Arama

Mehmet Ruhi Arel

Güncelleme: 1 Ekim 2016 Gösterim: 3.307 Cevap: 2
Baturalp - avatarı
Baturalp
Ziyaretçi
1 Ekim 2016       Mesaj #1
Baturalp - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Mehmet-Ruhi-Arel.JPG
Gösterim: 983
Boyut:  21.8 KB

MEHMET RUHİ AREL

1880 yılında İstanbul’un Galata semtinde doğdu. 1900 yılında Bahriye Mektebi ve Harbiye sınıfında sürdürdüğü eğitimini tamamlar. İnşaiye sınıfından mühendis subay olarak mezun olur ve Bahriye Mektebi resim öğretmenliğine atanır. 1900-1909 yıllarında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde eğitim görür. 1909 yılında bu kurumdan birincilikle mezun olur. Bahriye Mektebi’nden arkadaşı Hikmet Onat ile olan dostluğu bu yıllarda pekişir ve yaşamları boyunca sürer. 1905 yılıda F. Muzaffer Neyzi Hanım ile evlenir. Bu evlilikten iki oğlu olur. Büyük oğlu Şemsi Arel, küçük oğlu Orhan Arel ve gelini Maide Arel de daha sonraki yıllarda sanat hayatına atılırlar.

Sponsorlu Bağlantılar
1909 yılında Yüzbaşı rütbesindeyken Bahriye Mektebi’nden istifa eder,aynı yıl Halife Abdülmecit’in desteğiyle kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucu üyeleri arasında yer alır. Bu cemiyetin yayın organı olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Gazetesi’ne yazılar yazar. 1910 yılında yurtdışında sanat eğitimi için açılan sınavı kazanır ve devlet bursuyla Paris’e gider. Burada Ulusal Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda (l'Ecole Nationale Supérieure des Beaux-Arts) Fernand-Anne Piestre Cormon’un atölyesinde çalıştı.

1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla Mehmet Rûhi de yurda döner. 1915 yılındaki Çanakkale Savaşı, 1916 yılı Galatasaray Sergisi’ne yansır. Olumlu eleştiriler ona 1917’de Enver Paşa’nın girişimiyle kurulan Şişli Atölyesi’nin yolunu açar. Mehmet Rûhi, burada çağdaş tarihi resimler. Savaş aleyhtarı olan bu resimler kuşkusuz propaganda amaçlıdır ve devlet politikasıyla yakından ilişkilidir. Mehmet Rûhi’nin sanatçı kişiliği de asıl bu tür resimlerinde ortaya çıkar.

Ad:  Atatürk-Köylülerle.JPG
Gösterim: 849
Boyut:  187.8 KB
Mehmet Ruhi Arel’in günümüzde İş Bankası koleksiyonunda bulunan “Atatürk Köylülerle” adlı 142 x 185 cm. boyutlarındaki tablosu sanatçının bu dönemde yaptığı bir çok tablodan birisidir. Resimde genç, yaşlı kadın, erkek köylüler askeri ve sivil bir kalabalıkla gelen Atatürk’ü uzakta görülen köylerinin önünde bayraklarla karşılamaktadırlar. Fazla teknik sorunları olduğu görülmeyen tabloda hepsi aynı çizgideki asker, sivil ve köylü portreleri sanki tablo bütünü içinde üzerlerinde özellikle durulmuş bir ‘yüzler galerisi’ dir.

1917’de Celal Esad Arseven’in girişimiyle deniz temalı resimler üretmek amacıyla açılan Şişli Atölyesi’nde İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Namık İsmail, Ali Sami Boyar, Ali Cemal Ben’im ile birlikte görev aldı. 1918’de açılan Viyana Sergisi’ne katıldı. Önce çeşitli orta öğrenim kurumlarında resim hocalığı daha sonra da Sanayi-i Nefise Mektebi’nde perspektif (menazır) hocalığı yaptı. Ancak çok geçmeden son görev yeri olan Üsküdar Ortaokulu’na atandı.

Türk izlenimci kuşağının en güçlü temsilcilerinden biri olan Mehmet Ruhi Bey son yıllarında seramik çalışmaları da yaptı. Kompozisyonları ve portrelerinde çok başarılı olan Arel, yöresel yaşama eğilimli bir sanatçı olarak bilinir. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin kurucularındandır. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, temel ilkelerden olan halkçılık, milliyetçilik ve bunların sonucu olan ulusal egemenlik kavramı kültür ve sanat politikalarının da belirleyicisi olur. Sanayi doğrultusunda girişilen çabalar, büyük kent ölçeklerindeki kültürleşme sorununu gündeme getirir.

Ruhi Bey, Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurulmasında ve sanatçıların belli bir meslek örgütü çevresinde toplanmasında da büyük katkısı olan sanatçı, geniş kültürüyle dostları ve arkadaşları arasında saygı uyandırmıştır. Keman çalar, iyi İngilizce ve Fransızca bilirdi. Resimleri yaşadığı dönemde, Avusturya, Almanya ve İtalya’ da karma sergilerde yer almıştır. Galatasaray sergilerinde gösterilen tabloları , o zaman büyük hayranlık uyandırmıştır. Özellikle derin perspektif bilgisi, Ruhi Bey’e saygın bir kişilik kazandırmıştır.

Avrupa’da tahsil ettiği halde garplılaşmamış ve idealist bir milli ressam olarak kalması nedeniyle, ona çağdaşlarından farklı bir gözle bakılmıştır. Resimlerinde milli varlık ve hisli rengin olgunluğunu yaşatmış, özellikle de ordumuzun kahramanlıklarını gösteren “askeri” tablolar yapmıştır. Bu tablolarda aynı konuyu işlemiş diğerleriyle karşılaştırıldığında Ruhi Bey’ inkilerde, konuyu aşan ve sorunun özüne yaklaşan ayrı bir tutum görmekteyiz. Ruhi Arel’in daha gerçekçi yaklaşımlar içinde, halkın gündelik yaşamına eğilmiş olması, o zamana kadar pek denenmemiş bir yoldu.

Ad:  Taşçılar.JPG
Gösterim: 979
Boyut:  138.3 KB
1940’ larda ”Yeniler” ve Liman ressamları grubuyla resim sanatımıza girecek olan yöresel içerikli eğilimin temeli, Ruhi ile atılmış oluyordu. Büyük “Taşçılar” kompozisyonu başta olmak üzere, ”Hilal-i Ahmer’ e Para toplayanlar”, ”Yaşmaklı Kadın”, “Hicrette Bir Valide”, “Gazi’yi İstikbal” onun bu yönünü ortaya koymaktadır. Figür ressamlığının sonraki aşamasını, doğrudan doğruya çalışan ve üreten insanların konu alındığını, her yönüyle gerçekçi bir kompozisyon olan “Taşçılar” da görmekteyiz. Halk yaşamına bir gözlemci tavrıyla eğilmiştir. Samimiyet ve hassasiyetin ifadesi olan tabloları, gösterişten her zaman sakınmasını bilen bir anlayışın ürünleridir.

1919’da Galatasaray’ da sergilenen “Sabah Namazı”, doğu ruhunun bir yankısı olarak karşılanmış ve bu görüş, batılı eleştirmenlerce de paylaşılmıştı. Ruhi’ yi çağdaşlarından ayıran çizgi, insan figürüne yaşayan ve üreten bir varlık gözüyle bakmış olmasıdır. Bu tutum onun kendi döneminden çok ilerde olduğunu göstermektedir. Eşinin yaşmak ve feraceli portresi, bu dalda da başarılı olduğunu gösterir. Paris dönemine ait bu eserde, ince ve titiz bir beğeni akla gelir. Cormon atölyesindeki akademik eğitimin klasik öğretisi bu tabloya yansımıştır. Desenin etkisini ikinci plana iten, geniş fırça darbeleri, yeni ve modern bir portre yorumun akla getirir. Çok figürlü, büyük boyutlu kompozisyonlar oluşturma düşüncesi de, çağdaş sanatımızda Ruhi Arel ile yöresel ve toplumsal bakışın bir göstergesi olmuştur. “Atatürk Köylülerle” adlı tablosunda, sanatçıyı bu anlayış içinde, öğrenmiş olduğu klasik atölye geleneğini bir yana koyarak içsel eğilimlerini yönlendiren bir anlayışta görürüz. Ruhi Bey resimlerinde, konuya, resmi sanat öğretilerinin bağlayıcı gözlükleri ile bakmaz. Doğa sevgisi, Ruhi Bey’ de yöresel kökenli bir insan sevgisine dönüşmüştür. Onun resminde insan, bir model olmanın ötesinde, belli bir çevrenin insanı olarak karşımıza çıkar. Ruhi Bey’in bu sıcak yorumlu insanları, bize çalışmanın erdemini düşündürür, tüm toplumu ilgilendiren bir mutluluğun ışıklarını sezdirir.

Ne var ki yaşamının son yıllarına kadar, Ruhi Bey’in sanatı yeterince anlaşılıp değerlendirilememiştir. Eserleri, müzelerimizde, torunlarında, özel koleksiyonlarda,hatta Amerika’da (Mr. Crane’in Koleksiyonu’nda) gerçek değerlerini bulacağı günü beklemektedir.

Son yıllarda çok çalıştığı için yorulan ve hastalanan Mehmet Ruhi Arel, sanat yaşamının verimli ve olgun döneminde 14 Ekim 1931’de vefat etmiştir. Okmeydanı aile mezarlığında yatmaktadır.

Derlemedir.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Biyografi Konusu: Mehmet Ruhi Arel nereli hayatı kimdir.
Baturalp - avatarı
Baturalp
Ziyaretçi
1 Ekim 2016       Mesaj #2
Baturalp - avatarı
Ziyaretçi

Mehmet Ruhi Arel



Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  Mehmet_Ruhi_Arel-Eserleri.JPG
Gösterim: 1073
Boyut:  584.9 KB

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Baturalp - avatarı
Baturalp
Ziyaretçi
1 Ekim 2016       Mesaj #3
Baturalp - avatarı
Ziyaretçi

Mehmet Ruhi Arel



Ad:  Mehmet_Ruhi_Arel_Eserleri.jpg
Gösterim: 1134
Boyut:  181.0 KB
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.

Benzer Konular

15 Eylül 2012 / ass Müzik tr
26 Şubat 2016 / KisukE UraharA Müzik tr
20 Ocak 2008 / KisukE UraharA Bilim tr
1 Aralık 2010 / DERUNİ Edebiyat tr
26 Şubat 2016 / _EKSELANS_ Sanat tr