Arama

Duyu Organları - Tek Mesaj #2

ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
10 Ekim 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Duyu Organları

Göz (Organum visus)
Göz ışığı algılayabilecek şekilde özelleşmiş fotoreseptörlere sahip bir organdır. Koruyucu yapılar ile algılamada görevli yapılardan oluşur.
Gözün koruyucu yapıları; kaşlar, göz kapakları, kirpikler, gözyaşı bezleri, yağ bezleri göz yuvarlağını göz çukuruna bağlayan kaslardır.
Gözde görmeyi sağlayan yapılar ise reseptörler, mercek ve uyarıları beyne ileten sinirlerdir.
Göz yuvarlağı dıştan içe doğru sert tabaka (gözakı), damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç ana tabakadan yapılmıştır.

I. Sert Tabaka
Göz yuvarlağını en dıştan sarar. Gözün beyaz kısmıdır (gözakı). Sıkı bağ dokudan yapılmıştır. Gözün iç kısmında bulunan daha hassas dokuları korur ve göz yuvarlağına dayanıklılık kazandırır.
Sert tabaka göz yuvarlağının ön tarafında ve ortasında incelerek saydam bir yapı kazanır. Işığı geçiren bu saydam tabakaya kornea denir. Kornea bir mercek gibi görev yapar. Göze gelen ışığı ilk defa burada kırılarak göz bebeğinden merceğe geçer.

II. Damar Tabaka
Sert tabakanın altında yer alır. Gözü besleyen kan damarları bakımından zengindir.Damar
tabakanın iç yüzeyinde melanin pigmenti taşıyan hücrelerin oluşturduğu tabaka bulunur. Bu tabaka fazla ışığı emerek görüntünün bozulmasını önler. Damar tabaka gözün ön kısmında kalınlaşarak merceği tutan askılarla, iris adı verilen renkli kısmı meydana getirir.
İris
Düz kaslarla donatılmış ve renkli madde (pigment) yönünden zengin hücrelerden oluşur. İris taşıdığı renk maddesine göre kahverengi, yeşil ve mavi renklerde olur. Göze renk verir. İrisin ortasında gözbebeği denilen ve göze ışığın girmesini sağlayan küçük bir delik vardır. Gözbebeği iristeki kaslarla büyütülüp küçültülebilir. Işık şiddetine göre diyafram gibi görev yaparak göze giren ışık miktarını ayarlar. Gözbebeği siyah görünür, çünkü gözbebeğinin karanlık olan arka kısmı ışığı geri yansıtmaz. İrisin arkasında göz merceği bulunur.
Göz merceği irisin arkasında yer alır. İki taraflı dış bükey (ince kenarlı) bir mercektir. Mercek cisimden gelen ışınları kırarak ağ tabaka üzerine düşmesini sağlar.
Göz merceği halka şeklindeki mercek bağları ile gözün kirpiksi cismine tutunur. Kirpiksi cismin yapısında bulunan düz kasların kasılıp gevşemesi sonucu merceğin kırıcılığı değişir. Odak uzaklığı ayarlanır. Uzak ve yakındaki cisimler net görülebilir.
Gözün önünde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluğa ön oda mercek ile iris arasında kalan boşluğa arka oda denir. Bu odalar özel bir sıvı ile doludur.
Mercek ile ağ tabaka arasında ise geniş bir boşluk bulunur. Bu odaya karanlık oda denir Burada saydam renksiz parlak bir sıvı doludur. Bu sıvıya camsı cisim denir. Camsı cisim; kan damarlarından yoksun olan kornea ve merceği besler. İç basınç oluşturarak göz yuvarlağının şeklinin sabit kalmasını sağlar.

III. Ağ Tabaka (Retina)
Gözün en iç tabakasıdır. Işığa duyarlı reseptörler (koni ve çomak) ve sinir hücrelerinin bulunduğu tabakadır. Reseptör hücreleri ile sinirler bu tabakaya ağ gibi yayıldığı için bu tabakaya ağ tabaka adı verilmiştir.
  • Çomak reseptörleri: Cismin şeklini algılar, alacakaranlıkta görmeyi sağlar.
  • Koni reseptörleri: Renge karşı duyarlıdır. Renkli ve ayrıntılı görmeyi sağlarlar.
Ağ tabakadaki duyu sinirlerinin aksonları göz yuvarlağının arka tarafında bir noktada birleşerek göz sinirini (optik sinir) meydana getirirler. Optik sinir göz yuvarlağından çıkarak beyne gider. Optik sinirin göz yuvarlağından çıktığı yani reseptörlerin bulunduğu retinayı deldiği bölgede reseptörler olmadığı ve görüntü meydana gelmediği için buraya “kör nokta” denir.
Göz merceğinin asal ekseninin retina ile kesiştiği bölgede görme reseptörleri yoğunlaşmıştır. Ölüm gerçekleştiğinde burası sarı bir noktaya dönüştüğü için buraya “sarı benek” adı verilir. Sarı beneğin yani görmenin yoğun olarak gerçekleştiği bölgenin orta kısmında koni reseptörleri çevresinde ise çomak reseptörleri yerleşmiştir.
Kırmızı bir bilye, gözünüz sabit kalmak koşulu ile, gözümüzün önünde soldan sağa doğru yavaş yavaş hareket ettirildiğinde önce şeklini algılarız. Algılanan şey gri renkli bir bilyedir. Daha sonra cismin orjinal rengi de algılanır. Çünkü kırmızı bilye gözün optik eksenine yaklaşırken görüntü önce sarı beneğin dışında bulunan çomaklar üzerine düşer ve cismin şekli algılanır. Bilye optik eksen hizasına getirilince görüntü sarı beneğin üzerine düştüğünden koniler görev yapar ve cismin rengi algılanır.
Görme olayı aşağıdaki gibi gerçekleşir:
  • Işınlar korneadan kırılarak gözbebeğinden girer.
  • Gözbebeğinden geçen ışınlar göz merceğinde kırılarak camsı cismi geçtikten sonra retina üzerinde ters bir görüntü meydana getirir.
  • Bu şekilde retinaya gelen ışınlar çomak ve koni reseptörlerini uyararak görme sinirlerinde impulsları başlatır.
  • Oluşan impuls beyin kabuğundaki merkeze gelip düz olarak algılanır.
Göz Uyumu
Yakındaki veya uzaktaki bir cisme bakarken göz merceğinde incelme ve kalınlaşma şeklinde bir durum gözlenir. Yakındaki cismin görülebilmesi için merceğin ışığı daha fazla kırması gerekir. Bu durumda mercek kalınlaşır.
Yakındaki bir cisme bakarken:
• Kirpiksi kaslar kasılır.
• Mercek bağları gevşer.
• Mercek kalınlaşır.
• Işık daha çok kırılır.
Uzaktaki bir cisme bakarken:
• Kirpiksi kaslar gevşer.
• Mercek bağları kasılır.
• Mercek incelir.
• Işık daha az kırılır.
Karanlıktaki bir cisme bakarken:
• İristeki kaslar kasılır.
• Gözbebeği genişler.
• Göze daha fazla ışık girmesi sağlanır.
Aydınlık bir cisme bakarken:
• İristeki kaslar gevşer.
• Gözbebeği daralır.
• Göze giren ışık miktarı azalır.
İnsan gözlerinde ağ tabakada kör nokta olmasına rağmen belirli bir noktaya bakan normal bir insanın görme alanı içindeki her şeyi görmesi iki güzün birlikte kullanılması ile olasıdır.
Çomak hücreler görev yaparken A vitamini kullanırlar A vitamininin yeterince alınmaması durumunda çomak hücreler görev yapamaz. Sonuç itibariyle gece körlüğü denilen hastalık oluşur.
Gece hayvanlarının zayıf ışıkta daha iyi görebilmeleri kornealarının büyük olması, göz bebeklerinin büyük olması ve retinada çomak reseptörlerinin çok olması ile sağlanır. Atmaca gibi yırtıcı kuşlarda mercek kasları çizgili kaslardan yapılmıştır. Çizgili kasların çabuk kasılabilmesi bu hayvanlara, göz merceğini büyük bir hızla ayarlayabilme ve avının üzerine atlayabilme yeteneği kazandırmıştır

Göz Kusurları
Göz kusurlarından bazıları doğuştan, bazıları ise sonradan ortaya çıkar.
a) Miyop (yakın görme)
Yakını görür uzağı göremezler. Gözün önden arkaya olar çapı normalden uzun, ya da göz merceği normalden daha şişkindir. Görüntü retinanın önüne düşer. Kalın kenarlı merceklerle düzeltilir.
b) Hipermetrop (uzak görme)
Uzağı gördükleri halde yakını göremezler
Gözün önden arkaya olan çapının normalden kısa ya da göz merceği daha incedir
Görüntü retinanın arkasına düşer.
İnce kenarlı mercekler kullanılarak düzeltilir.
c) Astigmat:
Gözün kornea tabakasının veya mercek yüzeyinin düzensiz kavislenmesinden oluşur.
Cisimden gelen ışık ışınlan farklı şekillerde kırılarak retinaya farklı noktalarda ulaşır.
Cisim bulanık olarak görülür, siündirik merceklerle düzeltilir
d) Presbitlik:
Yaşlılıkta göz merceğinin esnekliğini kaybetmesi sonucu oluşur.
40 cm’ den yakını göremezler.
Göz merceğinde ışık az kırıldığı için görüntü retinanın arkasına düşer.
İnce kenarlı merceklerle düzeltilir.
e) Renk körlüğü
Renk görmeyi sağlayan uç tip koniden bir veya ikisinin genetik bozukluk sonucu görev yapamamasıdır.
d) Göz tansiyonu
Gözde ön ve arka odanın içinde bulunan sıvının salgılanması ve boşaltılması arasındaki denge bozulursa basınç artarak göz tansiyonu oluşur.


Ayrıca bakınız:

Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!