Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 26.679|Cevap: 1|Güncelleme: 13 Eylül 2016

İstiklal Marşı'nın kabulü ile ilgili skeç veya tiyatro oyunu var mı?

Ziyaretçi
29 Aralık 2008 19:29   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
İstiklal Marşı'nın kabulü ile ilgili skeç veya tiyatro oyunu var mı?
EN İYİ CEVABI tHeBruTaLiTyOfHeLL verdi

İstiklal Marşı'nın Kabulü (Skeç)



KAHRAMANLAR
Sponsorlu Bağlantılar
Akif Bey(ERSOY)
Albay İsmet Bey(İNÖNÜ)
Hamdullah Suphi(TANRIÖVER)
Hasan Basri(Balıkesir milletvekili)
Kalem memuru
Komisyon üyesi 1
Komisyon üyesi 2
Meclis Başkanı

FON MÜZİĞİ: Fahir Atakoğlu ‘12 Mart’

(Meclis toplantı salonu; Albay İsmet Bey, Hamdullah Suphi ve Hasan Basri Bey bir aradalar…)

İsmet Bey: Efendiler, memleketimizin her yeri işgal altında, felaketimiz devam ediyor. Hamdolsun ki milletimiz metanetini korumakta.

H. Suphi: İyi de paşam nereye kadar? Milletimiz yorgun, milletimiz aç! Anadolu’dan gelen haberler hiç de iyi değil. Düşman kuvvetleri halkı bize karşı kışkırtmaya başlamış.

H.Basri: Efendim, her ne kadar halkımıza ulaşmak için çabalasak da habercilerimizin yetersiz kaldığı ortada. İşgal kuvvetleri bizi sürekli engellemeye çalışıyor. Çıkardığımız gazetelerin, bildirilerin halkımıza ulaşması engelleniyor. Bugün iki habercimiz daha şehit olmuş.

İsmet Bey: Hakkınız var. İşte bunun için toplandık.

H. Suphi: Fikriniz nedir efendim?

İsmet Bey: Arkadaşlar, Anadolu’da bağımsızlık heyecanının tutuştuğu kesin. Ulusal birliği ve inancı canlı tutmamız için Anadolu’nun her yerine, milletimizin bütününe seslenmemiz şart.

H. Basri: Ne yapabiliriz paşam?

İsmet Bey: Milli birliği ve beraberliği ayakta tutmamız için bir ulusal marşa ihtiyacımız var.

H. Suphi: İsabetli olur efendim.

İsmet Bey: Peki, ulusa seslenen bir marşı nasıl bulabiliriz?

H. Suphi: Memleketimizde birçok şair var. Bir yarışma düzenleyebiliriz. Oluşturacağımız komisyonla beğendiğimiz eserleri meclise sunarız. Bunların arasından bir tanesini yapılan oylama ile milli marş olarak kabul ederiz.

İsmet Bey: Siz ne dersiniz Hasan Bey?

H. Basri: İsabetli olur efendim. Pekala, bu yarışmanın ödülü ne olacak?
(Fon müziği araya girer, bu esnada salondakiler ödülü kararlaştırırlar.)
İsmet Bey: Pekala, o halde yarışmanın ödülünü 500 lira olarak belirledik; hayırlı olsun.

(Fon müziği araya girer, salondakiler salonu terk eder.)
(Salona komisyon üyeleri girer, otururlar; kapı çalınır.)

Kalem memuru: Efendim, 734 mektup aldık.
(Elindeki zarfları masaya bırakır ve salondan ayrılır.)
(Fon müziği araya girer, komisyon üyeleri şiirleri incelemeye başlar.)

H. Suphi: Arkadaşlar, o halde bu altı şiiri meclise sunalım.

K. Üyesi 1: Efendim, bu altı şiiri seçtik; lakin bence bunların hiçbiri uygun değil.

K. Üyesi 2: Size katılıyorum. Şiirler güzel; ancak hiçbiri tam anlamıyla ulusumuza seslenecek kadar yeterli değil.

H. Suphi: Elimizden ne gelir ki? Fikriniz var mı?

H. Basri: Var! Bildiğim kadarıyla Akif bey, bu yarışmaya katılmadı; halbuki kendisi usta bir şairdir.

H. Suphi: Neden katılmadığını biliyor musunuz?

H. Basri: Akif bey, o kadar gönlü bol, o kadar gururludur ki tahminim, yarışmaya ödüllü olduğu için katılmadı.

H. Suphi: Ama bunun nesi var? Ulusal marşımızı yazan birisi elbette bir ödülü hak edecektir.

H. Basri: Akif bey’in dünya nimetleri ile işi yoktur.

H. Suphi: O halde ne yapabiliriz?

H. Basri: Durun bakalım, bir yolunu buluruz.

H. Suphi: Pekala, o halde sizden haber bekliyoruz. Şimdilik bu kadar, çıkabiliriz arkadaşlar.

(Fon müziği araya girer, komisyon üyeleri salondan ayrılır. Sahneye M. Akif gelir. Oturup kitap okumaya başlar; bu esnada Hasan Basri, M. Akif’in yanına gelir.)

H. Basri: Merhaba azizim.

M. Akif: Oo, hoş geldin, buyur otur.

H. Basri: Aslında işim var; ama yine de biraz oturayım.
(H. Basri bir kağıt çıkarır ve kağıda bir şeyler karalamaya başlar.)

M. Akif: Ne yazıyorsun?

H. Basri: Marş, ulusal marş yazıyorum.

M. Akif: Yahu sen nasıl adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? İçinde para ödülü olan bir işe nasıl katılırsın?

H. Basri: Yarışma kaldırıldı. Seçilecek şiire ne para verilecek ne de bir ödül. Anladın mı? Hem bu konuda bana güvence verildi.

M. Akif: Ya, o halde biz de yazalım.

H. Basri: Neyse, bana müsaade, burada yazamayacağım. Yalnız kalsam iyi olacak; haydi eyvallah.

M. Akif: Güle güle…
(Fon müziği araya girer, M. Akif şiiri yazmaya başlar. Arada bir ayağa kalkar, sahnede düşünceli bir şekilde dolaşır, tekrar oturur; şiiri yazmaya devam eder.)

M. Akif: Çok şükür, bunu da bitirdik.
(Fon müziği araya girer, M. Akif sahneden ayrılır. Komisyon üyeleri sahneye gelir. Toplantı masasına otururlar. Kapı çalar, içeri kalem memuru girer.)

K. Memuru: Efendim, Akif bey bu zarfı bıraktı.(Zarfı bırakır, salondan ayrılır.)

(Komisyon üyeleri şiiri okumaya başlar, fon müziği araya girer.)

H. Suphi: Evet arkadaşlar, fikriniz?

K. Üyesi 1: Diyecek bir söz bulamıyorum.

K. Üyesi 2: Mükemmel!

H. Basri. O halde, diğer altı şiirle bunu da meclise sunalım.
(Komisyon üyeleri salondan ayrılır, fon müziği araya girer.)
(Meclis… H. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: Efendiler, milli marşımızı belirlemek için yedi aday şiir belirledik. Bunları tek tek arz ederim. (Fon müziği araya girer, h. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: Şimdi de M. Akif bey’in eseri, arz ederim. (İstiklal Marşı’nı okur.)

Meclis Başkanı: Efendiler, yapılan oylama ile Akif bey’in “İstiklal Marşı” adlı eseri milli marş olarak kabul edilmiştir. Hayırlı olsun.

(Fon müziği araya girer, meclis üyeleri sahneyi terk eder, M. Akif ve H. Basri sahneye gelir.)

H. Basri: Azizim tebrik ederim, eserin meclis tarafından “Milli Marş” olarak kabul edildi. Ödülü ne yapacaksın?

M. Akif: Ödül almayacağımı daha önce de belirtmiştim. Allah ne bana bir ödül almayı ne de bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etsin!

BAKINIZ İstiklal Marşı
Son düzenleyen Safi; 13 Eylül 2016 00:01
Pixabay Resimleri:
tHeBruTaLiTyOfHeLL
30 Aralık 2008 01:47   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

İstiklal Marşı'nın Kabulü (Skeç)



KAHRAMANLAR
Akif Bey(ERSOY)
Albay İsmet Bey(İNÖNÜ)
Hamdullah Suphi(TANRIÖVER)
Hasan Basri(Balıkesir milletvekili)
Kalem memuru
Komisyon üyesi 1
Komisyon üyesi 2
Meclis Başkanı

FON MÜZİĞİ: Fahir Atakoğlu ‘12 Mart’

(Meclis toplantı salonu; Albay İsmet Bey, Hamdullah Suphi ve Hasan Basri Bey bir aradalar…)

İsmet Bey: Efendiler, memleketimizin her yeri işgal altında, felaketimiz devam ediyor. Hamdolsun ki milletimiz metanetini korumakta.

H. Suphi: İyi de paşam nereye kadar? Milletimiz yorgun, milletimiz aç! Anadolu’dan gelen haberler hiç de iyi değil. Düşman kuvvetleri halkı bize karşı kışkırtmaya başlamış.

H.Basri: Efendim, her ne kadar halkımıza ulaşmak için çabalasak da habercilerimizin yetersiz kaldığı ortada. İşgal kuvvetleri bizi sürekli engellemeye çalışıyor. Çıkardığımız gazetelerin, bildirilerin halkımıza ulaşması engelleniyor. Bugün iki habercimiz daha şehit olmuş.

İsmet Bey: Hakkınız var. İşte bunun için toplandık.

H. Suphi: Fikriniz nedir efendim?

İsmet Bey: Arkadaşlar, Anadolu’da bağımsızlık heyecanının tutuştuğu kesin. Ulusal birliği ve inancı canlı tutmamız için Anadolu’nun her yerine, milletimizin bütününe seslenmemiz şart.

H. Basri: Ne yapabiliriz paşam?

İsmet Bey: Milli birliği ve beraberliği ayakta tutmamız için bir ulusal marşa ihtiyacımız var.

H. Suphi: İsabetli olur efendim.

İsmet Bey: Peki, ulusa seslenen bir marşı nasıl bulabiliriz?

H. Suphi: Memleketimizde birçok şair var. Bir yarışma düzenleyebiliriz. Oluşturacağımız komisyonla beğendiğimiz eserleri meclise sunarız. Bunların arasından bir tanesini yapılan oylama ile milli marş olarak kabul ederiz.

İsmet Bey: Siz ne dersiniz Hasan Bey?

H. Basri: İsabetli olur efendim. Pekala, bu yarışmanın ödülü ne olacak?
(Fon müziği araya girer, bu esnada salondakiler ödülü kararlaştırırlar.)
İsmet Bey: Pekala, o halde yarışmanın ödülünü 500 lira olarak belirledik; hayırlı olsun.

(Fon müziği araya girer, salondakiler salonu terk eder.)
(Salona komisyon üyeleri girer, otururlar; kapı çalınır.)

Kalem memuru: Efendim, 734 mektup aldık.
(Elindeki zarfları masaya bırakır ve salondan ayrılır.)
(Fon müziği araya girer, komisyon üyeleri şiirleri incelemeye başlar.)

H. Suphi: Arkadaşlar, o halde bu altı şiiri meclise sunalım.

K. Üyesi 1: Efendim, bu altı şiiri seçtik; lakin bence bunların hiçbiri uygun değil.

K. Üyesi 2: Size katılıyorum. Şiirler güzel; ancak hiçbiri tam anlamıyla ulusumuza seslenecek kadar yeterli değil.

H. Suphi: Elimizden ne gelir ki? Fikriniz var mı?

H. Basri: Var! Bildiğim kadarıyla Akif bey, bu yarışmaya katılmadı; halbuki kendisi usta bir şairdir.

H. Suphi: Neden katılmadığını biliyor musunuz?

H. Basri: Akif bey, o kadar gönlü bol, o kadar gururludur ki tahminim, yarışmaya ödüllü olduğu için katılmadı.

H. Suphi: Ama bunun nesi var? Ulusal marşımızı yazan birisi elbette bir ödülü hak edecektir.

H. Basri: Akif bey’in dünya nimetleri ile işi yoktur.

H. Suphi: O halde ne yapabiliriz?

H. Basri: Durun bakalım, bir yolunu buluruz.

H. Suphi: Pekala, o halde sizden haber bekliyoruz. Şimdilik bu kadar, çıkabiliriz arkadaşlar.

(Fon müziği araya girer, komisyon üyeleri salondan ayrılır. Sahneye M. Akif gelir. Oturup kitap okumaya başlar; bu esnada Hasan Basri, M. Akif’in yanına gelir.)

H. Basri: Merhaba azizim.

M. Akif: Oo, hoş geldin, buyur otur.

H. Basri: Aslında işim var; ama yine de biraz oturayım.
(H. Basri bir kağıt çıkarır ve kağıda bir şeyler karalamaya başlar.)

M. Akif: Ne yazıyorsun?

H. Basri: Marş, ulusal marş yazıyorum.

M. Akif: Yahu sen nasıl adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? İçinde para ödülü olan bir işe nasıl katılırsın?

H. Basri: Yarışma kaldırıldı. Seçilecek şiire ne para verilecek ne de bir ödül. Anladın mı? Hem bu konuda bana güvence verildi.

M. Akif: Ya, o halde biz de yazalım.

H. Basri: Neyse, bana müsaade, burada yazamayacağım. Yalnız kalsam iyi olacak; haydi eyvallah.

M. Akif: Güle güle…
(Fon müziği araya girer, M. Akif şiiri yazmaya başlar. Arada bir ayağa kalkar, sahnede düşünceli bir şekilde dolaşır, tekrar oturur; şiiri yazmaya devam eder.)

M. Akif: Çok şükür, bunu da bitirdik.
(Fon müziği araya girer, M. Akif sahneden ayrılır. Komisyon üyeleri sahneye gelir. Toplantı masasına otururlar. Kapı çalar, içeri kalem memuru girer.)

K. Memuru: Efendim, Akif bey bu zarfı bıraktı.(Zarfı bırakır, salondan ayrılır.)

(Komisyon üyeleri şiiri okumaya başlar, fon müziği araya girer.)

H. Suphi: Evet arkadaşlar, fikriniz?

K. Üyesi 1: Diyecek bir söz bulamıyorum.

K. Üyesi 2: Mükemmel!

H. Basri. O halde, diğer altı şiirle bunu da meclise sunalım.
(Komisyon üyeleri salondan ayrılır, fon müziği araya girer.)
(Meclis… H. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: Efendiler, milli marşımızı belirlemek için yedi aday şiir belirledik. Bunları tek tek arz ederim. (Fon müziği araya girer, h. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: Şimdi de M. Akif bey’in eseri, arz ederim. (İstiklal Marşı’nı okur.)

Meclis Başkanı: Efendiler, yapılan oylama ile Akif bey’in “İstiklal Marşı” adlı eseri milli marş olarak kabul edilmiştir. Hayırlı olsun.

(Fon müziği araya girer, meclis üyeleri sahneyi terk eder, M. Akif ve H. Basri sahneye gelir.)

H. Basri: Azizim tebrik ederim, eserin meclis tarafından “Milli Marş” olarak kabul edildi. Ödülü ne yapacaksın?

M. Akif: Ödül almayacağımı daha önce de belirtmiştim. Allah ne bana bir ödül almayı ne de bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etsin!

BAKINIZ İstiklal Marşı
Son düzenleyen Safi; 13 Eylül 2016 00:02
Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç