Arama

Anlayana - Tek Mesaj #304

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #304
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
.......Bir şarkının ezgisinde buldum seni tekrar.

Buğulu bakışlarını astım gözlerime üşütmeden gizlice. Bir yıkım gibi , bir ihtilal gibi düştün içime yine. Sakladım en güzel sözlerimi bakışlarından korkarak. Seni gizlice sevmekti aşkı anlamlı kılan çünkü. Sana dokunmadan sevebilmek seni ve duymadan konusabilmekti seninle yaşayabildiğim.

Kesitlerle doldurduğum zihnimde acının yükünü kaldıramayacağımı düşünürken, "selpak istermisin abla" diyen bir çift elde gördüm seni tekrar.

Selpak satan çocuğun soğuktan titreyen bedenini şalımla ısıtmaya çalışırken, bunu neden yaptığımı anlamayan o sorularla dolu bakışlarda yakaladım seni. Biz seninle onların yakınlarında tanışmıştık çünkü. hayatlarımız çok uzak değildi aslında onlara ve bu yüzden bir çoklarından daha fazla, "kader"lerine üzülürdük onların. sonra hep hayata borçlu bulduk kendimizi. susmakla ödüllendirecek kadar lüksümüz yoktu kendimizi.

Biz birtek içimizde büyüttüğümüz o cesaretsiz aşka karşı susabilirdik, bir tek onunla yüzleşmek zor gelirdi bize. bu yüzden ne yaşadıysak , başkalarının acılarına yakın tutuyorduk onları.

Ortak zamanlarımızı "basit yaşam"ın dışında yaşıyorduk düzene inat. azalıyordu sorumluluklarımız, acılarımız hafifliyordu. Bu yüzden normal yaşantımızda hep olanlara, yani selpakçı,boyacı o küçük emekçi çocuklara, haksızlığa uğrayanlara, ezilenlere yaklaştırıyorduk kendimizi.

Bakışlarımız karşılaşlamasın diye yitirdiğimiz kardeşlerimizin ölmüş ama hala sımsıcak kalan bakışlarına dikiyorduk gözlerimizi. biz en çok, bunca acının içinde bencillik ederek aşkı sıradanlığa dökeriz diye korkuyorduk.

Ben gerçeklerin farkına varmadan yada onları görmemezlikten geldiğim geçmiş yıllarıma kızıp, kırarken kendimi, sen yeni bir hikaye yaratıyordun ömrüme..yeni bir direniş.. acılarımı ancak başkalarının acıları azaltabiliyordu, görmüştüm...

Dünyayı anlamaya başladıkça borçlandık, borçlandıkça birşeyler yapmaya çabaladık seninle. sonra abileri, ablaları olduk o kimsesiz yetimlerin.

Biz seninle acımasız, sermayenin hüküm sürdüğü dünyada karşılaşmış olmamızdan yaşayamadık içimizde biriken sevgileri. eksikliğimiz bundandı, bundandı sevdalara hep geç kaldığımızın sanılmaları.. biz eksik dilimizi yinede, yaralarından öperek sevdik.

Herşeyin bir bedeli vardı, yaşamın bedeli bile ölümle bütünleşiyorken, aşağılamadan benliklerimizi nasıl bedel ödemeden yaşayabilirdik. biz sıradanlaşmamak adına sevgililerimizi bedel sunduk ona...