, Rus Türkolog Vasili Vasilyeviç Radlof'un yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
Sponsorlu Bağlantılar

Önemi
  • Muharrem Ergin yazıtlar hakkında şöyle demiştir: “ Hem maddi bakımdan, hem manevi bakımdan bu yazıtlar birer abidedirler.(...) Kül Tigin abidesi, kağan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci derecede rol oynamış bulunan kahraman kardeşine karşı Bilge Kağan’ın duyduğu minnet duygularının ve kendisini sanatkârane bir vecd ve coşkunluğun içine atan müthiş teessürün edebî bir ifadesidir.”
  • Bu eser edebiyatımızın bilinen en eski yazılarıdır
  • İslam etkisinden önce yazılmış olması da önemlidir. Bu bağlamda eser, en saf türk eseri olarak görülmektedir.
  • Atatürk, Orhun Anıtları’na dair okuduğu kitapta, “Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir ” satırlarının yanına, “Büyük Nutuk, işte bu cümleyi anlatmaktadır” diye bizzat kendi el yazısı ile not düşmüştür.
Göktürk Yazıtlarının Önemi ve Özellikleri
  • Göktürk Yazıtlarını (Orhun Abideleri), Türkçenin yazılı en eski kaynağıdır.
  • Günümüzün birçok sözcüğü, ilk haliyle bu yapıtlardadır.
  • Bu yazıtlar, Türk tarihine ışık tutan önemli belgelerdir.
  • Göktürk Yazıtları, bir hakanın, halkına hesap vermesi, halkın devlete, millete karşı görevlerinin hatırlatılması, düşmanın entrikalarına nasıl karşılık verileceğinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatılması açısından önemlidir.
  • Bu anıtlar Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taşlar üzerine yazılmış ilk belgesidir.
  • Türk hitabet sanatının erişilmez bir şaheseridir.
  • Yalın Türkçenin önemli örnekleridir.
  • Türk dilinin kaynağı, Türk yazı dilinin başlangıcının bilinmeyen dönemlere kadar gittiğinin delilidir.
  • Eski Türkçe döneminin en önemli eserleridir.
  • Türk dilinin ilk yazılı belgeleridir.
  • II. Göktürk (Kutluk) devleti döneminde dikilmiş olup, I. Göktürk devletinin tarihi anlatılır.
  • İlk siyasetname örneğidir.
  • İçinde “Türk” kelimesinin geçtiği ilk metindir.
  • 38 harften oluşan Göktürk alfabesi ile yazılmıştır.
  • Günümüzde Moğolistan sınırları içerisindedir.
  • Yazarı Yolluğ Tigin’dir.
  • “Türk” adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar 1893 yılında Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.
Göktürk Yazıtlarının Dil Özellikleri
  • Göktürk yazıtlarındaki düzyazı, o zamanki Türkçenin en yüksek anlatım özelliklerini taşır.
  • Şiirsel bir anlatımla oluşturulmuştur.
  • Bugünkü düzyazıya örnek olacak bir cümle yapısı; duru, açık, yalın, destansı bir söyleyişi vardır.
  • Dil, yabancı etkilerden uzaktır.
Göktürk Yazıtlarının Bulunduğu Yer
Orhun Yazıtları, Moğolistan’ın kuzeyinde, Baykal gölünün güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Kocho Tsaidam Gölü yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan Anıtları, Kocho Tsaidam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk Anıtları ise, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.

Orhun Abideleri
  • Orhun Yazıtları
  • Kültigin Anıtı
  • Bilge Kağan Anıtı
  • Tonyukuk Anıtı
  • Kültigin Abidesi Güney Yüzü
  • Kültigin Abidesi Doğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi Kuzey Yüzü
  • Kültigin Abidesi KuzeyDoğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi GüneyDoğu Yüzü
  • Kültigin Abidesi GüneyBatı Yüzü
  • Kültigin Abidesi Batı Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Doğu Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi GüneyDoğu Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Güney Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Kuzey Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi Batı Yüzü
  • Bilge Kağan Abidesi GüneyBatı Yüzü
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Batı Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Güney Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Doğu Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi Birinci Taş (Kuzey Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Batı Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Güney Cephesi)
  • Tonyukuk Abidesi İkinci Taş (Doğu Cephesi)
  • Orhun Alfabesi (Runik Alfabe)
  • Ana Çizgileriyle Köktürk Tarihi
BAKINIZ Orhun Yazıtları (Orhun Abideleri, Göktürk Yazıtları )

Daha fazla sonuç:
göktürk alfabesinin önemi

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç