Arama

Zehir Nedir? (Sözlük) - Tek Mesaj #2

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
8 Haziran 2015       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ZEHİR, -hrl a. (fars. zebr’den).
1. Organizmaya yeterli miktarda girdiğinde yaşamsal işlevleri tahrip eden ya da bozan madde.
2. Bazı hayvanlar ve bitkiler tarafından salgılanan ve genellikle sokma ya da katma ile vücuda girebilen zararlı sıvı; ağı. (Bk. ansikl. böl.)
3. Ed. Kötü duygular, öfke, kötülük: içinin zehrini boşalttı. Bütün zehrini kustu.
4. Zehir etmek -» ZEHRETMEK. || Zehir gibi, tadı çok acı olan şeyler için kullanılır: Zehir gibi, yiyebilirsen ye; çok sert, ısırıcı ve etkileyici olan hava için kullanılır: Dışarda zehir gibi bir ayaz var; çok becerikli, işinde usta olan kimse için kullanılır: Zehir gibi bir şoför; üstün, aşırı: Zehir gibi bir zekâ. || Zehir olmak -» ZEHROLMAK || Zehir olsun, yedirilip içirilen birinden bir kötülük görüldüğü zaman söylenir. || Zehir zemberek, çok sert ve acı söz için kullanılır. || Zehir zıkkım, son derece acı. || (Yediği) zehir zıkkım olsun, bir kimseye ilenç olarak söylenen söz.

—Esk. Zehr-âb, acı su. || Zehr-âbe, zehirli su; kaygı: "tesis olunurken daha, bir dest-i hıyanet / bünyânına katmış gibi zehrâbe -i lanet" (Tevfik Fikret). || Zehr-agîn, zehir dolu; çok acı. || Zehr-alud, zehirli. || Zehr -amiz, zehirli; acı. || Zehr-bar, zehir yağdıran; çok çok acı. || Zehr-dar, zehir yüklü, zehirli. || Zehr-efşan, zehir saçan: "onun firakı olurken içimde zehr-efşan / nasıl görür gözüm âsâr-ı fecri şevk-âlud" (Tevfik Fikret). || Zehr-nak, zehirli: "Kalbinde zehr- nak bir şeyin seylabını hissetti" (H. Z. Uşaklıgil). || Zehr-i mar, yılan zehri.

—Biyokim. Zehir giderme, organizmanın endojen ya da eksojen zehirli maddeleri yansızlaştırması ya da atmasıyla sonuçlanan biyolojik süreçlerin tümü.

—Kim. müh. Kataliz gibi kimyasal bir etki ya da yüzdürme gibi bir işlem sırasında çok az miktarda bulunması halinde bile normal alışverişi bozan ya da bunları engelleyen element. (Bk. ansikl. böl.)

—Nük. müh. Nükleer zehir, nötronları şiddetle soğuran madde. (Bk. ansikl. böl.)

—Teknol. Zehir giderme, bir atığın zehirlilik özelliğini, işleme sokmadan ya da atmadan önce giderme. (Bk. ansikl. böl.)

—Zool. Zehir bezi, zarkanatlılarda, zehrin alkali öğesini üreten bez. || Zehir çengeli, zehirçengellilerde başlıgöğsün önünde yer alan ve duyargalıların duyargalarına denk gelen çift uzantı. (Bk. ansikl. böl.) [Eşanl. KELİSER.) || Zehir kıskacı, örümceğimsilerin zehir çengeli, (esk.)

—Günümüzde, Chilopoda öbeğinden çokayaklı- ların zehir çengeli. (Zehir kıskaçları hareket ayaklarının birinci çiftinin iki güçlü çengele dönüşmesiyle oluşur ve kerpetenin ağzı gibi çalışır. Flayvan, ısırdığı zaman, zehir bezlerinden gelen zehri ısırılan yere akıtır.)

♦ sıf. Zehir hafiye, göz açtırmayan, sert kimse (alay yollu kullanılır).

—ANSİKL. Zehirlere bitkilerde istisnai olarak rastlanır. Örneğin ısırgan bunlardan biridir ve zehrini ancak batarak akıtabilir. Buna karşılık hayvanların hemen hemen bütün şubelerinde zehirli türler vardır: kirpikliler trikosist fırlatır; knidlilerin ve daha başka türlerin yakıcı kapsülleri vardır; denizkestanesinin kıskaçlı dikencikleri, ka- fadanbacaklıların ve karındanbacaklılar- dan conus’un tükürük bezleri zehirlidir. Çeşitli vatozlar (denizkedisi) kuyruklarında bir ya da birkaç zehirli iğne taşır, buna karşılık trakunya ile synanceia’nın iğneleri yüzgeçlerinde ya da solungaç kapak- larındadır. Sürüngenlerden bir kertenkelenin ve helodermanın ısırması tehlikelidir ama önden oyukdişli yılanların ya da oluk- luzehirdişlilerin (kobra, çıngıraklıysan, engerek vb.) çengelli zehir dişleri ve öldürücü zehri vardır. Erkek gagalımemelinin ayağında zehirli bir mahmuz bulunur. Eklembacaklılardan akreplerin zehirli kuyruk iğnesi; bazı örümceklerin ve bazı kırkayakların bir çift zehir çengeli vardır. Böcekler arasında sokarak zehir akıtanlar yalnız iğneli zarkanatlılardır (arı, yabana- rısı, bazı karıncalar).
Sokma, ısırma ya da bir yaraya değme ile vücuda giren hayvan zehirlerinin etkili maddesi çoğunlukla kan ya da sinir sistemi üzerinde enzim etkisi yapan proteinlerdir. Oysa mukozada herhangi bir lez- yon bulunmadığı hallerde bunların ağızdan alınmaları zararsızdır.
Flayvan ve bitki zehirleri genellikle po- lipeptit yapısında toksinler içerir. Bazıları sinir merkezlerini etkileyerek başağrısı, kusma, solunum güçlüğü, felç gibi sinirsel bozukluklara neden olurlar. Bazı başka zehirler kanı etkiler Antikoagülan ve kanamaya neden olan kobra zehrinden başka bütün yılan zehirleri koagülasyon hızlandırıcıdır. Nihayet birçok hayvan zehri anafilaksi tepkilerine neden olabilecek uyarıcı maddeler içerirler.

—Cez. huk. Halkın içeceği sulara ve yiyeceğe ya da içeceği şeylere zehir katarak tehlike yaratan kimse beş yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (Türk cez. k. md. 394).

—Eczc. Flayvan zehirleri eskiden olduğu gibi günümüzde de tedavide kullanılmaktadır.
Arı (Apis mellifica) zehrinin hemoliz yapıcı, nörolitik ve damar genişletici etkisi vardır. Bazı romatizma türlerinin tedavisinde iğneyle verilerek ve ağrı kesici ya da kan çekici olarak krem şeklinde kullanılır. Karınca, yabanarısı ve eşekarısı zehirleri de aynı amaçla kullanılabilir Kurbağa (Büfe bufo) zehrinin kalp kuvvetlendirici ve yüzeysel anestezik etkisi vardır. Semender zehri de benzer etki gösterir.
Yılan zehirleri arasında en çok kanamaya karşı olan etkisi nedeniyle engerek (Vi- pera redi) zehri ile ağrı kesici bir nörotok- sin ve bazı urların tedavisinde sitolitik etkilerinden. yararlanılan enzimler içeren kobra (Naja tripudians) zehri kullanılır Bothrops jararaca ve Lachesis atrox gibi bazı yılanların zehirleri, içerdikleri pıhtılaştım enzim nedeniyle kan dindirici etki gösterir.

—Kim. müh. Zehir katı bir katalizörün yüzeyini bozarak etkinliğini yok eder. Zehirlenme mekanik bir bozulmadan ileri gelebildiği gibi (katı yağ filmi, ince toz katmanı, kontak yöntemiyle sülfürik asit üretiminde piritlerdeki arsenik III oksit), eğer yüzey tersinmez bir biçimde etkilenmişse kimyasal bir bozulmadan da kaynaklanabilir.

—Nük. müh. Nükleer zehir. Bir nükleer reaktörde, bir nükleer zehrin oluşması ya da eklenmesi reaktiflik üzerine olumsuz bir . etki yapar ve zincirleme tepkimeyi durdurma eğilimi gösterir. Parçalanma tepkimesinin yol açtığı parçalanma zehirleri (en önemlileri ksenon 135 ile samaryum 149’dur) ile reaktifliği düzenlemek için reaktöre özellikle eklenen zehirler birbirinden ayrılır. Bu sonuncu zehirler, katı (bu durumda, hareketli kumanda çubukları ya da salkımları içinde yer alırlar) ya da çözünür (soğutma akışkanına ya da yavaşlatıcı akışkana karıştırılırlar) halde olabilirler. Tüketilebilen zehirler ise, soğurdukla- rı nötronlarla parçalandıklarından reaktörün çalışması sırasında yavaş yavaş yok olurlar. Zehir olarak kullanılan maddelerden biri de, borik asit (çözünür zehir) ya da bor karbür (katı zehir) biçiminde yararlanılan bordur.

—Teknol. Zehir giderme çeşitli işlemlerle gerçekleştirilebilir: asit ya da baz atıkları birbirleriyle ya da tepkin maddelerle yansızlaştırma; kimi iyonların yükseltgenme durumunu değiştirme — böylece, başlangıç hali çok zehirli olmasına karşın son maddeler dış ortam tarafından kabul edilebilir olduğundan, altıdeğerli krom üçde- ğerli kroma, oksitli siyanürler de siyanat- lara indirgenir; son ürün toprak görünümünde bir cevhere benzediğinden zehirli iyonları çözünmez kılan silisli bir ağ içine hapsetme.

—Toksikol. Zehirlerin bir kısmı ani ve şiddetli etki gösterir ve hücresel canlı maddeyle birleşip kararlı bileşikler oluşturarak biyolojik yapılann tahribine ve hücrenin ölümüne yol açar. Kuvvetli asitler ve bazlar, cıvalı bileşikler gibi madensel zehirlerin çoğu böy- ledir Kimi zehirlerse hücresel canlı maddeyle birleşince kolayca eski hale dönebilen bileşikler oluşturur Bunlar çoğunlukla geçici etkili zehirlerdir. Anestezilerde, yorgunluk zehri gibi organik zehirlerde, bazı bakteri toksinlerinde, bazı alkaloit ve hete- rozitlerde de durum aynıdır. Bazı zehirlerin özgüllüğü çok dar sınırlıdır, öyleki, düşük dozlarda, bazı anatomik yapılar, bazı enzimler ya da alıcı bölgeler üzerinde etki gösterip diğerlerine dokunmazlar. Bu nedenle böyle zehirlerin çoğu, uygun dozlarda ilaç olarak kullanılabilir ve bazı organların ya da aygıtların işlevlerini hızlandırmak ya da hafifletmek için kullanılabilir Örneğin morfin ağn alıcılannın etkinliğinde tutukluk yapar, striknin kas uyarılganlığını kolaylaştırır, dijitalin kalp kasılmasını düzgünleştirir vb. Daha başka bazı zehirler hücre çoğalması için gerekli öğelere (çekirdek DNA’ sı) çok sınırlı, ama kararlı bir biçimde tutunurlar (ortak değerlikli bağlantılar). Böylece kalıtsal değişikliklere (değişinim) ya da kimyasal kanserleşmeye yol açabilirler. Bazı zehirler antikor oluşumuna ve alerjik hastalıkların ortaya çıkışına neden olabilirler.
Sentez yoluyla, yalnız bazı canlı varlıklara (bakteriler) ya da bazı canlı kanserli hücrelere saldırabilen maddeler üretilebilmiştir ve böylece enfeksiyon hastalıkları ve kanserler için kemoterapi çağı başlamıştır. (-► PANZEHİR ve ZEHİRLENME.)

—Zool. Örümceklerde zehir çengelleri kalın ve güçlüdür, dipteki güçlü parçanın içindeki çentikte pençe biçimindeki üç parça yer alır ve başlıgöğse kadar uzanan zehir bezi kanalı bu pençenin ucundaki bir deliğe açılır. Örümcekler avlarını bu zehir çengelleriyle ısırırlar ve parçalamadan önce onları uyuşturur ya da sersemletirler. Zehir çengelleri nesneleri tutup taşımaya yaradığı gibi bazı hallerde yeri eşmeye de yarar.

Kaynak: Büyük Larousse