Durak ve Secavendler
MsXLabs.org & İslam Ansiklopedisi
Kur'an'a nokta ve harake konmasından sonra âyetleri birbirinden ayırmak için aralarına duraklar konmuştur. Bu duraklar önce basit bir daire şeklinde konmuş sonra hem durak hem süs görevi yapacak şekilde geliştirilmiş ve bugünkü halini almıştır. Bugün çoğu mushaflarda bu duraklar içine âyet numaraları da konmuştur. Daha sonra bunlara ilave olarak koyucusunun adından ötürü Secavend denen işaretler konmuştur. Bunlar da anlam göz önüne alınarak âyetlerin gerekli yerlerine veya âyet sonlarına konmuş normalden daha küçük harflerdir. Bunların başlıcaları "Mim", "Tı", "Cim", "Ze", "Lâmelif" ve "Ayn" harfleridir.
- "Mim" bulunan yerde mutlaka durmak gerekir. Geçilirse, anlam bozulur.
- "Tı" bulunan yerde de durulmalıdır, geçmek doğru değildir.
- "Cim" durmak geçmeye tercih edilmelidir, anlamına gelir.
- "Ze" durmak mümkün olmakla beraber geçmeyi tercih etmelidir.
- "Lâmelif" durmamak gerektiğini, durulursa anlamın bozulacağını ifade eder. Nefes yetişmeyip durulduğu takdirde geriden almak gerekir. Yalnız bu harf âyet sonunda ise, durulduğu zaman geriden alınmaz.
- "Ayn" bir kanunun veya kıssanın bitip yenisinin başladığını bildirir.
Bütün bu işaretler Kur'an ilimleri konusunda büyük âlim Gazneli Ebu'l Fadl Muhammed b. Tayfur Secavendî (öl. 1164) tarafından konduğu için Secavend işaretleri denmiştir.
Sûrelerin adını, Mekke'de mi, Medine'de mi nazil olduklarını, kaç âyet ihtiva ettiklerini belirten sûre başlıkları ile; cüz (Kur'an'ın 20 sayfalık her bölümü) ve hizip (Kur'an'ın beş sayfalık her bölümü) işaretleri de sonradan konmuştur. Bunlar hem estetik (görünüş güzelliği verecek) hem de okumada ve ezberlemede kolaylık sağlayacak biçimde konmuştur.