Arama

Tarikatlar - Bektaşilik - Tek Mesaj #3

Bia - avatarı
Bia
Ziyaretçi
21 Eylül 2008       Mesaj #3
Bia - avatarı
Ziyaretçi
Bektaşilik

Bektaşilik adını 13. yüzyılın ilk yarısında Anadolu'ya gelip yerleştiği sanılan Hacı Bektaş Veli'den alan bir tarikattır. Kurucusu Hacı Bektaş Veli olmakla birlikte tarikatı biçimlen­diren ve tam anlamıyla bir tarikat niteliği kazanmasını sağlayan Balım Sultan'dır. Ana­dolu toprağında doğan bu tarikat sunduğu yeni yaşama tarzıyla, Türkçe'yi en yalın biçi­miyle kullanan, canlı kalmasını ve yaygınlaş­masını sağlayan halk şairleriyle, dini bağnazca benimseyenleri eleştirerek alaya alan fıkrala­rıyla, değişik ve çarpıcı müziğiyle toplum yaşamında kendine özgü bir yer edinmiştir.


Hacı Bektaş Veli, bugün Nevşehir'e bağlı Hacıbektaş ilçesi olan Sulucakarahöyük kö­yüne yerleşerek orada bir tekke kurdu. Önder­leri ve ileri gelenleri öldürülen Babailer'den bir bölümü kaçarak ya da gizlenerek yaşamla­rını sürdürdüler. Bunlar Baba İshak halifele­rinden Hacı Bektaş'ın çevresinde toplandılar. Hacı Bektaş o yıllarda Kalenderi, Haydari, Edhemi, Cami, Şemsi dervişlerini de kendisi­ne bağlayarak Anadolu'da yeni bir dinsel örgütlenmenin temellerini attı. Düşünceleri önce çevre köylerde, daha sonra Anadolu' nun her yerinde ve daha sonraki yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nin genişlemesiyle Balkan-lar'da, Mısır'da yandaş buldu ve hızla yayıldı. Bir tarikat olarak kuruluşu ve yaygınlık ka­zanması Balım Sultan zamanına rastlar. Bek-taşiler, Balım Sultan'ı Hacı Bektaş Veli'den sonra tarikatın kuruluşuna önderlik eden "ikinci pir" olarak kabul ederler.


Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarından başlayarak Yeniçeri Ocağı ile Bektaşiler ara­sında bir yakınlık olmuştur. Bu nedenle yeni­çerilere "Taife-i Bektaşiyan" (Bektaşi bölü­ğü) ya da "Hacı Bektaş Ocağı" da denirdi. Padişah II. Mahmud 1826'da Yeniçeri Ocağı' nı kaldırırken aradaki yakın ilişkiyi düşüne­rek Bektaşilik'i yasakladı. Birçok Bektaşi babası ya öldürüldü ya da sürgüne yollandı. Baskılara karşın varlığını koruyan Bektaşilik, Padişah Abdülaziz döneminde yeniden ser­best bırakıldı. 1925'te tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla varlığı resmen son bulmuş oldu.


Bektaşilik, Ali'ye ve onun soyundan gelen­lere bağlılığıyla Alevilik'e benzer . Ama, Alevilik doğduğu ortama, Arap kültürüne daha çok bağlıdır. Bektaşilik ise, tümüyle Anadolu'nun gelenek ve görenekle­rine bağlı ve kendine özgü yanları olan bir inanç sistemidir.


Bektaşilik'in inanç sistemi "ayin" adı veri­len dinsel törenlerinde en açık biçimde görü­lür. İki büyük ayin vardır: İkrar ayini ve cem ayini. İkrar ayini, Bektaşilik'e girmek isteyen ve adına "muhib" (dost) ya da "talip" (istekli) denen kimseler için düzenlenen törenlerdir. Bektaşi olan herkes bu törenlerden geçer. Talip, kendisine daha önce Bektaşi olmuş birini "rehber" (yol gösterici) olarak seçer. Rehber, talibin dileğini tekkenin önderi olan "baba"ya bildirir ve talibi önerir. Talip, baba­nın görevlendirdiği "musahip"ten (arkadaş) tarikatın yollarını öğrenir, ilk bilgileri alır. Talip abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra, beyaz bir kefene sarılır. Birçoğu Türk­çe olan çeşitli duaların okunduğu ayinden sonra, tekkeye kabul edilir. İkrar (kabul etme) ayini gizli yapılır. Talip, tekkeye girdik­ten sonra daha büyük sorumluluk alarak dervişliğe, babalığa, ve halifeliğe kadar yük­selebilir.

Cem ayini genellikle kış aylarında baba ön­derliğinde düzenlenir. Olgunluk kazanmayı ve gönül zenginliği edinmeyi sağlayan bu tö­renlerde içkinin, müziğin ve semahın önemli bir yeri vardır ve Bektaşi ayinleri bunlarsız düşünülemez. Cem ayini, uygulanış bakımın­dan Alevilik'teki ayinlere benzer. Bu toplan­tılarda saz eşliğinde deyişler (nefesler) söyle­nir, dem çekilir (içki içilir), insanları birliğe çağıran şiirler okunur, semah denen ve belli kuralları, biçimleri olan törensel nitelikteki oyunlar oynanır. Böylesi toplantılarda coşku içinde kendinden geçmek bir ibadet biçimidir. Ayrıca, Abdal Musa, Geyikli Baba gibi, Bek-taşiler'ce benimsenen ve ermiş olduklarına inanılan önderlere ilişkin efsanelerde, onların yırtıcı hayvanlarla konuşup söyleştiği, bir ara­da yaşayamayacak hayvanları bile bir ara­ya getirdiği anlatılır. İşte bu yönleriyle eski Anadolu inançlarını anımsatan Bektaşilik, değişik inanç sistemleriyle Kuran'ı temel ki­tap sayan İslam inançlarını birleştirmiş ve böylece yeni, kendine özgü bir tarikat ortaya çıkmıştır.

Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.