Arama

Mısır ve Mısır Tarihi - Tek Mesaj #1

virtuecat - avatarı
virtuecat
Ziyaretçi
27 Ekim 2006       Mesaj #1
virtuecat - avatarı
Ziyaretçi

Mısır

Ad:  6.JPG
Gösterim: 940
Boyut:  14.1 KB

resmi adı MİSİR ARAP CUMHURİYETİ, Arapça CUMHURÎYE MİSRܒL-ARABİYE, Afrika’nın kuzeydoğu ucunda kıyı ülkesi.

Kabaca bir dikdörtgeni andıran 997.739 km2’lik bir alanı kaplar. Kuzeyden güneye yaklaşık 1.055 km boyunca uzanır; doğu-batı doğrultusunda en geniş kesimini oluşturan güney sınırında genişliği 1.250 km’ye ulaşır. Doğuda İsrail, Akabe Körfezi ve Kızıldeniz, güneyde Sudan, batıda Libya, kuzeyde de Akdeniz’le çevrilidir. Kıyılarının toplam uzunluğu 2.555 km’yi bulur. Yakındoğu’ nun en eski ve en büyük uygarlıklarından birinin beşiği olan ve ilkçağlardan başlayarak Nil Vadisine dayalı ekonomik, toplumsal ve kültürel bir bütünlük ve süreklilik gösteren Mısır, üç kıtayı birbirine bağlayan yollar üzerindeki stratejik konumuyla tarih boyunca büyük önem taşımıştır. Süveyş Kanalı’nm açılmasıyla daha da artan bu önemi pekiştiren bir etken de Arap milliyetçiliğinin yükseldiği 20. yüzyılda Arap dünyasında oynadığı kilit roldür. Başkenti Kahire, 1992 tahmini nüfusu 55.979.000’dir.

DOĞAL YAPI


YÜZEY ŞEKİLLERİ


Mısır topografyasının egemen öğesini oluşturan Nil Irmağı, kuzeye doğru boydan boya geçtiği ülkeyi büyüklük bakımından birbirinden farklı, son derece kıraç iki bölgeye ayırır. Daha geniş bir alanı kaplayan ve Libya sınırına kadar uzanan Batı Çölü (es-Sahraü’l-Garbiye) alçak bir plato görünümündedir. Mevsimlik akarsu yataklarının bile bulunmadığı bu bölge aşın kuraklığıyla ayırt edilir. Kireçtaşı ve kumtaşı oluşumlu Doğu Çölü (es-Sahraü’ş-Şarkiye) ise güneydoğuda engebeli dağlarla kuşatılmış ve vadilerle parçalanmış bir yapı gösterir. Bölgenin kuzeydoğusundaki Sina Yarımadası da benzer özellikler taşır.

Mısır genellikle sanıldığı gibi bütünüyle düz değildir. Dağlık alanlar Batı Çölünün güneybatı ucunu, Kızıldeniz boyunca uzanan kıyı şeridini ve Sina’nın güneyini engebelendirir. Güneybatıdaki yükseltiler Mısır toprakları dışındaki Uveyna dağ kütlesinin bir parçasıdır. İtbay olarak bilinen, Kızıldeniz’e koşut dağlık alanda başta Şaibü’l-Bena Dağı (2.187 m) olmak üzere bir dizi doruk yükselir. Sina’nın güneyindeki dağların testere ağzını andıran sırtları çeşitli yerlerde 2.400 m’yi aşar. Ülkenin en yüksek noktası Katrina Dağı (2.642 m) buradadır.
Denize bakan kıyılar Nil Deltası dışında çöllük alanlar ya da dağlarla kuşatılmıştır. Dar kıyı ovası yalnızca birkaç yerde 50 km kadar içeriye sokulur.

AKARSULAR VE TOPRAK DOKUSU


Mısır toprakları içinde önemli bir kol almayan Nil Irmağı, genellikle 8-16 km genişliğinde, düz tabanlı ve dik uçurumlarla çevrili bir vadide akar. Kahire’yi geçtikten sonra bir yelpaze biçiminde açılarak yaklaşık 160 km uzunluğunda ve 240 km genişliğinde büyük bir delta oluşturur. Geçmişte delta alanında yedi kola ayrılmasına karşın, günümüzde sularının büyük bölümünü Dimyat (doğu) ve Reşid (batı) kollan aracılığıyla Akdeniz’e boşaltır. Yaygın kanal sistemi genelde düz olan delta alanını bir ağ gibi sarar.
Ad:  11.jpg
Gösterim: 872
Boyut:  36.1 KB

Nil dışında yıl boyunca akan yüzey sulan Sina’nın güneyindeki dağlardan doğan az sayıda akarsuyla sınırlıdır. Yağış mevsiminde Süveyş ve Akabe körfezleriyle Kızıldeniz’e bazı sel akıntılan dökülür. Akarsulardan yoksun çöl alanlarında yeraltı su kaynaklarından yararlanılır.
Mısır’ın çöl alanları genellikle güneyde kumtaşı, orta ve kuzeyde ise kireçtaşı katmanlarıyla kaplıdır. Dağlık alanlarda yaşlı-korkayaçlara ve başkalaşım kayaklarına rastlanır. Nil’in taşıdığı millerle oluşmuş verimli tortul katmanlann kalınlığı deltanın kuzeyinde 10 m’ye yaklaşır. Yüksek kil içeriği bu toprakların işlenmesini bir ölçüde güçleştirir. Sodyum karbonat yoğunlaşması da bazen verimsiz alkali toprakların oluşmasına yol açar.

İKLİM


Mısır, Kuzey Afrika çöl iklimi kuşağı içinde yer alır. Bu nedenle iklim koşullan yıl boyunca süren güneşli hava, mevsimlik ve günlük sıcaklık farklılaşması ve düşük yağış miktarıyla belirlenir. Çöl alanlarında mart-haziran arasında esen hamsin adlı rüzgâr yoğun kum fırtınalarına yol açar. Hamsin fırtınalarını görece serin bir hava izler.

Yıl içinde iki temel mevsim görülür. Ilık ve yumuşak kışlar kasımdan marta, sıcak yazlar ise mayıstan eylüle değin sürer. Ocak ayı ortalama sıcaklığı İskenderiye’de 9°C-18°C, Assuan’da 9°C-23°C arasında değişir. Temmuz gündüz sıcaklığı Kahire’de 33°C’ye, Assuan’da 41°C’ye ulaşır. Nemlilik oranı kuzeyden güneye doğru belirgin biçimde azalır. Genellikle kışın düşen yağışlar ülke düzeyinde büyük farklılıklar gösterir. İskenderiye’de 175 mm’yi bulan yıllık yağış miktarı, Kahire’de 25 mm’ye, Assuan’da 2,5 mm’ye kadar iner. Kızıldeniz kıyı ovası hemen hiç yağış almaz. Sina’nın kuzeyinde yıllık yağış miktan 125 mm dolayındadır.

BİTKİ ÖRTÜSÜ VE HAYVAN VARLIĞI


Yetersiz yağışa karşın, Mısır’ın oldukça zengin ve değişken bir bitki örtüsü vardır. Doğu Çölünün yağış alan kesimlerinde ılgın, akasya, marh (ince dallı ve yapraksız bir ağaç), çeşitli dikenli çalılar, küçük etli bitkiler ve kokulu otlar yetişir. Nil ile sulama kanalları bölgesinde yetişen su bitkileri arasında nilüfer, bambu, alfa ve çeşitli sazlar sayılabilir. Papirüse ise günümüzde yalnızca botanik bahçelerinde rastlanır. Nil Vadisi ve Nil Deltasının yanı sıra vahalarda da çeşitli palmiye türleri bulunur. Ülkenin tek yerel iğneyapraklı ağaç türü Fenike ardıcıdır. 19. yüzyılda dışandan getirilen Casuarina (demirağacı) en önemli kereste kaynağıdır. Ülke koşullarına uyum sağlayan öteki yabancı ağaç türleri jakaranda, poinciana ve lebbek'tir.

Mısır’ın eski zengin hayvan varlığı büyük ölçüde azalmıştır. Geçmişte yaygın olan timsahlara günümüzde yalnızca Assuan Yüksek Barajı’nın güneyinde rastlanır. En büyük yabanıl hayvan Batı Çölünün güney kesiminde yaşayan dağ koyunudur. Öteki çöl hayvanlarının başında ceylan, çöl tilkisi, dağ keçisi, Mısır tavşanı ve araptavşanı gelir. Başlıca etçil memeli türleri yabanıl kedi ve kuyruksüren; yılan türleri ise engerek, Mısır kobrası ve benekli yılanı kapsar. Mısır’da değişik türlerden çok sayıda yerli ve göçmen kuş yaşar. En yaygın yerli kuşlar leş kargası ve kara çaylaktır. Yırtıcı kuşlar arasında doğan, kerkenez, kara kuş ve kaya kartalı sayılabilir. Nil Irmağında başta nillevreği olmak üzere birçok balık türü bulunur. Delta bölgesindeki göllerde ise kefali andıran bir çeşit tatlı su balığı yaşar.

YERLEŞME DOKUSU


Mısır fiziksel ve kültürel bakımdan altı yerleşim bölgesine ayrılır. Tarihte Aşağı Mısır olarak bilinen Nil Deltası, Kahire’den başlayarak İskenderiye ile Port Said arasındaki kıyı şeridine kadar uzanır. Bölgenin verimli toprakları ve yaygın sulama kanalları yılda 2-3 kez ürün alınmasına olanak verir. Nüfusun yaklaşık yansını fellah denen küçük köylüler oluşturur. Nil Deltasını öteki bölgelerden ayırt eden önemli bir özellik, dış dünyaya daha açık olmasıdır. Tarihte Yukan Mısır olarak bilinen Nil Vadisi, Kahire ile Assuan arasında ırmağı izleyen dar yerleşim kuşağını içine alır. Assuan Yüksek Barajı’nm inşa edilmesiyle yıl boyunca sulama olanağına kavuşan bu bölgenin ekonomisi de tanma dayanır. Bölge halkına Saidiler denir. Assuan kentinden Sudan sınırına kadar uzanan Nübye Vadisinin büyük bölümü günümüzde yapay Nâsır Gölüyle kaplıdır. Gölün çevresinde gerçekleştirilen yeni yerleşim projeleri bölgeye belirli bir canlılık getirmiştir.

Ülke topraklarının yaklaşık dörtte birini kapsayan Doğu Çölünde yerleşik nüfusun büyük çoğunluğu kıyıdaki köy ve kasabalarda toplanmıştır. Bölgenin iç kesimi yalnızca göçebe hayvancılıkla uğraşan toplulukların yaşamasına elverişlidir. Ülke topraklarının üçte ikisini oluşturan Batı Çölünde yerleşim alanları dağınık vahalar ve kuzey kıyı şeridiyle sınırlıdır. Bölgenin tek kentsel merkezi bir Akdeniz sayfiyesi olan Mersa Matruh’tur. Sina Yarımadasında yerleşik nüfusun toplandığı başlıca yerler arasında Ariş Irmağının çevresi, kuzey kıyı şeridi ve Süveyş Kanalı’nın doğu yakası sayılabilir.
Ad:  13.JPG
Gösterim: 842
Boyut:  59.1 KB

Nil Deltası, Nil Vadisi ve Nübye Vadisi bölgelerinde kırsal yerleşme dokusu genelde büyük benzerlikler gösterir. Ekili alanlarla çevrili köylerin çoğu su kanallarının kenarlarında kuruludur. Deltada kerpiçten, daha güneyde taştan yapılan düz çatılı evler bitişik sıralar oluşturur. Yüksek nüfus yoğunluğu nedeniyle hemen her yerde yerleşmelere rastlanır. Vahalardaki küçük ve toplu köylerde evler genellikle birkaç katlıdır.
Kasabaların önemli bir bölümü hâlâ tarıma dayalı kırsal bir görünüm taşır. Büyük kentlerin çoğunda da dış mahalleler kırsal yerleşmelerle birleşir. Yapılaşmada iki katlı evler ve 4-6 katlı apartman blokları ağır basar. Kahire, İskenderiye ve Assuan kentleri modern görünümleri ve Batı tarzı mimarileriyle öteki kentlerden ayırt edilirler.

NÜFUS


ETNİK VE DİNSEL YAPI


Mısır halkının büyük çoğunluğu Hami ve Sami halklarının karışımına dayanan oldukça homojen bir etnik grup oluşturur. Tarih boyunca çeşitli istilalara uğrayan Nil Deltasında bu bileşim belirli yabancı öğeler de taşır. Nil Vadisinde oturan Saidiler eski göçebe topluluklarla karışmanın ürünü olan farklı bazı fiziksel özellikler gösterirler. Daha güneydeki Nübyeliler bir ölçüde Arap kökeni taşımakla birlikte belirgin özelliklerle ayırt edilen yerli kimliklerini korumuşlardır. Sina’da ve Doğu Çölünün kuzeyinde oturanlar genellikle yakın dönemde göç etmiş Araplardan oluşur. Doğu Çölünün güneyinde yaşayan Hami kökenli Buceler iki kabileye ayrılır. Batı Çölündeki Saadi ve Murabıt toplulukları Arap-Berberi karışımı bir kökene dayanır. 1920’lerde Kahire ve İskenderiye’de 200 bini bulan Rum, İtalyan, İngiliz ve Fransız gibi Avrupalılann sayısı günümüzde önemsizleşmiştir.

Arapça yaklaşık 13. yüzyıldan beri Mısır’ın yazı ve konuşma dilidir. 7. yüzyıldaki Arap istilasından önce ülkede konuşulan ve Eski Mısır dilinin son evresini oluşturan Kopt dili 12. yüzyıla doğru günlük kullanımda yerini bütünüyle Arapçaya bırakarak yalnızca Hıristiyan ayinlerde kullanılmaya başlamıştır. Mısır Arapçası kendi içinde çeşitli bölgesel lehçe ve ağızlara ayrılır. Modern Mısır edebiyat Arapçasınm Arap dünyasında seçkin bir yeri vardır. Azınlık Bucelerin konuştuğu dil To Bedevi olarak bilinir. Nübyelilerin dili Sudan ve Hami dillerinden gelme özellikler taşır.

Mısır’ın resmî dini İslamdır. Toplam nüfusun (1990) yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan Müslümanların tamamına yakını Sünnidir. Hıristiyanların çoğunluğu 5. yüzyıldan beri bağımsızlığını koruyan Kopt Kilisesi’ne bağlıdır. Koptlann dörtte biri Kahire’de yaşar; kalabalık oldukları bir başka bölge de Nil Vadisinin orta kesimidir.

DEMOGRAFİK YÖNELİMLER


Mısır geleneksel olarak iç ve dış göç hareketlerinin yoğun olmadığı bir ülkedir. Bununla birlikte son yıllarda çalışmak üzere yurtdışına gidenlerin sayısında belirli bir artış gözlenmektedir. Ülke genelinde kilometrekare başına yaklaşık 56 kişi olan nüfus yoğunluğu (1992), Nil kıyılarında çok daha yüksektir. Toplam nüfusun yandan fazlası, Kahire ilini de içine alan verimli Nil Deltasında yaşar. Kentleşme sürecinin düzenli bir gelişme göstermesine karşın, kırsal kesimde oturanların oranı (1986) yüzde 56,1 gibi yüksek bir düzeyi bulur.
Doğal nüfus artış hızının yüksekliği nedeniyle Mısır nüfusu oldukça gençtir; 15 yaşın altındaki grubun toplam nüfus içindeki oranı (1986) yüzde 42’ye yaklaşır. Doğum ve ölüm oranları (1990) sırasıyla binde 32,2 ve binde 7,5’tir.

EKONOMİ


Mısır’da serbest girişime bir ölçüde yer vermekle birlikte temelde merkezî planlamaya dayanan, gelişme yolunda bir ekonomi yürürlüktedir. 1990 verilerine göre ülkenin gayri safi milli hasılası (GSMH) 31,3 milyar ABD Doları, kişi başına düşen milli gelir ise 600 ABD Doları’dır. 1980-89 arasındaki dönemde yüzde 2,6’lık bir büyüme hızı gösteren GSMH içinde en yüksek paya sahip sektörleri imalat, tarım ve ticaret oluşturur.

TARIM


Ekili alanların ülke topraklarının yalnızca yüzde 2,6’sım oluşturmasına karşın, tarım Mısır ekonomisinde ağırlıklı bir yer tutar. Gayri safi yurt içi hasılaya (GSYIH) katkısı (1990-91) yüzde 19,6 düzeyinde olan tarım sektöründe toplam işgücünün yüzde 42,7’si çalışır. Nil’in yıllık taşkınlarının ilk kez bütünüyle denetim altına alınmasını sağlayan Assuan Yüksek Barajı, tarımsal üretimin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. 1980’de Süveyş Kanalı’nın altından geçirilen Ahmed Hamdi Tüneli’nin açılmasıyla sulama kanalları ağı Sina kıyılarına kadar genişletilmiştir. 1952’den sonra kademeli olarak gerçekleştirilen toprak reformu köklü bir değişiklik yaratarak küçük köylü işletmelerinin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bununla birlikte ekili alanların sınırlılığı nedeniyle kırsal kesimde işsizlik ve topraksızlık sorunları giderek ağırlaşmaktadır.

Mısır tarımının bir özelliği de ekime elverişli alanların yaklaşık dörtte üçünün ticari ürünlere ayrılmış olmasıdır. Yaz aylarında arazilerin beşte biri aşkın bölümünde pamuk ekilir. Dünyanın başlıca uzun elyaflı pamuk üreticisi olan Mısır, toplam pamuk üretiminde de beşinci sırada yer alır. Yüksek rekolteli öteki ticari ürünlerin başında şekerkamışı, domates, karpuz, soğan, patates ve portakal gelir. Mısır aynı zamanda dünyanın ikinci büyük hurma üreticisidir. Temelde iç tüketime dönük olan gıda ürünleri arasında mısır, pirinç, buğday, darı ve kabak sayılabilir.

Çayır ve otlakların son derece az olmasına karşın, çiftliklerde ve köylerde bir ölçüde hayvancılık yapılır. Beslenen başlıca hayvanlar sığır, manda, keçi ve koyundur. Kümes hayvanı ve güvercin yetiştiriciliği de yaygındır. Çeki hayvanı olarak da kullanılan manda ve sığırın yanı sıra yük taşımacılığında eşekten yaygın biçimde yararlanılır.

Balıkçılık oldukça gelişmiştir. Yılda 140 bin tona yakın balık ve su ürünü avlanır; bunun yaklaşık dörtte üçü tatlı su balıklarından oluşur. Nâsır Gölünde uygulanan kültür üretimi projeleri avlanan balık miktarını önemli ölçüde artırmıştır. Buna karşılık Assuan Yüksek Barajı’nın ırmak sularının taşıdığı besleyici maddeleri kesmesi nedeniyle, Akdeniz kıyısında yürütülen balıkçılık gerilemiştir.

MADENCİLİK VE SANAYİ


Mısır maden kaynaklan bakımından pek zengin sayılmaz. 1970’lerin ortalarında başlayan arama çahşmalan sonunda önemli bir gelişme gösteren petrol ve doğal gaz üretimi, gene de Ortadoğu ölçülerine göre düşük bir düzeydedir. Ticari düzeyde işletilen öteki madenler arasında fosfat, demir cevheri, manganez, krom, uranyum ve altın sayılabilir.

Madencilik ve imalat sektörlerinin GSYİH içindeki toplam payı yüzde 21,8’dir; bu sektörlerde toplam işgücünün yüzde 15,5’i çahşır. Bazı yabancı şirketlerle ortaklaşa çıkarılan ham petrol, boru hatlarıyla kıyı kentlerine taşınarak rafinerilerde işlenir. Doğal gazdan sanayide enerji kaynağı olarak geniş çapta yararlanılır. II. Dünya Savaşı sonrasında ithal ikameci politikalar doğrultusunda başlatılan ve daha çok tarımsal ürünlere dayanan sanayileşme, 1960’larda ağır sanayiye öncelik verilmesiyle daha kapsamlı ve hızlı bir sürece girmiştir. Günümüzde önde gelen sanayi dalları petrol, demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, şeker, pamuklu ve yünlü dokumacılık ile gıda işlemeciliğidir. Yıllık elektrik üretimi (1990) 39,5 milyar kW-sa düzeyindedir; bunun yaklaşık yarısı termik santrallardan sağlanır.
Turizm sektörü son yıllarda önemli bir gelişme göstermiştir. Mısır’ın zengin tarihsel anıtları, yumuşak kış iklimi, Akdeniz kıyısındaki kumsalları ve sayfiye yerleri çok sayıda turist çeker. Ülkenin turizm gelirleri 1990’da 1,9 milyar ABD Doları’na ulaşmıştır.

FİNANS VE TİCARET


Mısır Merkez Bankası mali politikaların yürütülmesinde ve bankacılık sisteminde kilit bir rol oynar. Devlet bankaları 1970’lerin başlarında gerçekleştirilen yeniden düzenleme çerçevesinde kendileri için belirlenmiş ayn ayrı işlevleri yerine getirir. Aynı dönemde getirilen önemli bir değişiklik de yabancı bankaların şube açmasına ve ulusal bankalarla ortaklık kurmasına izin verilmesidir.
Ad:  17.JPG
Gösterim: 887
Boyut:  42.0 KB

Mısır’ın kalkınma harcamalarına bağlı olarak 1960’lardan beri yüksek düzeyde seyreden dış ticaret açığı, ihracat gelirlerindeki düşüş ve artan ithalat nedeniyle günümüzde de aynı eğilimi göstermektedir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile petrol üreticisi Arap ülkelerinden alınan dış borçlar bu açığın giderilmesinde önemli rol oynar. İhraç ürünlerinin başında petrol ve petrol ürünleri, pamuk ve dokuma gelir. Başlıca ithalat kalemleri ise gıda ürünleri, makine ve ulaşım araçları, kimyasal maddeler ve madenler oluşturur. Mısır’ın dış ticaretinde en önemli yeri İtalya, ABD, Almanya ve Fransa tutar.

EKONOMİNİN YÖNETİMİ


Mısır’ın ekonomik yaşamında kamu sektörünün belirgin bir ağırlığı vardır. Hükümet beş yıllık planlar aracılığıyla ekonominin bütün alanlarına yön verir. Sanayi kuruluşlarının büyük bölümü kamuya aittir; dış ticaret de devlet eliyle yürütülür. Bununla birlikte 1970’lerin başlarından bu yana ekonomiyi liberalleştirme ve yabancı yatırımlara açılma yönünde bazı adımlar atılmaktadır. Bu süreç içinde kısıtlamaların gevşetilmesi, özel sektörün giderek daha etkin bir rol almasını sağlamaktadır.

Kalkınma ve savunma giderlerinin 1970’lere değin ekonomi üzerinde yarattığı büyük yük, yeni ekonomi politikalarının benimsenmesi, Süveyş Kanalı’nın yeniden açılması (1975) ve İsrail ile yapılan barış (1979) sonucunda hafiflemiştir. Aynı dönemde Batı’dan sağlanan krediler, artan petrol ve doğal gaz üretiminin yarattığı yeni kaynaklar, turizm ve işçi dövizleri ekonomiye belirgin bir canlılık getirmiştir. Buna karşılık yüksek işsizlik oranı, ağır dış borçlar ve devlet sübvansiyonlarının kaldırılmasının da etkisiyle hızlanan enflasyon ekonomik gelişme önünde ciddi sorunlar olarak durmaktadır.

Bütçe gelirlerinin üçte ikisinden fazlası vergilerden sağlanır. Bu alanda düşük gelir gruplarını korumak amacıyla artan oranlı gelir vergisi sistemi uygulanmaktadır. Sendikal haklar yasayla güvence altına alınmıştır. Bununla birlikte sendikalar üzerinde sıkı devlet denetimi vardır. İşveren örgütlerinin, çalışma yaşamındaki etkisi de sınırlıdır.

ULAŞIM


Genelde Nil’in çığırını ve Akdeniz kıyı ovasını izleyen ulaşım yollan, özellikle delta bölgesinde yoğun bir ağ biçimini alır. Toplam uzunluğu (1989) 45.500 km olan karayollannın yaklaşık yarısı kaplanmıştır. Kahire başlıca karayollarının odağında yer alır. Demiryollan devletçe işletilir; ana hatlar Kahire’yi İskenderiye’ye, delta kentlerine ve güneydeki Assuan’a bağlar. Nil ve bağlı kanallarından özellikle ağır yük taşımacılığında yararlanılır. İç su yollannm toplam uzunluğu 3.200 km’yi geçer. Süveyş Kanalı uluslararası bir bağlantı işlevini görür. Mısır’ın dış ticaret açısından önem taşıyan limanları İskenderiye, Port Said ve Süveyş’tir. Kahire ve İskenderiye havaalanlarının dünyanın çeşitli yerleriyle bağlantısı vardır.

YÖNETSEL VE TOPLUMSAL KOŞULLAR DEVLET YÖNETİMİ


Mısır’ı “demokratik ve sosyalist bir devlet” olarak nitelendiren 1971 tarihli anayasa, cumhuriyete dayalı bir yönetim biçimini öngörür. Anayasanın getirdiği siyasal çerçeve güçlü bir yürütme erkiyle belirlenir. Devlet başkanı ve yürütmenin başı konumunda olan cumhurbaşkanı, yasama organının üçte iki çoğunluğu tarafından aday gösterildikten sonra halk oylamasıyla seçilir. Altı yıl olan görev süresi aynı süreçten geçerek uzatılabilir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı sayılır ve cumhurbaşkanı yardımcısını, başbakanı, bakanlar kurulu üyelerini ve bazı yüksek kamu görevlilerini atar. Olağanüstü durumlarda yasama organının vereceği yetkiye dayanarak yasa gücünde kararnameler de çıkarabilir.

Yasama yetkisini kullanan Halk Meclisi, karmaşık bir nispi temsil sistemine göre beş yıllık bir dönem için seçilen 444 üye ile cumhurbaşkanının atadığı 10 üyeden oluşur. Temel işlevi hükümetin izlediği politikaları gözden geçirmek ve denetlemektir. Bütün yasa tasarıları, hükümet programı ve bütçe meclisten geçer. Meclisin güven desteğini çektiği bakanlar kurulu ve bakanlar istifa etmekle yükümlüdür. Cumhurbaşkanı meclisi ancak özel koşullarda ve halkoylaması sonunda gerekli onayı alarak dağıtabilir. Bu durumda 60 gün içinde seçime gidilmesi gerekir. Cumhurbaşkanının çok önemli konuları halkoylamasına sunma yetkisi de vardır.

Mısır’da tek parti yönetiminin sona erdirildiği 1976’dan sonra sınırlı çok partili sisteme geçilmiştir. İktidarı elinde tutan Ulusal Demokrat Parti karşısındaki başlıca muhalefet partileri merkez sol eğilimli Sosyalist Emek Partisi ile sağ çizgiyi temsil eden Yeni Vafd Partisi’dir. Komünistlerin ve aşın dinci grupların açık siyasal etkinliklerde bulunması resmen yasaklanmıştır.

1960’taki düzenlemeyle daha katılımcı bir nitelik kazandırılan yerel yönetim sistemi, her kademede atanmış yürütme görevlilerinin yanı sıra seçimle gelen halk meclislerini kapsar. Yerel halk meclisleri merkezî hükümetin denetimi altında eğitim, sağlık, konut, ulaşım, kamu hizmetleri, ekonomik kalkınma ve kooperatifçilik gibi konularla ilgilenir. En büyük yerel yönetim birimi olan illerin (muhafaza) başında cumhurbaşkanının atadığı valiler bulunur.

Yargı bağımsızlığı anayasayla güvence altına alınmıştır. Yargıçlann atanması ve adli kurumlann işleyişi konusunda Yüksek Adalet Konseyi’nin geniş yetkileri vardır. Bütün kademelerdeki mahkemeler ceza ve hukuk davalarına bakan bölümlere ayrılmıştır. En yüksek yargı mercii olan 10 üyeli Yüksek Anayasa Mahkemesi, anayasal denetim görevinin yanı sıra mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklara da bakar.

SAĞLIK VE TOPLUM HİZMETLERİ


Yakın dönemde halk sağlığı programlan çerçevesinde gerçekleştirilen geniş çaplı yatınmlar. sağlık hizmetlerinin kırsal alanlara kadar yaygınlaştırmasını sağlamıştır. Bununla birlikte kırsal kesimde sağlık personeli açığı, halk sağlığını koruma önlemlerinin geriliği, yetersiz beslenme ve bazı hastakkların yaygınlığı gibi sorunlar sürmektedir. Bütün işçiler ve kamu görevlileri sağlık sigortasından yararlanır. Geçmişte yüksek olan bebek ölüm oranı, alman etkili önlemler sonunda binde 45,1’e (1987) kadar indirilmiştir. Ortalama ömür (1989) kadınlarda 60 yıl, erkeklerde 59 yıldır.

Çalışanların büyük çoğunluğunu kapsayan sosyal sigorta sistemi emekli, dul ve yetim aylığı ile iş kazası, işsizlik, annelik, işgörmezlik ve hastalık yardımı gibi hizmetleri kapsar. Kırsal kesimden yoğun göçler nedeniyle kentlerde konut açığı sorunu ciddi boyutlara ulaşmıştır. Konut yapımına ayrılan geniş kaynaklara karşın, yeni konut projeleri artan talebin gerisinde kalmaktadır.

EĞİTİM


Eğitim hizmetlerini yaygınlaştırma konusunda özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında sağlanan ilerlemeye karşın, okur: yazarlık oranı (1990) hâlâ yüzde 48,4 gibi düşük bir düzeydedir. Aynı dönemde eğitim alanında elde edilen iki önemli başarı ulusal bir eğitim sisteminin kurulması ve kızlar arasında okullaşma oranının yükselmesidir. Ilköğrenim 6-12 yaşlar arasında zorunludur. Resmî örgün eğitim sistemi üç aşamaya ayrılır. Altı yıllık ilköğrenimi üçer yıllık orta ve lise öğrenimleri izler. İlkokulu bitiren öğrenciler ancak gerekli sınavı verdiklerinde orta ve lise düzeyinde öğrenime devam edebilirler. Genel ve teknik öğretim veren iki tip lise vardır. Teknik liselerin çoğu tarım, ticaret ve sanayi okullarından oluşur. Örgün eğitim sisteminin yanı sıra el-Ezher Üniversitesine bağlı enstitülerde de çok sayıda öğrenci okur. Kuruluşu 970’e değin inen el-Ezher Üniversitesi İslam ve Arap bilimleri konusunda dünyanın en önde gelen eğitim kurumudur. Başlıca devlet üniversiteleri Kahire, İskenderiye, Ayn Şems ve Asyut’tadır. Ayrıca Kahire’de Amerikan Üniversitesi olarak bilinen özel bir üniversite vardır. Çeşitli yükseköğretim kurumlan da meslek dalları, güzel sanatlar, dil ve sosyal hizmetler alanında öğretim verir.

KÜLTÜREL YASAM


Mısır kültürü tartışmasız biçimde Arap ve İslam kimliğiyle ayırt edilen bir sosyokültürel gelenek içinde yer almakla birlikte Batı etkisinin belirgin izlerini de taşır. Batı’dan gelen değer ve kalıplann özümlenmesiyle hemen her alanda ortaya çıkan yeni öğeler bu özgün kimlikle kaynaşmıştır.

Modern Mısır romanında sık sık işlenen temalardan biri de Batı etkisidir. Tevfik el-Hakîm’in Usfur min eş-Şark (Doğu’dan Gelen Kuş) ve .Yahya Hakkı’nın Kındil Ümmü Haşim (Ümmü Haşim’in Kandili) adlı yapıtları bu eğilimin tipik örnekleridir. Bir başka yaygın tema Mısır köy yaşamıdır. Muhammed Hüseyin Heykel’in Zeyneb adlı yapıtı kırsal kesimin romantik bir betimlemesidir. Gerçekçi yaklaşımın örnekleri arasında ise Abdurrahman eş-Şarkavi’nin el-Ard (Toprak) ve el-Fellah’ı (Köylü) ile Yusuf İdris’in el-Haram’ı (Yasak) sayılabilir. Dickens’ınkine benzer bir yetenekle kentlerdeki yoksul insanların yaşam tarzını yansıtmayı başaran ve 1988 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Necip Mahfuz, Mısır’ın en büyük çağdaş romancısı olarak uluslararası ün kazanmıştır.

İlk Arapça oyunun 1870’te sahneye konduğu Mısır’da modern tiyatro, Avrupa’dan gelmiş bir sanat dalıdır. Tiyatronun benimsenmesinde önemli rol oynayan oyun yazarlarının başında Mahmud Teymur ve Tevfik el-Hakîm gelir. Genç oyun yazarlarının temaları toplumun geçirdiği değişimleri yansıtır. Oldukça köklü bir geleneğe dayanan sinemanın geçmişi I. Dünya Savaşı öncesine değin iner. Arap dünyasında geniş bir izleyici kitlesi bulan çağdaş Mısır filmleri birçok Asya ve Afrika ülkesine de gönderilir. Devletin yanı sıra çok sayıda özel şirket de film yapar.
Çağdaş Mısır müziği yerli halk müziğini, geleneksel Arap müziğini ve Batı müziğini kapsar. Bu üç türün karışımına dayanan popüler müziğin önde gelen adı, besteci ve şarkıcı Muhammed Abdülvehab’dır. Geleneksel Arap müziği sanatçısı Ümmü Gülsüm, yaklaşık 50 yıl boyunca Arap dünyasının en büyük şarkıcısı olarak ün yapmıştır. Yusuf Greiss ve Ebubekr Hayrat ise ulusal bir renk taşıyan Batı türü besteleriyle tanınırlar.
Folklor kaynaklarına dönüş Mısır kültürünün bütün alanlarında görülen bir olgudur. Bu gelişme geleneksel el sanatlarının ve halk danslarının canlanmasını da sağlamıştır. Plastik sanatlarda yerel temalar yaygın biçimde kullanılır. Resim ve heykel alanında özgün okulların geliştiği söylenebilir.
Ad:  19.jpg
Gösterim: 831
Boyut:  38.5 KB

Ülkenin en eski bilim akademisi plan Mısır Enstitüsü 1859’da kurulmuştur. Özerk bir yapısı olan Arap Dili Akademisi (1932) bir başka önemli kültür kurumudur. Sanat, Edebiyat ve Sosyal Bilimler Yüksek Konseyi bir danışma organı olmanın yanı sıra kültürel etkinliklerin desteklenmesinde de önemli rol oynar. Bilim alanında başta Ulusal Araştırma Merkezi olmak üzere çeşitli uzman araştırma kurumlan etkinlik gösterir. Ülkede kültür mirasının korunduğu birçok kütüphane ve müze vardır.

Basın, sansürün kaldırıldığı 1973’ten bu yana siyasal ve ekonomik sorunlan gündeme getirmede göreli bir özgürlükten yararlanmaktadır. Ülkenin en eski gazetelerinden el-Ahram yarı resmî bir yayın organı niteliğindedir. Kahire Ortadoğu’nun en büyük yayın merkezi olarak kabul edilir. Radyo ve televizyon yayınlarını devlet yürütür.

Son düzenleyen Safi; 1 Ağustos 2017 13:59