Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 20.646|Cevap: 4|Güncelleme: 6 Kasım 2016

Elementler - Çinko

Mesaja atla
1 Şubat 2007 15:45   |   Mesaj #1   |   
Baturalp - avatarı
MOD Moderatör

ÇİNKO (Zn)

Ad:  Çinko.JPG
Gösterim: 44
Boyut:  33.3 KB

Kimyasal element; periyodik tablonun Ilb grubunda (çinko grubu) yer alan, erime noktası düşük, yaşam için gerekli ve çok geniş kullanım alanı olan bir metaldir.

Sponsorlu Bağlantılar
Çinko, Roma döneminde, bakırla yaptığı pirinç alaşımı halinde bilinirdi. Çinkoyu metal halde ilk kez 13. yüzyılda Hintli metalurjistler ayırmış, 16. yüzyılda ise Çinli metalurjistler yaygın olarak üretmeye başlamışlardır. Batıda, ticari amaçlı çinko üretimi 18. yüzyıl ortalarında İngiltere’de William Champion’ın çabalarıyla yaygınlaştı.

Bulunduğu yerler, kullanım alanları ve özellikleri. Doğada bakırdan biraz daha bol miktarda bulunan çinkonun yerkabuğundaki dağılımı ton başına ortalama 65 gr’dir. En yaygın çinko minerali olan sfalerit (çinkoblend) ile bunun yükseltgeme ürünleri smitsonit ve hemimorfit, Yerdeki çinko cevherlerinin yaklaşık tamamını oluşturur. (Yalnızca ABD’de, New Jersey’deki Og- densburg’da bulunan çinko mineralleri franklinit, vilemit ve zinkit yatakları, bugün ticari önemini yitirmiştir.) Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD’de, çinkonun doğada serbest metal halinde bulunduğuna ilişkin iddialar henüz kanıtlanmış değildir. Mineralojik özellikleri için bak. doğal elementler (tablo).

Çinko, insan vücudunda eser halinde bulunan ve yaşam açısından gerekli olan elementlerden biridir. Kırmızı kan hücrelerinde yoğun halde bulunur ve karbon dioksit metabolizmasına ilişkin birçok tepkimenin oluşmasını sağlayan karbonik anhidraz enziminin önemli bir bölümünü oluşturur. Pankreasta bulunan çinko, insülin depolanmasına yardım eder. Ayrıca, proteinlerin mide ve incebağırsakta sindirilmesini sağlayan bazı enzimlerin de önemli bileşenlerinden biridir. Meyve ve yemiş veren ağaçlarda çinko yetersizliği çeşitli hastalıklara neden olur. Sıcakkanlı hayvanlarda kan proteini hemoglobinde bulunan demirin üstlendiği, dokulara oksijen taşıma görevini, salyangozlarda kan proteini olan hemosikotipsinin bileşimindeki çinko yerine getirir.

Çinko üretiminde, çinko sülfür mineralinin cevher içinde oldukça düşük düzeyde bulunması nedeniyle, işlenebilecek bir derişki elde etmek amacıyla, cevherin önce zenginleştirme işleminden geçirilmesi gerekir. Bu amaçla kullanılan en yaygın yöntem, kükürt mineralinin katışıklı bileşenlerden (gang) ayrıldığı köpüklü yüzdürmedir. Bu işlemde cevher önce kırılarak suyla karıştırılır ve ardından un kıvamında öğütülerek çamur haline getirilir. Çamur yüzdürme banyosuna alınarak çeşitli kimyasal köpürtücülerle birleştirilir ve sürekli karıştırılır. Mineral parçacıkları köpüklere yapışarak yüzeye çıkar, ganglar ise dibe çökelir. Özütleme işleminden önce çinko derişkileri 1.200° C’de kavrularak çinko sülfürün, çinko oksite ve kükürt dioksit gazına dönüşmesi sağlanır.

Çinko'nun metal halde elde edilmesinde kullanılan, elektroliz işleminin dışındaki tüm yöntemlerde, çinko oksitin indirgenmesi süreci temel alınır. Dikey ya da yatay potalarda sürdürülen potalı işlemlerde, çinko oksit karbonla indirgenerek çinko gazı ile karbon monoksit gazı elde edilir. Tepkime için gerekli ısı, bir dış kaynaktan sağlanır. Çinkonun gaz fazındaki derişikliği yüksektir. Yatay potalarda, çinko gazı potanın bir ucuna yerleştirilen yoğunlaştırıcılara alınarak burada damıtılır. Bu yöntemle toplam çinkonun yüzde 75’i kazanılabilir.

Dikey potalarda ise tepkime gazları, potanın üst bölümündeki yoğunlaştırıcıya beslenir ve çinko buharı burada kapalı bir çinko banyosu içinde hızla karıştırılır. Dikey potalarda bu yolla günde yaklaşık 7-10 ton arasında çinko üretilebilir. Elektrotermik işlemde ise, çinko oksidin karbonla indirgenmesi için gerekli olan ısı, yükte bulunan kömürün doğrudan elektriksel dirençle ısıtma özelliğinden yararlanılarak sağlanır. Grafit elektrotların sağladığı elektrik, yük içine düzgün bir biçimde dağıtılmış ve önceden ısıtılmış kömür ve sinter topaklarıyla karşılaşır ve yükün istenilen sıcaklığa çıkması sağlanır. Oluşan çinko buharı ve karbon monoksit gazı daha sonra yoğunlaştırıcılara alınır.

Çinkonun yüksek fırınlarda özütlenmesi işleminde önceleri karşılaşılan başlıca zorluk, yükseltgeme tepkimelerini oluşturduğu gazdan, çinko buharının yoğunlaştırılmasıydı. Bugün bu sorun aşılmıştır. Kavrulmuş çinko ve kurşun derişkileri (sinter) ve sanayi kömürü, kule biçimindeki firma üstten yüklenir. Alttan da ısıtılmış hava üflenir; hava yukarı doğru yükseldikçe yakıtı yakar. Fırın ürünleri, çinko içeren gaz ile sıvı fazlardır; bu iki ürün fırının tabanında birbirinden ayrılır ve zaman zaman dışarı alınır. Sıvılar sinterin kurşun oksit bileşeninin indirgenmesinden elde edilen kurşun eriyiği ile, cevherdeki gangların yol açtığı oksit cürufu eriyiğinden oluşur. Gaz ise, yüzde 6 çinko, yüzde 11 karbon dioksit ve yüzde 18 karbon monoksit içerir. Bu bileşim fırının üst bölümünden yoğunlaştırıcıya alınır ve burada kurşun damlacıklarından oluşan yoğun bir sağnaktan geçirilir. Çinko, sıvı kurşun tarafından soğurulur ve ardından soğutulduğunda sıvı bir katman halinde kurşundan ayrılır.

Bugün dünyada çinko üretiminin yaklaşık yarısı, ilk olarak I. Dünya Savaşı’nm sonlarında geliştirilen elektroliz işlemiyle gerçekleştirilmektedir. Bu işlemin temel aşamaları, sülfürlü derişkilerin kavrulmasıyla elde edilen çinko oksitlerinden ve seyreltik sülfürik asitten oluşan bir çözeltinin hazırlanması ve ardından, böylece oluşturulan çinko sülfatın elektroliz yoluyla ayrıştırılmasıdır. Bakır, kadmiyum, kobalt ve germanyum gibi elektrolizi etkileyecek ya da çinko ürününü kirletebilecek çeşitli katışkılar, çinko tozunun sürekli karıştırılmasıyla, çözeltiden çöktürülür.

Dünyada üretilen çinko temel olarak, demir ve çelik malzemelerin koruyucu kaplamalarında, basınçlı dökümlerde, pirinç ve çinko evha yapımında kullanılır. Üretimin geri kalan bölümlerinden ise boya, ilaç gibi maddelerin hazırlanmasında yararlanılır. Çinko kaplamalar, yapı çeliği sac, boru, kablo ve çivi gibi çeşitli çelik malzemeleri yeninle karşı korur.

Başlıca çinko kaplama yöntemi olan galvanizlemede, çelik malzeme önce asit içinde temizlenir, galvanizleyici maddeyle kaynaşmaya hazırlamak amacıyla çeşitli kimyasal maddelerle işlenir ve ardından yaklaşık 440ot’deki erimiş çinko banyosuna daldırılır. Yüzeyde çeşitli demir çinko alaşımı katmanlar oluşur, en dışarda ise yalnızca çinko katman yer alır.

Öteki çinko kaplama yöntemleri ise, malzemelerin yüzeyine erimiş çinko parçacıklarının püskürtülmesi, küçük boyutlu malzemelerin döner tamburlar içinde sıcak çinko tozuyla ısıtılması biçimindeki Sherard işlemi ve geniş yüzeylerin zengin çinko içerikli boyalarla sıvanmasıdır. Basınçlı döküm yoluyla hazırlanan çinko kalıp dökümlerinde yüzde 99,99 oranında çinko içeren katışkısız ürünlerden yararlanılır ve buna yüzde 4 alüminyum ile yüzde 0,04 magnezyum eklenir. Böylece elde edilen döküm ürünlerinin önemli bir bölümü otomotif sanayisinde kullanılır.

Ayrıca çinko alaşımı dökümleri, anahtar, kapı kolu, banyo malzemeleri, oyuncak ve inşaat malzemesi yapımında kullanılır. Çinko bakır alaşımı olan pirinç, yüksek dayanımlı, yenime karşı dirençli ve elektriksel iletkenliği yüksek bir malzemedir; pirinç ürünlerin sanayide ve günlük yaşamda çok geniş uygulama alanları vardır. Haddelenmiş çinko levhaların ve şeritlerin başlıca kullanım alanları ise pil sanayisi ile inşaat ve basım etkinlikleridir. Kuru pillerin çoğunda negatif elektrot yerine geçen pilin dış kabı çinkodan yapılır.

Yeni dökülmüş çinkonun yüzeyi mavimsi gümüş rengindedir ama havanın etkisiyle yavaşça yükseltgenir ve üzerinde gri renkli koruyucu bir oksit katmanı oluşur. Yüksek saflıktaki çinko (yüzde 99,99) sünektir. Çok az oranda katışkılı olan türü (yüzde 99,8 saf) ise soğuk haldeyken oldukça gevrektir, ama 100°Cnin üzerinde kolaylıkla haddelenerek ince levha durumuna getirilebilir.

Çinko kristalleri, yakın birleşmiş heksagonal yapıdadır. Demir ve çinko birlikte, yenimleyici bir ortamda kaldıklarında bir elektroliz gözesi oluştururlar ve çinko daha yüksek elektrot potansiyeli nedenleriyle yükseltgenerek Zn+2 iyonuna dönüşür. Bu tepkime, galvanizleme işleminin temelini oluşturur. Doğal çinko, çinko-64 (yüzde 48,89), çinko-66 (yüzde 27,81), çinko-67 (yüzde 4,11), çinko-68 (yüzde 18,57) ve çinko- 70’ten (yüzde 0,62) oluşan beş kararlı izotopun karışımıdır.

Başlıca bileşikleri Kimyasal bileşiklerinde çinkonun birleşme değeri genellikle -1-2’dir. +1 değerli birkaç bileşiği bulunmuştur, ama +3 ya da daha büyük değerli hiçbir bileşiğine rastlanmamıştır. En önemli çinko bileşiklerinden biri olan çinko oksit (ZnO), çinko buharının havada yakılması yoluyla çeşitli boyutlarda ve biçimlerdeki kristaller halinde ve yüksek saflıkta hazırlanabilir. Isıyı kolayca soğurma ve iletme özelliklerine sahip olması nedeniyle genellikle kauçuk malzemelere ısı dağıtıcı olarak katılır. Çinko oksitte kristal örgüsü açık yapıdadır ve çinko ile oksijen iyonları hacmin yalnızca yüzde 44’ünü kapsar. Örgüdeki boşluklara çinko ya da başka atomların yerleştirilmesi gibi çeşitli özel yöntemlerle kristal yapısında değişikliklere yol açılabilir.

Çinko oksit kristallerine, bu tür işlemler aracılığıyla, çeşitli elektriksel, fotoelektriksel özellikler ile katalizör özelliği kazandırılabilir. Böylece çinko oksit, televizyon tüpleri ile flüoresan lambaların üretiminde yarıiletken madde olarak kullanılır. Birçok bileşiğin tepkimeye girme özelliğini etkilediğinden, yapay kauçuk ve meta- nol gibi çeşitli maddelerin üretimine katalizör olarak da katılır. Çinko oksitin elektriksel iletkenliği ışığın etkisiyle birkaç katma çıkarabildiğinden, bu özellikten çeşitli fotokopi işlemlerinde yararlanılır.

Çinko sülfat (ZnSÖ4), elektroliz yoluyla çinko üretimi sürecinde ara bileşik olarak elde edilir. Zararlı ot ilaçlan ile fibran ve reyon (yapay ipek) üretiminin başlıca hammaddesini oluşturur, aynca boyacılıkta mordan (boyasaptar) olarak kullanılır. Çinko klorür (ZnCE) ise, doğrudan tepkimeyle ya da bazı tepkimeler sonucunda oluşan sulu çözeltilerden buharlaştırma yoluyla hazırlanır. Nemlenirliği (su soğurma gücü) çok yüksek olduğundan, kurutma maddesi ve eritken olarak kullanılır. Sulu haldeki çinko klorürden, kerestelerin çürümesinin önlenmesinde yararlanılır.

Doğada sfalerit minerali halinde bulunan çinko sülfür (ZnS), çinko tuzları çözeltilerinin hidrojen sülfürle işlenmesi yoluyla da hazırlanabilir. Çok uzun süreden beri beyaz pigment olarak kullanılan çinko sülfür, artık yerini titan dioksite bırakmaktadır. Az miktarlarda bakır, manganez, gümüş ya da arsenik eklenerek etkinleştirildiğinde çinko sülfür ışıldama özelliği kazanır ve bu haliyle röntgen ekranlarında, kol ve masa saatlerinin ışıldamalı kadranlarında kullanılır. Çinko ile fosforun doğrudan birleştirilmesiyle hazırlanan çinko fosfordan (Zn3?2) temel olarak kemirici öldürücü ilaçların üretilmesinde yararlanılır.

Dünya ve uluslar ölçeğinde, çinko cevherlerinin çıkarımı, rezervi, metal arıtımı ve ticaretine ilişkin istatistik bilgiler için bak. madencilik (tablo) atom numarası atom ağırlığı erime noktası kaynama noktası özgül ağırlığı birleşme değeri elektronların yerleşimi Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de temel çinko minerali galen ile birlikte, çinko-kurşun yataklarından elde edilir.

Türkiye’nin başlıca çinko-kurşun yatakları Pontid, Anadolu ve Toros kuşaklarında yer alır. Pontid kuşağı güney ve kuzey Pontid volkanik kuşağı olmak üzere iki bölümde toplanır. Güney Pontid volkanik kuşağındaki çinko-kurşun yatakları, Tersiyer (Üçüncü) Dönemde (y. 136-65 milyon yıl önce) sıcak sularla taşınan malzemelerin damarlar biçiminde çökelmesiyle oluşmuştur. Kuzey Pontid volkanik kuşağında yer alan çinko- kurşun yatakları ise, katmanlı kurşun çinko bakır cevherlerinden oluşur.

Güney Pontid volkanik kuşağında yer alan Balya Madeni yatağı yüzde 5,2 çinko, yüzde 2,78 kurşun tenörlü, 6,7 milyon ton; Dursunbey (Göğü Kuyu) yatağı yüzde 3,25 çinko, yüzde 3,64 kurşun, yüzde 0,25 bakır tenörlü, 1,86 milyon ton; Kalkım Handeresi yatağı yüzde 2,65 çinko, yüzde 4,24 kurşun tenörlü, 1,5 milyon ton; Yenice Arapuçan yatağı 1,2 milyon ton; Koyulhisar Sisorta yatağı yüzde 4,22 çinko, yüzde 1,81 kurşun, yüzde 0,88 bakır tenörlü, 1,1 milyon ton; Şebinkarahisar Asarcık yatağı yüzde 10 çinko-kurşun, yüzde 1 bakır tenörlü 1 milyon ton rezerve sahiptir.

Kuzey Pontid volkanik kuşağında yer alan Çayeli Maden köy yatakları yüzde 4,34 çinko, yüzde 2,88 bakır, yüzde 11 kurşun tenörlü, 30 milyon ton; Tirebolu Köprübaşı yatakları yüzde 2,56 çinko, yüzde 1,77 kurşun, yüzde 33 bakır tenörlü 9,87 milyon ton rezerve sahiptir.

Anadolu kuşağında bulunan çinko kurşun yatakları, Simav yöresindeki damar tipi çinko-kurşun yatakları, Bayındır çevresindeki katmanlı başkalaşım yatakları ve Akdağ yakınındaki çinko-kurşun yatakları olmak üzere başlıca üç bölgeye dağılmıştır. Bayındır Sarıyurt yatağı yüzde 3,70 çinko, yüzde 2,76 kurşun tenörlü 860 bin ton rezervlidir. Simav yöresindeki damar tipiyatakların en önemlilerinden biri olan Karakoca çinko kurşun yatağının 316 bin ton rezervi vardır. Akdağ yöresi çinko kurşun yatakları, Kırşehir masifi başkalaşım kayaçları ve mermerler ile bunlar arasına sokulan siyenitli derinlik kayaçlarının değme bölgelerinde yer alır.

Toros kuşağı çinko kurşun yatakları, İç toros kuşağı Bolkardağı yatakları, Sarız Tufanbeyli kuşağında yer alan Aladağ yöresi karbonatlı çinko kurşun yatakları ve Doğu Toros Keban Malatya kuşağı yataklarına ayrılır. Bolkardağı yatağında yüzde 4,7 çinko, yüzde 5,4 kurşun tenörlü ve 33,5 gr/ton gümüş, 10,4 gr/ton altın içeren 284.300 ton rezerv saptanmıştır. Yahyalı Aladağ yatağı yüzde 22 çinko tenörlü 262 bin ton;Çamardı Tekneli yatağı da yüzde 25 çinko, yüzde 3,37 kurşun tenörlü 946 bin ton rezerve sahiptir.

Türkiye’deki çinko kurşun yataklarında kurşunlu çinko ve çinko üretiminin büyük bölümü özel işletmelerce, küçük bir bölümü de Etibank tarafından yapılmaktadır. 1991’de Türkiye’nin ham çinko üretimi 24 bin ton, külçe ve metalik çinko ile çeşitli çinko alaşımları ve zamak üretimi ise 18.300 ton olarak gerçekleşmiştir. Çinko grubu elementleri, periyodik tablonun Ilb grubunu oluşturan kimyasal elementler dizisi. Çinko (Zn), kadmiyum (Cd) ve cıva (Hg) bu grupta yer alır.

Birçok ortak özellikleri bulunan çinko grubu elementlerinin oldukça önemli farklılıkları da vardır. Her üçü de gümüşsü beyaz renkli metallerdir ve erime ve kaynama noktaları görece düşüktür. Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan tek metal olan cıvanın kaynama noktası da bütün öbür metallerden daha düşüktür. Çinko grubu elementleri, yerkabuğunda değişik oranlarda bulunur. Bu oranların çinko için yaklaşık milyonda 80 (bakır milyonda 70 ve kurşun milyonda 16’dır), kadmiyum için milyonda 0,15 ve cıva için milyonda 0,08 olduğu sanılmaktadır. Kadmiyum her zaman, çinko ya da çinko-kurşun cevherleriyle birlikte bulunur ve çinko ve kurşun ergitme işlemlerinin bir yan ürünü olarak elde edilir. Bütün önemli cıva yatakları ise, zincifre (HgS) mineralinden oluşur.

Çinko temel olarak, çinko oksitin karbonla indirgenmesinden sonra oluşan çinko buharının yoğunlaştırılması yoluyla üretilir. Bununla birlikte çinko sülfatın elektroliz yoluyla ayrıştırılması yöntemi de yaygın olarak kullanılmaktadır.Çinkodan, çelik malzemelerin yenime karşı kaplanmasında yararlanılır.

Ayrıca, pirinç alaşımlarının, bakırla birlikte başlıca hammaddesini oluşturur. Kadmiyum, fiziksel olarak çinkoya benzemekle birlikte daha yoğun ve yumuşaktır, kolayca parlatılabilir ve alkalilere karşı dirençlidir. Çinko sülfürün kavrularak çinko okside dönüştürülmesi sırasında oluşan dumanların, çeşitli yöntemlerle işlenmesi yoluyla elde edilir. Başlıca kullanım alanı ise metal kaplamacılığıdır. Ayrıca, uzun ömürlü pillerin yapımında, nikel ya da gümüşle birlikte kadmiyumdan yararlanılır.

Kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Baturalp; 6 Kasım 2016 17:09
11 Nisan 2007 04:32   |   Mesaj #2   |   
kompetankedi - avatarı
SMD Bir Dünyalı
Ad:  Çinko1.JPG
Gösterim: 39
Boyut:  41.8 KB

ÇİNKO

(Lat. Zinkum, İng. Zinc, Alm. Zink), mavimsi açık gri renkte, kırılgan bir metal. Elementlerin periyodik tablosunda geçiş elementleri grubunda yer alır. Düşük kaynama sıcaklığı dikkat çekicidir. Bu değer özellikle pirometalurjik metal üretiminde çok belirleyici bir etmendir. Dökülmüş halde sert ve kırılgandır. 120°C'de şekillendirilebilir. Elektrokimyasal potansiyel dizisinde demirden daha negatif değerdedir. Böylece çinko anot olarak katodik korozyon korumada önemli bir kullanım bulur. Galvanizleme bu tür uygulamalardan biridir.

Bulunuşu


Sponsorlu Bağlantılar
Çinko, yerkabuğunda en çok bulunan elementler arasında 23. sıradadır. En çok kullanılan cevheri sfalerit (ZnS) olup %40-50 çinko ve yaklaşık %10 demir içerir. Çinkonun ayrıştırıldığı diğer mineraller smitsonit (çinko karbonat), hemimorfit (çinko silikat) ve franklinit ((Fe,Mn,Zn)(Fe,Mn)2O4) dir.
Sfalerit (çinko sülfür) minerali.
Sfalerit (çinko sülfür) minerali.
Smitsonit (çinko karbonat) minerali.
Smitsonit (çinko karbonat) minerali.

Genel


Çinko, bileşiklerinde (2+) değerlikli olarak bulunur. Oluşturduğu bileşiklerde kovalent bağ yapar. Amonyak, amin, siyanür ve halojen iyonları ile kompleks bileşikler meydana getirir. Mineral asitlerinde H2 çıkışıyla çözünür. Ancak nitrik asitte NOx çıkışı olur. Dolayısıyla çinko, özellikle toz halde çok etkili bir redükleyicidir. Normal sıcaklıkta havada bırakılan metalin yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluştuğundan bu sıcaklıkta halojenlere bile dayanıklıdır. HCl gazı çinkoyu çok çabuk korozyona uğratır. Toz çinkonun reaksiyona girme kabiliyeti oldukça fazla ise de yanıcı değildir. Yüksek sıcaklıkta oksijen, klor ve kükürt gibi elementlerle şiddetle reaksiyona girer. Civa ile sert bir amalgam meydana getirir. Klorür ve sülfat tuzları suda yüksek miktarda çözünür. Buna karşılık çinko oksit, silikat, fosfat ve organik kompleksleri ya suda hiç çözünmezler ya da çok ağır çözünürler. Bileşikleri arasında çinko oksitin teknik ve ekonomik değeri vardır. Organik bileşikleri arasında çinko sabunu en önemli kullanıma sahiptir.

Çinko (Zn)


H Periyodik cetvel He
Li Be B C N O F Ne
Na Mg Al Si P S Cl Ar
K Ca Sc Ti V Cr Mn Fe Co Ni Cu Zn Ga Ge As Se Br Kr
Rb Sr Y Zr Nb Mo Tc Ru Rh Pd Ag Cd In Sn Sb Te I Xe
Cs Ba Hf Ta W Re Os Ir Pt Au Hg Tl Pb Bi Po At Rn
Fr Ra Rf Db Sg Bh Hs Mt Ds Rg Uub Uut Uuq Uup Uuh Uus Uuo
La Ce Pr Nd Pm Sm Eu Gd Tb Dy Ho Er Tm Yb Lu
Ac Th Pa U Np Pu Am Cm Bk Cf Es Fm Md No Lr

Temel özellikleri


Atom numarası
Element serisi Geçiş metalleri
Grup, periyot, blok 12, 4, d
Görünüş Mavimsi açık gri
Atom ağırlığı 65,409(4) g/mol
Elektron dizilimi Ar 3d10 4s2
Enerji seviyesi başına
Elektronlar 2, 8, 18, 2
Fiziksel Özellikleri
Maddenin hali katı
Yoğunluk 7,14 g/cm³
Sıvı haldeki yoğunluğu 6,57 g/cm³
Ergime noktası 692,68 °K
419,53 °C
787,15 °F
Kaynama noktası 1180 °K
907 °C
1665 °F
Ergime ısısı 7,32 kJ/mol
Buharlaşma ısısı 123,6 kJ/mol
Isı kapasitesi 25,390 (25 °C) J/(mol·K)
Atom özellikleri
Kristal yapısı Hegzagonal
Yükseltgenme seviyeleri (2+) Amfoter oksit
Elektronegatifliği 1,65 Pauling ölçeği
İyonlaşma enerjisi 906,4 kJ/mol
Atom yarıçapı 135 pm
Atom yarıçapı (hes.) 142 pm
Kovalent yarıçapı 131 pm
Van der Waals yarıçapı 139 pm
Diğer özellikleri
Elektrik direnci 59,0 nΩ·m (20°C'de)
Isıl iletkenlik 116 W/(m·K)
Isıl genleşme 30,2 µm/(m·K) (25°C'de)
Ses hızı 3850 m/s (25°C'de)
Mohs sertliği 2,5
Vickers sertliği ? MPa
Brinell sertliği 412 MPa

Etimolojisi, tarihçesi


Çinko, antik çağlardan beri bilinen ancak üretimi ve kullanılması tam anlaşılamadığından diğer metallerle karıştırılan bir elementtir. Metalin ilk tarifi, Strabos'un yazdığı Mysia adlı eserin Andriera adlı bölümünde "Sahte gümüş" (False silver, Yunanca: Pseudargyros) olarak yapılmıştır.

Bilinen en eski çinko parçası Dakya medeniyetine ait Transilvanya'daki Dortaş harabelerinde bulunan ve %87.52 Zn + %11.41 Pb + %1.07 Fe içeren bir idoldür. M.Ö. 500 yıllarına ait Comeros harabelerinde çinkodan yapılmış iki bileziğe ve M.S. 79'da yıkılan Pompei harabelerinde ise çinkoyla kaplanmış bir musluğa rastlanmıştır.

M.Ö. 200 yıllarında pirinç, özellikle Roma'lılar tarafından iyi bilinen bir alaşımdı. Yapım tekniği ZnO içerikli hammaddenin redüksiyonu, çinko buharlarının metal bakır üzerinde kondanse edilmesi ve ergitme kademelerinden oluşuyordu. Özellikle simyacılar pirinç yapımını çok iyi biliyorlardı ve amaçları bu alaşımı bakıra, bakırı da altına dönüştürmekti.

Avrupa'da ilk kez Basilius Valentinius metalik çinkoyu tariflemeden "Zinck" terimini kullandı. "Zinck" isminin bir metal olduğu ve bu metalin fiziksel özellikleri Paracelsus (1490-1541) tarafından yazıldı. "Doğunun Plinius'u" (Romalı tabiatçı ve yazar Goius Plinius Secundus'a (M.S. 23-M.S. 79) benzetme) olarak tanınan Kazwiui (ölümü M.S. 630) Çinlilerin çinkodan sikke ve aynalar ürettiklerini söyler. Hintliler 1000-1300 yılları arasında çinkoyu ticari boyutta üretmişlerdir. Mewar eyaletinin racalarından olan Ranu Laksh Singh'in Zawar madenlerini işlettiği (1382) bilinmektedir. Ancak bu cevher çıkarma ve izabe işlemleri feodal savaşlar nedeniyle arasıra durmuş ve en sonunda Moğollarla yapılan Maratha savaşlarından sonra 1830'dan 1940 yılına kadar tamamen kapanmıştır.

17. ve 18. yüzyılda önemli miktarlarda külçe çinko doğudan Portekiz gemileri ile getiriliyor ve Hollandalılar tarafından dağıtılıyordu. Ürün; "Spelter", "Hint kalayı", "Caloaem" ve "Tutaney" gibi değişik isimler altında pazarlandı. 1745 yılında, doğudan gelen ve İsveç açıklarında batan bir gemiden çıkarılan külçeler %98.99 Zn, %0.765 Fe ve %0.245 Sb içeriyordu.

Üretim yöntemleri, gelişimi


1730 yılında çinko izabe bilgisi Çin'den İngiltere'ye geldi ve 1739'da aşağıya doğru distilasyon tekniği ile ilgili ilk patent alındı. 1740-1743 yıllarında Bristol'de üretime başlandı. Üretim yılda 200 ton civarında idi. Proseste, cevher + odun kömürü karışımı sızdırmaz kil potalarda işleniyordu. Potanın dibi bir boru ile aşağıdaki toplama kabına bağlıydı. Gazdan yoğuşan olan metal bu kaba damlıyordu. 1758'de alınan bir patentten sonra sülfürlü cevherlerden izabik çinko üretimine başlandı.

1798'de Silesia - Wessola'da demir yüksek fırınında elde edilen çinkolu artıklar (Zincky Crust = Skafold) odun ısıtmalı bir cam fırınında İngiliz yöntemi ile işlendi. Yine 18. yüzyılın sonlarına doğru kurulan Corinthia çinko izabe fırınında ilk dikey retort uygulamasına başlandı. 19. yüzyılın başlarında geliştirilen "Belçika prosesi" reverber fırınında izabe ve potada yoğuşmayı kapsıyordu. 1836'da Stolberg'te Belçika ve Silesia fırınlarının kombinasyonu olan "Renisch" fırını yapıldı. Fırın dikey retortlar, tek kondansatör ve dışarıdan ısıtma ile çalışıyordu.

Sheffield'da 1805 yılında 100-150°C'ye tavlanan çinkonun saç haline geleceği keşfedildi. İlk sac haddesi 1812'de Belçika-Liege'de, ilk çinko levha ise 1857'de Philadelphia'da yapıldı. Endüstriyel üretime 1866 yılında La Salle-Illinois'de Matthiessen ve Hegeler tarafından başlandı.

A.B.D.'de ilk üretim 1835 yılında Arsenal-Washington D.C.'dedir. Amerikan hükümeti bu tesiste Belçika'lı uzmanlarca eleman yetiştirilmesini ve çinko metal ve alaşımlarının standartlaşmasını sağlamıştır. İlk ticari üretim ise Belçika prosesine göre 1850'de New Jersey'de başlamıştır. Bununla beraber 1856'da Friedensville-Pennsylvania'da Silesian prosesi ve 1860'da La Salle-Illinois'deki Belçika prosesi ile yapılan üretimler de önemli boyutlardaydı. 1850-1860 yıllarında kondensasyonun fırın üstünde pik plakalar üzerinde yapılmasını kapsayan Wetherill-American prosesi geliştirildi. 1860-1880 arasında Avrupa'da sekonder hava ısıtmalı ve gaz yakmalı fırınlar yapıldı ve ilk ısı değiştiriciler kullanıldı. Dikey mufla fırınlarındaki ilk uygulamalar 1878'de Fransa'da ve A.B.D.'de gerçekleştirildi.

Yatay retort işlemi ise ilk kez 1872'de, A.B.D.'de La Salle-Illinois'de denendi. Gaz ısıtmalı bir tünel fırında toplam 408 retort bulunuyordu. 1880'lerde sülfürlü cevherleri kavurmak ve H2SO4 üretimi için mekanik karıştırmalı muflalı fırın (Hegeler) geliştirildi. 1881'de asidik ZnSO4 çözeltisinden katodik çinko üretimi denendi ve başarısız oldu. Kavurma-Liç-Elektroliz'le çinko üretimini amaçlayan ilk tesis 1914'den sonra gerçekleştirildi. 1895'te çinko izabesinde ilk defa doğal gaz kullanıldı. 20. yüzyılın başlangıcında flotasyon devreye girdi ve 1920'lerde sfalerit'in (ZnS) selektif flotasyonu gerçekleştirildi. Birinci Dünya Savaşı çok sayıda fabrika kurulmasını teşvik etti. 1917'de sinterleyici kavurma uygulaması çinko üretimini arttırdı. 1920'den itibaren Japonya, İtalya ve Fransa'da küçük; Norveç'te Odda'da, Kanada Manitoba'da (Flin Flon) ve Almanya'da Magdeburg'ta büyük kapasiteli elektrolitik çinko tesisleri kuruldu. Dikey retort + sürekli distilasyon işlemi 1925'den sonra Almanya ve İngiltere'de uygulandı. Ancak en başarılısı A.B.D.'deki New Jersey prosesi idi.

İkinci Dünya Savaşından sonra çinko izabesinde en büyük gelişmeler kavurmada akışkan yatak ve üretimde ISP (Imperial Smelting Process 1950-1960) uygulamalarının başlamasıydı. 1960-1980 yılları arasında ise nötr liç artıklarının değerlendirilmesi konusundaki çalışmalar tamamlandı.

Günümüzün en büyük çinko cevher üreticileri Avustralya, Kanada, Çin, Peru ve ABD'dir. Avrupalı üreticiler arasında ise; Belçika'da Vieille Montagne, İrlanda'da Tara ve İsveç'te Zinkgruvan sayılabilir. Çinko metali ekstraktif metalurji yöntemleri ile elde edilir. Çinko sülfür minerali, flotasyon tekniği kullanılarak zenginleştirilir ve ardından pirometalurjik yöntemlerle kavurma işlemi uygulanarak çinko sülfürün, çinko okside kavrulması sağlanır. Çinko oksit daha sonra sülfürik asitte liç edilir ve elde edilen çözelti çinko tozu ile arındırılır. Nihayet çinko metali, bu temiz çözeltiden elektroliz yoluyla katot levhalar halinde kazanılır. Çinko katotlar ya doğrudan dökümhaneye gönderilerek ingotlar halinde dökülür ya da alüminyum ile alaşımlandırılır.

Bir diğer çinko üretim prosesi de pirometalurjik bir proses olan flaş ergitme yöntemidir, ancak bu yöntemle elde edilen çinko oksit, hidrometalurjik alternatifine göre daha düşük safiyette çinko üretimine yol açar.

Kullanım alanları
Çinko, dünyada yıllık kullanım miktarı açısından demir, alüminyum, ve bakırdan sonra gelir.
Çinko: Korozyondan korunma amacıyla, çelik gibi diğer metallerin galvanize edilmesinde, Pirinç, nikelli gümüş, değişik lehimler, alman gümüşü gibi alaşımların yapımında, genellikle otomotiv endüstrisinde döküm kalıplarında, pillerin gövdelerinin yapımında kullanılır.

Çinko oksit, sulu boyalarda beyaz pigment olarak ve lastik sanayiinde aktivatör olarak kullanılır. Reçetesiz satılabilen bazı merhemlerin bileşiminde bulunur ve ince bir tabaka halinde uygulandığında cildin su kaybetmesini önler. Yazın güneş, kışın da soğuk yanıklarına karşı koruyucudur. Bebeklerin bez bağlanan bölgelerinde çok az miktarda kullanılarak ciltte meydana gelebilecek kızarıklıklar önlenebilir. Yaşa bağlı göz hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.

Çinko klorür, deodorantlarda ve ahşap koruyucu olarak kullanılır. Çinko sülfür, karanlıkta parlayan pigment olarak saatlerin akrep ve yelkovanlarında kullanılır. Çinko metil, (Zn(CH3)2) pek çok organik maddenin sentezinde kullanılır. Çinko, pek çok günlük vitamin ve mineral ilaçlarının bileşenidir. Cildin ve kasların erken yaşlanmasını önleyen anti-oksidan özellikler taşıdığına inanılmaktadır.
Son düzenleyen Baturalp; 6 Kasım 2016 16:17 Sebep: Başlık ve sayfa düzeni
BLacK_HawK
11 Nisan 2007 07:17   |   Mesaj #3   |   
BLacK_HawK - avatarı
Ziyaretçi

ÇİNKO


Bir çok besinde fazlasıyla bulunan çinko minerali bağışıklık sisteminde anahtar rolü oynar, zinde yapar, verimli yapar. Akyuvarların, antikorların oluşmasında payı vardır. Bağışıklık sisteminin bu askerleri bizi hastalığa neden olan virüslerden koruduğu gibi zehirli maddeleri de zehirsiz hale getirmede yardımcı olur.

Bağışıklık sisteminin düzenli çalışabilmesi için vücutta bol miktarda çinko bulunması gerekiyor. Yaraların iyileşmesi, görme duyusunun güçlenmesi diyabet hastalığı, böbrek hastaları, çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Çinko eksikliği sizi enfeksiyon hastalıklarına karşı savunmasız bırakır. Ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatır. Kırmızı et, karaciğer yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir.

ÇİNKO NELER YAPAR?


Hastalığın kol gezdiği kış aylarında soğuk algınlığı ve gribe karşı çok etkilidir. Çünkü bakterilere ve virüslere karşı savaş açar ve sonuçta bu hastalıklara karşı çok zayıf olan kişilerde bu tehlikeyi azaltır. Akneye karşı da çok etkili bir mineraldir, A vitamininin kimyasal bileşimini harekete geçirir ve mikrop öldürücü etkisi akne sivilcelerinin kaybolmasını sağlar. Fakat çinkonun yararları bununla bitmiyor. Hücre yenilenmesinde payı olduğu için cildi de güzelleştirir. El tırnaklarını sertleştirir ve saçı kuvvetlendirir, nörodermitisi ve uçukları hafifletir. Adet görme ağrılarını hafifletmesini, kısırlığa karşı etkili olmasını da diğer özellikleri arasında sayabiliriz. Ve amalgam gibi ağır metalleri de vücuttan atar.

ÇİNKOYA NE KADAR İHTİYACIMIZ VAR?


Çinkoya olan ihtiyacımız bir çok faktöre bağlıdır. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az ihtiyacı vardır. Hastaların sağlıklı kişilerden daha fazla ihtiyacı vardır. Stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha fazladır. Alman Beslenme Cemiyeti yetişkinler için günde 15 mg öneriyor. Çinko kürü yapmak isteyen üç ay boyunca günde 20-30 mg almalıdır. Prensip olarak ise kadınların çinkoya olan ihtiyacı erkeklerden daha fazla değildir. Gebe ve emziren annelerin ihtiyacı biraz daha fazla olabilir. Çocuklarda çinko azlığı gelişme ve büyüme bozukluğuna yol açabilir.

DENGELİ BESLENME YETERLİ Mİ?


Her zaman yeterli değildir. Çinkonun barsak yoluyla alınması herkes için farklıdır. Besinlerin bileşimi de bunda önemli bir rol oynar. Vücut çinkoyu bol proteinli hayvansal ürünlerden aldığında bol lifli bitkisel yiyeceklerden aldığından daha iyi değerlendirir. Bu nedenle vejeteryenler genellikle vücutlarındaki çinko azlığından şikayetçidirler. Sporcular ve şeker hastaları için de aynı şey geçerlidir.

ÇİNKO AZLIĞI NASIL ANLAŞILIR?


Özellikle enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko azlığının en önemli belirtisidir. Bunun dışında çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun sınırlı olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının diğer belirtileridir.

ÇİNKO EN FAZLA NELERDE VAR? (100 gramda)


İstiridye 7 mg ..Peynir 2-4 mg .. Sığır eti 5 mg .. Sütsüz çikolata 2 mg .. Kuru fasulye 3 mg ..Yumurta 1.5 mg .. Mısır 2.5 mg ..Brüksel lahanası 1 mg.. Karides 2.3 mg .. Brokoli 1 mg..
Son düzenleyen Baturalp; 6 Kasım 2016 16:05 Sebep: başlık ve sayfa düzeni
5 Haziran 2009 15:30   |   Mesaj #4   |   
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

Çinko

Ad:  Çinko4.JPG
Gösterim: 40
Boyut:  47.5 KB

MsXLabs.org & Temel Britannica

Çinko, mavimsi beyaz renkte, yumuşak bir metaldir. Kimyasal simgesi Zn, atom numara­sı 30, atom ağırlığı 65,37 olan bu element demirden biraz daha hafiftir. Buna karşılık 419°C olan erime sıcaklığı demirinkinin üçte birini bile bulmaz. Çinkonun kolayca ezilip toz haline getirilebilecek kadar gevrekleşmesi için 200°C'ye kadar ısıtılması yeterlidir.

Ayrı­ca kolayca haddelenerek ince bir levha haline getirilebilir ve nemli havada yüzeyi çok ince bir oksit katmanıyla kaplanır. Gri renkli bu katman metali öyle iyi korur ki, çatı kaplama­sı olarak kullanılan ince çinko levhalar bozul­madan en az 300 yıl dayanabilir. Çinko sanayide kullanılan en önemli metallerden biridir; ayrıca canlılarda çok az miktarda mutlaka bulunması gerekir ve yaşamsal açı­dan büyük önem taşır. İnsanın besinlerle yeterince çinko alamaması büyümeyi gecikti­rir ve bir tür kansızlığa yol açar.

Çinko öbür elementlerle kolayca tepkime­ye girdiği için doğada hiçbir zaman serbest halde bulunmaz; her zaman başka element­lerle bileşikler halindedir. En önemli çinko cevheri, çinko sülfür (çinko ve kükürt bileşi­ği) yapısındaki çinko blendi ya da öbür adıyla sfalerifür. Bu cevheri önem sırasıyla çinko karbonat bileşimindeki kalamin ya da smitsonit ile bir çinko silikat olan hemimorfit izler. Bu üç mineral de genellikle kurşun cevheriyle bir arada bulunduğu için çoğu kez aynı ocaktan hem çinko, hem kurşun cevheri çıkarılır.

Dünyadaki en önemli çinko yatakları ABD, Kanada, Rusya, Avustralya, Peru, Japonya ve Meksika'dadır. Cevherden metali ayırmak için önce çinko blendi havada kavru­lur; böylece kükürt gazı uçar ve geride çinko oksit kalır. Daha sonra çinko oksit karbonla birlikte ısıtılınca, karbon çinko oksidin oksije­niyle birleşerek karbon dioksit halinde açığa çıkar ve element halindeki çinko serbest kalır. Gaz halindeki bu katışıksız çinko yoğunlaştı­rılarak önce sıvı hale getirilir; sonra da kalıplara dökülüp soğutularak çinko külçeleri halinde katılaştırılır. Elektrik enerjisinin bol ve ucuz olduğu yerlerde elektroliz yöntemiyle de çinko elde edilebilir. Bunun için çinko oksit sülfürik asit içinde çözülerek çinko sülfat çözeltisi elde edilir; bu çözeltiden elek­trik geçirildiğinde çinko sülfat ayrışır ve ele­ment halindeki çinko elektrotlarda birikir. Bugün bütün dünyadaki çinko üretiminin yarısı elektroliz yöntemiyle gerçekleştirilmektedir.

Çinkodan sanayide en çok tel örgü, sac levha, kova gibi demir ve çelik ürünlerinin galvanizlenmesinde (çinkoyla kaplanmasın­da) yararlanılır. Galvanizlenecek ürünler sey­rettik bir asitle temizlendikten sonra bir çinko banyosuna, yani erimiş çinkoya daldırılır; böylece yüzeyleri ince bir çinko katmanıyla kaplanır. Bu katman demir ve çeliği paslan­maya (oksitlenmeye) karşı korur. Ayrıca gal­vanizlenecek ürünün yüzeyine erimiş çinko püskürtülerek, içinde bol çinko bulunan bir boyayla yüzeyi boyanarak ve elektroliz yoluy­la da çinko kaplama yapılabilir.

Sanayide üretilen çinkonun büyük bölümü de, bir bakır ve çinko alaşımı olan pirinç başta olmak üzere çeşitli alaşımların yapımında kullanılır. Kuru pillerin dış kabı da genellikle çinkodandır. Basınçlı dökümler için kullanılan alaşımlarda da çinko önemli bir yer tutar. Motorlu araçların karbü-ratörleri gibi, çok dayanıklı olması gerekme­yen karmaşık biçimli metal parçalar basınçlı döküm yöntemiyle üretilir. Erimiş metalin basınç altında çelik kalıplara döküldüğü bu yöntemde tek kalıptan birkaç döküm elde edilebilir.

Çinko Bileşikleri


Çinko bileşiklerinden çoğunun günlük ya­şamda çeşitli kullanım alanları vardır. Çinko beyazı ya da çinko üstübeci adıyla bilinen çinko oksit boyalarda pigment (renk verici madde) olarak çok kullanılır; çinko sülfür ve çinko kromat da önemli pigmentlerdir. Çinko oksit ayrıca kibrit yapımında, lastik sanayisin­de, merhem ve kozmetiklerin yapımında kullanılır. Az miktarda bakır, manganez, gümüş ya da arsenik katıldığında ışıma özelliği kazanan çinko sülfürden de floresan ve katot ışınlı lambaların yapımında yararlanılır. Çinko sülfat tarım koruma ilaçlarında, kumaşların boyanmasında ve tıpta, çinko klorür ise ağaç eşyanın korunmasında ve lehim yapımında kullanılır.
Son düzenleyen Baturalp; 6 Kasım 2016 16:35 Sebep: başlık ve sayfa düzeni
ener
3 Haziran 2011 21:46   |   Mesaj #5   |   
ener - avatarı
Ziyaretçi

Çinko

Ad:  Çinko5.JPG
Gösterim: 44
Boyut:  41.1 KB

MsXLabs & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Sponsorlu Bağlantılar
Periyodik cetvelin 2B grubuna dahil, mavimsi beyaz renkte, metal element. Aktif bir element olduğundan doğada serbest hâlde bulunmaz. Kuru havadan etkilenmez. Nemli havada, iyice oksitlenmesine engel olan ince koruyucu bir bikarbonat tabakasıyla örtülür. Kızıl derecede yeşil bir alevle yanarak çinko oksit verir. İndirgendir. Sıcakta su buharını ayrıştırır.

İçindeki yabancı maddelerden ötürü adi çinko, seyreltik asitlerden etkilenerek çözünür ve hidrojenle çinko tuzlarını verir. Bakır, kurşun gibi güç oksitlenen metalleri çözelti hâlindeki bileşiklerinden çökeltir. Kaynar alkali çözeltilerde çinkat ve hidrojen vererek çözünür. Bileşimindeki çinko oranı genellikle %40-50 olan iki tür filizden üretilir.

Kalamin (ZnCO3) tipi oksitli filizler ve çinko blent (ZnS) tipi sülfürlü filizler. Genellikle filizin zenginliğine göre, kuru ve yaş yollarla olmak üzere iki üretim yöntemi vardır. Kuru yolla üretimde, kalaminin uygun sıcaklığa kadar ısıtılıp ayrıştırılması ya da blentin 900°C dolayında kavrulmasıyla elde edilen çinko oksit (ZnO) kömürle indirgenerek metal açığa çıkarılır ve damıtılarak saflık derecesi %99,99 olabilen çinko elde edilir. Yaş yolla üretimdeyse, öğütülen filiz, seyreltik sülfürik asitle karıştırılır. Demir, kadmiyum ve bakır, ortamdan ayrılıp çözelti elektrolize tabi tutulur. Katotta biriken çinko, alev fırınında eritilir.

Dünya çinko üretiminde başı çeken ABD'yi Kanada, Avustralya, Peru, Meksika ve Japonya izler. Avrupa'da ise başlıca üreticiler Polonya, İtalya, İspanya ve Almanya'dır. Çinko birçok bakır alaşımında, özellikle pirinçte bulunur. Üzerinde koruyucu bikarbonat tabakası bulunduğundan havadan etkilenmeyen çinko levhalar, damların kaplanmasında, basım işlerinde ve kuru pil yapımında kullanılır. Çeşitli sanat eşyaları yapımında da kullanılan çinko, su, organik maddeler, benzenli çözücüler gibi bazı ortamlarda demir ve çelik için etkin bir koruyucu kaplama metalidir.

Ayrıca döküme elverişliliği, mekanik özellikleri ve maliyetinin düşük olması nedeniyle otomobil sanayiinde çok kullanılır. Çinkodan eczacılıkta da yararlanılmaktadır. Antiseptik olan tuzları merkezi sinir sistemine etki eder, çözündüklerinde zehirli ve yakıcı olurlar. Çinko klorür bazen kulak, burun, boğaz ve kadın hastalıklarında; çinko sülfat mikrop öldürücü ve kanamayı durdurucu olarak; çinko oksit de merhem şeklinde antiseptik olarak kullanılır. Ayrıca çinko klorür nem çekici, çinko oksit pigment özellikleriyle de bilinir.
Son düzenleyen Baturalp; 6 Kasım 2016 16:28 Sebep: başlık ve sayfa düzeni

Daha fazla sonuç:
Elementler - Çinko

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç