Arama

Michalengelo Buonarroti

Güncelleme: 12 Mart 2013 Gösterim: 10.897 Cevap: 3
PiSiK0PATR - avatarı
PiSiK0PATR
Ziyaretçi
5 Ekim 2006       Mesaj #1
PiSiK0PATR - avatarı
Ziyaretçi
Michalengelo Buonarroti (1475 - 1564)

Sponsorlu Bağlantılar
Michalengelo, 1475 yılında İtalya’nın Floransa Kenti'nde doğdu. O da gençliğinde, diğer birçok usta sanatçı gibi, ünlü bir ressamın yanında çıraklık yaptı. Çıraklık döneminde, çizim alanında sağlam bir teknik edinerek, mesleğinin tüm inceliklerini öğrendi. Kişiliğindeki kolaydan kaçış, o zamanki teknikleri olduğu gibi almak yerine, onları yorumlayıp yenilik katmak için uğraşmasını sağladı.
Böylece, ilk olarak insan vücudunun kas ve sinir sistemlerini öğrenmek amacıyla kadavra kesti. Bu incelemesini, insan figürlerinin kendisi için hiçbir gizemli yanı kalmayıncaya kadar devam ettirdi.
O dönem, birçok küçük işe el attı ve ününün ülke çapında yayılması üzerine Papa tarafından bir kilise işi için görevlendirildi. Sistina Kiliseciği olan bu kilisenin, onun sanat kariyerindeki önemi çok büyüktür.
Ustalık alanı, heykeltraşlık olan Michelangelo’ya bu kilisenin boyama işi verildi. Aşırı duygusal olan Michelangelo, kendisine verilen bu görevden pek memnun olmadı. Fakat ‘görev görevdir’ diyerek kabul etti. Alınganlığı devam ederken, bu iş için kendisine yardımcı aramaya girişti. Fakat birden bire kiliseciğin içine kapandı ve yanına hiç kimseyi yanaştırmayarak, dört yıl boyunca tek başına bu kilise tavanını resmetti.
Çalışması sona erdiğinde, sanat dünyasını şaşkına uğratan bu yapıtı, tek bir bedenin gücüyle tamamlamış olması, bugün bile olağanüstü bir başarı olarak görülmüştür. Bu çalışmanın ardından, çok sevdiği heykeltraşlığa geri döndü ve uzun yaşamı boyunca günümüze kadar uzanan birçok eser verdi.
Onun eserlerindeki devinim, sıradan bir dinlenme duruşunda bile görülür. Onun da, sanat yapıtlarından elde etmek istediği buydu; soğuk mermerden, sıcak hareketleri, yaşamı, sükûneti vermek. Toplumsal yerinin bilincinde olan Michelangelo, kendisini "Heykelci" diye simgeleştirenlere, "Ben Michalengelo Buonarrati’yim ve dükkan ressamı ve heykelci. Papalara hizmet ettiysem de, buna zorunlu bırakıldım" diyerek, alçak gönüllülüğünü ve geçmişte yaptığı bazı işlere sitemkâr tavrını ölene kadar sürdürmüştür.
PS: Ek Olarak Ninja Kaplumbağalar'da Usta, kaplumbağalarına 4 Büyük Ressamın İsmini Vermişti onlardan biri Msn Wink

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Blue Blood; 17 Ekim 2006 21:41
Biyografi Konusu: Michalengelo Buonarroti nereli hayatı kimdir.
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
2 Haziran 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Michelangelo (1475 - 1564)
MsXLabs.org & Temel Britannica
Sponsorlu Bağlantılar
Michelangelo Buonarroti'nin Marcello Venusti tarafından yapılmış portresi
Michelangelo Buonarroti1

Michelangelo Buonarroti, İtalyan Rö­nesans'ının en büyük sanatçısı sayılır. Res­sam, heykelci, mimar, mühendis ve şair olan Michelangelo yapıtlarıyla heykel ve resim sanatını 20. yüzyıla kadar derinden etkile­miştir.
Michelangelo Buonarroti, Floransa yakın­larında, Caprese adlı küçük bir kasabada doğdu. Daha çocukken babasının karşı çık­masına karşın 13 yaşındayken Floransa'da bir ressamın atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Floransa'nın yöneticisi olan Lorenzo de 'Medici'nin koruması altın­daki bir heykel okuluna giderek, dönemin büyük sanatçılarının gözetimi altında çalışma­larını sürdürdü. Medici ailesiyle olan yakın ilişkisi sayesinde etkili kişilerle tanıştı.
1496'da Floransa'dan ayrılarak Roma'ya gitti. Sert ve hoşgörüsüz görünümüne karşın dehası sayesinde, kısa zamanda varlıklı ve sanatsever kimselerin dikkatini çekti. Roma' ya ilk gelişinde yaptığı heykellerinden biri olan Pietà, Hz. Meryem'i dizlerinde Hz. İsa'nın ölü vücuduyla betimler. Sanatçının adını duyurmasını sağlayan bu yapıt aynı zamanda imzasını attığı tek heykelidir.
1501'de, evine dönmesini isteyen babasının ısrarlarına dayanamayan Michelangelo, Flo-ransa'ya giderek orada dört yıl geçirdi. Aynı yıl Rönesans sanatının ve dönemin güzellik anlayışının simgesi sayılan en ünlü yapıtı Davud heykelinin yapımına başladı. Mic­helangelo, Hz. Davud'u Gatlı dev pehlivan Golyat'a saldırmak üzereyken gösterdiği bu dev heykeli 40 yıl önce başka bir heykelcinin oymaya başladığı, yarım bırakılmış bir mer­mer bloktan yonttu. Floransa'nın en görkemli sanat yapıtı sayılan bu heykel bittiğinde, nereye yerleştirileceği konusunda tartışma çıktı. Sonunda heykelin kent yöneticilerinin oturduğu sarayın terasına konmasına karar verildi. Heykel 1882'ye kadar orada kaldı, sonradan koruma altına alınmak amacıyla Güzel Sanatlar Akademisi'ne yerleştirildi.
1505'te Papa II. Julius, Michelangelo'yu Roma'ya çağırdı ve kendisi için büyük bir anıtmezar yapmasını istedi. Bu öneriye çok sevinen Michelangelo hemen büyük bir hey­kel tasarımına başladı. Ne var ki, papa önce Vatikan'daki Sistina Şapeli'nin tavanını re­simlemesini isteyince çalışmasını yarıda bırak­mak zorunda kaldı. 1508'de başladığı bu görkemli yapıtta bir grup sanatçıyla birlikte çalışmasına karar verildi. Ama Michelangelo çalışmalara başladığında yardımcılarını be­ğenmedi, yapılanları silerek tavanın tamamını
kendisi resimledi. Tam 4,5 yıl boyunca yakla­şık 30 metre yüksekliğindeki bir iskelede bazen sırtüstü yatarak, yetersiz ışıkta ve son derece güç koşullar altında çalıştı. Şapelin tavanında 900 metrekarelik bir alanı kapsa­yan freskin konusu Tevrat'ın birinci kitabı olan Tekvin'de anlatılan öykülerden oluşu­yordu. Dokuz ana bölümden oluşan ve 343 figürün yer aldığı freskte Dünya'nın başlangı­cı, Güneş'in ve Ay'ın yaratılışı, ışığın ve karanlığın ayrışması, suların karalardan ayrı­lışı, insanın yaratılışı ve ilk günah konulan işlenmiştir. Eşsiz güzellikteki bu freskler nem, is ve yanlış onarma yöntemleri yüzün­den zamanla kararıp bozuldu, yer yer dökül­dü. Resimleri asıl renklerine ve tazeliğine kavuşturmak için son 10 yıl içinde başlatılan çalışmalar yaklaşık dokuz yıl sürdü. Usta sanatçıların çabaları ve çağdaş yöntemler sonucunda bu yapıt eski canlılığına kavuştu­rularak yok olmaktan kurtarıldı.
Michelangelo şapelin tavanını resimlemeyi bitirir bitirmez papa için yapacağı anıtmezarın çalışmalarına başladı. Ama bu çalışma sık sık kesintiye uğradı. Michelangelo kendini önce­likle bir heykelci olarak görüyordu. Bu ba­kımdan fresk yapması konusundaki baskılara duyduğu şiddetli tepki, papayla arasında sık sık sert tartışmalara yol açıyordu. Freski tamamlamaya çalıştığı uzun ve sıkıntılı yıllar boyunca yazışmalarında sürekli olarak "Mic­helangelo, heykelci" imzasını kullandı. O dönemde yaşamı Roma ile Floransa arasında geçti. 1513–15 arasında Musa heykelini ta­mamladı. Medici ailesinin evi ve San Lorenzo Kilisesi için birçok heykel ve fresk yaptı.
1534'te Floransa'dan ayrılarak Papa III. Paulus'un isteği üzerine Sistina Şapeli'nin mihrap arkasındaki duvarına fresk yapmak üzere Roma'ya gitti. Daha önce de resimledi­ği duvara 21 yıllık aradan sonra Son Yargı adlı resmi yaptı.
Michelangelo son yıllarında daha çok resim ve mimarlıkla uğraştı. Roma'daki San Pietro Bazilikası'nın kubbe tasarımını, Floransa'da San Lorenzo Kilisesi'ndeki Medici Şapeli için heykeller ve mekân düzenlemesi yaptı.
Aynı zamanda şiir de yazıyordu. Bu şiirler­den yaklaşık 300'ü günümüze ulaşabilmiştir. Yaşamı boyunca tükenmek bilmez bir ener­jiyle olağanüstü güzellikte yapıtlar veren Michelangelo'nun mezarı Floransa'dadır.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Jumong; 4 Kasım 2015 14:58 Sebep: kırık resim yenilendi
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
GüNeSss - avatarı
GüNeSss
Ziyaretçi
17 Mayıs 2012       Mesaj #3
GüNeSss - avatarı
Ziyaretçi
Michalengelo Buonarroti (Michalengelo Kimdir? - Michalengelo Hakkında)

Tam adı Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni.

Michelangelo, 6 Mart 1475'te Arezzo yakınlarında Caprese’de doğar. Ailesi, o daha bir aylıkken Floransa’ya taşınır. Annesi, kendisi altı yaşındayken ölen Michelangelo, 13 yaşına geldiğinde Floransa’da Domenico Ghirlandaio’nun yanına öğrenci olarak verilir. Bertoldo di Giovanni’nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada Lorenzo de' Medici ile tanışır.

Michelangelo, heykeltıraştaki rüştünü kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan çocuk kral Davud’un heykelini yaptığında henüz 26 yaşındadır. Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dâhi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek, yardımcısız bir şekilde, çoğu zaman geceli gündüzlü çalışarak Rönesans sanatının harikalarından biri olarak kabul edilen David’i yaratır.

1505 yılında Papa II. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan’ın yanındaki Sistine Şapeli’nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. 3 yıl sonra başlayacağı bu görevi sanatçı, 520 metrekarelik bir alanda yaklaşık dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak bitirir. Ortasının da, her biri Âdem, Havva ve Nuh Tufanıyla ilgili İncil’in Eski Ahit’inden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz pano bulunan freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir. Özellikle “Adem'in Yaratılışı” ismindeki sahne batı resim sanatının en canlı tasvirlerinden biri kabul edilir.

1519 yılında Cosimo de' Medici’nin soyunun son temsilcisi Lorenzo de' Medici’nin ölmesiyle Michelangelo, onla birlikte genç yaşta ölen Nemours Dükü Giuliano’nun mezarlarının konulduğu kiliseye iki ünlünün heykelini yapar. 1534’te Papa III. Paulus’un heykeltıraşı ve mimarı yapılan Michelangelo’ya Sistine Kilisesi’nin sunak duvarına bir ‘Kıyamet Günü’ tasviri yapmasını ister. Meryem’in Göğe Yükselişi, İsa’nın Vaftizi ve Musa’nın Hükmü’nün anlatıldığı freskler süsler bu duvarı.

Kıyamet Günü tablosuna başından beri muhalefet eden yeni Papa IV. Paulus ise, tablodaki imgelerin fazlaca müstehcen göründüğünü belirterek Michelangelo’dan tabloyu biraz daha ‘düzgün’ hale getirmesini isteyince, ustanın cevabı şu olur: “Papa’ya söyleyin, bu küçük bir mesele ve kolaylıkla uygun hale getirilebilir. Önce kendisi yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirsin, sonra da bu tablo da aynı uygunluğa girecektir.” Michelangelo’nun yaşadığı çağ, kendisiyle boy ölçüşebilecek derecede yetkin ressam ve heykeltıraşçılara da tanıktır aynı zamanda.Bunların başında Rafael ve Leonardo Da Vinci gelir.

Bu sanatçılar arasında keskin ancak hoşça bir rekabet vardır. Anlatılan bir öyküye göre, sanatçının rakiplerinden Rafael ve Bramante, işbirliği yaparak Michelangelo’ya Sistine Kilisesinin işini verdirmeye çalışırlar. Böylelikle, kendini ressamdan çok bir heykeltıraş olarak kabul eden Michelangelo, bu işi kabul etmeyerek Papanın gözünden düşecektir. Hayatının son dönemini Roma’daki Aziz Peter Kilisesi’nin mimarı olarak geçiren Michelangelo 18 Şubat 1564'te 89 yaşında ölür.


kaynak:
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Mart 2013       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
PiSiK0PATR adlı kullanıcıdan alıntı

Michalengelo Buonarroti (1475 - 1564)

Michalengelo, 1475 yılında İtalya’nın Floransa Kenti'nde doğdu. O da gençliğinde, diğer birçok usta sanatçı gibi, ünlü bir ressamın yanında çıraklık yaptı. Çıraklık döneminde, çizim alanında sağlam bir teknik edinerek, mesleğinin tüm inceliklerini öğrendi. Kişiliğindeki kolaydan kaçış, o zamanki teknikleri olduğu gibi almak yerine, onları yorumlayıp yenilik katmak için uğraşmasını sağladı.
Böylece, ilk olarak insan vücudunun kas ve sinir sistemlerini öğrenmek amacıyla kadavra kesti. Bu incelemesini, insan figürlerinin kendisi için hiçbir gizemli yanı kalmayıncaya kadar devam ettirdi.
O dönem, birçok küçük işe el attı ve ününün ülke çapında yayılması üzerine Papa tarafından bir kilise işi için görevlendirildi. Sistina Kiliseciği olan bu kilisenin, onun sanat kariyerindeki önemi çok büyüktür.
Ustalık alanı, heykeltraşlık olan Michelangelo’ya bu kilisenin boyama işi verildi. Aşırı duygusal olan Michelangelo, kendisine verilen bu görevden pek memnun olmadı. Fakat ‘görev görevdir’ diyerek kabul etti. Alınganlığı devam ederken, bu iş için kendisine yardımcı aramaya girişti. Fakat birden bire kiliseciğin içine kapandı ve yanına hiç kimseyi yanaştırmayarak, dört yıl boyunca tek başına bu kilise tavanını resmetti.
Çalışması sona erdiğinde, sanat dünyasını şaşkına uğratan bu yapıtı, tek bir bedenin gücüyle tamamlamış olması, bugün bile olağanüstü bir başarı olarak görülmüştür. Bu çalışmanın ardından, çok sevdiği heykeltraşlığa geri döndü ve uzun yaşamı boyunca günümüze kadar uzanan birçok eser verdi.
Onun eserlerindeki devinim, sıradan bir dinlenme duruşunda bile görülür. Onun da, sanat yapıtlarından elde etmek istediği buydu; soğuk mermerden, sıcak hareketleri, yaşamı, sükûneti vermek. Toplumsal yerinin bilincinde olan Michelangelo, kendisini "Heykelci" diye simgeleştirenlere, "Ben Michalengelo Buonarrati’yim ve dükkan ressamı ve heykelci. Papalara hizmet ettiysem de, buna zorunlu bırakıldım" diyerek, alçak gönüllülüğünü ve geçmişte yaptığı bazı işlere sitemkâr tavrını ölene kadar sürdürmüştür.
PS: Ek Olarak Ninja Kaplumbağalar'da Usta, kaplumbağalarına 4 Büyük Ressamın İsmini Vermişti onlardan biri Msn Wink

Michelangelo, 6 Mart 1475'te Arezzo yakınlarında Caprese’de doğmuştur. Daha sonra Floransa'ya taşınmıştır.^^

Benzer Konular

13 Kasım 2012 / Misafir Taslak Konular