Alıntı
Ne gariptir ki karşılaşmaları denizde olmadı Kanca soluğunu alabilmek için kayaya tırmanmıştı. Aynı dakikada Peter de öteki yandan kayaya çıktı. Kaya cam gibi kaygan olduğundan emekleyerek tırmanıyorlardı. Birbirlerinden haberleri yoktu. Tutunacak yer ararken birbirlerinin koluna sarıldılar şaşırıp başlarını kaldırdılar ki neredeyse yüzleri birbirine değecek... İşte böyle oldu karşılaşmaları...
Peter içi kıvançla dolup taşarak o güzel dişlerini keyifle gıcırdattı .Yıldırım hızıyla kancanın belindeki bıçağı çekti, tam saplamak üzereyken kendi durduğu yerin korsandan yukarıda olduğunu gördü.Hakça bir döğüş olmazdı ki bu... Peter korsanı çekmek için elini uzattı...
Korsan işte o zaman ona kancayı taktı.
Peteri sersemleten şey canının acısı değil durumun haksızlığı oldu. Kolu kanadı kırılmıştı. Öylece bakmaktan başka bir şey gelmiyordu elinden.
Her çocuk ilk kez haksızlığa uğradığında böyle olur çünkü karşılığında tek beklediği hakça davranıştır. Haksızlık edeni belki sonradan sevebilir sevmesine de kendisi artık hiçbir zaman eskisi gibi olamaz. İlk uğradığı haksızlığın etkisinden hiç kimse kurtulamaz. Peter dışında. Peter çok haksızlığa uğramıştır ama hepsini unutur.
Bu yüzden şimdi de ilk kez haksızlığa uğramış gibiydi ve öylece bakmaktan başka bir şey yapamıyordu. Demir çengel iki kez taradı onu..."