Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 4.932|Cevap: 2|Güncelleme: 16 Mart 2016

Ampul içindeki yalıtkan gazlar hakkında bilgi verir misiniz?

Misafir
17 Ocak 2011 14:47   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Ampullerin içindeki yalıtkan gaz hakkında bana bilgi verebilir misiniz?
EN İYİ CEVABI Theni's verdi
Ampul içindeki yalıtkan gazlar hakkında bilgi ?

Ampullerin içinde ısınıp ışık veren madde tungsten metalinden yapılır. Bu metal ısındıkça zamanla buharlaşır ve ışık verme özelliğini kaybeder. Argon gazı atomları tungsten atomlarını iterek buharlaşmayı azaltır. Argon gazı soy gazlardan olduğu için tepkimeye girmez, böylece de tungstene zarar vermez. Argon yerine diğer soy gazlardan "xenon" veya "kripton" da kullanılabilir. Bunlar, argondan daha büyük atomlara sahip oldukları için tungsteni daha iyi itip buharlaşmasını daha da zorlaştırırlar. Aynı zamanda ısıyı da daha az ilettiklerinden dolayı tungstenin ısısının kolay yayılmasını engellerler. Bu da daha güçlü ışık verilmesini sağlar. Bu nedenle argondan daha kullanışlıdırlar.
Sponsorlu Bağlantılar
Fakat xenon ve kripton, argondan daha pahalı oldukları için bunları kullanmak ekonomik olmaz. Genelde argon kullanılmasının sebebi budur.

Son düzenleyen Safi; 16 Mart 2016 11:15
Diğer Konular:
Theni's
3 Mart 2011 13:26   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Ampul içindeki yalıtkan gazlar hakkında bilgi ?

Ampullerin içinde ısınıp ışık veren madde tungsten metalinden yapılır. Bu metal ısındıkça zamanla buharlaşır ve ışık verme özelliğini kaybeder. Argon gazı atomları tungsten atomlarını iterek buharlaşmayı azaltır. Argon gazı soy gazlardan olduğu için tepkimeye girmez, böylece de tungstene zarar vermez. Argon yerine diğer soy gazlardan "xenon" veya "kripton" da kullanılabilir. Bunlar, argondan daha büyük atomlara sahip oldukları için tungsteni daha iyi itip buharlaşmasını daha da zorlaştırırlar. Aynı zamanda ısıyı da daha az ilettiklerinden dolayı tungstenin ısısının kolay yayılmasını engellerler. Bu da daha güçlü ışık verilmesini sağlar. Bu nedenle argondan daha kullanışlıdırlar.
Fakat xenon ve kripton, argondan daha pahalı oldukları için bunları kullanmak ekonomik olmaz. Genelde argon kullanılmasının sebebi budur.
22 Şubat 2016 01:57   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Asetilen lambaları artık kullanılmamaktadır. Ancak, XX. yy'ın başlarında otomobillerin, motosikletlerin ve bisikletlerin üzerinde taşınabilir lamba olarak çok geniş bir kullanım alanları vardı. Bu lamba, çağdaş oksiasetilen kaynağı araçlarında kullanılan asetileni yakardı. Asetilenin verdiği ışık,XX. yy'ın hemen başlarında kullanılmakta olan ilkel elektrik ışığından daha güçlü bir aydınlık veriyordu. Ancak, geliştirilmiş ampuller, güvenilir aküler ve ucuz dinamolar ortaya çıkınca.asetilen lambası bir kaç yıl içinde piyasadan silindi.
Gaz, bugünkü gibi silindirlerde basınç altında depolanmıyordu. Bazen, orta basınçlarda kolay bir depolama sağladığı için asetonda çozündürülürdü. Genellikle de, katı kalsiyum karbür (karpit) üzerine su damlatılarak ânında üretilebiliyordu. Gazı ortaya çıkaran kimyasal tepkime şöyledir:

Sponsorlu Bağlantılar
CaC2 + 2 H20 ---> Ca (OH)2 + C2H2
kalsiyum su kireç asetilen karbür

Tipik bir asetilen lambasında karpit, ya küçük parçacıklar ya da özel biçim verilmiş bloklar halinde, lambanın tabanına tutturulmuş sızdırmaz bir kapta depolanırdı. Bu kabın üstünde, asetilen gazının çıktığı ve yakıldığı bir püskürtücü bulunurdu. Alevin arkasında bir yansıtıcı vardı.
Karpit kabının içine, lambanın üstünde bulunan bir depodan, ağırlık etkisiyle beslenen bir su borusu girerdi. Suyun kaba giriş hızı, gaz basıncıyla otoma
tik olarak ayarlanırdı. Çok su girdiği nde daha çok gaz açığa çıkarak basıncı artırır ve daha fazla suyun girmesini önlerdi. Ayrıca, su borusunun üzerinde de bir ayar vanası vardı ve su girişi buradan açılıp kapatılabilirdi.
Uygulamada, lambalara başka donanımlar da takılırdı. Birçoğunda.ön ve arka ışıklar için aynı merkez üreteçten beslenen çeşitli yakıcılar vardı. Bazılarında da iki gaz üretici vardı ve bunlardan ikincisi, ancak birincisi bittiğinde ya da bozulduğunda devreye giriyordu.
Asetilen lambalarının birçok sakıncası vardı. Bunlardan en önemlisi, lambaların hem pahalı hem de masraflı oluşuydu. 1899 yılında tipik bir bisiklet lambasının fiyatı 210TL'sını karpiti yeniden doldurmak ise 90 TL'sını buluyordu. Üstelik 5 saatten fazla da'dayanmıyordu. Bugünün fiyatları ile düşünüldüğünde bile
bu para çoktur ve örneğin pille çalışan bir bisiklet lambasından daha pahalıya gelmektedir.
Öteki sakıncaları da, lambanın yaydığı kötü koku ve püskürtücünün sık sık karbon birikintileriyle tıkanmasıdır. Asetilen, karbon dioksit ve su oluşturarak tümüyle yanmalıdır, ama alev kötü ayarlanmış ve yeterince sıcak değilse, saf karbon oluşumuna yol açar. Kapta ise kireç birikintileri oluşur ve belirli aralıklarla temizlenmesi gerekir.
Bütün bu sorunlara karşın, asetilen lambaları güçlü bir ışık verirdi ve otomobillerle bisikletlerde kullanımı kalktıktan sonra da, ışık kaynağı olarak, endüstride kullanımını sürdürdü. Amerika Birleşik Dev-letleri'nde bazı kentlerin sokak aydınlatmasında, daha çok bilinen kömür gazı (havagazı) yerine asetilen kullanılırdı. 1909 yılında 290 A.B.D. kenti böyle aydınlatılıyordu.


Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
Pixabay Resimleri:
paneli aç