Arama


Live_ki - avatarı
Live_ki
Ziyaretçi
10 Şubat 2010       Mesaj #3
Live_ki - avatarı
Ziyaretçi
MOZAİKLERİN SIRRI

Antakya, Büyük İskender'in generallerinden Babil Satrabı Selevcos tarafından kurulmuştur. Kısa zamanda gelişen Antakya Roma'nın bir eyaleti olarak imparatorluğa katıldı. Eski adıyla Antioch kenti, M.Ö. 42'de Roma ile İskenderiye'den sonra dünyanın üçüncü büyük kenti oldu. Tamamen surlar içine alınan kent, idari bir merkezden ziyade bölgenin ilim, din ve ticari merkezi haline geldi.

Ünlülerin kaldığı Dafne (Harbiye) Diana mabedi ve tabii güzelliğiyle ün yapmış, tüm güzellikleri yanında devrin en güzel mimari özelliklerini veren saray ve özel malikanelerle süslenmiştir. Dünyanın dört bir yanından gelen zengin kişiler en güzel günlerini burada geçirirlerdi. İşte bu dönemde yapılan binaların tabanlarını mozaik ile süsleme bir adet haline geldi. m4Böylece dünyanın en ünlü sanatkarları burada toplandı ve birbirinden güzel şaheserler verdi. O devirlerde olduğu gibi Hatay mozaikleri dünyada haklı bir üne kavuşmuştur.

Bir yandan şehir birbirinden güzel sanat eserleriyle süslenirken, diğer yandan kozmopolit halk gelerek dini ayrım ve siyasi ayrımlar yüzünden çeşitli kanlı olaylara sahne oluyordu. Bunların yanında 2 büyük yangın ve altı deprem şehri sekiz defa büyük felaketlere sürükledi. Bu arada çıkan veba hastalığı halkın büyük bir kısmının ölümüne neden oldu. Bu devirde Hatay'da 750 bin kişinin yaşadığı söylenmektedir. 71 yılındaki yangında şehirdeki kütüphane, dini yapılar ve birçok ev tamamen yandı. İmparator Trajan şehri yeninden imar etti. Halen onun ismiyle anılan Harbiye Antakya arası su yolu onun zamanında yapılmıştır.