Minyatür sanatının özellikleri nelerdir?- Minyatürde canlı renkler kullanılır.
- Resimde derinlik yoktur, öndeki ve arkadaki kişiler aynı büyüklükte gösterilir.
- İnsanlar ve nesneler yakınlık ve uzaklık belirtecek biçimde, perspektifsel olarak boyutlandırılamaz.
- Işık ve gölge yoktur.
- Minyatürlerde renklerin parlaklığı ve canlılığı çok dikkat çekicidir.
- Süs olma özelliğinin yanında renk kullanımı gibi kuralı yoktur.
İlk minyatürlü el yazmaları XI. yüzyılın sonlarına aittir. İslam minyatür sanatının gelişiminde, Uygur resminin büyük etkisi olmuştur. Uygurlu ressamlar, IX. Yüzyıldan itibaren Bağdat, Meraga ve Tebriz’de minyatür sanatının öğretmişlerdi. Selçuklular, İlhanlılar ve Osmanlı Devleti bu sanatın gelişmesine büyük katkıda bulunmuşlardır. İlhanlılar döneminde dinî kitaplar minyatürlerle süslenmeye başlanmıştır. Selçuklular Bağdat’ta ilk İslam minyatür okulunu açmışlardır. Osmanlılar döneminde ise Baba Nakkaş, Nakkaş Osman, Levni gibi büyük minyatür ustaları yetişmiştir. Minyatürler, hikâye, şiir ve tarihin adeta canlı birer tercümanı gibidir. Yapıldığı tarihin göstergelerini, izleri taşır. Bir minyatüre bakarak, sanatkârın içinde yaşadığı toplumunu örf ve âdetlerini, bazı değer yargılarını, giyim kuşamlarını, mimari yapılarını öğrenmek mümkündür. Çünkü minyatürler, hayatın birer kopyasını gelecek nesillere ulaştırırlar.