Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 229.222|Cevap: 15|Güncelleme: 28 Ekim 2016

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Marşlar, Şiirler ve Yazılar

Mesaja atla
Misafir
20 Ekim 2009 16:56   |   Mesaj #11   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
KURULDU CUMHURİYET
En mukaddes emanet, bırakılan bu devlet.
En güzel yönetimdir, inanın Cumhuriyet.
Sponsorlu Bağlantılar
Atatürk doğduğunda atıldı temelleri,
29 Ekim de kuruldu Cumhuriyet.

1923 Muhteşem bir yıl idi.
Dört bir yanda duyulan, Atatürk ün sesiydi.
Bu en büyük önderin siyasal eseriydi.
29 Ekimde kuruldu Cumhuriyet.

Yerler gökler sevindi,el ele verdi insan.
Çok güzel bir duyguydu, inanın bu yaşanan!
Mutluluk saçıyordu yoksul yaşayan insan.
29 Ekimde kuruldu Cumhuriyet.

İlk emri çalışmaktı, Atatürk’ün halkına.
Güçlü bir devlet ile çıkmak gerek yarına.
Önem verilir oldu bundan sonra ilime.
29 Ekimde kuruldu Cumhuriyet.

Bir yok oluş zamanı yeniden dirildiler,
Cumhuriyet insanı; hep el ele verdiler.
Atatürk ve dostları şimdi gönüllerdeler.
29 Ekimde kuruldu Cumhuriyet.

Hüseyin Çelik

29 EKİM 1923
Yirmi dokuz Ekim bin dokuz yüz yirmi üç’de
“Sen hoş geldin”diyorduk yepyeni bir rejime
Öyle bir yakıştı ki,milletin benliğine
Sorarsanız adı ne? Adı Cumhuriyet'tir
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir
Halkı yönetenler seçilir halk arasından
Kimse Padişah değil,doğarken anasından
İmtiyazlı sınıf yok,farkın yok başkasından
Bu yüzden bu rejimi millet beğenmektedir
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir
Faşist,Komünist,Nazist…olmamalı hiç biri
Yoluna ışık tutar,Atatürk ilkeleri
Atatürk’ün kurduğu Milli Devlet Modeli
Elbette çok güzeldir,Türk'e özel bilettir
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir.
Kula kulluk yok senin törende ve dininde
Hürriyet hakkın senin tutmalısın elinde
Zararlı fikirleri temizle ki beyninde
Ben Türküm diye haykır,büyük olan millettir
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir.
Bağımsızlık,özğürlük insanı insan yapan
Hak eden her insana iktidar yolu açan
Seçme ve seçilmedir,zirvelere çıkaran
Güç halkın elindedir,güç şimdi ehlindedir.
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir.
“Kayıtsız,şartsız hakimiyet milletin” sözü
Bu,Cumhuriyetin temeli,kısaca özü
Cumhuriyetle güldü,yüce milletin yüzü
Cumhuriyet millete güzel bir etikettir
Cumhuriyet fazilet,Cumhuriyet nimettir.

Abdulhadi Bay

CUMHURİYET ÇOCUĞUYUM! !

Ben Cumhuriyet Çocuğuyum
Bazen bir bulut oluyorum,bazen yağmur,
Bazen de güneş olup,karanlığa doğuyorum.
Aydınlık bir dünya için,Cumhuriyet için.
Ben Cumhuriyet ışığında,yeşeren yaprak
Yüreğim kadar has has,dalımda durmayan.
Ham meyveyi taşlamadım,dalından.
Yüreğim sevgi besler de ondan.
Güzel ülkemin,körpe çocukları,
Ham meyve gibidir onlar.
Bende körpeciktim,Cumhuriyet’le büyüdüm.
Cumhuriyet çocuğuyum ben,
Cumhuriyet çocukları onlar.
Alın teri akıttığım Topraklarda,
Genç oldum,asker oldum,
Evlat oldum Anavatana,
Yaşamak istiyorum gönlümce,
Özgürce, hürce,Cumhuriyetle.
Ben bir çocuk kadar, hevesliğim yürümeye.
Ülkemin dağlarında, uçurtmalar uçurmaya.
Özgürlüğü göklerde değil,
Bastığım topraklarda istiyorum.
Şeytana çapayı bağlayıp,
Dipsiz kuyulara atmak istiyorum.
Ben Cumhuriyeti istiyorum.
Çünkü ben Cumhuriyet çocuğuyum.

Ali Asker Çataltaş

29 EKİM
Bugün tüm gücümüzle
Cumhuriyet diyoruz
Özgürlük tacımızla
Cumhuriyet diyoruz

Gelip kutlu şafaklar
Şehit dolu topraklar
Elimizde bayraklar
Cumhuriyet diyoruz

Şu gerçek ki biline
Türkü olsun diline
Her şey feda yoluna
Cumhuriyet diyoruz

Gönlümüzde bin çaba
Oğlan, kız, ana, baba
Ey sevgili merhaba
Cumhuriyet diyoruz

Atamızdan yadigar
Her taşında adı var
Köy, şehir bütün diyar
Cumhuriyet diyoruz

Türklüğümüz adına
Alkışlar muradına
Dünyanın inadına
Cumhuriyet diyoruz

Kenan Çarboğa

CUMHURİYET
Cumhuriyet
Sadece
Ne benim
Ne senin
Ne de onundur.
Unutma ki
Cumhuriyet
Hepimizindir.
Kutlu olsun
Hepimize
Cumhuriyet Bayramımız...

Hızır İrfan Önder

CUMHURİYET İÇİN!
Gölge düşmüş yaprağına
Bahar gelmez yaprağına
Şu Samsun'un toprağına
Cumhuriyet için çıktık!

Dünya bilir duruşunu
Düşmanları vuruşunu
Hasan Tahsin'le kurşunu
Cumhuriyet için sıktık!

Esareti etmem dikte
O yüzden elim tetikte
Kocatepe'den birlikte
Cumhuriyet için baktık!

Gayrı ulus,bayrak yaşar
Şaşar Yunan elbet şaşar
Denizlere dörder,beşer
Cumhuriyet için tıktık!

Tutarak halkın elini
Gerçekleştir emelini
Geriliğin temelini
Cumhuriyet için yıktık!

Cahil kalma bile bile
Erdem yanlıştan dönüle
Irmak gibi her gönüle
Cumhuriyet için aktık!

Bitti ulusun çilesi
Değil kimsenin kölesi
Yenilikler meşalesi
Cumhuriyet için yaktık!

Bitti artık gamla,sızı
Bayram yapsın oğlu,kızı
Her tarafa ay yıldızı
Cumhuriyet için taktık!

Ulvi Mehmet

SELAMIM VAR
Gül dalında çalı, diken
Batar. Batmaz Cumhuriyet
Soysuzdan varsa bir bölen
Bölsün. Bölmez Cumhuriyet

Kulak ver de, duy sözümü
Kaleme aldım özümü
Gerçeği gören gözümü
Oysun. Oymaz Cumhuriyet

Seven insan hor bakmaz ki
Gericilik yakışmaz ki..
Yurduma kin güdülmez ki
Gütsün. Gütmez Cumhuriyet

Damarımda taşar kanım
Felsefene feda canım
Bozarlarsa her düzenim
Bozsun. Bozmaz Cumhuriyet

Sahipsiz yurdu bön alır
Sahip olursan, ün alır
Ruhunu yaşat, yön alır
Alsın. Almaz Cumhuriyet

Dünyaya örnek olmalı
Sevgiler kalbe dolmalı
Kin kusan varsa, ölmeli
Ölsün. Ölmez Cumhuriyet

Özütürk’üm, selamım var
Aşkın ile ısınmış yar
Yok dünyada böyle diyar
Vardır demez Cumhuriyet

Ramazan Özütürk

CUMHURİYET VAR OLSUN
Atatürk’ten yadigâr.
Cumhuriyet var olsun.
Onunla olduk uygar.
Cumhuriyet var olsun.

Bin dokuz yüz yirmi üç.
Yurda umut, halka güç.
Ne taht ister ne de taç.
Cumhuriyet var olsun.

Ne padişah, ne sultan,
Yönetenler hep halktan.
Yaşasın millet, vatan.
Cumhuriyet var olsun.

Yönetimin üstadı.
Özgürlüğün tam adı.
Yok eden saltanatı.
Cumhuriyet var olsun.

Halk için kazanılan.
Zora düşer yanılan.
Sığırtmaç der anılan,
Cumhuriyet var olsun.

Hüseyin Sığırtmaç

CUMHURİYET BAYRAMINDA
Yine millet duygulandı,
Cumhuriyet bayramında,
Bayrağımız dalgalandı,
Cumhuriyet bayramında.

İstiklál marşı söyledik,
Dünyaya mesaj eyledik,
Yine güven tazeledik,
Cumhuriyet bayramında.

Saygı durduk Atatürke,
Selam ettik Türkiyeye,
Tek yürekti koca ülke,
Cumhuriyet bayramında.

Aksaray elleri coştu,
Bacı kardeş bayrak açtı,
Bizde bayram böyle geçti,
Cumhuriyet bayramında.

Ahmet der söyleriz türkü,
İzindeyiz Atam çünkü,
Anıyoruz Atatürkü,
Cumhuriyet bayramında.

Asik Ahmet Sahin

CUMHURİYET OLMASA
Cumhuriyet olmasa
Yine padişahlık olur
Cumhuriyet olmasa
Yine hükümdarlık olur

Cumhuriyet var ya
Özgürlük var
Cumhuriyet var ya
Yaşam var

Cumhuriyet olmasa
Yaşam olmaz
Hayat olmaz
Özgürlük olmaz

Cumhuriyet var ya
Padişahlık yok
Hükümdarlık yok
Cumhuriyet var.

Mustafa Aşkın SELÇUKOĞLU

CUMHURİYET
Atatürk’ün eseridir, bu cumhuriyet.
Yüceltmeye, yükseltmeye gayret et.
Onsuz olmaz bu dünyada hürriyet.
Ebedi sen yaşa ey cumhuriyet.

Erdemli insanlar onda çok olur.
Karanlık, hurafe onda yok olur.
Bütün toplum onda mutluluk bulur.
Sonsuza dek yaşa sen cumhuriyet.

Hak, hukuk, adalet cumhuriyette.
Bağımsızlık yaşar cumhuriyette.
İnsana değerde ve de hizmette.
Eşine rastlanmaz ey cumhuriyet.

Kolay kurulmadı bu cumhuriyet.
Atam az mı çekti bunda eziyet.
Kazanıldı zafer ve de nihayet.
Kuruldu şerefle bu cumhuriyet.

Engin Türk

CUMHURİYET
Vatan edilmişken üleş
Samsundan doğmuştu güneş
Omuz verdik bacı kardeş
Sen çok yaşa Cumhuriyet

Güneşimiz söndümola
Molla dedi bitti mola
Cüppe sarık düştü yola
Sen çok yaşa cumhuriyet

Kürsülerde bolca nutuk
Yolu zemzem ile yuduk
Ata’dan sonra uyuduk
Sen çok yaşa Cumhuriyet

Her seçimde bir velvele
Sandığa girer hergele
İşin yoksa seç rastgele
Sen çok yaşa Cumhuriyet

Hak dedim Oldum kefere
Ne desem öbür sefere
Devrim Muhtaçtır nefere
Sen çok yaşa Cumhuriyet

Bir yan gider haraç mezat
Nere baksan var bir tezat
İsyaniden var maruzat
Sen çok yaşa Cumhuriyet

Esat Korkmaz
Son düzenleyen Safi; 28 Ekim 2016 01:41
AsHiLaL
20 Ekim 2009 17:03   |   Mesaj #12   |   
AsHiLaL - avatarı
Ziyaretçi
Atamız,Cumhuriyetimiz,Türkülerimiz.
Türküler,
Türkülerimiz;
Her satırında anlattığı,
Sponsorlu Bağlantılar
Sevinçlerimiz,acılarımız,
En güzel en doğru,
Ondadır tarihimiz.
Burcu burcu kokar bize,
Atamız,babamız,yarimiz,
Halayında ekinimiz,aşımız,
Horonunda sevincimiz,neşemiz,
Sevdalarımız,hüzünlerimiz,
Sarıkamış ta ağıt,Çanakkale’de,
Kahramanlık destanımız,
Anadolu’dan Yemen’e uzanan,
Yürekler yakan,ağıtlarımız.
Ah birde olmasaydı,
Her gün gördüğümüz,
Vatan hainlerimiz.
Yine kutluyoruz imanla,
….(ekleyin) yaşında,
İşte Cumhuriyetimiz.
Geçmişi bize anlatan,
En doğru tarihimiz.
Yaşasın geçmişimizle bugünü,
El ele tutuşturan türkülerimiz.
Yaşasın varlık nedenimiz,
Atamız ve cumhuriyetimiz.
Bir dörtlük Cumhuriyete
ağımsiz devletin sevgi misali
Varmı bu bayramın eşi emsali
Payidar kalacak yıldız hilâli
Yaşa Cumhuriyet,Yaşa ATATÜRK…
Yaşasın Cumhuriyet
Akıllılar çıktı, at koşturduk,
Orta Asya’dan Tuna’ya,
Beceriksizler çıktı,
Kapandık Anadolu’ya
Kurtuluş Savaşı verdik uğrunda,
Şehit olduk, birler, binler, hepimiz,
Bağımsız yaşamak. hür vatanda gayemiz,
Yaşasın Cumhuriyet! ilelebet idaremiz.
Cumhuriyet Şiiri
Çocuk:
-Dedeciğim pekçok söz edildi ondan
Cumhuriyet denerek dün okulda
Lütfen anlatır mısın bana
Düşünüp durdum gelirken yolda.
Öğretmenim sevinçle ışıltarak yüzünü
‘Cumhuriyet insanlıktır’ demişti.
İnsanın duyumsaması özgürlüğünü
Ve yasaların güvencesini.
Gazi Dede:
-Pek de güzel anlatmış öğretmen sizlere
Daha büyük zaferdir cephedeki zaferden
Öyle bir yol açtı ki bizlere
Adına Çağdaş Uygarlık denen.
Unutma ki güzel yavrum Cumhuriyet
Ona bağlı aydın kuşaklar ister
Ata’mız demişti ki ‘O’nu bizler kurduk
Koruyup yaşatın sonsuza değin sizler’.
Son düzenleyen The Unique; 20 Ekim 2009 17:04 Sebep: Site Dışı Linkler Kaldırıldı
Misafir
22 Ekim 2009 23:47   |   Mesaj #13   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
CUMHURİYET BAYRAMI
Anıtkabir'de bugün,

Saygıyla geldik dize,
Bu bayram Atatürk'ün
Armağanıdır bize..

O, düşmanla çarpıştı,

Kurtuluş Savaşı'nda..
Emek verdi savaştı,
Orduların başında.

Hep izindeyiz diye,

Ant içti bütün millet.
Emanettir gençliğe
Yaşasın Cumhuriyet..!! =D

ŞAİR: Necdet Rüştü EFE



_____

Ekim
Bin dokuz yüz yirmi üç,
Saat tam 20.30,
Duyurdu bir iki, üç.
Yüz bir pare topumuz
Sanlı büyük ordumuz
Ünümüzü dünyaya

Dağ, taş, dere, ova, çay;

Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay.
Asker, işçi, okullu
Neşe île dopdolu
Varol ey Cumhuriyet!
Adı güzel hürriyet!

Dökülen kanımızla

Sönmez inancımızla,
Kavuştuk bizler sana
Can veririz uğruna.
Gel tatlı şenliğimiz,
Gel kutlu benliğimiz,

Sen, bizim yüzümüzsün,

Gönlümüz gözümüzsün,
Damarımızda kansın.
Dizimizde dermansın.
Selam ey cumhuriyet!
Selam ey büyük millet!

N. Necati ÖNGAY



_____

ATATÜRK VE CUMHURİYET
Birgün sordum babama

Atatürk neden büyük?
Çocuğum, dedi bana
O'nu seviyor her Türk

Çok kötü bir zamandı

Uçurumdaydı vatan
O büyük kahramandı
Yurdumuzu kurtaran

O'nu biz değil yalnız

Üstün tanır her millet
En büyük eseridir
Kurduğu Cumhuriyet

Kalbimiz sevgi dolu

Yol gösteren o Türk'e
Yolumuz onun yolu
Bağlıyız Atatürk'e

İ. HAKKI TALAS


_____

BEN CUMHURİYET ÇOCUĞUYUM
ben cumhuriyet çocuğuyum
düşmanlarıma kin beslerim
dağları taşları aşarım
özgürlüğe koşarım

ben cumhuriyet çocuğuyum

sevilirim severim
idealime koşarım
başarıya susarım

ben cumhuriyet çocuğuyum

kurtulurum kurtarırım
bu ülkeyi başarıyla başlatım
başarıyla bitiririm

ben cumhuriyet çocuğuyum

çocuğum çocuğum
bu minicik kalbimde
yarınları taşıyorum

Gönderen: İrem Ünver



_____
CUMHURİYET
Ata`nın çizdiği amaca vardık
bizim istediğimiz cumhuriyettir
korunur hakklarımız vatanda artık
bizim desteğimiz cumhuriyettir ..

Hiç kimseye değil ; Allah`a kuluz
neler imal eder neler dokuruz
hepimiz çalışır,yazar,okuruz
bizim desteğimiz cumhuriyettir

kalbimiz imanlı,güçlü kolumuz
özgürlük içinde Anadolumuz
Cumhuriyet,bizim milli yolumuz
bizim desteğimiz cumhuriyettir

Tarihte şeref, şan ve türklük bizim
yurtta bağımsızlık, özgürlük bizim
milli hakimiyet büyüklük bizim
bizim desteğimiz cumhuriyettir

getirdi bizlere medeniyeti
kazandık insani her meziyeti
yaşasın türkiye cumhuriyeti
bizim desteğimiz cumhuriyettir ..

Gönderen: Mustafa Kopal
YAZAN :NİKA YAPRAK PERSAN
cCc
27 Ekim 2010 13:42   |   Mesaj #14   |   
cCc - avatarı
Ziyaretçi
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İLE İLGİLİ GÜZEL BİR YAZI

Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için Osmanlı Devleti'nin bir gemisi ile, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gönderildi. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenledi. "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcileri (milletvekilleri) 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı "Meclis Başkanı" olarak seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Halk ve düzenli ordular düşmana karşı savaş verdiler, omuz omuza mücadele ettiler.

Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasını takiben 1 Kasım 1922'de TBMM saltanatı lağvetti. Padişah Vahdettin "vatan haini" ilan edildi ve yurdu terk etti.

24 Temmuz 1923 tarihinde, İsviçre'nin Lozan şehrinde, Lozan Üniversitesi'nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri tarafından Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Fakat, devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

Lozan'n kabulü ve barışın sağlanması ile geride Türk Devleti'nin siyasal yapısını belirleyecek devlet şeklinin ve adının ne olacağı sorunu kaldı. T.B.M.M.'nin varlığı ile egemenliğin kayıtsız - şartsız ulusa ait olan, insan haklarına dayanan bir devlet sistemi kurulmuştu. Fakat gerek halkın, gerekse Meclis içinde bulunanların büyük kısmı Padişah'a dinsel ve geleneksel bağlarla bağlıydılar. Padişah'ın işgal ettiği Saltanat - Hilafet makamı yüzyıllardır kökleşmiş bir teokratik sistemdi. 1300 yılından beri de Osmanoğullarından başka hiçbir aile iktidar olmamıştı. Egemenlik biri dinden, diğeri gelenekten gelen iki kaynaktan çıkıyor ve Padişah'ta toplanıyordu. Gerçi İttihat Terakki bu gücü kırmıştı, fakat sistemin özünü, yani egemenliğin kaynağını ve kullanılış biçimini değiştirememişti. Egemenliğin, tanrı hakları sisteminden, insan hakları sistemine geçişin bir sonucu olarak Padişah'tan ulusa geçişi, bir ilke ve ülkü olarak Amasya Genelgesi'nde ortaya konmuş ve 23 Nisan 1920'de B.M.M.'nde somutlaşmıştı. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu da bu temel üzerine oturmuştu.

Kurtuluş Savaşı ulusal bağımsızlık yanında ulus egemenliğini de açık bir biçimde ortaya koyduğu için Padişah daha başından beri milliyetçilerin amansız düşmanı kesilmişti. M. Kemal Paşa Padişah'ın ihanetini bildiği halde, henüz zamanı olmadığı için Padişah'ı hedef almadı. Genç subaylık yıllarından beri inandığı ve Erzurum'da Mazhar Müfit'e not ettirdiği "Cumhuriyet" inancını "Ulusal bir sır" olarak sakladı. Kurtuluş Savaşı içinde "Cumhuriyetçi" bir düşünceyi ortaya atmak, iç parçalanmaya yol açacağı için bu yola gitmedi. Hatta Sivas Kongresi sırasında "Cumhuriyet" ilan edelim önerilerini red etmişti. Fakat Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı, Türk Ulusu'nun kurtarıcısı M. Kemal, Türkiye'nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını Saltanat'ın kaldırılmasını sağlamakla attı. Saltanat'ın kaldırılışına en yakın arkadaşları bile karşı çıkmışlardı. Meclis'te tutucu kanat direndiyse de, M. Kemal Paşa'nın kararlı ve sert tutumu sonucu Saltanat'ın kaldırılışı sağlandı. Fakat onun bu sert tutumu endişe doğurdu. Bunun bir başlangıç olduğunu görenler çeşitli yöntemlerle M. Kemal Paşa'yı engellemeye çalıştılar.

2 Aralık 1922'de Meclis'e muhalif grup tarafından bir öneri verildi. "İntihab-ı Mebusan Kanunu"nda değişiklik yapılmasını isteyen önergede "Büyük Millet Meclisi'ne üye seçilmek için Türkiye'nin bugünkü sınırları içindeki yerler halkından olmak ve seçim çevresine yeni gelenlerin ise en az beş yıl oturmuş olmaları" gerektiği kanun hükmü haline getirilmek isteniyordu. M. Kemal Paşa'yı milletvekili seçilmekten yoksun bırakmak isteyen bu önerge üzerine söz alan M. Kemal Paşa, doğum yerinin Türkiye'nin sınırları dışında kaldığını ve bir yerde beş yıl oturmadığını belirttikten sonra, düşmanlara karşı savaştığını, vatanı kurtarmak için hiç bir yerde beş yıl oturamadığını hatırlatıp, ulusun sevgisisi kazanmış bir insan olmasına rağmen kendisini yurttaşlık haklarından yoksun bırakmak isteyen bu kimselerin bu yetkiyi kimden aldıklarını sordu. Önerge red edildi.

Cumhuriyet'e doğru gidiş bu kararlı sözlerle açıkça görülüyordu. M. Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'de dokuz ilkede görüşlerini toplatarak, programını belirlerken, siyasi biçimlenmeyi de hazırladı.

Savaş zamanının T.B.M.M.'nin görevi son bulmuştu. Bu sebeple Meclis kendini dağıtıp, seçime gitme kararı aldı. M. Kemal, dağılmadan önce Meclisten 15 Nisan'da, Saltanatı geri getirmeye çalışanları vatan haini kabul eden bir kanun değişikliği ile "Hıyanet-i Vataniye Kanunu"na, ileride gerekirse yine İstiklal Mahkemeleri kurma fırsatını veren bir ek getirdi.

Yeni kurulacak Meclis'te kuvvetli bir kadro oluşturmayı ve böylece Cumhuriyet'i ilan etmeyi düşünen M. Kemal'in bu çalışmaları yakın arkadaşlarının kendisinden uzaklaşmasını hızlandırdı. Rauf Bey ve arkadaşları, M. Kemal'in partiler üstü kalmasını, politikaya karışmamasını, önererek, O'nu pasif duruma getirmek istiyorlardı. Rauf Bey'in İsmet Paşa ile aralarının açılması da bu ayrılığın başka bir yönü idi. Lozan'dan dönen İsmet Paşa'yı karşılamak istemeyen Rauf Bey Başbakanlık'tan bile istifa etti.

İkinci Meclis, toplandıktan sonra Lozan'ı onayladı. Artık sorun Türkiye'nin rejiminin belirlenmesiydi. M. Kemal 22 Eylül 1923'de "Neue Treie Presse" adlı bir Viyana gazetesi muhabiriyle yaptığı görüşmede, 23 Nisan 1920'de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanamadığını belirtip, yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi. Atatürk; egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara, "Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz." dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan "Cumhuriyet" önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece, Türkiye devletinin yönetimi biçimi "Cumhuriyet" olarak, adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, ilk "Cumhurbaşkanı" oldu. Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyette Atatürk'ün de söylediği üzere, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Millet, seçimle yöneticileri seçebilir.
Misafir
28 Eylül 2011 19:06   |   Mesaj #15   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
KÜÇÜCÜK BİR MELEK CUMHURİYET!
yılların aldığı savaş;
masumların verdiği kan;
Sponsorlu Bağlantılar
birleşti artık toprağımızla,
88 yıl sonra...

silah var mıydı yetecek kadar?
asker varmıydı yenecek kadar?
vatan sevgisi vardı ama gözlerinde
ya istiklal ya hürriyet vardı dudaklarında...


bayrak,vatan,toprak
hakkımız değildir bizim
emelin olmalı hürriyet
eserin olmalı cumhuriyet!
Misafir
14 Ekim 2011 18:09   |   Mesaj #16   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Cumhuriyet Bayramı


Ay-yıldızlı bayrağım,
Semaları donatmış.
Bugün bayram var diye,
Şafak erkenden atmış.

Yüksek tanklar süslemiş,

Caddeleri, yolları.
Bugün gözler ilerde,
Bugün başlar yukarı.

Akın akın insanlar,

Meydanlara koşuyor.
Bugün bayram var diye,
Bütün millet coşuyor.

Bu güzel Cumhuriyet,

Devletimin temeli.
El üstünde yaşatmak,
Hepimizin emeli.

İ. Hakkı TALAS


(Yazan:Büşra YILDIRAN)
Msn Grin
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç