Arama

Anlayana - Sayfa 31

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 632.942 Cevap: 3.995
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #301
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Gözlerime bak... Bak gözlerime sen beni anlarsın. Sen göz bebeğimde saklı olansın. Düşerken binbir yaşlar, asla düşmeden ordan' Gözümün bebeğinde en mahrem kalansın. Gözlerime bak, kalbimi gör... Senin gözlerin olmadan benim gözlerim sanki kör. Senin bakışların beni yakan kor. Ayrılığın sinemde bir kor. Yalnızlık beni dermansız kor. Gözlerime bak, tut elimi gözünle. Beni her çağırmanda gelmedin mi seninle?.. Kaç gece sayıkladım ismini kalp dilimle. Senin gözlerin olmadan benimkiler sanki kör. Senin bakışların beni yakan kor. Duyuyor musun bizim şarkımız çalıyor fonda. Alıyor beni meltem yumuşaklığında. Alıyor götürüyor. Diller seni söylüyor, güller seni söylüyor. Ayrılığın sinemde kor, Yalnızlığın beni dermansız kor. Ben artık orda yokum. Bir uğra şimdi gezdiğimiz yerlere,uğra da beni bir sor....
Sponsorlu Bağlantılar
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #302
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
vakit tamamdır
vakit artık sensiz bu şehirden gitme vaktidir..
Sponsorlu Bağlantılar
sensizlikten sana gelme vaktidir...
vakit tamam ..
gözlerimde sen aşkımda sen...

ölümün gözlerine bakıyorum orada da sen..
ölüm senden gelen bir mektup...
senden gelen herşey güzel..
sen güzelsin...
sana yollanan mektuplarıma gelen red cevabı bile güzel
çünkü çünkü cevap senden geliyor..

arayışım sensin..
aradığım sen..
her yerde her bakışta...
ama hiç bir bakış sen değil..
ölümün bakışları bile sen değil..

arayışım sensin aradığım sen....

ve yolumun sonundaki durak sensin..
vakitimin sonu sensin..

herşeyim sensin......


Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #303
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
...asla anlayamazsın benim dünyamı ve beni SEN. Ben, senin hayallerinin çok ötesinde farklıyım SEN'den. Benim gecelerimde ay, gündüzlerimde güneş yoktur. Loş sokaklar arasında yaşar, sahil kenarlarında NEFES alırım. Ne mavi gök vardır üstümde, ne koca koca dağlar. Asla anlayamazsın beni SEN. Benim duygu yoğunluğum boğar beni sevmek isteyeni. Ve bu nedenle hep kaçarım, sevemem. Beni gördüğün gibi sanma hiçbir zaman. Ben "MASKE ÜSTÜNE MASKE" takarım da öyle çıkarım sokaklara. Yoksa yanarım gerçek yüzümle karanlıklarda bile. Ben kaçarım, ben gizlenir ve susarım sana karşı. Asla anlayamazsın beni ve dünyamı SEN!!
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #304
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
.......Bir şarkının ezgisinde buldum seni tekrar.

Buğulu bakışlarını astım gözlerime üşütmeden gizlice. Bir yıkım gibi , bir ihtilal gibi düştün içime yine. Sakladım en güzel sözlerimi bakışlarından korkarak. Seni gizlice sevmekti aşkı anlamlı kılan çünkü. Sana dokunmadan sevebilmek seni ve duymadan konusabilmekti seninle yaşayabildiğim.

Kesitlerle doldurduğum zihnimde acının yükünü kaldıramayacağımı düşünürken, "selpak istermisin abla" diyen bir çift elde gördüm seni tekrar.

Selpak satan çocuğun soğuktan titreyen bedenini şalımla ısıtmaya çalışırken, bunu neden yaptığımı anlamayan o sorularla dolu bakışlarda yakaladım seni. Biz seninle onların yakınlarında tanışmıştık çünkü. hayatlarımız çok uzak değildi aslında onlara ve bu yüzden bir çoklarından daha fazla, "kader"lerine üzülürdük onların. sonra hep hayata borçlu bulduk kendimizi. susmakla ödüllendirecek kadar lüksümüz yoktu kendimizi.

Biz birtek içimizde büyüttüğümüz o cesaretsiz aşka karşı susabilirdik, bir tek onunla yüzleşmek zor gelirdi bize. bu yüzden ne yaşadıysak , başkalarının acılarına yakın tutuyorduk onları.

Ortak zamanlarımızı "basit yaşam"ın dışında yaşıyorduk düzene inat. azalıyordu sorumluluklarımız, acılarımız hafifliyordu. Bu yüzden normal yaşantımızda hep olanlara, yani selpakçı,boyacı o küçük emekçi çocuklara, haksızlığa uğrayanlara, ezilenlere yaklaştırıyorduk kendimizi.

Bakışlarımız karşılaşlamasın diye yitirdiğimiz kardeşlerimizin ölmüş ama hala sımsıcak kalan bakışlarına dikiyorduk gözlerimizi. biz en çok, bunca acının içinde bencillik ederek aşkı sıradanlığa dökeriz diye korkuyorduk.

Ben gerçeklerin farkına varmadan yada onları görmemezlikten geldiğim geçmiş yıllarıma kızıp, kırarken kendimi, sen yeni bir hikaye yaratıyordun ömrüme..yeni bir direniş.. acılarımı ancak başkalarının acıları azaltabiliyordu, görmüştüm...

Dünyayı anlamaya başladıkça borçlandık, borçlandıkça birşeyler yapmaya çabaladık seninle. sonra abileri, ablaları olduk o kimsesiz yetimlerin.

Biz seninle acımasız, sermayenin hüküm sürdüğü dünyada karşılaşmış olmamızdan yaşayamadık içimizde biriken sevgileri. eksikliğimiz bundandı, bundandı sevdalara hep geç kaldığımızın sanılmaları.. biz eksik dilimizi yinede, yaralarından öperek sevdik.

Herşeyin bir bedeli vardı, yaşamın bedeli bile ölümle bütünleşiyorken, aşağılamadan benliklerimizi nasıl bedel ödemeden yaşayabilirdik. biz sıradanlaşmamak adına sevgililerimizi bedel sunduk ona...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #305
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sen dönüşü belli olmayan yolcu,ben yolunu bekleyen hancı bu şehirde.İçimin eksilmeyen yıkıklığı,hasretine eklediğin sessizliğin.Sensizlik senli umutlarımı çaldı çoktan.Zamansız istetti ölümü ruhumun devrikliği.

İçime döşediğin mayınlar,patladı damarlarımda,aşkımın şehitliğinde yatıyor ruhum.Kaçıncı ölmem bu,kaçıncı yitikliğin?
Güneşin kavrukluğu yeter mi gözümün yaşını kurutmaya?Sabaha varmayacak sandığım dipsiz gecelerden biri daha başlıyor.Başbaşayız yine hayalinle,tükenişlerimin vadesinin dolduğunu anlatıyorum ona konuşmuyor benimle,öyle duruyor karşımda dokundurmuyor kendine sen kokmuyor.Hayalin;mayası gözyaşlarım,özleminle yoğurduğum soyutluk boşluğumda.

Yarım kalmışlığımın hazmındayım. Beynimin ihtilalinin devrik lideri, bitmiyor bendeki iktidarın. Derin darbelerin izi saklı, tekerrür arsızı hafızada. Unutturmuyor seni. Kayalıklardan atasım geliyor kalbimi. Sana yanıklığı söndüremediğim, bedenimin ağır yükü kalbim.

Dönülmez yerde misin? Kahrolası bir sabah daha oluyor bak. Ve ben bugün de ölmedim. İstemiyor bu beden bu kalbi. Sensizliğe kalmadı direncim.

Önce gözlerin terk etti beni. Uzaklara çevirdi yönünü. Ömrümü hüzne saldı giderken. Mazoşistliğim düşüncemdeki evrimini tamamladı gidişinle. Ahlarım sığmıyor artık göz yaşıma. Sevda değil kıyamet sanki. Kim öğretti bana böyle yanmayı? Ne zoru var ki yazgımın benle? Ya seni versin ya beni alsın. İlk celsede müebbet beklemeye mahkum etti kaderim. Bütün umudumu belki de hiç çıkmayacak af haberine bağladı.

Seni yazmadı bana, taptığım. İsyanım engelle karışma. Bekliyorum işte serde yıllanmış hasretinle. Bekliyorum yolunun buraya düşmesini, gelişinle kapanmasını tüm gidiş yollarının.

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #306
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Zamanda esir olmak
92e7cd4158d1cd951df8a6fc54d1bae0
Bazen kendi gölgene basar;
Sendelersin ıssız sokaklarda.
Bir karayel eser, üşütür,
Yalnızlığını yüzüne vurur
Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında,
Umrunda mı zamanın senin küskünlüğün...
Bazen, Nev
Yaşarken zamanın esiri oluyor insan. Büyük acılar karşısında "en iyi ilaç" olarak ona bırakıyoruz herşeyi. . Belirsizlikler ya da kararsızlıklar karşısında "zaman gösterir" diyerek yine ona atıyoruz topu. Onun bizim içine en iyi kararı vermesini bekliyoruz. Son anlara bıraktığımız işlerde biraz daha yavaş işlemesi için çok uğraşsak da nafile. Zaman yine aynı zaman. Olmadık anlarda hayatla bir olup sıkıyor bizleri. Boğuyor havası en ferah ortamlarda. Beklerken geçmek bilmiyor, en güzel anları çok görüp su gibi akıp geçiyor. Zaman ilerledikçe hayata tutunmakta orlanıyoruz. Daha fazla telaş giriyor hayatımıza 'zaman'la. Halden takatten düşüyoruz onunla birlikte. Bedenimiz zayıf düşüyor. Vakit geldi diyip gidiyoruz.
Bu aralar kafam çok karışık. Hayatım da bir o kadar karışık. Tabiri caizse "kafa bir milyon". Hayatımla ilgili bir kararı verirken aslında çok daha fazla koonuyla ilgili karar verdiğimi gördüm. Yanlış bir karar vermek istemiyorum bu yüzden. Sadece iş ile ilgili konuda bile hangi şirket, hangi pozisyon sorularını bir tarafa bıraktım hangi şehirde ya da ülkede çalışacağım sorusu bile hayatımı baştan sona etkiliyor. Zamana bıraksam mı ki yine herşeyi, teslim mi olsam?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Ekim 2006       Mesaj #307
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sensiz Olmak

Nerde o denizim benim, lekesiz gökyüzüm?
Hani o içtikçe susuzluğumu arttıran çeşme?
Kim götürdü bakışlarımı, ne oldu gözlerime?
Hani benim ellerim, ayaklarım, saçlarım, yüzüm?

Bu ben değilim besbelli, bu bir başkası!
Gözlerim yabancı bakıyor gözlerime aynadan
O kim? böyle durup durup beni aldatan?
Besbelli bir oyuna gelmişim açıkçası

Birini sevmişim besbelli, beni koyup gitmiş,
Ondan şimdi aradığım hep o, hep ben!
O ikisi kırmış beni, yıkmış, incitmiş

Şimdi bilmediğim bir şarkıi her yerde söylenen;
Sevinçten, mutluluktan, sevgiden uzak.
Ne acı! senin olmak, sende olmak, sensiz olmak
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Ekim 2006       Mesaj #308
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Gitme yüreğimden sevgili
Silemem izlerini
Zamansız yarınlarda solurum dertlerini
Gitme yüreğimden sevgili
Ezilirim hasretinle
Ulaşamam engin mavilere
Gitme yüreğimden sevgili
Kalırım karanlığa
Erişmez gecelerim tozpembe sabahlara
Parmak uçlarımda bile
Dolaşırken deli sevdan
Saçlarımın karasına
Gizlenmişken gönül yaram
Gitme yüreğimden sevgili
Düşürme gözümden sevmeleri
Yorma zamansız yeşeren kırılgan güvenimi
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Ekim 2006       Mesaj #309
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sarsın beni hasretin. Seni düşünmekten eskisin düşünce dönemlerim. Gözlerimde hayallerin uçuşsun gündüz gündüz. Her baktığım resimde seni göreyim. Sen sanayım bahçe çiçeklerini, aldanayım. Yürürken adımların hep sana doğru olsun. Farkında olmadan senin geçtiğin köşe başlarında bekleyeyim. İzine başka iz karışmasın. Benden başka kimse adım atmasın senin izlerinin üstüne. Yılları takvim yapraklarına hapsedeyim seni beklerken. Düşüneyim günün saniyelerinde seni, yorulayım. Bırakmak ne demek öğrenemeyim. Sürekli şikayet edeyim senin olmadığın mahallelerden. Sorup soruşturayım kaybettiğim adresini. Bulmak olmasa da aramak olsun amacım. Yaşadığım kent bana dar gelsin sen yokken. Sen varken, kır evinde şato hayatı tasarlıyayım. Vazgeçeyim telefon kartlarımı kırmaktan. Üstüne posta güvercinleri salayım haber için.
Sarsın beni hasretin,
benim sende biletim.
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
14 Ekim 2006       Mesaj #310
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Anlayamadım

Aczim ile geldim kapina
bir tebessüm bulurum ümidiyle.
Suçlu halimle geldim yanina,
belki ellerimden tutarsin diye

Siyah gözlerin hâlâ bir mûamma,
sirrini çözerim korkusunda
Sana olmasaydim böyle âmâ,
elbet atardim pabucunu dama.

Anlayamadim yalnizligi,
seninle yasamada oldugu gibi.
Kavrayamadim bahtsizligi,
ve bende ki sanssizligi