Arama

Elementler - Bor

Güncelleme: 4 Hafta Önce Gösterim: 7.553 Cevap: 4
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
22 Eylül 2008       Mesaj #1
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
Ad:  bor.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  30.8 KB
Kimyada B simgesiyle gösterilen bor elementinin atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 l'dir. Bir ametal olan, yani metal özellikleri taşımayan bu element doğa­da hiçbir zaman serbest halde bulunmaz. Genellikle göllerin ya da içdenizlerin kurumuş yataklarında rastlanan tinkal (boraks), kernit ve kolemanit gibi borat minerallerinin bileşiminde, ayrıca bazı sıcak su kaynakların­da borik asit halinde bulunur. Bor bileşikleri çok kararlı olduğundan, elementi katışıksız olarak elde etmek çok güçtür. Cevherlerindeki öbür elementlerin-ayrılması ve bor bileşik­lerinin indirgenmesiyle elde edilen bor, yakla­şık 2.000°C'de eriyen çok sert, koyu kahve­rengi bir toz görünümündedir.

Sponsorlu Bağlantılar
Bor, bitkilerin sağlıklı gelişmesi için gerekli olan temel elementlerden biridir. Topraktaki bor bileşikleriyle alınan ve bitki dokularında çok az miktarda bulunması yeterli olan bu elementin eksikliği çeşitli bitki hastalıklarına ve verim düşüklüğüne yol açar. Bor ve bor bileşiklerinin sanayide de önemli bir yeri vardır. Örneğin çeliğin bileşimine katılan bor ürünün sertliğini büyük ölçüde artırır. Üstelik bor atomları kolayca nötron soğurduğu için, bor çelikleri nükleer enerji santrallarındaki kontrol çubuklarının yapımında da kullanılır. Ayrıca roket yakıtı olarak da bor bileşiklerinden yararla­nılır.

Üretim
Ad:  bor2.JPG
Gösterim: 46
Boyut:  15.5 KB
Ticari açıdan en önemli bor bileşiği sod­yum tetraborat yapısındaki borakstır. Bu bileşik doğada tinkal cevheri halinde oldukça bol bulunur. Sanayide kullanılan boraks ise tinkal ya da kernit minerallerinin sıcak suda çözündürülüp kristalleştirilmesiyle elde edilir. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesindeki Kırka tinkal yatakları ile Kütahya'nın Emet ilçesindeki kolemanit yatakları dünyanın en büyük bor yataklarıdır ve dünyadaki bilinen bor rezervi­nin yaklaşık yüzde 75'i Türkiye'de bulunur. Buna karşılık dünya boraks üretiminin en büyük bölümünü ABD'nin California eyaleti karşılar. Ayrıca Hollanda, Japonya, Avust­ralya, Çin ve Federal Almanya'da da önemli boraks yatakları vardır.

Kimyasal özellikleri
havada F ile
Ad:  bor4.JPG
Gösterim: 46
Boyut:  9.5 KB
oksijen ile
Ad:  bor5.JPG
Gösterim: 46
Boyut:  9.4 KB
Mg ile
Ad:  bor6.JPG
Gösterim: 46
Boyut:  10.7 KB
yüksek temperatur ile
Ad:  bor7.JPG
Gösterim: 46
Boyut:  12.7 KB
baz ile
Ad:  bor8.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  12.6 KB
bor oksid su ile-> asit baz ile
Ad:  bor9.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  10.3 KB
Ad:  bor10.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  11.3 KB
Boraks renksiz kristaller halinde bulunan katı bir bileşiktir. Yüksek sıcaklıklara kadar ısıtıldığında kabararak beyaz köpüklü bir kütleye, soğuyunca da renksiz, camsı bir katıya dönüşür. Tuzlardaki bazı metallerin varlığını belirlemek için laboratuvarlarda "boraks incisi" deneyi yapılır. Bu deneyde, çözümlenecek olan tuz öğütülmüş boraksla karıştırılır; platin telden yapılmış bir halka bu karışıma daldırılarak aleve tutulduğunda, hal­kanın içinde inci tanesi gibi camlaşmış, küçük bir boraks boncuğu oluşur. Bu boncuğun rengi tuzda hangi metalin bulunduğunu göste­rir. Örneğin kobalt tuzları boraks incisini koyu maviye, krom tuzları ise yeşile boyar. Boraks eritildiği zaman metal oksitleriyle birleştiği için, kaynak ya da lehim yapılacak metallerin yüzeyindeki oksit katmanını temiz­lemek amacıyla da kullanılır.

Boraks ayrıca, hızlı sıcaklık değişikliklerine dayanıklı oldukları için laboratuvar ve mutfak kaplarının yapımında kullanılan borosilikat camlarının, örneğin payreks adıyla bilinen ateşe dayanıklı camların temel hammaddele­rinden biridir. Sıcaklıktan etkilenmeyen, ko­layca çizilmeyen ve leke tutmayan yüzeyler elde etmek için de banyo küvetlerinin, daya­nıklı ev aletlerinin, duvar ve yer karolarının camsı emaye kaplamalannda sırlama maddesi olarak gene borakstan yararlanılır. Bunlardan başka dokuma, dericilik ve kâğıt sanayilerinde, sabun yapımında ve kullanma sularının sertliği­nin giderilmesinde de boraks kullanılır.

Borakstan sonra en önemli bor bileşiklerin­den biri olan borik asit, boraks çözeltisine sülfürik asit ya da hidroklorik asit eklenme­siyle elde edilen çok zayıf bir asittir. Toz halindeki borik asit ya da ticaretteki adıyla asit borik tıpta antiseptik (mikrop öldürücü) olarak, sudaki çözeltisi ise göz damlalarının ve banyolarının hazırlanmasında kullanılır.
Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica

Son düzenleyen Safi; 4 Hafta Önce 01:56
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Temmuz 2009       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  bor1.JPG
Gösterim: 49
Boyut:  29.7 KB

bor (B)


periyodik tablonun illa grubunda (bor grubu) yer alan kimyasal element. Bitkilerin gelişmesinde temel önem taşıyan ve sanayide yaygın olarak kullanılan bir ametaldir.
Sponsorlu Bağlantılar

Özellikleri


bulunduğu yerler ve kullanım alanları. Katışkısız bor kristali, parlak siyah renkte, yüksek sıcaklıklarda elektriği bir metal gibi ileten, düşük sıcaklıklarda yalıtkan duruma gelen bir yarıiletkendir. Karborundum (silisyum karbür) gibi bazı aşındırıcıları çizecek sertlikte (Mohs ölçeğinde 9,3) olmasına karşılık, kırılganlığı nedeniyle kesici alet yapımına elverişli değildir.

Ağırlıkça yerkabuğunun yüzde 0,001’ini oluşturan bor, doğada boraks (tinkal), kernit, tinkalkonit, kolemanit, uleksit ve turmalin gibi bileşikler halinde bulunur. En önemli bor cevherleri olan bu minerallerden boraks, kernit ve tinkalkonit (hidratlı sodyum boratlar) özellikle Türkiye’de ve ABD’nin Califomia bölgesinde zengin yataklar oluşturur; kolemanit gene Türkiye’de, sassolit (doğal borik asit) ise özellikle İtalya’da yoğunlaşmıştır.
Ad:  bor2.JPG
Gösterim: 32
Boyut:  31.5 KB

Bor elementini ilk kez 1808’de Joseph-Louis Gay-Lussac ile Louis-Jacques Thenard ve onlardan bağımsız olarak Sir Humphry Davy, borik asidi (H3BO3) potasyumla ısıtarak ayrıştırdılar. Bu yöntemle elde edilen katışkıh ve amorf haldeki kahverengimsi siyah toz, yüzyılı aşkın bir süre borun bilinen tek biçimi olarak kaldı. Oldukça güç elde edilen katışkısız bor kristalleri, bor bromür (BBr3) ya da bor klorürü (BCI3), elektrikle ısıtılmış bir tantal filaman üzerinde hidrojenle indirgeyerek elde edilir. Çelik yapımında ürünün sertliğini artırmaya yönelik yaygın uygulamalardan biri, bileşime az miktarda bor katmaktır. Üretim sırasında metal eriyiğe demir alaşımı (ferrobor) halinde eklenen bor, çoğu çelikte yüzde 0,001 ile 0,005 arasında değişen oranlarda yer alır.

Bor ayrıca, demir dışı metal sanayilerinde çoğunlukla oksit giderici, bakır temelli alaşımlarda ve yüksek iletkenlik bakırında gaz giderici olarak, alüminyum dökümlerde ise taneciklerin inceltilmesinde kullanılır. Yarıiletkenlerin üretiminde, elektrik iletkenliğini ayarlamak amacıyla silisyum ve germanyuma çok duyarlı bir tartımla az miktarda bor eklenir. Toprakta borik asit ya da boratlar halinde ve eser miktarda bulunan bor, kara bitkilerinin gelişmesi için gerekli olan elementlerden biridir; bitkilerle beslenen hayvanların gelişmesinde de dolaylı olarak rol oynar. Eksikliği sebzelerde kuru leke ve çürüklük hastalığına yol açan bor tuzlarının fazla jniktarda bulunması da bitkilerde ölüme neden olabilir.
Ad:  bor3.JPG
Gösterim: 34
Boyut:  29.9 KB

Bor, doğada, iki kararlı izotopu olan bor-10 (yüzde 19,8) ile bor-ll’in (yüzde 80,2) karışımı halinde bulunur; bu oranlardaki küçük değişmeler, atom ağırlığında + 0,003’lük bir sapmaya neden olur. Daha ender rastlanan bor-10 izotopunun ısıl nötronunun tepkime kesitinin büyük (3,836 bam) olması nedeniyle, bor ve bazı bileşikleri nötron kalkanı olarak kullanılır. Katışkısız bor, en az dört değişik kristal yapısı gösterir.

Bor kristali, olağan sıcaklıklarda kolay kolay kimyasal tepkimeye girmez; kaynar hidroklonk asitten etkilenmez; sıcak ve derişik nitrik asit ise ince toz haline getirilmiş boru, çok yavaş olarak borik aside dönüştürür. Kimyasal davranımı açısından bor bir ametaldir.

Bileşikleri. Bor bileşiklerinde + 3 değerlidir. Ama ilk üç iyonlaşma enerjisinin yüksek oluşu, Bt3 iyonu içeren bileşiklerin oluşumunu engeller; bu nedenle de bor tüm bileşiklerinde, çevresine üç ya da dört atom, iyon ya da molekül alarak ortaklaşım (kovalans) bağıyla bağlanır. Borun düzenleşim (koordinasyon) sayısı 3 olan türevleri, hepsi aynı düzlemde bulunan moleküllerdir ve başka gezen elektron çiftleri içeren bileşiklerle kolayca verici-alıcı karmaşıklar (katılma ürünleri) oluştururlar. Bu katılma ürünlerinde bor atomunun düzenleşim sayısı 4’tür ve çevresindeki bu dört grup bir dörtyüzlü oluşturacak biçimde yerleşmiştir.
Ad:  bor4.JPG
Gösterim: 33
Boyut:  30.8 KB

Dörtgen bağlar, anyonların oluşmasıyla ya da bir verici atomdan gelen paylaşılmamış bir elektron çiftinin alınmasıyla oluşur. Bu olgu çeşitli yapıların ortaya çıkmasına yol açar. Katı boratlarda, çeşitli anyonların (örn. bor ve oksijenden oluşan BO33) ve paylaşılan elektron bağların yer aldığı beş tür yapı görülür. En sık rastlanan borat, doğal halde tuz yataklarından elde edilen sodyum tetraborat (Na2B4O7 10H2O) yapısındaki borakstır. Uzun zamandan beri sabunlarda ve yumuşak antiseptiklerde yararlanılan boraks metal oksitlerini kolayca çözdüğünden, lehim eriticisi olarak da kullanılmaktadır.

Çeşitli sanayi dallarında çok kullanılan bor bileşiklerinden biri de borik asittir (H3BO3). Asit borik ya da ortoborik asit olarak da bilinen beyaz renkli bu katı bileşik, derişik bir boraks çözeltisini sülfürik asitle işleyerek elde edilir. Borik asit, daha çok yanıklarda ve yüzeysel yaralarda kullanılan hafif antiseptiklerden ve göz damlalarının temel bileşenlerinden biridir.
Ad:  bor5.JPG
Gösterim: 34
Boyut:  26.5 KB

Ayrıca, dokumalarda yanmayı önleyici madde, nikelin elektroliz yoluyla kaplanmasında ya da derilerin sepilenmesinde çözelti bileşeni ve birçok organik kimyasal tepkimede katalizör olarak kullanılır. Borik asit ısıtıldığı zaman su kaybederek metaborik asidi (HBO2) oluşturur; metaborik asidin su kaybetmesiyle oluşan bor oksit (B2O3) ise silisle karıştırıldığında, mutfak ve bazı özel laboratuvar gereçlerinde kullanılan ısıya dayanıklı cam (borosilikat camı) elde edilir.

Bor, çeşitli metallerle birleşerek borürler olarak adlandırılan bileşikler grubunu oluşturur. Borürler, kendilerini oluşturan öteki metallerin katışkısız element hallerine oranla daha serttir, erime noktalan daha yüksektir, kimyasal tepkimeye daha zor girerler ve elektrik iletkenlikleri daha düşüktür. Bazı borürler, bilinen tüm maddeler içinde, en sert ve ısıya en dayanıklı olanlarıdır ve bu özellikleriyle çeşitli uygulama alanlan bulurlar. Örneğin, alüminyum borür (AIB12), birçok öğütme ve perdahlama işleminde elma$ tozunun yerini alır.

Bor, azot ile birleşerek, tıpkı karbon gibi ayn biçimlenmiş (kimyasal olarak özdeş ama fiziksel olarak farklı) iki yapıda bulunan bor nitrürü (BN) oluşturur. Bunlardan birinin yapısı grafit gibi katmanlı, ötekinin ise elmas gibi kübik kristallidir. Borazon olarak adlandırılan ikinci yapı, çok yüksek sıcaklıklarda oksitlenmeye dayanıklıdır ve çok serttir; bu özellikleriyle yüksek sıcaklıklarda yürütülen işlemlerde aşındırıcı olarak kullanılır. Bor, tüm halojenlerle tepkimeye girerek, kimyasal açıdan çok tepkin ve monomer özellikli trihalojenürler oluşturur. Lewis asitleri olarak adlandırılan bu bileşikler, aminler, fosfinler, eterler ve halojenür iyonlarıyla kolayca yeni karmaşık bileşikler verir.

Bor, hidrojen ile birleşerek, en basiti diboran (B2H6) olmak üzere boranlar olarak adlandırılan bileşikler grubunu oluşturur. Bu bor hidrürleri, molekül yapılan ve kimyasal davranışları açısından benzeri olmayan, inorganik bileşiklerdir. Bu bileşiklerin molekül yapısında bulunan bor ve hidrojen atomlan, her atom için bir elektron çifti bağı olgusuyla açıklanabilecekken daha çok sayıdaki atomla sıkıca çevrelenmiş ya da bağlanmıştır. Bu farklı durum, iki atom arasında yerleşmeyip üç atom tarafından paylaşılan (üç merkezli bağ) bir elektron çiftinden oluşan kimyasal bağ kavramımn ortaya atılmasına yol açmıştır.

Diboran, çok çeşitli bileşiklerle birleşerek, organik bor bileşiklerini de (örn. alkil ya da aril boranlar ve aldehitli katılma ürünleri) içeren çok sayıdaki bor ve boran türevlerini oluşturur.

Türkiye’de zengin yataklar oluşturan iki temel bor cevheri, borun sodyum tuzu olan boraks (tinkal) ile kalsiyum tuzu olan kolemanittir. Dünyanın en büyük boraks yatağı Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Kırka’dadır. Tamamı Etibank’a ait olan bu yataktaki görünür rezerv 39.094.694 ton, tahmini rezerv ise 593.811.688 tondur. Kırka’daki tesislerde cevherin zenginleştirilmesi yoluyla üretilen boraks konsantresi Bandırma’daki Etibank Boraks ve Asit Fabrikaları’nda hammadde olarak kullanılmakta, ayrıca cevher ya da derişki halinde boraks ihraç edilmektedir. Dünyanın en büyük kolemanit yatakları da gene Türkiye’de bulunmaktadır. Bunlardan, Kütahya’nın Emet ilçesindeki yatağın görünür rezervi 27.475.353 tondur. Üretilen kolemanitin büyük bölümü ihraç edilmektedir. Aynca Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde zengin bor yataklarına rastlanmıştır.
kaynak: Ana Brittanica

Son düzenleyen Safi; 4 Hafta Önce 02:03
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
16 Ağustos 2009       Mesaj #3
nünü - avatarı
Ziyaretçi
BOR MADENİ VE TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ

BOR NEDİR?


Bor, periyodik tabloda B simgesiyle gösterilen, atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81, yoğunluğu 2,84 gr/cm3, ergime noktası 2200 oC ve kaynama noktası 2250 oC olan, siyah renkte, metalle ametal arası yarı iletken özelliklere sahip bir elementtir. Genellikle doğada tek başına değil, başka elementlerle bileşikler halinde bulunur. Tabiatta yaklaşık 230 çeşit bor minerali vardır. Oksijenle bağ yapmaya yatkın olması sebebiyle pek çok değişik bor-oksijen bileşimi bulunmaktadır. Bor-oksijen bileşimlerinin genel adı borattır.

Çeşitli metal veya ametal elementlerle yaptığı bileşiklerin gösterdiği değişik özellikler, endüstride pek çok çeşit bor bileşiğinin kullanılmasına imkan sağlamaktadır. Endüstriyel açıdan önemli bor bileşikleri arasında boraks (tinkal, sodyum kökenli bor bileşikleri) kolemanit (kalsiyum kökenli bor bileşikleri), üleksit (sodyum-kalsiyum kökenli bor bileşikleri) ana gruplaması altında kernit, probertit, szyabelit, datolit, sasolit, tüvenan, boraks dekahidrat, boraks pentahidrat, susuz boraks, borik asit, sodyum per borat, susuz borik asit, hidroborasit sayılabilir. Bor madenlerinin değeri genellikle içindeki B2O3 (bor oksit) ile ölçülmekte, yüksek oranda B2O3 bileşiğine sahip olanlar daha değerli kabul edilmektedir. Bor madenleri, topraktan çıkarıldıktan (tüvenan cevher) sonra kırma, eleme, yıkama ve öğütme işlemlerini müteakip, ilgili sanayilerin kullanımına hazır hale getirilmektedir.

DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE BOR KAYNAKLARI VE TİCARETİ
Türkiye bor kaynaklarında dünyanın en büyük rezerv ülkesidir. Dünya toplam rezervinin 65-70%'i Türkiye'de bulunmaktadır. Türkiye'deki bor rezervlerinin yerlerini ve miktarlarını belirleyen kapsamlı bir araştırmanın henüz yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye'nin aslında dünya rezervlerinin daha da büyük bir kısmını elinde tutuyor olabileceği düşünülmektedir. Yeni arama çalışmalarının yapılmasıyla Türkiye bor rezervlerinin iki katına bile çıkabileceği iddia edilmektedir. Türkiye'den sonra ikinci kaynak ülke ABD olup, dünya rezervlerinin %13-24'ü arasında bir payı olduğu bilinmektedir. Ancak ABD, boru uzun süredir endüstrinin çeşitli alanlarında kullanmakta olduğundan, yakın gelecekte bor rezervlerinin tükenmesi tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu sebeple ABD, kalan bor madenlerinin bir kısmını "stratejik rezerv" ilan ederek çıkarılmasını durdurmuştur. Türkiye'deki bor madenlerinin kalitesi ABD'ndekinden yüksektir. ABD Türkiye'den yılda 350-400.000 ton ham ve rafine bor ithal etmektedir. Dünya bor rezervlerinin kalan kısmı Arjantin, Bolivya, Şili, Çin, İran, Kazakistan, Peru ve Rusya'da bulunmaktadır. Dünyada işletilen toplam 488 milyon tonluk rezervin 320 milyon tonu Türkiye'dedir.

BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI
Bor ve bileşiklerinin sanayide çok çeşitli kullanım alanları bulunmaktadır. Türkiye'nin büyük ölçüde ham veya yarı işlenmiş olarak ihraç ettiği, ülke içinde sabun, deterjan ve cam sanayilerinde kullandığı bor, ABD'nde uzay mekiklerinden, savaş uçaklarına ileri teknoloji isteyen pek çok alanda kullanılmaktadır. Bor ve bileşikleri cam, porselen ve seramik eşya sanayiinde, yanmaz eşya yapımında (itfaiye giysileri, elektrik kabloları, fren balataları, atom reaktörleri, vb. sistemlerde soğutucu veya ısınmayı geciktirici, yüksek enerjili yağ), cam yünü, tekstil kimyasalları, deri giysileri, fotoğraf kimyasalları, mobilya ve benzeri ahşap eşyayı koruyan sıvılar, yapay gübre katkı maddesi, kağıt sanayii ürünleri, yapıştırıcılar, böcek öldürücüler, krem, pudra ve deodorant gibi kozmetikler, diş macunu, merhem, deri ve göz hastalıkları antiseptikleri gibi ilaçların üretiminde kullanılmaktadır.

Dünya bor üretim ve tüketimi 1970 yılından bu yana iki katından fazla artmıştır. Dünya borat tüketiminin %43'ü fiberglas ve cam sektöründe, %19'u deterjan sektöründe, %11'i seramik sektöründe gerçekleştirilmektedir. Türkiye'de ise bor tüketimi çok düşük seviyede olup, dünya tüketiminin %1-2'si civarındadır. 2000 yılı itibariyle Türkiye'de bor'un %27'si demir-çelik, %12'si cam ve cam elyafı, %38'i seramik ve firit, %12'si deterjan, %5'i kimya ve %6'sı diğer sektörlerde tüketilmiştir. Bor madeninin en büyük kullanıcıları Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'dır. Bu iki bölge dünya tüketimin yaklaşık %72'sini oluşturmaktadır. Güney Amerika %12'sini, Asya/Pasifik ülkeleri %10'nu, Doğu Avrupa ise kalan miktarın büyük kısmını tüketmektedir".

Bor elementinin birçok diğer elementle kolayca bileşikler oluşturabilmesi, çeşitli özellikteki maddelerin bordan elde edilebilmesine yola açmaktadır. Borun çelikten daha sağlam ve her türlü camdan daha saydam olması nedeniyle uzay mekiklerinin camları bordan yapılmaktadır. Uzay teknolojilerinde çelik yerine bor çubuklarının kullanılması gündeme gelmektedir. Hafifliği, gerilmeye olan direnci ve kimyasal etkilere dayanıklılığı sebebiyle; plastiklerde, sanayi elyafı üretiminde, lastik ve kağıt endüstrisinde, tarımda, nükleer enerji santrallerinde, roket yakıtlarında da bor kullanılmaktadır. Camın ısıyla genleşmesini önemli ölçüde indirgediği, camı asite ve çizilmeye karşı koruduğu, titreşim, yüksek ısı ve ısı şoklarına karşı dayanıklılığı sağladığı için ısıya dayanıklı cam gereçleri ve elektronik ve uzay araştırmalarında kullanılacak üstün Hafifliği, gerilmeye olan direnci ve kimyasal etkilere dayanıklılığı sebebiyle; plastiklerde, sanayi elyafı üretiminde, lastik ve kağıt endüstrisinde, tarımda, nükleer enerji santrallerinde, roket yakıtlarında da bor kullanılmaktadır. Camın ısıyla genleşmesini önemli ölçüde indirgediği, camı asite ve çizilmeye karşı koruduğu, titreşim, yüksek ısı ve ısı şoklarına karşı dayanıklılığı sağladığı için ısıya dayanıklı cam gereçleri ve elektronik ve uzay araştırmalarında kullanılacak üstün nitelikli camların üretiminde de borun önemli yeri vardır.

ABD'li bir kimyager tarafından, sodyum bor hidrit maddesi ile suyun oluşturduğu hidrojenin yakıt pillerine ulaşması ve açığa çıkan enerjinin mekanik enerjiye dönüşmesi ile hareket eden araç geliştirilmiştir. Sodyum bor hidritle çalışan otomobiller, normal yakıtla çalışan otomobillerin yaptığı kilometrenin iki katına kadar çıkabilmektedir. Bu araçlar akaryakıtla çalışanlara göre daha güvenli olmakta, çevre kirliliği yaratmamaktadır. Yakıt kullanıldıktan sonra tekrar değerlendirilebilmektedir.

Japon bilim adamlarınca, 2001 yılı Şubat ayında, magnezyum diboridin geleceğin süper iletkeni olabileceği keşfedilmiştir. Süper iletkenlik, sıcaklığın belli bir noktanın altına düşürülmesiyle (kritik sıcaklığın altına) her türlü elektriksel direncin kaybolması durumudur. Süper iletkenliğin genellikle -273 0C olan mutlak sıfır noktasına yakın sıcaklıkta gerçekleşmesi ve bu derece düşük bir sıcaklığı gerçekleştirmenin pahalı oluşu, çok daha yüksek kritik sıcaklığa sahip olan magnezyum diboridi ucuz ve verimli bir alternatif haline getirmektedir. Süper iletkenler, çok yüksek akım yoğunluklarını hiçbir enerji kaybına neden olmadan taşıyabildikleri için santrallerden şehirlere verimli enerji iletimi, güçlü mıknatıs isteyen uygulamalar (magnetik rezonans, maglev trenleri vs.), büyük miktarlarda enerjinin manyetik alan depolanması ya da mikro elektronikte istenmeyen ısının önlenmesi gibi bir çok uygulama alanına sahiptir.

Diz üstü bilgisayarlar, cep telefonları, avuç içi bilgisayarları ve diğer mobil iletişim araçlarında kullanılan akım levhalarının vazgeçilmez hammaddelerinden biri bordur.
Piyade tüfeği, tabanca, top, tank üretiminde, zırhlı personel taşıyıcıların zırhlarını güçlendirici seramik plaklarda da bor kullanılmaktadır. Borla güçlendirilmiş cam malzemelerin iletken olmayan ve düşük dielektrik özelliği onları radara karşı görünmez kıldığı için askeri teçhizat yapımında önemlidir. ABD ordusu tarafından kullanılan gizli teknoloji ürünü Stealth Fighter (hayalet uçaklar) ve donanımlarının imalinde de bor ve rafine bor ürünlerinin kullanıldığı düşünülmektedir.

BTNC (Boron Neutron Capture Therapy) kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle beyin kanserinin tedavisinde hasta hücrelerin seçilerek imha edilmesine yaraması ve sağlıklı hücrelere zararının minimum düzeyde olması nedeniyle tercih nedeni olabilmektedir.

"Tarımda bor mineralleri "bitki örtüsünün gelişmesini artırmak veya önlemek maksadıyla biyolojik gelişim ve kontrol kimyasallarında kullanılmaktadır. Bor, değişken ölçülerde, birçok bitkinin temel besin maddesidir. Bor eksikliği görülen bitkiler arasında yumru köklü bitkiler (özellikle şeker pancarı), kaba yoncalar, alfaalfalar, meyve ağaçları, üzüm, zeytin, kahve, tütün ve pamuk sayılmaktadır. Bu gibi hallerde susuz boraks ve boraks pentahidrattan mamul bir gübre kullanılmaktadır. Ayrıca suda eriyebilen sodyum pentaborat veya disodyum ektaborattan mahsulün üzerine püskürtülmek suretiyle faydalanılmaktadır. Bor, sodyum klorat ve bromosol gibi bileşiklerle birlikte yabani otların yok edilmesi veya toprağın sterilleştirilmesi gereken durumlarda da kullanılmaktadır."

"Atom reaktörlerinde borlu çelikler, bor karbürler ve titanbor alaşımları kullanılır. Paslanmaz borlu çelik, nötron absorbanı olarak tercih edilmektedir. Yaklaşık her bir bor atomu bir nötron absorbe etmektedir. Atom reaktörlerinin kontrol sistemleri ile soğutma havuzlarında ve reaktörün alarm ile kapatılmasında (B10) bor kullanılır. Ayrıca, nükleer atıkların depolanması için kolemanit kullanılmaktadır. Termal depolama pillerindeki, sodyum sülfat ve su ile yaklaşık % 3 ağırlıktaki boraks dekahidratın kimyasal karışımı gündüz güneş enerjisini depolayıp gece ısınma amacıyla kullanılabilmektedir. Ayrıca, binalarda tavan malzemesine konulduğu taktirde güneş ışınlarını emerek, evlerin ısınmasını sağlayabilmektedir. Ayrıca, bor, demir ve nadir toprak elementleri kombinasyonu (METGLAS) % 70 enerji tasarrufu sağlamaktadır. Bu güçlü manyetik ürün; bilgisayar disk sürücüleri, otomobillerde direk akım-motorları ve ev eşyaları ile portatif güç aletlerinde kullanılmaktadır. Sodyum borohidrat, atık sulardaki civa, kurşun, gümüş gibi ağır metallerin sulardan temizlenmesi amacıyla kullanılmaktadır."

Borun önemli bir hammadde olarak kullanıldığı ürün sayısının yüzlerce olduğu tahmin edilmektedir. Sadece ABD patent ofisinde tescilli 600'ün üzerinde borlu yakıt patenti olduğu bildirilmektedir. Birçok üründe bor, alternatifi olmayan bir girdidir. Araştırmalar sürdürüldükçe bor ürünlerine hızla yenileri eklenmektedir. Hemen hemen tüm sanayi sektörlerinde girdi olarak kullanılması nedeniyle bora "sanayiinin tuzu" da denilmektedir.

BOR MADENİNİN STRATEJİK ÖNEMİ
Bor ve borlu yakıtlar, 1950'li yılların başında ABD Savunma Programında geleceğin yakıtı olarak adlandırılmış ve nükleer silahlanma dışında 2. önemli stratejik malzeme olarak nitelendirilmiştir. 1963 yılında bor NATO'nun stratejik maddeleri listesinden çıkarıldıysa da, ABD'nin bor alanındaki bazı stratejik çalışmaları gizlilik içinde yürüttüğü bilinmektedir.

Bor madeninin stratejik önemi, ülkeleri bu konuda çıkarlarını düşünmeye ve planlı davranmaya sevk etmektedir. Bor hakkında sürdürülen araştırmaların, bor bileşiklerinin yüksek teknolojili ürünlerdeki yeni kullanım alanlarını keşfetmesi, bu madeni yakın gelecekte, petrol gibi üzerinde oyunların oynandığı, uluslararası mücadelelerinin yaşandığı bir ürün konumuna getirebilecektir.

Borun çıkarılması ve işletilmesinde dünya oligopolünü oluşturan az sayıdaki çok uluslu şirketler Rio Tinto Borax-US Borax (ABD, yıllık üretimi 560 bin ton), Borax Argentina (Arjantin, yıllık üretimi 27 bin ton), JSC Bor (Rusya, yıllık üretimi 73 bin ton), NACC (ABD, yıllık üretimi 60 bin ton), Quiborax (Şili, yıllık üretimi 60 bin ton), Sucersal Argentine (Arjantin, yıllık üretimi 30 bin ton), SQM Salar (Şili, yıllık üretimi 16 bin ton), İnca Bor (Peru, yıllık üretimi 13 bin ton), diğerleri (57 ton)dir. Çin yıllık 140 bin ton üretimini devlet organizasyonları eliyle yapmakta, Türkiye ise ABD'nden sonra dünyanın ikinci büyük bor üreticisi olarak yıllık 475.000 ton üretimi yine devlet eliyle gerçekleştirmektedir. Avrupa ve Amerikalı büyük üreticilerin Türkiye'deki bor yataklarına daha Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde başlayan ilgileri bor madenleri 1978 yılında kamulaştırıldıktan sonra da azalmadan sürmüştür. Her dönemde Türkiye'de bor madeni yataklarının işletme haklarını alma taleplerini hükümetlere iletmekte, Türkiye'deki madenlerin özelleştirilmesi fikirlerini desteklemektedirler. Bor madenlerinin özelleştirilmesi 1999'da İMF ile yapılan stand by anlaşmasının taahhütleri arasında da yer almıştı.

Bor madenleri 1978 yılında devletleştirilmeden önce Türkiye'de de bor madenciliği ile uğraşan Avrupalı ve Amerikalı firmaların, çıkardıkları borun ham halde ihracını tercih ettiği, bu firmaların boru Türkiye'de işleyecek entegre tesisler vs . kurmadıkları, Türkiye'ye bor konusunda herhangi bir teknoloji transferinde bulunmadıkları, bor rezervlerinin miktarını küçük, madenin değerini düşük göstermeye çalıştıkları bilinmektedir.

Türkiye, dünyanın en zengin bor yataklarına sahip olduğu halde, yurt dışına ihraç ettiği tinkal ve borakstan üretilen sodyum per boratın ithalatçısı konumundadır. Slovenya, Türkiye'den satın aldığı boraksa karşılık Türkiye'ye sodyum per borat satmakta, Slovenya'dan yapılan per borat ithalatı bu ülkeye yaptığımız boraks satışının hemen hemen %25'ine ulaşmaktadır.

DPT-VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kimya Sanayi Hammaddeleri Raporunda, Türkiye'den ithal edilen kolemanit ve uleksit madenlerinin ABD'deki en önemli alıcısı Owens Corning Fiberglass Co.'nun bir yan şirketi olan American Borat Co'nin Death Valley National Monument'de bulunan Billie yeraltı işletmesinin, Türkiye'den ithal edilen uleksitin ucuza gelmesi nedeniyle 1986 yılı sonlarına doğru üretimi durdurduğunu belirtmektedir.

Dünya bor üretimi %100 B2O3 bazında 1,5 milyon ton civarındadır. Bu üretimin %39'u ABD sermayeli US Borax (ya da diğer adıyla Rio Tinto ), %31'i Eti Holding A.Ş. tarafından gerçekleştirilmektedir. Değer olarak ise dünyada yaklaşık yıllık 1,2 milyar ABD doları kadar B2O3 pazarı bulunmaktadır. Eti Holding bu pazarın parasal olarak % 20-23'üne, US Borax ise % 65-70'ine sahiptir. Değer bazındaki payın miktar bazındaki paydan daha düşük olması, büyük ölçüde Türkiye'nin pazarı ve fiyatları yeterince kontrol edememesinden ve ABD daha rafine ürünler satarken Türkiye'nin ağırlıklı olarak ham ürün satmasından kaynaklanmaktadır. Bor gibi 21. Yüzyılın petrolü olarak adlandırılan bir madenin en büyük rezerv kaynağı olan Türkiye'nin, bor ihracatından yılda yalnızca 102 milyon dolar, bor ürünleri ihracatından ise 106 milyon dolar kazanıyor olması, önemli bir kapasitenin israf edildiğine işaret etmektedir.

Türkiye bor madenini tam rafine işlenmiş olarak değil, ham veya yarı rafine halde satmasından dolayı çok önemli döviz kazandırıcı fırsatları kaçırmaktadır. Çınkı (1999) bunun çeşitli örneklerini vermektedir. "Örneğin, ortalama FOB Bandırma 200 dolar/ton'dan sattığımız %42 B203 tenörlü klomanit cevherini (Türkiye bu cevherde dünyanın tek üreticisi ve ihracatçısı konumundadır) alan bir ihracatçı firma söz konusu ürünü öğüttükten sonra 600-650 /ton fiyatla nihai kullanıcıya satmaktadır. Söz konusu öğütülmüş kolemanit dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren sayısız kimyasal perakendeciler tarafından 5000-9200 /ton fiyata kadar satılabilmektedir". Türkiye yılda ortalama 190-200 /ton fiyatla Avrupa'da yerleşik öğütücü firmalara 700.000 ton civarında ham bor ihraç etmekte, bu satıştan 120 milyon dolar kadar gelir sağlarken öğütücü aracı tacirlerin elde ettiği gelir, 650-190=460 dolar/tona ulaşabilmektedir. Bu suretle Türkiye'nin bor madenini öğütmeden satmak suretiyle kaybı 700.000x460=322.000.000.- dolara kadar çıkabilmektedir.

Bir diğer örnek ise borik asittir. Borik asit perakende kimyasal sektöründe oldukça yüksek talep gören bor rafine ürünlerinden birisidir. Ortalama FOB 300-400 /ton fiyatla ihraç edilen borik asit, uluslar arası perakende sektöründe birkaç pound'luk poşetlerden 25 lb, 50lb, 1/2 kg, 1 kg, 5 kg, 10 kg, 25 kg'lik torbalara kadar çeşitli ambalajlarda pazara sunulurlar. Bu şekilde ticarette borik asitin tonu 50.000 dolara kadar çıkabilmektedir. Avrupa toptan pazarında borik asitin saflık derecesine göre tonu 1000-1200 dolardan işlem görmektedir.

Türkiye en büyük rezerv sahip olarak bor dünya piyasasını ve fiyatlarını belirleyebilecek konumdadır. Gelişmiş ülkeler sanayilerinin pek çok alanında alternatifi olmayan, ikamesi imkansız bir hammaddede büyük oranda Türkiye'ye bağımlıyken, Türkiye bu avantajını iyi değerlendirememekte, bordan kazandığı ihracat geliri çok düşük oranlarda kalmaktadır.

Diğer taraftan, Etibank'ın ham boru iç piyasaya, dış piyasaya sattığından daha pahalıya, yabancı şirketlere 140 dolara sattığı bor madenini Türk sanayicisine 250 dolara satması, yurt içinde bor kullanan sanayilerin, bor uç ürünleri üreten tesislerin kurulması ve rekabet gücü kazanması karşısında engel oluşturmaktadır. Mevcut bor ürünü tesisleri tam kapasiteyle çalıştırılamamakta, dünya piyasası yıllık 80-90 milyar dolar civarında olan bor uç ürünleri sanayileri, teknolojilerin bir çoğu Türkiye'de de bilinmesine rağmen, kurulamamakta, Türkiye'nin bor uç ürünleri dünya piyasasındaki payı %1'i bile bulamamaktadır.

Dünya rezervleri ve bu rezervlerin tüketim artış hızları göz önünde bulundurulduğunda 50-80 yıl sonra ülkemiz bor yataklarının dünyadaki tek bor kaynağı olma olasılığı yüksektir. ".... Türkiye'nin dışındaki ülkelerde dünyanın ancak 50-60 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bor rezervi varken, ülkemizde tüm dünyanın 450 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek rezerv bulunmaktadır."
Son düzenleyen Safi; 4 Hafta Önce 00:25
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
22 Mayıs 2012       Mesaj #4
Avatarı yok
Yasaklı

Bor Rezervi


Türkiye’nin bor madeni rezervleri sık sık gündeme gelen bir konu. Bu yüzden dünya bor rezervi en yüksek ülke olduğumuz ve 500 yıl tek başımıza dünyanın bor ihtiyacını karşılayabileceğimiz herkesin bildiği bir gerçek. Türkiye, Eskişehir’in Kırka Beldesi, Kütahya’nın Emet ve Hisarcık İlçeleri’yle Bursa’nın Kestelek Köyü üzerinden Balıkesir’in Bigadiç İlçesi’ne kadar kilometrelerce uzunlukta bor yataklarına sahip. Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1861 Nizamnamesi’nin uygulamaya konmasıyla Balıkesir’in Susurluk İlçesi’nin Aziziye ve Sultançayırı Köyleri dolaylarında 1865’ten itibaren önce Fransız, sonra İngilizler bor üretip Avrupa’ya ihraç ettiler. Bölgedeki faaliyet 1950’lere dek sürdü. Daha sonra firmalar ayrıldı, yeraltı kuyuları kapatıldı.

Geçen süre içinde bor madeniyle ilgili pek çok tartışma yapıldı. Kimileri bu madenin Türkiye’nin geleceği olduğunu savunurken kimileri buna bu kadar güvenmenin doğru olmadığını iddia etti. En son ise AB tarafından borun toksik(zehirli) bir madde olduğu haberi çıktı. Habere göre AB, boru "üremeye olumsuz etkili zehirli madde" listesine aldı. Türkiye’nin bu iddia üzerinden yılda en az 50 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşaması bekleniyor. Ama şimdi işin ekonomik ve siyasi tarafını bir yana bırakıp bu madenin insan yaşamında hangi alanlarda ve ne şekillerde kullanıldığına bakalım.

Bor Tarım ve Hayvancılıkta Yüksek Verim Demek


Bor tarım ve hayvancılıkta verimi dolayısıyla geliri de artırıyor. Yapılan deneyler borun, gübrenin bileşimindeki fosfat, azot, magnezyum gibi maddelerin toprakta çözünürlüğünü kolaylaştırdığını ortaya çıkardı. Borlu gübre kullanımının ürün verimini yüzde 18-35 oranında arttırdığı belirtiliyor ancak dünyada tarımda yoğun olan bor kullanımında Türkiye oldukça geri kalıyor. Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'yle yürütülen çalışmalarda, hayvanların temel besin maddesi olan yonca bitkisi veriminin, borlu gübre sayesinde yüzde 30 artış olduğu ve Konya’da yapılan araştırmada borlu gübrenin buğday verimini yüzde 35 oranında arttırdığı ortaya çıktı.

Türkiye'de tarım alanı olarak kullanılan toprakların yüzde 20'sinde bor eksikliği olduğu belirtiliyor. Bor eksikliği olan topraklara verilecek borlu gübrenin verimi yüzde 20 arttırdığı düşünüldüğünde, Türkiye'nin 60 milyar dolar olan tarımsal gelirine 2.4 milyar dolarlık ek gelir sağlanacak.Tavukçuluk sektöründe ise borlu yemin tavukların et ve yumurta kalitesinde olumlu etkisi olduğu ve tavukların ağırlıklarında 17 grama kadar artış yaşandığı belirtiliyor. Borlu yem ayrıca, tavuk yumurtalarının kabuklarını kalınlaştırarak yumurtadaki fireyi azaltıyor, yumurtanın bayatlamasını geciktiriyor, kolesterol oranını düşürüyor.

İnsan Sağlığında Mucizelere Neden Olabiliyor


Tıpta, bor ve türevleri ile yapılan ilaç ve çalışmalar özellikle kemik erimesi, sindirim hastalıkları ve kanser tedavisinde kullanılıyor. Bor katkılı vitaminler, prostat kanserinden kemiklerin güçlenmesi, zihin algılamasının gelişmesine kadar insan üzerinde pek çok olumlu etki sağlıyor. Kanser tedavisinde, yeni borlu tedavi yöntemi, sadece kanserli hücreyi yok ediyor ve kemoterapi yönteminden çok daha kısa sürede sonuç veriyor.

Bitkiler Bor’u toprak ve sudan alıyorlar ve o yolla da hayvan ve insanlara geçiyor. Bor mineralleri,başta kalsiyum ve D vitamini olmak üzere vücut minerallerinin düzenlemesinde rol oynar, kalsiyum ve magnezyumun azalmasını önleyerek kemik yapısını korur. Bordan fakir beslenme kemik erimesi ve kırılmasına yatkınlık oluşturur. Küçüklerin öğrenme yetenek ve okul becerilerinin artmasına katkıda bulunduğu da ileri sürülüyor. Ayrıca atletik yapının gelişmesi ve sportif performans için tablet şeklinde bor alındığı biliniyor. Henüz kesinleşmeyen diğer etkileri ise mikrop öldürücü, yara kurutucu ve vücut yağlarını eritmesi olarak gösteriliyor.

Kaynak : Popüler Bilim (Aralık 2008,Sayı:178)
Son düzenleyen Safi; 4 Hafta Önce 00:17
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
4 Hafta Önce       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

BOR

Ad:  bor1.JPG
Gösterim: 115
Boyut:  33.2 KB

a. (fr. bore; borax'dan). Karbonla kimi benzerlikler gösteren basit cisim. (Simgesi B olan kimyasal element.)

—Bot. Bor, üstün yapılı bitkiler için çok gerekli bir elementtir; özellikle su, NH4 tuzları ve glusit metabolizması üzerinde etki yapar. Eksikliği, özellikle pancarda bazı nekrozlara neden olur; böylece oralara asalak bir mantarın yerleşmesi kolaylaşır.

—Kuyumc. Elması ve bazen öbür değerli taşlan kesmeye, traşlamaya ve perdahlamaya yarayan elmas ile bitkisel yağ karışımı.

—Patol. Bor zehirlenmesi, borik asitten ve boratlardan ileri gelen zehirlenmelerin yol açtığı olayların tümü (derisel ve sinirsel bozukluklar).

—ANSİKL. Bor, 1808 yılında Gay-Lussac, Thenard ve Davy tarafından aynı anda bulundu. Kahverengimsisiyah, biçimsiz bir toz görünümü vardır. Son derece serttir,. bilinen hiçbir çözücüde çözünmez. Elektrik iletkenliği, sıcaklıkla aşırı ölçüde artar.

Dönemsel sınıflandırmanın üçüncükolonunda metal olmayan tek element bordur. Kimyasal özellikleri bakımından karbon, silisyum ya da alüminyum gibi kimi metallere benzer. Ametaller arasında en elektropozitif olanıdır. Sıcakta hemen hemen öteki tüm elementlerle birleşir. Havada yeşil bir alevle yanarak borik anhid- ridi (B2Ö3) verir. Kükürt, azot, karbon ve halojenlerle bileşir. Metallerin çoğunluğuyla borürleri oluşturur. Özellikle iyi bir indirgendir; tüm ametal oksitler ile metal oksitlerin büyük bölümünü indirger Bor, doğada çoğunlukla borat biçiminde bulunur. Önemli cevherleri arasında boraks (Na2B407, 10H2O), kernit (Na2B407,4H20) ve kolematit (CajBgO,,. 5H20) sayılabilir. Cevher, 90°C dolayında sülfürik asitle tepkimeye girerse, borik asit elde edilir.

Bileşiklerinin kararlılığı ve kendisinin de yüksek bileşme eğiliminden dolayı, borun elde edilmesi çok zordur. Moissan, kızıl derece sıcaklıkta borik anhidridi magnezyumla indirgeyerek bor elde etmeyi başarmıştı. Ancak bor, 1 300°C'ta, bor bromürün (BBr3) tantal filamanı üzerinde hidrojenle indirgenmesinden de elde edilebilir. Ayrıca KBF4'ün elektrikle ayrıştırılması da yüksek arılıkta bor verir.

Bor bileşikleri


Bor kimyası, ortak değerlikli bileşiklerin kimyasıdır. Çok sayıda bor bileşiği, elektron eksikliği gösterir; çünkü bor atomunun çevresinde bilinen elektron sekizlisi oluşmaz. Giderek bu atom, elektron alıcı bir eğilim gösterir. Bileşikleri, Lewis'e göre asit niteliği taşır.
  • Metal borürler. Metal borürler boşlukta, çok yüksek sıcaklıkta elementlerin doğrudan bileşmesi ya da bir karbon borür (B4C) ve karbon karışımının bir metal oksitle tepkimesinden elde edilir. Sert, kaynama noktaları yüksek, iyi bir iletkendirler. Özellikleri bakımından metallerin ara durum nitrür ve karbürlerine benzer
  • Bor hidrürler. Hidroklorik asitle tepkimeye sokulan magnezyum borür, Stock'un elde ettiği gibi (1914), boranları içeren bir gaz karışımı açığa çıkarır. Bununla birlikte BH3 monomeri elde edilememiştir Elektron eksikliği gösteren bu bileşiklerin kimyasal ve yapısal özellikleri sürekli ilgi uyandırmıştır. (BORAN.)
  • Bor halojenürleri. Bor, ortak değerlik!' trihalojenürleri oluşturur. Bir gaz olan bor flüorürü elde etmek için borik anhidrit (B2Ö3), fluorin ve derişik sülfürik asit karışımının ısıtılması yeterlidirT Karbon ve klor, bor anhidride aynı anda etki-ettirilerek sıvı bor klorür (BCI3) üretilir. Bor halojenürleri nemli ortamda çok çabuk hidrolize uğrar. Bunlar Lewis asitleridir. O, N, S ya da P elementlerini içeren verici grupların, BF3 ile eşkonum bileşikleri oluşturma eğilimi, bu bor bileşiğinin, organik kimyada katalizör olarak kullanılmasına neden olmuştur. Bu alanda AICI3 formüllü alüminyum klorüre benzer bir rol oynar. Fluorun, bor atomu üzerinde geri dönüşlü eşkonumu, bu molekülü kararlılaştırır; bu molekülde alkol, aldehit ve ketonlarla katılma bileşikleri verir.
  • Bor nitrür. Bor nitrür, bor triklorürün amonyağa etkimesinden elde edilir. Amonyağın, azot ve hidrojen biçiminde ayrışmasını sağlamak için, işlem çok yüksek sıcaklıklarda (1 600°C’ın üstünde) yapılır. Karbon gibi bor nitrürün de iki kristal biçimi vardır. Kübik olan birincisi elmasa benzer. Bor nitrür 70 000 atmosfer basınç altında, 1 650°C'ın üzerindeki sıcaklıklara değin ısıtılırsa, elmasa yakın sertlikte Borazon elde edilir. İkincisinin grafite benzer altıgen bir yapısı vardır. Bu madde yüksek sıcaklıkta grafit kalıplarda sıkıştırılarak erimiş cam ve metallerle ıslanmayan bir gereç üretilir. Kimyasal eylemsizliğinden dolayı cam kalıplarında ve çeşitli potalarda 1 600°C'a kadar dayanıklı iç kaplama maddesi olarak kullanılır.
  • Bor karbür. Borik anhidridin elektrik arkında karbonla indirgenmesiyle elde edilen bor karbür (B4C), aşırı ölçüde sert ve karmaşık yapılı bir maddedir.
  • Bor oksitleri. Bor oksit (B2OJ, borik asidin suyu giderilerek elde edilir. Camsı, nem tutucu bir maddedir. AI2Ö3'ten daha asit olmasına karşın, onun gibi, metal ve ametal oksitleriyle bileşebilen anfoter bir oksittir. Nitekim Cuö + B2Ö3 -* CU(BÖ2)2 tepkimesi bakır metaborat; B2Ö3 + P205-»2BP04 tepkimesi de bor fosfatı verir. ( BORAT. BORİK.)

Borun kullanımı


Bor elementi temel olarak oksijen ve azota karşı gösterdiği büyük ilgiden dolayı metalürji sanayisinde gaz ve oksit giderici olarak kullanılır. Nükleer reaktörlerde ve yüksek sıcaklık tekniğinde de giderek daha çok yararlanılmaktadır; örneğin bor-alüminyum alaşımları ve bor plastik maddelerde nötron (özellikle yavaş nötronlar) soğurucusu, zirkonyum borür ve bor nitrür de yanma odası astarları olarak kullanılır. BF3 formülüyle gösterilen gaz halindeki bor flüorür genellikle nötron algılayıcısıdır. Zımpara sanayisinde özellikle bor karbür geniş bir kullanım alanı bulur. Bor trifluorür (yoğuşma tepkimeleri) ile alkali borohidrürler (seçimli indirgeme tepkimeleri) organik kimya sanayisinde tüketilen önemli katalizörlerdir.

Borun oksijenli bileşiklen cam, seramik, deterjan vb. sanayilerinde önemli bir yer tutar, ( BORAKS, BORİK.)

—ikt. Türkiye'de bor üretimi. Dünyadaki bilinen bor rezervlerinin yaklaşık % 75’i Türkiye’de bulunmaktadır. Tümü de K.-B. Anadolu'da faaliyet gösteren beş bor işletmesine sahip olan Etibank, Türkiye bor yataklarının % 96'sını işlemektedir. Bu işletmeler şunlardır: Kütahya’da, Hisarcık ve Espeley ocaklarından elde edilen kolemanit cevherini işleyen Emet kolemanit işletmesi; Eskişehir’de, Seyitgazi bölgesinde bulunan bor yataklarını işleyen Kırka boraks ve asit fabrikası işletmesi; Bursa'da, Kestelek kolemanit işletmesi; Balıkesir’de, Bandırma boraks ve asit fabrikaları işletmesi ile Bigadiç kolemanit işletmesi.

1968-69 yıllarında, MTA ve Etibank tarafından ortaya çıkartılan Seyitgazi bölçfesindeki yatakların, dünyanın en büyük sodyumlu bor tuzu yatağı olduğu saptandı ve bu yataklar, 1975'te işletilmeye başlandı. Türkiye, bu döneme değin, dış ülkelere daha çok bor mineralleri satarken, Etibank’ın kurduğu tesislerde rafine bor türevlerinin üretimi ve bunların dışsatımı giderek önem kazandı. Böylece, dünya rafine bor üretim kapasitesinde Etibank’ ın payı % 6,5’ten % 18 e yükseldi (1985). Üç yıl sonra Türkiye'nin bor minerali üretimi toplam 2 043 628 ton oldu (1988).
Kaynak: Büyük Larousse
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

1 Ocak 2013 / Misafir Cevaplanmış
22 Kasım 2011 / Misafir Cevaplanmış
15 Şubat 2015 / Misafir Cevaplanmış
20 Aralık 2012 / _Yağmur_ Kimya
 Bor
19 Mart 2010 / Misafir Mitoloji
Etiketler: Elementler - Bor