Arama


ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
9 Ekim 2009       Mesaj #4
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Türkiye'de İç Borçlanma

Türkiye’de İç Borç Yönetimi

İç borçlanma; Devlet garantili, vade sonunda ödenmek üzere, yurt içi kaynaklardan faiz karşılığında ödünç alınan paralar şeklinde tanımlanabilir. Borç yönetimi, borçlanmayı, borcun anapara ve faizinin geri ödenmesini, borç ertelemelerini kapsamaktadır. Borç yönetiminin temel amacı, devletin finansman ihtiyacını karşılamak olmakla birlikte bu amacı tamamlayan, başka amaçlar da vardır: borçlanma maliyetinin asgari düzeye indirilmesi, borç operasyonlarının piyasalar üzerindeki etkilerinin en aza indirilmesi, borçlanma araçlarının çeşitlendirilmesi, likit ve derinliği olan bir ikincil piyasa oluşmasının sağlanması, devletin mali piyasalardan kesintisiz borçlanabilmesini devamlı kılmak amacıyla gereken önlemlerin alınması ve para politikasıyla uyumlu borçlanma yapılması. Borç yönetiminde kullanılacak finansman araçlarının satış yöntemleri, borcun miktarı, vadesi gibi hususlar belirlenirken borçlanmanın ekonomik istikrara katkıda bulunması ve maliyetinin en düşük düzeyde tutulması temel amaç olmalıdır. Ödenekler toplamı ile tahmin edilen gelir arasındaki farkın iç borçlanma ile karşılanacağı gereği bütçe yasasında belirtilmektedir. Türkiye'de iç borç yönetimi Hazine Müsteşarlığınca yürütülmektedir. İç borçlanmanın sınırı cari yıl Bütçe Kanunlarınca belirlenmektedir. Bu borçlanmayı Müsteşarlığın bağlı olduğu Bakan yürütmeye yetkilidir. Hazine Müsteşarlığı, devletin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan borçlanmaların geri ödenmesine kadar geçen sürede gerekli kararları ve önlemleri almakla yükümlüdür. Bu doğrultuda Hazine, borçlanma senetlerinin ihraç miktarları, vadeleri, türleri ve satış tekniklerini belirleyerek, satışına karar vermektedir. Türkiye'de 1986 yılına kadar borçlanma anapara girişi ve ödemeleri bütçede gelir ve gider olarak gösterilirken, 1986 yılı Bütçe Kanunu ile yeni bir düzenlemeye gidilerek, borçlanma anapara girişi ve ödemeleri bütçe dışında ayrı bir borç yönetimi hesabı ile Hazine Müsteşarlığınca izlenmeye başlanılmıştır. Sadece borç faiz ödemeleri bütçe içerisinde yer almıştır. Böylece bütçe giderlerinin bütçe gelirleri ile ne ölçüde karşılanabildiği açıkça gösterilmiştir. Bu uygulamalarda, Hazine'nin mali ajanı olarak Merkez Bankası, ihale, kupon ödemeleri, basım, borçlanma, senetlerin geri ödemeleri ve provizyon hesaplarının tutulması gibi görevleri üstlenmiş bulunmaktadır.

İç Borçlanma Araçları

1. Borçlanma Senetleri
1.1. Hazine Bonoları
Bütçe kanunundaki hükümlere uygun olarak ihraç edilen, üzerinde faiz kuponu bulunan ve vadesi bir yıldan az olup, 3, 6, 9 aylık ve zaman zaman kırık vadeli olarak çıkarılan iç borçlanma senetleridir. Faiz oranları ise iskonto esasına göre ihale anında belirlenmektedir. Hazine bonoları, faiz oranlarının diğer mali araçlara göre yüksek oluşu, riskin olmaması, vergi avantajı, devlet ihalelerinde teminat olarak kullanılması, ikincil piyasasının likit olması nedenleriyle tercih edilmektedir.
1.2. Devlet Tahvili
Uzun vadeli bir borçlanma aracıdır. 3 veya 6 ayda bir ödemeli faiz kuponu olan, ilk ihracında asgari vadesi bir yıl veya daha uzun olan iç borçlanma senedidir. Ülkemizde dövize endeksli tahviller ile TÜFE'ye ve TEFE'ye endeksli tahviller piyasalarda işlem görmektedir. Bütçe kanunu uyarınca KİT'lerin, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının ve Fon İdarelerinin finansman ihtiyacını karşılamak üzere özel tertip devlet tahvilleri de yoğun bir biçimde çıkarılmaktadır. Ayrıca, bankaların ayırmak zorunda oldukları, kanuni yedek akçeler karşılığı olarak hesaben tutulan Kanuni Yedek Akçeler Karşılığı Devlet Tahvili hesabı da kullanılmaktadır.

2. Kısa Vadeli Avans (Merkez Bankasından Borçlanma)
Hazine, mali yıl içinde devlet gelirleri ile giderleri arasındaki zaman farklılığından oluşan geçici finansman sıkıntısını gidermek amacıyla Merkez Bankası’ndan kısa vadeli borçlanma yapmaktadır. Merkez Bankası Kanununun 50. maddesine göre, Banka, her yıl, cari yıl genel bütçe ödenekleri toplamının bir önceki mali yıl genel bütçe ödenekleri toplamını aşan tutarının, belirli bir oranını aşmamak üzere Hazineye kısa vadeli avans hesabı açabilmektedir. 1994 yılında bu Kanunda yapılan değişiklikle avans oranı 1995 yılından başlayarak her yıl azalmış ve 1998 yılında yüzde 3'e indirilmiştir.

3. Konsolide Borçlar
u borçlar, kamu sektörü kuruluşları arasındaki finansman ilişkilerinden ve kur farklarının hesaben iç borçlara dâhil edilmesinden ileri gelen kamudan kamuya düşük faizli bir borçtur. Tahkim Kanunu ile kamu kurum ve kuruluşlarının kaynak yetersizliği nedeniyle ödeyemedikleri borçlar Hazinece üstlenilmektedir. Ülkemizde özellikle 1960, 1984 ve 1992 tarihlerinde önemli tutarlardaki bu borçlar konsolide edilmiştir.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!