FERÂSET, “SEZGİ”NİN ÖTESİNDEDİ
Ancak, akıl belli bir kemâle gelmişse, beş duyuya dayalı örnekleri alıp kendi bünyesinde değerlendirir ve buna dayalı bazı çalışmalar yapabilir... Bu arada altıncı, yedinci, sekizinci duyular durumunda olan sezgi veya sezginin ötesinde olan ferâset, veya ilham yolları ile gelen çeşitli bilgileri de bir potada eritip değerlendirir ve bunun çok üst neticelerini yaşar!..işte o zaman "akl-ı kül"e yaklaşmağa başlar.
HZ. RASÛL ALEYHİSSELÂM’IN FERÂSETİNİN ÇOK BÜYÜK
ÖLÇÜDE AÇILMASINA VESİLE OLAN
“İSİMLERİN MÂNÂLARI İSTİKAMETİNDE FETİHLER
Hazreti Rasûl aleyhisselâm, Cebrail'in "SIKMA"sına mâruz kaldığı zaman, daha önce de izah ettiğimiz yönüyle, "ALLAH"ın bazı "isimlerinin mânâları" istikametinde son derece önemli "FETİH"lere kavuştu.!.
Bu "isimlerin mânâlarının" kendisinde daha büyük kapasiteyle ortaya çıkması, O'nun basiretinin, ferâsetinin, nüfûziyetinin (yani yöneldiği varlığın bâtınına nüfuz ederek onun yapısını, özelliklerini, varoluş gaye ve hikmetini sezme hassası) çok büyük ölçüde gelişmesine vesile oldu...
Bu bir anda, şıp diye ortaya çıkan, veya çıkacak olan bir olay değildi