ARNAVUTÇA a. Özellikle Arnavutluk'ta konuşulan Hint-Avrupa dili.
—ANSİKL. Arnavutçanın (yerel adı şkip) konuşulduğu alan Arnavutluk'un sınırlarım biraz aşar (yaklaşık 2 500 000 kişi konuşur): özellikle Yugoslavya'da, Kosova bölgesiyle Leskovac'tan Ohrid gölüne uzanan çizginin batısında (yaklaşık 1 500 000 kişi) da konuşulur Bu sayıya, İtalya' nın güneyinde Sicilya'da ve Yunanistan'ın güneyinde ıssız köylerde yaşayan ve Arnavutça konuşan 300 000 kişiyi de eklemek gerekir. Bu yayılma, XIII. yy ile XV. yy. arasında nedenleri pek bilinmeyen göçlerden daha sonra da, Osmanlı döneminden kaynaklanır. Bunların yanı sıra, ABD'de de birkaç arnavut göçmen topluluğu vardır.
Arnavutçanın, Şkumbin ırmağının iki yakasında, birbirinden en az bin yıl önce ayrılmış iki değişik lehçesi vardır: güneyde toskça. kuzeyde gegce. Toskçaya oranla gegce birçok kola ayrılır: Elbasan, Tiran ve işkodra lehçeleriyle Yugoslavya’nın özerk Kosova bölgesinde konuşulan lehçeleri içerir Daha bütünlük gösteren toskça, Yunanistan ile İtalya'nın iç kesimlerinde konuşulur Temelde Toskçayla Gegcenin Elbasan lehçelerinin oluşturduğu resmi dil, 1908'den beri Latin harfleriyle yazılır Bu tarihten önce metinler, çok değişik yazı türleriyle (karma ve yerli alfabeler dışında Slav, Yunan, Türk, Arap) oluşturulurdu. Bilinen ilk Arnavutça metin, 1462 yılından kalma bir vaftiz örneğidir.
Arnavutçanın Hint-Avrupa kökenli olduğunu, 1854'te Franz Bopp ortaya çıkardı. Görünürde Hint-Avrupa dillerinden hiçbiriyle yakınlığı olmayan Arnavutça, bağlı bulunduğu grubun günümüzde yaşayan tek dilidir. Bununla birlikte, eski yapısı incelendiğinde, Baltık İslav grubuyla kimi benzerlikler bulunduğu görülür.
Arnavutçanın dilbilgisel kategorileri öteki Avrupa dilleriyle aynıdır; adın bir cinsi, sayısı, üç ya da dört durumlu çekimi vardır; sıfat, nitelediği addan sonra gelir; fiil çekimi, etken ve edilgen çatılar arasında bir çatının bulunması gibi, arkaik özellikler içerir. Sözlük, tarihi boyunca çok büyük etkiler altında kalmıştır. Eski Yunancadan aktarma çok az sözcük vardır, buna karşılık Romalılar ile ilişkiler, uzun süreli ve derin olmuştur; latinceden, özellikle Balkanlar'da konuşulan latinceden ve Rumenceden birçok sözcük aktarılmıştır. Daha sonraları Arnavutça, İtalyan, Türk, Yunan, Sırp ve Makedonya dillerinden, son 500 yıl boyunca Venedikliler, Osmanlılar, Yunanlılar ve Slavlar ile olan kültürel ilişkileri kanıtlayan, çok sayıda sözcük almıştır.
Kaynak: MsXLabs.org & Büyük L.