Arama

Maurice Utrillo - Tek Mesaj #2

ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
12 Mayıs 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Maurice UTRILLO (1883-1955)
MsXLabs.org & Temel Britannica
30927utrillomaurice
Paris so­kaklarının ressamı olarak tanınan Maurice Utrillo Montmartre'da doğdu. Önceleri akrobatlık ve modellik yapan, sonradan ressam olarak tanınan Suzanne Valadon'un evlilik dışı çocuğuydu. Utrillo adını, kendisini evlat edinen ve bakımını üstlenen bir İspanyol'dan aldı. 19. yüzyıl sonlarında Paris'in sanatçılarla dolu bohem havasında büyüdü. Yaşamı bo­yunca yalnızca iki tutkusu oldu: Resim ve alkol. İçki içmeye çok genç yaşta başlayan sanatçı, bu yüzden birkaç kez tedavi görmek zorunda kaldı.
Resim yapmaya annesinin ısrarıyla başladı. Sürekli açık havada çalışıyor, yaşadığı yerdeki sokakları, caddeleri, evleri, bahçeleri olağan­üstü bir duyarlılıkla tuvaline aktarıyordu. Derin bir hüzün ve yalnızlık duygusunun çocuksu bir sevinçle kaynaştığı özgün resimler yaptı. Bazı sanat eleştirmenlerince naif res­sam olarak değerlendirildi. Resmini yapacağı konunun cetvelle önce ayrıntılı bir taslağını çizer, sonra boyamaya başlardı. Resimlerini genellikle mukavva ya da ahşap üzerine çizer, kalın boya katmanları uygulayarak renklendirirdi. Yaşadığı dönemde ve sonradan birçok kez taklit edildiyse de, hiçkimse onun yalın ve özgün üslubuna ulaşamadı.
Aynı sokakları ve caddeleri değişik açılar­dan birçok kez resmetti. Montmartre'da Sac­ré-Cœur (Kutsal Yürek) Bazilikası ve Paris'in en eski kilisesi olan Saint Pierre en sık işlediği konular arasındaydı. En verimli döne­mini, sürekli kar manzaraları yaptığı için "beyaz dönem" olarak adlandırılan yıllarda (yaklaşık 1908-14) yaşadı. Bir süre sonra açık havada resim yapmayı bıraktı. Artık atölyesinden çıkmıyor, Paris kartpostallarından re­sim yapıyordu. Müşterileri atölyesine geliyor, yüzlerce resim arasından kendi zevklerine uygun olanını seçiyordu.
Zamanla daha çok tanınmaya, tablolarının fiyatı yükselmeye başladı. Eleştirmenler sık sık ondan söz ediyorlardı. Ne var ki, dağınık ve sorunlarla dolu bir yaşam, aşın alkol ve yetersiz beslenme sonucunda sağlığı giderek bozuldu. İçki ve resim dışında artık hiçbir şeyle ilgilenmediğinden ünlendiğinin farkında bile değildi.
I. Dünya Savaşı'nın ardından, dostlarının yardımıyla La Boetie Sokağı'ndaki bir galeri­de sergi açtı. Çevresinin ısrarıyla zorla gittiği sergisinde çok içkili olduğu için kendi resimle­rini tanımakta bile güçlük çekti. Bir süre sonra Lucie Valore adlı bir kızla evlendi. Karısının ısrarıyla Paris'ten ayrılarak Le Vosinet'ye yerleşti. 1928'de Legion d'honneur nişa­nıyla onurlandırıldı. Ardında olağanüstü gü­zellikte yüzlerce tablo bırakarak 72 yaşında öldü.
Utrillo'nun çok tanınan resimleri Montmagny Bahçesi (1907), Berlioz'un Evi (1910), Montmartre da Müller Sokağı'nda Kahveha­ne (1912), Moulin de la Galene (1922) ve Jeanne d'Arc Caddesi'ndeki Anıt'tır (1934). Sa­natçının ayrıca çok sayıda taşbaskı çalışması da vardır.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!