Arama

Beyaz Nedir? - Tek Mesaj #3

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
29 Şubat 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM

beyazlar


çoğl. a.
Ev ekon. Bir çamaşır makinesi programında, boyası çıkmayan kaynatılabilir çamaşırlara (pamuklu, keten) verilen ad.

—ANSİKL. Kim. Beyaz metal alaşımlarının gerektirdiği temel özellikler şunlardır: göreli olarak düşük bir erime sıcaklığı (300°C düzeyinde), iyi bir plastiklik ve düşük kopma dayanımı. Bu ayırtedici özellikler, yalnızca mekanik dayanımı düşük ve yorulma dayanımı orta düzeyde olan malzemelerde görülür. Bu parçalar ince etli olması ve bükülmez bir destek yatakça taşınması gerekir; böylece sürtünmeden doğan ısı bu desteğe aktarılarak kolayca boşaltılır. Nitekim piston kolunun baş yastıkları ile krank mili yatakları, beyaz metal alaşımlarıyla donatılır ve bu parçalar aşırı ısındığında, beyaz metal eriyerek yatak sarmasını önler.

Beyaz metal alaşımları, erime noktası düşük bir matris ile bu matris içinde dağılmış daha sert bir bileşenden oluşur. Kurşun, kalay ve bakır, bu tür alaşımların klasik bileşenleridir. Bu alaşımlar temelde kurşun - antimon - kalay, kalay-antimon-bakır ve çinko - bakır - kalay biçiminde üç gruba ayrılır. Alaşımların yapımında, iyi bir yorulma dayanımı, ağır yükleri ya da büyük hızlara dayanma gücü, düşük bir yatak sarma niteliği, küçük bir genleşme katsayısı, zayıf bir ısıl iletkenlik ve olabildiğince düşük özgül kütle gibi özellikler arasında bir uzlaşma aranır.

Mekanik ya da buharlı ilk makinelerin yapımıyla birlikte sürtünme sorunlarını çözmek için odun, bronz ve dökme demirden yararlanıldı. 1840’tan sonra Sir isaac Babitt, İngiltere’de % 5-10 antimon içeren kalay ağırlıklı alaşımların kullanımını önerdi. Bu alaşımlara % 1-15 oranında kurşun, % 2-10 oranında bakır katılabilecekti. işte kurşun ya da kalay ağırlıklı bu alaşımlara, genel olarak beyaz alaşımlar adı verildi.

Bu arada gözenekli beyaz metal alaşımlarının da kullanıldığını belirtmek gerekir; bronz ya da demir (grafitli) ağırlıklı olan bu alaşımlar toz metalürjisi yöntemiyle elde edilir ve kendi kendilerine bir yağlama etkisi yaparlar.

—Kur. tar. Beyaz bayrağı yeniçeri ağasının önünde götürmek geleneği 1610 yılında Kuyucu Murat Paşa’nın Iran seferi sırasında, Hacı Bektaş şeyhinin ordunun mola verdiği yere gelerek, bayrağı ocağa teslim etmesinden sonra yerleşti. Ak aleme de "beyaz sancak” denildiği olurdu.
Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 6 Haziran 2018 03:22
SİLENTİUM EST AURUM