Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 34.833|Cevap: 4|Güncelleme: 24 Eylül 2016

Trablusgarp Savaşı

Mesaja atla
GusinapsE
14 Mayıs 2006 20:34   |   Mesaj #1   |   
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Trablusgarp

Ad:  Trablusgarp Savaşı 1.jpg
Gösterim: 572
Boyut:  82.1 KB

Arapça TARABLUSÜL-GARP, Libya’nın kuzeybatısında, Akdeniz kıyısında kent. Sirte Körfezine bakan kayalık bir burunda yer alır. Ülkenin fiili başkenti, en büyük yerleşim merkezi ve başlıca limanıdır.

Sponsorlu Bağlantılar
İÖ 7. yüzyılda Oea adlı bir Fenike kolonisi olarak kuruldu. Sabratha (bugün Sabratah) ve Labqi (Leptis, bugün Lebda) ile birlikte, Romalıların Tripolitanae (Üç Kent) adını verdiği bölgenin odağını oluşturdu. Kartaca yönetiminin ardından Roma (İÖ 146-İS y. 450), Vandal (5. yy) ve Bizans (6. yy) egemenliği altında yaşadı. Vandal istilası sırasında Sabratha ve Leptis surlarının yıkılması nedeniyle önemi daha da arttı ve hızlı bir gelişme gösterdi. 643’te Müslüman Araplarca ele geçirildi. SicilyalI Normanların denetimine girdiği 1146-58 arasındaki kısa dönem dışında Arapların elinde kaldı. 1510’da İspanyollar tarafından yağmalandı. 1551’de OsmanlIların eline geçti ve daha sonra Trablusgarp Eyaleti’nin merkezi yapıldı. 191 l’de OsmanlIların yerini alan İtalyanların yönetimi 1943’te İngiliz müdahalesiyle sona erdi. Libya’nın bağımsızlığına kavuştuğu 195l’e değin İngiliz işgali altında kaldı.

Trablusgarp Eyaleti


Osmanlı döneminde, Kuzey Afrika’da ayrıcalıklı yönetim birimi.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın Osmanlı hizmetine girmesinden (1533) sonra, onun yönetimindeki Cezayir de beylerbeylik olarak Osmanlı yönetimine geçti. Daha sonra Trablusgarp ve Tunus da bu eyalete bağlandı. Garp Ocaklan adı verilen bu üç bölge 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra ayrı ayrı ve özel konumlu yönetim birimleri durumuna getirildi. 1835’te İstanbul’dan gönderilen deniz ve kara birlikleri Trablusgarp’ı doğrudan merkeze bağladı. 1848’deki yeni düzenlemede Trablusgarp Eyaleti Arabistan eyaletleri gibi askerlik yükümlülüğünün dışında tutuldu. 1867’de ise Merkez, Bingazi, Fizan, Cebel-i Garbiye ve Hums sancaklarını kapsayan bir vilayet konumuna getirildi. 1870’lerde Trablusgarp valileri fırka-i askeri komutanı (tümen komutanı) olarak da görev yapıyorlardı.

1890’da Bingazi “müstakil mutasarrıflık” olarak Trablusgarp vilayetinden ayrılırken, öteki sancaklara yeni kazalar bağlandı ve bazı kazaların bağlı olduğu sancaklar değişti. Vilayet 20. yüzyıl başında dört sancak, 16 kaza ve 23 nahiyeyi kapsıyordu. II. Abdülhamid’in (hd 1876-1909) bir sürgün yeri olarak kullandığı vilayet topraklan 1911- 12 Trablusgarp Savaşı’na sahne oldu. İtalyan birliklerinin bu.savaşta işgal ettiği Trablusgarp ve Bingazi, 1912’deki Uşi (Ouchi) Antlaşmasıyla resmen bu ülkeye bırakıldı.

Trablusgarp Savaşı


Osmanlı Devleti ile İtalya arasında, Kuzey Afrika’da yapılan savaş (1911-12). Osmanlı Devleti’nin yenilgisi ve Trablusgarp vilayetiyle Bingazi sancağının İtalya’ya bırakılmasıyla sonuçlanmıştır.

II. Meşrutiyet’in (1908) ilanının hemen ardından, Avusturya Bosna-Hersek’i topraklama kattığını ilan etti (Ekim 1908).
Avusturya’nın Adriya Denizine egemen olması anlamına gelen gelişmeden büyük huzursuzluk duyan İtalya Rusya’ya yaklaşmaya başladı. İki devlet arasında Ekim 1909’da yapılan antlaşmaya göre göre İtalya Rusya’mn Boğazlar’a, Rusya da İtalya’nın Trablusgarp’a yönelik girişimlerine karşı çıkmayacaktı. Avusturya Almanya’nın baskısı sonucunda İtalya’nın söz konusu bölgede denetim kurmak girişimlerini kabul etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine İtalya 28 Eylül 1911’de Osmanlı Devleti’ne bir ültimatom vererek Trablusgarp’ın ekonomik olarak geri bırakıldığını ve bölgedeki İtalyan uyruklulara kötü davranıldığını ileri sürerek Trablusgarp’ı işgal kararını açıkladı. Osmanlı Devleti’nin ültimatomu reddetmesinin ardından da 29 Eylül 1911’de savaş ilan etti.

Osmanlı Devleti savaşın ilk iki ayında az sayıdaki askeriyle, İtalyan kuvvetlerinin Trablusgarp’m kıyı bölgelerini aşarak iç kesimlere girmesini engelledi. Bunun üzerine İtalya bir yandan birliklerini Osmanlı topraklarına yöneltmeye, bir yandan da Almanya aracılığıyla baskı yapmaya başladı. Nisan 1912’de Boğazlar’ı aşmayı deneyip başaramayınca Oniki Ada’yı işgal etti. Bu arada Rusya'nın Balkanlar’daki ayrılıkçı etkinlikleri desteklemesinden, ülke içinde de İttihat ve Terakki Cemiyeti ile karşıtları arasındaki mücadelenin yoğunlaşmasından zayıf düşen Osmanlı Devleti, sonuçta İtalya ile banş yapmak zorunda kaldı. Ekim 1912’de İsviçre’nin Ouchy (Uşi) kentinde yapılan barış antlaşmasıyla Osmanlı Devleti Trablusgarp ve Bingazi’yi İtalya’ya bıraktı; ayrıca Yunanistan’ın Oniki Ada’ya yönelik planlarını bildiğinden geçici olarak bu adaları da İtalya’ya bırakmayı kabul etti.


Trablusgarp günümüzde


tanma (zeytin, sebze, turunçgiller, tütün ve tahıl) dayalı bir bölgeye hizmet veren önemli bir kıyı vahasıdır. Deniz ürünlerinin işlendiği bir dizi konserve fabrikasının kurulduğu kentte tabakhaneler, sigara ve hah fabrikaları, bir petrol deposu ve bir doğal gaz dolum tesisi vardır. Limanı, uluslararası havalimanı ve karayolu bağlantılarıyla canlı bir taşımacılık merkezi de olan kent, kıyıdaki bir otoyolla Bingazi ve Kahire’ye bağlanır.

Kentin yayıldığı alan eski ve yeni olmak üzere iki bölümden oluşur. Liman boyunca uzanan eski kente 16. yüzyılda yapılmış bir İspanyol kalesi egemendir. Gurgi (1883) ve Karamanlı (1736) camileri ile Marcus Aurelius’un mermerden yapılmış zafer takı da (İS 163) buradadır. Güneybatıya doğru geniş bir açılım gösteren yeni kentte resmî binalar, tiyatrolar, oteller ve eski kraliyet sarayı bulunur. Kentin başlıca yükseköğretim kurumu 1973’te açılan El-Fetih Üniversitesidir. Nüfus (1988 tah.) 591.062.

kaynak: Ana Britannica


Son düzenleyen Safi; 24 Eylül 2016 00:19
Blue Blood
26 Ocak 2007 04:42   |   Mesaj #2   |   
Blue Blood - avatarı
Ziyaretçi

TRABLUSGARP


ar Tarabulus ül-Garb, esk. Barbarlatan Trabluagarbı, Libya'nın başkenti
(1987'de başkentin Trablusgarp'tan Cofra’ya taşınması yolunda bir karar alınmıştır), 1 200 000 nüf. (1990). Kent, kayalık bir çıkıntı ve bir eşikler çizgisiyle batı ve kuzey-batı rüzgârlarına karşı korunan çok elverişli bir limanda kurulmuştur. Trablusgarp, oldukça çeşitli bir dizi hafif sanayisiyle Libya'nın en önemli ekonomik merkezidir.
Sponsorlu Bağlantılar

—lar. Trablusgarp, eski bir fenike, kartaca, daha sonra roma (Oea) kolonisiydi. Oea'dan geriye Marcus Aurelius kemeri kalmıştır. Vandallar, sonra BizanslIlar tarafından ele geçirilen kent 634’te müslüman Araplar'ın eline geçti. Abbasi halifeliğinin siyasal birliğinin çözülmeye başlaması (IX. yy.) üzerine Kuzey Afrika’da kurulan çeşitli arap ve berberi devletlerinin (Ziriler, Hammadiler, Murabıtlar, Muvahhitler, Hafsiler) egemenliğinde kaldı, ispanyollar tarafından alındı (1510) ve Malta şövalyelerinin yönetimine bırakıldı (1530).
Hadım Murat Ağa ve özellikle Turgut Reis’in yardımlarıyla kaptanıderya Sinan Paşa tarafından fethedildi (1551) ve Trablus beylerbeyliğinin merkezi olarak osmanlı topraklarına katıldı, ilk Trablus beylerbeyi Hadım Murat Paşa'nın ölümü üzerine (1554) buranın beylerbeyliğine atanan Turgut Reis'in onarımına büyük özen gösterdiği kent, kısa sürede Kuzey Afrika'nın en bayındır şehirlerinden biri oldu. Önceleri merkezden gönderilen beylerbeylerince yönetilen Trablusgarp'ta da, Cezayir ve Tunus'ta olduğu gibi, leventlerle yeniçerilerden oluşan Garp ocakları'nın kurulmasıyla XVII. yy. başlarında burada "dayılar" egemenliği başladı.
Ad:  Trablusgarp Savaşı 2.jpg
Gösterim: 472
Boyut:  51.2 KB

Bunlardan biri olan ve osmanlı yönetimine kafa tutan Sefer Dayı, donanmanın Malta seferi sırasında (1614) kaptanıderya Halil Paşa tarafından idam edilerek cezalandırıldı. Dayılar yönetimi, karamanlı Ahmet Paşa sülalesi burada egemenliği ele geçirene (1711) kadar sürdü. Mahmut II döneminde İstanbul'dan gönderilen bir deniz kuvveti, başına buyruk kesilen Karamanlılar'ın egemenliğine son verip Trablusgarp'ı eyalet merkezi olarak doğrudan osmanlı yönetimine bağladı (1835). Tanzimat'tan sonra yapılan yeni yönetsel düzenleme sırasında vilayet merkezi olan kentte ıslahat hareketlerine girişildi (1874). Trablusgarp'ta öteden beri gözü olan İtalyanlar, karaya asker çıkararak kenti işgal ettiler (1911). Trablusgarp savaşı'na (1911-1912) son veren Uşi (Ouchy) antlaşması'yla (1912) italyanlar’a bırakılan Trablusgarp türk yönetiminden çıktı. Modern bir limanın inşa edilmesiyle yeni bir gelişme dönemine giren kent 1941-1943'te Libya seferi sırasında Mihver devletleri'ne bağlı birliklerin geri üssüydü. Ocak 1943'te, Montgomery'nin komutasındaki 8. Ordu tarafından işgal edildi.

Ttablusgarp savaşı, 1911-1912


Türk -Italyan savaşı'nın, özellikle kara harekâtını içeren evresi.
Sadrazamlığa Roma büyükelçiliğinden getirilmiş olan Hakkı Paşa'nın Harbiye nazırı Mahmut Şevket Paşa'nın da onayını alarak Trablus'taki kuvvetleri Yemen'e kaydırması, Trablusgarp vali ve komutanı müşir İbrahim Paşa'yı azlederek başsız kalan vilayeti tüm savunma olanaklarından yoksun bırakması, Trablusgarp ve Bingazi'ye öteden beri göz dikmiş olan İtalya'yı harekete geçirdi. BabIâli'ye Trablusgarp ve Bingazi'nin boşaltılarak kendilerine teslimini isteyen 24 saatlik bir ültimatom veren italyanlar (28 eylül 1911), ertesi gün de Osmanlı devletine savaş ilan ettiler.

Önce kıyı boylarını ablukaya alan İtalyan donanması (1 ekim), şiddetli bir top ateşine tuttuğu Trablusgarp'taki yetersiz türk garnizonu burasını boşaltıp içerlere çekilince, karaya asker çıkartarak kenti işgal etti (5 ekim), sonra da İtalya'dan general Caneva komutasında gönderilen 40 bin kişilik bir orduyla Tobruk (14 ekim), Hums (18 ekim) ve Bingazi (19 ekim) limanları ele geçirildi. Böylece donanmasının desteğiyle kıyı şeridinde tutunmayı başaran italyanlar'a karşı Tunus ve Mısır'ı önceden yitirmiş olan Osmanlı devleti buraya karadan, donanması da yetersiz olduğu için denizden yardım kuvveti gönderemedi. Sadece yurtsever subaylar (kolağası Mustafa Kemal, binbaşı Enver ve Fethi [Okyar] beyler, miralay Neşet Bey vb.) gönüllü olarak ve kılık değitirerek gizli yollardan ulaştıkları Trablus'ta bu savaşa katıldılar. İçerlere çekilen bu bölgelerin yerli halkı, özellikle Sünusiler'le güçbirliği yapan bir avuç türk Libya'nın başkenti dan askeri, her tür zorluğa göğüs gererek, kentin kıyı kesiminden bir görünüm Derne'de, üstün İtalyan ordusuna karşı bir "savunma" cephesi oluşturmayı başardı.

Ancak, anayurttan hiç yardım alamayan türk kuvvetleri, sürekli destek gören İtalyan birliklerini Trablusgarp ve Bingazi'den söküp atamadılar. Ûte yandan, Balkan savaşı'nın çıkması üzerine burada bulunan subaylar yurda geri çağrıldı. İki devlet arasında imzalanan Uşi (Ouchy) antlaşması'yla (1912) Trablusgarp savaşı son bulurken, italyanlar’a bırakılan Trablusgarp ve Bingazi de böylece osmanlı yönetiminden çıktı.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 9 Temmuz 2016 12:45
25 Ağustos 2007 21:19   |   Mesaj #3   |   
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam
Ad:  Trablusgarp Savaşı 3.jpg
Gösterim: 473
Boyut:  40.0 KB

TRABLUSGARP SAVAŞI


1911-1912 yıllarında Trablus ve Bingazi yöreleri için Osmanlı İmparatorluğu ile İtalya arasında yapılan savaş.

İtalya, 19. yüzyılda iç barışını sağladıktan sonra, coğrafî olarak topraklarının karşısına gelen Kuzey Afrika kıyılarındaki Trablus ve Bingazi'yi ülkesine katmak istedi. Bölgede yetki sağlayabilmek için, 1902'de Avusturya ve Fransa, 1904'te İngiltere ve 1909'da da Rusya ile antlaşmalar imzaladı.

Bu durumu izleyen Osmanlı yönetiminin, yöreye askerî bakımdan ağırlık vermesi üzerine İtalya saldırıyı göze alamadı. Fakat bir süre sonra sadrazam olan İbrahim Hakkı Paşa duruma gerekli önemi vermeyince, 14 Şubat 1910'da İtalya, Osmanlılardan Trablus ve Bingazi yöresinde özel imtiyazlar istedi. Bu isteğin reddedilmesine rağmen 28 Eylül 1911'de İstanbul Hükümeti'ne aynı konuda bir ültimatom verdi ve 29 Eylül'de Osmanlılara karşı savaş ilân etti.

Tunus ve Mısır Osmanlı topraklarından çıktığı için Trablus ve Bingazi'ye yardım göndermek çok zordu. Ancak aralarında Mustafa Kemal ve Enver Bey'in (Paşa) de bulunduğu bazı yurtsever subayların gizlice yöreye gitmeleriyle Tobruk ve Derne'de İtalyanlar yenildilerse de, modern donatımlı ve devamlı yardım alan İtalyan ordusu, savaşı kazanarak 7 Ekim 1911'de bölgeyi ele geçirdi.

Bu sırada Balkan Savaşı çıktığı için Trablus yenilgisine önem verilmedi. 1912'de yapılan Uşi (Ouchy) Antlaşması i
le yöre İtalyanlara bırakıldı.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 9 Temmuz 2016 12:46
22 Haziran 2010 15:46   |   Mesaj #4   |   
The Unique - avatarı
Üye

TRABLUSGARP SAVAŞI (1911 -1912)


Ad:  Trablusgarp Savaşı 5.jpg
Gösterim: 2652
Boyut:  91.3 KB

1911'de Osmanlı - İtalya arasın­daki Trablusgarp Savaşında İtalya'nın amacı; yeni hammad­de pazarları aramaktı (sömürgecilik).

Nedenleri:
  • İtalya'nın 1870 yılında siyasi birliğini tamamlayarak sömürgeciliğe başlaması
  • Eski Roma imparatorluğunu yeniden kurmayı düşünmesi
  • Trablusgarp’ın İtalya'ya yakınlığı
  • Trablusgarp’ı hammadde ve pazar kaynağı olarak görmeleri
  • Akdeniz ticaretinden pay almak istemeleri
  • Osmanlı devletinin siyasi, askeri ve Ekonomik güçsüzlüğü
  • Büyük devletlerin İtalya'yı emellerinde serbest bırakması
Savaşın Gelişimi:
  • İtalya 1911'de Osmanlılardan Trablusgarp’ı istedi. Osmanlılar reddetti. Bunun üzerine İtalya Trablusgarp’a asker çıkardı.
  • Osmanlı devleti denizden yardım gönderemiyordu, donanması Haliç'e terkedilmişti, Karadan asker gönderemiyordu, orada İngiliz işgalinde Mısır vardı. Mustafa Kemal ve arkadaşları Derne ve Tobruk'ta başarı kazandılar. İtalyanlar iç kesimlere giremediler.
  • Balkan savaşlarının çıkması savaşı sona erdirir.
  • İtalya, Rusya ile Racconigi Antlaşması’nı yapmış, Rusya boğazlara karşılık İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal etmesini desteklemiştir (1909).
  • İtalya, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı gelişmişlikte geri bıraktığı ve bölgedeki İtalyanlara kötü davrandığı iddiasıyla Osmanlı’ya ültimatom çekmiştir.
  • Osmanlı Devleti’nin görüşme isteğine rağmen İtalya, Trablusgarp’ı işgal etmiştir.
  • Mustafa Kemal Trablusgarp ve Derne’de, Enver Bey de Bingazi’de başarılar kazanmıştır.
  • Savaşın uzun sürmesi İtalya’yı maddi sıkıntıya sokmuş, savaşın bitmesini isteyen halkın tepkisi üzerine İtalya, Osmanlı’yı barışa zorlamak için Oniki Ada’yı işgal etmiştir.
  • Bu sırada I.Balkan Savaşı başlaması, Osmanlı’yı zor durumda bırakmış ve Osmanlı Devleti İtalya ile Uşi Antlaşması’nı imzalanmıştır
Uşi Antlaşması
  • Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakılacak.
  • Oniki Ada, Balkan Savaşı’ndan sonra geri alınmak üzere geçici olarak İtalya’ya bırakılacak.
  • İtalya, kapitülasyonların kaldırılması konusunda Osmanlı’ya yardım edecek.
  • Trablusgarp ve Bingazi’nin Duyun-u Umumiye İdaresi’ne ödediği borçları İtalya ödeyecek.
  • Trablusgarp ve Bingazi dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacak.
Mustafa Kemal'in ilk askeri başarısı Derne ve Tobruk'tadır. 1912'de İtalyanlara Uşi Antlaşması imzalanmıştır
Trablusgarp Savaşının Sonuçları
  • İtalya Trablusgarp'ta başarı sağlayamadı. İtalyanlar Trablusgarp’ı ele geçiremeyince Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak için On İki adayı işgal etti.
  • Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine Osmanlı Devleti İtalya ile anlaşma yapmak zorunda kaldı.
  • Osmanlı Devleti Kuzey Afrika’daki son toprak parçasını İtalya’ya verdi. Osmanlı İmparatorluğu Kuzey Afrika'daki son topraklarını kaybetmiştir. (Trablusgarp ve Bingazi)
  • Mustafa Kemal Paşa Trablusgarp’ta kazandığı başarılar(Derne-Tobruk) sonucu binbaşı oldu.
  • Kuzey Afrika’da İtalyan sömürgesi başladı
  • Akdenizin doğu üstünlüğü ve stratejik değeri olan Ege (on iki) adaları elden çıkmıştır.
  • Doğu Akdenizin güvenliği elden çıktı.
  • On İki Ada fiilen Osmanlı’nın elinden çıktı.
  • İtalyanlar ilk defa Ege Denizi’ne yerleşti.
  • Balkan devletlerinin Osmanlı üzerine harekete geçişi kolaylaştı
  • İttihat ve Terakki Partisi prestij kaybetti.
Not: Kuzey Afrika'da elden çıkan en son toprak Trablusgarptır.

Almanya ile birlikte İtalya da siyasi birliğini geç tamamlayan devletlerdendi. Yeni kuruldukları için sömürgecilik faaliyetlerine başlamamışlardı. İtalya gelişen sanayisine ham madde ve pazar arayışına yönelerek sömürgeci bir politika izlemeye başladı.
İngiltere ve Fransa gibi devletlerce sömürgeler daha önceden paylaşıldığından İtalya ancak zayıf devletlerin elindeki toprakları alarak sömürgeler elde edebilirdi. Trablusgarp(Libya), Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprağıydı. Daha önce İngiltere, Mısır'ı; Fransa Cezayir ve Tunus'u ele geçirmişti. İtalya, Osmanlı Devleti'nden Trablusgarp ve Bingazi'nin kendisine verilmesini istedi. Bu isteği kabul edilmeyince Osmanlı Devleti'ne savaş açtı(1911).

Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'a yardım gönderecek kadar güçlü bir donanması yoktu. Mısır, İngilizler tarafından işgal edilmiş olmasından dolayı kara yoluyla da asker gönderemezdi. Ancak; Enver Bey ve Mustafa Kemal gibi bir grup subayı gizlice Trablusgarp'a gönderdi. Bu subaylar yerli halkı İtalyanlara karşı örgütleyip onlara karşı büyük bir direniş sağladı. İtalyanlar iç bölgelere giremedi.

Beklemediği bir dirençle karşılaşan İtalya, Osmanlı Devleti'ne isteklerini kabul ettirmek amacıyla Ege Denizi'nde yer alan On iki Ada'ya asker çıkardı. Çanakkale Boğazı'nı kapadı.
Bu durumu fırsat bilen Balkan devletleri, Rusya'nın da kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti'ne karşı ittifak kurdular. Balkan devletlerinin savaşı başlatması üzerine İtalyanlarla Uşi Antlaşması imzalandı (1912).

Bu Antlaşmayla;


1. Trablusgarp ve Bingazi, İtalya'ya bırakıldı. Böylece, Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki varlığı sona erdi.
2. Rodos ve On iki Ada Yunan işgali tehlikesine geçici olarak İtalya'ya bırakıldı.
Not: İtalyanlar, Balkan Savaşı sonunda On iki Ada'yı geri vermedi. İtalya, II.Dünya Savaşı'nda yenilince On İki Ada'yı Yunanistan'a bıraktı (1947).
Son düzenleyen Safi; 9 Temmuz 2016 12:40
7 Ekim 2010 14:22   |   Mesaj #5   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

Trablusgarp Savaşı


Sömürgecilik yarışında birliğini geç sağladığı için geri kalan İtalya, Kuzey Afrika'da Osmanlılara ait olan Trablusgarb'ı ele geçirmek istedi. Avrupalı devletlerin de desteğini alan İtalya, Osmanlı Devleti'ne bir ültimatom vererek, Trablusgarp'ın kendisine bırakılmasını istedi. İtalyanların bu isteği reddedilince Trablusgarp ve Bingazi işgal edildi (1911).

Sponsorlu Bağlantılar
1911-12 yılları arasında Osmanlı Devleti ve İtalya Krallığı arasında geçen bir savaştır. Bazı (özellikle yabancı) kaynaklarda "1911-12 Türk-İtalyan Savaşı" olarak da geçer. Adı, "Trablusgarp Savaşı" olmasına rağmen çarpışmalar, Trablusgarp'ın (bugünkü Libya) dışında, Adriyatik Denizi, Ege Adaları, Çanakkale Boğazı ve Kızıldeniz gibi çeşitli bölgelerde de sürmüştür.

Savaşın Nedenleri ve Öncesi


16. yüzyılda başlayan sömürgeleştirme hareketlerinin dışında kalan İtalya, 19. yüzyılda siyasi birliğini sağladığında sömürgelerin çoğu İngiltere ve Fransa tarafından paylaşılmıştı. 1881'de İngiltere'nin Mısır'ı işgali, ardından da Fransa'nın 1882'de Cezayir ve Tunus'u ele geçirmesinden sonra, İtalyanlar, Kuzey Afrika'da kalan son Türk toprağı olan Trablus'la ilgilenmeye başlamışlardı. Aslında deniz aşırı bir imparatorluk kurmak isteyen İtalya'nın Trablus'la ilgilenmesi yeni değildi. 1890 yılında, İtalyan başkanı Francesco Crispi'nin, bir İngiliz lorduna [1] yazdığı özel bir mektupta, Trablus'la ilgilendiklerini belirttiği bilinmektedir. ancak Crispi 1891'de başkanlıktan inince, Trablusgarp planları da rafa kalktı ve savaş 20 yıl beklemiş oldu.
Ad:  Trablusgarp Savaşı 4.jpg
Gösterim: 487
Boyut:  77.8 KB

1898 yılında İngiltere ve Fransa arasında, Kuzey Afrika'daki sömürgelerin paylaşımı yüzünden çıkan Faşoda Olayı ("krizi" de denir) sonunda Kuzey Afrika'nın paylaşımı yapıldı ve böylece Trablus da İtalya'ya bırakıldı.

1902 yılından itibaren İtalya, Trablus üzerinde bir "Barışçıl İşgal" politikası uygulamaya başladı. Buna göre Roma Bankası'nın maddi desteğiyle ekonomik ve ticari alanlarda bir takım girişimler başladı. Böylelikle kurulan fabrikaların ve diğer işyerlerinin, gerekirse silahlı bir saldırıya zemin hazırlaması amacı güdülüyordu. Ancak Türk tarafı, bu ard niyetli ekonomik gelişimi durdurabilmek için çok çaba sarfederek, sonunda önünü kesmeyi başardı. Ortaya çıkan büyük mali çöküntü sonunda, hissedara alacaklarının ödenebilmesi için, Roma Bankası, İngiliz ve Alman finansörlerle görüşmeye başladı.
Bunun yanında, Almanya, Üçlü İttifak'ta beraber olduğu İtalya'nın Trablus'a sahip olmasını istemiyordu. Çünkü Kuzey Afrika'daki bu bölgeyi ileride kullanabileceği bir istasyon olarak görüyordu.

Savaş Başlıyor


1911 yılının eylül ayında Trablus meselesi, İtalyan basınında yer almaya başadı. Yazılanlara göre Türkler, İtalyanlar'a adaletsizce davranmakla beraber, Almanlarla da çeşitli entrikalar çeviriyordu. 26 Eylül'de, silah ve cephane taşıyan bir Türk gemisi Trablus'a ulaştı. Bir gün sonra İtalyan yönetimi, Osmanlı'ya bir ültimatom vererek, 48 saat içinde Trablus'un İtalyan yönetimine bırakılmasını ve İtalya'ya yıllık vergi verilmesini talep etti. 29 Eylül'de İngiliz ve Fransız hükümetlerinin desteğini de arkasına alan İtalya, Osmanlı'ya savaş ilan etti. Aynı gün İtalya'nın Adriyatik Denizi'ndeki bazı Türk gemilerini batırması üzerine, Avusturya bu bölgede savaşılmasını yasakladı. 30 Eylül'de Trablus şehri bombardımana tutuldu. Kenti eski silahlarla savunmaya çalışan 8000 kişilik Türk kuvveti dayanamadı ve 5 Ekim'de İtalyanlar şehri ele geçirdi. Bunun üzerine Türk kuvvetleri kıyıdan 15 km içeriye çekildiler.

18 Ekim'de Derne'yi, 20 Ekim'de de Bingazi'yi ele geçiren İtalyanlar, buralara asker çıkartmaya başladılar. 23 Ekim'de saldırıya geçen Türk ordusu, İtalyanları kuşatmış ve uzun süren savaştan sonra İtalyanlar canlarını zor kurtarmışlardı. 26 Ekim'de yapılan bir başka Türk saldırısı, İtalyan kuvvetlerinin büyük kayıp vermesine rağmen geri püskürtüldü. 5 Kasım'da İtalyan resmi gazetesi, Trablusgarp'ın İtalya tarafından ilhak edildiğini yayımlamışsa da bu henüz gerçekleşmemişti. Türk direnişi karşısında İtalyan kuvvetleri sahilden fazla uzaklaşamamışlardı. Türk ordusunda yer alan Arap askerlerin İtalyan esirlere karşı uyguladıkları zulüm, İtalyan tarafında da aynı şekilde bir katliama yol açtı.

Enver, Mustafa Kemal, Fuat (Bulca), Nuri (Conker) ve Fethi (Okyar) gibi Türk subayları gizli yollarla Trablusgarp'a gelip (Örneğin Mustafa Kemal, buraya "gazete muhabiri Şerif Bey" adıyla Mısır üzerinden ulaşmıştır) buradaki kuvvetleri düzenleyerek, İtalyanlara rahat vermeyecek şekilde sürekli saldırılar başlattılar. Enver, yaptığı bir gazete röportajında, "Buraya geldiğimde 900 çöl savaşçısı bulmuştum. Şimdi ise elimin altında 16,000 talimli asker var" diyerek durumu ortaya koymaktadır. Bu ordu, yapılan savaşlar sonucunda 2 makineli tüfek, 250 tüfek, 2 top, sayısız mermi ve 10 tane de katır ele geçirmiştir.
Yerel halkın pek desteklemediği Türk direnişinde sadece Sunusiye tarikatı şeyhi ve adamları destek vermişti. Ancak İtalyanların düşündüğünün aksine, buradaki Türk direnişi çok kuvvetli olmuş, Enver, Mustafa Kemal ve Neşet gibi komutanların yönettiği ordular, sayıca çok üstün olan İtalyan kuvvetlerine karşı kahramanca savaşmışlardır.
Trablusgarp'taki Türk birlikleri başlıca üç komutanlığa ayrılmıştı:
  • Trablus Komutanlığı: Kurmay Albay Neşet
  • Bingazi Komutanlığı: Kurmay Binbaşı Enver
  • Derne Komutanlığı: Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal
Kasım 1911'de İtalyanlar Çanakkale Boğazı'na saldırmak için hazırlıklar yaptılar. Ancak Rusya ticari kaygılardan dolayı buna karşı çıktı.
Kasım ayında İtalyanlar, ekimde boşalttıkları bazı mevzileri tekrar ele geçirdiler. 19 Aralık'ta bir İtalyan kolu, imha olmaktan son anda kurtuldu. Ayrıca bu dönemlerde İtalyan basını Almanya, Avusturya ve Fransa'yı, İtalya'nın başarılarına engel oldukları iddiasıyla suçlamaya başlamıştı.

8 Aralık'ta Trablusgarp'a gelen Mustafa Kemal, 22 Aralık'ta Tobruk Savaşı'nı kazandı. Derne'de 16/17 Ocak 1912 taarruzunda gözünden yaralandı. Bir ay hastanede tedavi gördükten sonra, 6 Mart 1912'de Derne komutanı oldu ve burada başarılı savunma muharebeleri yaptı.

Ocak 1912'de İtalyanlar'ın 100,000 askerine karşılık Bingazi'de 15,000, Trablus'ta da yaklaşık 10,000 Türk askeri savaşmaktaydı. Şubat ve martta İtalyanlar Bingazi'yi tamamen ele geçirdiler. Bunun yanında Beyrut limanındaki iki küçük Türk gemisini batırdılar. Yemen'de Ocak 1911'de başlayan isyan nedeniyle daha savaş başlamadan önce Trablus'taki kuvvetlerin bir kısmı bu bölgeye kaydırılmıştı. Ocak 1912'de İtalyan donanması Kızıldeniz'e girip, buradaki Türk gemilerinden bazılarını batırarak Hudeyde limanını bombalamaya başladı. İtalyanlar'ın bölgedeki varlığı, deniz ulaşımını aksattığı için Yemen isyanının bastırılmasını zorlaştırıyordu.

25 Mart 1912'de Osmanlı'nın koruyucusu görevini üstlenen ve İtalya'nın müttefiki olan Alman İmparatoru, arabuluculuk yapmak için İtalya Kralı'yla Venedik'te görüştü. Ancak bu görüşmeden bir sonuç çıkmadı.
18 Nisan'da İtalyan donanması Çanakkale Boğazı'nı bombalamaya başladı. Bunun üzerine Osmanlı hükümeti boğazları kapattı. Ancak bu hareketin uluslararası ticarete darbesi çok büyük oldu. Rusya'nın tahıl ihracatı milyonlarca dolarlık zarara uğrarken, İngiltere, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya gibi ülkelerin zararları da günlük 100,000 doları buluyordu. Karadeniz'e gidecek olan İngiliz gemileri, Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan'a gitmek zorunda kaldılar. Ancak 10 Mayıs'ta Avrupa ülkelerinin baskılarından dolayı boğazlar tekrar ticarete açıldı.

Savaşın Sonu


Bunun üzerine 5 Mayıs'ta İtalyan kuvvetleri Rodos Adası'na çıkarma yaptılar ve 10 gün içerisinde Rodos'u, daha sonraki 2 hafta süre içerisinde Oniki Ada olarak bilinen adalar grubunu ele geçirdi.Böylece 389 yıldır Osmanlı yönetiminde kalmış ,yönetim merkezi Rodos Adası olan Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaleti (Oniki Ada) tamamen İtalya'nın eline geçti. 8 Haziran'da Trablus'taki Türk kuvvetleri çöle püskürtüldü. Hazirandan ağustosa kadar süren çarpışmalar sonunda bütün batı sahil şeridi İtalyanların hakimiyetine geçti. 12 Temmuz'da beş İtalyan savaş gemisi, Türk filosuna saldırmak için Çanakkale Boğazı'na girdi. Ancak boğazın girişine Kilitbahir civarında çelik kablolar çekildiği için İtalyanlar ilerleyemeden ağır ateş altında kaldılar ve geri çekildiler (18 Temmuz). Bu, ayrıca savaş içindeki son deniz savaşı olmuştur. Eylülde Osmanlı ve İtalya arasında barış görüşmeleri başladı. İki taraf da savaşın bitmesini istemesine rağmen çatışmalar devam ediyordu. 22 Eylül'de güçlü bir Türk mevkii ele geçirildi. Binbaşı Enver komutasındaki Türk kuvvetleri bazı saldırılar yapsalar da, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar.

8 Ekim'de Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesiyle Balkan Savaşları başlayınca, Osmanlı Devleti her ne pahasına olursa olsun İtalya'yla barışa razı oldu, çünkü Ege Denizi'ndeki İtalyan donanması, Makedonya'ya yardım gönderilmesini engelliyordu. Sonuçta İtalya'nın şartları kabul edildi ve 15 Ekim 1912'de İsviçre'nin Uşi (Ouchy) kentinde antlaşma imzalandı.

Uşi Antlaşması ve Sonuç


İmzalanan antlaşmaya göre;
  • Osmanlı Devleti Trablusgarp'taki kuvvetlerini çekecek ve burayı İtalya'ya bırakacak,
  • Osmanlı, Trablusgarp'taki Müslümanların haklarını koruyacak,
  • İtalya Oniki Ada'yı geçici olarak elinde tutacak; Osmanlı Devleti Balkan Savaşlarında bu adaları savunamayacaktı.
Savaş sonunda Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika'daki son topraklarını da kaybetmiş oluyordu. Ayrıca ileriki yıllarda Türkiye ve Yunanistan arasında sıkça sürtüşmelere neden olacak olan adalar sorunu da başlamıştı. II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından işgal edilen Oniki Ada, bir taktik olarak Türkiye'ye hediye edilmek istenmiş, ancak ülkenin tarafsızlığını bozacağı için, bu öneri reddedilmiştir. Oniki Ada, 1947 yılındaki Paris Antlaşması'yla Yunanistan'a bağlanmıştır.
İtalya'da ise savaş, İtalyan milliyetçiliğinin gelişmesine katkıda bulunmuş ve 1922 yılında Mussolini'nin iktidara gelişini kolaylaştırmıştır.

Trablusgarp Savaşı, içinde barındırdığı bazı ilkler sebebiyle de ayrıca ilginç bir savaştır. Dünya tarihinde ilk kez uçakların savaş aracı olarak kullanılması bu savaşa rastlar. Trablusgarp Savaşı'nda İtalyan uçakları savaş sırasında bombalama ve bildiri dağıtma gibi görevler üstlenmişlerdi.

TRABLUSGARP SAVAŞI



Son düzenleyen Safi; 24 Eylül 2016 00:21

Daha fazla sonuç:
Trablusgarp Savaşı

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç