Arama

Lidya Uygarlığı - Tek Mesaj #2

NihLe - avatarı
NihLe
Ziyaretçi
7 Aralık 2006       Mesaj #2
NihLe - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Lidya Sanatı1.JPG
Gösterim: 1967
Boyut:  80.9 KB
Lidya

LYDÎA olarak da yazılır, Batı Anadolu’nun orta kesiminde antik bölge. Kuzeyde Misya, batıda Ionya ve Eolis (Aiolis), güneyde Karya, doğuda da Frigya bölgeleriyle çevrilidir. Güney sınınnı Messogis (bugün Aydın) Dağları oluşturur. Batı sınırı Magnesia ad Sipylum’a (bugün Manisa) doğru uzanır. Kuzeyde Temnos (bugün Demirci) ve Dindymos (bugün Murat) dağları Lidya ile Misya bölgelerini birbirinden ayırır. Doğuda Frigya ile arasında kesin bir sınır yoktur. Bugünkü Manisa ilinin hemen hemen tümünü, İzmir ilinin de doğu kesimini, bir başka deyişle Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Kaystros) vadilerini içine ahr.

Bu yöreye daha İÖ 4. binyılda yerleşilmişse de, Lidya halkının ne zaman geldiği açık değildir. Hint-Avrupa ailesine bağlı bir dil konuşan bu halkın, Lidya’da IÖ 2. binyılm ikinci yarısından sonra yaşadığı bilinmektedir. İO 1500’lerde Atys hanedanının yönetmeye başladığı Lidya’da, daha sonra iktidara sırasıyla Heraklid (Herakleides) ve Mermnad (Mermnadai) hanedanları geçti. Homeros’un Mainoialılar diye söz ettiği Lidyalılar Troya Savaşı’nda Yunanlılara karşı Troyahların yanında yer aldılar.

1Ö 680’de Gyges ile başlayan Mermnad hanedanı döneminde Lidya Devleti gittikçe güçlendi ve yayılmacı bir politika izlemeye başladı. İO 7. yüzyılın ilk yansı içinde ülke üç kez Kimmer saldırısına uğradı. Ardys, Sadyattes ve Alyattes’ten (hd IÖ y. 619 - y. 560) sonra tahta çıkan son Mermnad kralı Kroisos (hd İÖ y. 560 - y. 546) zenginliğiyle ünlüydü. Onun yönetimi sırasında Lidya doğuda Halys’e (Kızılırmak) kadar uzanan büyük bir devlet durumuna geldi. Bu devlete İÖ 547/46’da başkent Sardes’i ele geçirerek yakıp yıkan Pers kralı II. Kyros (Büyük) son verdi. Ülke bu tarihten İO 334’e değin Perslere bağlı kaldıktan sonra İskender’in (Büyük) eline geçti. Onun ölümü (İÖ 323) üzerine komutanlarından Lysimakhos’un, İÖ 282’de I. Selevkos’un, daha sonra da III. Antiokhos’un egemenliğine girdi. İÖ 188’de Romalılarla III. Antiokhos arasında yapılan Apameia Barışı sonrasında Pergamon (Bergama) kralı II. Eumenes’e verildi. İÖ 133’te Roma’nın Asya Eyaleti’ne bağlandı.

Lidya’nın en önemli kenti Sardes’tir. Tmolos Dağlarının (Bozdağlar) kuzey eteklerinde, Hermos Irmağı vadisinin bereketli topraklarında kurulu olan kentin içinden akarak Hermos’a karışan Paktolos (Şart) Çayının suları altın içermesi nedeniyle eskiçağda ün kazanmıştı. Tarihte ilk sikkeleri altın ve gümüşten Lidyalılar dökmüşlerdi. Altın dökümhanelerinin bulunduğu Sardes’te en önemli endüstri dokumacılıktı. Tmolos Dağlarının güney eteklerinde, Kaystros Irmağı vadisi içindeki en önemli Lidya kenti ise Hypaipa’ydı. Bu kent yün dokumacılığı ve kök boyalarıyla tanınırdı. Misya sınırındaki Thyateria (bugün Akhisar) kenti yüncülük, yün boyacılığı ve dericilikte ileri gitmişti. Bölgenin doğusu ve Hermos Irmağınmın kaynaklarına yakın bölümü Katakekaumene adını taşıyordu. Yanık ülke anlamına gelen bu ad, yöredeki volkanik araziden kaynaklanıyordu. Katakekaumene’nin şarapları çok lezzetli ve ünlüydü. Lidya’nın doğudaki en tanınmış kenti Philadelpheia (bugün Alaşehir), Pergamon kralı Eumenes’in kardeşi Attalos Philadelphos tarafından kurulmuştu ve eskiçağda sık sık deprem felaketine uğramıştı. Maionia, Iulia Gordos (bugün Gördes), Saittai ve Silandos (bugün Karaselendi) yörenin başka kent ve kasabalarıydı.

Akdeniz ikliminin egemen olduğu Lidya bölgesinde özellikle Hermos ve Kaystros ırmaklarının vadileri Antik Çağda da günümüzdeki gibi zengindi. Bugün tütün, pamuk, meyve ve üzüm bağlarının yer aldığı Lidya vadileri, o zaman geniş otlaklarla kaplıydı. Fındık, nar, elma, kestane ve ceviz ağaçlarının bulunduğu Tmolos Dağlarında, şarapçılıkta kullanılan üzüm de yetiştiriliyordu. Gene bu dağlardan toplanan safrandan yapılan kokular, Antik Çağda sevilen lüks tüketim malları arasında ön sırayı alıyordu. Maden bakımından da zengin olan Tmolos’tan gümüş, bakır, boya yapımında kullanılan arsenik ile ilaç yapımında yararlanılan antimon çıkarılıyordu. Bölgenin bir başka maden zenginliği de cıva idi. Kaystros Vadisinin doğusunda eskiçağın en kaliteli cıva yatakları bulunuyordu. Cıvadan, metal levhaları parlatarak ayna yapmakta yararlanılıyordu. Lidya’nın dokuma ve battaniyeleri de çok ünlüydü.

Lidya dili


Batı Anadolu’daki Lidya Krallığında konuşulan, Hint-Avrupa ailesine bağlı ölü dil. ABD’li arkeologların Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’te ortaya çıkarttıkları Lidya dilindeki metinlerin en eskileri İÖ 6. ya da 5. yüzyıllardan, büyük bölümü ise İO 4. yüzyıldan kalmadır. Bu metinlerde kullanılan alfabe, Doğu Yunan alfabesinden türetilmiştir. İtalyan araştırmacı Piero Meriggi 1936’da Lidya dilinin Hint-Avrupa kökenli olduğunu göstermiş, Onofrio Carruba da 1959’da bu dilin Hitit, Luvi ve Pala dilleriyle ortak özellikler taşıdığından yola çıkarak, Hint-Avrupa ailesinin Anadolu alt öbeği içinde sınıflandırılması gerektiği konusunda güçlü kanıtlar ortaya koymuştur.

kaynak: Ana Britannica
Son düzenleyen Safi; 13 Ekim 2017 16:19